Kategori: Siyaset

  • CHP’li Bülbül: Vatandaş kiradan fazla gelen faturalardan bıktı

    CHP’li Bülbül: Vatandaş kiradan fazla gelen faturalardan bıktı

    CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, vatandaşın elektrik çilesinin hala çözülemediğini ve AKP’nin de bu konudan hiç rahatsız olmadığını söyledi.

    Son gelen zamlı elektrik faturaları vatandaşa isyan ettirdi. Hem konutlardaki hane halkına hem de esnafa gelen fahiş fiyatlardaki faturalar nedeniyle ülkenin dört bir yanında protestolar düzenlendi. Mağdur olan vatandaşların kimi derdini sokakta duyurmaya çalışırken kimi de siyasiler aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışıyor.

    CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül de mağdur bir vatandaşın kendisine gönderdiği mesajı aktararak elektrik faturalarına bir kez daha tepki gösterdi. CHP’li Bülbül şunları söyledi:

    “VATANDAŞ, İKTİDARIN UMRUNDA DEĞİL”
    “Günde onlarca mesaj ve telefon geliyor. Sebebi kiradan fazla gelen elektrik faturaları! Aydın’da bir vatandaştan gelen mesaj: “Sayın vekilim isyan ediyorum. Daha bir ay önce gelen faturamı ödemeden diğeri geliyor. Evde iki çocuk ve hanımım var. Ayıp değil mi? Nasıl öderim bu faturaları?” diyor. 981 TL fatura gelen bu vatandaşa diğer ay 3 bin 349 TL fatura gelmiş. Düşünebiliyor musunuz? “5 iş günü sonuna kadar ödeme yapmazsanız enerjiniz kesilecek” diye de bir mesaj gönderiyorlar.” Yazık değil mi? Bu sesi duyan var mı? Tabi ki yok. Çünkü vatandaş, iktidarın umurunda değil.”
     
    “İKTİDAR VATANDAŞIN ÇIĞLIĞINI DUYMUYOR”
    “İktidarın vekilleri ise diyor ki AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, “Bu zamları devlet yapmıyor” diyor. AKP İstanbul Milletvekili Hamdi Çamlı, “Zamların sorumlusu CHP’dir” diyor. AKP Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ise, “CHP yüzünden elektrik pahalı” diyor. Medya Başkan Yardımcısı Cemil Aybaba ise, “Fatura fazla abartılıyor” diyor. AKP eski milletvekili Hüsniye Erdoğan, zamlar için “mini mini” ifadesini kullanıyor. AKP MYK üyesi Mücahit Birinci “Zamlar gelir geçer” diyor. AKP Konya Milletvekili Ahmet Özdemir, “Elektrik pahalıysa sebebi muhalefet” diyor. “Kombiyi açma, atletle dolaşma” diyen de Çorumgaz Genel Müdürü Kasım Kahraman… Yani AKP’liler ne diyor. Sizi duymuyorum. Hiç umurumuzda değil. İktidar elektrik dağıtım şirketlerini 5’li çeteye peşkeş çekmekle meşgul. Ve vatandaşın çığlığını duymuyor. Elektrik faturasını camına asan esnafı duymuyor. Evinde elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşı duymuyor. 3 gün elektriği kesildiği için üretim yapamayan sanayiciyi duymuyor. Bu düzen böyle gitmeyecek. Bu soygun düzenini değiştirmek için vatandaşın önüne hemen sandık getirilmeli. Çünkü geliyor, gelmekte olan”

  • CHP’li Bülbül’den Bakan Koca’ya ADÜ soruları

    CHP’li Bülbül’den Bakan Koca’ya ADÜ soruları

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde personel yetersizliği nedeniyle organ naklinde sorun yaşandığı yönündeki iddiaları Sağlık Bakanı’na sordu.
     
    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde organ naklinde uzman olan personelin istifa etmesinin ardından nakil işlemlerinde sıkıntı yaşandığı gündeme gelmişti. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. 

    Önergesinde 18 Ocak 2020-11 Ağustos 2021 tarihleri arasında akademik, idari ve sözleşmeli toplam 43 personelin istifa ettiğini belirten Bülbül, Koca’ya şu soruları yöneltti:

    1- 2020 yılından önergenin yanıtlandığı tarihe kadar, yıllara göre ayrı ayrı belirtilmek üzere, içerisinde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde kaç organ nakli ameliyatı gerçekleştirilmiştir?
    2- Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde 2021 yılından soru önergesinin yanıtlandığı tarihe kadar kaç doktor istifa etmiştir? İstifa eden doktorların kaçı, organ nakli alanında ihtisaslaşmıştır?
    3- Yukarıda bahsi geçen iddialar ile ilgili Bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

  • İYİ Partili Sezgin: Erdoğan’ın teklifi, stajyer devlet adamı egzersiziydi

    İYİ Partili Sezgin: Erdoğan’ın teklifi, stajyer devlet adamı egzersiziydi

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, TBMM Genel Kurulu’nda 16 Şubat Çarşamba günü yaptığı konuşmada Ukrayna’da yaşanan krizi değerlendirdi ve iktidarı fantastik açıklamalar yapmak yerine bölgedeki huzurun tesis edilmesine katkı sağlayacak adımları atmaya çağırdı.

    “Ukrayna’da bölgesel ve küresel istikrarı sarsan ciddi bir kriz hâlen yaşanmaktadır. Bu süreçte bilhassa havuz medyasında çok yanlış yorumları unvanlı ağızlardan duyuyoruz maalesef. Ukrayna’da savaş çıkma ihtimalinin galip ihtimal olmadığını daha önceki konuşmalarımda da belirtmiştim, son günlerdeki gelişmeler de bunu teyit etmektedir” şeklinde konuşan Sezgin, iktidarı reyting arayışı peşindeki fantastik açıklamalar yerine, Türkiye’ye yaraşır şekilde bölgede huzurun tesis edilmesine katkıda bulunmaya davet etti. Sezgin, “Türkiye’nin buna gücü vardır, bu birikim Dışişleri Bakanlığımızda mevcuttur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ukrayna’daki krizin başlangıcında “arabuluculuk” teklifinde bulunduğunu hatırlatan Sezgin, “Kimsenin anlayamadığı bu öneriden daha sonra tedricen geri adım atılmıştır. Ben, o günlerde bu tür tekliflerin ancak stajyer devlet adamları tarafından yapılabilecek nitelikte egzersizler olduğunu belirtmiştim” şeklinde konuştu. Hiçbir hesap yapmadan böyle bir açıklamada bulunulmuş olmasını eleştiren Aydın Sezgin, “Bir defa daha altını çizmek istiyorum ki Türkiye sorunların çözümüne katkıda bulunabilir; içinde bulunduğu ittifak mevcudiyetini göz ardı etmeden yapabilir bunu” ifadelerini kullandı.

    İYİ Partili Sezgin, Türkiye’nin kendi çıkarlarını koruyacak şekilde, adım adım, hazırlanmış bir plan dâhilinde, eskiden olduğu gibi istikrar üreten bir ülke kimliğiyle bölgede huzura ve gerilimin düşmesine yardımcı olabileceğini belirterek, “Cumhuriyet dönemi dış politika vizyonuyla Türkiye, hem bölgesel hem de küresel çapta kurduğu ittifaklar sayesinde dış politikadaki risk ve tehditleri daha oluşmadan engellemeyi başarmıştır” dedi.

    “Milletimizin onurunu ve haysiyetini, millî güvenliğimizi ve vatandaşlarımızın çıkarlarını riske atmayan bir dış politika seçimlerden sonra yeni iktidarla birlikte yeniden uygulamaya konulacaktır” ifadelerini kullanan Sezgin, İYİ Parti iktidarında Türkiye’yi dünyada layık olduğu itibarlı konuma tekrar yükselteceklerini belirtti.

  • İYİ Partili Sezgin: Hesap vermeme, bu iktidarın alametifarikasıdır!

    İYİ Partili Sezgin: Hesap vermeme, bu iktidarın alametifarikasıdır!

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, TBMM Genel Kurulu’nda 16 Şubat Çarşamba günü yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretini değerlendirdi ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerdeki hezeyan, lüzumsuz iddia ve anlamsız ideolojik ısrarlar nedeniyle, ulusal çıkarların aşındırıldığını belirtti.

    İktidarın Birleşik Arap Emirlikleri’yle ilişkilerinde de Suudi Arabistan’la olan ilişkilerindeki gibi tutarsız bir seyir gözlendiğini ve bu ülkelerle öngörülebilirlikten uzak bir ilişki çerçevesi tercih edildiğini belirten Sezgin, “15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki en önemli aktörlerden olduğu söylenen Birleşik Arap Emirlikleri’yle bugünkü yakınlaşmayı hangi gelişme tetiklemiştir? BAE’nin 15 Temmuz’un arkasında olmadığı mı ortaya çıkmıştır, yoksa Birleşik Arap Emirlikleri bu rolü için özür mü dilemiştir? İktidar 15 Temmuz’un hesabını sormaktan vaz mı geçmiştir, yoksa 15 Temmuz’un müsebbipleriyle ilgili olarak milletimiz bugüne kadar iktidar tarafından yanıltılmış mıdır?” şeklinde konuştu.

    “Biz, bu ülkelerle ilişkilerimizin normalleşmesine elbette ki karşı değiliz, hatta iktidarın sadece dışarıda kendisine yarattığı hasımlarla değil, içeride vatandaşlarıyla da barışması gerektiğini düşünüyoruz. Birtakım hezeyanların etkisinin azaldığı ve dış ilişkilerin onarılmaya başlandığı bu süreçten memnuniyet duyuyoruz. Yeni hatalar yapılmadıkça, millî güvenliğimiz ve ulusal onurumuz risk ve tehdit altına sokulmadıkça bu gelişmeler bizi hiçbir şekilde rahatsız etmez” ifadelerini kullanan Sezgin, iktidarın bugüne kadar hezeyan, lüzumsuz iddia ve anlamsız ideolojik ısrarları nedeniyle yaratılan husumetten dolayı, ulusal çıkarların aşındırıldığını, millî güvenlik açısından önemli risk ve maliyetler yaratıldığını belirtti. Sezgin, “Bu iktidar, ağır maliyetler yaratan ama hesap vermeyen bir iktidardır. Hesap vermeme, bu iktidarın alametifarikasıdır, hataların hesabı verilmemektedir” dedi.

    Mecliste sorduğu soruların da yanıtsız kaldığını belirten İYİ Partili Sezgin, özellikle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a, Körfez ülkelerine satışı gündeme gelen savunma sanayimizin öncü şirketlerinin veya önemli sanayi kuruluşlarının satışına ilişkin sorduğu sorulara henüz yanıt alamadığını belirtti.

    Sezgin ayrıca, Çin Hükûmetinin Uygur Türklerine yönelik zulmüne ilişkin Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na sorduğu sorulara da yanıt gelmediğini ve sessiz kalındığını ifade etti.

  • Taner: Kimseyi ötekileştirecek durumumuz yok

    Taner: Kimseyi ötekileştirecek durumumuz yok

    İYİ Parti Aydın İl Başkanı Recep Taner, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Taner, parti içi meselelerle ilgili olarak “Bizim hiç kimseyi ötekileştirecek durumumuz yok” diye yanıt verdi.

    İYİ Parti’nin kurucu il başkanı olduğunun altını çizen Recep Taner, “O dönemde partide toplantı yaptık, Türkiye çapında partimiz yüzde kaç oy alırsa alsın yüzde 50 fazlasını Aydın’da alacağımızı söyledik. Arkadaşlarımız inandılar, çalıştılar. Türkiye genelinde İYİ Parti’nin aldığı oyun yüzde 50’sini burada aldık. Bu dönemde de belli bir iddiayla yola çıktık. Bu sefer yüzde 50 fazlası yetmiyor. Aydın’da birinci parti olacağız iddiasıyla geldik ve bunun gerçekleşeceğine inanıyorum. Siyaset, iddia işidir. İddiası olmayan insanların siyasette ne millete ne de partisine faydası olmaz. Sadece şahsi ikballe yapılan siyasetten millete yarar gelmez. Ben iddia sahibi bir insanım. Hala daha aynı yerdeyim. Bunu genel merkezle de paylaştım. Aydın’da İYİ Parti’yi birinci parti yapacağım. Onun rahatlığı içinde de tekrar arkadaşlara görevi devredip, emeklilik hayatına döneceğim” dedi.

    “İDDİA ORTAYA KOYUYORUZ”
    CHP’yle seçim ittifakı yaptıklarını belirten Taner, “Ortak parti değiliz. Seçim ittifakı yapan partilerin her birisi kendi partisini en iyi yere getirmek için mücadele ediyor. Önümüzde genel seçimler var. Millet İttifakı’nın ortağı partiler, her parti, kendisi için oy isteyecek. Biz İYİ Parti olarak bir iddia ortaya koyuyoruz. O arkadaşlarımız da kendi iddialarını ortaya koyacaklar. Olması gereken bu. Siyasette, bulunduğunuz konumu daha iyi yere getirme hedefiniz olmalı.

    Benim Genel Başkanım dedi ki, ‘Parlamenter sistem gelecek. O parlamenter sistemde başbakan olacağım.’ Çünkü parlamenter sistemin esası başbakandır. Orada cumhurbaşkanı biraz daha sembolik bir makamdadır. Meclis ağırlığıyla, Meclis’in performansıyla sistem gider. Sayın Akşener’in başbakan olabilmesi için İYİ Parti’nin güçlü olması, iyi bir yerde olması lazım ki, orada icraatımızı yapalım” görüşlerini aktardı.

    “VATANDAŞ ÖNCE PARTİYE OY VERECEK”
    İYİ Parti Lideri Akşener’in de arasında bulunduğu 6 partinin genel başkanının bir araya gelmesiyle ilgili de konuşan Taner, şöyle devam etti: “Daha önceden Meclis’teki grup başkanvekilleri ve genel başkan yardımcılarının yaptığı çalışmayı bir üst kademeye çıkardılar. Neticesinde belli bir mutabakat metnini açıkladılar. Orada sadece CHP’nin ve İYİ Parti’nin istekleri yok. Orada hedeflenen noktaya varılması için asgari müştereklerde birleşme var. Biz de aynı şeyi düşünüyoruz. Hedefe ulaşmak için ortak miting yaparız, bildirge yayınlarız ama biz bir siyasi partiyiz. Kuruluş amacımız belli. Bu millete hizmet etmek… Neye göre? Kendi parti programımıza göre millete hizmet etmek isteriz. Millet İttifakı olarak vaatlerimiz elbette olacak ama her siyasi parti, seçim döneminde iktidara geldiğinde neler yapacağına ilişkin seçim beyannamesi hazırlayacak. Çünkü vatandaş, o partinin amblemine oy verecek. Ondan sonra ittifaka oy verecek.”

    “2022’DE SEÇİM BEKLİYORUM”
    Taner, erken seçim tartışmalarıyla ilgili ise “Her ne kadar 2023 seçimlerinden bahsedilse de ben kendi algıladığım kadarıyla bu sene seçim olur düşüncesindeyim. Bunun çok farklı gerekçeleri olabilir ama emarelere baktığımızda 3600 ek göstergeyle ilgili, EYT’yle ilgili çalışma başlatıldı. Her sene YSK, belli bir miktarda araseçim olabilir diye evrak basarken, bu sene Türkiye’deki toplam seçmenin yüzde 20 fazlası evrak bastı. Seçim kurullarından partilere yazılar gitti. Sandık görevlilerinin tespitinin yapılmasıyla ilgili çalışmalar gerçekleştiriliyor. Emareler bu sene seçimi gösteriyor. Yok, 2 dönem oldu, 3 dönem oldu tartışması olmaması için 2023 Haziran’ından bir yıl önce seçim kararı alınır diye düşünüyorum” yorumunu yaptı.

    “SORUN OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”
    Parti içinde birlik ve beraberlik konusunda ellerinden geleni yaptıklarına işaret eden Taner, “Daha dün kongrede aday olan arkadaşımızın birisiyle telefonla görüştük. Görüşüyoruz, herhangi bir sıkıntı yok. Bizim hiç kimseyi ötekileştirecek durumumuz yok. Olmazsa olmazımız, yıllardan beri de bunu savunduk. Birinci halka olan mensuplarımıza sahip çıkmak. Partimizin üyeleri, yöneticileri… Aday olan arkadaşlarımızın tamamı beraber görev yaptığımız, göreve davet ettiğimiz arkadaşlardır. Aramızda bir sorun olması mümkün değil. O arkadaşların bizlerle ortak bir alanda buluşacağına inanıyorum. Benim beklentim yok. Beklentisi olan arkadaşlarımın gelip bizlerle beraber performans sergileyeceklerine inanıyorum. Siyasette tarlada izi olmayanın yarınlarda yüzü olmaz düsturu geçerlidir” diyerek sözlerini tamamladı.

  • İYİ Partili Sezgin: Ekonomik krizin vurduğu yerel gazetelere destek verecek misiniz?

    İYİ Partili Sezgin: Ekonomik krizin vurduğu yerel gazetelere destek verecek misiniz?

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, ekonomik krizin kâğıt, kalıp ve mürekkep gibi yayıncılık ve gazetecilik sektöründe kullanılan hammaddelerin maliyetlerinde neden olduğu artışa dikkat çekerek, özellikle yerel gazetelerin yaşadığı sorunlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması talebiyle bir soru önergesi hazırladı.

    Maliyetlerdeki artış nedeniyle yerel gazetelerin kâğıt almakta dahi güçlük çektiğini, bazı yerel gazetelerin haftanın bazı günlerinde yayınlarını durdurduğunu, gazetelerin sayfa sayılarının düşürüldüğünü ve siyah-beyaz baskıya ağırlık verildiğini belirten Sezgin, bu gidişat devam ederse, özellikle yerelde faaliyet göstermekte olan bağımsız yazılı basının gittikçe zemin yitireceğini ifade etti.

    “Basın İlan Kurumu, resmi ilan fiyat tarifesini neden artırmıyor?”

    “Gelir kaynakları kısıtlı olan yerel gazeteler için Basın İlan Kurumu (BİK) resmi ilanlarının önemi, ekonomik krizin derinleştiği son günlerde daha da artmıştır. Ancak BİK Genel Kurulu 1 yıla yakın süredir toplanamadığı için, resmi ilan fiyat tarifesi de güncellenememiştir.” ifadelerini kullanan İYİ Partili Sezgin, bu durum nedeniyle yerel gazetelerin enflasyon ve döviz kuru karşısında ezildiğini belirtti.

    Aydın Sezgin, genel kurulda hükümet kanadını temsil edecek 12 üyenin isimlerinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından aylardır bildirilmediği için BİK Genel Kurulu’nun toplanmadığını hatırlatarak, bunun sonucunda binlerce yayıncı ve gazetecinin mağdur olmaya devam ettiğini vurguladı.

    İYİ Parti Milletvekili Sezgin’in Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a yönelttiği sorular şu şekilde:
    1. Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun son toplantısı ne zaman gerçekleştirilmiştir?
    2. Son toplantıdan bu yana BİK Genel Kurulu neden toplanmamıştır?
    3. Resmi ilan fiyat tarifesi, yayıncıları ve gazetecileri ekonomik kriz, enflasyon ve döviz kuru karşısında ezdirmeyecek oranda güncellenecek midir?
    4. BİK, ekonomik krizle boğuşan yazılı basının sorunlarına çözüm bulmak için ne gibi çalışmalar yürütmektedir?

  • İYİ Partili Sezgin: Aydın'daki yüksek ölüm oranı JES'lerle mi ilgili?

    İYİ Partili Sezgin: Aydın'daki yüksek ölüm oranı JES'lerle mi ilgili?

    İYİ Partili Sezgin, jeotermal enerji santrallerinin (JES) yoğun olarak bulunduğu Aydın’da dolaşım ve solunum sistemi kaynaklı ölüm oranının yüzde 47,2 olduğunu belirterek 

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Aydın’da dolaşım ve solunum sistemi kaynaklı ölüm oranının yüzde 47,2 olduğunu belirterek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, “Oranının ülke geneline kıyasla bu kadar yüksek olmasının denetimsiz JES’ler ile ilgili olup olmadığına ilişkin olarak bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme/araştırma yapılması düşünülmekte midir” diye sordu.  

    Sezgin, Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği soru önergesinde, Aydın’da dolaşım ve solunum sistemi kaynaklı ölümlerin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti. Sezgin, Bakan Koca’ya, “JES’lerin dünyada en yoğun bulunduğu bölge olan Aydın’da dolaşım ve solunum sistemleri nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranının ülke geneline kıyasla bu kadar yüksek olmasının denetimsiz JES’ler ile ilgili olup olmadığına ilişkin olarak bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme/araştırma yapılması düşünülmekte midir” sorusunu yöneltti.

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2019 yılında Türkiye genelinde dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranının yüzde 36,8 olduğunu, JES’lerin yoğun olarak bulunduğu Aydın ise bu oranın yüzde 47,2 olduğunun altını çizdi.

    Sezgin, “Bölgede JES’lerin yaygın olduğu diğer bir şehir olan Denizli’de ölüm oranları yüzde 47,0, jeotermal saha bulunmayan Muğla’da ise yüzde 32,8’dir. Solunum sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranı ise Türkiye genelinde yüzde 12,9 iken Aydın’da bu oran yüzde 14,3 olarak gerçekleşmiştir. Denizli’de bu oran Türkiye ortalamasıyla aynı, Muğla’da ise Türkiye ortalamasının altında, yüzde 12,6” ifadelerini kullandı.

  • CHP'li milletvekili Erbay’dan Başkan Atabay’a ziyaret

    CHP'li milletvekili Erbay’dan Başkan Atabay’a ziyaret

    CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ı ziyaret etti.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Burak Erbay, bir dizi etkinliğe katılmak üzere Didim’e geldi. Partidaşı Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ı makamında ziyaret eden Milletvekili Erbay’a CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak da eşlik etti.
    Didim ve Muğla’da yapımı süren yatırımların değerlendirildiği görüşme sonrası Milletvekili Erbay ve Başkan Atabay, ilçede bulunan bir spor merkezinin açılışına katıldı.

    AMFİ TİYATROYA ÖVGÜ DOLU SÖZLER
    Açılışın ardından Milletvekili Erbay ve Başkan Atabay, incelemelerde bulunmak üzere Didim 2’nci Koy’da yapımı süren amfi tiyatro şantiyesine gitti. .Şantiyede yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Atabay, Milletvekili Erbay’ı amfi tiyatronun açılışına davet etti. Milletvekili Erbay, amfi tiyatro projesi ve Didim Belediyesi’nin çalışmalarından övgü dolu sözlerle bahsederek CHP’li başkanların destekçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.

  • Memleket Partisi’nden Başkan Ömer Günel’e nezaket ziyareti

    Memleket Partisi’nden Başkan Ömer Günel’e nezaket ziyareti

    Memleket Partisi Kuşadası İlçe Başkan Vekili Tayfun Sürgen, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e nezaket ziyaretinde bulundu. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede Kuşadası’nda yaşanan değişime dikkat çeken Sürgen, “Başkan Ömer Günel’in göreve gelmesinin ardından yaşama geçirilen projeler sayesinde Kuşadası tekrar hak ettiği yere gelmeye başladı” dedi.

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Memleket Partisi Kuşadası İlçe Başkan Vekili Tayfun Sürgen ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede Başkan Ömer Günel, üyelere Grand ve Orient Bazaar ile İkiçeşmelik Mahallesi’nde yapımı son aşamaya gelen Taziye Evi hakkında detaylı bilgi verdi. Toplantıda kent genelinde yürütülen alt ve üst yapı yatırımları ile yaşama geçirilmesi planlanan diğer projeler ele alındı. Yönetim Kurulu üyeleri ayrıca Ocak ayında silahlı saldırıya uğrayan Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a geçmiş olsun dileklerini de iletti.

    “PANDEMİYE RAĞMEN YATIRIM DURMADI”
    Kuşadası’nın Başkan Ömer Günel’in göreve gelmesinden sonra büyük bir değişim yaşadığını belirten Memleket Partisi Kuşadası İlçe Başkan Vekili Tayfun Sürgen, “Başkan Ömer Günel pandemiye rağmen kentimize çok önemli yatırımlar yaptı. Uzun süredir hizmet görmeyen Kuşadası’nda son üç yıldır çok olumlu yatırımlar yapılıyor. Kuşadası, diğer turizm kentleri arasında tekrar hak ettiği yere gelmeye başladı. Kuşadası’na sizin kadar iyi hizmet eden bir başkan görmedik” dedi.

    “ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ”
    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de “Öncelikle nazik ziyaretlerinden dolayı Memleket Partisi Kuşadası İlçe yönetimine teşekkür ederim. Göreve geldiğimizden beri elimizi taşın altına koyarak Kuşadası’na hizmet ettik. Alt ve üst yapı yatırımlarının yanı sıra kentimizde turizmi de geliştirmek ve çeşitlendirmek için çabalıyoruz. Yaptığımız tanıtımlar sayesinde önümüzdeki turizm sezonunun çok daha iyi geçmesini bekliyoruz” diye konuştu.

  • Hatipağaoğlu: Yeni Ekonomi Paketi Yine Sınıfta Kaldı

    Hatipağaoğlu: Yeni Ekonomi Paketi Yine Sınıfta Kaldı

    Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkan Yardımcısı, Gölge Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Aziz Murat Hatipağaoğlu, Nurettin Nebati’nin açıkladığı yeni ekonomik paket ile ilgili açıklamalarda bulundu. Hatipağaoğlu, “Yeni ekonomi paketiyle sayın Nebati bize bir kez daha dağın fare doğurduğunu gösterdi. Yapılan açıklamaların, alınan kararların hiçbir temeli ve mantıklı bir düzlemi yok. Son 3 yılda açıklanan bu 4. ekonomi paketinin de içi boş çıktı. Bu kararların hiçbiri iş dünyasında ya da vatandaşta heyecan yaratmadı. Dahası enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadeleyi de tamamen üzerilerinden atıp vatandaşın göreviymiş gibi lanse ettiler. Nitekim salondaki enerji ve zoraki alkışlardan da kimsenin tatmin olmadığını net şekilde gördük.” dedi. 

    “Yastık altındaki altınlar talep edilerek ekonomiye kazandırılamaz, önce güven verilmeli”
    Yastık altındaki altının piyasaya kazandırılmasına dair açıklamaların temelsiz ve anlamsız olduğunu söyleyen Hatipağaoğlu, “Yastık altında 5 ton altın var ve bunun piyasa değeri 280 milyar dolar, biz bu altınları ekonomiye kazandıracağız deniliyor. Öte yandan sayın Nebati açıklamalarında bir itirafta da bulundu. Bundan önceki çalışmalar bütüncül değil, münferitti. Şimdi biz bunları bütüncül hale getiriyoruz dedi. Bütüncüllükten kastı ise bankaların yanına, elektronik platformaları ve kuyumcuları da eklemek. 1 Mart’tan itibaren 81 ilde en az 1500 kuyumcu yastık altındaki altınları toplamakla mükellef olacakmış. Sayın Nebati şunu gözden kaçırıyor. Eğer siz hükümet olarak ekonomik gelişmelerle ilgili vatandaşa doğru bilgi vermiyorsanız, şeffaf değilseniz, hesap vermiyorsanız vatandaş size güvenmez. Türkiye’de yastık altında olduğu idda edilen altınların, ekonomiye “talep” edilerek kazandırılması mümkün değildir. Bundan önce birçok kez bu istendi. Vatandaş değil bu altınları devlete vermek, altın tasarrufunu giderek artırır. Çünkü vatandaş parasının pul olmasından korkuyor. Enflasyon %50’nin üzerine çıkmışken, dolar 13,5 TL iken vatandaş altınını devletin işaret ettiği mercilere vermez. Bu altınlar yastık altında durmaya devam edecek. Çünkü Ak Parti hükümeti ve aynı zamanda Sayın Nebati, ihracatın, ekonomik büyümenin, ekonomik canlanmanın, üretim artışının en temelinde güven olduğunu gözden kaçırıyor. Siz bu güveni kaybettiniz, hukukun üstünlüğü konusunda vatandaşın ciddi tereddütleri var, yarın bu altını verirsem el koyabilirler endişesi var. Bu nedenle kimse altınlarını vermez.”  ifadelerini kullandı.

    “Kredi paketi vatandaşa ulaşmıyorsa bir anlamı yoktur”
    Kredi Garanti Fonu’nda geçilen yeni uygulamaya da değinen Hatipağaoğlu, “Sayın bakan yeni bir uygulamaya geçiyoruz, yatırım destekleri, ihracat destekleri ve işletme destekleri vereceğiz dedi. 60 milyar TL’lik bir kredi paketinden bahsediliyor. Biliyorsunuz bu da geçtiğimiz yıllarda birçok kez yapıldı. Ancak verilen bu kredilerin nereye gittiği asla araştırılmadı ve bilinmiyor. Her türlü polisiye önlemi ve denetimi alarak Kredi Garanti Fonu’ndan verilen kredilerin yanlış yerlere gitmesini engelleyeceklerini söylüyorlar. Eğer destekler öncekilerde olduğu gibi vatandaşa ulaşmıyorsa kredi paketinin büyüklüğünün de bir anlamı yoktur.” dedi.

    “Birlikten Berekete uygulamasını yeni bir fikir gibi anlatıyorlar, dünyadan haberleri yok”
    Birlikten Berekete platformuyla vatandaşlar piyasadaki fiyatları kontrol edip karşılaştıracaklarını açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’ye karşı Hatipağaoğlu şunları söyledi: “Mobil uygulama sayesinde en uygun ürün neredeyse oradan alışveriş yapılacakmış. Bu açıkça enflasyonla biz mücadele edemiyoruz ve denetleyemiyoruz, vatandaş bunları bizim yerimize yapsın demektir. Sayın Bakan farkında değil ancak vatandaş uzun zamandan beri mahalle mahalle gezerek fiyatları karşılaştırıyor ve buna göre alışveriş yapıyor. Üstelik yeni bir buluş gibi anlattığı platformun benzerleri yıllardır yayında, dünyadan haberlerinin olmadığını yine tescillediler. Vatandaş bunlardan faydalanıyor.”

    “Enflasyonla mücadele timi kurmak yerine, ekonomi politikalarınızı gözden geçirin”
    Enflasyonla mücadele timi kurulmasının da çok çarpık bir karar olduğunu söyleyen Hatipağaoğlu, “Denetimde bir aksaklık olduğu malum ancak asıl sorun fiyatlarda değil, milletimizin uygulanan yanlış ekonomi politikalarıyla fakirleştirilmesinde. Vatandaşı hayat pahalılığına katlanmak zorunda bırakmak yerine politikaların yanlış olduğunu kabul etmek gerekir. Bu politikadan vazgeçtiğinizi açıklayarak, daha gerçekçi politikalarla hayat pahalılığını indirmeye çalışacaksınız. Başka bir yöntemi yok. Serbest piyasa koşullarında market market dolaşıp fiyat kontrolü yapmanın hiçbir anlamı yok. Piyasanın temel kuralları vardır. Burada en belirleyici şey fiyattır. Fiyatlar yanlış oluşuyorsa bu tamamen yanlış politikaların sonucudur. Neden böyle olduğunu görmezden gelip sonuca odaklanmak doğru değildir.” ifadelerini kullandı.

    “Vatandaşın reel geliri, enerjideki reel fiyatlardan önemlidir”
    Hatipağaoğlu, “Türkiye’deki elektrik ve doğalgaz fiyatları reel fiyattan düşükmüş ve devlet sübvanse ediyormuş. Lütfen bunu vatandaşa anlatın bakalım. Vatandaş ödediği faturaya bakıyor. Bir önceki aya göre katlanan faturalarda nasıl bir sübvansiyondan bahsediyorsunuz? Sayın bakan elektrik ve doğalgazın reel fiyatlarını veriyor ama vatandaşın eline geçen reel gelirden bahsetmiyor. Acaba vatandaşın reel geliri bu maliyetlerle karşılaştırıldığında nerede kalıyor? 4253 TL yapılan asgari ücret bile daha işçinin eline geçmeden eridi.” dedi.

    “Fiyatların düşmesini bırakın, maliyet enflasyonun artışı vatandaşı daha çok üzecek”
    KDV oranının düşürülmesininin vatandaş nezdinde hiçbir karşılığı olmayacağını söyleyen Hatipağaoğlu, “Açıklanan yeni programda deniliyor ki, enflasyonla mücadelede para politikası yerine maliye politikası benimsenecekmiş. Böylece fiyat indirimleri olacağına inanıyorlar. Yani sayın Cumhurbaşkanının telekonferansla bağlanıp söylediğine göre KDV fiyat artışları içerisindeki en önemli unsuralardan bir tanesi. Bu hiç anlaşılır bir şey değil. Enflasyonla mücadelede KDV üzerinden işlemler yapmak kısa sürede vatandaş için anlamlı olsa da maliyet enflasyonu açısından hiç olumlu sonuçlar doğurmaz. Türkiye’deki en büyük sorun üreticinin karşı karşıya olduğu maliyet enflasyonudur. Ciddi ekonomi politikaları uygulamadan KDV’yi düşürmek mantıklı değildir. Çünkü üreticilerin baktığı şey KDV değil, tamamen ham madde bazlı enflasyonist ortamdır. Üretim enflasyonu ve ara mal fiyatlarındaki artış gerçek problemimiz olmalıdır. KDV’yi bugün belli bir süre düşürdüğünüzü söylersiniz ancak yarın mecburen yine artırırsınız. Kaldı ki KDV sadece temel gıda maddelerinde düşürüldü. Madem burada adım atmak istiyorsunuz Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Özel İşletim Vergisi’ni kaldırın. Deprem sonrasında hayatımıza giren ve artık temel bir vergi kalemi olan bu vergileri kaldırın. KDV’nin %8’den %1’e düşürülmesi bir fayda sağlamayacak, bunu pazartesi günü ürün etiketlerinde yine acı bir şekilde göreceğiz.” dedi.

  • Bakan Ersoy’a Latmos soruları

    Bakan Ersoy’a Latmos soruları

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Latmos Dağlarındaki maden faaliyetlerini Meclis’e taşıdı. Bülbül, “Doğa bilinçsiz kazılar ve maden faaliyetleri sonucunda tahrip olmaktadır” dedi.
     
    Ekosistemin önemli bir parçası olan Latmos Dağları, maden faaliyetleri nedeniyle zarar görürken CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül konuyu bir kere daha Meclis gündemine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi veren Bülbül, “Arıcılık faaliyetlerinin yanı sıra zeytin ağaçlarını, fıstık çamlarını ve verimli meraları da içinde bulunduran bitki örtüsü, zarar görmektedir” dedi.
      
    Bülbül Bakan Ersoy’a şu soruları yöneltti: 
    1- Latmos’ta yapılan bilinçsiz kazılar ile ilgili kaç soruşturma başlatılmıştır?
    2- Latmos’ta bulunan tarihi kültür mirasının korunması için herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?
    3- Latmos’ta kaçak kazıların dinamit kullanılarak yapıldığı yönündeki iddialar için herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?
    4- Latmos’ta son on yıl içerisinde kaç maden çalışması yapılmıştır? Bu maden çalışmalarının kaçı aktif olarak devam etmektedir?

  • CHP’li Tezcan’dan Kirazlı Halkına dayanışma ziyareti

    CHP’li Tezcan’dan Kirazlı Halkına dayanışma ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclis Üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, tarım arazilerine güneş enerji santralleri (GES) kurulmasını istemeyen Kirazlı Mahallesi sakinleriyle buluştu. 300 dönüm arazi üzerine yapılmak istenen GES projesinin bölgede büyük bir çevre tahribatına neden olacağını belirten CHP’Lİ Milletvekili Tezcan, “Biz dün olduğu gibi bugün de sizlerleyiz. Desteğimiz sonuna dek sürecek” dedi.
     
    CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, bir takım temaslarda bulunmak üzere Kuşadası’na geldi. İlk olarak tarım arazileri üzerine GES kurulmak istenen Kirazlı Mahallesi’ni ziyaret eden Milletvekili Tezcan’ı mahalle muhtarı Mehmet Mersin karşıladı. CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, ilçe yöneticileri ve Kuşadası Belediye Başkan Vekili Melahat Yaylacı’nın da katıldığı buluşmada bölge sakinlerinin GES projesine yönelik şikayetleri masaya yatırıldı. 

    “DESTEĞİMİZ SONUNA DEK SÜRECEK”
    Kirazlı halkının geçmişten gelen mücadeleci bir ruha sahip olduğunu belirten Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, “Ülkeyi ranta teslim etmeye alışmış iktidarın Kirazlı’dan elini çekmesini istiyorsunuz. Sonuna kadar haklısınız. Buraya daha önce de ormanları iyileştirmek için geldiler ve ağaçları kesip rüzgar enerji santrali diktiler. Bununla da yetinmediler, şimdi de güneş enerji santrali kurmak istiyorlar. Arkadaşlar bu anlayış sadece tarımı öldürmüyor. Bu rant hırsı Isparta’ya 3 gün elektrik vermedi. 21. yüzyılda şehrin göbeğinde elektriksiz kaldığı için insanların donarak ölmesine sebep oldular. Aynı anlayış gelip bahçelerimizi, ağaçlarımızı katledip enerji üretmeye kalkıyor. Enerji şirketlerinin çok kar etmesini sağlayacak yeni bir oyunun içerisindeler. Biz dün olduğu gibi bugünde sizlerleyiz. Desteğimiz sonuna dek sürecek.  Bu işin mücadelesini beraber vereceğiz. Vatandaşın hakkını rant yiyicilere peşkeş çeken düzene tahammülümüz kalmadı. Kirazlı’dan ellerini çekmeleri için sesinizi birlikte yükselteceğiz” dedi.

    “KÖYÜMÜZE DOKUNMASINLAR”
    CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’ın Kirazlı Mahallesi’ne yaptığı dayanışma ziyareti bölge halkı tarafından da memnuniyetle karşılandı. Kirazlı’da çiftçilik yapan Seval Aras “Burası çok güzel ve dünyaca ünlü bir köy. Köyümüze dokunmasınlar. Eğer tarım arazilerimiz elimizden alınırsa nereye gideceğiz. Biz bu köyün toprağından geçiniyoruz. Desteğiniz için sizlere çok teşekkür ederiz” diye konuştu. 

    PARTİLİLERİYLE BULUŞTU
    CHP Milletvekili Bülent Tezcan, Kirazlı Mahallesi ziyaretinin ardından CHP Kuşadası İlçe Başkanlığı’nda partilileriyle buluştu. Burada Kuşadalı partililerine seslenen Milletvekili Bülent Tezcan, “Ülkede yoksulluğu, işsizliği ve rant yiyici bir düzeni hakim kılan bir anlayış var. Bu anlayış 20 yıldır ülkeye hakim. Gelen zamların ardından elektrik faturası 3, doğalgaz faturası 2 katı oldu. Esnaf ve vatandaş iş yeri ile ev kiralarını geçen faturalarla karşı karşıya kalıyor. Asgari ücrete yaptıkları zam, vatandaşın cebine girmeden geri alındı. Emekliye ve memura verdikleri para da eridi. Akaryakıt ve gıdaya da ciddi zamlar geldi. İnşallah önümüzdeki ilk seçimde büyük bir fark yaratıp sandıktan üstün çıkacağız” dedi. 

    Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Kuşadası İlçe Başkanlığı’ndan sonra CHP’nin Davutlar ve Güzelçamlı Mahalle temsilciliklerini ziyaret etti. Milletvekili Tezcan, parti ziyaretinin ardından geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Davutlar Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerinde güven tazeleyen Başkan Kamil Güler ile buluştu.  

  • İYİ Partili Sezgin, Aydın’daki ruhsatsız balık çiftliklerini Çevre Bakanı’na sordu

    İYİ Partili Sezgin, Aydın’daki ruhsatsız balık çiftliklerini Çevre Bakanı’na sordu

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, balık çiftliklerinin ekosistemde olumsuz etkiler yarattığını belirterek, Aydın ve Türkiye’de bulunan balık çiftliklerinin olası zararlarına karşı ne gibi tedbir ve denetimlerin uygulanmakta olduğu ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması talebiyle bir soru önergesi hazırladı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de kültür balığı üretiminin son 10 yılda yüzde 100’den fazla artışla 315 bin tonu geçtiğini belirten Sezgin, üretimin hızla artması nedeniyle yem ve dışkı ile oluşan denetimsiz atıkların ekosistemde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti.

    İYİ Partili Sezgin, balık çiftliklerinin kirlilik yarattığı, kötü koku yaydığı ve su ekosistemine ağır tahribat verdiğini vurgulayarak, Çevre Bakanlığı tarafından hazırlanan dokümanlarda da, kültür balıkçılığının çevre üzerinde “doğal hayatın ve ekosistemin bozulması” ve “kullanılan ilaç ve kimyasalların canlılar ve su kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri” gibi sonuçları beraberinde getirdiğinin belirtildiğini hatırlattı.

    “Didim’de ÇED denetimine tâbi olmayan balık çiftlikleri de denetim kapsamına alınmalı”

    “Didim ve çevresinde 28 adet tesis bulunmaktadır. Bunlardan 3’ü Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) düzenlemelerine tabi iken, 25 işletmenin yıllık üretim miktarları 1000 tonun altında kaldığı için çevreye olan etkileri incelemeye tabi değildir. Bu 25 tesisin yıllık ortalama üretim toplamları ise 20.100 tondur” ifadelerini kullanan Aydın Sezgin, yıllık üretim kapasitesi 1000 tonun altında olan tesislerin ÇED denetimine tabi olmaksızın kurulabilmesi sonucunda, çok yakın mesafelerde kurulan küçük tesislerin de kümülatif olarak en az büyük tesisler kadar zarara neden olduğunu vurguladı.

    İYİ Parti Milletvekili Sezgin’in Çevre Bakanı Kurum’a yönelttiği sorular şu şekilde:
    1. Aydın ili sınırları içinde yıllık 1000 ton kapasitenin altında kaç kültür balığı tesisi mevcuttur?
    2. Aydın ili sınırları içinde yıllık 1000 ton kapasitenin üstünde kaç kültür balığı tesisi mevcuttur?
    3. Son 5 yıl içinde, Aydın ili sınırları içinde ruhsatsız olarak kurulmuş kaç kültür balığı tesisi tespit edilerek kapatılmıştır?
    4. Yıllık üretim kapasitesi 1000 tonun altında olan tesislerin kurulabilmesi için yakınlık ve yoğunluk kriterleri göz önünde bulundurularak bazı kısıtlamalara gidilmesi düşünülmekte midir?
    5. Balıkları tüketenler ve bölgedeki deniz yaşamı için zararlı olan kimyasal yemlerin kullanımına yönelik olarak düzenli denetimler yapılmakta mıdır?
    6. Kimyasal yem denetimleri sonucunda son 5 yıl içinde ülke genelinde herhangi bir tesise cezai yaptırım uygulanmış mıdır?
    7. Kültür balığı tesislerinin neden olduğu zararlara karşı denetimlerin artırılması ve sıklaştırılması planlanmakta mıdır?

  • İYİ Partili Sezgin: İncir ve zeytin kuraklık desteği kapsamına alınmalıdır

    İYİ Partili Sezgin: İncir ve zeytin kuraklık desteği kapsamına alınmalıdır

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, incir ve zeytin üreticilerinin kuraklık nedeniyle yaşadığı mağduriyeti gündeme getirerek, bu ürünlerin kuraklık desteği kapsamına alınması ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanması talebiyle bir soru önergesi hazırladı.
     
    8 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 4427 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı doğrultusunda, kuraklık nedeniyle verim kaybı yaşayan çiftçilere destekleme ödemesi yapıldığını hatırlatan Sezgin, “Aydın’ın ve Ülkemizin katma değeri en yüksek tarımsal ürünleri olan incir ve zeytin, kuraklık desteği kapsamına dâhil edilmemiştir” ifadelerini kullandı.
     
    İYİ Partili Sezgin, Aydın’ın incir ve yağlık zeytin üretiminde ülkemizin önde gelen üreticisi konumunda olduğunu belirterek, son yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle incir ve zeytin üreticilerinin mağdur olduğunu, ifade etti. Sezgin, “Aydın’da jeotermal enerji santralleri ve madencilik faaliyetleri nedeniyle zaten üretim alanları daralan çiftçilerimizin mağduriyeti, kuraklığın da etkisiyle giderek artmaktadır” dedi. 
    İYİ Parti Aydın Milletvekili Sezgin’in Tarım Bakanı Pakdemirli’ye yönelttiği sorular şu şekilde:
     
    1) İncir ve zeytin üreticilerinin yaşadığı kuraklık kaybına rağmen, bu ürünler neden kuraklık desteği kapsamına alınmamıştır?
    2) İncir ve zeytin üreticilerine yönelik hangi destekler sağlanmaktadır?
    3) 2021 yılında Ülkemizin incir ve zeytin üretimi ne kadar gerçekleşmiştir?
    4) 2021 yılında Aydın’da incir ve zeytin üretimi ne kadar gerçekleşmiştir?
    5) Aydın’da jeotermal enerji santralleri ve madencilik faaliyetleri nedeniyle incir ve zeytin üretiminde yaşanan sorunların bertaraf edilmesine yönelik olarak Bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?

  • CHP’li Bülbül: 1 ay sonra halka gökten para mı yağacak?

    CHP’li Bülbül: 1 ay sonra halka gökten para mı yağacak?

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Isparta’da fatura tahsilatının 1 ay süre ile ertelenmesine ilişkin konuştu. CHP’li Bülbül, “1 ay sonra halka gökten para mı yağacak” diye sordu.

    Isparta kara teslim oldu. Yoğun kar yağışı nedeniyle şehirde birçok bölgede günlerce elektrik kesintisi yaşandı. Hatta yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle Isparta’nın Yalvaç ilçesinde, yalnız yaşayan 70 yaşındaki Ramazan Nazlı evinde ölü bulundu. Nazlı’nın, donarak öldüğü ifade edildi. Kentte yaşanan krizin ardından bölgeye giden Enerji Bakanı Fatih Dönmez ise Isparta’daki faturaların tahsilatını 1 ay süreliğine ertelediklerini söyledi. Bakan Dönmez’in ifadelerine yanıt ise CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül’den geldi.

    “İNSANLAR KARIN ORTASINDA KARANLIĞA MAHKÛM EDİLDİ”
    CHP’li Bülbül, “Koca bir şehirde elektrikler günlerce kesiliyor. Kendisinden önce elektriğin olmadığını düşünen zihniyet muhalefete çamur atarken, insanlar kendi dönemlerinde karın ortasında karanlığa mahkûm ediliyor ve bu sorun günlerce çözülemiyor. Buna karşı bir yetkili de çıkıp istifa edemiyor! Ve bu zihniyetin atanmış bir yetkilisi bölgeye gelip faturaların tahsilatının bir aylığına erteleneceğini söylüyor. Bu ne demek? Bu, önümüzdeki ay parası olmayan, kıt kanaat geçinen vatandaşın iki ayrı fatura ödemesi demek.” dedi.

    “FATURALAR BU SÜREÇTE TAMAMEN İPTAL EDİLMELİDİR”
    CHP’li Bülbül ayrıca, “Bir kere de yandaşın değil vatandaşın yanında olun. 4 gündür elektrik veremedin, sonra gelip “Tahsilatı 1 ay erteliyoruz” diye açıklama yapıyorsun! Millet zaten faturayı ödeyemiyor, 1 ay sonra iki faturayı nasıl ödesin? Millete 1 ay sonra gökten para mı yağacak? Yapılması gereken son gelen fahiş zamların geri alınıp faturaların bu süreçte tamamen iptal edilmesidir!” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li vekillerden Cumhurbaşkanı kararına karşı iptal davası

    CHP’li vekillerden Cumhurbaşkanı kararına karşı iptal davası

    CHP İzmir Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Mahir Polat ve CHP Aydın Milletvekili, Yüksek Disiplin Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Türkiye Gümrük Bölgesi Üzerinden Transit Edilecek Sigaralar Hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararını yargıya taşıdı. 

    CHP’li vekiller “kaçakçılığın önünü açtığını” iddia ettikleri karar ile ilgili şunları söyledi:
    “Ülkemize yönelik sigara kaçakçılığının artış göstermesi üzerine, sigara kaçakçılığını engellemek için yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile bazı şartlar getirilmişti. Bu karara göre; ihraç veya transit edilecek sigaraların her bir paket ve ambalajında, dış paketleme ile etiketlerinde ve boş sigara paketleri üzerinde varış ülkesinin dilinde yapılmasına hükmedildi. Karar ile yurt içinde kaçak sigaranın önüne geçilmesi ve pazarlanmasının engellenmesi amaçlanmıştı.

    Ancak, 10 Aralık 2021 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı ortadan kaldırılmıştır. ‘Türkiye Gümrük Bölgesi Üzerinden Transit Edilecek Sigaralar Hakkında Karar’ 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 55. Maddesi gereğince yürürlükten kaldırılmasıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kaçakçılık için güvenli bir köprü haline getirilmiş ve hem ulusal hem de uluslararası toplum sağlığı ağır bir şekilde tehdit altına girmiştir. Böylece kıyılmış tütün ile baş edemeyen sigara kartellerinin dolaylı olarak önü açılmış bulunmaktadır.” 

    Konuyu Danıştay’a taşıyan Polat ve Bülbül, CHP’nin hukuka aykırı ve kamu yararı içermeyen Cumhurbaşkanı kararlarının peşini bırakmayacaklarını söyledi.

    “BÖYLE BİR KARAR AKLA MANTIĞA AYKIRIDIR”
    CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat yaptığı açıklamada,“Tütün sektörünün yıllardır içinde olan bir bakan yardımcısı varken; böyle bir karar akla mantığa aykırıdır.” dedi. Polat ayrıca, “İptali istenen Cumhurbaşkanı kararında herhangi bir kamu yararı yoktur. Bu karar, ancak gümrüklerden kontrolsüzce sigara transiti yapacak sigara kaçakçılarının yararını gözetmektedir.Cumhurbaşkanı kararı ile kaçak sigara ve sigara paketlerinin gümrükten transit edilmesiyle vergi kaybına yol açacak ve bütçe bundan zarar görecektir. Ülkemizi kaçakçılık için güvenli bir köprü haline getirmelerine müsaade etmeyeceğiz, konunun takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı. 

    “CUMHURBAŞKANI KARARI TÜTÜN KONTROLÜ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNE AYKIRI”
    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise açıklamasında, 
    “Anayasa’nın 58. Maddesinde gençleri kötü alışkanlıklardan koruma yükümlülüğü yer almaktadır. İptali istenen Cumhurbaşkanı kararı, hem sözü edilen bu maddeye hem hukuk devleti ilkesini içeren 2. maddeye hem de tarafı olduğumuz “Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi”ne açıkça aykırıdır. Cumhurbaşkanı kararında “kamu yararı” ve “hizmet gerekleri”ne uygunluk bulunmamaktadır. Anılan karar ile; hukuka aykırı şekilde iş yapan örgütlerin piyasaya rahat katılacakları ve yeni düzenle birlikte piyasadaki faaliyetlerini arttıracakları da ortadadır. Karar ile ulusal ve uluslararası kamu düzenini zarara uğratacak orantısız bir kamu gücü kullanımına gidilmiştir.” dedi.

  • CHP’li Bülbül: AKP demek kuyruk demek, AKP demek zam demek

    CHP’li Bülbül: AKP demek kuyruk demek, AKP demek zam demek

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, motorine gelen 80 kuruşluk zam ile ilgili konuştu.

    Motorinin litre fiyatına gece yarısından geçerli olmak üzere 80 kuruş zam yapıldı. Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikasından (EPGİS) alınan bilgiye göre, Ankara’da ortalama 14,71 liradan satılan motorinin litre fiyatı 15,51 lira oldu. Motorinin litresi İstanbul’da 14,62 liradan 15,42 liraya, İzmir’de 14,71 liradan 15,51 liraya çıktı. Bununla birlikte motorine son bir ayda toplamda gelen zam 3,87 TL oldu. Zam öncesi vatandaşların akaryakıt istasyonlarında oluşturduğu uzun kuyruklar ise bir kez daha dikkat çekti.

    “VATANDAŞ PETROL İSTASYONLARI ÖNÜNDE”
    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül de akaryakıt fiyatlarına yapılan zam ve akaryakıt istasyonunda oluşan yoğunluk ile ilgili şunları söyledi:

    “İşte AKP’nin memleketi getirdiği durum bu. Motorine 80 kuruş zam yapıldı ve litre fiyatı 15,51 TL oldu. Vatandaş petrol istasyonlarının önünde kuyruk oluşturdu. AKP demek kuyruk demek, AKP demek zam demek!”

  • CHP Milletvekili Hüseyin Yıldız’dan Kuşadası çıkarması

    CHP Milletvekili Hüseyin Yıldız’dan Kuşadası çıkarması

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, bir takım temas ve ziyaretlerde bulunmak için Kuşadası’na geldi. CHP Kuşadası İlçe Başkanlığı’nda partilileriyle buluşan Milletvekili Hüseyin Yıldız, daha sonra kentteki meslek odaları ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Aydın Bölge Temsil Kurulu’nu ziyaret etti.
    Ziyaretine CHP Kuşadası İlçe Başkanlığı’ndan başlayan Milletvekili Hüseyin Yıldız’ı İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek yönetim kurulu üyeleri ve Kuşadası Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kotan karşıladı. Partililerin yoğun katılım sağladığı toplantıda son dönemde ülke gündeminden düşmeyen elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve temel gıda ihtiyaçlarında yaşanan zamlar masaya yatırıldı.

    “TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU CHP’DE”
    AKP hükümetinin Türkiye’yi her geçen gün karanlığa sürüklediğini belirten Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, “Türkiye sistemi olmayan bir ülke haline geldi.
    Cumhurbaşkanı ne derse o oluyor. Bakanların söz hakkı yok. Ülkeyi bir kişi yönetiyor. O da güzel ülkemizi bu zor duruma soktu. Bakanlıklar ve kurumlar denetim yapmıyor. Bu konuyla ilgili TBMM’de defalarca soru önergesi verdik. Fakat tek bir cevap alamadık. Devletin şuanda planlama teşkilatı yok. Kapatıldı çünkü işlerine gelmedi. Devlete ait birçok kurum özelleştirildi. Bunların tek derdi yandaşlarının ceplerini doldurmak. CHP olarak Türkiye’nin tüm sorunlarını biliyoruz. Şuanda ülke nüfusunun yüzde 98’i yüzde 2’si için çalışıyor. Bu durumu vatandaşlarımıza anlatabilmeliyiz. Türkiye’nin kurtuluşu CHP iktidarında. Hep birlikte bunu sağlayacağız” diye konuştu.

    ESNAFIN SORUNLARINI DİNLEDİ
    CHP’li Milletvekili Hüseyin Yıldız parti ziyaretinin ardından Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Odası üyeleriyle buluştu. CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı ziyarette esnafın son dönemde yaşadığı sorunlar görüşüldü. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Çalım, nazik ziyaretinden dolayı Milletvekili Yıldız’a teşekkür etti. Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerinde güven tazeleyen Ahmet Çalım’ı tebrik eden Milletvekili Yıldız, başarılı çalışmalarının devamını diledi. 
     
    Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın sonraki durağı Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi oldu. Yıldız, burada Kooperatif Başkanı Halit Şakar ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Hükümetin esnaf kredilerinde ödeme kolaylığı sağlaması gerektiğini belirten Milletvekili Yıldız, “Esnafımız pandemi sürecinde büyük sıkıntılar yaşadı. CHP’li yerel yönetimler o süreçte esnafımızın yanında durdu. Bizim iktidarımızda esnafa yönelik ciddi projeler üretilecek” dedi. 

    Milletvekili Hüseyin Yıldız, Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi’nin ardından Kuşadası Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası’nı ziyaret etti. Oda Başkanı Hüsnü Öten, ziyaretinden dolayı Milletvekili Yıldız ve diğer partililere teşekkür ederek, “ Sizleri her zaman yanımızda gördük. Desteğiniz bizleri çok mutlu ediyor” diye konuştu. Milletvekili Yıldız ise “Geçtiğimiz ay gerçekleşen Kuşadası Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası seçimlerini kazanarak güven tazelediniz. Sizi ve tüm çalışma arkadaşlarınızı tebrik ederim. Çalışmalarınızla Kuşadası’ndaki şoför esnafının her zaman yanında oldunuz ve olmaya da devam edeceksiniz” dedi. 

    TURİZMCİLERLE BİR ARAYA GELDİ
    Yıldız daha sonra Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Aydın Bölge Temsil Kurulu’nu ziyaret etti. Bölge Temsil Kurulu Başkanı Eda Yurtcan ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Milletvekili Yıldız, turizm sektöründe yaşanan sıkıntıları dinledi. Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın son durağı ise Kuşadası Ticaret Odası oldu. Oda Başkanı Serdar Akdoğan ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Yıldız, “Kuşadası ekonomisi turizme dayalı bir kent. Çok sayıda turizm işletmesi var. Pandemi ve ülke gündeminden düşmeyen ekonomik sorunlar turizmciyi de zor duruma düşürüyor. Biz CHP olarak bu sorunların çözümü için çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu. 

  • CHP’li Bülbül: Öğretmenlik Meslek Kanunu Anayasa’ya aykırı

    CHP’li Bülbül: Öğretmenlik Meslek Kanunu Anayasa’ya aykırı

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.
     
    Öğretmenlik Meslek Kanunu dün Genel Kurul görüşmelerinin ardından muhalefet partilerinin itirazına rağmen Meclis’te kabul edildi. Görüşmeler sırasında söz alan Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin kanunda yer almadığını bununda yaklaşık 400 bin öğretmene denk geldiğini söyledi. Kanunun Anayasa’nın 2’nci, 7’nci ve 128’inci maddelerine açıkça aykırı olduğunu belirten Bülbül şunları söyledi: 

    “Değerlendirme kurulu adı altındaki sistemin neyi değerlendireceği belli değil ve Millî Eğitim Bakanlığına yönetmelik hazırlama yetkisini veriyorsunuz. Anayasa’nın 128’inci maddesine göre, öğretmenlerin özlük hakları ve diğer düzenlemeler kesinlikle kanunla düzenlenir. Sizler kanun dışında düzenlemeler yapacaksınız ve bunu yönetmeliklere bırakacaksınız. Anayasa Mahkemesinin verdiği karar açık ve net. Bu düzenleme yönetmeliklere bırakılamaz.” 

    ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMENLER 
    Bülbül, öğretmenlerin başlıca sorunlarından birinin atanamama olduğunu belirterek, atanamadığı için çalıştığı inşaatta hayatını kaybeden Fedai Altun’un Meclis kürsüsünden fotoğrafını gösterdi. Bülbül AKP sıralarına dönerek, “Beden eğitimi öğretmeni olan Fedai öğretmen, çalıştığı inşaatta elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetti. Son tweeti ‘Alın size 83 puanın mükâfatı’ oldu. Hiç bilmedikleri işlerde çalışırken iş kazalarında, iş cinayetlerinde ölmelerinden hiç rahatsızlık duymuyor musunuz? Atanamayan öğretmenler arkalarında bir not bırakıp intihar ediyor, hiç mi vicdanınız sızlamıyor” diye sordu. 

    3600 EK GÖSTERGE TEPKİSİ 
    Bülbül, 3600 ek göstergenin 2023’ün Ocak ayında getirilmesine de tepki gösterdi. “Neden 2023’ün Ocak ayında geliyor? Öğretmenlerin şu anda 3600 ek göstergeye ihtiyaçları yok mu? Getirmiyorsunuz, çünkü kararları Millî Eğitimin hiyerarşisi vermiyor. Kararları sarayda bulunan eğitim kurulu veriyor. Sizler karar verme durumunda değilsiniz” dedi.

  • CHP’li Bülbül: Aydın; havasının toprağının korunmasını istiyor

    CHP’li Bülbül: Aydın; havasının toprağının korunmasını istiyor

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, “Aydın artık çevre talanı değil havasının suyunun ve toprağının korunmasını istiyor” dedi.

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, TBMM’de yaptığı konuşmada Kuşadası’na bağlı Kirazlı Köyünde 300 dönümlük alana yapılmak istenen Güneş Enerjisi Santrallerini bölge halkının istemediğini söyledi.

    AYDIN TEMİZ HAVA VERİMLİ TOPRAK İSTİYOR
    CHP’li Bülbül, “Denetlenmeyen JES’ler, maden ocakları ile Aydın’ın inciri, kestanesi ve zeytini bitti. Şimdi sıra kirazını yok etmeye mi geldi? Bir çok endemik bitki ve hayvan çeşitliliğine ev sahipliği yapan Aydın’ın Kuşadası’nda bulunan Kirazlı Köyü rüzgar gülleri ile harap edildi. Şimdi de köyün 300 dönümlük yerine kaliteli kirazların yetiştiği ve tarım yapılan arazilerine güneş enerji santralleri yapılmak isteniyor. AKP’nin hukuksuz doğa çevre ve tarım düşmanı politikaları yüzünden bu alan yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Enerji üretimi kılıfı altında 300 dönümlük yere kurulması planlanan sistemin ekosistemi nasıl etkileyeceğinden tutun da üretilen enerjinin ne kadar ihtiyaçlara cevap vereceği her zaman olduğu gibi tam muammadır. Aydın artık çevre talanı değil havasının suyunun ve toprağının korunmasını istiyor. Devlet yatırımı istiyor. Doğa katliamı değil temiz hava, verimli toprak istiyor” dedi.

  • Kars İl Başkanı Toraman’dan Başkan Yardımcısı Turan’a geçmiş olsun ziyareti

    Kars İl Başkanı Toraman’dan Başkan Yardımcısı Turan’a geçmiş olsun ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kars İl Başkanı Taner Toraman, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ile silahlı saldırıya uğrayan Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette CHP’li belediyelerin Türkiye’nin her yerinde vatandaşlara hizmet etmek için var güçleriyle çalıştıklarına dikkat çeken CHP Kars İl Başkanı Toraman, “Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a yapılan saldırıyı esefle kınıyoruz” dedi.

    Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yönelik Pazartesi günü yapılan silahlı saldırıya tepkiler sürüyor. Bu kapsamda CHP Kars İl Başkanı Taner Toraman, CHP Kars Selim İlçe Başkanı İlyas Barış Koç ve Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur, Kuşadası Belediyesi’ni ziyaret etti. İlk olarak Başkan Ömer Günel ile bir araya gelen CHP heyeti, ardından Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’la görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti. Kuşadası Belediyesi’nin kentte hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği yatırımlarla ilgili fikir alışverişinin de yapıldığı ziyarette, bu tür şiddet içeren eylemlerin CHP’li belediyeleri halka hizmet etmekten asla alıkoyamayacağı vurgulandı.

    “ASLA KABUL EDİLEMEZ”
    Ziyarette konuşan CHP Kars İl Başkanı Taner Toraman, “Öncelikle Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a yapılan saldırıyı esefle kınıyoruz. Böyle bir saldırı asla kabul edilemez. CHP Kars İl Başkanlığı olarak her zaman başkan yardımcımızın yanındayız. Belediye Başkanımız Ömer Günel’in göreve gelmesinin ardından Kuşadası’nda başlatılan hizmet seferberliği sayesinde yaşanan değişim ortadadır. Değerli Belediye Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a ve şahsında tüm Kuşadalılara bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

    Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan ise “Değerli CHP Kars İl Başkanım Taner Toraman, CHP Kars Selim İlçe Başkanı İlyas Barış Koç ve Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur’a ziyaretleri için teşekkür ediyorum.  Kuşadası Belediyesi yönetimi olarak şantaja, tehdide, rant ve çıkar sağlamaya çalışan çevrelere karşı gelmeyi sürdüreceğimizi ve bu tip organize kötülüklere geçit vermeyeceğimizi bir kez daha tekrar etmek istiyorum” diye konuştu.

  • Başkan Günel: Alnımızın akıyla hizmet etmeye devam edeceğiz

    Başkan Günel: Alnımızın akıyla hizmet etmeye devam edeceğiz

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yönelik olarak gerçekleştirilen silahlı saldırıya sert tepki göstererek “Bizim yönetimimize kimse topla, tüfekle, silahla, tehditle herhangi bir iş yaptıramaz. Alnımızın akıyla hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi. 

    Kuşadası Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel başkanlığında Erkan Yücel Sahnesi’nde yapıldı. Müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen konuların ele alındığı toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne şehri ile kardeş şehir olunmasına karar verildi. Kuşadası’nın 40 kilometrelik sahil şeridinde özellikle yaz sezonunda artan kirliliğin önüne geçebilmek ve ziyaretçilere çok daha hijyenik bir tatil olanağı sunabilmek amacıyla Destek Hizmetleri Müdürlüğünün 2 adet kumsal temizleme aracı satın alınması talebi, Plan ve Bütçe Komisyonu raporu doğrultusunda oybirliği ile kabul edildi. Toplantıda, Kuşadası Belediyesi’nin öz iştiraklerinden olan Arya A.Ş’nin sermayesi, yapmakta olduğu ve yapmayı planladığı yatırımlarda kullanılmak üzere 3 milyon Türk Lirası artırıldı. 

    “SALDIRI AÇIK BİR BİÇİMDE CANA KASTTIR”
    Toplantının sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yönelik olarak gerçekleştirilen silahlı saldırı ile ilgili bir açıklama yapan Başkan Ömer Günel, ortada açık bir biçimde cana kast olduğunun altını çizerek şöyle konuştu: “Ne yazık ki saldırıyı gerçekleştiren meczubun kendini haklı çıkarmak için yaptığı paylaşımları destekleyen bazı kişiler olduğunu görüyoruz. 3 yıllık Kuşadası Belediyesi yönetimimiz sırasında pek çok kez denetim geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz. Bütün bu denetimler neticesinde hakkımızda açılmış bir tek soruşturma dahi bulunmuyor. Ben bu saldırı ile ilgili olarak dedikodu üreten kişilere yalnızca empati yapmalarını tavsiye ediyorum. Ne zaman bir haksızlığa ve iftiraya uğrarsanız lütfen empati yapın. Pandemi demedik, deprem demedik, canımızı dişimize taktık, Kuşadası’nda 25 yıldır yapılmayanı yaptık. Bütün bunları görmezden gelerek bir meczubun iddialarını ağzına dolayıp dedikodu yapmak her şeyden önce ayıptır, günahtır. Bizim yönetimimize kimse topla, tüfekle, silahla, tehditle, şantajla iş yaptıramaz. Bu görevi ahlakım ile bitirir 2 buçuk yılın sonunda da çeker giderim. Kimseye de eyvallahım olmaz. Allah’a bir tek can borcumuz var. Kimse bize böyle bir tehditle gelmesin. Bu meczup daha önce de belediye başkanlığı yapan bir şahsa benzer bir saldırıda bulundu. Bu saldırı üzerinden dedikodu üreten kişiler de şunu söylemek istiyorum ki, aynı şey sizlerin de başına gelebilir.”  

  • CHP İl Başkanı Çankır: Karanlık zihniyete prim vermeyeceğiz

    CHP İl Başkanı Çankır: Karanlık zihniyete prim vermeyeceğiz

    CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır ve İYİ Parti Aydın İl Başkanı Recep Taner, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yapılan silahlı saldırı sonrasında Kuşadası Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde ortak bir basın açıklaması yaparak birlik ve dayanışma mesajları verdi. CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, bugüne kadar hiçbir CHP mensubunun tehdit ve şantaja boyun eğmediğinin altını çizerken İYİ Parti Aydın İl Başkanı Recep Taner, “Adalete olan inanç ortadan kalktıkça ne yazık ki bu tür olaylar devam edecektir” dedi. 

    Millet İttifakı’nın Aydın bileşenleri, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yönelik olarak dün gerçekleştirilen silahlı saldırıya sert tepki gösterdi. Kuşadası Belediye Ana Hizmet Binası önünde bir araya gelen CHP ve İYİ Parti’nin Aydın İl yöneticileri ve Millet İttifakı Belediye Başkanlarından Germencik Belediye Başkanı Fuat Öndeş, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ve İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya ortak bir basın açıklaması ile tehdit, şantaj ve şiddet içeren hiçbir eylemin kabul edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekti. 

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile çevre ilçelerin belediye başkanlarının da katıldığı basın açıklamasında konuşan CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yönelik olarak gerçekleştirilen silahlı saldırının fail ve azmettiricilerinin geçmişte de benzer eylemler ile gündeme geldiğini belirterek “Asıl sorun geçmişte bu tarz olaylara maruz kalanların, dün yaşanan saldırı sonrasında hiçbir şekilde tepki göstermemesi ve hatta sonrasında bu eli kanlı rantçı zihniyet ile aynı resim kareleri içinde yer almış olmalarıdır. Dün yaşanan olayın asıl sorumluları da geçmişte bu eli kanlı çetelere prim tanıyanlardır. Bu üzücü olaydan siyasi rant elde etmeye çalışanlar şunu iyi bilmedir ki; CHP mensupları olarak, belediyelerimiz ve belediye başkanlarımızla hiçbir ranta geçit vermeyeceğimizi beyan ettik. Kuşadası’nda da böyle oldu ve olmaya da devam edecek. Yaşanan silahlı saldırı sonrasında olay gerekçesi olarak gerek sosyal medya hesaplarında gerekse bazı haber sitelerinde yer verilen saldırı nedeninin gerçeklerle yakından uzaktan alakası yoktur. Bu silahlı saldırıyı gerçekleştiren faile ve arkasındaki karanlık zihniyete asla prim vermeyeceğiz” dedi. 

    Kuşadası’nın 30 yıldır görmediği bir hizmet seferberliği yaşadığını ifade eden CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır “Kentimiz baştan aşağı yenileniyor. Kuşadası kamuoyu belediyemiz tarafından yapılan çalışmaları yerinde takdir ediyor. Bu tarz çirkin bir olaydan siyasi rant kazanmaya çalışanlara da itibar etmiyor” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yaratılan sevgi ve hoşgörü dilinin önemine dikkat çeken Ali Çankır şöyle konuştu: “Ancak sahip olduğumuz hoşgörü anlayışını ve iyi niyeti suiistimal etmeye kalkanlar şunu çok iyi bilmelidir ki bizler bu kirli düşüncelere ve kirli zihniyetlere karşı en sert şekilde durmaya ve halkımızın çıkarlarını korumaya devam edeceğiz. Hiçbir CHP’li belediye başkanı ve CHP mensubu bugüne kadar ucuz tehditlere boyun eğmedi, bundan sonra da boyun eğmeyecek. Değerli Belediye Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a ve şahsında tüm Kuşadalı hemşehrilerimize bir kez daha geçmiş olsun.”
     
    İyi Parti Aydın İl Başkanı Recep Taner ise Türkiye’de ötekileştirici ve kutuplaştırıcı bir dilin hâkim kılınmaya çalışıldığını belirterek “Adalete olan inanç ortadan kalktıkça ne yazık ki bu tür olaylar devam edecektir. Sıkıntısı olan şiddete başvurmak yerine bunu kamuoyuyla paylaşabilir. Belediye Başkan Yardımcımıza yapılan saldırı sağlık çalışanlarına yapılan saldırılardan farksızdır. Kamu görevi yapan arkadaşlarımıza yapılan tüm saldırıları kınıyoruz. Bu saldırılara ülkedeki kamplaşmanın doğurduğu egolar sebep olmaktadır. Değerli Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi. 

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de 3 yıllık görev süreleri boyunca tüm resmi incelemelerden alınlarının akıyla çıktıklarını vurgulayarak “Başkan Yardımcımız Oğuzhan Turan’a saldırı yapan meczup da saldırıyı azmettirenler de Kuşadası kamuoyu tarafından iyi bilinen kişilerdir. Hakla, hukukla adaletle alamadıklarını saldırarak, kurşun sıkarak, bıçak sallayarak almaya alışmış irade bugün yine aynısını denemiştir. Ama bu sefer taş bir duvara çarpmıştır ve hep böyle olacaktır. Bu iradenin bizim iktidarımızda hiçbir zaman yeri olmamıştır ve olmayacaktır. Bunlar geldikleri gibi arkalarını dönüp gideceklerdir. Olayın ardından hemen harekete geçen İl ve İlçe Emniyet müdürlerimize, devlet adamı iradesiyle hareket eden İlçe Kaymakamımız Sayın Sadettin Yücel’e ve Türkiye’nin dört bir yanından arayan belediye başkanlarımıza ve tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Başkan Yardımcısı Turan: Tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceğiz

    Başkan Yardımcısı Turan: Tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceğiz

    Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan, uğradığı silahlı saldırı ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Kuşadası Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde basın mensuplarına bilgi veren Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan, “Kuşadası Belediyesi yönetimi olarak tehdit ve şantajlara boyun eğmeden kentimizin gelişimi için çalışmaya ve hizmet üretmeye devam edeceğiz” dedi.
     
    Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan, aracından indiği sırada uğradığı silahlı saldırı ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve CHP Kuşadası İlçe Yönetiminin katıldığı basın açıklamasında konuşan Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan, şöyle dedi: “Bildiğiniz üzere bu sabah hain bir saldırıya uğradım. Sağlığım, sıhhatim yerinde. Daha önce de çeşitli tehditler aldığımı basın yoluyla sizlerle paylaşmıştım. Bugünse fiili olarak bir saldırıya maruz kaldım. Kuşadası Belediyesi yönetimi olarak şantaja, tehdide, rant ve çıkar sağlamaya çalışan çevrelere karşı gelmeyi sürdüreceğiz ve bu tip organize kötülüklere geçit vermeyeceğiz. Başkanımızın öncülüğünde Kuşadası için hiç durmadan çalışarak ve güzel şeyler gerçekleştirerek bunlara cevap vereceğiz. Olayla ilgili adli soruşturma devam etmektedir.” 

    CHP’Lİ BELEDİYELER RANTA İZİN VERMEYECEK
    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ise Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan’a yapılan saldırıyı esefle kınadıklarını belirterek “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler Türkiye’nin her yerinde vatandaşlarına hizmet etmek için özen ve özveriyle çalışmaktadır. Ama maalesef bu çalışmalar birilerinin huzurunu ve rahatını bozmakta, bu nedenle de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik algı operasyonları devam etmektedir. Bugün yaşadığımız bu hain saldırı da bunun bir parçasıdır. Temennimiz bunun son olmasıdır. Belediye Başkan Yardımcımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin hiçbir zaman ranta izin vermediğini ve vermeyeceğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum” diye konuştu.