İnsan, uygarlık yolunda en büyük hatasını yerleşiklik düzene geçtikten sonra doğa ve canlılarla dost yaşamaktan vazgeçerek yaptı. Dünyanın kendine ait olduğunu kabul ederek, doğayı talan etti, kirletti. Yaşam zincirinin halkası olan canlıların ve bitkilerin soyunu tüketip iklim krizinin oluşmasına zemin hazırladı…
Neolitik devrim denen tarım devrimi ile birlikte yiyecek aramak için başka alanlara göç etmekten kurtulan insan,. uygarlık geliştirecek boş zaman buldu… (1)
İnsan, Dünyanın daha önce doğal nedenlerle yaşadığı beş yok oluştan ders almadı. Bilim insanları, yaşanan iklim krizi önlenmez, artan ortalama ısı durdurulmazsa insan eliyle altıncı yok oluşun kaçınılmaz olacağını söylüyor, yetkilileri uyarıyor. Bilim insanlarının uyarılarını dinleyen, aldırış eden olmuyor ki, çevre kirlenmesi ve doğa talanı hız kesmeden devam ediyor…
Doğadaki her canlı, ağaç ve bitki yaşamını sürdürmek, yeni nesiller oluşturmak için diğer ağaç, bitki ve canlılara ihtiyaç duyar. İnsan bunun farkına varamamış diğer canlıları kendi malı olarak görmüştür. Oysa onlar, insanın malı değil, yaşam zincirin vazgeçilmez halkalarıdır. Nesillerinin tükenmesi halinde canlı yaşamın yok olma süreci başlayacaktır…
İnsanın yaşamını sağlıklı olarak sürdürmesi için, temiz havaya, temiz suya, sağlıklı ormanlara ve ekilebilir temiz tarım toprağına gereksinimi vardır. Ekip biçtiği toprağın sağlıklı ürün vermesini sağlayan, verimli kılan “karıncalar, termitler, solucanlar, salyangozlar, fareler, köstebekler, sürüngenler ve yer altında yaşayan diğer canlılardır.” (2) Bilim insanları, “leblebi büyüklüğünde bir toprak parçasında 10-15 milyon bakteri,5-6 bin örümcek kurdu ve diğer canlıların bulunduğunu (3) saptamışlardır. İnsan bunları bilmeli ve toprağı korumalıdır…
Yapay gübre, petrol atıkları ve kimyasallarla kirlenmemiş topraklar, bünyesinde barınan gözle görülen veya görülmeyen birçok canlının yaşamlarını sürdürmelerine olanak sağlar. O canlılar yaşadıkları toprağı kirleticilerden, zararlılardan temizleyerek tarım yapılacak halde kalmasına yardımcı olurlar…
Bitkiler, ağaçlar ve canlılar yaşamlarını sürdürmek için birbirlerine muhtaçtır. Karşılıklı olarak yardımlaşırlar. Örneğin, Meşe, yeni fidanlar oluşturmak, yeni alanlar elde etmek için sincaba ve kuşlara ihtiyaç duyar, Sincap Meşe pelitlerini yiyerek yaşamını sürdürür, kış için toprağa gömerek sakladığı pelitler yeşererek yeni meşe ağaçları oluşturur…
Zeytin yeni fidan oluşturmak, yaşam alanını genişletmek için, karatavuk, ardıç kuşu ve sığırcık kuşuna ihtiyaç duyar. Zeytin çekirdeği bu kuşların kursaklarında çimlenecek kadar yumuşar, dışkıyla atıldığı yerde yeni fidanlar oluşur. Bu kuşlar yaşamlarını sürdürmek için zeytinin meyvesine ihtiyaçları vardır…
Arılar, bal yapmak için çiçek, çiçek gezmek zorundadır. Arı bal için nektar ve çiçek tozu toplarken bitkilerin tozlaşmasını sağlar. Yaşamak, bal yapmak için arının çiçeğe, tozlaşmak için bitkilerin arılara gereksinimi vardır. Denizde yaşayan bütün canlılarda aralarında yardımlaşırlar…
İnsanın avcı toplayıcı yaşamı bırakıp tarım devrimiyle birlikte yerleşikliğe geçtikten sonra birçok canlının neslini tüketti. Örneğin, “M.Ö. 13.000 yılında Amerika’ya göçen insanlar, kıtadaki memelilerin yarısından fazlasının neslini tüketti.” (4) Bitkilerin ve ağaçların üremesine yardımcı olan canlıların ne kadarının yok olduğu tam olarak bilinmiyor.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, verdiğim örnekler konu hakkında bilgi sahibi olmanız, canlıların bir birlerine gereksinim duyduklarını anlamanızı sağlamaktır…
Sanayi devrimi sonrası kullanılmaya başlayan fosil yakıtlar Atmosferin ısısını artırmaya iklimi değiştirmeye başladı. Öte yandan artan nüfusu doyurmak, daha fazla ürün alabilmek amacıyla tarım topraklarında yapay gübre ve kimyasal zehirler kullanılmaya başlandı. Bu uygulamalar topraktaki gözle görünen ve görünmeyen canlıları öldürdü. Kendisini temizleyecek canlılardan yoksun kalan tarım toprakları sağlıklı ürün yetiştirme özelliğini kaybetmeye, çoraklaşmaya başladı…
Dünyanın başından geçen doğal afetler ve halen yaşamakta olduğumuz iklim krizinden ders almayan bir avuç kapitalist ve onların güdümündeki insan para uğruna doğayı talan etmeye, ormanları yakmaya, canlıları öldürmeye devam ediyor, Bilerek, bilmeyerek dünyayı altıncı yok oluşa sürüklemekten çekinmiyorlar.
Yaşam zincirinin halkaları olan canlıları ve bitkileri korumadığımız, onları yok ettiğimizde altıncı yok oluşu durdurmak mümkün olmayacaktır, unutmalıyım.
KAYNAK:
1-James H. S. McGregor, Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası ve Doğa. S. 27
2-Arif Akman, Toprakana. Makale Bilim Teknik Dergisi148. Sayı s. 9
3-Adı geçen Makale S. 8
4-William Nordhaus, İklim Kumarı. S.146