Bilim insanları her canlının, doğal yaşamın devamı ve korunmasında önemli bir rolü olduğunu söylüyor. Doğaseverler; her türlü canlı, ağaç ve bitkiyi korumak, yaşatmak için çaba harcıyor…
Canlı yaşamın halkalarından birisi de kuşlardır. Kentlere yerleşen kuşlar, insanla bir arada dostça yaşayabileceklerini gösterdi. İnsanla birlikte yaşayan canlılara gösterilen hoşgörüyü, kırsalda yaşayan diğer kuşlar ve canlılar içinde gösterilmelidir…
İnsanla birlikte yaşayan kuşlardan birisi, eski insanların deyimiyle hacı leylektir. Leylek, göçmen bir kuş olup, yazı Anadolu ve Avrupa’da geçirir, yavru üretir. Kışları Afrika’ya Nil vadisine göçer…
Leylek, göçmen kuştur, doğada yaptığı görev önemlidir. Ürünlerine musallat olan zararlıları avlayıp yer, biyolojik mücadelede insanın, çiftçinin en büyük yardımcısıdır…
Doğada aşırı üreyen fareleri, yılanları, kurbağaları ve diğer zararlıları yiyerek nüfus planlamasına yardımcı olur. Leylek nüfusunun azalması ya da yok olmasıyla oluşacak boşluğu düşünmek bile istemiyorum…
Leyleğin önemini bilen uluslar, onların rahat yuva kurmalarını sağlamak için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Türkiye’de elektrik direkleri üzerine platformlar oluşturulmuş yuvalarını buralara yapmaları sağlanmıştır. Avrupa halkları, evlerinin üzerine yuva kuran leylekleri uğurlu saymış, onları korumuştur…
Bütün hayvanlar, insanın iyi ya da kötü niyetli olduğunu anlar. Basında yer alan “Yaren Leyleğin” öyküsünü okumuş, televizyonlarda görmüş balıkçı ile dostluklarını izlemiş ders çıkarmışsınızdır…
Doğal yaşama katkısı, insana yararı olan Leylek ne yazık ki, az da olsa kendini bilmez, doğa düşmanı kişi veya kişilerce vurulmaktadır. Geçen yıl Denizli Çal İlçesinde bir leylek vurularak katledildi. (1)
Bu yıl, Nazilli ilçesinde bir leylek vurulmuş halde bulundu. Leyleğin kanadı kesilerek yaşama döndürüldü. Ama ne yazı ki artık özgürce uçamayacak, yaşamını Türkiye’de sürdürecek…(2)
İnsan nüfusunun hızla ve aşırı artması, çarpık kentleşme, su kaynaklarının kirletilmesi, kurutulması, ormanların yok edilmesi, yaşam alanlarının daralması doğada yaşayan bazı hayvanları kentte insanla birlikte yaşamaya zorladı…
Karatavuk, saksağan, karga parkları mekân tuttu. Kerkenez, baykuş gibi yırtıcı kuşlar bile kentlere yerleşti. Sadece onlar mı? Kentlerin parkları; sincap, kaplumbağa, sansar, tilki gibi hayvanların yeni yaşam alanı oldu…
Yaşamlarını sürdürmek için insana sığınan canlıları korumak, beslemek insanın onurudur. Unutmayalım ki, dünya sadece insana ait değildir, tüm canlıların yaşam alanıdır…
KAYNAK:
1-https://t24.com.tr/haber/denizli-de-gocmen-leylekleri-vurdular,943600
2-https://www.sozcu.com.tr/avcilarin-vurdugu-leylek-bir-daha-ucamayacak-p50493