Adalet, Eşi̇tli̇k, Kardeşli̇k Ve Alin Teri̇…

Aralık 23, 2024

Toplumların geleceğini adalete, özürlüğe verdiği önem ile üretim ve paylaşım ilişkileri belirler. Kişi, üretimden aldıkları pay oranında zenginleşir ya da fakirleşir. Tarihi süreç bize göstermiştir ki güçlüler, güçsüzleri sömürerek daha da güçlenmişler, güçsüzleri toprak kölesi haline getirmiş, onların emeklerini çalmışlardır…

Krallar, tiranlar, egemenler ülke topraklarının kendi mülkleri, insanların da kulları olduğunu, bunun tanrılar tarafından kendilerine verildiğini iddia ederek sömürü düzenlerinin devamını sağlıyorlardı…

İslamiyet ve Hristiyanlık, toprağın yalnız Allah’a ait olduğu, mülkiyet hakkının Allah adına sultan, emir, kral, padişah gibi yöneticilerin kullanacağı kuralı getirilmiştir. (1) Bu kural Hamurabi kanunlarına kadar inmektedir. Toprak mülkiyetini eline geçiren egemenler, bu haklarını vermedikleri gibi paylaşmaya da yanaşmamışlardır…

Egemenlerin korkusu, toprak kölesi haline getirdikleri halkın birleşip ayaklanması ve insan olmaktan kaynaklanan doğal haklarını talep etmesidir. Egemenler, bunu önlemek için her çareye başvurmuş, halkın birlik olmasını, aydınlanmasını önlemeye çalışmıştır. Halk ve emekçilerin sömürü düzenine isyanı dönemin şartları içinde başarıya ulaşmamıştır…

Ülkemizde adalet, eşitlik, kardeşlik, malların ortak kullanımı istemiyle egemene ilk başkaldırı, Aydın Eli topraklarında ortaya çıkan Börklüce Mustafa isyanıdır. Tarihe Şeyh Bedreddin isyanı olarak geçmiş, konu yeteri kadar araştırılmamış, karanlıkta kalmıştır…

Şeyh Bedreddin, devrinin ünlü fıkıh (hukuk) bilginlerinden biridir. Onun toplumculuğu İslam hukukundan kaynaklanır.  “Tanrının mülkü olan toprakların, insanlar tarafından ortak ve eşit kullanılması gerektiğini savunmuştur.” (2)

Şeyh Bedreddin, insanlara “dinlerin ötesine geçip yeryüzünde cennet yaratıp, ezilmeden özgür yaşayabilecekleri bir düzen önermiştir. (3) Simavilik, “ toplum düzeninde sömürüye karşı, üretici ve tüketici arasındaki eşitliği amaçlayan” (4) bir dünya görüşüdür. Onun ortaya attığı düzende kadınlar dışında yiyecekler, giyecekler, evcil hayvanlar ve işlenebilen topraklar kamunun ortak malıdır. (5)

Osmanlı topraklarında geliştirilen sömürüye karşı çıkma, emekten yana olma geleneği, devrin egemenlerince acımasız bir şekilde bastırılırmış insanlar katledilmiştir. Ezilen Osmanlı halkı, yüzyıllar sürecek derin bir suskunluk içine girmiştir…

Üretmek, paylaşmak, yardımlaşmak, kardeşçe yaşamak Türk halkının ve emekçilerin ortak özlemidir. Üretenin emeği ve akıttığı alın teri kutsaldır. Emekçilerin kendisini sömürmek isteyen kapitalistlere karşı koyması, emeğini savunması onun en doğal hakkıdır…

Emekçinin akıttığı alın teri kutsaldır…         

     

KAYNAK:

1-Demirtaş Ceyhun, Ah Şu Biz Göçebeler. S. 145

2-İsmail Türkbay, Güneş Batarken Sararır. S. 82-83

3-Mehmet Özgür Ersan, Anadolu’da Devrimci İsyanlar. S.125

4-İsmet Zeki Eyüboğlu, Şeyh Bedreddin ve Varidat. S.227

5-age. S.225

Yorumla

Your email address will not be published.