Kategori: Siyaset

  • CHP’li Bülbül: Bakan Kurum istifayı düşünüyor musunuz?

    CHP’li Bülbül: Bakan Kurum istifayı düşünüyor musunuz?

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, TOKİ aleyhine son 5 yılda 798 dava açıldığını ve toplamda 17 Milyon 483 Bin TL tazminat ödediğini belirterek, “Sayın Bakan ve TOKİ yöneticileri istifa etmeyi düşünüyor musunuz?” dedi.
    TOKİ son yıllarda geç teslim ve kusurlu işler nedeniyle çok açılan davalar nedeniyle yüklü miktarda tazminat ödemeye başladı.
     
    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, konuyu TBMM’ye taşıyarak Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a soruyorum; son 5 yılda TOKİ aleyhine geç teslim, kusurlu ve eksik yapılar nedeniyle kaç dava açılmıştır. Bu davalar sonucunda ne kadar tazminat ödenmiştir diye sordum. Bakanın yanıtıyla TOKİ’nin sicili ortaya çıktı. Son 5 yılda açılan dava sayısı 798, TOKİ’nin ödediği toplam tazminat ise 17 Milyon 483 Bin TL. Ben de buradan soruyorum: Sayın Bakan ve TOKİ yöneticileri istifa etmeyi düşünüyor musunuz?” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Bülbül’den Sedef Kabaş açıklaması

    CHP’li Bülbül’den Sedef Kabaş açıklaması

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanan gazeteci Sedef Kabaş hakkında açıklama yaptı. Bülbül, “Erdoğan; kendisine basit bir eleştiri geldiğinde dahi bunu hakaret olarak görüyor. Saray’ın yargısı da bu düzenin baş rolünü oynuyor.” dedi.
     
    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, gazeteci Sedef Kabaş’ın bir televizyon kanalında yaptığı açıklamanın ardından gece yarısı ev baskınıyla gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla ilgili tepki gösterdi.

    Yaptığı yazılı açıklamada Sedef Kabaş’ın tutuklanmasının “dilinizi koparırım” tehdidinin somut hali olduğunu belirten CHP’li Bülbül, “Ülkemiz, haklar yönünden en karanlık dönemlerini yaşıyor. Çünkü Tek Adam rejimini ancak kendi yarattıkları adaletsiz düzenle koruyacaklarını biliyorlar. Bu nedenle kanunları çiğnemeyi hakları gasp etmeyi alışkanlık haline getirdiler.  Son süreçte de sandığın vereceği dersi anladılar ki; şarkı sözünden, atasözüne her şeye saldırmaya başladılar” dedi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde, cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında toplam 160 bin 169 soruşturma ve 35 bin 507 kamu davası açıldığını hatırlatan Bülbül, şunları söyledi: 

    “CANI NE İSTERSE ONU OLUYOR”
    “Canı istediğinde “parti genel başkanı” olarak ayrımcılık içeren söylemlerde bulunan ve toplumun bir kısmını “öteki” olarak gören Erdoğan; kendisine basit bir eleştiri geldiğinde dahi bunu “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret” olarak görüyor. Saray’ın yargısı da bu düzenin baş rolünü oynuyor. Bugün gazeteci Sedef Kabaş’ın aynı suçtan tutuklanması da işte bu saikle yapılan bir işlemdir.”

    CUNHURBAŞKANINA HAKARETTEN 35 BİN DAVA
    “TCK madde 299 yani ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu kapsamında; herhangi bir hakaret veyahut şiddet unsuru içermeyen siyasi eleştiriler dahi yargıya konu ediliyor. 17 Eylül 2021 tarihinde yayımlanan 2020 yılı Adalet İstatistikleri Raporuna göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde, cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında toplam 160 bin 169 soruşturma ve 35 bin 507 kamu davası açıldı. Bu rapor, baskı ve korkuyla temel hak ve özgürlüklerini kullanmaları engellenen vatandaşların tablosunu ortaya koyuyor.”

    ANAYASA’YA AYKIRI
    “Cumhurbaşkanı da olan siyasi parti genel başkanına yönelik yapılan siyasi eleştirilerin tespiti halinde, derhal soruşturmaya konu edilmesi Anayasa’nın 10’uncu maddesi olan ‘Eşitlik İlkesine’ açıkça aykırıdır. Partili Cumhurbaşkanının, partili olarak yaptığı eylem ve konuşmalarına yönelik getirilen eleştirilerin, bu suça tabi tutulması; bireylerin Anayasa’dan doğan haklarını etkin olarak kullanmaktan kaçınmalarına ve çoksesliliğin azalmasına yol açmaktadır. Anayasa ile korunan ‘demokratik hukuk devleti olma niteliği’ Türkiye Cumhuriyeti Devleti için güçleşmektedir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçunun açıkça kanunilik unsuru taşımadığını, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtmiştir. Siyasi parti liderlerinden biri için ifade özgürlüğünü korku politikasının oluşturduğu atmosferde kullanırken; geri kalan siyasi parti liderleri başta olmak üzere siyasilerin tümü için karşı karşıya kalınan cezasızlık ya da etkin cezadan yoksun kalınması, toplumsal barışın sağlanması ve korunması hususunda da sorunlar yaratmaktadır.”

  • CHP’li Bülbül: İran’a doğal gaz borcu mu var?

    CHP’li Bülbül: İran’a doğal gaz borcu mu var?

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Fatih Dönmez ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a birtakım sorular yöneltti. CHP’li Bülbül şunları söyledi:

    “İran’ın 10 günlük gaz kesintisinin ardından sanayide kullanılan gazda yıllık zam oranı yüzde 435’e yükseldi. Ama bu da yetmedi sanayiciye ‘elektriklerinizi kesin’ talimatı verildi. Şimdi Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Fatih Dönmez ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a soruyorum;

    1.İran doğal gazı neden kesmiştir? Nedeni İran’a olan doğal gaz borcu olabilir mi?

    2.TEİAŞ yetkilileri OSB’leri arayıp ‘Haftanın 3 günü 24 saat elektrik kesintisi yapacaksınız, biz kesmeyelim OSB olarak siz elektriği kesin’ şeklinde sözlü talimatı doğru mudur? Bu talimat İran’ın kestiği doğal gazın bir sonucu mudur?

    3.TEİAŞ’a bu talimatın verilmesini kim söylemiştir? Talimat neden yazılı değil sözlüdür?

    4- Bu haftanın üç günü 24 saat tüm gün elektrik kesilmesi taahhütleri bulunan sanayi işletmelerini siz üretmeyin batın demek değil midir?

    5.Sanayicilerin yaptığı üretiminin azalmasına ve durmasına neden olacak BOTAŞ doğal gaz sınırlama kararının sanayiciye taahhütlerini yerine getirememesi sonucunu doğuracağı Bakanlığınızca öngörülmemiş midir?

    6.‘Geçen yılda kullandığınız doğal gazın %60’ı almayacaksınız aşarsanız sözleşmeden doğan müeyyideleri uygularız’ demek Sanayiciyi tehdit etmek değil midir?

    7.OSB’deki doğal gaz ve elektrik kısıtlamasının ülke sanayisini batma noktasına getireceğini bilmiyor musunuz?

    8.BOTAŞ’tan sanayicilerin kullanacağı doğal gazı sınırlama kararının sonuçları öngörülmüş müdür?

    9.Sanayi sektörünü büyük zarara uğratacak bu kararlara karşı bir çözümünüz var mı? Örneğin, Sanayi sektörünün zararı Bakanlığınız tarafından karşılanacak mı?

    10.Bu plansızlığın ve öngörüsüzlüğün sanayiye vereceği zarar nedeniyle sorumlu olan sizler istifa etmeyi düşünüyor musunuz?

  • CHP İlçe Başkanı Gürbilek: Kuşadası’nda güzel şeyler oluyor

    CHP İlçe Başkanı Gürbilek: Kuşadası’nda güzel şeyler oluyor

    Cumhuriyet Halk Partisi Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, Kuşadası Belediyesi’ne yönelik haksız eleştirilerde bulunan AKP İlçe Başkanı Mustafa Gökçe’nin kamuoyunu yanlış bilgilerle meşgul ettiğini belirtti. Kuşadası Belediyesi’nin kentte çok önemli projeler yürüttüğüne dikkat çeken CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, “Yaşadığınız kentte artık güzel şeyler oluyor. Gelin şehri beraber gezelim, yapılanları kendi gözünüzle görün” dedi.

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in açıklaması tam olarak şöyle;

    “Sayın Akp İlçe Başkanı Mustafa Gökçe bir kez daha bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağının örneği niteliğinde bir paylaşım yapmış. Göreve geldiğinden bugüne birçok başarılı projeye imza atan belediye yönetimine karşı uydurma ve gerçeklerden uzak ithamlarda bulunmuş.

    Sayın Gökçe’ye fısıldanan yanlış bilgilendirmelerin aksine, Belediyemizin “Mineral ve Fosil Müzesi” adı ile özel müze kurma talebi Turizm ve Kültür Bakanlığının 11.01.2022 tarih ve 2097107 sayılı olur yazısı ile uygun görülmüştür. Aydın İl Kültür Müdürlüğü Müze Müdürlüğü koordinesinde, müzede bulunan envanter kayıtlarının tamamlanmasının ardından özel müze statüsünde önümüzdeki günlerde ziyarete açılacaktır. Bu bilgilere göre Sayın Gökçe, sırf belediye yönetimini eleştirmek adına kendi partisinin Turizm Bakanlığı tarafından verilen belgeyi sahte, müzeyi de kaçak olarak nitelendirmiş olup, yorumu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

    Diğer bir ithamında yer alan “ Tarihi Kuşadası Limanı ve Kültürel Rotalar “ projesi kapsamında Ege Mutfağı Evi olarak nitelendirilen alan da gerçekte atıl duruma bırakılmamıştır. Aksine, asıl amacına uygun çalışmaların yapılacağı bir eğitim atölyesi haline getirilecektir. Bölgemizdeki gastronomi dernekleri, STK’lar ve ADÜ Turizm Fakültesi Dekan Yardımcımız Sayın Aziz Bostan ile bilgi ve fikir alışverişinde bulunarak koordineli olarak yürütülen çalışmalarda bu binamız da Ege Yöresine ait yemeklerin yapıldığı bir gastronomi eğitim atölyesi haline getirilecektir.  Gerek esnafımızın gerekse ilgili vatandaşlarımızın yararlanabileceği bir yemek eğitim atölyesi olarak hizmete girecektir.

    Sayın Gökçe’nin asılsız ithamlarının aksine GEKA’dan alınan ve çürümeye bırakılan tek bir proje yoktur. Hiç bir projede hibeler amacı dışında kullanılmamıştır. Hiç bir hibenin de faizi ile geri alınma durumu yoktur. Tüm bunların aksine Kuşadası turizmine ve tanıtımına katkı sağlayacak birçok proje talebimiz, mali destek verilmemiş olmasına rağmen belediyenin kendi imkanları ile hayata geçirilmektedir.

    Doğru bilgi edinebilmeniz için bir kaç kültürel projemizden kısaca bilgi vereyim.

    Kentimizde bulunan 11 tarihi çeşme kendi kaynaklarımızla onarıma alınmıştır. Edebiyatımızın en önemli ismi Reşat Nuri Güntekin’in hatıraları ile yaşayan binamız ve bağlantılı olan Efe Suphi evi renove edilerek yakın zamanda birçok yazarımızın da konaklayabileceği söyleşi ve imza günleri yapabileceği Çalıkuşu Yazar Evi olarak hizmete girecektir. 

    Osmanlı dönemi tarihi mirasımız olan 200 ila 400 yıllık mezar taşlarımız ile ilgili Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölüm başkanı Erkan Daş hocamız ile koordineli olarak yapılacak açık hava müzesi çalışmalarımız hızla sürdürülmektedir. Çevre duvarları tamamlanan alanımız kısa süre içinde açık hava müzesi olarak tarihi mirasımızın sergileneceği bir alan olacaktır. 

    Sayın Mustafa Gökçe, konu açılmışken; iktidar partisinin ilçe temsilcisi olarak, ilçenin gerçek sorunları ile ne zaman yakından ilgileneceksiniz? Örneğin geçtiğimiz günlerde Davutlar’da meydana gelen ve 8 vatandaşımızın ölümden döndüğü trafik kazası ile ilgili bir açıklamanız, eleştiriniz olacak mı? Malumunuz karayolları sorumluluğundaki bu güzergahta her yıl onlarca ölümlü ve yaralamalı trafik kazası yaşanmaktadır. Bu konuda herhangi bir girişiminiz olacak mı? Garaj kavşağındaki olmayan yağmur suyu drenaj hattını ne zaman eleştireceksiniz? Her gün sağanak yağmur gibi gelen zamlarla ilgili ne zaman eleştiri yapacaksınız?

    Sayın Gökçe, işi gücü bırakıp her fırsatta bilgi eksikliği ile belediye yönetimine karşı boş eleştiri yapma göreviniz haricinde bir göreviniz yok mu? Yaşadığınız kentte artık güzel şeyler oluyor. Gelin şehri beraber gezelim, yapılanları kendi gözünüzle görün. Gerçek bilgiler ile donatalım sizi. Artık bu tarz içi boş yorumlarla gündemi meşgul etmeyin.”

  • CHP’li Bülbül: AKP zihniyeti eğitimi krize sürükledi

    CHP’li Bülbül: AKP zihniyeti eğitimi krize sürükledi

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, okulların yarıyıl tatiline girmesi nedeniyle bir açıklama yayınladı. “Laik ve bilimsel eğitim anlayışına sırt çeviren AKP, eğitim ve öğrenimi büyük bir krize sürükledi” diyen Bülbül, “Salgın yönetiminde ilk önce kapatılan ve en geç açılan okullarda eğitim; bu yarıyıl en çok şiddet ile anıldı” dedi. 

    Okulların yarıyıl tatiline girmesinin ardından açıklama yapan CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, AKP’nin yanlış eğitim politikasını eleştirerek, ülkenin eğitim sıralamasındaki başarısızlığını gözler önüne serdi. 
    CHP’li Süleyman Bülbül yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 

    Öğrenciler ve öğretmenler; Covid-19 pandemisinin ardından ara verilen yüz yüze eğitime, bugün son bulan yarıyılda geri döndü. Gereken tedbirlerin alınmadığı, sık sık sınıf karantinalarının yapıldığı ve sonrasında telafi programları öngörülmeyen plansız bir eğitim yarıyılı yaşandı. Sağlık hakkının hiçe sayıldığı yarıyılda, eğitimin yeniden uzaktan olacağı yönündeki söylentiler; öğrencilerde tedirginliğe neden oldu.

    Kontrolsüz salgın yönetiminde ilk önce kapatılan ve en geç açılan okullarda, eğitim; bu yarıyıl en çok şiddet ile anıldı. Tek Adam’ın ülkeyi sirayeti altına alan “şiddet” aracı, bazı okullarda da kendine alan buldu. 

    Gelen her bakana göre değişen eğitim sistemi, içi boşaltılmış ders müfredatları, adı seçmeli olup öğrenciye seçme şansı sunulmayan seçmeli dersleri ve eğitimde derinleştirdiği fırsat eşitsizliği; AKP’yi bu sene de sınıfta bıraktı.

     Kişiye göre yapılan sistem değişimleri sonucu eğitimde başarısızlıklar hızla yükseldi. Bunun kanıtı olarak; yaklaşık yarım milyon öğrenci YKS sınavında sıfır çekti. TYT sınavında 1 milyon kişinin sonucu barajın altında kaldı. 

    Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerine göre,  OECD ülkeleri arasında Türkiye 72 ülke arasında okuduğunu anlamada 40. sırada yerini aldı. 
    Laik ve bilimsel eğitim anlayışına sırt çeviren AKP zihniyeti, böylelikle eğitim ve öğrenimi büyük bir krize sürüklemeye devam etti.

  • Başkan Kaplan: Koçarlı yatırıma doyacak

    Başkan Kaplan: Koçarlı yatırıma doyacak

    Başkan Kaplan Koçarlı’ya Yatırım için Ankara’ya mekik dokuyor

    Koçarlı’yı marka ilçe yapma yolunda ilerleyen Belediye Başkanı Nedim Kaplan, Koçarlı ve Ankara arasında adeta mekik dokuyor.

    4 günlük Ankara ziyaretinde Bakanlar, Milletvekilleri, Genel Müdürler ve kurumların üst düzey yöneticileri ile görüşen Başkan Kaplan, Koçarlı’ya yapılacak tüm yatırım ve projeler için destek sözü aldı.

    Başkan Kaplan, “Bizleri Ankara’da misafir eden Bakanlarımız, Milletvekillerimiz ve kurumlarımız bizlere ilgi ve alaka gösterdiler. Projelerimizi ve yatırım ihtiyaçlarımızı dosya halinde sunduk ve destek sözü aldık. Bakanlarımıza ve milletvekillerimize şahsım ve ilçem adına teşekkür ediyorum” dedi.

    Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşerek Koçarlı’nın ihtiyacı olan yatırım ve projeleri aktaran Başkan Kaplan, bu hafta ise mesaisinin 4 gününü Ankara’da Bakanlar, Milletvekilleri ve Genel Müdürler ile tamamladı.

    Her fırsatta Koçarlı’nın geleceği için yatırımların hızını kesmeyerek çalışan Başkan Kaplan, çalmadık kapı bırakmayarak dolu dolu geçen 4 günlük Ankara ziyaretinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Selim Baydaş, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Metin Yavuz, Rıza Posacı, Bekir Kuvvet Erim, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Hüseyin İnceöz, Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu, Devlet Su İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Balta, Barajlar ve HES Daire Başkanı Göktuğ İlter, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürü Turan Konak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Bank Genel Müdürü Yusuf Büyük’ü makamlarında ziyaret ederek Koçarlı için istişarelerde bulundu.

    “KOÇARLI YATIRIMA DOYACAK”

    Başkan Kaplan, Ankara’da gerçekleştirdiği ziyaretler ile ilgili yaptığı açıklamada, “Gerçekleştirmiş olduğumuz ziyaretlerde Koçarlı’nın ihtiyacı olan bir takım yatırımların getirilmesi ve tamamlanması noktasında isteklerimizi Bakanlarımıza, Vekillerimize ve Genel Müdürlerimize iletme fırsatı bulduk. Ciddi, milletin beklentilerine cevap veren, vatandaşın geçmişte olan talepleri doğrultusunda, bizim halkımıza verdiğimiz sözler noktasında ne dediysek onları bir bir hayata geçiriyoruz. Daha güzel hizmetleri önümüzdeki dönem içerisinde hep birlikte başaracağız. Koçarlı hazır olsun, yatırıma doyacak” dedi.

    “KOÇARLI’DA HER AY FARKLI BİR YATIRIM HAYATA GEÇECEK”

    Başkan Kaplan, yatırımlar için hız kesmeden çalıştıklarını belirterek, “Daha öncede bahsettiğimiz gibi 32 ayda 32 projeyi başlattık ve önümüzdeki aylarda da yeni projeler ve yatırımlarla fark yaratacağız. Yani Koçarlı’da her ay farklı bir yatırım hayata geçecek. Halka hizmet hakka hizmettir. Koçarlı’nın aydınlık geleceği için çalışıyoruz ve ilçemizin aydınlık yarınları için hazırladığımız projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Bizlere bu yolda sonuna kadar destek veren başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum” ifadelerinde bulundu.

    PROJELERİMİZ İÇİN İLK ADIMLAR ATILDI

    Ankara’da önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Başkan Kaplan, KYK Yurdu, Koçarlı Devlet Hastanesi, Koçarlı Çakırbeyli Turizm yolu, Cihanoğlu Kulesi ve Çevre düzenlemesi, Latmos Bölgesi Çevre düzenlemesi projelerimizi de Ankara gündemine taşıdık. Ayrıca, Adnan Menderes Kent Orman yenileme çalışması, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Hizmet Binası, Kocababa deresi ıslah çalışması ve peyzaj düzenlemesi, Tarımsal Amaçlı Soğuk hava deposu yapımı, Engelsiz Yaşam Merkezi, Engelsiz Yaşam Parkı, Yaşlı Yaşam Köyü projelerimizi de Bakanlarımıza ileterek sözümü aldık. Bunların dışında ise Yeniköy Trap atış merkezi, Yeni mahalle yaşam merkezi ve Spor tesisleri, Gençlik merkezi, Kapalı spor salonu, Kapalı yarı olimpik yüzme havuzu projeleri ile ilgili olarak Koçarlı’nın acil ihtiyacına cevap verecek ve daha saymakla bitiremeyeceğim projeler konusunda da Bakanlarımızın görüşü aynı ve ilk adımlar atıldı. Çok yakında çalışmaların başlamasını bekliyoruz. Koçarlı’mıza Hayırlı Olsun” ifadelerini kullandı.

  • CHP Genel Merkezi’nden Başkan Çerçioğlu'na ziyaret

    CHP Genel Merkezi’nden Başkan Çerçioğlu'na ziyaret

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu.

    Genel Başkan Yardımcısı Adıgüzel, Başkan Çerçioğlu’na Aydın’da yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı tebrik etti. Kendilerini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Başkan Çerçioğlu, Genel Başkan Yardımcısı Adıgüzel’e nazik ziyaretleri için teşekkür etti.

  • Bülbül: Sizin hiçbir sözünüze kimse inanmaz

    Bülbül: Sizin hiçbir sözünüze kimse inanmaz

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül
    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aydın mitingi sonrası muhalefetten tepkiler giderek artıyor. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Erdoğan’ın merhum Başbakan Adnan Menderes ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. CHP’li Bülbül “Hiçbir sözünüze inanılmaz” dedi.

    Geçtiğimiz cumartesi günü Aydın’da miting düzenleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes’in memleketinde olmaktan gurur duyduğunu ifade ettikten sonra Koçarlı ilçesinde yer alan Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Erdoğan’ın mitingde sarf ettiği birçok söze muhalefetten sert tepkiler gelirken CHP’li Bülbül de Erdoğan’ın Menderes ile ilgili sözlerine yönelik şunları söyledi:

    “İKTİDAR UĞRUNA “PAPAZ ELBİSESİ BİLE GİYERİM” DİYEN ZİHNİYET”
    “Merhum Adnan Menderes’in yargılandığı Yassıada’da 7 yıldızlı otel yap, sonra Aydın’da Menderes müzesi aç! Rahmetli Celal Bayar’ın evinin olduğu Dağyeli köyünde Altın Madeni tespit araması yaptır, sonra anıları önünde saygıyla eğiliyorum de! Sizin hiçbir sözünüze kimse inanmaz. Çünkü Erdoğan ve onun zihniyeti 1995 yılında kendi söylediği gibi iktidar uğruna “Gerekirse papaz elbisesi bile giyerim” diyen bir zihniyettir.”
     

  • CHP'li Çankır: EYT sorununu biz çözeceğiz

    CHP'li Çankır: EYT sorununu biz çözeceğiz

    CHP Aydın İl Başkanlığı, Atatürk Kent Meydanı’nda basın açıklamasında düzenledi. Yüz binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren EYT sorununa değinen CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, “CHP iktidarı olarak EYT sorununu biz çözeceğiz. Sözümüz söz” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) İl Örgütleri ve CHP Emek Büroları, 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması düzenledi. Yüz binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) sorununa değinilen basın açıklamasının Aydın ayağı Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleştirildi. Basın açıklamasına CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, Kadın Kolları İl Başkanı Ayşe Özdemir, yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve EYT’liler katıldı.

    “‘EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR’ LÜTUF DEĞİL KAZANILMIŞ HAKLARINI İSTİYOR”
    Örgüt adına açıklamayı yapan CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, “Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 22 yıldır anayasal emeklilik haklarının verilmesi için mücadele ediyor. Emeklilikte Yaşa Takılanlar lütuf değil kazanılmış haklarını istiyor.

    1999 yılında yapılan değişiklikler ve 2008 yılında yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Yasası ile emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı kademe kademe arttırıldı. Bunun sonucunda ülke tarihinin en büyük hak gasplarından biri ortaya çıktı.

    İlk sigorta girişi 9 Eylül 1999 öncesi olup, emeklilik için gereken sigortalılık süresi ve prim gün sayısını dolduran çalışanların emeklilik hakları ellerinden alındı ve yıllar sonraya ötelendi. 1998 yılında işe başlayan bir çalışan 2023 yılında emekli olma hakkına sahipken emeklilik hakkı 15 yıl sonraya, yani 2038 yılına ertelendi.

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar, yaş engeliyle birlikte bir de AKP-MHP engeline takılıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu mağduriyete son vermek için attığımız her adımda, karşımızda AKP-MHP ittifakını gördük. TBMM’de, Emeklilikte Yaşa Takılanların kazanılmış haklarına kavuşabilmeleri için verdiğimiz tüm kanun teklifleri AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    İktidar EYT mağdurlarına “Daha gençsin, emekli olamazsın” diyor. Öte yandan işverenler ise “Sen yaşlısın, sana iş veremem” diyor. İktidarın kurduğu düzen beş milyona yakın vatandaşımıza adeta “Sen yoksun” diyor” dedi.

    ERDOĞAN’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın EYT mağdurları hakkındaki sözlerini hatırlatan CHP’li Çankır, “Öte yandan, emeklilik hakkı elinden alındığı için halen çalışmak zorunda olan vatandaşlarımız iş cinayetlerinde can vermeye devam ediyor. 2013 yılından bugüne emeklilik yaşı gelmiş olduğu halde emekli olamayıp çalışan 2 binden fazla işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bir başka deyişle EYT’liler sadece açlıkla değil; iş kazaları ve iş cinayetleri ile de sınanıyor.

    Bu ağır tabloya karşın AKP Genel Başkanı Erdoğan EYT’lileri “Ülke ekonomisini çökertmeye dönük nasıl bir adım olduğunu herkes kabul edecek ve bunun karşısında durmaya başlayacaklar” diyerek hedef göstermeyi tercih ediyor.

    Erdoğan emeklilik hakkını isteyen vatandaşlarımızı ülke ekonomisini çökertecek bir yük olarak gördüğünü söylüyor! 20 yılda faiz lobilerine her ay 2 milyar 271 milyon 284 bin dolar faiz ödeyen iktidar, söz konusu kazanılmış emeklilik hakkını isteyen vatandaşlar olunca ülke ekonomisinin çökeceğini söylüyor. İktidar bir gecede dolar milyarderi yaptığı yandaşlarına hazine garantili faiz vaat ederken vatandaşların emekliliğini bir hak olarak dahi görmüyor.

    46 yaşında emekli olan AKP Genel Başkanı, milyonlarca vatandaşa mezarlıkta emekliliği reva görüyor, “38 yaşında emekli olan biri 40 sene devletten maaş alacak. Böyle bir uygulama olamaz” diyor.

    Erdoğan EYT’lileri hedef alırken “İskandinav Ülkeleri bu modelle battı” diyor. Oysa o İskandinav ülkelerinin emeklilerine en iyi yaşam koşullarını sunan ülkeler olduğunu söylemiyor” diye konuştu. 

    CHP’li Çankır, açıklamasını şu şekilde sonlandırdı;
    “İskandinav ülkelerine gitmeye gerek yok! Türkiye’de yaklaşık 7,9 milyon emekli asgari ücretin altında aylıkla açlık sınırının altında yaşıyor. 4 milyondan fazla emeklimiz geçinebilmek için ya bir iş arıyor ya da bir işte çalışıyor. 40 yıl hizmeti olan emeklilerimiz kuru ekmeğe muhtaç durumda.

    EYT’liler kazanılmış haklarını talep ederken iktidar her defasında EYT mağdurlarının talepleri ile adeta alay ediyor.

    İktidarın havuz medyası her gün EYT müjdesi veriyor; iktidar yetkilileri “Sorunun çözümü için çalışma başlattık” diyordu. Ama en sonunda yine dönüp dolaşıp “Böyle bir gündemimiz, çalışmamız yok” deme cüretini gösteriyorlar.

    EYT’liler artık iktidarın yalanlarını dinlemek istemiyor. EYT’liler ekonomiye zarar verecek kişiler olarak hedef gösterilmeyi değil, gasp edilen emeklilik hakkını istiyor.

    EYT’liler onlarca yıllık hizmetin ardından iş cinayetlerinde can vermek istemiyor. EYT’LİLER bu ülkenin eşit vatandaşları olarak kamusal sağlık hizmetinden yararlanmak istiyor.

    Kısacası EYT’liler yıllardır yaşadıkları hak kayıplarını ve mağduriyetleri giderecek yasanın çıkmasını istiyor!
    Talepleri iktidar tarafından yok sayılan ve toplumda hedef gösterilen EYT’liler bu büyük hak gaspına CHP iktidarında son verileceğini biliyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin dört bir yanından, emeklilerimiz ve emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımız için yapacağımız düzenlemeleri burada bir kez daha dile getiriyoruz:

    • EYT’lilerin geçmişe dönük emeklilik haklarını teslim edecek, yıllardır süren bu hak gaspına son vereceğiz.
    • En düşük emekli aylığını asgari ücrete eşitleyeceğiz.
    • Emekli aylıklarında iyileştirmeler yapacak, aylık bağlama oranlarını eski düzeye çekecek, güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümünü dikkate alacağız.
    • Emeklilerimizin yıllardır beklediği ‘’İntibak Yasası’’nı derhal çıkartacak ve emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklere son vereceğiz.

    Rantçıya, faizciye çalışan iktidar EYT sorununu çözmüyor, biz çözeceğiz! Sözümüz söz! Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Anayasamızın temel bir ilkesi olan sosyal devleti tüm toplum için hayata geçireceğiz. Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve tüm emeklilerimizin yıllarca hizmet ettikleri ülkelerinde hiçbir hakları gasp edilmeden, refah ve huzur içinde yaşayacağı bir ülkeyi hep birlikte kuracağız.

    Bir avuç yandaşına devletin Hazinesini teslim edip EYT’lilere ve halkıa sırtını dönen Saray hükümeti ile Türkiye’nin kaybedecek bir günü daha kalmamıştır! Başta EYT olmak üzere tüm sosyal sorunların çözümü için hemen seçim, derhal seçim istiyoruz!”

  • Bakan Karaismailoğlu; Aydın-Denizli otoyolunda çalışmalar sürüyor

    Bakan Karaismailoğlu; Aydın-Denizli otoyolunda çalışmalar sürüyor

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Akdeniz Bölgesi’ne gelen turistlerin Ege Bölgesi’ne ulaşımını kolaylaştıracak Aydın-Denizli otoyolunda çalışmaların hızla devam ettiğini belirterek, bölgeler arasındaki bağlantının yüksek standartlı, hızlı ve güvenli şekilde sağlanacağına dikkati çekti.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yapım çalışmaları devam eden Aydın-Denizli otoyoluyla ilgili açıklama yaptı. Ulaşım ve Lojistik Master Planı doğrultusunda planlı yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini vurgulayan Karaismailoğlu, 97 kilometresi Aydın’da, 66 kilometresi Denizli’de olmak üzere toplam uzunluğu 163 kilometre olan Aydın-Denizli Otoyolu’nda çalışmaların hızla devam ettiğine vurgu yaptı. Aydın-Denizli Otoyolu’nun temelini 16 Kasım 2020 tarihinde attıklarını anımsatan Karaismailoğlu, “Türkiye’nin önemli turizm ve tekstil bölgelerinden Aydın ve Denizli illerinin, mevcut İzmir-Aydın Otoyolu ile İzmir Limanı’na ve yapımı tamamlanan İstanbul-İzmir Otoyolu ile Marmara Bölgesi’ne ve aynı şekilde Akdeniz’e bağlantıları yüksek standartlı, hızlı ve güvenli şekilde otoyol ile sağlanacaktır. Akdeniz’e gelen turistlerin de Ege Bölgesi’ne ulaşımı kolaylaşacaktır” dedi. 

    Projedeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Karaismailoğlu, şöyle devam etti:
    “Aydın-Denizli Otoyolu güzergahının yaklaşık 82 kilometrelik kesiminde yapım çalışmalarına başlanılmış olup, 8 kilometrelik kesimde reglaj çalışmaları tamamlandı. Otoyol bünyesinde toplam 405 menfezden 180’i tamamlandı, 58’inde çalışmalar devam ediyor. Toplam 95 köprünün 10’unda ve toplam 13 viyadüğün 7’sinde çalışmalar devam ediyor.”

    BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUMUZU 29 BİN 500 KİLOMETREYE ÇIKARACAĞIZ
    2003-2021 döneminde Türkiye’nin ulaşım ve iletişim yatırımları için yaklaşık 1 trilyon 145 milyar liralık harcama gerçekleştirdiklerini kaydeden Karaismailoğlu, bu yatırımlar içinde yaklaşık 698 milyar lira ile ilk sırayı karayolu yatırımlarının aldığını ifade etti.  Karaismailoğlu, “Bizim için ‘durmak yok, yola devam.’ Cumhuriyet’imizin 100. kuruluş yıl dönümüne kadar; bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 500 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 720 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuzu 771 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu da 3 bin 841 kilometreye çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

  • CHP'li Bülbül: AKP miting için insanları tehdit ediyor!

    CHP'li Bülbül: AKP miting için insanları tehdit ediyor!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Ocak’ta Aydın’da gerçekleştireceği mitingle ilgili iddialı açıklamada bulundu. CHP’li Bülbül: AKP’nin zorla devlet kurumlarından insan topladığı bilgisi kulağımıza geliyor.”dedi.

    Alanın boş kalacağını ve bu yüzden halka baskı yapıldığını belirten CHP’li Bülbül:” Tek adam bu cumartesi günü Aydın’a geliyor. Gelmesine geliyor da halkı da zorla beraberinde sürüklüyor. Bize iletilen ve duyduğumuz bilgiye göre AKP, miting için İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden okullardaki idarecilere, çalışanların iradesi dışında mitinge gelmeleri için baskı yaptırıldığı ihbarları geliyor. Bunlar olağan şeyler. Biz hiç şaşırmadık. Çünkü bu zamana kadar yaptığı mitingleri gördük. Her yer bomboştu. Bu sefer rezil olmak istemiyorlar ve insanları tehdit yoluyla mitinge getiriyorlar. Ne kadar getirirseniz, getirin. Ne kadar zorlarsanız, zorlayın. Ne kadar kalabalık olursanız olun artık siz bittiniz. Yolcudur abbas, bağlasan da durmaz.” şeklinde konuştu.

  • Milletvekili Tutdere: Gazetecilik en karanlık dönemini yaşıyor

    Milletvekili Tutdere: Gazetecilik en karanlık dönemini yaşıyor

    TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve CHP Adıyaman Milletvekili Av. Abdurrahman Tutdere, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

    Milletvekili Tutdere yayımladığı mesajında, “AKP iktidarının medyaya uyguladığı zulüm neticesinde gazetecilerin hakları yıldan yıla ellerinden alındı, özgürlükleri yok edildi. İktidarın medyaya ve gazetecilere uyguladığı zulüm nedeniyle gazeteciler maalesef en karanlık 10 Ocak’larını yaşamaktırlar.

    Türkiye, 2021 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 153’üncü, dünyada cezaevinde en fazla gazetecinin olduğu ülkeler sıralamasında ise 6’ıncı sıradadır. 2021 yılında Kapanan gazeteler ve televizyonlar sonucunda ise 12 bini aşkın basın emekçisi işsiz bırakılmış durumdadır.

    Özgür basın çoğulcu demokrasinin olmazsa olmazı, ifade ve basın özgürlüğü ise demokrasinin temel direğidir. Demokrasiyi sindiremeyen ve demokrasinin gelişmesi önündeki en büyük engel olan AKP iktidarı bu temel direğe yıllar içerisinde büyük hasarlar vermiştir. AKP iktidarı gazetecileri görevlerini özgürce yapabilme imkanlarını ellerinden almış, eleştirme hakkını kullanarak haber peşinde koşan gazetecileri ise ceza davalarıyla karşı karşıya bırakmış veya hapse atarak cezalandırmıştır. 

    Bağımsız ve tarafsız gazetecilik yaptığı gerekçesiyle gazete ve televizyonlara ağır para cezaları verilmiş, adeta susturulmaya çalışılmışlardır. Kamu gücü kullanılarak ulusal medyanın yüzde 95’ini tam kontrolüne alan iktidar, ‘muhalif’ medyayı çökertmek için RTÜK’ü adeta aparat olarak kullanmış, iktidar lehine yayın yapan haber kanallarına tek bir ceza verilmezken Halk TV’ye 23; TELE 1’e 21; Fox TV’ye 15; KRT’ye 8 kez idari para cezası uygulanmıştır.

    Tüm engellemelere ve baskılara rağmen mesleğini yapan, mesleğini yapmak için direnen bağımsız gazetecileri yürekten kutluyor, bu uğurda hayatını kaybeden kalemleri saygıyla anıyorum. Tüm gazetecilerin ve basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Bülbül: Aydın’ı jES ve maden şirketlerine peşkeş çektiniz

    CHP’li Bülbül: Aydın’ı jES ve maden şirketlerine peşkeş çektiniz

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çevresel ve halk sağlığına etkilerini araştırmadan JES projelerine onay verdiğini söyledi. Bülbül, “Aydın’ı JES’cilere peşkeş çektiniz” dedi. 

    Meclis Genel Kurulunda konuşma yapan Bülbül, 
    Aydın’ın Germencik ve Söke ilçelerinde JES kurulması için yeni bir ÇED süreci başlatıldığını belirterek, “Biz biliyoruz ki yine ÇED olumlu raporu gelecek. Çünkü şimdiye kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 3421 adet projeye ÇED gerekli değil, 382 projeye ise olumlu karar verdi. Sadece iki projeye ÇED olumsuz raporu verdi. Bakanlık hiçbir çevresel etkiyi, halk sağlığına etkiyi araştırmadan projelere onay veriyor” dedi. 

    Aydın’ı denetimsizce JES bölgesine çevrildiğini belirten Bülbül, “Aydın’ın havasını, suyunu, toprağını zehirlediniz. Germencik, Dağyeni köyünde içme suyunun geldiği noktada yasaya aykırı şekilde maden arama sondajı başladı. Orada her taraf incir bahçesi ve orada 80 hane var. Doğaya, suya, toprağa saygınız yok anladık bari bu ülkenin yurttaşlarına biraz saygınız olsun. Yaşam alanına zarar veren bu projeler acil olarak iptal edilsin” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Bülbül: Balık baştan kokar

    CHP’li Bülbül: Balık baştan kokar

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın’da Sevgi Evlerinde kalan çocukların fotoğraflarının basına servis edilmesine sert tepki gösterdi. Bülbül, “Balık baştan kokar misali, 23 Nisan’da önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık şimdi de Aydın Sosyal Hizmetler İl Müdürü çocukları ifşa etti. Herkesten çok çocukların korunup, kollaması gereken Bakanlıkta skandalların ardı arkası kesilmiyor” dedi.

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Aydın’da devlet korumasında olan Sevgi Evlerindeki çocukların “Çocuklar Caminin Huzur İkliminde Buluşuyor” projesi kapsamında öğle namazına götürüldükten sonra, fotoğraflarının basına servis edilmesine sert tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Bülbül, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın 23 Nisan’da koltuğunu devrettiği, kimliği ve fotoğrafı gizli tutulması gereken 10 yaşında, devletin koruması altındaki bir çocukla birlikte kameralara poz verdiğini hatırlattı.
     
    Bülbül, “Bakan Yanık’ın neden olduğu skandalın benzeri Aydın’da, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan’ın da olduğu etkinlikte yaşandı. İl Müdürü, koruma altındaki çocukları ifşa ederek güvenliklerini ve psikolojilerini tehlikeye atmıştır. Konumu gereği o çocuğu herkesten daha çok koruması gerekirken, bütün hukuki ve etik kuralları ihlal etmiştir. Tam anlamıyla balık baştan kokar hikayesi” dedi. 

    CHP’li Bülbül sözlerine şöyle devam etti: 
    “Çocuklar AKP iktidarında şiddetin ve ihmalin odağı haline geldi. ‘Çocuğun üstün yararı ilkesi’ yerine AKP’nin üstün yararı gözetiliyor. Sevgi evlerindeki çocukların bilgilerinin gizli tutulması keyfi değildir. Bu hem Anayasa ile hem de Çocuk Koruma Kanunu ile hüküm altına alınmış, çocuğun korunması ve üstün yararı için bir zorunluluktur. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü kanunları çiğnemiş ve çocuklar tüm cami cemaatine ve basına ifşa etmiştir. Yaptığı suçtur.  İl Müdürü derhal görevden alınmalı ve idari soruşturma başlatılmalıdır.”

  • Aydın Zafer Partisi’nde Kritik Atama

    Aydın Zafer Partisi’nde Kritik Atama

    Aydın Zafer Partisi’nde en kritik görev olarak kabul edilen “Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı” görevine Ercan Arslan getirildi. 

    Kuruluşu 4 ay gibi kısa bir süre önce gerçekleşen ve  Genel başkanlığını İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın yaptığı Zafer Partisi’nde teşkilatlanma çalışmalarına hız verildi. Genel merkezden “baskın seçime hazır olun” talimatı alan Aydın Zafer Partisi yönetimi de  özel gündemle toplandı. Aydın Zafer Partisi İl Binasında yapılan yönetim kurulu toplantısında  “Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı” kritik görevine Ercan Arslan’ın getirilmesine oy birliği karar verildi. Bu atama ile Aydın Zafer Partisi’nde il genelinde teşkilatlanma çalışmalarından Ercan ARSLAN sorumlu olacak. Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Arslan “Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçiliğini ülke için kurtuluş reçetesi gören yeni kurulmuş bir parti. Anadolu’nun eziyetini çeken ama refah payı olarak hak ettiğini alamayan Kavruk Anadolu İnsanının sesi nefesi bir parti. Bu partiyi Aydın’ın 17 ilçesinde hem tanıtıp hem de teşkilatlandıracağız. İnşallah en kısa sürede teşkilatlanmayı tamamlayarak bize duyulan güveni boşa çıkarmayacağız.” dedi.
     
    ERCAN ARSLAN KİMDİR?
    Aydın Zafer Partisi Kurucusu ve Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı görevine getirilen Ercan Arslan 1967 Yenipazar doğumlu. Lisans – Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu olan Arslan Aydın il merkezi ve  çeşitli ilçelerde Öğretmenlik-Okul yöneticiliği görevleri yaptıktan sonra 2019 yılında emekli oldu.  Emekli olduktan sonra kurduğu bir şirket ile reklam ve promosyon sektörüne adım atan Arslan halen bu işini sürdürmekte olup, evli 2 çocuk babasıdır. 

    Türk Milliyetçisi kimliği ile tanınan Arslan çalışma hayatı içinde gazeteci kimliği ile de basın camiası tarafından yakından tanınıyor. Aydın’da uzun süre yayın hayatında kalan  Aydın ilkhaber  gazetesinin kuruluşunu ve editörlüğünü de yapan Ercan Arslan aynı zamanda Aydın Gazeteciler Cemiyeti üyesi. Çeşitli gazetelerde makaleleleri yayınlanan ARSLAN’ın  Aydın’da görev aldığı  STK’lar ise şunlardır.;  Aydın Ülkü Ocakları Yöneticiliği, Aydın Türk Ocakları Yöneticiliği ve Denetçiliği, Yenipazar Karaçakal Yörükleri Eğt. ve Kültür Derneği Kuruculuğu ve yöneticiliği, Aydınspor 1923 Kulübü üyeliği, Aydın Yıldızspor Kulübü Derneği Üyeliği. 

  • CHP’li Bülbül: Halk TÜİK’e bunun hesabını soracak!

    CHP’li Bülbül: Halk TÜİK’e bunun hesabını soracak!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilerle ilgili olarak, ” Devletin kurumu, tamamıyla iktidara çalışmak zorunda bırakılıyor” dedi.

    Milletvekili Bülbül, son günlerde TÜİK’in halka yanlış veriler açıkladığını ve iktidar yanlısı tutum sergilediğini belirtti. Bülbül, ” Çok yazık. Bir devlet kurumu, devlete bağlı bir kurum, iktidar yanlısı tutum sergiliyor ya da sergiletiliyor. İkisini de düşünmek durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Bu bir zorbalık. İktidarlar gelip geçici. A partisi de gelir, B partisi de gelir. Ama devletin kurumu kalıcıdır. Devletin kurumu şeffaf olmalıdır, yanlı olmamalıdır, veri neyse onu açıklamalıdır. Ama şu geldiğimiz noktaya bakın. TÜİK gerçek verileri saklamaya çalışıyor. İşsizliği, enflasyonu, asgari ücretlinin, emeklinin halini saklayıp, üstüne bir de iyi gösteriyor” dedi.

    TÜİK verileri ile diğer şirketlerin verilerinin karşılaştırmasını yapan vekil Bülbül, “Saray’ın TÜİK’ine göre; aylık enflasyon %13,58, yıllık enflasyon %36,08. Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre; aylık enflasyon %19,35, yıllık enflasyon %82,81.TÜİK, talimatla açıkladığı verilerle işçinin, emeklinin, memurun hakkını yine gasp etti! Halk bu uçurumu sokakta görmüyor mü, görüyor. Hesabını sormayacak mı, soracak!” dedi.

  • Bülbül: Tek adam rejimi vatandaşın ekmeğine göz koydu

    Bülbül: Tek adam rejimi vatandaşın ekmeğine göz koydu

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, 2022 yılına zam yağmuru ile girdik. Benzin, motorin, LPG, elektrik, doğalgaz, köprü ve otoyol geçiş ücretleri derken vatandaşın sofrasındaki ekmekte bundan nasibi aldı” dedi.

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından zam yapılan arpa ve buğday fiyatlarının çiftçiyi ve üreticiyi daha da zor duruma düşüreceğini söyledi.
     
    CHP’li Bülbül, “Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller diyen zihniyet, vatandaşın ekmeğine bile göz koydu! Ekmeklik buğdaya yüzde 23, Arpa fiyatına yüzde 24 zam yapıldı. Bununla birlikte, ekmeğe fahiş zam yolda. Anlaşılan hedefiniz; vatandaşı kuru ekmek bile alamaz duruma getirmek” dedi.
    Bülbül, ‘Tek adam ucube rejiminin 2022 yılında da halkımızı açlığa ve yoksulluğa mahkum edeceği mesajı alınmıştır’ diyerek şunları kaydetti; “Tek adamın iki dudağı arasına mahkum edilen Türkiye, yeni yıla da zam yağmuru ile girdik. Halkımız yoksullaşmaya devam ediyor. Ama saraylarından halka bakanlar, halkın sofrasını da kendi sofraları gibi zengin zannediyor. Daha önce de söylediğimiz gibi ne dövizdeki aşağıya doğru eğilim ne de asgari ücretteki artış vatandaşın cebini korumadı. Asgari ücretlinin maaşında yapılan artış, yapılan yeni zamlarla pul olmuştur. Artık kaçış yok, sandığa gidilecek.”

  • CHP’li Bülbül; Vatandaşın alın terini heba ettiniz!

    CHP’li Bülbül; Vatandaşın alın terini heba ettiniz!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin zarar eden vatandaşlara yönelik döviz çağrısına tepki gösterdi.

    CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına katılan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Ben zarar eden bütün vatandaşlara açık çağrıda bulunuyorum: Kim ki döviz gidiyor, kendinize tedbir alın ve adımlarınızı atın diyorsa dava açın. Bunlar sizi yanlış şeye yönlendirdiler” diye konuştu.

    Bakan Nebati’nin sözlerine CHP’li Bülbül’den tepki geldi. Bülbül şu ifadeleri kullandı:

    “Ülkeyi ekonomik buhrana sürükleyen iktidar, vatandaşın cebindeki parasını pul etmeye, TL’nin itibarını yerin dibine sokmayı başardı! Döviz her gün fırlarken, Türk Lirası değer kaybını sürdürdü. Bu ise başta AKP’nin genel başkanı başta olmak üzere iktidar tarafından bilinçli olarak yapıldı. Bunu artık sağır sultan da biliyor. Göz göre göre doların artması için adımlar atan iktidar, üstü kapalı faizle bir nebze de olsa doların ateşini indirdi, bunu da komik bir algıyla millete pazarlamaya çalıştı. Ancak şunu unuttular ki millet hala aç, milletin hala cebinde para yok, milletin hala alım gücü dip seviyelerde, vatandaş her geçen gün daha uzun süreler ekmek kuyruklarında kalıyor. Kısacası iktidarın zaman kazanma adına, seçimden kaçarak uyguladığı hamleler hiçbir işe yaramıyor. Şimdi de Erdoğan’ın atadığı bilmem kaçıncı Maliye Bakanı çıkıp milletin gözlerinin içine baka baka dalga geçer gibi konuşuyor. Bakan Bey, siz arka kapılardan döviz satıp, vatandaşın alın terini heba edin, sonra da çıkıp gidin “dava açın” deyin. Siz her şeyden önce şu bir ay içinde kimleri zengin ettiniz onları açıklayın. Battıkça batıyorsunuz! Ama siz açıklamazsanız da seçimden sonra iktidarımızda ne dolaplar çevirdiğinizi bu halka bir bir biz anlatacağız!”

  • KYK'yı azalttılar cemaat yurdu açtılar!

    KYK'yı azalttılar cemaat yurdu açtılar!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül,Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bugün açıkladığı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK)raporuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    KYK yurtlarının diğer ülkelere göre daha fazla yapıldığından bahseden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemlerine ithafen, 23 Kasım’da gerçekleştirilen Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçe görüşmelerinde KYK yurtlarının azlıgından ve cemaat yurtlarının fazlalığından bahseden Süleyman Bülbül,hükümetin bu konuda eksik kaldığını belirterek bakanlığa yurt sayılarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini söylemişti.

    “Cemaat yurtları arttıkça KYK yapımı azalıyor.”
    Bunun üzerine Spor Bakanlığı’ndan bugün gelen KYK raporuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bülbül,yapılan yurt sayısındaki azlığı bir kez daha gözler önüne sererek;”Yurt sayıları bu yıl 793’den 773’e geriledi.Cemaat yurtları ise 349’a ulaştı.Türkiye genelinde vakıf ve derneklerin yurt kapasitesi 263 bin 923 olarak belirtildi.Fakat KYK ile ilgili herhangi bir şey söylenmedi.23 Kasım’da bir soru sormuştum.O soruya o an cevap verememişlerdi şimdi verdiler.O raporda da benim daha önce söylediğim gerçekler teker teker ortaya çıktı.Görüyorsunuz devlet yurtları azalırken cemaat yurtları artıyor.Sözde KYK yurtları yeterince vardı.Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız.Öğrencilerimiz kaliteli,nezih ortamlarda öğrenim görene dek devam edeceğiz.”
    dedi.

  • Gürbilek: Öğrencilerimiz nitelikli bir eğitimden uzak

    Gürbilek: Öğrencilerimiz nitelikli bir eğitimden uzak

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Başkanlığı tarafından kentte eğitim alanında yaşanan sorunlarla ilgili olarak Eğitim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ile Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Kuşadası temsilciliklerinin katılımı ile bir basın açıklaması yapıldı. CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, eğitimde yaşanan aksaklıkların bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.

    Kentte yaşanan sorunların giderilmesi için yerel yönetimlerle uyum ve iş birliği içerisinde çalıştıklarını belirten CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek “Bizler Kuşadası’na değer katmak için seferber olurken, birileri vatandaşlarımızın hayatını zindana çeviren aksaklıkları ve ivedilikle çözülmesi gereken yaşamsal sorunları geçmişte olduğu gibi bugün de görmezden gelmeye devam ediyorlar” dedi. Kent merkezinde bulunan Kuşadası Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin okul ve pansiyon binasının geçtiğimiz yıl yıkılmış olmasına rağmen yeni bina için herhangi bir yapım çalışmasına başlanmadığını ifade eden Mehmet Gürbilek, “Okulun öğrencileri Kuşadası Anadolu Lisesi binasına nakledilmiştir. Okulda sabah saatlerinde Kuşadası Anadolu Lisesi, öğleden sonrasında ise Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin öğrencileri eğitim görmektedir. Ders saatlerinin 30 dakikaya düşürülmesine rağmen öğrencilerin çıkış saatleri 19.20’yi bulmaktadır. Ayrıca taşındıkları okulda meslek lisesi öğrencileri için atölyeler bulunmamaktadır. Bu nedenle öğrenciler uygulama derslerini teorik olarak yapmak zorunda kalmışlardır” diye konuştu. 

    Gürbilek, 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen 6,9’luk depremde ağır hasar alan Kuşadası Güvercinada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Uygulama Oteli’nin boşaltılarak öğrencilerin Kuşadası İmam Hatip Anadolu Lisesi’ne nakledildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada da öğrenciler ikili eğitime geçmiş ve okul çıkış saatleri 19.00’u bulmuştur. Kuşadası Şehit Kaya Aldoğan Anadolu Lisesi’nin binası da depremden sonra çıkarılan kararla yıkılmış ve öğrenciler, Atatürk Ortaokulu’na nakledilmişlerdir. Davutlar Mahallesi’ndeki, Vali Kadir Uysal Ortaokulu binası da aynı şekilde boşaltılmış ve öğrenciler Feriha Ruhi Karakaş ilkokuluna taşınmışlardır. Bu okullarda öğrenci çıkış saatleri akşam karanlığına kalmaktadır. Özellikle Meslek Lisesinin bulunduğu bölge güvenlik riski oluşturmaktadır. Meslek Lisesi öğrencileri için herhangi bir atölye yapım çalışması yürütülmemiş ve öğrenciler tüm derslerini teorik şekilde işlemek zorunda kalmışlardır. Aynı bina ve dersliklerin iki farklı okul öğrencileri tarafından ortak kullanılması, okulların genel düzenini bozmuştur. Bu durum sınıfların hijyeni açısından da ciddi bir tehdit oluşturmuştur. 

    Boşaltılan okul binalarının yıkımları ve yeni binaların tamamlanması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın ne yazık ki henüz bir çalışması olmamıştır. Bu durumun uzun bir süre daha değişmeyeceğini düşünüyoruz. Kusadası’nda mevcut okullar bile öğrenci ihtiyacını karşılamazken durumun bu şekilde savsaklanması içler acısı bir durumdur. Özellikle pandemi döneminde okulların bu şekilde yoğun olması, sınıf ve okul mevcutlarının Sağlık Bakanlığı’nın pandemiyle mücadele kapsamında koyduğu kurallara uymamaktadır. Şu anda Kuşadasında yaklaşık 4 bin okul öğrencimiz ve öğretmenlerimiz nitelikli, yeterli ve hijyenik  bir eğitimden ne yazık ki uzak kalmışlardır. Hepimizin de bildiği gibi eğitim telafisi en zor alandır.”

    Eğitim temsilcilerinin Kuşadası Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştüğünü kaydeden Gürbilek şöyle konuştu: 
    “Ders saatleri pandemi süresince 30 dakikaya düşürülebilir. Bazı teorik dersler uzaktan eğitim yolu ile yapılabilir. Varsa boş kamu binaları veya kiralama usulü ile kullanılabilecek binalar yeni okul binaları yapılıncaya kadar tedarik edilebilir. Okul bahçelerine konteyner sınıflar konularak özellikle atölye ihtiyacı karşılanabilir. Bu süre zarfında eğitim ve öğretim faaliyetleri için prefabrik yapılar tedarik edilebilir. Yıkılan okul binalarının yapımı için öncelikli bütçe planlaması yapılıp çok hızlı bir şekilde tamamlanması gerekir. Bu süreçte birleştirilen okullar dışındaki okullarda da çok fazla öğrenci sayısına ulaşmışlardır. Hijyenin sağlanabilmesi ve okulda aynı anda bulunan öğrenci sayısının azaltılması amacı ile birçok okulda sabah-öğlen uygulamasına gidilebilir. Biz CHP Kuşadası İlçe Örgütü olarak, bu konun takibini yapacağız. Aksaklıklar ve sorunlar giderilene kadar ilgili kurumlarla diyalog kuracağız. Mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında olduğu gibi çağdaş, bilimsel, özgürlükçü ve katılımcı bir eğitim sistemi günün koşullarına uygun bir şekilde yeniden uygulamaya konulacak”  ve eğitimin niteliğinde Dünyanın en üst sıralarında hak ettiğimiz yeri alacağız.”

  • Bülbül: Paramızın değerini 5 paralık ettiniz

    Bülbül: Paramızın değerini 5 paralık ettiniz

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, TL’nin dolar karşısında değer kaybını sürdürmesine ilişkin konuştu.

    CHP’li Bülbül, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte söylediği “para ülkenin itibarı ve bağımsızlığıdır” sözlerine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:

    “ARTIK KİMSE ELİNDE TL TUTMUYOR”
    “Ekonomistim diyen, ekonominin kitabını yazdığını söyleyen tek adam, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ülkeyi yönetemiyor. Ülkeyi savuruyor. Dolar geçen yıl bugün 7.62 iken, bugün o fiyatın çok  üzerinde ve yükselmeye devam ediyor. Yani bir yılda TL, dolar karşısında yüzde 129 değer kaybetti. Alım gücü ise eriyor. Para ülkenin itibarıdır, bağımsızlığıdır dediniz. Ne itibar ne de bağımsızlık bıraktınız Sayın Erdoğan. Paramızın değerini 5 paralık ettiniz. Artık kimse elinde TL tutmuyor. Döviz bürolarının önünde kuyruklar oluşmuş herkes dolar almak için kapışıyor. Bu ülkeyi bu hale siz getirdiniz. Yandaşları dolar zengini yapmak için, saraylarda lüks hayatlar sürmek için, bu ülkenin itibarını siz yok ettiniz. Ama şunu bilin ki, geliyor gelmekte olan!”

  • Kuşadası Belediyesi Yöneticileri STK ziyaretlerini sürdürüyor

    Kuşadası Belediyesi Yöneticileri STK ziyaretlerini sürdürüyor

    Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Çengel, Belediye Meclis Üyeleri Funda Şenol ve Hasan Çelik, Davutlar ve Güzelçamlı mahallelerindeki sivil toplum kuruluşlarına gerçekleştirdikleri ziyaretlere devam ediyor.

    Kuşadası Belediyesi yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve meslek odalarının yöneticileriyle bir araya gelerek kentte yaşama geçirilecek projelerle ilgili fikir alışverişi yapmayı sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Çengel ile Belediye Meclis Üyeleri Funda Şenol ve Hasan Çelik, Davutlar Avcılar ve Atıcılar Spor Kulübü ile Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Davutlar Temsilciliğinin yöneticileriyle buluştu. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine Kuşadası Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren belediye yetkilileri, Davutlar Mahallesi’nin tüm alt ve üstyapı sorunlarının çözüleceğini belirtti.
     
    İlk olarak Davutlar Avcılar ve Atıcılar Spor Kulübü Başkanı Turan Güler ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Başkan Yardımcısı Çengel ve meclis üyeleri, avcıların yaşadığı sorunları dinledi. Avcılığın bir spor dalı olduğunu belirten Başkan Yardımcısı Remzi Çengel “Kuşadası Belediyesi olarak vatandaşlarımıza hizmet üretmek için aralıksız çalışıyoruz. Yaşadığınız sorunları biliyoruz. Özellikle yetiştirilen keklik ve sülünlerin doğaya salımı ile ilgili projeler geliştirmek istiyoruz. Hizmet binası talebinizi de kısa sürede çözüme kavuşturacağız” dedi. 

    “KUŞADASI BİR TARIM KENTİ”
    Belediye yöneticilerinin ikinci durağı Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Davutlar Hizmet Binası oldu. Burada Kooperatif Başkanı Abdullah İrik ile bir araya gelen belediye yetkilileri, tarım kredi kooperatiflerinin yürüttüğü faaliyetlerle ilgili bilgi aldı. Kuşadası’nın turizmin yanı sıra bir tarım kenti olduğunu belirten Belediye Meclis Üyesi Funda Şenol “Öncelikle sizlere Belediye Başkanımız Sayın Ömer Günel’in selamlarını iletmek istiyorum. Kuşadası Belediyesi olarak kentimizde tarımsal faaliyetlerin gelişmesi için projeler üretiyoruz. Bu konu da tarım kredi kooperatifleriyle de iş birliği yapmaya hazırız” diye konuştu.

  • Sezgin: Türkiye artık demokrasi değil sultancı rejimdir

    Sezgin: Türkiye artık demokrasi değil sultancı rejimdir

    TBMM Genel Kurulunda Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bütçenin ilk gününde muhalefete yönelik kullandığı ifadeleri sert bir dille eleştirerek, “Bunu küstahlığa uzanan bir üslup olarak nitelendiriyorum. Sayın Oktay’ın TBMM’ye bir özür borçlu olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanlığı sistemiyle TBMM’nin bütçe hakkının milletvekillerinin elinden aldığını ve Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerin de etkisiz hâle getirildiğini belirten Sezgin, “Genel Kurul’da da durum aynıdır. Örneğin, dün Sayın Çavuşoğlu bize bir hayal tablosu çizmiş, hiçbir sorumuza yetkin ve yeterli cevap verememiştir. Yazılı soru önergelerinde de durum böyledir. Yeni sistemle Meclise yönelik bu tutum Meclisimizin ve demokrasimizin itibarını ihlal etmekte, millete saygısızlık olmaktadır.” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin bazı uluslararası rejim sınıflandırmalarında “sultancı rejim” olarak değerlendirildiğini vurgulayan Aydın Sezgin, bunun bir çeşit tiranlık olduğunu, Türkiye’nin anayasasızlaştırıldığını, devletin keyfilikle birlikte önlem devleti haline geldiğini belirtti. Sezgin, “Ülkemizde demokrasi ve insan haklarının yeniden doğuşu ve geliştirilmesi ancak yeni bir iktidar ve iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemin tesisiyle mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.

    “SURİYE’NİN KUZEYİNDE PKK ANTİTESİ KURULMA İHTİMALİ ARTIYOR”
    “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay Suriye sınırımızda oluşturulmak istenen terör devletini önlediklerini belirtmiştir. Yanlış bilgilendirildiği anlaşılıyor. Suriye’de, Suriye Demokratik Güçleri ile Esad yönetimi arasındaki diyalog giderek gelişmekte; Rusya ve ABD’nin uzlaşısı ve desteğiyle Suriye’nin kuzeyinde bir PKK/PYD-YPG “antite”si kurulması ihtimali her geçen gün güçlenmektedir.” ifadelerini kullanan İYİ Partili Sezgin, Türkiye’nin Suriye’de ABD ve Rusya’ya tabi duruma düşürüldüğünü belirtti.

    Aydın Sezgin, Azerbaycan’da elde edilen zafer neticesinde yapılan anlaşmada Türkiye ateşkesi izleme göreviyle yetinirken, Rusya’nın hiçbir zaman olmadığı kadar Ermenistan’a ve Azerbaycan’a nüfuz ettiğini, bölgede gücüne güç kattığını belirtti.

    İzlenen yanlış politikalar nedeniyle Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki etkinliğinin tarihte hiç olmadığı kadar zayıfladığını vurgulayan İYİ Partili Sezgin, “İktidar bölgede birbirleriyle husumet içindeki ülkelerin Türkiye’nin tezlerine karşı bir araya gelmelerini ve yakınlaşmalarını sağlamıştır. İktidarın, Varlık Fonunu peşkeş çekme gayreti içinde olduğu Katar bile bugün Rum kesimiyle hidrokarbon arama iş birliği yapabilmektedir. On dokuz yıllık iktidar Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk bağlamındaki egemen haklarımızın hukuki güvence altına alınmasında ve hidrokarbon kaynaklarına ilişkin ciddi arama ve sondaj çalışmalarının başlatılmasında hayli gecikmiştir.” şeklinde konuştu. Sezgin, “Bölgede 2000’lerin başından beri doğal gaz rezervleri üzerinde çalışılıyor. İlk büyük gaz rezervi ise 2009’da keşfedildi, siz ise Yunan adalarının Türkiye kıta sahanlığını engelleyecek bir etki oluşturmayacağını Birleşmiş Milletlere bildirmek için Kasım 2019’u beklediniz; gecikme çok açık değil mi?” dedi.

    “İKTİDAR FİLİSTİNLİ VE BOSNALI KARDEŞLERİMİZİN HAKLARINI KORUYAMADI”
    Filistin davasının bir başarısızlık örneği olduğunu belirten Sezgin, “Türkiye, Filistinlilerin haklarının korunması konusunda hiçbir dönemde bu dönemdeki kadar zayıf kalmamıştır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz ay Türkiye’de ağırladığı Bosnalı Sırp lider Dodik’in öncülüğünde toplanan Sırp Meclisi’nin 10 Aralık 2021 tarihinde aldığı kararla Bosna Hersek’in bölünmesine giden kapının ardına kadar aralandığını belirten Aydın Sezgin, “Dışişleri Bakanlığımız istediği kadar açıklamalar yapsın, itiraz etsin; atı alan Üsküdar’ı geçmektedir.” şeklinde konuştu.

    Sezgin’in konuşmasından diğer notlar şöyle:
    “Dün Sayın Dışişleri Bakanına sordum, bugün de size soruyorum Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Onlarca yıllık emek ve çabanın eseri olan savunma sanayimizin öncü şirketlerinin veya başka önemli sanayi kuruluşlarımızın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yahut da başka ülkelere kelepir fiyatına satılması iddialarının gerçek dışı olduğunu taahhüt edebiliyor musunuz?

    Biz, yabancı sermayeye karşı değiliz. Bir avuç dolar için veya siyasi ve diplomatik hataları onarma adına varlıklarımızın haraç mezat pazarlanmasına itiraz ediyoruz. Sayın Genel Başkanımızın da belirttiği gibi “Devletimizin en kritik kurumlarının peşkeş çekilmesine müsaade etmeyeceğiz.” Bunu bir defa daha hatırlatmak istiyorum.

    Değerli arkadaşlar, Sayın Oktay bütçenin ilk gününde muhalefetin millî menfaatler yönündeki eleştiri ve önerilerini “tükenmişlik ve çarpıtma” olarak tanımlamış, “Gidin, bunları ağlayarak günlüğünüze yazın.” ifadelerini kullanmıştır. Bunu küstahlığa uzanan bir üslup olarak nitelendiriyorum. Sayın Oktay’ın TBMM’ye bir özür borçlu olduğunu düşünüyorum.

    Arkadaşım Sayın Çıray da Cumhurbaşkanlığı Kabinesi konusuna değindi. Sayın Oktay’dan 25 Mayıs 2021 tarihli yazılı bir soru önergesiyle “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi” kavramı hakkında hukuki bir açıklama rica etmiştim. Cevap alamadım.

    Değerli arkadaşlar, İYİ Parti olarak Plan ve Bütçe Komisyonunda asgari ücret, EYT’liler, 3600 ek gösterge, şehit ve gazi aileleri, sağlık çalışanları gibi pek çok konuda verdiğimiz önergeler reddedilmiştir. Vatandaşı gözetmeyen 2022 bütçesi yokluk ve yoksulluk bütçesidir. Övündüğünüz büyüme rakamlarıysa Türkiye’yle sınırlı değildir. Covid döneminde daralan bütün dünya ekonomileri 2021 yılını büyümeyle kapatacaklardır. Avrupa’da da Türkiye’dekine benzer büyüme oranları vardır. Örneğin, Fransa’da beklenen büyüme yüzde 6,5 gibi, on yıllardan beri görülmemiş bir düzeydedir. İktidar, döviz kurunu ve ekonomiyi yönetememekteki beceriksizliğini hezeyanlı hesaplarla dikkatleri büyüme rakamlarına çekerek gizlemeye çalışmaktadır. Heyhat! Türk lirasının değer kaybı durdurulamamaktadır, bugün 1 dolar 15 TL’ye doğru gidiyoruz.

    “DOĞU TÜRKİSTAN’DA SOYKIRIM VARKEN ÇİN’DEKİ OLİMPİYATLARA KATILACAK MIYIZ?”
    Çin Halk Cumhuriyeti’yle ilgili yeniden bir öykünme hikâyesi gündeme geliyor. Çin’e öykünürken asıl arayışın kalkınma boyutu değil totaliterlik boyutu, toplum üzerinde üç beş kişinin hatta tek bir kişinin tahakkümünün tesis edilmesi olduğunu bilecek kadar anladık bu rejimi. Doğu Türkistan’da yaşanan mezalimle ilgili yıllardır ufak bir eleştiri bile ortaya koymama nedeniniz de bu hayranlık olsa gerek. Batılı ülkelerin Çin’i kınama metnine geçtiğimiz ekim ayında zar zor taraf oldunuz. Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın uğradığı zulüm bu kadar açıkken Çin’de düzenlenecek olimpiyatlara katılma durumumuz ne olacak? Bir daha soruyorum bunu, kamuoyu yanıt bekliyor. Bugün Sayın Genel Başkanımızın himayesinde “İnsan Hakları ve Doğu Türkistan” toplantısını gerçekleştirdik, durumun vahametini bir defa daha tüm açıklığıyla gördük.

    Değerli arkadaşlar, vatandaşımız Türkiye’nin geleceğini Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerle ilişkilerde değil, Avrupa Birliği istikametinde görmektedir. Türk milleti kendisi için neyin iyi olduğunu çok iyi tespit edebilmektedir. Anketlerde AB üyeliğine olan destek yüzde 70 dolaylarında çıkmaktadır. Oysa bizim AB’yle ilişkilerimiz her zamankinden daha donuk ve bozuk bir noktadadır. Avrupa Birliği de Türkiye’ye karşı birçok hata yapmıştır elbette, bugün bunların muhasebesine girmiyorum.
    Ama Türkiye’nin mevcut iktidarla vatandaşımıza yönelik demokrasi, hukuk, insan hakları taahhütlerinin çok gerisine düşmüş olması, İYİ Parti olarak bizleri fevkalade üzen bir gerçekliktir.

    Kurucu üyesi olduğumuz Avrupa Konseyiyle ilişkilerin gerilemesinin de iktidarın işine gelen bir olay olarak gözüktüğü ortaya çıkıyor. Her hâlükârda ekonomide, hukukta, siyasette ve uluslararası ilişkilerde yaşadığımız bu kâbus dönemi elbette bitecektir. İlk seçimlerde iktidara geldiğimizde evrensel değerlerle uyumlu ve ayakları yere basan bir yaklaşımla milletimizi ekonomik ve sosyal açıdan refaha kavuşturacağız, sahici demokrasiyi ve hukuk devletini tesis edeceğiz. “Büyük Türkiye” hedefine doğru hızla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin bütün bunları gerçekleştirme ve sağlama gücü ve potansiyeli vardır.”

  • CHP Milletvekili Arık’tan Çerçioğlu'na ziyaret

    CHP Milletvekili Arık’tan Çerçioğlu'na ziyaret

    Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Dr. Çetin Arık, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarete CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır ve CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin’de katıldı. 

    Milletvekili Dr. Çetin Arık, Aydın’da sosyal belediyecilik anlayışı ile yapılan başarılı çalışmalardan dolayı Başkan Çerçioğlu’nu tebrik etti. Başkan Çerçioğlu ise nazik ziyaretlerinden dolayı Dr. Çetin Arık’a teşekkür etti.