Hukuk, Yasa, Adalet!

Ocak 8, 2024

Hukuk kurallarının, yasanın bireyler arasında eşit ve doğru uygulanmasına “adalet” denmektedir. Kadim Türklerde “Adalet, hükümdarın bir bağışlama eylemi değil, Törü’nün (yasanın) doğru, eşit ve tarafsız uygulanmasıdır.” (1) Toplumu bir arada tutan yasadır, eşit ve yansız uygulandığı zaman adalet sağlanır.

Filozoflar, Milattan önceki yıllardan beri ideal toplum nasıl olmalıdır? Sorusuna yanıt aramış, öngördükleri “hayalî” devlette insanların mutluluğunu sağlamak için kafa yormuşlardır. Tarihi süreçte,  günümüz toplumlarınca kabul edilen, uygulanan haklar ve özgürlüklerin kazanılması hiç kolay olmamıştır…

Adalet sembolü olarak kullanılan “Themis” heykeli, ilk kez Mısırda kullanılmıştır. Mısır mitolojisinde Osiris’in hüküm salonunda yer alan terazi, Yunan Mitolojisinde adalet sembolü olarak yerini almıştır…

Themis terazisi ile hakları tartmakta ve hakkı sahibine teslim etmektedir. Themis’in elindeki kılıç, adaletin ancak güç ile yerine getirilebileceğini göstermektedir. Gelişen adalet anlayışı zamanla Themis’i gözleri bağlı olarak tasvir etmiştir. Bunun nedeni adaletin eşit olarak dağıtılması gereksinimidir…

Dinlerin ortaya çıktıkları dönemler; adaletsizliğin, zulmün hüküm sürdüğü, zalimlerin işbaşında olduğu zamana rastlar. Din, insana yapılan zulmü ortadan kaldırıp adaleti gerçekleştirmeyi amaçlar…

“Sosyal kontrol aracı olarak kabul edilen ve toplumun bütünleşmesine katkıda bulunan dinlerin,” (2) oluşturduğu sosyal yapının adaletin sağlanmasına yaptığı katkı yadsınamaz

Demokratik toplumlarda adaletin ve eşitliğin sağlanmasında; yasama, yargı ve yürütme görevlidir. Yasama adil yasalar çıkarır, yürütme eşit olarak, kimseye ayrıcalık yapmadan uygular. Yargı, önüne gelen olayı yürürlükteki yasalar ve evrensel hukuk kuralları doğrultusunda uygulayarak karara bağlar ve insanlık onurunu korur…

Tarih boyunca yasalardan hep yakınmalar olmuştur. Bazı hukukçulara göre sorunun kaynağı yasamadır. Albert Schweitzer’e göre: “Adaletin ortadan kaybolduğu bir zamanda yaşıyoruz. Parlamentolarımız kaygısızca adalete aykırı düzenlemeler meydana getiriyorlar. Devletler, vatandaşlarına adalet duygusunu korumaya çalışmaksızın keyfi biçimde davranıyorlar. Bu da adalete olan güveni sarsmaktadır.” (3) Demektedir.

Sorun parlamentolarda mı? Bu soruya tam olarak evet diyemeyiz. Yasaların iyi ve adil olması, iyi uygulayıcı elinde adalet sağlar. Hukukçular bilir, en iyi yasa kötü bir uygulayıcının elinde en kötü yasadır. Aksi ise en kötü yasa, iyi bir uygulayıcının elinde en iyi yasadır

Çağımız demokrasilerinde adalet kavramı, kişinin doğuştan sahip olduğu, devredilmez, vazgeçilmez haklarını serbestçe kullanması, kanunla tanınan haklarının kullanılmasına hiçbir gücün engel olmaması, karışmaması, devletin bireylerin hakkını koruması, saygı göstermesi, yasaların eşit uygulanması şeklinde kendini gösterir…

Devlet, yasaları eşit, yansız, kişilerin hak ve özgürlüklerini, her türlü keyfilikten, tehlikeden koruyarak, haklarını kullanmasını sağlayacak, engellemeyecektir. Devletin temel görevi adaletin sağlanması, kişi hak ve özgürlüklerinin korunması ve yasaların eşit uygulanması ile mümkündür.

KAYNAK:

1-Halil İnalcık, Osmanlı, Devlet, Hukuk, Diplomasi. S.43 vd.

2-Sulhi Dönmezer, Sosyoloji. S. 263

3- Fredrich A. Hayek, Hukuk, Yasama ve Özgürlük- S.593

Yorumla

Your email address will not be published.