Sulak Alanlar Ve Ramsar Sözleşmesi̇…

Şubat 5, 2024

Dünya canlı yaşamının kaynağı, “Su, Hava, Toprak ve Güneştir.” Bu dörtlü, yaşamın devamını sağlayan ekosistemleri oluşturur ve geliştirir. Örneğin, sulak alanlar, ormanlar, denizler, göller, akarsular, stepler, çöller gibi…

Sağlıklı yaşam, ekosistemlerin korunmasına, kirletilmemesine bağlıdır. Dünyada kirletilmemiş akarsu, deniz, göl, bataklık ve sulak alan kalmamış gibidir. Kalan sulak alanların kirlenmekten kurtarılması için çalışma başlatılmıştır…

İlk çalışma 1971’de İran’ın Ramsar kentinde yapılan. Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Sözleşmesidir. Türkiye’nin sözleşmeye katılımı, 28.12.1993 tarihinde 3958 sayılı yasa ile olmuş, 15.3.1994’te Bakanlar Kurulu kararıyla imzalanmıştır…

Birleşmiş Milletler, iklim krizini önleyecek ekosistemlerden birisi olan sulak anaların öneminin halka anlatılması gerektiğini, 50 yıl sora ancak anlayabildi.  İlgi çekmek ve farkındalık yaratmak için, 30 Ağustos 2021’de 2 Şubat’ı Dünya Sulak Alanlar Günü ilan etti…

Sözleşme: “Doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde derinliği altı metreyi geçmeyen, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyeleri…” (1) sulak alan olarak tanımlanmıştır.

Sulak alanlar, tropikal yağmur ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu ekosistemlerdir. Canlılar için uygun beslenme, üreme ve barınma ortamı sağlar, bulundukları ülkenin değil, dünyanın doğal zenginliğini saklayan müzelerdir.

Çevresinde yaşayan insanların yaşamında önemli bir yeri vardır.. Taşkını kontrol eder, Taban suyunun dengeler. Tuzlu su girişini önler. Bulundukları yörenin iklimini dengeler. Zehirli maddeleri sisteminde yetişen bitkilerle emer ve kirli suyu temizler. Oksijen sağlar.(2)

Ramsar, sözleşmesi insana yararlı ve canlı yaşamın geleceğini teminat altına alan bir sözleşmedir. Sözleşmeye, 28.5.1987 yılında yapılan bir değişiklikle su kuşları da eklenmiştir.

Sulak alanlar, yeryüzünün % 6’sını kaplamaktadır. Buna karşın bitki ve hayvanların yüzde 40’ı bu alanlarda yaşamakta ve üremektedir. Kıyılardaki sulak alanlar, tropik ormanların emdiği karbondan % 55 daha fazla karbon emer…

Yeryüzünde 3,5 milyar kişi sulak alanlardan elde ettiği ürünle beslenir ve karnını doyurur.  Buna karşın sulak alanlar tropik ormanlardan üç kat daha hızlı şekilde yok olmaktadır. 1970’den bu yana tüm sulak alanların yüzde 35’i yok edilerek, haritadan silindi…

Türkiye’de kayıtlı 120 sulak alan bulunmaktadır. Bunların 14’ü Ramsar Alanı, 59’i​​​ Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ve 47’si Mahalli Öneme Haiz Sulak Alandır. Türkiye’de sulak alanlar, sıtmayı önlemek, tarla kazanmak, tarımsal sulama gibi nedenlerle yok edilmiştir. Sulak alanların yok edilmesi göllerin, nehirlerin kurumasına, yeraltı sularının azalmasına neden oldu.

Uluslararası Sözleşme sulak alanları koruyamadı bilinçlenen insan, geleceği için bu alanları korumalı ve kirletmekten kaçınmalıdır…

Her şeye rağmen farkındalığı görerek, sulak alanları korumak zorundayız…

KAYNAK:

1-https://cevreonline.com/sulak-alan-nedir/

2 https://sutema.org/sulak-alan-ekosistemleri-ve-onemi-

Yorumla

Your email address will not be published.