Ağaçlar Özgür, Yeşi̇l Ve Canli Kalmalidir…

Mart 21, 2022

Türkiye, 2021 yılının yaz aylarında dört bir yanında aynı anda ortaya çıkan ve zamanında söndürülemeyen orman yangınları ile sarsıldı. Yanan sadece ağaçlar değildi, ormanda yaşayan yaşam zincirinin halkası milyonlarca canlı ile birlikte ciğerlerimiz de yandı…

 21-26 Mart 2022 tarihleri arası Orman haftasıdır. Ağacın, ormanın canlı yaşamına, insana ve ülkeye faydalarını göz önüne getirelim: Sözlüklerin ağaç maddesine bakarsanız, “toprağın derinliklerine kök salan, gövdesi kereste ya da odun olmaya elverişli, dallı budaklı gövdesi yüksekliklere ulaşan, uzun ömürlü bitki.” (1) Olarak tanımlandığını görürsünüz. Tanıma ve ağaca ve ağaçların oluşturduğu ormana hangi açıdan baktığınız önemlidir…

Anadolu “orman ekosistemleri, orman ağacı yönünden öyle zengindir ki, 1320 cinsten 9996 bitki türü doğal olarak yetişmektedir. Bunların 3035’ine sadece Türkiye’de rastlanmaktadır.(2) Halk ve devlet ormanın, ağacın kıymetini biliyor mu? Bildiğini sanmıyorum.

Kapitalistlerin gözünde orman ve ağaç, kereste, yakacak, kâğıt olarak kullanılan, paraya çevrilecek meta olarak görülürken, çevrecilerin gözünde ekosistemin bir parçası, oksijen fabrikası ve korunması gereken canlı bir organizmadır. Orman, bazılarına göre ağaçlarla kaplı alan, bazılarına göre toprağa bağlı, canlı ve cansız varlıkların birlikte oluşturdukları sistem bütünü olarak tanımlanmıştır. Oysa gerçek olan, ormanın canlı yaşamını koruyan bir ekosistem olduğudur…

Ağaç, canlılara meyve ve yiyecek sağlamasının dışında insana kereste ve yakacak sağlamakla kalmaz, bildiğimiz-bilmediğimiz birçok yararları vardır: Örneğin: Orman, bulunduğu ortamın ısınını ayarlar, yaz mevsiminde sıcaklığın 5-8 derece düşmesini, kış mevsiminde ise 1-3 derece artmasını sağlar…

Canlılara ev sahipliği yapar, sağlıklı bir ormanda en az 50 kuş türü, sürüngenler, böcekler ve diğer canlılar yaşar. Kuşlar, meyveleri yiyerek tohumlarını taşır, zararlı böcekleri yiyerek ormanı korur ve ortamı sağlıklı tutar…

Orman ve ağaçlar C02’i fotosentez yoluyla bünyesine alır, özümser ve odunsu dokuya dönüştürürken açığa çıkan Oksijen, havaya karışarak canlıların soluduğu havayı oluşturur. .Oksijen canlı yaşamının devamını sağlar…

Ağaçlar, kökleriyle toprağı tutar, heyelanı önler, yağmur bulutlarını çekerek yağış döngüsünü düzenler, yeraltı sularını besler. Çölleşmeyi önler.

Son buzul çağını atlatıp dağlarda hayatta kalan, gelişen çeşitli ağaçları bünyesinde barındıran Anadolu ormanları ilk önce Mezopotamya uygarlıkları tarafından acımasızca yağmalanmıştır. Antik dönemde yabancıların gözünde Anadolu, “Kereste ve her türlü tarım ürünü deposu olarak görülmüştür.” (3)

Anadolu; sanat, kültür, doğal yaşam, maden varlığı, bitki ve ağaç türlerinin çeşitliliği, yabani hayvanları ile çok zengindir. Böyle bir zenginlik, Dünyanın hiçbir yerinde burada olduğu gibi bir arada bulunmaz. Bunun içindir ki Anadolu’da birçok antik kent kurulmuş ve uygarlık geliştirilmiştir…

Tarihi süreçte Anadolu birçok ulusun egemenliğine girmiş,  uluslar değişmiş, her gelen ulus ormanları yağmalamaya, yok etmeye devam etmiştir. M.Ö önceki yıllarda İç Anadolu ve Tuz Gölü çevresinin dağları Sedir ve Ladin Ormanlarıyla kaplıydı. (4) bu gün artık o eski ormanlardan eser yok! Bölge çoraklaşmış ve yarı çöl haline gelmiştir.

Basından; falan yöredeki, köydeki, ilçedeki, ketteki bin yıllık, dört bin yıllık anıt ağaçların tescillendiğini, koruma altına alındığını okumuşsunuzdur. İşte o anıt ağaçlar, doğal afetlere, yangınlara meydan okumuş, insanın gözünden kaçmış, hışmından kurtulmuş, yaşamlarını günümüze kadar sürdürmüş, ender ağaçlardır. Onlara bakıp ders çıkarmak gerekir…

Orman ve ağaç katliamı Dünyanın dört bir yanında hız kesmeden, canlı yaşamın geleceği düşünülmeden devam ediyor. Dünyanın akciğerleri yağmur ormanları kapitalizme para sağlamak için her gün geri dönülmez şekilde kesilip yok ediliyor. Sadece yağmur ormanları değil Anadolu’nun binlerce yıl yaşamış, her türlü afete göğüs germiş ormanları HES, RES, JES, mermer ve maden uğruna yok edilmektedir…

Anadolu’nun cennet ormanlarının yağmalanması, yakılması yetmemiş olacak ki, özel yasayla korunmuş zeytin ağacı, Orman Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile madenlere açılmıştır. Unutmayalım ki, iklim krizinin devam ettiği bu günlerde insanın ve canlıların yaşamını sürdürmesi için önce gıdaya, suya ve temiz havaya ihtiyacı var, madene değil… 

KAYNAK:

1-Türkçe sözlük, Dil Derneği S. 33

2-Yücel Çağlar, Hukuksal Kıskaçtaki Ormanlar ve Ormancılık. S.39

3-J.G. Macqueen, Hititler. S. 11

4-Age. S. 11

Yorumla

Your email address will not be published.