Eski̇den Ağaç Kesi̇lmez, Korkutulurdu

Ocak 18, 2021

Televizyonu açıyorum; maden arama, jeotermal santral, RES ve Baraj kurulması için ormanların yok edildiği, zeytin, incir ve diğer meyve ağaçlarının kesildiği haberlerini görüyor, üzülüyorum…

Gazete okuyorum, yine aynı haberler. Haberlerin can alıcı ve üzücü yanı, bir kısım yazılı basın ve televizyon kanalının, ormanın yok edilmesini, meyve ağaçlarının kesilmesinin ülkenin geleceği için yararlı olduğunu iddia etmesi…

Meyve ağaçlarının kesilmesi, ormanların yok edilmesi ülkenin yararına mıdır? Bu soruya, evet yararınadır diye cevap veriyorsanız havanın, suyun ve toprağın kirlenmesine, doğanın yok olmasına onay veriyorsunuz demektir…

Ormanın ve meyve ağaçlarının; canlı yaşamın devamını, suyun, havanın ve toprağın temiz kalmasını sağlayan doğal bir arıtım sistemi olduğunu bilmiyor ya da görmezden geliyorsunuz…

Kadim Anadolu halkı ağaç sevgisi ile doluydu. Ağacın dalının kırılmasına bile izin verilmezdi. Driyo söylencesi antik dönemde ağaca, ağacın bir dalına verilen önemi, zararın karşılıksız kalmayacağını anlatan, ibret alınacak bir öyküdür. (1)  

Anadolu’da ağaç sevgisi eksilmeden devam etmiş, ileriki yıllarda mezar taşlarına çizilen ağaç resimleri ile ölen kişinin, kalanlara son mesajını iletme aracı olarak kullanılmıştır. (2)

Türkler, meyve vermeyen ağacı hemen kesmez, meyve vermesini teşvik etmek için, ağacı korkuturlardı. (3)

Ağaç, bedava oksijen üreten doğanın geliştirdiği eşsiz bir fabrikadır. Canlıların solunum sonucu Atmosfere bıraktığı Karbondioksiti fotosentez yoluyla alır, Karbonu bünyesinde tutar, Oksijeni Atmosfere bırakır.

Ağaç, yağmurla, karla yeryüzüne inen suyun akıp sele dönüşmesini önler, yağmur suyunu depolar ve yeraltı sularını güçlendirir.

Orman, yaban hayatına ev sahipliği yapar. Onları barındırır, besler ve korur. Hastalık yaymalarının önüne geçer.

Ağaç, kökleri aracılığıyla toprağı tutar, erozyonu ve çölleşmeyi,  havanın normalin üstünde ısınmasını ve soğumasını önler…

Meyveleri ile insanı ve diğer canlıları besler. Gövdesi ile barınak yapmak için kereste, kalanı ile yakacak odun sağlar…

Ağacın ve ormanın, insan ve canlı yaşamına sağladığı faydalar saymakla bitmez. İnsan ve canlı yaşamı için bu kadar önemli olan bir yaşam formunu yok ediyoruz, ne uğruna? Para, güç ve çıkar uğruna…

Ormanların korunması, yenilenmesi, verimli kullanılması ve çoğaltılası amacıyla 1937 yılından bu yana birçok yasa çıkarılmıştır…

Yasaya göre ormanda keçi, koyun otlatmak yasak! Maden aramak, HES, RES ve Baraj kurmak serbest…

Yakacak odun kesmek yasak! Saydığımız tesisiler için ağaç kesmek, ormanı yok etmek serbest…

Zeytincilik yasasına göre zeytinlik alanlarda hiçbir sanayi tesisi kurulamazken, JES kurmak serbest.

Yapılan bunca yasal düzenleme ormanı koruyamamış,  ormanın ve ağaç varlığının yok olmasının önüne geçilememiştir…

Buraya nereden geldik? Türk ve Anadolu kültüründe ağaç kesmek, yakmak yok! Ağaç yetiştirmek, ağacı sevmek var.

Para ve rant uğruna ağaca ve ormana kıymak, kültürümüzün yozlaşmaya başladığının habercisi. İnsan olarak, devlet olarak ağaçları ve ormanı koruyalım, ağaç kesmeyelim, dikelim. Doğal güzelliklerin ve canlı türlerinin yok olmasına izin vermeyelim…

Ormanların, meyve ağaçlarının yok olmasının faturası, doğa ve insanlık için çok ağır olur! Bunu anlayalım artık…

KAYNAK:

1- Halikarnas Balıkçısı, Merhaba Anadolu Bütün Eserleri 4. S. 240

2-Age S.160

3-Age. S. 238

Yorumla

Your email address will not be published.