Bölgemizde hemen hemen herkesin bildiği bir atasözümüz vardır. “ İncir ağacı babadan, zeytin ağacı dededen kalmadır.” Diye. Bu atasözümüzle anlatılmak istenen, ürün verme aşamasına gelen bir zeytin ağacının uzun sürede yetiştiğini, İncir ve Zeytin’in torunlarımızın emaneti olduğunu ve onları korumamız gerektiğini anlatır…
Zeytin ağacı uzun ömürlü, insanlığa ve doğaya yararlı geç yetişen bir meyvedir. Yağından, meyvesinden, yaprağından çok çeşitli ürünler elde edilir. Yaprakları dört mevsimde yeşildir, oksijen üretir. Eskiden yağı, aydınlatmada kandillerde kullanılır, sıvı altın olarak bilinirdi. Yağdan kalan yağlı posasından sabun, prinasından ve odunundan yakacak olarak faydalanılır.
Zeytin ağacının, Yunan mitolojik öykülerinde tanrıça Athena tarafından, tanrı Poseydonla girdiği Atina kentinin koruyuculuğunu üstlenme yarışmasında yaratıldığı anlatılır.(1) Semavi Dinler, zeytin ağacını ve meyvesini kutsamışlardır. Zeytin dalı, barışın sembolü olarak bütün uluslarca kabul edilmiştir…
Zeytin ağacı, hemen hemen Akdeniz’e kıyısı olan bütün ülkelerde yetiştirilir ve neolitik çağdan beri tarımının yapıldığı arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılmıştır. “Dünyada yaşanan her buzul çağında yalıtılmış korunaklara sığınarak hayatta kalmayı başarmış ve günümüz kadar ulaşmış, insanın meyvesinden faydalandığı en eski ağaçlardandır.(2) Türkiye, zeytin üretiminde dünyada dördüncü sırada, (3) Aydın İli ise Türkiye zeytin üretiminde 2. Sırada yer almaktadır. (4)
Zeytinyağı, insanın sağlıklı yaşamasına olanak sağlayan, yağı ve meyvesi ihraç edilen değerli bir üründür. Zeytin ağacı binlerce yıl yaşayabilir, yaşadığı süre ürün verir. Bu özelliği nedeniyle halk arasında “Ölmez Ağacı” olarak anılır. Bin, hatta iki bin yaşında Zeytin ağaçları vardır. Türkiye’de özel yasayla korunmuş ilk ve tek ağaçtır…
İnsan sağlığı ve ülke geleceği için bu kadar kıymetli meyveyi veren kutsal ağaç, “Maden Yönetmeliğinin 115. Maddesine eklenen 4. Fıkra” ile Ülkenin elektrik ihtiyacı için madencilik faaliyetlerinin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmadığı yerlerde ve faaliyetin bitiminde rehabilite edileceği taahhüt edilmek şartıyla sökülmesine izin verileceği hükmü getirilmiştir. Yönetmelikle zeytin ağacı madene kurban edilmiştir.

Bir santimetre tarım toprağının oluşması içiz 100-150 yıl geçmesi gerekir. Maden aranan zeytinlik alanların tekrar zeytinlik alana döndürülmesi çok zor hatta olanaksızdır. Kentimizde yerinden sökülen ve yeni alanlara nakledilip dikilen zeytin ağaçlarının tutmadığı, tutanların da ürün vermediğinin örneklerini Atça Mahallesinde Denizli-İzmir karayolunda, Efeler Girne Mahallesinde Otoban kenarında görürüz. Yukarıdaki resimde sökülüp yeni yerine dikilen ağaçlar görülmektedir…
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, 1 Mart 2022 tarihinde resmi gazete yayınlanarak yürürlüğe giren “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile değiştirilerek 115 maddeye eklenen 4. Fıkra, Zeytinlik alanların idamı hükmündedir. Düzenleniş biçimi ile Anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve yürürlükteki birçok yasaya aykırıdır…
Türkiye Cumhuriyeti sosyal ve laik hukuk devletidir Anayasanın 11. Maddesinde “Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” 13. Maddesi Anayasada belirlenen Temel hak ve özgürlükler Anayasada belirlenen sebeplerle ancak kanunla sınırlandırılabilir. Anayasanın 35. Maddesine göre mülkiyet hakkı temel hak ve özgürlüklerden olup ancak kanunla sınırlanabilir. Yönetmelikle sınırlanamaz ve ortadan kaldırılamaz.
Yukarıda zeytinin, yasayla korunmuş ilk ve tek ağaç olduğunu belirtmiştim. Bu yasa 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunundur. 20. Maddesi ve Zeytincilik Kanunu Yönetmeliğinin 23. Maddesine göre:
“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.”
Zeytincilik zor bir iştir, toplaması, budaması, sürülmesi, yetiştirmesi öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Anayasal güvenceye sahip, yasayla korunan zeytin ağacını yönetmelikle yok etmek yasaya ve hukuka aykırı bir düzenlemedir. Yetkililerin bu uygulamayı iptal ederek, zeytin ağacını ve zeytinciyi rahat bırakacağını umarım…
KAYNAK:
1-Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü. S.72-Robert Graves, Yunan Mitleri. S. 65
2-James H. S. McGrgor, Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası ve Doğa. S.41
3-https://www.atlasbig.com/tr/dunya-zeytin-uretimi
4-Efeler Ziraat Odası 2014 verileri