Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Gençlik Kolları Başkanı Sosyal Kılıç, partili gençler ile birlikte sevgi yolunda yaptığı basın açıklamasında “81 ilde kırmızı yeleklerimizle, tüm caddeler ve sokaklarda, her köşe başında arı gibi çalışacak, 86 milyon vatandaşımızla konuşacağız. İktidarın puslu havada görünmez kıldığı umudu, azim ve kararlılıkla mücadele ederek, pırıl pırıl bir güneş gibi ortaya çıkaracağız” dedi.
Cumhuriyet’in faziletlerini özümsemiş, özgür ve demokratik bir Türkiye mücadelesine gönül vermiş, geleceğini karanlığa teslim etmemeye ant içmiş, Atatürk’ün partisinin neferleri olmaktan onur duyan gençler olduklarının altını çizen CHP Aydın İl Gençlik Kolları Başkanı Sosyal Kılıç “Milletimizin sefalete, devletimizin felakete sürüklendiği günler yaşıyoruz. Hukuk sistemimiz çalışmıyor, adalet terazisi tersyüz olmuş halde. Suçlular sokakta gezerken, doğruları söyleyenlerin, baskıya karşı çıkanların, adeta toplama kampına dönüşmüş Silivri Cezaevi’ne gönderildiği günleri hep birlikte yaşıyoruz. Millete hizmet etmesi gereken belediye başkanları cezaevinde. Gazeteciler, sendikacılar, siyasetçiler cezaevinde. İşçiler de işverenler de tehdit altında. Tek bir eleştiriye, farklı sese tahammülü kalmamış bir iktidarla karşı karşıyayız” ifadelerine yer verdi.
Kılıç basın açıklamasının devamında Gençlik Kolları Genel Başkanının haftanın ü günü imzaya çağrılarak iktidar tarafından CHP gençliğine gözdağı vermek istendiğini vurgulayarak şunları söyledi.
“Biz bu gözdağını yemeyiz.
Bu memleketin gençleri bu gözdağını yemez!
Söz veriyoruz ki dünden daha çok çalışacağız.
Tüm yetkiyi elinde tutan iktidar, sorumluluk almıyor. Daima başkalarını suçluyor.
Sürekli sorun ve kriz üreten, en ihtiyacımız olduğu anda can ve mal güvenliğimizi dâhi sağlayamayan bu düzen; halkı yoksulluğa, ülkeyi suskunluğa, gençleri karamsarlığa mahkum ediyor.
Bozulmuş düzenin sonuçları, her gün gözümüzü açtığımızda karşılaştığımız yeni bir skandal ve rezalet oluyor. Şiddet, tahammülsüzlük ve tekinsizlik normalleşiyor.
İşte, bu gidişat, bizlere Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı şu vasiyeti hatırlatıyor:
“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Değerli arkadaşlar,
Cumhuriyetimizi muhafaza ve müdafaa etme vaktimiz tam da şu andır.
2025 Türkiye’sinde, şanlı Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizin uçurumun kenarına sürüklenmesine karşı tarihimizin en büyük, organize ve demokratik gençlik hareketini başlatıyoruz.
Bundan sonra kırmızı yeleklerimizi giyecek, çarşıda-pazarda yediden yetmişe herkesle buluşacağız.
81 ilde kırmızı yeleklerimizle, tüm caddeler ve sokaklarda, her köşe başında arı gibi çalışacak, 86 milyon vatandaşımızla konuşacağız. İktidarın puslu havada görünmez kıldığı umudu, azim ve kararlılıkla mücadele ederek, pırıl pırıl bir güneş gibi ortaya çıkaracağız.
İktidar, nafile çabalara girişecektir. Muhalefete tuzaklar kuracak, bizi birbirimize düşürmeye çalışacaktır. Deniyorlar, görüyoruz ve gülüp geçiyoruz. Bu oyunlar, tuzaklar, tezgahlar ve kumpaslar bize sökmez. Hakikati yalana boğdurmayız!
Bilinsin ki halkın umudunu örgütlediğimiz, partimizin tüm kurul ve örgütleriyle iktidar olmaya hazır olduğu, şafağın sökmesine ve aydınlık yarınlara en yakın olduğumuz dönemde bizler korkmayacağız, yılmayacağız, partimizin kuşatılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Güçlü ve erdemli bir dayanışmaya sahibiz. Halkımızın yarınları için mertçe mücadeleye hazırız!
Ne yaparlarsa yapsınlar, varsın kumpaslara devam etsinler. İnadına, biz daha çok birleşeceğiz, daha çok güçleneceğiz, daha çok biriktireceğiz, daha emin adımlarla yürüyecek, ayağımızı yere daha sağlam basacağız.”