Bütün Kadinlar Emekçi̇di̇r

Mart 8, 2021

8 Mart, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’dür.  Emekçi kadınların, ağır çalışma koşullarına karşı başlattığı direnişle kapitalizme dur dediği gündür. New York’ta katledilen emekçi kadınları, kadın haklarının tanınmasına öncülük ettikleri için minnetle, saygıyla bir kez daha anacağız. Anma törenlerinde; kadınlara yasalarla tanınan haklar hatırlatılacak, hakların uygulanması talep edilecek…

Günümüz kadını, fabrikada çalışanından doktoruna, mühendisinden avukatına, ev hanımından esnafına, sanatçısından tarlada çalışanına kadar hepsi emekçidir.

Gelin konuya değişik açıdan bakalım. Anadolu’nun geçmişinde kadına insan olmasından kaynaklanan hakların tanınıp tanınmadığını, kadim Anadolu’da isimleri tarih kitaplarına geçmiş kadınlar ile birlikte araştıralım… 

Mezopotamya’da uygarlık kurmuş Sümerlerde kadın, günümüz kadınlarının kullandığı tüm hak ve özgürlüğe sahipti. “Sümer kadını ticaret yapabiliyor, iş yeri açabiliyor, borçlanabiliyor, borcu için senet düzenleyebiliyordu.” (1) Eve kapatılması, sosyal yaşamdan dışlanması söz konusu bile değildi…

Günümüzden dört bin yıl önce Anadolu’da yaşamış kadınlar, bu gün kendisine dayatılmak istenen yaşam biçiminden daha ileri haklara sahipti.  Anadolu’da uygarlık kurmuş Hititler, “babaerkil bir aile yapılanmasına sahip olmalarına rağmen, ailede mutlak hâkim erkek değildi. Kadının insan olmasından kaynaklanan hakları ve serveti belli ölçüde yasalarla korunmuştu.” (2)

Hitit yasaları; evlilik, boşanma, velayet kurumunu düzenlemiş, boşanma halinde mal ortaklığı rejimini bu günküne benzer şekilde uygulamıştır. Hititler ilk beşeri yasaları yaşama geçiren ulus olmuştu…

Anadolu tarihini derinlemesine incelediğimizde Hititler dışındaki kadim kent devletlerinde kadına haklar tanıdıklarını, uyguladıklarını, kız çocuklarını okuttuklarını, bunun için yazılı yasalar yaptıklarını ve kadına saygı gösterdiklerini görürüz…

Batı Anadolu’da devlet kurmuş Lidyalılar, kadın haklarına çok önem vermişlerdir.  “Lidyalı bir kadın evleneceği erkeği kendisi seçerdi. Koca, kadını zorla yanında tutamazdı.” (3)

Anadolu’da sadece kadın savaşçı olarak Amazonlar yoktu, askerlikte amiralliğe yükselmiş kadınlar vardı. “Salamis Deniz Savaşında filosunu kurtarmayı başaran tek amiral Halikarnas Kraliçesi Artemisia olmuştur.” (4) O, engin askeri bilgisiyle erkeklerin yapamadıklarını yapmış, askerlerini yok olmaktan kurtarmıştır.

Sanatçı kadınlar, toplumda seçkin bir yere sahipti. “mersiye, ilahi ve aşk şiirlerinden oluşan dokuz şiir kitabı yazmış, Saffo gibi şairler Anadolu’da yaşamıştı.” (5)

Felsefe alanında isim yapmış, görenlerin zekâsına, bilgisine ve güzelliğine hayran olduğu Miletli Aspasya,  “şehvetten arınmış, platonik aşkı düşünen ve uygulayan, ilk kadın olmakla ünlüdür.” (6)

Çoğu ulusların erkeklerinin bile okuma yazma bilmediği bir dönemde Anadolu kadını okuma yazma biliyordu “Priyene, bu günkü Güllübahçe’de İsa’dan yüzyıllar önce mahkemelerdeki en büyük yargıç kadındı.” “ İsmi tarihe yazılmış kadınlar sadece bu kadar değildi, Frigyalı kadınlar darphaneye müdür bile olabiliyordu.” ( 7)

Anadolu’nun kadim halklarının kadına tanıdığı hak ve özgürlük, Yunanlıların Anadolu’ya yerleşmesiyle ortadan kalktı. Kadın eve kapatıldı. “Yunanlılara göre, doğan kız çocuğunu tanıyıp tanımamakta serbest olan baba, onun yaşayıp yaşamayacağına da karar verirdi.” (8)

Anadolu’ya yerleşen ulusların kabul ettiği “semavi dinler;  kendinden önce Yunanlıların uyguladığı ve kendi çağlarında yaşayan kadının toplum içindeki ikincil durumunu dini açıdan resmileştirmiştir. (9)

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet rejimi, Türk kadınının sosyal hayata katılımını sağlamış, insan olmasından kaynaklanan haklarını tanımıştır. Türk kadınının, eski çağlarda olduğu gibi tekrar sosyal hayatta yerini almasını, erkeklerin çalıştığı her iş kolunda çalışmasını, eğitici ve öğretici kimliğini üstlenmesi için gerekli tüm yasal düzenlemeler yapılmış ve hayata geçirilmiştir.

Türk kadınına düşen görev, insan olmasından kaynaklanan ve yasayla tanınan haklarından asla vazgeçmemesi, koruması, elinden almak isteyenlere karşı koymasıdır. Sekiz Mart o zaman gerçek anlamını bulacaktır.

KAYNAK:

1-Muazzez İlmiye Çığ, Ortadoğu Uygarlık Mirası 1. S. 199   

2-A. Muhibbe Darga, Anadolu’da Kadın. S. 188

3-Heredotos, Tarih. Müntekim Ökmen Çevirisi. S. 55. Halikarnas Balıkçısı, Merhaba Anadolu. S.144

4- Halikarnas Balıkçısı, Merhaba Anadolu.   S.142

5-Age. S.146

6-Age. S. 50

7-Age. S. 145

8-İsmail Tokalak, Bizans- Osmanlı Sentezi. S.555

9-Age. S. 553

Yorumla

Your email address will not be published.