Noel Deği̇l! Nardugan

Aralık 27, 2021

Kullandığımız Miladi takvime göre Cumayı Cumartesiye bağlayan gece saat 00.01 de 2022 yılına giriyoruz. Yeni yılın; tüm insanlığa barış, kardeşlik, adalet, huzur ve sağlık getirmesini; çevre kirliliğinin ve katliamının sona erdiği, doğanın kendine geldiği, kadın cinayetlerinin son bulduğu, çocuklara tecavüz edilmediği, can dostlarımızın istismara uğramadığı bir yıl olmasını yürekten diliyorum…

Türk dünyası ve kadim Anadolu halklarının yeni yıl kutlamaları, Hristiyanların kutladığı Noel kutlaması ile aynı değildir ve asla olmamıştır. Türklerin ve kadim ulusların yeni yıl kutlamaları günlerin uzamaya başladığı 22 Aralık günüdür. Bu gün, doğanın yeniden doğuşu kabul edilir, coşkuyla kutlanır…

Türklerin ve kadim Anadolu uluslarının kutladığı yeni yıl törenlerini amacından saptıran Yahudiler ve özellikle Hristiyanlar yeni yıl törenlerini kendi dini amaçları doğrultusunda kullanmıştır. Peki, Türklerin ve kadim Anadolu halklarının kutladığı yeni yıl nedir ve nasıl bir törenle kutlanır? Gelin birlikte araştıralım.

İnsan; yerleşikliğe geçtiği günden itibaren geliştirdiği uygarlığın, deneyimlerinin unutulmasını, yok olmasını önlemek, gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak için değişik yollar ve araçlar seçmiştir. Mabetler, anıtlar, heykeller yapmış, kayalara kitabeler kazımış, kitaplar yazmış, masal olarak anlatmıştır.

Bununla yetinmeyip mistik bir anlatım yolu seçmiştir. Bunun örneklerini, gün dönümlerinde yapılan kutlamalarda görürüz. İsimleri, kutlama şekilleri farklı, amaçları aynı olan bu törenlerin başlangıcı çok eski zamana dayanır…

Günlerin uzamaya başladığı 22 Aralık günü yapılan kutlamaların köklerini Anadolu’nun inanç dünyasında aramak gerekir. Anadolu kutlamalarının kadim halklardan Luvi’lere kadar (1) dayandığı söylenir…

Gündönümü kutlamaları “Anadolu’nun bazı kırsal bölgelerinde kutlanan zamanla unutulmaya yüz tutmuş, yine de günümüze kadar varlığını sürdürmüş eski bir gelenektir. Khal Gagan, Zaza (Dersim) dilinde, eski yılın uğurlanması anlamına gelir ve yeni yılın karşılanıp kutlandığı eski bir gelenektir…” (2)

Türkler, günlerin uzamaya başladığı 22 Aralık gününü bayram olarak kutlar. Kutlama törenine, doğan güneş anlamına gelen Nardugan denir. Türkler, Nardugan’ı “yerin göbeğinde bir hayat ağacı olarak tasavvur ederler. Günlerin yeniden uzamaya başlaması onlar için doğanın yeniden doğuşu bayramıdır ve Akçam ağacı altında kutlanır.” (3)

Anadolu’da 21 Aralık’ı 22 Aralık’a bağlayan gece, Güneş meyvesi kabul edilen nar patlatılır ve yenir. Nar’ın gönül kırgınlıklarına, kalp ağrılarına iyi geleceğine, yıl boyu hastalıklardan koruyacağına, kişiye ve hanesine bereket getireceğine inanılır.

Kadim Türklerin eskiden beri kutladığı yeni yıl bayramı Nardugan, Anadolu halklarının kutladığı Kahl Kagan, Bizans Hristiyan kilisesi tarafından amacından saptırılıp, dini motiflere büründürülüp Noel kutlamasına dönüştürülmüştür…

Anadolu çocuklarının sevgilisi aksakallı Kahl Khelk (4) ve Türklerin Ayaz Ata’sı da dönüştürülerek Noel baba oluvermiştir. Noel baba olarak, Anadolu’da yaşamış Aziz Nikolas seçilmiştir.

Hepimizin bildiği ama anlamak istemediğimiz değişmeyen bir kural var, “Geçmişini bilmeyen ulusların geleceği olmaz!” Kültür ve sanat bir ulusun zenginliğidir. İnsan, tarihini, kültürünü öğrenmez ve sahip çıkmazsa birileri gelir kültür varlığını elinden alır, kendi kültürüne mal eder ve sana karşı kullanır. Bu gerçeği unutmayalım…

KAYNAK:

1-Erdoğan Çınar, Aleviliğin Kökleri-Abdal Musa’nın Sırrı. S.98

2- http://www.tuzluca-mikail.org/khal-gagan/

3-İlmiye Çığ, Makale. www.altayli.net/nardugan.html

4- Erdoğan Çınar, Aleviliğin Kökleri-Abdal Musa’nın Sırrı. S.99

Yorumla

Your email address will not be published.