Charles Darwin, “doğaya karşı olan hiçbir canlı, uzun süre yaşayamaz.” Sözleri ile evrim sürecinde diğer canlılara göre daha geç evrimleşen insanın doğa yasalarına uyum sağlamış teknolojiler geliştirmek zorunda olduğuna işaret etmiştir.
İnsan, artan nüfusu doyurmak amacıyla daha fazla besin elde etmek, daha lüks yaşamak için geliştirdiği teknoloji; su, toprak ve hava kirliliğine yol açar. Tarımda kullanılan yapay gübreler, böcek öldürücüler, GDO’lu tohumlar ve vahşi sulamaya dayalı yöntemden arta kalanlar doğayı olumsuz etkiler. Su ve toprak kirliliğine neden olur. Denizlerin kirlenmesinin bir nedeni de tarımda kullanılan kimyasal artıklardır.
Doğaya uyumsuz teknolojileri kullanarak doğaya verdiğimiz zararları doğa bize ödetmeye başladı. 2021 yılında yaşanan olumsuzlukları göz önüne getirdiğinizde doğanın aklımızı başımıza almamız için ikaz etmeye devam ettiğini anlayacaksınız. İnsan, yanlışını anlayıp, doğayla barışacak ve tarım devriminde ehlileştirdiği tohumlara ve geleneksel tarım yöntemlerine geri dönecek ya da doğayı ve kendini yok edecektir…
İnsana, dünyanın geleceği için doğayla dost olun! Dost olun! Diye yırtınan, yalvaran bilim insanları uyarı yaptıkları zaman diliminde toplum dışına itilmişler, hatta alay konusu olmuşlardır. Sonuçta haklı oldukları anlaşılmış ama iş işten geçmiş, Dünya kirlenmiştir.
“1939 yılında Amerikalı klimatolog Thomas Chamberlin, fosil yakıtların, Dünyanın ortalama sıcaklığını artıracağını, sıcaklık artışının iklim değişikliğine yol açacağını hesaplamış, rapor haline getirmiş, yayınlamıştır. Fakat O’nu ciddiye alan olmamıştır.” (1) Çok değil bu raporun üzerinden 70 yıl geçtikten sonra haklı olduğu anlaşılmıştır.
Dünyanın normal ısısının insan faaliyetlerinden kaynaklanan nedenlerle artması, önce iklim değişikliğine akabinde iklim krizine neden olmuştur. İnsan faaliyetleri deyince aklımıza hemen, doğayla uyumlu olmayan, çevre kirliliği yaratan, enerji olarak fosil yakıt kullanan bir teknoloji ve ona dayalı sanayi gelmelidir.
Canlılar, sağlıklı yaşamak ve soylarını devam ettirmek için; temiz çevre, hava, su ve tarım toprağa gereksinim duyar. İnsan hariç diğer canlılar doğaya uyum içinde yaşar. İnsan doğaya karşı koyar ve onu istediği gibi şekillendirmeye kalkar. Şekillendirirken, kullandığı doğaya uyumsuz teknoloji yüzünden; ormanları yok eder, su, hava ve toprağı kirletir.
Sanayide ve modern hayvancılıkta sanılanın ve iddia edilenin aksine çok fazla su kullanılır. (2) Sanayi ve tarım bu günkü teknolojiyi kullanılmaya devam eder, çevre dostu teknolojiler geliştirmezse tatlısu kaynakları tükenir, kirlenir, kullanılmaz hale gelir. Örneğin: Bir fıçı bira imal etmek için 1200 kg, termik santrallerde kullanılan bir ton kömürden elektrik elde etmek için 100 ton su kullanılmaktadır. (3) Burada petrol çıkarırken, çelik elde edilirken kullanılan aşırı miktarda suyu listemize eklemek zorundayız.
Tarımda kullanılan yapay gübreler, zirai ilaç denen zehirler önce sulama suyuna, sonra derelere, nehirlere ve denizlere karışmakta denizleri canlı yaşayamayacak kadar kirletmektedir. Marmara denizinde Müsilaj oluşması tarımda kullanılan ve denize karışan Azot ve Nitrojenin denizleri kirletmesi sonucudur.
Kamunun malı olan ve halkın bedava kullanması gereken su kaynakları ve barajların işletmesi özelleştirilip büyük sermaye şirketlerine verilirken, çiticinin tarımsal sulamada kullandığı su, para karşılığı satılmakta, halkın suya erişimi engellenmektedir…
Dünyanın 4/3 oranında sudan oluşmuştur. Bu doğrudur ama bu kadar büyük orana sahip su kütlesinin sadece küçük bir bölümü içilebilir tatlı sudur. Binlerce yıl doğayı istediğimiz gibi kullandık. Doğanın gün gelip kirlenip tükenebileceğini, kendini yenilemekte zorluk çekeceğini hiç düşünmeden yağmaladık. Canlıları öldürdük, onların yaşam alanlarını işgal ettik! Doğa kendisin yapılan müdahaleyi asla kabul etmez.
Bunları bilerek, ileride yaşanacakları görerek, aklımızı başımıza alıp, doğayla dost yeni teknolojiler geliştirmeliyiz.
KAYNAK:
1-Uwe George, Dünyanın Isısı Yükseliyor. Makale. Bilim Teknik Dergisi 201 sayı S.6
2-Erhan Ünal, Toprak Biterken. S. 289
3-Burhan Kaçar, Yaşamı Oluşturan Sıvı. Makale. Bilim teknik Dergisi 21. S. S.2