Büyük Menderes Nehri̇ Ölüyor!

Haziran 28, 2021

Bir coğrafyanın güzelliği; sahip olduğu nehirler, göller,  yetiştirdiği çeşitli ürünler, ormanlar, ağaçlar, yaban hayatının çeşitliliği, üzerinde yaşayan insanın geliştirdiği uygarlıkla ölçülür. Anadolu, yeryüzü cennetlerinden biridir. Aydın İli, düne kadar Büyük Menderes Nehrinin bereketli suları sayesinde cennet içinde cennetti.

Nehrin suladığı topraklar o kadar verimliydi ki, yılda üç kez ürün alınabilirdi. Bu nedenle bölgede onlarca antik kent kuruldu. Bu kentler, bölgenin zenginliğini ve yerleşime elverişliliğinin göstergesidir.

Düne kadar “Anadolu coğrafyasının topraküstü, toprakaltı zenginliği, denizlerinin nehirlerinin güzelliği, ormanlarının verimliliği bitip tükenir gibi değildi.” (1) Ne yazıktır ki, cennet içinde cennet bu toprakları para hırsı ve rant uğruna tükettiler, kirlettiler, cehenneme çevirdiler.

Büyük Menderes Nehri, Orta Anadolu’dan, Ege Denizine kavuşuncaya kadar geçtiği havzaya bereket saçar, hayat verirdi. Nehir, havzada kurulu kentlerin kanalizasyonları, fabrika atıkları, yapay gübre, zirai ilaç atıkları ve jeotermal akışkan ile kirletilmeye sularında canlı yaşamaz hale gelmeye başladı. Nehrin sonunun ne olacağını bir avuç bilim insanı ve çevreci dışında kimse anlamadı, önemsemedi kirletmeye devam etti.

Aydın Paragrafta 10 Mayıs 2021 günü yayınlanan, “DERELER KURUMASIN,  NEHİRLER ÖLMESİN!” (2) İsimli yazımda 27 Nisan 2021 tarihinde Dalama Köprüsü üzerinden çektiğim resimlerde Büyük Menderes Nehrinin sularının ne kadar azaldığını açıkça gösterme fırsatım oldu.

 

Aradan bir buçuk ay geçmeden AYÇEP tarafından 19.06.2021 tarihinde Umurlu-Armutlu köprüsü üzerinde Büyük Menderesin çığlığını duyurmak, tarım arazilerini yok edecek otoyol projesini protesto etmek amacıyla düzenlenen basın açıklamasına katılan çevre dostları tarafından çekilen ve bana ulaştırılan yukarıdaki resimler, Nehrin canlı yaşamaz hale geldiğini göstermektedir.

Kadim Anadolu halkları, Büyük Menderes Nehrinin insana sağladığı olanakları gözardı etmemiş, tanrı kabul ederek onurlandırmış, kirletmekten kaçınmıştır. (3) O zamanlar, cana can veren, bazen can alan bereketli suları çok çeşitli balıklar barındırırdı. Resimde görüldüğü gibi son kalan balıklar da öldü…

Yıllardır Büyük Menderesin sularının geçtiği illerin Valileri Büyük Menderes Nehrini kurtarmak için çare ararlar, çare bulamamış olacaklar ki, nehir kurudu, canlılar öldü.

Nehri kirleten nedenler belli olduğu halde yetkililerin gereken önlemleri almayıp, nehrin ölümüne seyirci kalmaları akıl alacak gibi değil. Artık halk yetkililerden laf değil, nehrin ve havzanın kurtulması için icraat bekliyor.

Hemen uygulanması gereken ilk icraat, özelleştirilen barajların özelleştirme kararlarının iptal edilerek tekrar kamuya mal edilmesi. Menderes Havzasında kurulmuş kentlerin kanalizasyon sularının biyolojik arıtmadan geçirilmesi. Sanayi bölgelerinde arıtma tesisi kurulması ve tesislerin mutlaka çalıştırılması. JES’lerde kullanılan akışkanın Menderese deşarjının önlenmesi. Tarımda kullanılan yapay gübre ve zirai ilaçların dikkatli su, toprak ve çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde ziraat mühendislerinin gözetiminde kullanılması, mümkünse hiç kullanılmaması. Otoyol projesinden derhal vazgeçilmesi.

Haydi, devlet ve halk olarak hep birlikte zaman geçirmeden ve çok geç olmadan Büyük Menderes Nehrini kurtarmak için harekete geçelim.

KAYNAK:

1- Halikarnas Balıkçısı, Bütün Eserleri 4- Merhaba Anadolu. S. 33

2-https://www.aydinparagraf.com/dereler-kurumasin-nehirler-olmesin-makale,249.html

3- Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü. S. 216

Yorumla

Your email address will not be published.