Bundan bir gün önce bir karar açıklandı. Hani enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz iddialarında bulunanlar tarafından. Bu açıklanan karar enflasyona tek haneli rakamlara mı indirir, yoksa üç hanelilere mi yükseltir anlayamadım. Aslında anlayamadığım tek şey bu da değil. Türkiye’de 28 Mayıs’tan bu yana yaşananlara baktığımda anlayamadığım çok şey var. Bu da onlardan biri.
Şimdi gelelim enflasyon konusuna. Eğer enflasyonu tek haneli rakamlara indirecek ve enflasyonun belini kıracaksanız, onu tetikleyen argümanların önünü kesmeniz gerekir.
Peki biz ne yapıyoruz?
Tam tersine enflasyonu körükleyecek adımlar atmaya devam ediyoruz. Türkiye’de enflasyonun en belirgin nedenlerinden biri döviz fiyatları ve ona bağlı olarak da akaryakıt fiyatları gelir. Bunu sokaktaki bir vatandaşa sorsanız size net bir biçimde söyler ama ekonominin patronları ne hikmet ise anlayabilmiş, idrakına varabilmiş değiller.
Önceki gece yarısı bir karar ile akaryakıttan alınan ÖTV oranlarına zam yapıldı ve bunun karşılığında Benzin, Motorin ve LPG’ye 4 ile 6 lira arasında zam yapıldı. Bu da akaryakıt fiyatlarına elbette geceyarısından itibaren yansıdı ve Pazar günü bir litre benzinin fiyatı 35 lira seviyesine yükseldi.
Peki bu ne anlama geliyor?
Bu şu anlama geliyor. İğneden ipliğe, sebzeden meyveye, aklınıza gelen her şeye altı ile 7 lira arasında zam anlamına geliyor. Bu da enflasyonun bu oranda körüklenmesi anlamına gelmiyor mu?
Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece alınan bu karar önümüzdeki günlerde enflasyonun coşmasına ve tek haneli rakamları bırakınız, iki haneli rakamları da geride bırakarak üç haneli rakamlara doğru hızlı bir ivme kazandıracaktır. Unutmayalım, Türkiye gibi ülkelerde, belirleyici olan unsurlar faiz falan değildir. Türkiye gibi ülkelerde iki faktör vardır; bunlardan biri dövizdeki dalgalanmalar, diğeri ise akaryakıta uygulanan yüksek vergilerdir.
Sonuç olarak söylenecek bir söz varsa eğer, önümüzdeki günler ve de aylarda enflasyon tam anlamı ile tırmanışa geçecek ve ekonomi bugünkü durumdan daha kötü duruma gidecektir.