Kurban, “Dinin bir buyruğunu ya da bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan.” Olarak tanımlanır.
2020 yılı kurban bayramında bazıları; Dinin emrini yerine getirmek için, sadece dana, koç ve keçi kesmekle kalmadı.
Gökbel ormanlarını yaktı?
Kuşadası Körfezinin kuzeyinde Seferihisar ormanları yaktı?
Bayramın son günü İmam köyde piknikçiler, mangal niyetine ağaçları yaktılar.
Et niyetine doğadaki canlı yaşamı pişirdiler.
Yüz yıllık zeytin ağaçları, ballı incir ağaçları, asırlık çamlar yandı?
Yangınlarda binlerce kuş, tavşan, domuz, milyonlarca börtü-böcek ve binlerce ağaç yandı kül oldu…
Yanan ağaçlar değil ciğerlerimizdi kaç kişi farkına vardı?…
Doğanın eski hale gelmesi için kaç yıl gerektiğini hesap eden oldu mu?
***
Kesilen kurbanları Allah kabul etsin.
Kurban ettiğimiz hayvanların kemiklerini sokak hayvanlarına verdik!
Kemikler öyle yerlere konuldu ki, kokacağını o kemikleri kedilerin yiyemeyeceğini düşünemediler.
İyilik yaptığını zannederek, etrafı kokuttuklarını fark edemediler.
Çevreyi kirlettiklerini düşünemediler.
Az da olsa belediyelerin gösterdiği yerler dışında kurban kesimleri devam etti.
Acemi kasaplar yine kurban diye kendilerini kesti.
***
Dünya kovit-19 la etkin bir şekilde savaşırken biz ne yaptık?
Ada vapurlarına, otobüslere, metroya balık istifi bindik.
Plajları, piknik alanlarını doldurduk,
Ne mesafe kuralına uyduk, ne de maske taktık.
Kullandığımız maskeleri sokaklara attık.
Piknik alanlarını çöplüğe çevirdik.
Salgının canlanması, yeni bir dalga oluşması için ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar.
Peki, kurallara uyup 5 aydır sokağa çıkmayan, çıksa da kendisine verilen izin saatlerini Kontrollü kullanan;
65 Yaş üstü insanların günahı neydi?
Salgını önlemek için mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalışan, bizim sağlığımızı kurtarmak için virüs kapan, can veren sağlıkçıları hiç mi düşünmedik?
Onların suçu neydi?
***
Bütün uyarılara rağmen, trafik kazalarının önüne geçilemedi.
Yine kazalar oldu. Ölümler yaralanmalar, maddi hasarlı kazalar tüm önlemlere rağmen devam etti.
Dikkat etmediğimiz için farkında olmadan yollara insan kurban ettik.
***
Bayram boyunca İzmir Bulvarının orta aydınlatma lambaları kapanmadı, hep açık kaldı.
Parasını hangi kurum öderse ödesin,
Sonuçta vatandaşın ödediği vergilerden karşılanıyor.
Hani enerjiye ihtiyacımız vardı?
Elektrik için incir ve zeytin ağaçları gözden çıkarılmadı mı?
Bu israf, bu savurganlık neyin nesi?
Elektrik fazla geliyor da biz mi bilmiyoruz?
***
İşte dostlar, acısıyla, tatlısıyla, kazasıyla, koronasıyla bir kurban bayramı böyle geçti.
Acısız, kazasız, yangınsız, doğayla dost geçireceğimiz nice bayramlar diliyorum…