Efesli Heraklitos’a göre: “Her şey değişir. Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.” Değişim, devlet için de geçerlidir. Devletin yıkılma nedeni çok değişiktir. Genel olarak; değişime ayak uydurmamak, hukuktan, eşitlikten, adaletten, kültüründen, ananelerden, ilimden ve doğayla dost teknolojiden uzaklaşılmasıdır…
Tarihte kurulan ve uygarlık geliştiren ilk uluslardan biri Sümerlerdir. Uygarlık yolunda birçok ilke imza atmışlardır. Örneğin: “Çivi yazısını bulmuş. Matematikte ondalık sistemi geliştirmiş. 24 saatten oluşan günü kullanmışlar, ticari alanda sözleşmeler yapmışlar. Eğitim kurumlarının önemini kavramışlardır.” (1)
Uygarlık kuran bir devlet; adil, bilgili, yetenekli, değişime açık, yasaları eşit, tarafsız uygulayan bir lidere ve kadrolara sahip olmalıdır. “Adalet, amaçlanan bir şeydir. Dünya onunla ayakta durur.” (2) Sözü insan yaşamında adaletin ne kadar önemli olduğunu gösterir…
Bilge Kağan Orhun yazıtlarında: “Kağan odur ki, adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa İl (Devlet) yok olur. İl olmazsa budun (ulus) kul olur.” Öğüdüyle hukukun ve adaletin önemini anlatmıştır.
M.Ö. 2.000 yılında Mezopotamya’da yaşamış, Sümerli öğretmen Ludingirra. 23 kil tablet üzerine yaşam öyküsünü ve ulusunun başından geçenleri anlattığı bir kitap yazmış. Kitabın tekrar tekrar okunması ve üzerinde düşünülmesi, ders çıkarılması gerekir. Yazar önsözde, “Sümerli öğretmen, şair ve yazarım. Yaşım yetmiş beşi buldu, öğretmenliği bıraktım. Şairlik ve yazarlığım ölünceye kadar sürecek. Yaşam öykümü gelecek kuşaklar ders alsın diye yazdım.” (3) Diyerek kitabına başlıyor…
Ludingirra, kitabında: “Güzel ve uygar ülkemize göz diktiler. Göklere uzanan kulelerin, görkemli tapınakların, arı gibi işleyen çarşıların, her tarafa ulaşan kervanların, dümdüz uzanan yolların, bol ürün veren tarlaların, nehirlerde ve açtığımız kanallarda salına salına yüzen teknelerin, dolup taşan iskeleler, her tür bilgiyi veren okullarımız vardı. İlkel ülkeler kıskandı. Kentlerimizi yakıp yıktı. Halkımız, kralımız tutsak oldu. Ne yazıdan, ne tarımdan, ne sanattan, ne dilden, ne okuldan, ne attan, ne arabadan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı. Hepsini bizden öğrendiler. Sonra da ‘ biz yaptık, biz bulduk’ diye övündüler.” (4)
Yazar, Sümer devletinin neden yıkıldığını kendi penceresinden anlatmış, ben kısa bir özetini yaptım. Yazar, gerçekleri dile getirmiş midir? Diye sorduğumda: Söyledikleri doğru olmasına rağmen eksiktir.
Sümer inancına göre: “İktidar yozlaşıp ahlaken çökerse felaketler birbirini takip eder. Önce doğal afetler, ardında dış saldırılarla devlet yıkılır. Bu alametler, tanrısal bir lanet olarak kabul edilir.” (5)
Ludingirra, Sümer kralının kendi rahatını sağlamak için “her şeyden vergi aldığından” (6) ve halkını sömürmesinden hiç bahsetmemiş. Krallarının aymazlığı halkı küstürmüş. Krala küsen Sümer halkı; vatanlarını, kültürlerini, hukuklarını, dinlerini, dillerini koruyamadıkları için devletin yıkılmasını önleyememiştir. Geçmiş, geleceğin aynasıdır. Unutmayalım.
KAYNAK:
1-Sadık Usta, Şüphenin Tarihi. S. 67
2-İbn-i Haldun, Mukaddime. S.95
3- Muazzez İlmiye Çığ, Adı Ludingirra. S.15
4-age. S. 15-16
5-Sadık Usta, Şüphenin Tarihi. S.71
6-Age. S.73