Kategori: Siyaset

  • CHP’li Bülbül: Saray’da keyif sürenlerin bundan haberi var mı?

    CHP’li Bülbül: Saray’da keyif sürenlerin bundan haberi var mı?

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hayat pahalılığı vardır” sözlerine ilişkin konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hayat pahalılığının olduğunu söyleyerek, “Ama insanların düne göre biraz daha az miktarda alabiliyor olsa da istedikleri her ürüne erişiminin olduğu bir ülkede yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan’ın bu sözlerine yanıt ise CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül’den geldi. CHP’li Bülbül şu ifadelerle AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıt verdi:

    “Evet, sayenizde hayat pahalılığı var. Elektrik ve doğal gaz faturası, mazot, benzin, LPG zamları, sabah ekmek kuyruğu, öğlen yağ kuyruğu, akşam akaryakıt kuyruğu! Peki Saray’da halkın vergisiyle keyif sürenlerin bundan haberi var mı?

  • Kılıçdaroğlu'ndan Bülent Tezcan'a kritik görev

    Kılıçdaroğlu'ndan Bülent Tezcan'a kritik görev

    CHP Aydın Milletvekili ve PM Üyesi Bülent Tezcan, Kılıçdaroğlu’nun kararıyla Genel Başkan Yardımcılığı’na getirildi.

    Partinin önemli yerlerinde görev yapmış, partinin kritik isimlerinden olan CHP Parti Meclisi Üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan tekrar MYK’ya dönerek Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu.

    CHP’den yapılan açıklamaya göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tezcan’ı Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atadı.

  • Başkan Günel ilçe başkanlarıyla bir araya geldi

    Başkan Günel ilçe başkanlarıyla bir araya geldi

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, yaklaşan turizm sezonu öncesi belediye meclisinde yer alan siyasi partilerin ilçe başkanlarıyla bir araya gelerek kentte hayata geçirilen projeler ve yapılan hazırlıklarla ilgili bilgi verdi.

    Göreve geldiği günden bu yana Kuşadası’nın çehresini değiştirecek projelerle ilgili her kesimle yakın temas kuran Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye meclisinde yer alan siyasi partilerin ilçe başkanlarıyla buluştu. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmeye CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, İyi Parti Kuşadası İlçe Başkanı Hayati Atlı, AKP Kuşadası İlçe Başkanı Mustafa Gökçe ve MHP Kuşadası İlçe Başkanı Murat İnan katıldı. 

    Toplantıda, Başkan Ömer Günel siyasi partilerin ilçe başkanlarına kentte hayata geçirdikleri ve yapmayı planladıkları projeler hakkında detaylı bilgi verdi. Görüşmede, turizm sezonu öncesi gerçekleştirilen hazırlıklar ele alındı. Son kısımda ise Başkan Ömer Günel ile ilçe başkanları tarafından Belediye Meclis Komisyonlarının daha faydalı çalışması için istişarede bulunuldu. 

  • CHP'li başkanlar Aydın’da toplanacak

    CHP'li başkanlar Aydın’da toplanacak

    CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde Kuşadası’nda toplanacak. 

    CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı, ülke gündemindeki son gelişmeleri değerlendirmek ve çözüm önerilerinde bulunmak için 25-26-27 Mart tarihlerinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde Kuşadası’nda bir araya gelecek. Düzenli olarak çeşitli illerde bir araya gelen başkanların bir sonraki durağı Aydın olacak. Kuşadası’nda bir araya gelecek olan başkanlar, ülke gündeminde ki son gelişmeleri değerlendirecek. 

    Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın katılması bekleniyor.

  • Milletvekili Bülbül, Karpuzlu ve Germencik'te vatandaşla buluştu

    Milletvekili Bülbül, Karpuzlu ve Germencik'te vatandaşla buluştu

    Bülbül, “CHP olarak zeytin’i talan yönetmeliğinin iptali için Danıştay’a dava açtık” dedi.
    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Karpuzlu ilçesinde birtakım ziyaretlerde bulunarak, vatandaşlarla buluştu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Karpuzlu ilçesine giderek vatandaşlarla buluştu, ayrıca birtakım ziyaretlerde bulundu.

    İlk önce CHP Karpuzlu İlçe Örgütünü ziyaret eden Bülbül, İlçe Başkanı Tuğrul Ozan ve yönetimiyle görüştü. Heyet ardından ilçe sakinleriyle buluşarak, ilçe hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    ESNAF KURULUŞLARINI ZİYARET ETTİ
    Daha sonra Karpuzlu İlçe Başkanı Ozan ve Yönetim Üyeleriyle Şoförler Odası Başkanı Hüseyin Kurtuluş’u ziyaret etti. Bülbül, son dönemde akaryakıta gelen zamlar sonrasında şoförlerin yaşadığı sorunları dinleyip, çözüm önerilerini sundu.
    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül ve beraberindeki heyet, ardından da Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Musa Kaçan’ı ve Karpuzlu Ziraat Odası Başkanı Hasan Aydoğdu ve Yönetim Kurulunu ziyaret ederek, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Bülbül, ziyaretlerden sonra Karpuzlu çarşı esnafını gezip, esnafın sorunlarını ve taleplerini dinledi.

    ZEYTİN ÜRETİCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ
    Süleyman Bülbül, Germencik İlçe Başkanı Salih Çavuş, Kadın Kolları Başkanı Pelin Çavdarlı, Belediye Başkan Yardımcısı Aydın Bircan ile incir ve zeytin cenneti olan Dağyeni köyüne giderek, zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Benzin ve fatura zamlarının çiftiçiyi, şöfor esnafını bitirdiğini belirten  Bülbül, üreticilerin zeytini talana açan yönetmeliğe isyan ettiğini belirterek, “Bizler de köylülerimizin yanındayız. AKP iktidarı demek zam ve zulüm demektir. Fakat kötü günler bitecek. İşin ehli olan bizler ülkeyi yönetecek dedi.

    Ayrıca, Germencik Esnaf Odasını da ziyaret eden Bülbül, son olarak da Ortaklar Çarşı ve Esnafıyla buluştu.

  • CHP’li Bülbül: Ülkenin her kesimi isyanda!

    CHP’li Bülbül: Ülkenin her kesimi isyanda!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, süt üretiminde ve ülkede yaşanan problemlere dikkat çekti. CHP’li Bülbül, milyonlarca insanın isyanda olduğunu ifade etti.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda konuşan CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, ülkedeki ekonomik kriz ve krizin etkilerine ilişkin konuştu.

    “SÜT FİYATINDA 5 YILDA 4,5 KAT ARTIŞ”
    Peş peşe gelen zamların ardından süt üreticilerinin zor durumda olduğunu vurgulayan ve sütün fiyatının 5 yılda 4,5 kat arttığına işaret eden CHP’li Bülbül, “2017 yılında süt 1 lirayken yemin çuvalı 38 liraydı. 2022 yılında sütün litresi 4 lira 70 kuruş, yemin çuvalı ise 300 lira. Yani sütün fiyatı 4,5 kat artarken yemin fiyatı 8 kat arttı. Dünya standartlarına göre 1 kilo sütle 1,3 kilo yem alınması gerekli ama bizde 1 kilo sütle 800 gram yem alınabiliyor.” dedi.

    “TARLADA ÜRÜN, CEPTE PARA KALMADI”
    Çiftçinin sütten kazandığı para ile 1 kilo dahi yem alamadığının altını çizen CHP’li Bülbül, “Gübre yüzde 400, mazot yüzde 200, elektrik yüzde 125, yem yüzde 130 arttı. Bu zamlar sonrası bütün üreticiler zarar ediyor, hayvanlarını kesime gönderiyor. Çark artık dönmüyor. Tarlada ürün, cepte para kalmadı. Ülkenin her kesimi isyanda. Elektrik, doğal gaz, mazot, benzin, yağ; her şeye zam, zam, zam. Çiftçi, esnaf, emekli, emekçiler, gençler isyanda.” şeklinde konuştu.

    “AKP YÜZÜNDEN MİLYONLARCA İNSAN EVİNE EKMEK GÖTÜREMİYOR”
    Meclis konuşmasının dışında açıklamalarda bulunan CHP’li Bülbül, erken seçim çağrısında da bulundu. “Bu düzen değişmeli, değişecek” diyen Bülbül şöyle konuştu:
    “Bu kriz aslında bugün başlamadı. Pandemi ile ya da Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile de başlamadı. İktidar partisi beceriksizliklerine kılıf olarak dış güçleri ya da dışarıda olan her şeyi kendine can sibobu olarak kullansa da bu acı günleri yaşamamızın nedeni tek adam rejimi ve onun akıl dışı politikalarıdır. Bugün yaşanan ekonomik kriz demokrasiden uzaklaşma, fikir hürriyetini kısıtlama, yargının iktidar güdümüne girmesi, cemaatlerle geçirilen zamanlar ve bu eski dostlarından gelen darbe girişimi ile ayrı tutulamaz, ayrı görülemez. Zincirleme bir beceriksizlik, zincirleme bir öngörüsüzlük ve zincirleme bir ihanetin sonucunda bugün 84 milyon Türk milleti, iktidar destekçisi veya muhalefeti ile evine ekmek götüremiyor. “

    “SUÇLADIĞI HER ŞEY KENDİ İKTİDARINDA BAŞINA GELİYOR”
    “İktidar taraftarlarının da tanzim satış ile görmeye başladığı ekonomik sorunlar trajikomik bir şekilde varlık, bolluk satışı olarak halka yutturulmaya çalışılsa da bugün geldiğimiz noktada millet ekmek kuyruklarında ve hatta yağ kuyruklarında saatlerce bekleyecek hale geldi. AKP’nin başındaki şahıs tüm kini ve öfkesiyle beceriksizliğinin faturasını 40-50 yıl öncesinin Türkiye’sini suçlayarak aklamaya çalışsa da bugün suçladığı her şey başına geliyor, hepsini bir bir kendi iktidarında yaşıyor. Ancak bundan elbette gariban halk etkileniyor. Beyefendi sarayda sefa sürerken acı reçete, acıyı bal eyleme yoksul halka kalıyor. İşte tam da bu yüzden bu düzen değişecek. Sarayda sefa sürenler ve onun avaneleri gidecek. Geliyor, gelmekte olan.”

  • AK Parti’li Savaş: Kutsal emanetimize sonsuza kadar sahip çıkacağız

    AK Parti’li Savaş: Kutsal emanetimize sonsuza kadar sahip çıkacağız

    AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 107. yıl dönümü ileilgili bir mesaj yayınladı.

    “Çanakkale Zaferi, tarihi şanla ve şerefle dolu bir milletin küllerinden yeniden doğarak, birlik ve beraberlik ruhuyla bütünleştiği zaferin adıdır. Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tüm cihana şanlı bir zaferle ilan eden ecdadımız, zor koşullara rağmen asırlar geçse de unutulmayacak mücadele göstermiş; Çanakkale’yi nesiller boyu hatırlanacak bir destana dönüştürmüştür” ifadelerini kullanan AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş açıklamasının devamında şunları söyledi:

    “Çanakkale’de, çağın en ileri silahlarına karşı göğsünü siper eden kahraman ecdadımızın mücadelesi bugün hala yolumuzu aydınlatmaktadır.Yüreğindeki vatan sevdası, iman gücü, azim ve fedakârlıkla düşmanı bozguna uğratan kahramanlarımız tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.Böylesi zaferlere imzasını atmış yiğit ecdadın torunları olarak bize bırakılan bu kutsal emanetimize sonsuza kadar sahip çıkacağız.Sınırlarımız içinde ve dışında istiklalimize ve istikbalimize göz dikenlere diz çöktürmeye devam edeceğiz. Kirli emelleri olanlara asla fırsatvermeyeceğiz. Geçmişten aldığımız güçle, güvenle geleceğimizi inşa etmeyi sürdüğümüz atılımlarımız nesillerimize miras bırakmanınmücadelesini yaşıyoruz.

    Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, atalarımızın uğruna canlarını feda ettiği idealleri degerçekleştirmenin gayreti içerisindeyiz. Büyük bir coşku ve gururla açılışı gerçekleştirilecek olan 1915 Çanakkale Köprüsü, geçmiştengeleceğe aktarılan birikimin en güzel örneklerinden biridir. Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren, Çanakkale Boğazı’ndaki ilk, boğazlardakidördüncü köprü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlı olmasını diliyorum.

    Bu duygu ve düşüncelerimle, 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin 107. Yıl Dönümü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzereÇanakkale’den bugüne müdafaa-i vatan müşterek zemininde birleşerek canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize enderin şükranlarımı sunuyorum. Bizler size ebediyen minnettar kalacağız…”

  • Başkan Atabay CHP'li kadınların eğitimine katıldı

    Başkan Atabay CHP'li kadınların eğitimine katıldı

    Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, CHP Didim İlçe Kadın Kolları Örgütü tarafından Akbük’te düzenlenen “Güvenli yurttaş, güvenli gelecek” etkinliğine katıldı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Didim İlçe Kadın Kolları örgütü, pandemi nedeniyle ara verdiği eğitimlere tekrar başladı. Uzun aranın ardından tekrar başlanan eğitimlerin ilki Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Eğitim etkinliğine Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, CHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, Aydın İl Kadın Kolları Örgütü Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak, CHP Didim İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülru Pere, İlçe Kadın Kolları Örgütü üyeleri ile çok sayıda partili katıldı.

    “Güvenli yurttaş, güvenli gelecek” başlığı ile düzenlenen etkinlikte ’10 soruda aile destekleri sigortası’ adı altında CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı tarafından yürütülen Aile Destekleri Sigortası programı hakkında eğitim verildi.

    Etkinliği düzenleyen CHP Didim İlçe Kadın Kolları Örgütü’ne ve desteklerinden dolayı CHP Aydın İl Kadın Kolları Örgütü’ne teşekkür eden Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, eğitimde gerekli düzenlemenin yapılması ile Türkiye’de birçok şeyin değişeceğine inandığını söyledi. Başkan Atabay, “Genel Başkanımız zaman zaman yaptığı konuşmalarda konuyu eğitime getirerek gerçekten içimi rahatlatan, ileriye umutla bakmamı sağlayan söylemler kullanıyor. Eminim partimiz iktidara geldiğinde yapılacak ilk 3 işten bir tanesi eğitim sisteminin iyileştirilmesi olacaktır. Bunu ümitle bekliyorum, bu iyileştirme ile ülkemizde çoğu şeyin temelinden değişeceğini düşünüyorum. Eğitim olmadan maalesef hiçbir şey olmuyor. İnşallah Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde bunu başaracağız” dedi.

    Eğitim etkinliğine katılan kadınlar, yatırımları ve çalışmaları nedeniyle Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’a teşekkür etti.

  • CHP’li Bülbül: Diyanet İşleri Başkanı zeytin talanına tek laf etmedi!

    CHP’li Bülbül: Diyanet İşleri Başkanı zeytin talanına tek laf etmedi!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, zeytin alanlarını maden sahalarına açan yönetmelikle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a seslendi. “İlgisi olmayan konularda bile açıklama yapan Erbaş dört kutsal kitapta da yer alan zeytinle ilgili tek bir laf bile etmedi” dedi. 

    Zeytin ilk ve ölümsüz ağaçtır diyerek sözlerine başlayan CHP’li Bülbül, “Zeytin derki; Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Siz gelmeden önce de buradaydım siz gittikten sonra da burada olacağım. Zeytin dört kutsal kitap yer alıyor. Yani zeytin kutsaldır. Diyanet İşleri Başkanı ilgisi olan olmayan her konu hakkında konuşuyor. Diyanet İşleri Başkanı “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Fesli Kadir’i ziyaret ediyor. Bunu özellikle söylüyorum, çünkü ben Ege çocuğuyum, bizler Efeyiz. Bizler o Yunanları Ege’den atan dedelerin, nenelerin torunlarıyız. Zeytini talan edecek, yağmalayacak olan yönetmelik çıktı ama Diyanet İşleri Başkanı’nın bununla ilgili hiç sesi çıkmıyor. Kutsal meyve hakkında konuşmuyor. Çünkü onun derdi Pakistan’a özel uçakla gitmek, onun derdi makam arabasıyla uğraşmak, onun derdi halkın en önemli sorunları hakkında bir şey dememek. Yolsuzlukla, yoksullukla ilgili hiçbir şey dememek, söz etmemek.“ dedi.
     
    “YÖNETMELİKLE HEM KANUNU HEM ANAYASAYI DEĞİŞTİRİYORSUNUZ”
    Yönetmelikle kanunu değiştiren iktidara sert sözlerle yüklenen CHP’li Bülbül, “Anayasanın 56’ncı maddesi der ki: “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Ama yönetmelikle siz kanunu değiştiriyorsunuz, siz yönetmelikle anayasayı değiştiriyorsunuz. İşte AKP’nin nitelikli kuvvetler ayrılığı dediği bu. Yönetmeliği, kanunun ve anayasanın üzerine çıkar ondan sonra memleketi yönet. Yok öyle bir şey yok. Türkiye hukuk devleti olacaktır, demokrasi ve özgürlükler gelecektir. Anayasal hak ve özgürlükler kullanılacaktır. Bunun da çözümü demokratik parlamenter sistemidir. Millet İttifakı’nın iktidara gelmesidir.” İfadelerini kullandı.

  • CHP’li Bülbül: Besiciler hayvanlarını kesiyor

    CHP’li Bülbül: Besiciler hayvanlarını kesiyor

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, süt üretiminde bile dünya standartlarının altında kaldığımızı belirterek “sütün fiyatı 4,5, yemin fiyatı 8 kat arttı. Artık üretici hayvanlarını kesiyor” dedi. 

    Meclis Genel Kurulunda konuşan Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, üst üste gelen zamlardan sonra süt üreticilerinin zor durumda olduğunu belirtti.  Sütün fiyatının 5 yılda 4,5 kat arttığını söyleyen Bülbül, “2017 yılında süt 1 lirayken yemin çuvalı 38 liraydı. 2022 yılında sütün litresi 4 lira 70 kuruş, yemin çuvalı ise 300 lira. Yani sütün fiyatı 4,5 kat artarken yemin fiyatı 8 kat arttı. Dünya standartlarına göre 1 kilo sütle 1,3 kilo yem alınması gerekli ama bizde 1 kilo sütle 800 gram yem alınabiliyor. Çiftçilerimiz sütten kazandığı parayla 1 kilo yem bile alamıyor. Gübre yüzde 400, mazot yüzde 200, elektrik yüzde 125, yem yüzde 130 arttı. Bu zamlar sonrası bütün üreticiler zarar ediyor, hayvanlarını kesime gönderiyor. Çark artık dönmüyor. Tarlada ürün, cepte para kalmadı. Ülkenin her kesimi isyanda. Elektrik, doğal gaz, mazot, benzin, yağ; her şeye zam, zam, zam. Çiftçi, esnaf, emekli, emekçiler, gençler isyanda. Bu düzen değişmeli, değişecek” dedi.

  • CHP'li Bülbül’den Yıldırım’a tepki: Aklımızla alay etmeyin

    CHP'li Bülbül’den Yıldırım’a tepki: Aklımızla alay etmeyin

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, çiftçilere yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle AKP Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’a tepki göstererek, “Çiftçiyi bitirdiniz. Bari aklımızla alay etmeyin.” dedi.
    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, AKP’li Binali Yıldırım’ın sarf ettiği “Ekin kardeşim, ekebildiğiniz kadar ekin. Maliyetler yüksek, mazot yüksek, gübre yüksek, diğer girdiler yüksek nasıl ekelim diye düşünüyorsunuz düşünmeyin.” ifadelerine ilişkin açıklama yaptı.
     
    “HANİ MAZOTUN YARISI SİZDENDİ?”
    Yıldırım’ın çiftçilerle ilgili sözlerine tepki gösteren CHP’li Bülbül, iktidarın çiftçiye verdiği hiçbir sözü tutmadığının altını çizerek iktidara seslendi ve şöyle dedi:
    “İktidar sürekli yalan üretiyor. Hiçbir sözünü tutmuyor. Mesela mazotta verilen söz neydi? Yarısı bizden yarısı sizden! Ne oldu peki? Mazota yüzde 220, gübreye yüzde 400, zirai ilaca yüzde 70 ile 400, yeme de yüzde 130 zam yapıldı.”

    “NE HALİN VARSA GÖR POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”
    CHP’li Bülbül, çiftçinin mevcut şartlar nedeniyle bu yükün altından kalkmasının mümkün olmadığını dile getirerek şunları söyledi:
    “Bu kadar mavi boncuk dağıttılar, filmin sonunda ne boncuk kaldı ne söz. Çiftçiyi perişan ettiler. Adeta, ‘ne halin varsa gör’ politikası yürütüyorlar. Bu kadar da vicdansızlık olmaz. Sanki çok iyi iş yapmışlar gibi şimdi de kalkmış Binali Bey çiftçiye yok üretin, yok düşünmeyin, yok arkanızda biz varız gibi bir şeyler saçmalıyor. Kardeşim bu nasıl laf? Çiftçinin halinden hiç mi haberiniz yok? Yoksa var da bir de kendileriyle alay mı ediyorsunuz? Çiftçiyi bitirdiniz. Akılları ile alay etmeyin bari.”

    “İKTİDARA GELİNCE TÜM DESTEKLERİ VERECEĞİZ”
    İktidara geldiklerinde, AKP iktidarının izlediği tüm yanlış politikalarını ortadan kaldıracaklarını ve eksikleri gidereceklerinin sözünü veren CHP’li Bülbül, “Çiftçimiz hiç merak etmesin, hiç ümitsizliğe düşmesin. Gidiyorlar. Yanlış politikalarını da alıp gidiyorlar. Geliyor, gelmekte olan. Çiftçimizi, iktidarın düşürdüğü bu durumdan çekip kurtaracağız. Bizim iktidarımızda Tarım Kanunu 21. madde gereği yıllık gayrisafi hasılanın yüzde 1‘den az olmamak üzere destekleme primlerini çiftçiye vereceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız ve bunu sağlayacağız. Çiftçimizi asla yalnız ve kaderine terk edilmiş halde bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Bülbül’den Tıp Bayramı mesajı

    CHP’li Bülbül’den Tıp Bayramı mesajı

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

    AKP’nin en temel hak olan sağlık hakkını bile sermayeye peşkeş çektiğini, sağlık emekçilerinin hakkını yok saydığını söyledi. Sağlık politikaları nedeniyle sistemin tamamen çöktüğü ve artık sağlık çalışanlarının mesleği bıraktığını belirten Bülbül, “Sağlık hakkına erişimin kısıtlandığı, yurttaşların tedavi ve ilaç masrafları altında ezildiği bu düzende hekimlerimizin emekleri hiçe sayılmakta, sağlıkta şiddetin her geçen gün arttığı bu günlerde bir de Cumhurbaşkanı tarafından hedefe konulmaktadırlar. Özellikle salgın döneminde günlerde bir saat bile durmadan çalışan tüm hekimler, sağlık emekçileri bugün dayatılan adaletsiz sağlık sistemine karşı ses çıkartıyor. Bizlerinde yapması gereken hekimlerimizin bu haklı taleplerine destek vermektir. Sağlık hakkı Anayasa güvencesinde en temel haktır. Bu hakkımız için çalışan tüm sağlık emekçilerimizin  Tıp Bayramını kutlarım.” dedi.

  • DEVA Partisi Aydın, ikinci yaşını kutladı

    DEVA Partisi Aydın, ikinci yaşını kutladı

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Aydın İl Başkanlığı, partinin kuruluşunun ikinci yılını pasta keserek kutladı. Bu pazar seçim olsa ‘DEVA hazır’ sloganıyla ikinci yaşlarını karşıladıklarını belirten DEVA Partisi Aydın İl Başkanı Meltem Gürler, Aydın halkına da çağrıda bulunarak kadınları ve gençleri partilerinde siyaset yapmaya davet etti.

    Ali Babacan’ın genel başkanlığını yaptığı DEVA Partisi, siyaset sahnesinde ikinci yılını kutladı. DEVA Partisi Aydın İl Başkanlığı da kuruluş yıldönümü dolayısıyla il başkanlığı binasından program düzenledi. DEVA Partisi Aydın İl Başkanı Meltem Gürler ve yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı programda ilk olarak DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın kuruluş yıldönümü ve gündem ile ilgili açıklamaları takip edildi. Babacan’ın konuşmasının ardından DEVA Partisi Aydın İl Başkanı Gürler ve yönetim kurulu üyeleri, partinin kuruluşunun ikinci yılını pasta keserek kutladı. 

    “SÜREKLİ SAHADAYIZ”
    DEVA Partisi’nin iki yaşında olduğunu kaydeden İl Başkanı Gürler, “Parti olarak 9 Mart 2020 tarihinde yola çıktık. O günden bu yana tüm Türkiye’de örgütlenme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm illerimizde başkanlarımız görevlerinin başında. Türkiye genelinde 900 ilçenin 700’ü kadarı tamamlanmış durumda ama bu maalesef Aydın’da böyle değil. Aydın’da yapılanma çalışmalarımızda Türkiye ortalamasının gerisindeyiz. Fakat sürekli sahadayız, görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu pazar seçim olsa DEVA hazır sloganıyla ikinci yaşımızı karşılıyoruz. Her konuda ciddi çalışmalar içerisindeyiz. Biz her konuda ortak aklı çalıştırarak programları yazıyoruz. Çalışılan, yazılan programların hiçbirisi sadece parti kurmaylarınca yazılmıyor. İlgili sivil toplum örgütlerini, akademisyenleri, uzmanları, konunun içinde olup canı yananları davet edip onlarla beraber bu süreçler yaşanıyor ve onların söylediklerin de işin içine katılmasıyla eylem planlarına dönüşüyor. Dolayısıyla yapılan her şey, memleketinin içerisinden süzülerek çözüm önerileri oraya gelmiş. Aynı şekilde 81 il için de bu çalışmayı başlatmış durumdayız. Her bir ilimizin ilçeleriyle beraber yaşadıkları sorunları ve o sorunlara yönelik çözüm önerilerini de biz önümüzdeki bir sene içerisinde yerel seçimlerden önce tamamlamış olacağız. Bu vesileyle de Aydın ve ilçeleriyle ilgili hayali, sözü, iletmek istediği olan herkesi de bu konuda bize katkı vermeye davet ediyoruz. Biz zaten ilgili odalarla ve meslek örgütleriyle temas içerisindeyiz ve daha da fazla olacağız. Bütün bu süreci yönetebilmek için.” dedi. 

         
    “GELSİNLER, BİZ ONLARIN ÖNÜNE KIRMIZI HALI SERİYORUZ”
    Aydın halkına çağrıda bulunan Gürler, “DEVA Partisi özellikle kadınlar ve gençlerle yol yürümek üzere kuruldu. Kadınların ve gençlerin ana gövdede, temsil edildiği bir siyasi parti olmak üzere yola çıktık. Bu yüzden de cinsiyet kotası koyduk. Yüzde 35 gibi bir cinsiyet kotamız var. Hedefimiz tam eşitlik o ayrı, ama tüzükle de koyduğumuz bir kota var. Yüzde 20 de 30 yaş altına ayırdığımız gençlik kotamız var. Türkiye genelinde özellikle gençlik kotasında zorlanmıyoruz. Gençlerden partimize çok ciddi bir teveccüh var. Fakat Aydın özeline baktığımızda özellikle kadınların, siyasete mesafeli olduklarını görüyorum. Aydın’da kadınlar, kadın bir büyükşehir belediye başkanı olmasına rağmen siyasetin içerisinde çok fazla yer almaya motive değiller. Bu motivasyonu nasıl sağlarız diye uğraşıyorum. Bu benim şu anda kendime koyduğum, önemli hedeflerden biri. Aydın’da daha fazla kadının siyaset yapmasını, Aydın’dan mutlaka kadın milletvekillerin de çıkmasını, Aydın’ın ilçelerinde de kadın başkanlar, kadın belediye başkanlarının olmasını biz DEVA Partisi olarak çok arzu ediyoruz. Ama bunun hazırlık yolu siyasi partilerinin içerisinde olmaktan geçiyor. Dolayısıyla teşkilatlarımızda yer almaya davet ediyoruz. İstedikleri değişimin parçası olabilmelerinin yolu, siyasetin içinde olmaktan geçiyor. Etki edebilmek için içerde olmak zorundalar. Bu çok önemli. Bu herkes için geçerli. Eğer bir şeyi değiştirmek istiyorlarsa o değişimi gerçekleştirebilmenin yolu o karar mekanizmalarının içerisinde olabilmekten geçiyor. Biz bu koltukları açtık, bekliyoruz. DEVA Partisi Aydın İl Yönetimi’nde kadınlar için rezerve edilmiş koltuklar var, doldurmadık. Ne zaman ki kadınlar gelecek, o koltuklar sahiplerine kavuşacak. Gelsinler, biz onların önüne kırmızı halı seriyoruz. Birlikte siyaset yapabilmeyi çok istiyoruz ve onlarla beraber yol yürümek ve siyasetin iklimini değiştirmek istiyoruz.” diye konuştu. 
     
    “TIP CAMİASININ YANINDAYIZ”
    Önümüzdeki günlerde Tıp Bayramı’nın kutlanacağını anımsatan İl Başkanı Gürler, “DEVA Partisi dünden beri en yoğun reaksiyonları veren parti konumunda. Sadece aldıkları ücreti üzerinden değil, yaşadıkları pek çok farklı sorun üzerinden tıp camiasının yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Bu sorunlar böyle giderse ileride bizi ameliyat edecek hekim bulamayacağız. Biz gençlerimizi hem insan kaynağımızı kaybediyoruz hem onlara yaptığımız bütün bu yatırımın, eğitimle ilgili harcadığımız paranın kaybı anlamına geliyor. Bu, hepimizin meselesi. Bu sadece 160 bin tane doktorun meselesi değil. Biz tıp camiamıza ve onların sorunlarına sahip çıkmazsak yarın her birimiz ayrı ayrı sıkıntı yaşarız.” şeklinde konuştu.

  • CHP Kuşadası Kadın Kolları’ndan 8 Mart açıklaması

    CHP Kuşadası Kadın Kolları’ndan 8 Mart açıklaması

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Taşdelen Dağlı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı olarak yapılan açıklamada toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir demokrasi sorunu olduğu belirtilerek “Bizler, ilk seçimlerden sonra dostlarımızla birlikte cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmakta kararlıyız” denildi. 

    CHP Kuşadası Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Taşdelen Dağlı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 
    “Sesimizi duyuran değerli basın emekçileri, umudun elçisi olan sevgili kız kardeşlerim, mücadelemize omuz veren eşitlikçi erkekler. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; 81 ilde, 973 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yapıyor ve dünyanın bütün kadınlarıyla dayanışma içinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz. 
    Yeryüzünde emekçi olmayan kadın yoktur. Kadınların üretim hayatı içinde yer almaları insanlık tarihi kadar eskidir. 19. yüzyılda sanayi devrimi ile birlikte, yeni ve ucuz işgücüne ihtiyaç duyulmuş ve böylece kadınlar ilk kez ücret karşılığı çalışmaya başlamıştır. O günlerden bu yana kadınlar, kadının insan hakları için, eşit işe eşit ücret almak için, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için, insan onuruna yakışır şekilde yaşayabilmek için grevlerle, direnişlerle haksızlığa ve ayrımcılığa karşı mücadele veriyorlar.
    Bundan 165 yıl önce, 8 Mart 1857 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde, 40 bin dokuma işçisi kadının başlattığı grev, dünya tarihini değiştirdi. İşveren tarafından fabrikaya kilitlenen direnişçi kadınlardan 129’u, çıkan yangında yaşamını kaybetti. Bu olay dünyanın her yerindeki kadınların haksızlıklara karşı direnişini örgütledi, yaşamlarıyla bedel ödeyenlerin hak mücadelesi hiç unutulmadı.

    1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, Clara Zetkin’in önerisiyle, her yıl bir günün, kadınların uluslararası mücadele günü olarak kutlanması kararı alındı. Böylece 8 Mart, Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak benimsendi.

    Bugün, canlarıyla bedel ödeyen kız kardeşlerimizi anma günüdür. Bugün, uğradıkları haksızlıkları kabul etmeyerek kaderlerini değiştirme iradesi gösteren bütün kadınlara saygı günüdür. Bugün, eşitsizliklere karşı dayanışmayı yükseltme ve mücadele günüdür.
    Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni fesih eden Erdoğan, geçen hafta Türkiye’de kadın cinayeti oranının Avrupa ülkelerinden geride olduğunu söyledi. Şu gerçeği hatırlatmak isteriz ki; 2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kız kardeşimiz katledildi. 497 bir sayı değildir; 497 evlattır, kardeştir, annedir, hayattan koparılan canlardır. Biz tek bir kız kardeşimizin şiddet görmesine, hayattan koparılmasına tahammül edemezken, 497 kadının ölümü ile teselli olunmasına isyan ediyoruz. 
    Şiddet uygulayıp mahkemelerde bahanelerin arkasına sığınan erkekler, iyi hal veya tahrik indirimleri ile ödüllendiriliyor. Kız kardeşlerimizin balkonlardan aşağı atılmasına intihar kılıfı verilmeye çalışılıyor. Katiller, cezasızlıkla ödüllendiriliyor. 
     
    Erdoğan, ısrarlı takibin suç olacağını açıkladı; “cezası da 6 ay ile 2 yıl arasında olacak” dedi. Oysaki Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesi ısrarlı takibi de kapsayan sistematik şiddet türleri için 2 ile 5 yıl arasında ceza öngörüyor. O halde ceza artışı yok, indirimi var!
    Gün artık kanunları değil, iktidarı değiştirme günüdür. Mevcut yasalar etkin şekilde uygulansa, adalet yerini bulacaktır. Bir kez daha sesleniyoruz: Yasalara dokunma, uygula!
    Bir diğer hayati sorunumuz da işsizlik. Peki, ülkemiz kadın istihdamında nerede? Türkiye’de her üç kadından sadece biri çalışma hayatının içinde yer alıyor. Ülkemizin en işsiz kesimi genç kadınlar, en yoksul kesimi ise yaşlı kadınlar. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin verilerine göre, her 100 kadından sadece 17’si kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Yani kadınlar çalışma hayatına katılabilse bile daha güvencesiz çalışıyor. Kadınlar aynı işi yapan erkeğe kıyasla daha düşük ücret alıyor. TÜİK’e göre bile kadınlarla erkekler arasındaki ücret farkı yüzde 15,6. DİSK-AR’ın raporuna göre bu fark yüzde 20.7. Kadınların sendikalaşma oranı ise sadece yüzde 10.

    Mevcut tablo karanlık olsa da bizler asla karamsar değiliz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği bir demokrasi sorunudur. Bizler, ilk seçimlerden sonra dostlarımızla birlikte cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırmakta kararlıyız. Ülke sorunlarının tek bir kişinin kararıyla çözülemeyeceğini yaşayarak, bedelini çok ağır ödeyerek gördük. Bu nedenle Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistem inşa edeceğiz. Kadınların, çocukların, gençlerin ve tüm vatandaşların geleceğe umutla baktığı, toplumsal barış ve huzurun tesis edildiği mutlu bir ülkede yaşamak,  hepimizin hakkıdır. Bu amaçla bütüncül politikalar üreterek, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi inşa edeceğiz.
     
    Kadına yönelik şiddeti durdurmakta kararlıyız. İktidara geldiğimizde ilk bir hafta içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaya koyacağız. Uluslararası sözleşmeleri ve ulusal mevzuat hükümlerini etkili şekilde uygulayacağız. Kravat taktı, efendi durdu diyerek yapılan indirimleri kaldıracağız. Faillere caydırıcı cezalar verilmesini, cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmemesini, infazının derhal uygulanmasını sağlayacağız.
     
    İttifak olarak şu konuda da mutabıkız; eğitimde güçlü reformlar gerçekleştireceğiz. İlkokul birinci sınıftan itibaren eğitim müfredatına insan hakları ve kadın-erkek eşitliği dersleri koyacağız. Kız çocuklarının eğitim hakkını güvence altına alacak ve bu hakka erişimin önündeki tüm engelleri tek tek kaldırılacağız.
     
    Altı liderin imzaladığı “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” mutabakatında, kadın istihdamıyla ilgili de önemli politikalar var. Eşit ve adaletli bir çalışma hayatı için kadınların güvenceli çalışması, eşit işe eşit ücret alması, iş-özel yaşam dengesinin kurulmasına yönelik, uluslararası standartlar doğrultusunda, gerekli düzenlemeleri yapacağız.

    Kısacası; bu ülkede kadınların eşit, adil, tok, güvende ve özgürce yaşadığı bir düzeni hep beraber kuracağız. Kadınlar ve erkekler dayanışma içinde mücadele ettikçe, hayat eşitliğe doğru akacak.
    Kutlu olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz! 
    Dayanışma olsun, yaşam dolsun, dünyaya barış getirsin…”

  • CHP Kuşadası İlçe Başkanı Gürbilek’ten Milletvekili Metin Yavuz’a sert tepki

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Gürbilek’ten Milletvekili Metin Yavuz’a sert tepki

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Tariş arazisinde sürdürülmekte olan proje ile ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kuşadası’nın Tariş alanında yapılmakta olan Kültür ve Hizmet Kompleksi ile kente yakışır bir kültür ve sosyal yaşam merkezine kavuşacağını belirten CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek “Sayın Metin Yavuz, bir kez bile gelip yerinde incelemediğiniz, görmediğiniz bir yatırım hakkında fikir beyan etmeniz ne kadar doğrudur; bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” dedi. 

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in konu ile ilgili açıklaması şu şekilde: 
    “AKP Aydın Milletvekili Sayın Metin Yavuz her zaman yaptığı gibi yine talihsiz bir açıklama yaparak kamuoyunu “kendi tabiri” ile kandırmaya çalışmıştır. AKP Milletvekili Metin Yavuz’un, siyasi gündemde kalabilmek adına Büyükşehir Belediyemizin Kuşadası’ndaki yatırımı üzerinden yaptığı açıklamalar, talihsiz eylemlerinden biri olarak hafızalarda yerini alacaktır.

    Sayın Metin Yavuz, bir kez bile gelip yerinde incelemediğiniz, görmediğiniz bir yatırım hakkında fikir beyan etmeniz ne kadar doğrudur; bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Ayrıca bugüne kadar iktidar partisinin bölge milletvekili olarak Kuşadası’nın hangi sorunu ile ilgilendiğinizi ve çözüme kavuşturduğunuzu da merak ediyoruz.
     
    Defeaten açıklandığı gibi, Tariş alanında yapılacak Kültür ve Hizmet Kompleksi Kuşadası’nın yıllardır eksikliğini yaşadığı bir yatırımdır. İddialarınızın aksine alanın yüzde 80’i yeşil alan olarak düzenlenecektir. 7’den 77’e herkesin yararlanabileceği bir sosyal yaşam alanı olacaktır. Bu yatırım tamamlandığında Kuşadası halkının iradesinin bir simgesi olacaktır. Kuşadası bu yatırım sayesinde kente yakışır bir kültür ve sosyal yaşam merkezine kavuşacaktır. 

    Anlaşılan o ki Metin Yavuz’un siyasi iradesi memleketin sorunlarına değinmeye yetmiyor. Ülkede mazot olmuş 22 lira; çiftçi kontak kapatmış. Elektrik yüzde 127 zamlanmış; sanayici kepenk indirmiş.  Millet kış biraz daha uzasa bodrum katlarında sakladığı sobaları hazırlamış, tüp kuyruğunu da yağ kuyruğunu da AKP iktidarında dibine kadar görmüş ama sayın bölge milletvekili Metin Yavuz hala daha körlerle sağırların birbirini ağırlayacağı hayali ile algı operasyonu yapmaya çalışıyor.

    Gelelim AKP’li vekilin değinemediği asıl meseleye: Boş lafları bir tarafa bırakın Sayın Yavuz. Sizin de üyesi olduğunuz AKP iktidarı döneminde millete dibin dibini gösterdiniz. Bu milletin başına, çiftçisinin ekemediği, emeklisinin ekmek bile alamadığı, gencinin çalışamadığı bir ülkeyi siz musallat ettiniz.  Ayıbınızla çekin gidin, ayıbınızla utanın, ayıbınızla sandığı getirin artık. Milletin iradesine saygı duyun. Milleti kandırmaktan vazgeçin.”

  • CHP’den Danıştay’a bir dava daha

    CHP’den Danıştay’a bir dava daha

    CHP, Resmi Gazetede yayınlanan ve doğal sit alanlarında madencilikten HES’lere, rüzgâr ve güneş santrallerinden doğalgaz hatlarına birçok faaliyetin yapılabilmesinin önü açılan yönetmelik hakkında dava açtı. CHP adına Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün açtığı davada, yönetmeliğin iptali istendi. 

    Danıştay’a açılan davanın dilekçesinde yönetmeliğin Anayasa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’ye aykırı olduğunu belirten Bülbül, yönetmelikle mutlak korunması gereken alan olarak sit alanlarının daha önce verilen yargı kararlarıyla bağdaşmayan faaliyetlere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bülbül, “Yönetmelik, sık sık değişikliğe uğramış ve değişikliklerin bir kısmı Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Son değişiklik ile de; koruma altındaki alanlar idareye verilen takdir yetkisi sınırlarını aşan bir yetki ile enerji şirketleri başta olmak üzere birçok tesise açılmaktadır” dedi. 

    Dilekçesinde Anayasanın 63. Maddesindeki “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir” hükmünü hatırlatan Bülbül, “Bu kapsamda Devletin, tabiat varlıklarını koruması ve geliştirmesi; Anayasal bir yükümlülüktür. Buna karşın; iptali istenen yönetmelik, tabiat varlıklarını talana ve yağmaya açmaktadır. Maden alanının sonradan eski haline döndürülemeyeceği açıktır” ifadelerini kullandı.  

  • Gelecek Partisi Genel Merkezi’nden Başkan Çerçioğlu’na ziyaret

    Gelecek Partisi Genel Merkezi’nden Başkan Çerçioğlu’na ziyaret

    Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Pulcu ile Gelecek Partisi Aydın İl Başkanı H. Suzan Milli ve Gelecek Partisi Aydın il yönetimi, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu.
     
    Pulcu ile Milli, Başkan Çerçioğlu’na Aydın’da yürüttüğü başarılı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Başkan Çerçioğlu ise, parti yöneticilerini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, nazik ziyaretleri için teşekkür etti. 

  • Aydın Sezgin: Zeytin ağaçlarının ölüm fermanı

    Aydın Sezgin: Zeytin ağaçlarının ölüm fermanı

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, TBMM Genel Kurulu’nda 5 Mart Cumartesi tarihinde yaptığı konuşmada maden yönetmeliğinde yapılan değişikliği eleştirerek, “zeytin ağaçlarının ölüm fermanı yayımlanmıştır” ifadelerini kullandı.

    Bir zeytin ağacının yeniden ve verimli şekilde meyve verebilmesi için 15-20 yıllık bir süre geçmesi gerektiğini belirten Sezgin, “İktidarda olduğunuz 20 yıllık sürede çiftçimize verdiğiniz zarar yetmiyormuş gibi, şimdi zeytincilerin siz gittikten sonraki 20 yılını da tehdit ediyorsunuz” dedi.  

    “Madencilik düzenlemesine güvenip zeytinlikleri kesecek olanları uyarıyorum”

    İYİ Partili Sezgin, bu düzenlemeye güvenip yatırım yapmaya niyetlenen yatırımcıları uyararak, “Daha önce benzer bir düzenlemenin yürütmesi zeytincilik kanununa aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından durdurulmuştu. İYİ Parti olarak Danıştay’a yaptığımız başvuru neticesinde bu düzenlemenin yürütmesinin de durdurulacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

    İktidarın, nükleerle ilgili eleştirilere, jeotermal santrallerin zararlarına yönelik itirazlara “Enerji yatırımına ihtiyacımız var” diyerek karşı çıktığını vurgulayan Sezgin, “Bugün, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi için verdiğimiz önerge iktidar tarafından reddedildi. Bu tutum, en hafif deyimiyle samimiyetsizliktir” ifadelerini kullandı. 

  • Aydın Sezgin: Zeytin üreticilerinin mağdur edilmesi kabul edilemez

    Aydın Sezgin: Zeytin üreticilerinin mağdur edilmesi kabul edilemez

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, TBMM Genel Kurulu’nda 3 Mart Perşembe günü yaptığı konuşmada, zeytinliklerin maden sahasına dönüştürülmesine izin veren yönetmeliği eleştirerek “iktidar bizden sonrası tufan yaklaşımı izliyor” ifadelerini kullandı.

    Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Sezgin, bu yapılırken çevrenin ve doğanın korunmasının da bir o kadar gerekli olduğunu belirtti. İktidarı, çevre konusunda dünyadaki ve ülkemizdeki eğilim ve hassasiyeti izlemekten çok uzak olmakla eleştiren Sezgin, “Madenler için ormanlar katledilmekte, jeotermal santraller için münbit tarım arazileri feda edilmekte, HES yatırımları için dereler kurutulmakta, tarihi değerlerimizin üzerine beton dökülmekte, termik santrallerle insanlarımız zehirlenmektedir” şeklinde konuştu.

    “Zeytinlikleri yok edecek düzenleme, telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak”

    İYİ Partili Sezgin, iktidarın enerji ve çevre meselelerine ‘bizden sonrası tufan’ yaklaşımıyla baktığını belirterek, “madencilere avantaj sağlamak amacıyla, maden ruhsatı verilen bölgelerdeki zeytinliklerin sökülmesi, yok edilmesi yönünde bir düzenleme hayata geçirilmiştir” dedi.

    Düzenlemenin hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta zeytinlik alanların korunmasına yönelik ilkeleri açıkça ihlal ettiğini belirten Sezgin, şu ifadeleri kullandı:

     “Zeytin, Aydın’ın ve Ülkemizin en önemli değerleri arasındadır, hem çevre açısından, hem de üretilen katma değer ve dış ticaretimiz açısından. Bu nedenle, madenlerin işletilmesi için zeytinliklerin sökülmesi, başka yerlere taşınması, zeytin üreticilerimizin mağdur edilmesi kesinlikle kabul edilemez. Yeni ekim yapılan zeytinliklerin meyve verecek duruma gelmesi en az 5-6 yıl, verimli hale gelmeleri ise en az 20 yıl sürmektedir. İYİ Parti olarak, zeytinliklerin maden sahasına dönüştürülmesine izin veren yönetmeliğin iptali için Danıştay’a başvurumuzu gerçekleştirdik, olumlu sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak olan bu düzenlemenin hayata geçmesine, Ülkesini seven hiçbir vatandaşımız sessiz kalmamalıdır.”

  • Gürbilek: Sizin çevre sevginiz Tariş arazisi ile mi sınırlı?

    Gürbilek: Sizin çevre sevginiz Tariş arazisi ile mi sınırlı?

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kuşadası İlçe Başkanı Mustafa Gökçe’nin sosyal medya hesabından Tariş arazisi ile ilgili olarak yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Mehmet Gürbilek, Mustafa Gökçe’nin Kirazlı Mahallesi’nde yapılmak istenen Güneş Enerji Santraline duyarsız kalmasını eleştirerek “Yoksa sizin çevre sevginiz Tariş arazisiyle mi sınırlı?” diye sordu
    .
    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

    “AKP İlçe Başkanı Sayın Gökçe Tariş arazisiyle ilgili yine gündem yaratmak istemiş ve sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapmış. Sayın Gökçe’nin iki ayda bir yaptığı Tariş arazisiyle ilgili açıklamalara biz cevap vermekten bıktık, ancak kendisi her seferinde algı oluşturmaya yönelik açıklamalar yapmaktan bıkmadı. Sayın Gökçe madem çevreyle ilgili bu kadar duyarlısınız, Kirazlı Mahallemizde yapılmak istenen GES’lerle ilgili ÇED toplantısında neredeydiniz? Toplantı öncesi ‘dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla yaptığınız, kendinizin bile inanmadığı açıklamalarınızla Kirazlılı vatandaşlarımızın aklıyla adeta dalga geçtiniz. Sayın Gökçe’ye soruyorum, beşli çetenin talebiyle, maden yönetmeliğinde yapılan ve zeytinlikleri yok etmeyi hedef alan değişiklikle ilgili ne düşünüyorsunuz? Yirmi yıldır ülkeyi yönetmekte olan ve aldığı tüm kararlarla ülkede adeta çevre katliamına yol açan bir iktidar partisinin ilçe başkanı olarak vicdanınız gerçekten rahat mı? Yoksa sizin de çevre sevginiz ilçemizdeki bir grup ‘yetmez ama evet’çiler gibi Tariş arazisiyle mi sınırlı?”

  • CHP’li Bülbül: Büyüyen tek şey zamlar ve fakirleşmemizdir

    CHP’li Bülbül: Büyüyen tek şey zamlar ve fakirleşmemizdir

    CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, TÜİK’in 2021 yılının son çeyreğine ilişkin dönemsel gayrisafi yurtiçi hasıla verilerine ilişkin konuştu.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2021’de yüzde 11, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 9,1 büyüme kaydetti. CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül de TÜİK’in açıklamasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye 2021 yılında yüzde 11 büyümüş! Gidin büyümeyi faturalarını ödeyemeyen, evine ekmek götüremeyen, sebze-meyve ve et alamayan işsize, emekliye, asgari ücretle yaşamaya çalışan milyonlarca insana sorun. Büyüyen tek şey zamlar ve her geçen gün fakirleşmemizdir.”

  • Bülbül: Yönetmelik Anayasayı ihlal ediyor

    Bülbül: Yönetmelik Anayasayı ihlal ediyor

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, maden sahalarıyla ilgili Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin Anayasa’nın 14 maddesini ihlal ettiğini belirterek, “Bu yönetmelik yağmacılığın resmiyete dökülmüş halidir” dedi. Bülbül ayrıca yönetmeliğin iptali için dava açacağını belirtti.
     
    Resmi Gazetede yayınlanan ve zeytin alanlarının yok olmasının önünü açacak olan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile ilgili CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül bir açıklama yaptı. 
    Yönetmeliğin Zeytin Koruma Yasası olarak bilinen Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’na tamamına aykırı olduğunu bunun yanı sıra Anayasa’nın 2, 7, 11, 15, 35, 45, 47, 56, 63, 104, 124, 168, 169 ve 170’inci maddelerini ihlal ettiğini belirtti. Bülbül, “Yönetmelikler kanunların ve tüzüklerin uygulanmasının sağlanması için vardır. Anayasa’ya ve yasalara aykırılık teşkil eden yönetmelik çıkartılamaz. Bu üst hukuk normlarına aykırıdır” dedi. 

    YAĞMA VE PEŞKEŞ YÖNETMELİĞİ 
    Özellikle Aydın, Muğla, Manisa ve Balıkesir başta olmak üzere Ege Bölgesinde bölgesinde önemli bir ürün olan zeytinin, madencilere altın tepside sunulduğunu belirten Bülbül, “Bu bölgelerde zeytinliklerin fazla olması gibi ne yazık ki çok sayıda maden işletmesi de var. Bu yönetmelikle artık maden şirketleri fütursuzca zeytinlikleri yağmalayacak. Bu yönetmelik iktidarın çetelerine yeni bir peşkeş kapısı açacak” ifadelerini kullandı. 

    JES’LER BİTTİ MADENLER BAŞLADI
    Aydın’dın yüzde 85’inin Jeotermal Santrallere açılmasının ardından bölgede faaliyete geçen JES’lerin bölgeye getirdiği zararları hatırlatan Bülbül, “Yeterince denetlenmeyen, projelerin onaylandığı Çevresel Etki Değerlendirme raporlarında atık ve gaz salınımına ilişkin protokollerin yetersiz kaldığı JES’ler nedeniyle, bölgede yetişen tarım ürünlerine geri dönüşü mümkün olmayan zararlar oluştu. JES’lere yakın bölgelerdeki zeytin ve incir ağaçları kurudu. AKP iktidarı yanlış enerji ve tarım politikaları nedeniyle oluşan bu hasarları telafi etmek yerine bir de maden şirketlerine davetiye çıkartıyor. Adeta zeytinliklerin yol olmasının önünü açıyor. Bu kabul edilemez” dedi. 

  • Millet İttifakı Kuşadası’nda omuz omuza çalışıyor

    Millet İttifakı Kuşadası’nda omuz omuza çalışıyor

    Kuşadası Belediyesi’nin Mart ayı olağan meclis toplantısı öncesi Millet İttifakı’nın grup toplantısına bu kez İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanlığı ev sahipliği yaptı. Toplantıda, Belediye Başkanı Ömer Günel, Millet İttifakı’nın Kuşadası’nda omuz omuza çalıştığını belirtti.

    Millet İttifakı’nın Kuşadası’ndaki bileşenleri, Kuşadası Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısı öncesi İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanlığı’nda buluştu. İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı ve İYİ Partili Meclis Üyesi Hayati Atlı’nın başkanlığında gerçekleşen grup toplantısına Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve CHP ile İYİ Partili Meclis üyeleri katıldı. Toplantıdan önce CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ile İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Hayati Atlı, 6 partinin genel başkanı tarafından imzalanan ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ mutabakat metninin Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de “Millet ittifakı Kuşadası’nda omuz omuza çalışıyor” dedi.

    “MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDE TAHT KURDUK”
    Kuşadası’nda Millet İttifakı’nın büyük bir uyum içerisinde olduğunu belirten İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Hayati Atlı, “Millet İttifakı olarak yola çıktığımız günden bugüne kadar, hedefe yönelik yaptığımız çalışmalarla milletimizin gönlünde taht kurduk. Belediye Başkanımız Sayın Ömer Günel, büyük bir siyasi nezaket göstererek grup toplantısının İYİ Parti ev sahipliğinde yapılmasını sağladı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Kuşadası’nda CHP ve İYİ Parti arasındaki uyumu bozmaya kimsenin gücü yetmez” diye konuştu.

    “KUŞADASI’NI GÜÇLÜ KILIYOR”
    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ise “Millet İttifakı olarak Kuşadası’nda birlik ve beraberlik içerisinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kutuplaşmayı değil, istişare ve uzlaşmayı esas alıyoruz. Millet İttifakı’nın uyumu Kuşadası’nı güçlü kılıyor. Aydın Büyükşehir Belediyemiz ile Kuşadası Belediyemiz yaptığı çalışmalar ve hizmetler ile kentimizin geleceğini inşa ediyor. Millet İttifakı olarak adım adım iktidara yürüyoruz. Bizlere olan inanç ve güven büyüyor. Millet İttifakı iktidarında ülkemiz demokrasi, adalet ve refah yönünden aydınlık yarınlara kavuşacak” dedi.

  • CHP’li Bülbül: AKP yüzünden millet sefalet içinde!

    CHP’li Bülbül: AKP yüzünden millet sefalet içinde!

    CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, açlık ve yoksulluk sınırının açıklanmasına dair konuştu.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) 2022 Şubat ayına ilişkin açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, açlık sınırının yılın daha ikinci ayında asgari ücreti geçtiğini ortaya koydu.
    Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) şubatta 4 bin 552,56 TL’ye yükseldi.

    Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının yanı sıra kira, faturalar, ulaşım, eğitim gibi tüm aylık harcamalarını kapsayan yoksulluk sınırı ise şubatta 15 bin 139 TL’ye çıktı.
    Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise şubat ayında aylık 5 bin 969,80 TL’ye yükseldi.
    CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül de konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “AÇLIK SINIRI ÖVÜNEREK AÇIKLANAN ASGARİ ÜCRETİ GEÇTİ”
    “Türk-İş verilerine göre; açlık sınırı 4 bin 552 TL, yoksulluk sınırı 15 bin 139 TL. Açlık sınırı, övünerek açıklanan asgari ücreti 299 TL geçti. Vatandaş 10 aylık süreyi nasıl geçirecek? Sizin beceriksizliğiniz yüzünden millet sefalet içinde. Bu devranın dönmesi için asgari ve açlık sınırının altında değil insanca ücret için hemen seçim, erken seçim diyoruz. Halkımız müsterih olsun. Bu zor günler geçecek. Geliyor, gelmekte olan”