Kategori: Siyaset

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Aydın İl Başkanlığı'nda partililerle buluştu

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Aydın İl Başkanlığı'nda partililerle buluştu

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih Yalçın, Millet İttifakı’nı zillet ittifakı olarak nitelendirerek, “Zillet ittifakı ülkeye yarar sağlamayan çok zararlı bir ittifak haline geldi” dedi.  

    MHP önümüzdeki yıl Haziran ayında yapılacak olan genel seçim hazırlıklarını aralıksız olarak sürdürmeye devam ediyor. Seçim çalışmaları çerçevesinde illerde mitingler düzenleyen MHP, 6’ıncı mitingini 23 Ekim Pazar günü Manisa’da geniş katılımla gerçekleştirecek. Gerçekleştirilecek miting öncesi çevre illeri ziyaret eden MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih Yalçın, partisinin Aydın İl Teşkilatı’nı ziyaret ederek il ve ilçe yöneticileri ile partililerle buluştu. Ziyarette açıklamalarda bulunan Semih Yalçın, MHP’nin bir yıldan uzun bir süre önce sahaya indiğini ve 2023 seçim çalışmalarını çok erken bir tarihte başlattığını ifade ederek, “Özellikle geçtiğimiz yıl 4 Eylül’den itibaren partimiz öncelikle bölge toplantılarını ve sonrasında il toplantılarını gerçekleştirdi. Hemen arkasından da tüm Türkiye’yi taramak suretiyle ilçeleri tek tek ziyaret ettik. İlçe İlçe Anadolu Aydınlatma ve Anlatma Toplantıları şekli ile bir konsept, bir anlam yüklediğimiz bu ziyaretlerimizde 966 ilçeye ulaşıldı ki bu da Türkiye için çok ciddi bir rakam. Bunun hemen arkasından da 8 Ekim 2022 tarihinde de Köyüm Benim Sohbet Toplantıları adı altında yeni bir çalışma planlandı. Bu planlamaya göre köylerimiz ziyaret edilerek ‘milletin efendisi’ olarak adlandırdığımız köylülerimiz ile hem siyaset konuşacağız, hem gündemi konuşacağız hem de onların dertlerini dinleyeceğiz. Biz de MHP olarak Cumhur İttifakı anlayışı içerisinde neler yapmaya çalıştığımızı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yaşatılması adına nasıl tedbirler almamız gerektiğini izah edeceğiz. Böylelikle MHP Haziran 2023 seçimlerine kadar çalışmalarını aralıksız olarak sürdürecek” dedi.

    “23 Ekim Pazar Günü Manisa’da geniş katılımlı miting düzenlenecek”
    Seçim çalışmaları çerçevesinde miting programlarını planlamaları yaptıklarını ve başta Sivas olmak üzere; Bursa, Kayseri, Erzurum ve Konya’da birbirinden güzel anlamlı 5 büyük mitingi açık hava toplantısı şekliyle gerçekleştirdiklerini kaydeden MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, “Partililerimiz ve halkımız ile bir araya geldi. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli bey MHP’nin istikametinin ne olduğunu, seçime doğru gidişte ne yapmaya çalıştığını ilk elden izah etti. Bundan sonraki programlarımızda da bu çabamız sürecek. Bugün burada olmamızın sebebi Pazar günü Manisa’da gerçekleştireceğimizi 6’ncı büyük mitinge katılım sağlamak üzere hazırlanan arkadaşlarımızı yerinde ziyaret etmek, onların çalışmalarına eşlik etmektir. Gün boyu gerek Uşak, gerekse Denizli illerimize uğrayarak teşkilatlarımızın yapmış oldukları çalışmaları inceledik. Değerli arkadaşlarımız Pazar gününe hazır haldeler ve hep birlikte Manisa’ya geçip partimizin genel başkanı Bahçeli beyi orada bekleyeceğiz” diye konuştu.

    Konuşmasının sonunda Millet İttifak’ını ‘zillet ittifakı’ olarak nitelendiren Yalçın, şunları kaydetti:
    “MHP’nin gerek yönetici kadrosu, gerekse illerimizdeki başta il başkanından tutun teşkilatın her kademesindeki değerli arkadaşlarımız, Cumhur İttifakı anlayışının nereye ve ne şekilde hitap ettiğini vatandaşlarımıza izah etmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken de tabi ki zillet ittifakının içine düştüğü o sefilliği anlatıyorlar. Artık bu ittifak ülkeye fayda sağlamayan çok zararlı bir ittifak haline gelmiştir. Bunları vatandaşlarımıza anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz.”

    MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E. Semih Yalçın’ı İl Başkanı Haluk Alıcık ve Efeler İlçe Başkanı Ahmet Baskın ile yönetim kurulu üyeleri karşılarken, ziyarette MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyeleri Deniz Depboylu ve Burak Pehlivan da hazır bulundu.

  • Aydın CHP'de şok istifa

    Aydın CHP'de şok istifa

    CHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir’in İl Başkan Yardımcısı Aytaç Toker’e hakaret etmesinin ardından CHP Aydın İl Örgütü’nde başlayan kriz büyüyor. CHP Aydın İl Kadın Kolları Örgütü Yönetim Kurulu üyeliğini uzun yıllardır sürdüren Ferda Könteşlioğlu, yaşananların ardından görevinden istifa ettiğini açıkladı.

    Gazete Aydın’ın haberine göre; Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) Aydın İl Başkan Yardımcısı Aytaç Toker, Sultanhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan kız öğrencilerin “Yurt içinde toplumda kabul görmüş kıyafet dışında kıyafetle dolaşmalarına izin verilmeyecektir” tepkilere neden olan duyurusu konusunda kadın İl Başkan Yardımcılarının ortak açıklamasını basın grubundan paylaştı. Paylaşılan mesaja CHP Aydın Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, aynı grupta “Aytaç salağı şimdi de ildeki kadınlara yalakalık ediyor” paylaşımı yaptı.

    Özdemir’in paylaşımı sonrası CHP Aydın İl Yönetimi olağanüstü toplantı düzenledi. Toplantıda Özdemir hakkında CHP Aydın İl Örgütü tarafından disiplin soruşturması başlatılmasına karar verildi.

    YÖNETİM KURULU ÜYESİ İSTİFA ETTİ
    Özdemir’in hakareti sonrası CHP Aydın İl Örgütü’nde başlayan kriz büyüyor.

    Geçmişte parti içerisinde farklı kademelerde görev yapan, CHP Aydın İl Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi, partinin tanınmış ismi Ferda Könteşlioğlu görevinden istifa ettiğini açıkladı. Özdemir’in hakareti sonrası bugün CHP Aydın İl Örgütü’nde düzenlenen toplantı hakkında birçok yönetim kurulu üyesine haber verilmediğini, karar hakkında kendilerinin fikirlerinin alınmadığını ifade eden Könteşlioğlu, istifa kararı hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

    “Bugüne kadar İl Kadın Kolları Yönetim Kurulu’nda elimden gelen gayreti göstererek emek vermeye çalıştım. Fırsat bulduğum her zaman diliminde Kadın Kolları mücadelemi sürdürdüm.

    Tüm arkadaşlarıma güvendim ve tüm arkadaşlarıma da güven verdiğimi düşünüyorum.

    Ancak üzülerek öğrendim ki bugün, İl Kadın Kollarımızda ben ve bazı yönetici arkadaşlarımızın haberi olmadan bir toplantı düzenlenmiş.

    Ben bugüne kadar işimi, mesleğimi ayrı Kadın Kolları Yöneticiliğimi ayrı tuttum. İkisini hiç birbirine karıştırmadım. Ama bugün anladım ki bana güven duyulmuyormuş ya da ben yeterince güven verememişim.

    Bu sebeple Kadın Kolları Yönetim Kurulu’ndan istifa ediyorum. Umarım güvendiğiniz insanlarla yol alırsınız.

    Kolaylıklar dilerim.”

  • CHP’li Bülbül: Bu talimat talihsiz bir kafa karışıklığı

    CHP’li Bülbül: Bu talimat talihsiz bir kafa karışıklığı

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Aydın Valiliği tarafından belediyelere ve kamu kurumlarına gönderilen talimatla ilgili bir açıklama yaparak İçişleri Bakanı’na soru önergesi verdi.
     
    CHP’li Bülbül yaptığı yazılı açıklamasında, Valiliğin belediyelere gönderdiği talimatın hukuki dayanağı olmadığını belirterek şunları kaydetti:
     
    “İktidarın uyguladığı tek adam rejimi, demokratik kurumları ciddi bir şekilde zayıflatmaya ve kuvvetler ayrılığı sistemini işlevsiz ve yetersiz hale getirmeye devam etmekte. Ne yazık ki, gelinen süreçte hukukun üstünlüğünü, anayasal hakları, yerel yönetimler teşkilatını, vesayeti, hiyerarşik düzeni görmezden gelen Valilerle karşı karşıyayız.

    Haksızlıkların, yolsuzlukların, adaletsizliklerin dile getirilmesinden çekinen, korkan iktidar şimdi de Valiler eliyle yasaklar silsilesine devam ediyor.”

    ATANMIŞ SEÇİLMİŞE TALİMAT VEREMEZ
    “Bu zihniyetin son ürünü; televizyon ve radyo programlarına katılmanın dahi izne tabi olduğu, basın verilecek cevap ve açıklama metni içeriği ve şeklinin Sayın Vali tarafından takdir edileceğine ilişkin açıklamalar oldu. Bu yasaklama tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilirken belediyelere de gönderildi. Seçilmiş Belediye Başkanlarını kendi bürokratı zanneden Sayın Vali tarafından gönderilen yazı yasal mevzuatla bağdaşmamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre belediye, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. Bu yasal düzenleme, belediyelere başka bir kişi ya da durumdan bağımsız karar verme, kendi kendini yönetebilme yetisi ve yetkisi vermektedir. Dolayısı ile atanmış Valilerin seçilmişlere talimat vermesi mümkün değildir.”
     
    OHAL ZİHNİYETİ 
    “Bu yasakçı zihniyet OHAL zihniyetidir. Bu tür talimatlar OHAL dönmelerinde olur. Sayın Vali’nin bu talimatı talihsiz bir kafa karışıklığından ibaret. Ayrıca Sayın Vali, Belediye Başkanlarının ne konuşacağına ne yapacaklarına karışmadan önce kamudaki personelin AKP teşkilatı ile yaptığı ziyaretleri sorgulasın. Bu ziyaretler için gerekli soruşturmaları yapılmış mıdır cevabını versin.” 

    BU TALİMAT GÜÇ KAYBININ GÖSTERGESİDİR
    “Belediye başkanları icraatlarıyla ilgili açıklama yapmak için Sayın Vali’den izin almayacak bu vesayet altına girmeyeceklerdir. Sayın Vali tarafından verilen talimat, devlet geleneğini ayaklar altına alan bir anlayıştır ve yok hükmündedir. Güvenlik önlemleri alınmadan bir gün dahi açık tutulmaması gereken maden ocaklarında yaşanan facialara siz ‘kader’ deyip geçerken gerçekleri açıklama ihtimali bulunanlara yasak getirilmesi kabul edilemez. Bu uygulamalar güç gösterisi değil, gücün kaybedildiğinin göstergesidir. İktidar ifade özgürlüğünü baskı altına almak için her fırsatı değerlendirse de bu çabalar nafile. Gerçeklerin üstünü sözde yasaklarla kapatamayacaksınız.”

    BU TALİMATIN GEREKÇİSİ NEDİR?
    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle de soru önergesi veren CHP’li Bülbül, önergesinde talimatın gerekçesini ve kamu görevlilerinin AKP’lilerle yaptıkları ziyaretleri sordu:
    1. Bu talimat 81 ilin valiliğine İçişleri Bakanlığı tarafından mı gönderilmiştir? 
    2. Bakanlık tarafından gönderilmiş ise bu talimatın gerekçesi nedir?
    3. Bakanlık tarafından gönderilmemiş ise Aydın Valisi tarafından verilen bu talimat, hangi ihtiyaç nedeni ile yapılmıştır?
    4. Kamu personelinin Aydın’da AKP teşkilatı ile birlikte yaptığı ziyaretlerle ilgili herhangi bir idari personel hakkında soruşturma açılmış mıdır? Yahut herhangi personel bu konuda uyarılmış mıdır?
    5. Valilerin Belediye Başkanlarına talimat vermesinin mümkün olmaması karşısında Aydın Valisine bu fiili nedeni ile yaptırım uygulanacak mıdır?

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan:  İktidar algı operasyonu yapıyor

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan: İktidar algı operasyonu yapıyor

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Kuşadası’nda ilçe örgütünü ziyaret etti.  Kuşadası İlçe Yönetimi, Belediye Başkanı ve partililer tarafından karşılanan Bülent Tezcan’a CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül eşlik etti. 

    Kuşadası ziyaretinde iktidara sert eleştirilerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, şöyle konuştu: 
    ‘Mersin’de ne yapıyorlarsa burada aynı şeyi yapıyorlar. İçişleri Bakanı milletin önüne çıkarak yalan söyledi. Bitmemiş bir soruşturmanın verileri sanki bitmiş gibi Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeyi terörle nasıl irtibatlandırabiliriz hesabıyla bir iftiranın başrolünü oynadı. İpliği pazara çıktı. Bırakın ipliklerini ördükleri battaniyenin, kazağın tamamı pazara çıktı ama utanacak yüz yok bunlarda. Utanmadan hala çıkıp milletin gözünün içine baka baka yalan söylemeye başladılar. Şimdi bunun bir benzerini yine Kuşadası’nda yaşadık. 

    HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ HEDEFLERİ ALGI YÖNETMEK
    Çok ilginç bir şekilde dokuz ay önce başlayan bir soruşturma. Dokuz ay önce deliller toplanmış. Dört ay önce bütün dosyalar toparlanıp savcılığa verilmiş. Toplanacak delil kalmamış. İfade verecek, soruşturmaya gidecek bürokratlar sokakta geziyorlar. Soruşturmayı yapan müfettişler bunlarla beraber oturup dosyaları incelemişler. Müfettiş ne sorduysa önüne vermiş. Bırakın engellemeyi soruşturmanın önünü açmak için bütün bilgileri paylaşmışlar. Kuşadası Belediye Başkanı ve yönetimi soruşturmanın önünü açmak üzere gereken bütün desteği ve yardımı vermiş. Soruşturmanın belli bir aşamasında da müfettişlerle iş birliği içerisinde muhtemelen yargı süreci boyunca görevde kalmaması gereken personele de el çektirilmiş, görevden alınmış. Bu insanlar sokakta geziyorlar. Davetiye çıkarsan gelip ifade verecekler. Ama mesele yargıyı çalıştırmak değil. Mesele gerçekten samimi bir yargı sürecini yönetmek değil. Mesele her zaman olduğu gibi algıyı yönetmek. Algıyı yönetmek için sabaha karşı insanların evlerini basarak evlerinden alıyorsunuz.
     
    MASUMİYET KARİNESİ HİÇE SAYILDI
    Telefon etseniz çıkıp gelecek insanları sabaha karşı evini basarak çocuklarının gözü önünde terörist götürür gibi götürmenin alemi ne? Ben 32 yıllık hukukçuyum. Sayın belediye başkanımız 30 yıllık hukukçu. Böyle bir adliyeye getirme yöntemi eğer kasıt yoksa görülmemiştir. Öyle göstere göstere yolda sergileye sergileye yapmazsın. Güvenlik ve soruşturmanın gizliliği için böyledir. Ama ne yaptılar? Adliyenin önünde 7-8 dakika birer birer sergilediler. Bu bir suçtur. Bu masumiyet karinesinin baştan ihlalidir. Kulağımıza emniyet mensuplarının ‘kadını götürün, o biraz önde dursun sonra diğerlerini getirin’ diye özel talimatlar verdiği kulağımıza geliyor.
     
    AKP İLÇE BAŞKANI SUÇ İŞLEMİŞTİR
    Bir başka mesele daha sorgular devam ederken, ifadeler alınırken AKP Kuşadası İlçe Başkanı çıkıp tutuklandılar diye açıklama yapıyor. Kararı veren hakimler, soruşturmayı yürüten savcılar çağırıp AKP başkanına soracaklar mı sen şu saat itibariyle böyle bir açıklama yaptın, oysa daha o saatte bir tutuklama kararı yoktu. Soruşturma devam ediyordu. İfadeler alınmaya yeni başlanmıştı. Sen neye dayanarak böyle bir açıklamada bulundun. Bir bunu sana biri söylediyse bu baştan yargıya müdahale demektir. İki, sana bunu biri söylemeyip de bu açıklamayı yaparsan bu adil yargılamayı etkileme suçu oluşturur. Doğrudan doğruya soruşturulması gereken bir işlem.

    SORUŞTURMA EVRAKLARI SORUŞTURMA MAKAMLARINCA SIZDIRILIYOR
    Ayrıca bir başka konu yine burada soruşturma evraklarının özellikle soruşturma makamları tarafından sızdırıldığını görüyoruz. Servis edildiğini görüyoruz. Sanık avukatlarının dahi elinde bulunmayan kopyalar, soruşturma evrakları özel olarak servis edilmiş. Bu başka bir algı operasyonudur. 

  • Sarıgül’e Aydın'dan kötü haber!

    Sarıgül’e Aydın'dan kötü haber!

    Türkiye Değişim Partisi Aydın İl Başkanı Selçuk Yasan ve yönetimden bazı kişiler partiden istifa etti.

    Geçtiğimiz günlerde kendisine ait sosyal medya hesabından Türkiye Değişim Partisi Aydın İl Başkanı ibaresini çıkaran Selçuk Yasan ve yönetim kurulluğundan bazı kişilerin istifa ettiği öğrenildi.

    İstifasını yine sosyal medya hesabından duyuran Yasan, “Gördüğümüz lüzum üzerine, Türkiye Değişim Partisi Aydın İl başkanlığından ve üyeliğinden ben ve bazı arkadaşlarım istifa ediyoruz. En kısa sürede basın açıklaması ile birlikte nedenlerimizi çok değerli aydın halkına ve kamuoyuna açıklayacağız” ifadelerini kullandı.

  • Kim bulaşmışsa yargı önünde hesap verecek

    Kim bulaşmışsa yargı önünde hesap verecek

    Aydın Gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden CHP Aydın Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Kuşadası Belediyesi’ndeki operasyonlara yönelik açıklamalarda bulundu. Tezcan, “Kim hangi usulsüzlük ve yolsuzluğa bulaşmışsa hesabını yargı önünde verecektir” dedi.

    CHP Aydın Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Aydın Gazeteciler Cemiyetinin yeni binasına hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette Tezcan’a CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Dinç, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Altuğ Akosman eşlik ederken Tezcan’ı cemiyet başkanı Ferdi Uzun, yönetim ve üyeleri karşıladı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bülent Tezcan, Kuşadası’ndaki yolsuzluk iddiasıyla yapılan operasyonu değerlendirdi.

    KONUYLA ALAKALI ÖZEL BİR ZİYARETİ OLMADI
    Operasyon sonrası Ömer Günel’in kendisi ile görüştüğü ve konuyla ilgili brifing verildiği iddialarına cevap veren Tezcan, “Sayın Ömer Günel Bizim belediye başkanımızdır ve bu konuyla alakalı özel bir ziyareti olmamıştır. Kuşadası’nda belediyeyle ilgili ve belediyeyi ilgilendiren her konuda biz sorarız o açıklamada bulunur. Biz sormadan o açıklama ihtiyacı duyar. Bundan daha doğal bir şey yoktur ama bu operasyon özelinde bir ziyaret olmadı. Ama çeşitli görüşmelerimiz de bütün meseleleri görüştüğümüz gibi ne olmuştur  ne oluyor diye belediye başkanımızdan bilgi aldık. Bunda da anormal bir şey yok ama özel bunun için bir Ankara ziyareti olmadı. En azından bize özel bir ziyareti olmadı” dedi.

    Tezcan, Kuşadası Belediyesi personeliyle ilgili firma sahiplerine mıcır alımı ihalesi ile imar yolsuzluğu iddiaları nedeniyle yapılan ve 6 kişinin tutuklandığı operasyonla ilgili “Kuşadası Belediyesi’nde eğer bir usulsüzlük varsa yargıdadır. Yargının işini yapmasını istiyoruz. Belediye Başkanımız Ömer Günel de herkesten fazla yargının işini yapmasını isteyen birisidir” dedi.

    “YOLSUZLUK YAPILMASINI HİÇ BİR BİÇİMDE ONAYLAMAYIZ”

    Konuyla ilgili tutumlarının çok net olduğunun altını çizen Tezcan, “Belediyeyle ilgili meselelerde bizim buradaki tutumumuz çok net. Bizim hiçbir kamu kuruluşunda hiçbir biçimde yolsuzluk yapılmasını onaylamayız. Yargıya intikal eden bu meselelerin de sonuna kadar ortaya çıkması konusunda hem bizim belediye başkanlarımız, hem belediye ve hem de parti kadrolarımız hassastır. Kuşadası Belediyesi’ne yapılmış bir operasyon yoktur. Bu süreçte Kuşadası’ndaki tutuklamalarla ilgili soruşturma çerçevesinde savcılığa intikal eden bir olay vardır. Müfettişlerin Savcılığa intikal ettirdiği soruşturma söz konusudur. Bu soruşturma sürecinde Adliye ayağında yürüyen bir işlem vardır. İfadeye çağrılması gereken kişiler sabaha karşı evlerinden operasyonla alınmışlardır. Bunun uygulanış şekli biraz ilginç ve düşündürücüdür. Çünkü 9 aylık geçmişi olan müfettiş raporlarının toplandığı ortada. Ben hukukçuyum. Delilleri karartma ihtimalinin olmadığı, ilgililerin açığa alındığı, belediyedeki herhangi bir evraka dahi ulaşma imkanının kalmadığı, görevlerinden uzaklaştırıldıkları bir tabloda davetle ifadeye çağırmak yerine sabaha karşı evlerinden alınması uygulanış şekli açısından biraz düşündürücüdür” dedi. 

  • CHP’li Bülbül’den Sansür Yasasına İstibdat Dönemi örneği

    CHP’li Bülbül’den Sansür Yasasına İstibdat Dönemi örneği

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Sansür yasasını 1878’deki istibdat döneminde yayınlanan bir yönerge ile anlattı. 

    Meclis’te görüşmeleri devam eden ve Sansür Yasası olarak bilinen kanun teklifiyle ilgili CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu Süleyman Bülbül ilginç bir konuşma yaptı. Bülbül İstibdat dönemi olarak adlandırılan II. Abdülhamit’in Osmanlı Devleti’ni 30 yıl boyunca mutlak monarşi ile yönettiği dönemde çıkardığı bir yönergeyi örnek gösterdi. “1878’den 2022’ye kadar geçen sürede değişen tek bir şey yok” diyen Bülbül şunları söyledi: 

    “Bu dönemde Yıldız Sarayı Başkâtipliğinden Matbuat Müdürlüğüne gönderilen 9 maddelik yönerge var. Bu yasa teklifiyle benzeşen birçok yönü var. Örneğin; ‘1- Her şeyden önce padişahın değerli sağlığına, ürünlerin durumuna, ticaretin ve sanayinin gelişmesini bildiren haberlere öncelik verilmesi. 2- Kişilere sataşılmaması; bir vali veya mutasarrıfın hırsızlık yaptığı, para yediği, adam öldürdüğü veya ayıplanacak bir iş yaptığı söylenecek olursa saklanması gerekir. 3- Kişilerin ve vilayet ahalisinin bazı yolsuzlukları bildirmek için Hükümdara verdikleri dilekçelerin yayınlanması kesinlikle yasaktır. 4- Bazı kötü niyetli kişilerin yersiz yorum ve gözlemlerine yol açabileceği için bu yönergenin gazetede yayınlanması yasaktır.’ İstibdat döneminde sansürün nasıl uygulandığını bu maddelerle anlıyoruz. Bunlar o döneme ait gibi görünse de, kısaca 1878’de ne varsa, şu anda bunları yaşıyoruz.” 

  • Sansür Yasası'nda 12 madde daha kabul edildi

    Sansür Yasası'nda 12 madde daha kabul edildi

    AKP ve MHP tarafından hazırladığı 40 maddelik “sansür yasası” teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde bugün 14. Madde de kabul edildi. Basın Kartı Komisyonu’nun üye sayısı, AKP-MHP’nin “komisyonun daha çoğulcu ve katılımcı hale getirilmesi amacıyla” verdiği önergenin kabul edilmesiyle 9’dan 19’a yükseltildi.

    Cumhuriyet Gazetesi’nin Haberine Göre; Kamuoyunda “Sansür yasası” olarak nitelendirilen “Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda bugün 3’üncü madde ile başladı. Yasa teklifinin 12 maddesi daha TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 

    Madde 3’e göre: Her basılmış eserde, basıldığı yer ve tarih, basımcının ve varsa yayımcının adları, varsa ticarî unvanları ve işyeri adresleri gösterilecek. Haber ajansı yayınları hariç her türlü süreli yayında, ayrıca yönetim yeri, sahibinin, varsa temsilcisinin, sorumlu müdürün adları ve yayının türü gösterilecek.

    5187 sayılı Basın Kanunu 4’üncü maddesine eklenen 3’üncü fıkra ile internet haber sitelerinde ayrıca, faaliyet gösterdiği iş yeri adresi, ticari unvanı, elektronik posta adresi, iletişim telefonu ve elektronik tebligat adresi ile yer sağlayıcısının adı ve adresi kendileri ait internet ortamında kullanıcıların ana sayfadan doğrudan ulaşabileceği şekilde ve iletişim başlığı altında bulundurulacak. İnternet haber sitelerinde bir içeriğin ilk kez sunulmaya başlandığı tarih ile sonraki güncelleme tarihleri, her erişildiğinde değişmeyecek şekilde içeriğin üzerinde belirtilecek.

    Kabul edilen önerge ile 4. Maddede; 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 7’inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Süreli yayınların çıkarılması için, Basın İlan Kurumu yerine Cumhuriyet Başsavcılığına beyanname verilmesi yeterli olacak.

    Teklifin kabul edilen 5.maddesine göre; Beyannamenin ve eklerinin gerekli veya gerçek bilgileri içermemesi veya yayın sahibinin veya temsilcisinin veya sorumlu müdürün 5 inci ve 6 ncı maddelerde yazılı şartlara sahip olmaması halinde, savcılık; beyannamenin verilmesinden itibaren iki hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini yayın sahibinden isteyecek. Bu istemin tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde yerine getirilmemesi halinde, savcılık yayımın durdurulmasını asliye ceza mahkemesinden talep edecek. Mahkeme ise en geç iki hafta içinde karar verecek. Mahkemenin vereceği karara itiraz yolu açık olacak. Sorumlu müdürün bu görevden ayrılması halinde, yenisi tayin edilinceye kadar sorumluluk yayın sahibine veya temsilcisine aittir.

    İnternet medyasının yayın nüshalarını Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmesini içeren Madde 6’ya göre: Basımcı, bastığı her tu¨rlü yayının imzalı iki nüshasını, dağıtım veya yayımın yapıldığı gün, mahallin Cumhuriyet Bas¸savcılıgˆına teslim etmekle yu¨ku¨mlu¨. Bu yu¨ku¨mlu¨lu¨k, basılmıs¸ eserin ic¸erik ve bic¸im yo¨nu¨nden herhangi bir degˆis¸ikligˆi ic¸eren daha sonraki basımları ile tıpkı basımları ic¸in de gec¸erli olacak.

    HABER SİTELERİ YAYINLARI İKİ YIL SAKLAYACAK
    İnternet haber sitesinde yayınlanan içerikleri, gerektiğinde talep eden Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmek üzere doğruluğu ve bütünlüğü sağlanmış şekilde iki yıl süre ile muhafaza edilecek. Yargı mercileri tarafından yayının soruşturma ve kovuşturma konusu olduğunun internet haber sitesine yazılı olarak bildirilmesi halinde, bu işlemlerin sonuçlandığının bildirilmesine kadar soruşturma ve kovuşturma konusu yayın kaydının saklanması zorunlu olacak.

    HABER KALDIRILSA BİLE DÜZELTME VE CEVAP METNİ ANA SAYFADA 1 HAFTA BOYUNCA YAYINLANACAK
    İnternet haber sitelerine tekzip yayınlama zorunluluğu getiren 7.madde ise şöyle:

    İnternet haber sitelerinde ise zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısının; sorumlu müdür, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, URL bağlantısı sağlanmak suretiyle, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır. Yayın hakkında verilen erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması ya da internet haber sitesi tarafından içeriğin kendiliğinden çıkarılması durumunda, düzeltme ve cevap metni ilgili yayının yapıldığı internet haber sitesinin ana sayfasında bir hafta süreyle yayımlanır.

    “BASIMCI” İBARESİNE, “TESLİM VE MUHAFAZA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEYEN İNTERNET HABER SİTESİ SORUMLU MÜDÜR” EKLENDİ
    Kabul edilen 8’inci maddeye göre; 5187 Sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin başlığı, “Teslim ve muhafaza yükümlülüğüne uyma” şeklinde değiştirildi. Maddenin ayrıca birinci fıkrasında yer alan “basımcı” ibaresi ise “Basımcı ile teslim ve muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmeyen internet haber sitesi sorumlu müdürü” olarak değiştirildi. 

    Günlük süreli yayınlar ve diğer basılmış eserler yönünden dava açma süreleri ve bu sürelerin ne zaman başlayacağına ilişkin hükümlerin belirlendiği ve internet haber sitelerinin de bu kapsama alındığı Madde 9 şöyle:

    Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur. Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten, internet haber siteleri için ise habere ilişkin suç ihbarının yapıldığı tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanunu’nun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen sürelerin yarısını aşamaz ve bu süre sonunda yayının yenilenmesi hali ile suçun temadi ettiğinin belirlendiği hallerde, dava zamanaşımı süresi tam olarak uygulanır.

    Sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlatıldığı iddia edilen eserden dolayı yayımlatan aleyhine açılacak dava yönünden süre, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilecek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren başlar. Sorumlu müdürün yayımlanan eserin sahibini bildirmesi durumunda, eser sahibi aleyhine açılacak davada süre, bildirim tarihinden itibaren başlar. Kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda dava açma süreleri, suç için kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlar. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi durur. Durma süresi dört ayı geçemez.

    BASIN KARTI RESMİ NİTELİKLE KİMLİK OLACAK
    Teklifin 10’uncu maddesinde basın kartı türleri; “Göreve bağlı basın kartı, Süreli basın kartı (yabancılar için) , Geçici basın kartı (yabancılar için), Serbest basın kartı, Sürekli basın kartı” olarak belirlendi. Maddeyle ayrıca basın kartının da resmi nitelikte kimlik olduğu yazaya işlenmiş olacak.

     “CUMHURBAŞKANI KARARIYLA TESPİT EDİLEN DERNEK VE VAKIF YÖNETİCİLERİNE BASIN KARTI VERİLECEK
    Kabul edilen 11’inci madde de ise basın kartının kimlere verilebileceği düzenlendi. Buna göre; Türkiye’de faaliyet gösteren medya kuruluşlarının Türk vatandaşı medya mensuplarına; süreli yayınların sahiplerine veya tüzel kişi temsilcileri ile radyo ve televizyonların yönetim kurulu başkanlarına; medya kuruluşları adına hareket eden ve görev alanı Türkiye’yi kapsayan yabancı medya mensupları ile görev alanı Türkiye’yi kapsamamakla beraber geçici bir süreyle Türkiye’ye haber amaçlı gelen yabancı medya mensuplarına; yurt dışında yayın yapan medya kuruluşlarının, Türk vatandaşı sahiplerine ve çalışanlarına; yurt dışında serbest gazetecilik yapan Türk vatandaşı medya mensuplarına; medya alanında hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttükleri enformasyon hizmetlerinde çalışan kamu personeline; medya alanında faaliyet göstermeleri şartıyla, sendikalar ile kamu yararına faaliyette bulunduğu Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilen dernek ve vakıfların yöneticilerine verilecek. 

    BASIN KARTI ALACAK KİŞİLERİN; MEDYA FAALİYETİ DIŞINDA TİCARİ FAALİYETİ OLMAMASI GEREKİYOR
    12’nci maddede; basın kartı alabilecek kişilerin şartları belirledi. Buna göre; 

    “18 yaşını bitirmiş olması,

    En az lise veya dengi bir eğitim kurumundan mezun olması,

    Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmaması,

    ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı 5 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da şantaj, hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, iftira, suç uydurma, müstehcenlik, fuhuş, hileli iflas, zimmet, irtikâp, rüşvet, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamu barışına karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından hüküm giymemiş olma.

    d) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinde sayılan terör suçları ile 4 üncü maddesinde sayılan terör amacı ile işlenen suçlardan veya 6 ıncı maddede belirtilen suçlar ile 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca hüküm giymemiş olması,

    e) Bu Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlardan hüküm giymemiş olması,

    f) 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun hükümlerine uygun sözleşme yapmış olması ve mücbir sebepler dışında işten ayrıldığı tarihten itibaren bir aydan fazla olmamak üzere ara vermeden çalışması

    g) Medya faaliyeti dışında ticari faaliyette bulunmaması şarttır.

    Basın kartı talep eden süreli yayın sahipleri veya tüzel kişi temsilcileri ile radyo ve televizyonların yönetim kurulu başkanlarında kamu kurum ve kuruluşlarında basın kartı alabilecek çalışanlarda ve yabancı basın-yayın kuruluşlarından çalışan Türk vatandaşı medya mensuplarından basın kartı talep edenlerde birinci fıkranın (f) ve (g) bentlerinde belirtilen şartlar aranmaz.

    Sürekli ve serbest basın kartı talep edenler ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu aracılığıyla göreve bağlı basın kartı talep edenlerde birinci fıkranın (f) bendinde belirtilen şart aranmaz.”

    YABANCI BASIN MENSUPLARINDA, BASIN KARTI İÇİN ÇALIŞMA İZNİ ŞARTI ARANACAK
    Kabul edilen 13’üncü maddeye göre; yabancı basın mensuplarının basın kartı alabilmek için; “çalışma izni” şartı aranacak. Yabancı basın mensuplarının çalıştıkları medya kuruluşları tarafından görevlendirme belgesi; bağlı bulundukları kuruluşun idare merkezinin bulunduğu ülkenin Türkiye’deki büyükelçilik, elçilik veya konsolosluklarından aldıkları takdim mektubunu ibraz etmeleri durumunda “karşılıklılık esası gözetilerek” basın kartı alabilecekler. 

    BASIN KARTI KOMİSYONU ÜYE SAYISI 19’A YÜKSELTİLDİ
    Basın Kartı Komisyonu’na ilişkin olan 14’üncü maddede; var olan 9 kişilik üye sayısı AKP-MHP’nin kabul edilen ortak önergesi ile 19’a yükseltildi. İletişim Başkanlığı’nı temsil eden üye sayısı 2’den üçe çıkarıldı; Ankara, İstanbul ve İzmir illeri dışındaki basın-yayın meslek kuruluşlarının sahip ve/veya çalışanları tarafından kurulmuş basın-yayın meslek kuruluşlarından en fazla basın kartı sahibi üyesi bulunan meslek kuruluşu tarafından belirlenecek “bir üye” yerine “dört üye”; su¨rekli nitelikte basın kartı sahipleri arasından Bas¸kanlıkc¸a sec¸ilecek “bir üye” yerine “dört üye” getirildi. Ayrıca işçi sendikalarına tanınan bir üye de ikiye çıkartılırken, iletis¸im faku¨ltesi dekanları veya basın kartı sahibi gazeteciler arasından Bas¸kanlıkc¸a belirlenecek bir yerine 3 kişi de komisyon üyesi olacak. Böylelikle Basın Kartı Komisyonu üye sayısı 9’dan 19’a yükseldi. 

    Teklif üzerindeki görüşmelere; 11 Ekim 2022 Salı günü devam edilecek.

  • CHP’li Bülbül: Basını saraya bağlamak istiyorlar

    CHP’li Bülbül: Basını saraya bağlamak istiyorlar

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) görüşülen Sansür Yasası ile ilgili olarak, “Dördüncü kuvvet olarak basını saraya bağlamak istiyorlar. Toplumu korku iklimi altında demokrasinden uzaklaştırıp ve seçime yönelik bir sansür yasası hazırlanıyor.” dedi.

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, TBMM’de görüşülen Sansür Yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen ucube sistemde yürütme ve yasamanın ardından dördüncü kuvvet olarak bu yasayla basını da saraya bağlanmaya çalışıldığını ifade eden Bülbül, “Açıkça medyayı saraya bağlı bir sansür yasasıyla düzenleme yapmak istiyorlar. TGS için gelen gazeteciler meclisin önünde bir açıklama dahi yaptırmadılar. Valilik yayınlamada bulundu. Meclis dışında kesinlikle etkinlikleri yasakladılar. Meclise girildi ve mecliste açıklamalarda bulunuldu. Bir basın örgütünün bir basın kuruluşundaki çalışanları kendileriyle ilgili bir düzenlemeyi açıklamayı dahi meclis önünde yapamamaları Türkiye’nin geldiği noktayı ortaya koyuyor. Bu basın düzenlemesiyle ilgili olarak hiçbir basın kuruluşuyla temasa geçmediler. Sarayda hazırlandı ve getirildi. İçindeki maddelerle açıkça anayasanın en az 20 maddesine aykırı düzenlemeler var.” dedi.

    HALKTAN GERÇEKLERİ SAKLAYACAKLAR
    Çıkarılacak yasayla kaçak yurtlardaki tacizleri, öldürülen kadınları, yolsuzlukları, yandaşlara çekilen peşkeşleri, gerçek enflasyonu, yağ ve ekmek kuyruklarını yazmaya izin verilmeyeceğini ifade eden Milletvekili Bülbül, “Açıkça normal olağan dönemdeki bir düzenlemenin içine savaştaki bir hali yansıttılar. Bu madde açıkça Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7’nci maddesine ve anayasamızın 90’ıncı maddesine aykırıdır. Diyorlar ki ‘Halk arasında endişe, korku, panik yaratmak kastıyla ülkenin iç ve dış güvenliği kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse 1 yılda 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır.’ Yani muğlak ifadeler nedir bu? Endişe, panik ve korku yaratmak ne demek? Ülkenin dış güvenliği kamu düzeni ile ilgili gerçeğe aykırı bilgi nasıl belirlenecek? Endişe, korku ve panik yaratmak kastı nasıl tespit edilecek? Fail kim olacak burada? Açıkça burada gazeteciye deniliyor ki ‘Bizim söyleyeceğimiz şeyleri yazacaksınız. Bizim yapacağımız şeyleri anlatacaksınız halka gerçekleri söylemeyeceksiniz.’ TÜİK’te yayınlanan enflasyon oranları tamamen gerçeğe aykırı ise siz TÜİK dışında ENAG’ın açıkladığı enflasyon oranlarını koyamayacaksınız. Basın İlan Kurumu’na büyük yetkiler veriyorlar. İletişim Başkanına büyük yetkiler veriyorlar. Basın kartı komisyonu diye bir komisyon oluşturuluyor bu basın kartı komisyonu 9 kişiden oluşuyor. Bunun 5 kişisini İletişim Başkanlığı belirliyor. İletişim Başkanlığı partili Cumhurbaşkanına bağlı taraf olan bir kurum basın kartı komisyonunu belirliyor. Böyle bir şey olmaz. Toplumun beklentisi bu değil. Toplumu korku iklimi altında demokrasinden uzaklaştırıp ve seçime yönelik bir sansür yasası hazırlanıyor. “ şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Birliği ile işbirliğine hazırız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Birliği ile işbirliğine hazırız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak Avrupa Birliği ülkeleri ile ilişkimizi geliştirmek ve birlik sürecimizi ilerletmek için işbirliğine hazırız.” dedi.

    Yurt Gazetesi’nin Haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Prag’daki zirve sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamasından satır başları şu şekilde:

    “PAŞİNYAN’LA GÖRÜŞMEMİZ OLDU”
    “Ermenistan Başbakanı Paşinyan’la da bir görüşmemiz oldu. Bölgemizde iyi komşuluk ilişkileri temelinde tam normalleşme hedefine ulaşabileceğimize samimiyetle inanıyorum. Avrupa Siyasi topluluğunun kıtamızdaki sorunları ele alınması ve ortak sorunları çözümü için tam zamanı olduğu kanaatindeyim.”

    “ÜLKEMİZ TEMEL SIKINTILARIN AŞILMASINDA HAYATİ ÖNEME SAHİP”
    “Bununla birlikte bu platformu AB genişleme politikasına bir alternatif olmadığını belirtmek istiyorum. Bu platformumuzun üyelik sürecimize halel getirmemesini vurguladık. Bu görüşlerimi zirvede ve ikili görüşmede ifade ettim. Zirvede genel kanaattin de bu yönde olduğunu müşahade ettim. Ülkemiz güvenlik, savunma, göç, terör, sağlık ve tedarik zincirleri gibi temel sıkıntıların aşılmasında hayati öneme sahiptir.”

    “TÜRKİYE’NİN YERİ DOLDURULAMAZ”
    “AB’nin karşılaştığı meydan okumaların üstesinden gelinmesinde Türkiye’nin yeri doldurulamaz. Bu hakikatin Avrupalı dostlarımız tarafından da kabul edilmeye başlandığını gördüm. Türkiye’nin önüne çıkartılan engellerin adil olmadığını, dahası bunun Avrupa Birliği’nin menfaatlerine de zarar verdiğinin altını çizdim.”

    “İYİ KOMŞULUK YERİNE GERGİNLİKLERİ TIRMANDIRDIĞINI GÖRÜYORUZ”
    “Bugünkü temaslarımızda pek çok Avrupalı lider Türkiye’nin hamlelerinden bahsetti. Sahada yaşanan kabul edilemez gelişmeler, işimizi zorlaştırsa da en kötü barışın bile savaştan daha iyi olduğu inancıyla gayretlerimizi sürdürüyoruz. Hal böyleyken bazı birlik üyesi ülkelerin Türkiye ile işbirliği ile iyi komşuluk yerine gerginlikleri tırmandırdığını görüyoruz.”

    DOĞU AKDENİZ VE EGE’DEKİ SORUNLAR
    “Burada şu hususun altını çizerek ifade etmek isterim; Türkiye’nin hiçbir ülkenin egemenliğinde, toprağında, hak ve hukukunda gözü yoktur. Biz sadece ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin menfaatlerini korumanın mücadelesini veriyoruz. Kimseyle hiçbir komşumuzla gerilim istemiyoruz. Doğu Akdeniz ve Ege sorunlarını uluslararası hukuk çerçevesinde çözmek istediğimizi defaatle dile getirdik. AB’nin bu konuda birlik dayanışması altında, haksız ve hukuksuz gerilimlere destek olmak yerine muhataplarımızı ikili temelle diyaloğa davet etmesini bekliyorum.”

    “DİYALOĞA HAZIRIZ”
    “Kalıcı bir çözüm için Kıbrıs adasındaki gerçeklerin kabulü gerekiyor. Biz bu hakikatler ışığında adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Toplantılarımızı hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye olarak Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirmek ve üyelik sürecimizi ilerletmek için diyaloğa hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.”

  • DEVA Partisi İl Başkanı Gürler: Amacımız Türkiye'nin önünü açmak

    DEVA Partisi İl Başkanı Gürler: Amacımız Türkiye'nin önünü açmak

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İl Başkanı Meltem Gürler, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyaretinde; 6’lı masanın hedefinin güçlendirilmiş parlamenter sistemin yeniden inşası olduğunu belirtti. Güler burada yaptığı açıklamalarda “Ortak amacımız Türkiye’de sistem değişikliğini gerçekleştirmek, Türkiye’nin önünü açmak” dedi.

    Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Gürler, “Sandığa şu andaki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle gidiyoruz. Bir Cumhurbaşkanı ve parlamenterler seçeceğiz. Oysa amacımız güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek. Bu arada bir süreç var. Buradan buraya giderken ne olacak? Sistem nasıl çalışacak? Hangi kurallarla işleyecek? Kimin sorumluluğu nasıl olacak? Bunlarla ilgili her bir detayın ortaya konduğu bir sürecin hazırlığını yapmamız gerekiyor. Bu, yaşamsal bir şey. Yoksa seçimin ertesi günü ne yapacağız demenin anlamı yok” diye konuştu.

    “SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNİ HEDEFLİYORUZ”
    Gürler, sözlerini şöyle sürdürdü: “6’lı masa Türkiye’de bir sistem değişikliği gerçekleştirmeyi, sistem değişikliği gerçekleştikten sonra da Türkiye’nin acil konularına birlikte çözüm bulmayı planlıyor. Bunların içinde ekonomi, dış politika, adil yargı var. 6’lı masa bir mutabakata varmalı ki, yarın Cumhurbaşkanı adayı ortaya çıktığında kamuoyunda mutabakata varılan metinler üzerinden vaatte bulunulabilsin. Ortak amacımız Türkiye’de sistem değişikliğini gerçekleştirmek, Türkiye’nin önünü açmak” sözlerine yer verdi.

    “6’LI MASADA HDP YOK”
    HDP’nin 6’lı masanın paydaşı olduğu yönünde ortaya atılan iddiaları “asılsız söylemler” olarak nitelendiren Gürler, şunları kaydetti:

    “HDP kendi ittifakını oluşturmuş durumda. Kendi bileşenleriyle beraber ayrı bir yapı söz konusu. Onlar da seçime hazırlanıyorlar. Ama Cumhurbaşkanlığında bizim adayımızın kim olduğuna göre destekleme veya desteklememe kararı verecekler. Onların süreci 6’lı masadan bağımsız. Ama biz bütün genel merkezlerle ikili görüşmeler yapıyoruz. HDP’yle fikir alışverişinde de bulunuyoruz. Ama bunun 6’lı masayla bir ilgisi yok. 6’lı masanın gündemini onlarla tartışmıyoruz. DEVA Partisi kutuplaştıran değil, uzlaştıran bir parti olacak. Kutuplaşarak gidebileceğimiz hiçbir yer yok. Bundan sonraki süreçte diyalogdan yanayız.”

    “ÖZGÜRLÜKLERDEN YANAYIZ”
    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü konusunda yasa teklifi vereceklerini açıklamasını değerlendiren Gürler, “ Biz özgürlüklerden yanayız. Kimse kimsenin başını zorla örtemez, zorla açamaz. İran’da Mahsa Amini’nin başına gelen ne kadar karşısında durduğumuz bir şeyse Türkiye’de 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınların yaşadıklarının da aynı şekilde karşısındayız. Dolayısıyla biz kadının kendi giyim kuşamıyla ilgili karar hakkının sadece onda olduğunu düşünüyoruz. DEVA Partisi’nin bu konudaki görüşü ve duruşu çok net. CHP’nin helalleşme başlığı altında böyle bir adım atmasını anlamlı buluyorum” dedi.

  • Milletvekili Bülbül: Enflasyonun uçuşu sürüyor

    Milletvekili Bülbül: Enflasyonun uçuşu sürüyor

    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Eylül ayında da enflasyonun uçuşunun sürdüğünü belirterek talimatlı açıklanan rakamlarla enflasyonun düşük gösterilmeye devam ettiğini söyledi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketici enflasyonu aylık yüzde 3.08 yıllık ise yüzde 83.45 arttı. Üretici enflasyonundan ise makas daha da açılarak aylık 4.78 yıllık ise yüzde 151.50 oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül açıklanan rakamları değerlendirdi.

    Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamların talimatlı rakamlar olduğunu belirten CHP Aydın Milletvekili Bülbül, “TÜİK eylül ayında bizi şaşırtmadı ve yine talimatla kendilerine iletilen rakamları açıklayarak enflasyonu olduğunun altında göstermeye çalıştı. Açıklanan rakamlara zaten inanmıyorduk ama TÜİK bu rakamları açıklayarak kendini küçük düşürmeye devam ediyor. Markete, pazara gidenlere gerçek enflasyon rakamlarını sormak lazım. Temel ihtiyaç malzemelerinden, ekmeğe, suya, giyeceğe, yakıta, enerjiye yüzde 100’den gelen fazla zamlar yaşanırken ve ürün fiyatları her geçen gün artmaya devam ederken kimse bizden TÜİK’in açıkladığı bu rakamlara inanmamızı beklemesin. Enflasyonun hızlı uçuşu devam ediyor ve ülke ekonomisi olarak da uçurumdan aşağı hızla yuvarlanıyoruz. Yanlış ve tutarsız ekonomik politikalarla esnaf, çiftçi, ev hanımı, sanayici ve toplumun tüm kesimi ekonomik olarak her geçen gün daha da yoksullaşıyor.” dedi.

  • Didim MHP’den 8 ayda 250 yeni üye kaydı

    Didim MHP’den 8 ayda 250 yeni üye kaydı

    2022 Nisan ayında MHP Didim İlçe Başkanı olarak atanan Mustafa Sağdıç, 5 aylık dönemde 250’ya yakın üye kaydı yaptıklarını dile getirdi. 
     
    Nisan ayında MHP Didim İlçe Başkanlığı görevine atanan MHP İlçe Başkanı Mustafa Sağdıç, görev yaptığı 5 aylık dönemde hem esnaf ve vatandaş ziyaretleri ederken, diğer yandan da partinin üye sayısını arttırma noktasında çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İlçe Başkanı Sağdıç göreve geldiklerinden bugüne kadar yaklaşık 250 yeni üye kaydı yaptıklarını ifade ederek “Göreve geldiğimiz günden bu güne 250 yakın üye kaydı yaptık. Bizi en çok sevindiren yaptığımız üyelerin çoğunluğunu geleceğimizin teminatı geçlerimizin olması bizi ayrı bir mutlu ediyor. Bizim ülke olarak “Z” kuşaklara değil milli kuşaklara ihtiyacımız vardır. Çalmadık kapı sıkmadık el bırakmayacağız diyerek çıktımız yolda ilçemizde yaşayan vatan millet sevdalı hemşerilerimizi vaktimiz gücümüz yettiğince ziyaretlerimizi devam ediyor. Samimiyetimizle diyoruz ki ülkücülerin yeri MHP’dir. Hepimizi bu çatı altında birleştirmek bir ve beraber durup daha güçlü olabilmemiz için gece gündüz samimiyetimizle mücadelemize devam ediyoruz” dedi.

  • Esnaf CHP’li Bülbül’e dert yandı

    Esnaf CHP’li Bülbül’e dert yandı

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, baklava imalathanesi işleten esnafı ziyaret etti. CHP’li Bülbül’ü gören esnaf, “Tek umudunuz var o da bu iktidarın yıkılması. Kim gelirse gelsin ama hükümet gitsin.  Bu adamdan kurtulmamız lazım” diyerek isyan etti. 

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Efeler ilçesi Kardeşköy mahallesinde baklava imalathanesi işleten bir esnafı ziyaret etti. CHP’li Bülbül esnafa bir dokundu bin ah işitti. 

    “5 ARABAM VARDI 4’ÜNÜ SATMAK ZORUNDA KALDIM”
    Artan maliyetlerden dert yanan esnaf, “240 liradan aldığımız şekerin çuvalı şu an bin 180 lira. Yani 5 katı artmış durumda. Bu bir yıl içerisinde de olmadı 6 ay içerisinde bu rakamlara geldi. Baklava 25 liraydı şu an 70 lira. Toptan, perakende satış yaptığım 5 arabam vardı işler durdu 4’ünü satmak zorunda kaldım. Kiralarda sıkıntıdayım. Elektrik faturası 4.500 – 5.000 lira geliyor. Bu 6 aydır hiç aşağı düşmedi. Önceden 1.100 – 1.200 lira gelirdi. Şimdi eve geliyor 1.900 lira fatura. Buraya geliyor 4.700 – 4.800 lira fatura. Kışın bu makine biraz daha çalışırsa 9-10 bin lira fatura gelir. İçeride bir tek elemanım var, asgari ücret ödeyemiyorum ben de diyorum kardeşim haftalık bin lira verebilirim” dedi. 

    İKİ ÜNİVERSİTE OKUYAN KIZIM BENİMLE ÇALIŞIYOR
    Kızının iki üniversite bitirmesine rağmen burada çalıştığını ifade eden esnaf, “İki üniversite okuttum çocuğuma. Diğer çocuğum oğlum da sivil havacılık mezunu. 40 yıllık esnafım emin olun şu an batmak üzereyiz. Yaşamak için çalışıyoruz, karnımızı doyuralım ele güne kendimizi rezil etmeyelim diye çalışıyoruz. 2 yıl önce büyük imalathane kuracaktık ama makineler yarım kaldı. Bıraktık, gidişat iyi değil dedik sonra arka tarafı kiraya verdik, küçülmeye gittik” ifadelerini kullandı. 

    “BU ADAMDAN KURTULMAMIZ LAZIM” 
    İktidarın artık değişmesini gerektiğini söyleyen esnaf, “Tek umudumuz bu iktidarın yıkılması. Kim gelirse gelsin ama bu hükümet gitsin. Bu adamla bu iş yürümeyecek. Zamanında zengin olsaydım destek verir bizi daha çok zengin yapardı. Ben 3 defa battım çıktım ama bunun gibi olmadı. Ben umudumu kestim, bu vatandaş da boşuna konuşmuyor. CHP’lisiniz diye de demiyorum ama bu adamdan, bu yönetimden kurtulmamız lazım” diyerek isyan etti. 

  • Milletvekili Bülbül: CHP'nin 4 milletvekili çıkarması kesin

    Milletvekili Bülbül: CHP'nin 4 milletvekili çıkarması kesin

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, AGC’nin yeni hizmet binasına yaptığı ziyarette son anketlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bülbül açıklamasında “CHP’nin 4 milletvekili çıkarması kesin” dedi.

    Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Bülbül, ilk olarak Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında verilen geçici ihraç kararını değerlendirdi.

    Aynı zamanda CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi olan Bülbül, “Tüzüğümüzün ilgili maddesine göre YDK kararları verildikten sonra tartışılamıyor. Vermiş olduğumuz karar hukuka uygundur. MYK tarafından gönderilen konu bellidir. Bu doğrultuda karar alındı. Temyiz yolu açık, buna da saygımız var. Ama siyasi bir karar değil, hukuki bir karardır. YDK’dan alınan kararlar genellikle dönmüyor. Siyasi olsa döner. Kararın gerekçesi de ideolojik bir konu değil, Özcan’ın AK Partili bir kadın meclis üyesiyle yaşadığı diyalog” diye konuştu.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışmalarına da değinen Bülbül, “6’lı masa dağılmayacak. 6’lı masanın adayı da 13’üncü Cumhurbaşkanı olacak. Seçim güvenliği konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Pazar günkü toplantıdan sonra konuşmaları göreceksiniz. Hiçbir sıkıntı yok. Tablo netleşecek. Aday, 6’lı masanın 6’sının da ‘evet’ diyeceği bir isim olacak. Gönlüm Kılıçdaroğlu’ndan yana ama 6’lı masanın çıkaracağı adayı destekleyeceğiz” görüşlerini aktardı.

    “ÖNSEÇİM TÜM KADEMELERDE OLMALI”
    Bülbül, milletvekili adaylarının belirlenmesi için parti tabanından gelen ‘önseçim’ çağrılarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Ben önseçimden yanayım. Ben SODEP’ten, SHP’den gelen bir siyasetçiyim. Önseçim olsun. Ama önseçim sadece milletvekillerinin önseçimi olmasın. Belediye başkanları da, belediye meclis üyeleri de önseçimle gelsin. SHP zamanında öyleydi. Bütün parti kademeleri çarşaf liste ve önseçimle gelsin. Tüzük komisyonunda getirdiğimiz aktif üye – pasif üye ayrımı vardı. Aktif üye sandık görevlileri, kadın kolları, gençlik kolları, parti yöneticileri, meclis üyeleri… Bunların oy kullanacağı bir aktif üye profili. Önseçimi bunlar yapsın diye. Bugün partide olmayan bazı arkadaşlar karşı koydular ve o maddeyi iptal ettiler. Bu çerçevede ben önseçime evet diyorum, ama tüm kademelerde önseçim olmalı. Üye bazında olsun ama bizim burada 10 üyemiz varsa bir etkinliğe 3 üye geliyorsa önseçime de 3 üye gelmeli. Geri kalan 7 üye gelmemeli. Onun için üyenin niteliği önemli. Önseçim olursa partiye hareket gelir. Ben SHP döneminde liste deldiğimizi biliyorum.”

    “MHP’NİN VEKİL ÇIKARMA ŞANSI YOK”
    CHP’nin Aydın’da 4 milletvekili çıkaracağının “kesin olduğunu” savunan Bülbül, şöyle devam etti: “Bütün anketler bunu gösteriyor. AKP 2 çıkarıyor. Aydın’da MHP’nin milletvekili çıkarma şansı yok. Haluk Bey de biliyordur. 2007’de MHP 3 vekil çıkarmıştı. Aydın gibi Yörüklerin ağırlıklı olduğu yerde seçmen farklı yerlere kayabilir. CHP’ye de oy verir, MHP’ye de oy verir. Yani akışkanlık vardır. Bir evde CHP’ye de oy veren olmuştur MHP’ye de oy veren olmuştur. MHP, geçen yıla kadar ‘İktidar değiliz ama ülkenin bekası için destek veriyoruz’ diyordu. Bu nedenle AKP’den gelen oylar MHP’ye gidiyordu. Ama son bir yıldan beri ‘Biz iktidardayız, bunun sorumluluğu da bize ait’ demeye başladığından beri MHP’nin oyları azalmaya başladı. Nereye gitti? Yaptığımız anketlerde Aydın’da MHP’nin oyları CHP’ye kayıyor.”

    Bülbül’e ziyaret sırasında CHP Kadın Kolları İl Başkanı Ayşe Özdemir, Efeler Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz ile Efeler Gençlik Kolları Başkanı Artuğ Akosman eşlik etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP milli güvenlik sorunudur

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP milli güvenlik sorunudur

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN TÜRK – Kanal D ortak yayınında açıklamalarda bulunuyor.

    Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:
    (Mersin’deki polisevi saldırısı)  CHP’nin bu teröristlerden biri geçmişte gazeteci olarak savunmuş olması gündeme geldi. Devlerin sözüne kulak verselerdi böyle utanılacak duruma düşmezlerdi. Ancak utanmaları yok.

    Yargı bunları terörist oldukları için mahkum ediyor veya tutukluyor. CHP bir milli güvenlik sorunudur.

    (Ege Adaları’na ABD zırhlısı) NATO’da Türkiye ile Yunanistan mukayese edilemez.

    Ege Adaları’nı silahlardan arındırmaları şart. ABD’den beklenti Yunanistan’ı yanlış hesaba sevk etmemesi.

  • Milletvekili Şahin Tin’den Başkan Kaplan’a övgü

    Milletvekili Şahin Tin’den Başkan Kaplan’a övgü

    AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Koçarlı Belediye Başkanı Nedim Kaplan’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, ilçeye yapılan yatırımlar değerlendirilirken, Milletvekili Tin, Başkan Kaplan’ı tebrik ederek, övgü ile bahsetti.  

    AK Parti Denizli Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Şahin Tin, 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programında Aydın’da gerçekleştirilen program sonrası Koçarlı ilçesini ziyaret etti. Koçarlı’da Belediye Başkanı Nedim Kaplan’ı makamında ziyaret eden Tin, ilçede gerçekleşen ve gerçekleşecek olan yatırımlar hakkına Başkan Kaplan’dan bilgi aldı
      
    Göreve geldiği günden bu yana Koçarlı’yı Marka İlçe yapma yolunda yatırımlar gerçekleştiren Koçarlı Belediye Başkanı Nedim Kaplan, ziyarette yaptığı konuşmada, söz verdikleri projelerin yüzde 70’ini gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, “Marka ilçe olma noktasında bizim sözümüz vardı. Söz verdiğimiz projelerimizin çoğunu tamamladık. Bu da Yüzde 70’ini gerçekleştirdiğimiz anlamına geliyor. Geri kalan yüzde 30’luk kısmının bir bölümü ihale aşamasında, diğer bölümü ise hazırlık aşamasında. Seçim beyannamemizin dışında ki birçok yatırımı da ilçemize kazandırdık. Allah’a şükürler olsun ki bir sürü projeyi başardık ve ilçemize kazandırdık.  Yeni ihalelerimiz ve Kamulaştırma çalışmalarımız devam ediyor. Çok önemli bir süreçteyiz. Cumhurbaşkanımızın gayretlerini de halkımız görüyor. Cumhurbaşkanımız ve Bakanlarımızın destekleriyle biz de ilçemizi geliştiriyoruz ve değiştiriyoruz. Daha da iyi günler Koçarlı halkını bekliyor. Hem kamusal hem belediye yatırımları, tarihi, kültürel ve sosyal alanda vatandaşlarımızı gündelik hayatta etki edecek sosyal ve ekonomik alandaki projelerle destekleyerek yolumuza devam ediyoruz. Ve diyoruz ki 2024’ün anahtarı 2023’tür. Bu yüzden de 2023 seçimleri hedefimiz. İnşallah 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğine yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
      
    AK Parti Denizli Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Şahin Tin ise ziyarette yaptığı konuşmada Koçarlı’nın zaten marka bir ilçe olduğunu söyleyerek, “Öncelikle sizi tebrik ediyorum. Şahsınıza, ekibinize herkese. Siz zaten marka ilçesiniz. Cumhurbaşkanımız da ilçenize geldi. Yatırımlarınızı saymak bile yarım saat sürdü. 3 buçuk yılda bu kadar yatırım yapmak her ilçeye nasip olmaz. 15 yıl burayı CHP Yönetti. AK Parti Belediyeciliği 3 buçuk yılda bu kadar güzel işler yaptı. Sizi tebrik etmek lazım. Sizden Allah razı olsun. Bu hizmet Koçarlı’mıza, Aydın’ımıza, ülkemize hizmet demek, millete hizmet demek. Gelecek dönemde de aynı hız ve başarı ile çalışacağınıza şüphem yok. Çok çalışmışsınız. Bu farkı, bu millet, köylü, vatandaş görmüştür. Aslında bu değişimin yansıması Büyükşehir’e de yansır. Nedim başkanım, Koçarlı’da 3 buçuk yılda yaptıklarını gösterdiğinde durup düşünecekler. Biz 15 yılda Aydın’da bu kadar yapmışız Koçarlı 3 buçuk yılda bu kadar yapmış diyecekler. Bu büyük bir başarı. Söylenecek çok şey var bu anlamda. Bunların her biri bize katkı olacaktır. Allah başarılarınızın devamını getirsin inşallah” dedi.

    Konuşmaların ardından Başkan Kaplan ziyaretin anısında Milletvekili Tin’e Koçarlı’nın simgelerinin yer aldığı plaket tabak, poşu ve içerisinde ilçede yetişen ürünlerin yer aldığı çanta hediye etti.

  • Bakan Bilgin: STK’lar demokrasinin en temel dinamiğidir

    Bakan Bilgin: STK’lar demokrasinin en temel dinamiğidir

    AK Parti’nin 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri ile bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “STK’lar demokrasinin en temel dinamiğidir” dedi.  

    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı, Aydın’da gerçekleştirildi. Program çerçevesinde Aydın’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, AK Partili heyet ile birlikte DSİ Misafirhanesi’nde düzenlenen basın toplantısının ardından il genelinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bu çerçevede Bakan Bilgin, Aydın’da faaliyet gösteren STK temsilcileri ile bir araya geldi. Sivil toplumun demokratikleşme yolunda önemli bir dinamik olduğuna dikkat çeken Bakan Bilgin, “Türkiye STK’ların neyi ifade ettiğini daha çok 1980 askeri darbesinden sonra hissetmeye başladı. Gerçekten sivil toplum, demokrasinin en temel dinamiğidir. Sivil toplum olmasa bir yerde demokrasi olmaz. Aydınlılar bunu çok iyi bilir. 27 Mayıs 1960’da darbe yapıldığı zaman, ardından Türkiye’nin seçilmiş ilk başbakanını idam ettikleri zaman çok cılız itirazlar oldu, onun dışında kimse ne sokağa çıktı, ne fabrikaları durdurdu, ne boykot yaptı. Çünkü böyle şeyler yoktu, STK’lar gelişmemişti. Sivil toplumun olduğu yerde neler olduğunu 15 Temmuz’da gördük. Sivil toplum aynı zamanda bireyin, ben farklıyım, ben varım, ben buna karşı çıkarım dediği yerdir. 15 Temmuz bir anlamda da güçlü bir sivil toplumun, sivilleşme sürecinin, Türkiye’nin demokratikleşme dinamiğinin ifadesidir. O dönemde cemaat dendiğine bakmayın. Yabancı bir istihbarat örgütünün başta CIA olmak üzere yönettiği, satın aldığı, kiralık, aşağılık adamlara karşı 15 Temmuz zaferi kazanıldı. Bu zaferi Türkiye kazandı. Dolayısıyla sivil toplumun gelişmesi bizim sivil hukukumuz yani yurttaş hukukumuzu savunmamızın eseridir. O gelişmeden savunamayız. Bu bakımdan sivil toplumun temsilcilerini, Türkiye’nin demokrasisine sahip çıkma bilinci ve iradesine sahip olarak burada oldukları için de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

    “Yol olmadan kalkınma olmaz”
    Ülke olarak kalkınmanın yollardan geçtiğini ifade eden Bakan Bilgin, “Türkiye’nin 3 büyük sorunu vardır. Birincisi Türkiye’nin demokratikleşmesi meselesi, bu 100 yıllık bir problemdir. İkincisi kalkınma meselesi. Türkiye imparatorluğunu kaybettikten sonra yarı sömürge durumuna düşmüştür. Yarı sömürgeden çıkışın yolu kalkınmadır. Yani bağımlılık ilişkilerinizi kırıp, onun yerine kendi ürettiğiniz değerlere ekonomi başta olmak üzere inşa etmektir. Üçüncü mesele de birlik ve dayanışmadır. Türkiye’nin demokratikleşme sürecine baktığımız zaman, çok problemli bir yapı olduğunu gördük. İmparatorluk döneminde demokrasiye doğru bazı açılımlar olmuştur ama sivil gelişmelerin olmadığı ve imparatorluğun özellikle parçalanma tehditleri, doğrudan doğruya savaşlarla boğuştu bir dönemde bu mümkün olamamıştır. Aslında demokratikleşme sürecinde sivil toplum olmadığı için iş, aydınların ve bürokratların eline kalmıştır. Bürokratların eline kalınca, bürokratlar kendi diktatörlüklerini kurarlar, askerlerin eline kalırsa da militarizmi kurarlar. Bizde de militarizm kurulmuştur. Ama biz bunu son 25 yılda aştık. 12 Eylül tecrübesinin oluşturduğu tahribatı, biz de sivil toplumun gelişmesiyle birlikte bunu aşma konusunda bir cesaret, irade ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bir diğer mesele kalkınma meselesidir. Türkiye, içine kapalı bir ekonomiydi. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren kalkınma meselesi önemli bir meseledir. Gazi Paşa ve silah arkadaşları Osmanlı İmparatorluğu’nun son kahramanlarıdır. Milli mücadeleyi başarmışlardır ama kalkınma konusunda Türkiye, çok geride kalmıştır. Yoksul bir Cumhuriyet. Tek başına düşen milli gelirin 60 dolar olduğu bir ülke, buna rağmen çok şeyler yapılmıştır. Demiryolları yapılmıştır. Aydın’da yapılmıştır. Türkiye’nin ilk demir yoludur ama Türklerin yaptığı demiryolu değildir. O zaman 3 bin kilometre demiryolu yapmışlardır. Türk demiryolu olmadan kalkınma olmaz. Sadece demiryolu değil. Yol olmadan olmaz. Çünkü yol, tarlayı pazara bağlar. Ürününü paraya bağlar. Netice itibariyle 74 Kıbrıs Çıkarmasının ardından hemen sanayileşme tavrı oluştu. Türkiye, son çeyrek yılda başarmaya başladı. Türkiye, dünyanın her ülkesine satacak ürünleri olan bir ülke. Bunları çoğaltmamız lazım. Yani demokratikleşme meselesini sivil toplumun güçlenmesi ve demokrasi bilinci ile başaracağız. Türkiye yeni yeni demokratikleşiyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetir. Bu başkanlık sistemine geçiş ile birlikte realite oldu. Demek ki demokratikleşme konusunda fevkalade adımlar attık ama bunun devam etmesi lazım. Üçüncü mesele ise birlik ve dayanışmadır. Bunu da sosyal politikalar ile sağlayacağız. Toplumun farklı sınıf ve kesimlerini entegre edeceğiz. Eşitsizlikleri ortadan kaldıracağız. Eşit fırsat ve imkanlar vererek sağlayacağız. Ekonomide düşük gelirleri grupları destekleyeceğiz. Düşük gelirlilere yüksek gelir grubundan ya da devletin muhtelif kaynaklarından takas yapacağız” şeklinde konuştu.

    “Aydın, demokrasi yolunda önemli bir il”
    Aydın’ın demokrasi yolundaki önemli bir il olduğunu vurgulayan Bakan Bilgin, “Sendikalaşmanın önemine dikkat çeken beyaz bayrak uygulamamızı Türkiye çapında uygulamaya başlıyoruz. Uygulamamız başladı ama törenini yapacağız. Netice itibariyle gelir transferin de düşük gelirli vatandaşları koruyacağız. Bu aynı zamanda toplumsal entegrasyonun en önemli mekanizmasıdır. Asgari ücretleri koruyan politikalar uyguladık. Aralık ayında da yapacağız. Onun için bunu da hakkaniyet içerisinde yapmak durumu içerisindeyiz. Bu hakkaniyet duygusunu kaybettiğimiz zaman birlik ve dayanışmamız kaybolur. Onun için biz sosyal politikalar ile toplumun her kesimindeki eşitsizliği ortadan kaldırarak yeniden biz duygusuna kavuşturabiliriz. Dolayısıyla Aydın, Türkiye’nin demokrasi yolundaki en önemli illerindendir. Dolayısıyla bu bahsettiğim 2 meseleye en güçlü katkıyı verecek olan ilin de Aydın olacağına inanıyorum” dedi.

  • AK Partili Gökcan; Endişeye gerek yok, AK Parti var

    AK Partili Gökcan; Endişeye gerek yok, AK Parti var

    “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” programı dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile birlikte Aydın’a gelen AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, Kuşadası ilçesinde vatandaşlar ve partililer ile bir araya geldi.  

    AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, ‘2023’e Doğru Şehir Buluşmaları’ programı için Aydın’a geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ve bazı AK Parti MKYK üyeleri ile birlikte basın mensupları ile kahvaltılı programda buluşan Milletvekili Gökcan, buradaki programın ardından Kuşadası ilçesinde ziyaretlerini sürdürdü.

    Kuşadası ziyaretinde vatandaşlarla buluşan Milletvekili Gökcan, Kuşadası Liman Başkanlığı, Kuşadası Ticaret Odası, Kuşadası Otelciler Derneği’ni de ziyaret ederek, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Gökcan Aydın’daki programla ilgili olarak, “AK Parti Genel Merkezimizin “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” programı için Aydın’a geldik. Programa katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Vedat Bilgin, AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Hamza Dağ ve Aydın programına katılım sağlayan MKYK üyelerimiz, milletvekillerimiz ile toplantı da bir araya geldik. 2023 seçimleri için saha çalışmalarına devam ediyoruz. Muğlamızda olduğu gibi Aydın’da da gayet iyi durumdayız. Vatandaşımızın teveccühü devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2023 seçimlerini de zaferle sonuçlandıracağız. Görüyoruz ki, kendilerini yönetemeyenler Türkiye’yi yönetmeye talip oluyorlar. 6 ayrı ses çıkıyor, 7. ses olarak ta HDP var. Milletimiz bunları görüyor. Bu altılı masa kısa süre sonra çöküp gidecek. Bazı sıkıntılar yaşıyor olabiliriz, bunların üstesinden el birliği ile geleceğiz. Endişeye gerek yok. Çünkü 20 yıldır milletin sesi olmuş AK Parti var” diye konuştu.

  • Bakan Bilgin’den Cumhur İttifakı ziyareti

    Bakan Bilgin’den Cumhur İttifakı ziyareti

    AK Parti’nin 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı çerçevesinde Aydın’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, AK Parti ve MHP il binalarını ziyaret ederek seçim öncesi çalışmaları değerlendirdi.  

    AK Parti 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı, Aydın’da gerçekleştirildi. Program çerçevesinde Aydın’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, beraberindeki heyet ile birlikte DSİ Misafirhanesi’nde düzenlenen basın toplantısının ardından il genelinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bu çerçevede Cumhur İttifakı ortaklarını ziyaret eden Bakan Bilgin MHP ve AK Parti il başkanları ile görüşerek, seçim öncesi çalışmaları değerlendirdi.

    İlk önce Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanlığı’na gelen Bakan Bilgin, buradaki görüşmelerin ardından beraberindeki heyet ile birlikte AK Parti Aydın İl Başkanlığı’na geldi. Yaya olarak ziyarete giden Bakan Bilgin, vatandaşları selamladı. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık ise AK Parti ziyareti sırasında Bakan Bilgin’e yol boyunca eşlik etti.

  • Bakan Bilgin: Türkiye, dünyada derinleşen krizi büyüyerek aşacak

    Bakan Bilgin: Türkiye, dünyada derinleşen krizi büyüyerek aşacak

    AK Parti’nin 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı çerçevesinde Aydın’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, enflasyona dair açıklamalarda bulunarak, “Türkiye, dünyada derinleşen krizi büyüyerek aşacak” dedi.  
    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları programı Aydın’da gerçekleştirildi. Program çerçevesinde Aydın’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, AK Partili heyetle birlikte DSİ Misafirhanesi’nde düzenlenen basın toplantısına katıldı. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Bakan Bilgin, dünyada ekonomik krizin her geçen gün derinleştiğine dikkat çekti. Türkiye’nin dünya genelinde enflasyon ile çok iyi şekilde mücadele ettiğini ifade eden Bakan Bilgin, “Türkiye, dünyada derinleşen krizi büyüyerek aşacak” dedi.

    Batı’nın her geçen gün hegemonyasını kaybettiğini ve bunu kabullenmediğini ifade eden Bakan Bilgin, “Bu buluşmalar aynı zamanda siyasi etkileşim anlamında çok değerli. Burada size Türkiye’nin nerede durduğuna dair bazı konuları paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler’de ortaya koyduğu meseleler ve sorunların nasıl çözümleneceğine dair önemli bakış açısını ortaya koydu. Bütün krizler Batı’nın hegemonyasının çöküşü olarak değerlendirildi. Bu son yüzyılda Amerikan hegemonyasının da çöküşü gerçekleşti ama bunlar çökerken aslında eski usulle kabullenmemeye devam etti. Yani Batı, ekonomik üstünlük ve sömürüsünü artırdığı süreçte bu bağımlılık ilişkilerini kaybediyor. Ama kendi konumunu bir müddet daha sürdürmenin yolunu başka yerlerde arıyor. Baskı ve şiddet araçlarıyla bunu sürdürmek istiyor ama yanlış bir yolda ilerliyor. ABD ise aynı şekilde dünyada savaşlar çıkartıyor, iç savaşlar çıkartıyor. Terörü de bu yüzden destekliyor. İstikrarsız hale getirdiklerini kendine bağımlı hale getirmek istiyor. Ortadoğu’da egemenlik ilişkisini devam ettirmek istiyor. Bütün bunlar Batı’nın krizini devam ettiren gösterge. Bütün dünya değişiyor. Batının gücü doğuya kayıyor. Batılı bilim adamlarına göre Çin yükseliyor. Şimdi ise bütün Asya ayağa kalkıyor. Hindistan yükseliyor. Ortadoğu değişiyor. Batı eski düzenle kurduğu hakimiyetini kaybedeceğini görünce şiddete dayalı politikasını sürdürüyor. Ama karşısına Türkiye çıkıyor. En son 15 Temmuz’da darbe ile Batı, militarizm gücünü kaybetti. Türkiye bağımsızlık doğrultusunda gücünü ortaya koydukça, Batı’nın bu siyasetine Türkiye’den cevap geldi. Dolayısıyla dünyanın değiştiğini, Batı kendi hegemonyasının değiştiğini kabul etmek zorunda. Zaten kabul edecek ama dünyaya kanlı savaşlar yaşatarak değil. Tarihi bir zamandan geçiyoruz. Ama dünya yeni bir döneme, barışa, huzura, bu sömürü ilişkilerinin bittiği döneme girecek. Bunu Cumhurbaşkanımızın ABD ziyaretinde de gördük. Biz yaklaşık 100 yıl Batı yörüngesinde kalmış bir ülkeyiz. Bağımsız Türkiye lafını, siyasette bir değer haline Türkiye’nin milliyetçileri ve muhafazakarları yapıyor. Dolayısıyla yeni bir dönem başlıyor, biz siyaset yapıyoruz. Toplumumuzun sorunlarını çözmek zorundayız. Bu bakımdan Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelmek hem sorumluluğumuz hem görevimiz” dedi.

    Kimseyi enflasyona ezdirmeyeceklerine vurgu yapan Bakan Bilgin, “Pandemiden sonra dünyada meydana gelen iki büyük olay var. Biri enerji, ikincisi ulaştırma sistemleri ile ortaya çıkan üretim problemi ve enflasyon. Enflasyon en fazla bizi etkiliyor. Çünkü enflasyonun ABD’de yüzde 7 olması çok ciddi problem ama orası 20 trilyon dolardan fazla ekonomi. Türkiye 1 trilyon değerde buna rağmen Türkiye enflasyona karşı güçlü bir mücadele veriyor. Bunda iki yaklaşım var. Birisi ekonomiyi soğutup, daraltarak mücadele etmek. Diğeri büyüyerek, üreterek, ihracat yaparak. Türkiye bu ikincisini yaptı. Bunun bir bedeli var tabii. Türkiye Devleti de bu konuda çok kararlı olarak ücretlerimizi koruyan bir sosyal politika uyguluyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa asgari ücret yüzde 50 oranında arttı. Baktık yetmedi daha sonra yüzde 30’luk bir artış daha yaptık. Yani matematiksel olarak yüzde 80 oranında bir asgari ücret artışı yaptık. Aralık ayı geliyor, yeniden değerlendirip konuşacağız. Hiç kimseyi enflasyona ezdirmeyeceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Adil bir şekilde herkese ek gösterge vereceğiz. Kamu çalışanlarımızla yaptığımız sözleşmede belirlediğimiz ilkeleri gerçekleştirdik. Enflasyon farkında refah payını içeren düzenleme yaptık” dedi.

    Konuşmasında EYT meselesine de değinen Bakan Bilgin, “EYT meselesini çözeceğiz. Aralık ayında Meclise intikal ettireceğiz. Onu tarihe karıştırıyoruz. Taşeron işçiliğinden geçmeyen yaklaşık 90 bin kişilik bir kitle var. Onların sorunlarını çözüyor, kamuda kadroya alıyoruz. Dolayısıyla Türkiye tüm sorunlarını çözüyor. Bunları seçim kazanmak için mi yapıyoruz. Hayır, biz zaten seçimi kazanacağız ama bunları görevimiz olduğu için yapıyoruz. Milletimiz endişe etmesin bu enflasyonu da çözeceğiz. Çünkü Türkiye, ekonomiyi geliştirerek, büyüyerek bu sorunları aşacak. Dünya krizi derinleşerek artıyor ama Türkiye büyüyerek bu krizi aşacak” dedi.
      
    Programın açılış konuşmasını yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ise, “Her şeyi kampanya süreci ile ortaya koyarsınız. Biz de 2023’e Doğru Şehir Buluşmaları olarak kampanyamıza başladık. Sokak sokak gezerek halkımızı dinlemeye devam edeceğiz. Hem 2023’e kadar hem de 2023 seçimlerinden sonra neler yapacağımızı halkımızla paylaşma imkanı bulacağız. Bunu daha da artırarak yolumuza devam edeceğiz. Bu ivmeyi 2023 seçimlerinden sonra yeni vizyonla devam ettireceğiz. Cumhur İttifakı olarak çok hızlı bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Biz bu ülkenin önünü çok daha ileri açmak için 20 senedir önemli mesafeler kat ettik. İnşallah 2023’ten sonra Türkiye’nin yeni bir yüzyılı başlıyor. Bu buluşmalar ile milletimizle birebir diyaloğu daha da artırarak açık farkla seçimi kazanacağız, açık farkla birinci olacağız” dedi.
      
    Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti MKYK üyeleri, AK Parti Aydın, Muğla, İzmir, Manisa ve Denizli milletvekilleri, AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık ile Cumhur İttifakı üyesi partilerin üyeleri katıldı.

  • Başkan Günel: 3,5 yılda 20 yıllık hizmet sunduk

    Başkan Günel: 3,5 yılda 20 yıllık hizmet sunduk

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, mahalle toplantılarına Bilgikent Sitesi ve Efes Evleri ile devam etti. Geçtiğimiz hafta Türkmen Mahallesi sakinleri ile gerçekleştirdiği buluşmaya katılan Bilgikent sakinlerinin kendisini davet etmesi üzerine Bilgikent Sitesi’ni ziyaret eden Başkan Ömer Günel, büyük ilgiyle karşılandı. Bilgikent Sitesi Başkanı Saltanat Çıkraç, “Başkanımız geleceğim dedi ve bizleri kırmayarak ziyaretimize geldi. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, pandemi nedeniyle ara verdiği mahalle toplantılarına devam ediyor. İkiçeşmelik, Camiatik ve Türkmen mahallelerinin ardından Soğucak Mahallesi’nde yer alan Bilgikent Sitesi ile Karaova Mahallesi’nde yer alan Efes Evleri sakinleri ile bir araya gelen Başkan Ömer Günel, 3 buçuk yıllık görev süreleri boyunca kent genelinde yaşama geçirdikleri hizmet ve projelerle ilgili bilgi aktardı.

    “ Mazeret değil hizmet ürettik”
    İlk olarak Bilgi Sitesi sakinleri ile bir araya gelen Başkan Ömer Günel, Covid 19 salgını nedeniyle 2 yıldır ara vermek durumunda kaldığı mahalle toplantılarını yeniden gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirtti. Kuşadası’na hizmet etmek için durmaksızın çalıştıklarına dikkat çeken Başkan Ömer Günel “Pandemi döneminde pek çok belediye çalışmalarını durdururken Kuşadası Belediyesi olarak sizler için gece gündüz çalışmaya devam ettik. Hemşehrilerimizin evlerinde kaldığı dönemde bizler tüm ekiplerimizle sahada olarak Trafik Sakinleştirme Projesini yaşama geçirdik. Merkezi yollarımızı ve çarşılarımızı yeniledik. 3 buçuk yıl önce görevi devraldığımda Belediye kasasında sadece 200 bin TL vardı. Personel maaşları 4 aydır ödenmiyordu. Kaynaklarımızı doğru kullanarak ve yaşama geçirdiğimiz gelir artırıcı çalışmalarla kısa süre içerisinde finansal istikrarı sağladık ve sizin paranızı size en iyi şekilde hizmet etmek için harcadık. Hiçbir zaman mazeret üretmedik” dedi.

    Kuşadası’nın ihtiyacı olan hizmeti en hızlı biçimde alabilmesi için devletin tüm kurumları ve Aydın Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde çalıştıklarının altını çizen Başkan Ömer Günel “Kuşadası çok hızlı büyüyen bir kent. İhtiyaçları da aynı hızla artıyor ve değişiyor. 3 buçuk yılda Kuşadası’nın 20 yılına denk hizmet yaptık. Kamunun kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirerek sizlere hizmet olarak sunduk, sunmaya da devam edeceğiz” dedi.

    Başkan Ömer Günel, konuşmasının ardından sözü Bilgikent Sitesi sakinlerine bıraktı. Özellikle sokak hayvanları ile ilgili yaşama geçirdiği çalışmalar nedeniyle Başkan Ömer Günel’e teşekkür eden Bilgikent Sitesi sakinleri, alt yapı ile ilgili sorun ve taleplerini dile getirdiler. Başkan Ömer Günel, Bİlgikent Sitesi’nin de içinde bulunduğu bölgenin içme suyu ve kanalizasyon hattının ASKİ tarafından projelendirildiğini ve sorunun kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulacağını ifade etti.

    Başkan Ömer Günel, Bilgikent Sitesi’nin ardından Karaova Mahallesi’nde yer alan Efes Evleri sakinleri ile bir araya geldi. Karaova Mahallesi Muhtarı Firdevs Bakkal ve Efes Evleri Sitesi Başkanı Ecvet Deniz’in de katıldığı toplantıda site sakinlerinin sorun ve taleplerini dinleyen Başkan Ömer Günel, hemşehrileri ile bir araya gelmenin, enerjisini ve motivasyonunu artırdığını dile getirdi. Belediyeciliğin kısıtlı bir bütçe ve zaman ile farklı talepleri aynı anda karşılamayı gerektirdiğini dile getiren Başkan Ömer Günel “Belediyecilik, sorunlara anında müdahale edebilme yeteneğidir. Bu nedenle Acil Müdahale birimimizi ve Güvercin Masa’yı kurduk. Kuşadalı hemşehrilerimiz artık sorun ve taleplerini bize en kısa süre içerisinde bildirebiliyor ve küçük çaplı sorunlar kısa süre içerisinde gideriliyor. Daha yoğun ve detaylı çalışma gerektiren sorunlar ise planlamaya dahil ediliyor ve hemşehrilerimiz konu ile ilgili bilgilendiriliyor. Tüm talepleriniz dikkate alınıyor” diye konuştu.

    Site sakinlerinin sorun ve isteklerini dinleyen Başkan Ömer Günel, üst geçit talebinin dile getirilmesi üzerine sorunun en hızlı biçimde çözümü için Karayolları Genel Müdürlüğü ile iletişime geçeceğini ve konunun takipçisi olacağını söyledi. Toplantıda konuşan Karaova Mahallesi Muhtarı Firdevs Bakkal ise Başkan Ömer Günel’in çalışmalarından çok memnun olduklarını belirterek “Ömer Başkanımızı çok seviyoruz. Ne zaman neye ihtiyacımız olsa kendisi tüm ekibi ile her zaman yanımızda oldu. Başarılarının devamını diliyorum” dedi.

  • MHP’li Alıcık: Artık darbeler dönemi kapanmıştır

    MHP’li Alıcık: Artık darbeler dönemi kapanmıştır

    MHP Aydın İl Başkanı, 17 Eylül 1961 tarihinde idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes’i anarak, “Artık darbeler dönemi kapanmıştır” dedi. 
     
    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, merhum Başbakan Adnan Menderes’in idam edilişinin 61’inci yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yayınladı. Alıcık mesajında “16 Eylül 1961’de Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, 17 Eylül’de de hemşehrimiz Başbakan Adnan Menderes İmralı adasında idam edilerek şehit edilmişlerdir. Allah rahmet eylesin. Artık darbeler dönemi kapanmıştır. Türk-İslam ahlakıyla perçinlenmiş, akıl, adalet ve izanla pekişmiş, merhamet ve şefkatle yücelmiş aziz Türk milleti teşkilatçı karakteri, birlik ve beraberliği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve gelişen demokrasimiz ile ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi hiçbir tehdide aldırış etmeden, vesayet arayışlarını gereken dersi verecektir. Allah birliğimizi beraberliğimiz bozmasın” ifadelerine yer verdi.

  • MHP’li Alıcık: 12 Eylül’de Türk milliyetçileri şehit edildi

    MHP’li Alıcık: 12 Eylül’de Türk milliyetçileri şehit edildi

    12 Eylül darbesinin yıldönümünde bir mesaj yayınlayan MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık; “İmkansızlık insanın zihnindedir ve Türk milliyetçileri için söz konusu vatansa imkansız diye bir mefhum söz konusu değildir” dedi.  

    MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümü ile ilgili bir mesaj yayınladı. “Kara Eylül” olarak bilinen dönemde Türk milliyetçilerinin ve ülkücülerin şehit edildiğini belirten Alıcık; “Türk Milliyetçiliği vatan ve millet sevdasının hiçbir ön şarta dayanmayan kutlu bir yansımasıdır. Ne 12 Eylül öncesini ne de 12 Eylül’ü unuttuk, unuttururuz” dedi.

    Başkan Alıcık, mesajının devamında “Türk Milliyetçiliği vatan ve millet sevdasının hiçbir ön şarta dayanmayan kutlu bir yansımasıdır. Türk Milliyetçiliği fikriyatı tam bağımsızlığı şiar edinmiştir ve Türk milletine yabancı zararlı ideolojilerin, sömürüyü bir kurtuluş reçetesi olarak sunan her türlü emperyalizmin ebedî ve ezelî hasmıdır. Şartların zorluğu, düşmanın kaviliği, imkânların yetersizliği yahut sayının azlığı Türk Milliyetçileri için geri durmayı gerektirecek bahaneler değildir. İmkânsızlık insanın zihnindedir ve Türk Milliyetçileri için söz konusu vatansa imkânsız diye bir mefhum söz konusu değildir. Her bölgemizde ayrı bir ülkecik, ayrı bir dil meydana getirmek suretiyle büyük Türk milletini ayrıştırmak, kökünden koparmak isteyen kızıl emperyalizme karşı Türk Milliyetçileri destanlaşan bir sath-ı müdafa mücadelesi vermiştir. ‘Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan ve tek dil’ ülkümüz ve sevdamız doğrultusunda verdiğimiz şanlı mücadele sayesindedir ki bugün bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dimdik ayaktadır. 12 Eylül 1980 tarihinde ABD’nin gayrimeşru çocuklarının gerçekleştirmiş olduğu darbe neticesinde vatan sevdalılarına mükafat olarak C-5’ler, idamlar, sorgular, işkenceler, acılar düşmüştür. Türk Milliyetçileri baba bildiği devletine küsmemiş, suçu devlette değil darbenin mimarı ve uygulayıcılarında aramıştır. Haksız yere kapatıldıkları cezaevlerini birer çilehane, taş medreseye çevirmişler; yarınların büyük, güçlü Türkiye’sini kurmak için mücadelelerine burada devam etmişlerdir” ifadelerine yer verdi.

    80 darbesi sonrası hazırlanan 945 sayfalık iddianameye vurgu yapan Alıcık; “Ülkücülerin, haklı davalarına sadakatlerinden rahatsız olanlar 29 Nisan 1981 tarihinde her bir sayfası çirkin iftira ve yalanlarla dolu 945 sayfalık bir düzmece iddianame hazırlanmış; başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere 587 sanıklı ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar’ davası böylece başlamıştır. 220 dava arkadaşımızın idamının istendiği utanç mahkemelerinin yargılaması 5 yıl 11 ay 8 gün sonra, 7 Nisan 1987 tarihinde sona ermiş; Başbuğumuz Alparslan Türkeş 11 yıl 1 ay 10 gün hapse mahkum edilmiştir. Türk Milleti’nin tertemiz vicdanında daima kutlu bir yere sahip olan Ülkücü Hareket, 12 Eylül’de ölümle sınanmış, insanlık dışı muamelelere muhatap olmuştur. Yapılan sözde yargılamalar neticesinde Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu ve Selçuk Duracık idam edilmiş, pek çok dava arkadaşımız çeşitli cezalara çarptırılmış, bir kısmı ise yargılamalar devam ederken hayatlarını kaybetmiştir. Türk Milliyetçileri 12 Eylül’den dersler çıkarmış, 15 Temmuz 2016 tarihinde yeni bir darbe ile büyük Türk milletine bedel ödetmeye kalkanlara gereken cevabı vermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, TBMM’nin işlemez hâle geldiği dönemlerde sorumluluk üstlenmiş, demokrasinin önündeki tıkaçları büyük bir ustalıkla ve titizlikle açmayı bilmiştir. Cumhur İttifakı ikliminde oluşan mili birlik ve beraberlik gücümüz darbeci zihniyetin , darbe beklentilerinin bitin planlarını bir daha gün yüzüne çıkmamak üzere tarihin derinliklerine gömmüştür. Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere ebediyete irtihal etmiş dava adamlarının tarih huzurundaki haklılığımızın bilinciyle idam sehpalarına bir cennet bahçesine girercesine yürüyen 9 yiğit ülküdaşımızın ruhları şad, mekanları cennet olsun. O günleri yaşayan ve bugün hayatta olan kıymetli ülküdaşlarımıza Allah, sağlıklı ömürler versin. Ne 12 Eylül’ü ne de şehit dava arkadaşlarımızı unuttuk. Unutursak kanımız kurusun” dedi.