Uygarlık, insanın doğa ile savaşının sonunda yarattığı değerlerdir. Bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder...
Uygarlık yaratırken, bilimden ve doğadan uzaklaşılıp yanlış teknoloji seçimi dünyanın ısının artmasına neden oldu. Sıcaklı, iklim değişikliğine ve iklim krizine yol açtı. Yağış rejimi değişti, buzullar eridi, ani ve kuvvetli yağışlar sellere, heyelana neden olmaya başladı…
Doğa ile savaşın, inatlaşmanın doğru olmadığını Cemil Meriç, şöyle anlatır: “Geçmişte tufan, gelecekte kıyamet. Dünya ikisi arasında bir gözyaşı vadisi.” (1) Gözyaşı vadisi olmasının nedeni insanın yanlış tercihidir…
“1939 yılında Thomas Chamberlin, teknolojinin kullandığı fosil yakıtların ortalama sıcaklığı artıracağını, sıcaklık artışının iklim değişikliğine yol açacağını rapor haline getirdi ve yayınladı, ciddiye alan olmadı.” (2) Raporun yayınlanmasının üzerinden 70 yıl geçtikten sonra haklı olduğu anlaşıldı.
Kapitalizm, daha çok para kazanmak için; tüket, kullan sonra at! Söylemi ile tüketici bir toplum yarattı. Doğayla dost olmayan, çevre kirliliği ve iklim krizi oluşturan doğayla uyumsuz bir teknoloji geliştirdi…
Kapitalistler, tüketimi kültür olarak dayatıyor. Sorgulamayan insan, kapitalizmin oluşturduğu doğayla uyumsuz teknik sayesinde doğanın egemenliğinden kurtulduğunu sanıyor. (3) Bunun doğru olmadığını sel, deprem, heyelan olduğunda anlıyor…
Canlılar, sağlıklı yaşamak ve soylarını devam ettirmek için; temiz çevre, temiz hava, temiz su ve temiz toprağa gereksinim duyar. İnsan hariç diğer canlılar doğaya uyum içinde doğayla dost olarak yaşar. İnsan, doğayla dost yaşamaz, onu istediği gibi şekillendirmeye kalkar…
İnsanın, rahat yaşaması, artan nüfusu doyurması için geliştirdiği teknoloji; Tarımda kullanılan yapay gübre, böcek öldürücüler. GDO’lu tohumlar doğayı olumsuz etkiler. Su, hava, toprak ve deniz kirliliğine neden olur. Canlıların yaşam alanlarını daraltır. Doğal kaynaklar sınırlıdır…
Su kirliliğinin ve kuraklığın diğer bir nedeni; modern hayvancılıkta ve sanayinin her alanında yoğun su kullanılmasıdır. (4 Örneğin: Bir fıçı bira imal etmek için 1200 kg. Termik santrallerde kullanılan bir ton kömürden elektrik elde etmek için 100 ton su kullanılmaktadır. Petrol çıkarılırken, çelik elde edilirken kullanılan aşırı miktarda suyu de listemize eklemek zorundayız…
İnsan, aklını başına alsın diye Charles Darwin’in “doğaya karşı olan hiç bir canlı, uzun süre yaşayamaz.” Sözlerini tekrar tekrar yazıyorum. Yanlışından döner, doğa dostu yeni teknolojiler geliştirmek zorunda olduğunu anlasın diye…
Doğaya uyumsuz teknolojinin dünyaya verdiği zararı, farkında olmasak ta doğa bize ödetmeye başladı. 2021, 2022 ve 2023, yaşanan olumsuz doğa olayları. 2024 yılında geçen hafta yaşanan Erzincan İliç’te altın madeninde meydana gelen heyelan ve can kaybı doğanın insana; aklını başına al, yanlışını anla, doğayla barış ve onunla dost yaşa uyarısıdır…
KAYNAK:
1-Cemil Meriç, Umrandan Uygarlığa. S.104
2-Uwe George, Dünyanın Isısı Yükseliyor. Makale. Bilim Teknik Dergisi 201 sayı S.6
3- Erhan Ünal, Toprak Biterken. S. 289
4- Cemil Meriç, Umrandan Uygarlığa. S.91