Kategori: Siyaset

  • CHP'li Karaca: Bu bütçe kumpas bütçesidir

    CHP'li Karaca: Bu bütçe kumpas bütçesidir

    CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda 2022 yılı Merkezi bütçesi üzerine CHP Grubu adına yaptığı konuşmada AKP’nin getirdiği bütçe teklifinin “milletin bütçesi” değil “kumpas bütçesi” olduğunu söyledi. Biçer Karaca; bütçe hakkının, vatandaşların siyasi katılım hakkı olduğuna ancak bu hakkın gasp edildiğine dikkat çekti. Vatandaşların ilettiği sorunları TBMM kürsüsünden anlatan Biçer Karaca; sözlerini  “sorun tek kişilik saray hükûmeti ve onun liyakatsiz kadroları! Çözüm belli; Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda ve yönde giden liyakatli, kadınlara ve gençlere umut bahşeden ve yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu bitirecek halkın iktidarıdır.” diyerek tamamladı. 

    Bu bütçe, AKP’nin iddia ettiği gibi milletin bütçesi midir? diye soran ve nasıl öyle olmadığını örneklerle, rakamlarla anlatan Gülizar Biçer Karaca’nın kendisini arayan vatandaşların talepleri ve hak odaklı olmayan adaletsiz bütçeye dair konuşmasından satırbaşları: 

    ÇİFTÇİ HASAN AMCA, MEHMET DAYI BU BÜTÇEDE YOK
    Denizli Bozkurt ilçesinden çiftçi Hasan Yurdakul aradı “Sayın Vekilim, üre gübresini geçen yıl 95 liraya aldım, bugün 780 lira ve gübre atmadım, atamayacağım.” diyor. “Bu bütçede çiftçinin bu sorununu çözecek bir kalem var mı?” diye sordu, baktım; hayır. Denizli’nin Bozkurt ilçemizden Hasan amcamız gibi çiftçilerin bu sorununu çözecek, bütçede hiçbir kaynak yok.

    Kale ilçesinden Mehmet Bey aradı, çiftçiymiş kendisi,  Tarım Kredi Kooperatifi’ne ve Ziraat Bankası’na olan borçlarından dolayı traktörünü satmış, yetmemiş; tarlasını satmaya çalışıyormuş, geçen hafta bankaya gittiğinde bakiye borcunun 5.600 lira olduğunu söylemişler, bugün bankaya 5.600 lirayı ödemek için gittiğinde 9.800 lira demişler, diyor ki: “Sayın Vekilim, çiftçilerin bu faiz borçlarının silinmesi için bütçede bir kaynak var mı?” Hayır, yok.

    EMEKLE ÇOCUKLARINI BÜYÜTEN KADINLAR DEĞİL EKKONOMİ KİTABINI YAZANLAR UTANSIN!
    Erzurum’dan 6 çocuk annesi Ayten Hanım aradı. 6 çocuğunun 2’si üniversiteyi bitirmiş ama işsiz. Ayten Hanım diyor ki: “Benim çocuklarım meyvenin ve sebzenin tadını bilmeden büyüdü ve bunu söylemeye utanıyorum.” ve ben buradan Ayten Hanım’a, Ayten Hanım gibi, Anadolu’nun vefakâr, cefakâr kadınlarına sesleniyorum: Ayten Hanım, değerli kadınlar; utanması gereken, siz değilsiniz; asıl utanması gereken, her mevsim için oturacak bir saray yapıp ardından “Ekonominin kitabını yazdım.” diyerek sizlerin bu yoksulluğunu, çığlığını duymayanlardır, asıl onlar utanmalıdır. 

    1.LİK SAHİBİ GENCİMİZ DİYOR Kİ: B PLANIM YOK, DELİRECEK GİBİ OLUYORUM
    Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun olan Esra aradı. Cümleleri aynen şöyle: “Sağlık meslek Lisesi’ne girdiğimde bir B planım yoktu. Tek amacım, aylarca deli gibi çalışıp sınavda 1’inci olmaktı ve branşımda 95 puan alarak 1’inci oldum. Hâlâ atamam yapılmadı. Televizyonlarda görüyorum, “mülakat” dendikçe içim sızlıyor. Atanmamayı düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum çünkü düşünürsem delirecek gibi oluyorum.” 

    EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ NASIL ELDE EDECEĞİZ?
    Bir başka gencimiz, Özge: “Arkadaşlarımla üniversite mezunu olarak hepimiz işsiziz, umutsuzuz; yurt dışına çıkışı kurtuluş kapısı olarak görüyoruz. Çok kolay bir karar değil, ailemiz burada ama başka çaremiz yok. ‘Ekonomik özgürlüğümüzü elde etmenin tek yolu yurt dışıdır.’ diyoruz.” Özge’ye şunu söyledim: “Özgeciğim, ‘Efendim, işsizlik var olabilir. Her üniversiteyi bitiren iş sahibi olacak diye bir şey yok.’ diyen, bu bütçeyi yapan zihniyettir. İşte bu bütçeyi bu zihniyetle yapan o kişinin, ne sizin işsizliğinizle, ne kısıtlanan özgürlüklerinizle, ne adalete olan inancınızın sarsılmasıyla ve umudu yurt dışında aramanızla alakası yok. Çünkü onlara göre siz yurt dışına turistik geziye gidiyorsunuz.” 

     SMA HASTALARININ HAKKI, NADİR HASTALARIN İLACI, TEDAVİ CİHAZLARI BU BÜTÇEDE YOK!
    Kasım ayında SMA hastası Eskişehirli Muzaffer bebeğin annesi, çocuğunun tedavisi için gerekli masrafları karşılayamayacağı kaygısıyla intihar etti. Diyarbakır’daki Esma’nın ailesi “Öksürtme cihazı alamıyoruz.” diyor. Çünkü geçen yıl 30 bin liraydı, bu yıl dolardaki artışla 60 bin lira. Diyor ki: “Bu bütçede, bu, öksürtme cihazı var mı?” Maalesef yok. Kistik fibrozis hastası olanlar için yurt dışından bir ilaç gelmesi gerekiyor ama mahkeme kararıyla. Geçtiğimiz hafta bir yönetmelik çıkardılar, mahkeme kararıyla da gelmiyor. İşte o “KİFDER” denen Derneğin Başkanı aradı; o hastalar için de bu bütçede kaynak yok. Bu bütçede Muzaffer bebeğin ilacı yok, öksürtme cihazı yok, kistik fibrozis hastalarının tedavileri için ilaçları yok, bu bütçede yaşam hakkı yok!

    SAĞLIK EMEKÇİLERİNE TBMM KÜRSÜSÜ’NDEN SELAM
    Bugün sağlık emekçilerimiz eylemde. O sağlık emekçilerine dediniz ki: “Sizlerin hakkı ödenmez.” Vallahi pes, çok doğru bir şey söylemişsiniz çünkü haklarını ödemediğiniz için bugün eylemdeler ve buradan pandemide çocuğunun kokusunu özlediği hâlde günlerce hastanede yurttaşların yaşam hakkı için mücadele eden tüm sağlık emekçilerimize selamlarımızı iletiyorum.

    Bu bütçede ne var? 
    DOLAR 15 TL’YE YELKEN AÇTI; HANELERE REVA GÖRDÜĞÜNÜZ RAKAM ORTADA
    Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne yıllık 147 milyon 825 bin dolar artı KDV ödemek var. Bu bütçede başka ne yok? Bu bütçede 7 milyon yoksul için sosyal destek adına ayırdığınız pay sadece 414 lira. Dün bu bütçe konuşmasını hazırlarken bunu geçiş ücretiyle şöyle ilişkilendirecektim: 7 milyon yardıma muhtaç dediğiniz, sosyal desteğe muhtaç dediğiniz vatandaşa yıllık ayırdığınız para 4.968 lira, sadece 4.968 lira ama bu konuşmayı hazırlarken Osmangazi Köprüsü’nde 1 araç için 548 lira ödeyecektiniz. Daha yirmi dört saat bile geçmeden dolar 15 liraya doğru yelken açtığında, o “5’li çete” dediğimiz, müteahhit rant çetesine 1 araç için Osmangazi Köprüsü’nde ödeyeceğiniz para 552 lira oldu. Vatandaşa bir yılda 4.968 lira, ayda sadece 414 lira ama 24 saat bile geçmeden kârına kâr katan yandaş müteahhitlere garanti ödemeleri!

    ugün doğan kundaktaki bebeğin ödeyeceği faiz yükü 3 bin TL’ye yakın ama o bebeğin anne babası ekonomik darlık, ekonomik buhran ve derin yoksulluk sebebiyle bebeğine mama alamıyor. Genel Başkanımızın talimatıyla bizim belediyelerimizin oluşturduğu o fon var ya, karakış fonu; gidip bebekleri için mama istiyorlar. İşte, milleti bu duruma düşürdünüz.

    DÖVİZ BAZLI ÖDEMELERLE MÜTEAHHİTLERİ ZENGİN EDEN BÜTÇE!
    “Kadına karşı şiddete sıfır tolerans” diye nutuklar atıyorsunuz; kadına karşı şiddetin önlenmesi için kadının güçlenmesi lazım. Bu bütçede kadının güçlenmesi için kadın başına, personel giderini çıkardığınızda sadece 6,5 lira kalıyor; sadece 6,5 lira… Bir başka mesele, bu bütçede, şehit yakınları için, gaziler için ayrılan payı şehit yakınları ve gazi sayısına böldüğünüz zaman 92 lira 47 kuruş düşüyor. Yandaş müteahhitler yap-işlet-devret modelindeki döviz bazlı ödemelerle zenginleşirken şehit yakınlarına ve gazilere sadece 92 lira 47 kuruşu reva görüyorsunuz. O zaman bu kürsüye gelip milliyetçilik nutukları atmayacaksınız.

    İNSAN HAKLARINA DUYARLI BÜTÇE HAZIRLANSAYDI, ÇOCUKLAR YATAĞA DA OKULA DA AÇ GİTMEZDİ
    Günlerdir, kürsüye çıkan Adalet ve Kalkınma Partili hatipler milletin bütçesinden bahsetti. Bu anlattıklarımla soruyorum: Bu bütçe milletin bütçesi mi? Tabii ki milletin bütçesi değil, tek kişilik hükûmetin, cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde kamu kaynaklarını iktidar eliyle yandaşlara aktaran bir kumpas bütçesidir bu bütçe. Bu bütçede öğrencilerin yurdu yok. Bu yıl yurt ve barınma sorununu çözemedikleri için okulu bırakmak zorunda kalan gençlerimiz vardı; belki bu bütçeye onların yurdu için kaynak koyarsınız dedik, koymamışsınız. Öğrenciler “Barınmak istiyoruz.” diye sokaklara çıktığında onlara, barınmayı nereyi reva gördünüz, biliyor musunuz? Karakolları ve karakollardaki gözetleme hücrelerini layık gördünüz; onlar yurtta barınmak istiyordu, karakollarda değil arkadaşlar. Ardından, vatandaşlar “Açız.” diye çığlık attılar, onların sesini susturmak için onlara uzanan mikrofonları, onlara mikrofon uzatan bağımsız gazetecileri şafak vakti derdest ettiniz; ev hapsine çevirip vatandaşın sesinin, çığlığının duyulmasını engellemeye kalktınız. Peki, ondan sonra ne yaptınız? Değerli hatip dedi ki: “Hak temelli bütçe.” Geçtiğimiz yıl, bu kürsüden “İnsan haklarına dayalı bütçe hazırlayın.” demiştik, yapmadınız; yapsaydınız ne olurdu? Bugün, asgari ücretin üzerindeki vergi kalkmış olurdu, en azından sokakta “Çocuğumu okula aç göndermek zorundayım.” diyen annenin çocuğu belki yatağa aç girmezdi, okula aç gitmezdi.

    VATANDAŞIN YÜZDE 71’i YOKSULLAŞTIM DİYOR: SORUN BELLİ, ÇÖZÜM BELLİ
    Sayın Genel Başkanımız defalarca uyardı, önerdi, dinlemediniz; 128 milyar dolarlık rezervi iç ettiniz; bugün, vatandaşı canından bezdirdiniz. Ne yaparsanız yapın vatandaş, beceriksizliğinizin, kaynakları vatandaşa değil yandaşa peşkeş çekişinizin bilincinde. Vatandaşımızın yüzde 71’i “Yoksullaştım.” diyor, yüzde 74’ü “Türkiye kötüye gidiyor.” diyor ve vatandaşımızın yüzde 68’i bu durumun sebebi olarak ne diyorlar biliyor musunuz? “Türkiye’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yoldan ve yönden çıktığı için bunlar oldu.” diyor. 
    Sorun belli; sorun tek kişilik saray hükûmeti ve onun liyakatsiz kadroları!Çözüm belli; Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda ve yönde giden liyakatli, kadınlara ve gençlere umut bahşeden ve yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu bitirecek halkın iktidarıdır.

  • CHP’li Bülbül: Artık suç değil ifade özgürlüğü yargılanıyor

    CHP’li Bülbül: Artık suç değil ifade özgürlüğü yargılanıyor

    CHP’li Bülbül Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın verdiği hutbenin içeriğiyle ilgili Ankara Barosu’nun yaptıkları basın açıklamasıyla nedeniyle yargılanmasına tepki gösterdi. Bülbül, “Türkiye’de hukuk tersine döndü. Artık suç değil ifade özgürlüğü yargılanıyor” dedi. 

    Ankara Barosu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan 2020 tarihinde Ankara’daki Hacı Bayram Camisi’nde verdiği hutbesiyle ilgili “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmasıyla ilgili basın açıklaması” başlıklı bir açıklama yayınlamış, o dönem Ankara Baro Başkanı olan Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve yönetim kurulu hakkında dava açılmıştı. 

    Davanın bugün görülen ilk duruşmasına CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül de destek verdi. Duruşma öncesi açıklama yapan Bülbül şunları söyledi: 

    “Bugün burada savunmanın yargılanmasını utanç içinde karşılıyoruz. Hukukun en önemli ayağı olan savunmanın, bir kesimi nefret söylemleriyle hedef gösteren Diyanet İşleri Başkanı’na yönelik yaptığı açıklama ifade özgürlüğü hakkı kapsamındadır. Ama ne yazık ki hukuk bizim ülkemizde tersine döndü. Eşitlerin değil üstünlerin hukukunun işlediği bu karanlık dönemde nefret suçu değil, ifade özgürlüğü yargılanıyor. Baro bu ülkede ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, güçsüzlerin, yoksulların kısaca hak ihlaline uğrayan her kesimin yanındadır. Herkes için adalet diyen savunmanın bugün sanık sandalyesine oturtulması kabul edilmez. Bugün hem savunmanın hem de baromuzun yanındayız.”

  • İYİ Parti Aydın’da 4 isim gündemde

    İYİ Parti Aydın’da 4 isim gündemde

    İYİ Parti Aydın’da ihraç edilen İl Başkanı Süleyman Demirci’nin yerine kimin geleceği teşkilat içinde merak konusu oldu.

    CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile yaşadığı problemlerin ardından İYİ Parti Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ihraç edilen İl Başkanı Süleyman Demirci’nin yerine geçecek isim merak konusu oldu. Parti içi kulisler kaynamaya başladı.

    Süleyman Demirci’den boşalan koltuğa geçecek yeni isim için 4 kişinin adı konuşuluyor. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Semra Yücel, Efeler Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ertürk, Efeler İlçe Başkanı İlhan Adıyaman ve daha önceki dönemlerde İl Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Reşat Sinan’ın başkanlık için nabız yokladığı öğrenildi.

  • Sezgin: İktidarın dış politikası yok, varsa yoksa hamaset

    Sezgin: İktidarın dış politikası yok, varsa yoksa hamaset

    TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, ekonomik kriz hızla derinleşirken uluslararası ilişkilerde de durumun giderek daha vahim bir hal aldığını belirterek, “Dış politikadan bahsedemiyorum, zira dış politika yapılandırılmış bir yaklaşım gerektirir, böyle bir yaklaşımdan maalesef yoksunuz. İktidar sözcülerinin dilinde varsa yoksa boş hamaset; gerçek ile sanrı arasındaki fark büyüdükçe felaket yaklaşır.” ifadesini kullandı.

    Sezgin, Türkiye’nin Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Karabağ, Irak, Afganistan, Karadeniz ve Ukrayna gibi çok sayıda sorunun ortasında sürekli savrulmalar girdabındayken, Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinin yönlendirilmesi ve yürütülmesi işlevini yitirdiğini belirtmiştir. Bakanlığın, iktidarın durup dururken yaptığı hataların vahim sonuçlarını onarmaya ve kendi yaktığı yangını söndürmeye çalıştığını belirten Aydın Sezgin, Suriye’de yapılması planlanan operasyona da ABD veya Rusya’dan icazet alınamadığını ifade etti.

    DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI GİRİŞ SINAVLARINA İLİŞKİN ENDİŞE VERİCİ DUYUMLAR ALIYORUZ
    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na hitaben “Savunma sanayimizin öncü şirketlerinin ve başka ulusal varlıklarımızın BAE’ye kelepir fiyatına satılması söylentilerinin gerçekle bağdaşmadığını bugün burada taahhüt edebilir mi?” ifadelerini kullana Sezgin, “Bakanlığa giriş ve başkâtiplik sınavlarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi konusunda endişe verici duyumlar aldığımızı belirtmek istiyorum. Son 4 aday meslek memuru ve başkâtiplik sınavlarında komisyon başkanı ve üyesi olarak fiilen kimler görev almıştır? Bu konuların aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

    Aydın Milletvekili Sezgin, Doğu Türkistan’da birçok saygın örgütün tespitlerine göre soykırım yaşandığını vurgulayarak, “diktatörlük rejimi ve rejimin insan hakları ihlalleriyle kirlenen Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında düzenlenecek olan olimpiyatlara Türkiye’nin katılım durumunun” açıklanmasını istedi.

    Uluslararası ilişkilerin tahrip olduğunun altını çizen Sezgin, “Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını esas alan iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem hayata geçirildiğinde Dışişleri Bakanlığına ve dış politikamıza eski itibarı ve ulusal çıkarlara odaklanma ihtiyatı yeniden kazandırılacaktır. Türkiye’nin dış politikada güvenilirliği, inandırıcılığı ve caydırıcılığı Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır düzeye gelecektir.” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Bülbül: TRT Yayınları Anayasa’yı ihlal ediyor

    CHP’li Bülbül: TRT Yayınları Anayasa’yı ihlal ediyor

    CHP’li Bülbül TRT dizisiyle verilen subliminal mesajın ahlak ve etik kurallar ile Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi. 

    TRT 1 kanalında yayınlanan Teşkilat isimli dizinin 12 Aralık 2021 tarihli bölümünde, Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde sloganı olan “Geliyor gelmekte olan” sözlerinin dizideki “Yıldırım” isimli karaktere söyletilmesi CHP’yi harekete geçirdi. 

    CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül Cumhurbaşkanı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. Önergesinde dizideki karakterin “uluslararası bağlantıları olan, komplocu ve tehlikeli bir kişi olarak gösterildiğini belirten Bülbül, “Bu gibi dizilerdeki repliklerin bilinçli bir şekilde kurgulandığı açıktır. Dizilerle topluma verilmek istenen bu tür subliminal mesajların, amaçları ve etkisi ahlaka uygunluğu açısından büyük tartışma konusudur” dedi. 
    Bülbül, “Kamu vergileriyle ayakta duran ve kamu yayıncılığı yapmakla görevli olması gereken devlet televizyonu TRT’nin yayınlarının, bir siyasi kesiminin amaçları ve toplumda yaratmak istediği algı için kullanılması başta ahlak ve etik kurallar ile Anayasa’ya aykırıdır” diyerek şu soruları yöneltti: 

    1- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde kullandığı sloganının dizideki rolü itibariyle “terörist” bir karaktere söyletilmesi tesadüf müdür?
    2- TRT’de yayınlanan dizilerin replikleri/sanaryosu ön incelemeden geçmekte midir?
    3- Senaryoya TRT yönetimi tarafından müdahale söz konusu mudur?
    4- Bu dizi yayınlanmadan kim ya da kimler tarafından incelenmektedir?
    5- Dizi ile ilgili kurum içerisinde herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

    TRT SİYASETE GİRMESİN İŞİNİ YAPSIN!
    Konuyla ilgili açıklama da yapan Bülbül, TRT’nin her dönem bazı güçlerin yönetiminde olduğunu ve bunu da yayınları ile çok açık şekilde gösterdiğini söyleyerek “TRT siyasete girmesin yayıncılık işini yapsın yeter” dedi. TRT’nin ilkelerini de hatırlatan Bülbül, TRT’nin etik ve ahlak dışı yayın yaptığı belirterek şunları söyledi:

    “TRT’nin yayın ilkeleri arasında Anayasanın sözüne ve ruhuna bağlı olmak, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak amacı güden rejim ve ideolojilerin propagandasına yer vermemek, tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak yer alırken gelinen nokta bunların tam tersidir. TRT yönetimi bu ilkeleri gasp etmekte, iktidarın kanalı gibi çalışarak devlet kurumu niteliğini ayaklar altına almaktadır. Yurttaşların vergileri TRT’nin cebini doldururken yapılan bu yayınlar ahlak dışıdır ve suç işlemektedir.”

  • Demirci, haksızlığa uğradığını savundu

    Demirci, haksızlığa uğradığını savundu

    İYİ Parti’den ihraç edilen İl Başkanı Süleyman Demirci, kendisine haksızlık yapıldığını öne sürdü ve kararın asılsıl verilere dayandığını ileri sürdü.
    Geçtiğimiz yıl, Temmuz ayında gerekleşen il kongresinde İl Başkanlığına seçilen ve hakkında bir süredir yürütülen disiplin soruşturması sonuçlanan İYİ Parti Aydın İl Başkanı yazılı olarak yaptığı açıklamada kendisine haksızlık yapıldığını öne sürdü. 

    İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) tarafından tavır, davranış ve açıklamalarıyla Millet İttifakı’na zarar verdiği iddiasıyla disipline sevk edilen İYİ Parti Aydın İl Başkanı Süleyman Demirci, görevden alınarak partiden ihraç edilmesinden sonra yaptığı aıklamada şunları söyledi:

    “Hakkımda yürütülen bir disiplin soruşturması neticesinde genel merkez yüksek disiplin kurulunca “ihraç” kararı verildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Asılsız,haksız ve dayanaksız verilen bu karara karşı hukuki haklarımı kullanacağım malumunuzdur.Elbette bana karşı bu kurguyu hazırlayanlar da bunun siyasi ve ahlaki mesuliyeti altındadır. Lakin kimse benden kurucusu olduğum partime zarar verecek bir tutum içine girmemi beklemesin. Resmi kayıtlardan olan bir ihraç gönülden bağlı olduğum, kurucusu bulunduğum partimden beni uzaklaştıramayacaktır. Bundan sonra da milletimin son umudu olarak gördüğüm partime bir gönüllü nefer olarak hizmet etmeye devam edeceğim.”

  • Bülbül: Tarım arazisi bir anda imara açıldı

    Bülbül: Tarım arazisi bir anda imara açıldı

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün daha önce “tarım arazisi” dediği ve imara izin vermediği arazilerle ilgili arazi vasfını değiştirdiğini Bakanlığa sordu. Bülbül, “Bir yıl gibi kısa bir sürede arazilerin vasfı hangi gerekçeyle değişmiştir?” dedi. 

    Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün daha önce “tarım arazisi” olduğu gerekçesiyle imara izin vermediği ancak daha sonra “tarım dışı kullanım” kararı çıkardığı araziler, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül tarafından Meclis gündemine taşındı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Bülbül, arazi vasfının hangi gerekçeyle değiştiğini sordu. 

    CHP’li Bülbül’ün verdiği önergede şu ifadeler yer aldı: 
    “Aydın İli Efeler İlçesi Ovaeymir Mahallesi sınırlarında yer alan 226 ada numaralı taşınmaza yönelik imar planları için Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan değişiklik talebi İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bazı parseller dışarıda bırakılacak şekilde kabul edilmiştir. Tarım dışı kullanılmasına izin verilmeyen araziler için ise “tarım arazisi” gerekçesi öne sürülmüştür. 

    Ancak yaklaşık bir yıl sonra, bir arazi sahibinin başvurusu üzerine bahsi geçen alanla ilgili daha önce tarım arazisi olduğuna yönelik kararı veren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kararını değiştirmiş ve tarım dışı kullanıma izin vermiştir. 

    Aydın Büyükşehir Belediyesinin plan bütünlüğünü sağlamak amacıyla pek çok araziyi kapsayan imar planında bir kısım arazilere “tarım arazisi” gerekçesi ile olur vermeyen Müdürlüğün, daha sonra aynı araziler için “tarım dışı kullanıma” izin vermesi anlaşılabilir değildir. Bir arazinin statüsünün bir yılda gibi bir sürede değişmesi mümkün olmadığı gibi verilen kararın da kamu ile tüm şeffaflığı ile paylaşılması gerekmektedir. 
    Bu bağlamda; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından önceden tarım arazisi olduğu gerekçesiyle imar planı dışında bırakılan arazilerde, daha sonra tarım dışı kullanım izni hangi gerekçeyle verilmiştir? Arazilerde nasıl bir değişiklik tespit edilmiştir?”

  • Bülbül: Her şeyi bitirdiniz şimdi arsaları

    Bülbül: Her şeyi bitirdiniz şimdi arsaları

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Türkiye’nin en büyük emlakçısına dönüştüğünü belirterek “Her şeyi bitirdiniz şimdi arsaları, tarlaları satıyorsunuz. Bu ülkenin topraklarına, bu ülkenin milletine saygılı olun biraz” dedi. 
    Meclis Genel Kurulunda Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın bütçe görüşmelerinde CHP Grubu adına CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül konuşma yaptı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın arsa satışlarını eleştiren Bülbül şunları söyledi: 

    “Siz artık emlakçı ofisine döndünüz Her şeyi bitirdiniz, şimdi tarlaları, arsaları satmaya başladınız. Özelleştirme adı altında memleketin, Cumhuriyet kurumlarını peşkeş çektiniz, talan ettiniz; Tank Paleti, Sümerbank’ı, TÜPRAŞ’ı, TÜRK TELEKOM’u, PETKİM’i, Erdemir’i, Eti Holding’i, TEDAŞ’ı, ADÜAŞ’ı, şeker fabrikalarını 63,3 milyar dolara sattınız. Şimdi 4 bin 042 adet arsaya göz diktiniz. Oradan da 3 milyar 859 milyon dolar aldınız. Bu paralar nerede arkadaşlar?  İnternet sitesi aynı pazarlamacı sitesi gibi, çıkmışlar KDV muafiyeti, taksit imkânı, harçsız tapu… Bu ülkenin topraklarına, bu ülkenin milletine saygılı olun biraz.” 

    DEĞER TESPİT RAPORLARI NEDEN YAYINLANMIYOR? 
    Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ait Sayıştay raporlarına da değinen Bülbül, “Kurum değer tespit raporlarını yedi yıldan beri yayınlamıyor. Özelleştirilen arsaların, şirketlerin, kamu sermayelerinin değer tespitlerini vatandaş neden bilmiyor? Sayıştay yedi yıldan beri ‘yayınla’ diyor ama yayınlanmıyor. Kimden ne kaçırıyorsunuz? Bunun hesabını da vereceksiniz. Zaten bu ülkeyi parsel parsel sattınız, kurumların içini boşalttınız. Kurumların içini o kadar boşalttınız ki Kamu İhale Kurumu ‘5’li çeteye iş verme kurumu’ hâline, TÜİK ‘istatistik yalan tespit kurumu’ hâline, Özelleştirme İdaresi ‘emlakçı pazarlamacı ofisi’ hâline geldi” dedi. 

    BÜTÇELER KADÜK OLDU 
    2022 bütçelerinin Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandığında bu güne Türk lirasının dolar karşısında yüzde 56 değer kaybettiğini ifade eden Bülbül, bakanlık bütçelerinin de kadük olduğunu söyledi. Bülbül, “Bu bütçeyle memleket idare edilemez, Dün, yine benzine, motorine zam geldi. Şu anda Ankara’da 10,41; İzmir’de 10,43; İstanbul’da 10,36… Ya, bu benzini, AKP’li milletvekilleri kullanmıyor mu? Bir simit İstanbul’da 3,5 lira, Ankara’da 3 lira, ekmek 2,5 lira olmuş. Acaba AKP’li milletvekili arkadaşlar ekmek, simit yemiyor mu? Nerede yaşıyorlar? Gıda enflasyonu çıkmış yüzde 58’lere, TÜİK denilen, devlet kurumu olduğu iddia edilen, içi boşaltılmış kurum ise yüzde 21’den bahsediyor. Bu yüzde 14 TÜİK Başkanının cebinde mi? Ama, onu cebinden alacağız ve işlemiş olduğu belgede sahtecilik ve resmî evrakta sahtecilik suçundan yargılanacak” dedi. 

  • Bülbül: Çatışma ortamından beslenen AKP’dir

    Bülbül: Çatışma ortamından beslenen AKP’dir

    CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, CHP’nin 2022 bütçesi için yazdığı muhalefet şerhine yönelik eleştirilere, “Şerhe yazılan AKP’nin politikalarıyla yarattığı çatışma ortamı ve kutuplaşan halkın durumudur. Eleştirmektense bu gerçeklikle yüzleşsinler” dedi.

    CHP’li Bülbül’ün yaptığı açıklamada “CHP’nin şerhi AKP’nin ülkeyi getirdiği durumun özetidir. Bugüne kadar kaostan, kirli siyasetten, çatışma ortamlarından, ötekileştirmeden ve kutuplaşmadan AKP beslenmiştir. Tarihi boyunca halkı sükûnete ve sağduyuya çağırmış bir parti olan CHP size, Saraydan göremediğiniz halkın durumunu izah etmeye çalışmaktadır. Yazılanı doğru okumak, doğru yorumlamak önemli bir meziyettir. Ancak AKP ne yazık ki Saray gözüyle gördüğü ülke halini bile işine geldiği gibi yorumluyor. Helalleşme adımları atan, barışın ve sağduyunun hüküm sürdüğü bir ülke olmak için çabalayan CHP için söylenen bu sözlerin kendi ayak izlerini kapatmak için söylenmiş olduğu açıktır. Ancak bu etik dışı siyaset artık hiçbir adaletsiz, antidemokratik ve adeta düşman hukukuyla işlettikleri uygulamaları gizleyememektedir.” ifadelerini kullandı

  • Bülbül: Meclisi’n itibarından bahsedecek son parti AKP

    Bülbül: Meclisi’n itibarından bahsedecek son parti AKP

    CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, AKP’li Mustafa Savaş’ın sosyal medya paylaşımına karşı, “Ahlaktan, Meclis’in itibarından bahsedecek son parti AKP” dedi.

    CHP’li Bülbül konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
    “Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun orada ‘Sırtımıza bu yükü yüklediniz’ cümlesinde göstermiş olduğu vücut dilinin hiçbir gruba ve Meclise yönelik bir davranış olmadığı, doğrudan hepimizin kürsü konuşmalarında kullandığı vücut dilinden bağımsız değerlendirilemeyeceği ortadadır. Bu Genel Kurul’da da açıklanmıştır. AKP bu konuyu çarpıtmaya çalışmakta ve Sayın Genel Başkanın yaptığı konuşmada söylediklerini bununla örtme niyetindeler. Ancak başarılı olamazlar. Çünkü herkes biliyor ki, Gazi Meclis’in itibarını yerle yeksan eden, söylem ve eylemleriyle Meclis’i sadece el kaldır indir yerine çeviren mevcut iktidar partisidir. Sayın Savaş kınayacak bir şeyler arıyorsa, kendi parti grubuna bakmasını öneririm. Her türlü itiraza rağmen sırf tek adam istiyor diye ülkeyi ekonomik krizlere soktular, sosyal çöküş, adaletsiz düzen, açlık, yoksulluk yarattılar. Yurttaşı derin yoksulluk sarmalına soktular. Yurttaş ekonomik kriz ortamında yaşıyor, mutfak yanıyor ve tencere kaynamıyor. Dolar 14 TL’ye gelmiş, her gün gelen zamlarla vatandaşın alım gücü kalmamış, enflasyon durdurulamıyor. Memleket yönetilmiyor. Ufkunuz kalmadı millet bahçesi ve cezaevi yaparak Memleketi hapishaneye çevirdiniz. 19 yıl iktidarınız sonrası ekonomik kriz, yoksulluk, işsiz gençler ve beyin göçü sizi hiç mi rahatsız etmiyor. Asıl ayıplanması gereken bunlardır.”

  • Başkan Çerçioğlu: Temsilde de Kadın Dostu Ülke olmalıyız

    Başkan Çerçioğlu: Temsilde de Kadın Dostu Ülke olmalıyız

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınların siyasi haklarına kavuştuğu, seçme ve seçilme hakkını kazandığı 5 Aralık 1934’teki Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliğinin 87. yıldönümü sebebiyle bir mesaj yayımladı. Başkan Çerçioğlu mesajında eşit temsil noktasındaki dengesizliğe vurgu yaparken birçok konuda olduğu gibi temsilde de “Kadın Dostu Ülke” hayali kurduklarını söyledi.

    Başkan Çerçioğlu mesajında şunları kaydetti: 
    “Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Kadınlarımız Türkiye’ye demokrasiyi, cumhuriyet yönetimini getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğüyle 1930 yılından itibaren seçme ve seçilme haklarını almaya başladı.
    Biz kadınların ilk kadın muhtarımız ve hemşerimiz Gül Esin ile birlikte demokrasi meydanına attığı adım, bugün muhtarlıklarda, belediye başkanlıklarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karşılık bulmaktadır. Seçmek ve seçilmekten, vatandaşlarımızı temsil etmekten memnunuz; fakat eşit temsil olmadığı sürece bu yeterli değildir. Eşit temsil için nüfusun yarısını oluşturan biz kadınlarla ilgili kotalar konularak eşit şartların sağlanması bir zorunluluktur. Kadınlar olarak erkek egemen yönetim anlayışını kabul etmiyoruz. 

    Biz kadınlar Cumhuriyetle birlikte haklarımızı almak için verdiğimiz mücadeleyi daha da üst noktaya taşımalı ve o günkü ilerici duruşu daha öteye götürerek eşit temsili sağlamak için mücadele etmeliyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden giden kadınlar olarak aydınlanmacı duruşumuz bunu gerektirmektedir. Aydın kentimiz için ifade ettiğimiz “Kadın Dostu Kent” tabirini daha da genişleterek birçok konuda ihtiyaç duyulduğu gibi bir gün Türkiye için de “Kadın Dostu Ülke” diyebilmeliyiz. Sonuna kadar inanıyoruz ki; gelecek, biz kadınların omuzlarında yükselecek.”

  • Bülbül: Erdoğan’ın mitingleri kalabalık değil!

    Bülbül: Erdoğan’ın mitingleri kalabalık değil!

    CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginde işçileri tehdit ettiği iddiası ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Bülbül, Erdoğan’ın mitingindeki kişi sayısının az olması sebebiyle işçileri tehdit edip, zorla mitinge çağırması iddiası üzerine açıklamalarda bulundu. Bülbül, Erdoğan’ın miting işinin bittiğini belirterek insanların artık katılım göstermediğini ifade etti.

    “DURUM O KADAR VAHİM”
    Milletvekili Bülbül açıklamasında; “Gün geçtikçe oyları eriyen AKP, mitinge katılacak kimseyi bulamayınca işçileri tehdit ediyor. Eskiden sadece işçilerin katılımı zorunlu tutuyorlardı, şimdi beraberinde 4 kişi isteniyor.  Durum o kadar vahim. “Yatay çekim” yaparsınız, kalabalık gözükür! Hemen Seçim” dedi.

  • CHP'li Kadınlardan 81 ilde eş zamanlı açıklama

    CHP'li Kadınlardan 81 ilde eş zamanlı açıklama

    Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında, CHP Aydın İl Kadın Kolları, 81 il ile eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenledi. CHP Aydın İl Binası’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına, CHP Kadın Kolları Genel Sekreteri Mehtap Yücel, MYK Üyesi Nurşen Balcı, İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir ve çok sayıda kadın katıldı.

    Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün, çıkış noktası ve anlamı hakkında açıklamalarda bulunan Özdemir, “Bugün, gücünü, üç kız kardeşin bir diktatöre karşı verdiği onurlu mücadeleden alıyor. Tarihe “Mirabel Kardeşler” olarak geçen bu üç kadın; ülkelerinde demokrasiyi savundukları için vatan haini ilan edildiler ve defalarca hapse atıldılar. Bir 25 Kasım günü, Mirabel kardeşlerin arabasını yolda durduran diktatörün yandaşları, kardeşlere önce tecavüz etti sonra da öldürüp uçurumdan aşağı attı. Vahşice katledilmeden önce Maria Mirabel’in şöyle demişti: “Belki bize en yakın şey ölüm ancak bu beni korkutmuyor. Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz!” 61 yıl önce canlarıyla bedel ödeyen bu cesur ve onurlu kadınların mücadelesi, bugün de bizlerin omuzlarında yükseliyor. Bu bilinçle, dünyaya ve ülkemize demokrasiyi, adaleti ve eşitliği getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak, bir yandan örgütlü gücümüzü arttırırken, diğer yandan dünyadaki ve Türkiye’deki kadın hareketine ses katıyor, mücadeleyi birlikte büyütüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKILMASINI KABUL ETMİYORUZ”
    Ülkemizin demokrasiden uzaklaştığını ve kadına yönelik şiddetin hız kesmeden devam ettiğini öne süren Özdemir, “Kadınlar sırf kadın oldukları için öldürülüyor, şiddete uğruyor. 11 gün önce Başak Cengiz’i samuray kılıcıyla katleden katil Can Göktuğ Boz; “Birini öldürmeyi planladım, kadın direnemez diye onu öldürdüm” demişti. Bizler, en temel hakkımız olan yaşam hakkımıza sahip çıkmak için direniyoruz. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı, tek adamın kararıyla çıkılmasını asla kabul etmiyoruz! İlk seçimlerde kadın düşmanı zihniyeti sandığa gömeceğiz ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi ilk bir hafta içinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız” diye konuştu.

  • CHP’li Bülbül: Şiddet failleri hukuksuzluktan cesaret alıyor

    CHP’li Bülbül: Şiddet failleri hukuksuzluktan cesaret alıyor

    CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. 

    Torba yasalar ile getirilen sözde yargı reformlarının kadına yönelik şiddeti önlemediğini aksine uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle şiddetin arttığını belirten Bülbül şunları söyledi: 

    “Kadına yönelik şiddetin önlenmesi adalet ve eşitlik gibi temel meselelerle doğrudan bağlantılıdır. Ancak AKP, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için bırakın adım atmayı bir gecede tek bir adamın ağzından çıkan sözle, usulsüzce İstanbul Sözleşmesini kaldırmıştır. AKP bu kararla kurdukları eril düzene yağ sürerken; kadınların şiddetle mücadelelerinde bir güvencelerini daha ellerinden almıştır. 
    Daha dün İstanbul Kadıköy Metrosunda yaşanan erkek şiddeti, bunun yansımasıdır. Şiddet failleri var olan hukuksuzluktan, uygulanmayan kanunlardan, iyi hal indirimlerinden cesaret almaktadır.
     
    Bilgisine sahip olduklarımız kadar; kamuoyuna yansımamış, ev içinde gerçekleştiği için kapalı kapılar ardında kalan yüzbinlerce şiddet olayını engellemek, İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe koymak için mücadeleye devam edeceğiz.”

  • CHP’li Bülbül: Adalet Bakanlığına ulaşılmıyor!

    CHP’li Bülbül: Adalet Bakanlığına ulaşılmıyor!

    Adalet Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde konuşan CHP’li Bülbül, Bakanlığa toplam 6 bin 351 soru önergesi verildiğini ancak bunların 4 bin 949’unun yani yüzde 77,92’sinin cevaplanmadığını sadece bin 303 önergenin cevaplandığı belirtti. Bülbül, “Bütçe sunuşunuzda güven veren ve erişilebilir bir adalet sisteminden bahsediyorsunuz ama size ulaşamıyoruz” dedi. 

    CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Adalet Bakanlığı bütçesinde konuştu. Bakanlığın soru önergelerini yanıtsız bıraktığını belirten Bülbül, “Bu dönem milletvekilleri tarafından Adalet Bakanlığına toplam 6 bin 351 önerge verilmiş. 4 bin 949 adet önerge cevaplanmamış yani yüzde 77,92’si. 108 adet önerge zamanında cevaplanmış, yani yüzde 1,7’i, bin 195 adet önerge ise süresi geçtikten sonra cevaplanmış, 99 adet önergenin on beş günlük cevaplama süresi hâlâ devam ediyor, o da yüzde 1,55’i. Bütçe sunuşunuzda güven veren ve erişilebilir bir adalet sisteminden bahsediyorsunuz ama size ulaşamıyoruz” dedi. 

    GRİ LİSTE HATIRLATMASI 
    Türkiye’nin üyesi bulunduğu OECD’ye bağlı, kara paranın aklanması ve önlenmesi ve terörizmle mücadele amacıyla kurulan Mali Eylem Görev Gücünün (FATF) tavsiyelerinden bahseden Bülbül, “Tavsiyeleriyle ilgili bir çalışma bugüne kadar yapılmadı. Geçen sene getirilen yasal düzenlemede siyasilerin ve aile bireyleri ve yakınlarıyla ilgili makul tedbirlerin alınmasıyla ilgili gerekli tavsiye yerine getirilmediğinden dolayı biz gri listeye düştük. Bu konuda bir çalışmanız olacak mıdır?” diye sordu. Haziran ayında konuyla ilgili yapılan toplantıyı da hatırlatan Bülbül, “Sözleşme çerçevesinde hangi eksiklikleri dile getirdiler, hangi beklentileri sıraladılar, bunlarla ilgili bir çalışmanız var mıdır?” dedi. 

    ADALET RAPORU’NU BAKANA VERDİ
    Bülbül ayrıca, 2020 yılından beri üç aylı periyotlarla hazırladığı Adalet Raporu’nu Bakan Gül’e sundu. Bülbül, hak ihlalleriyle ilgili hazırlanan raporun incelenmesini ve  ihlallerle ilgili gerekli çalışmaların yapılmasını talep etti. 

  • Bülbül Aydın’ın sorunlarını bakana tek tek anlattı

    Bülbül Aydın’ın sorunlarını bakana tek tek anlattı

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Aydın’ın sorunlarını dile getirdi.  

    Barınma hakkının temel insan haklarından olduğunu ancak üniversite öğrencilerinin barınma sorununun çözülemediğini belirten Bülbül, “Yeterli yurt imkânı Bakanlığınız tarafından sunulmadığı için öğrenciler güvensiz bazı yapıların yani tarikatların, cemaatlerin yurtlarına mahkûm edilmektedir. 
    Neden yeterli miktarda yurt açılmıyor, neden vakıflara bu kadar yurt imkânı veriyorsunuz? Hangi vakıfların kaç tane yurdu var? Bu soruların cevabını bekliyorum” dedi. 

    GENÇLER KYK BORCU BATAĞINDA
    KYK Genel Müdürlüğü Kredi Dairesi Başkanlığı verilerinden bahseden Bülbül, 2020-2021 döneminde yükseköğrenime 7 milyon 940 bin öğrenci kayıtlı olduğunu bunların yüzde 5,6’sının bursu aldığını ve oranın çok düşük olduğunu söyledi. Kredi alan öğrencilerin ise mezun olduktan sonra ödeme zorluğu yaşadığını belirten Bülbül, “2006-2020 yılları arasında toplamda 313 bin 686 kişi öğrenim kredisini erteledi. Borç erteleme talebinde bulunan gençlerin oranı ise 2006 yılına oranla 2019’da yüzde 416 arttı. Borcunu ödeyemediği için icra tehlikesiyle karşı karşıya olan gençlerin sayısı 280 bine dayandı. Ekonomik sorunlar nedeniyle üniversiteden zor bela mezun olan gençler işsizlik duvarına çarpıyor, geçim sıkıntısı bir yana bir de KYK icrasıyla boğuşuyorlar. Toplam 5,5 milyon öğrenci KYK ile borç-icra ilişkisi içinde, 400 bini icrada” ifadelerini kullandı. 


    NAZİLLİ’DE SPOR SALONU SÖKE’DE BARINMA SORUNU
    CHP’li Bülbül komisyondaki konuşmasına Aydın’ın sorunlarıyla devam etti. İlçe ilçe sorunlardan bahseden Bülbül şunları söyledi: 

    “Aydın’da geçtiğimiz günlerde skandal bir olay yaşandı. Aydın 1’inci amatör kümede mücadele edecek olan Demircispor ve SHÇEK Spor hazırlık maçı yapmak amacıyla Adnan Menderes Stadı 1 no.lu yan sahaya gitti, sahanın aydınlatılmasını istediler, tesis amiri elektrik faturasının çok geldiğini söyleyerek sahanın ışıklarını açmadı. Hazırlık maçları elektrik faturalarına mı kaldı? 

    Yine, bir sorun Nazilli Spor Salonu. Mevcut spor salonu talep ve ihtiyaçları karşılamıyor. 10 Kasım’da konuyla ilgili verdiğim önergeye şöyle bir yanıt verdiniz: ‘Şubat 2021 tarihi itibarıyla Nazilli Spor Salonu dâhil olmak üzere, Aydın’da 7 proje için yeterli ödenek ayrılmıştır.’ 2021’in bitmesine neredeyse bir ay var, daha spor salonu için yer bulunmadı. Ne oldu bu ayrılan bütçeye?

    Söke’de yaklaşık 2 bin öğrenci eğitim görmekte ancak öğrencilerin barınma konusu tüm ülkede olduğu gibi, Söke’de de oldukça büyük bir sorun. Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı erkek yurdunun bulunmadığı Söke’de, mevcuttaki kız öğrenci yurdu ise yetersizdir. Yine, Söke’de eski bir kapalı spor salonu var ve neredeyse kullanılmaz durumda, ayrıca antrenman sahası da yetersiz. Beldelerde Bakanlığınıza devredilen spor tesislerine uzun zamanlardan beri tadilat yapılmıyor. Bu konuyla ilgili bir an önce çalışma başlatılmalıdır. 

    Koçarlı’da yapılması planlanan KYK yurdu ise tam bir muamma. AKP’li Belediye Başkanı projeyi açıkladığında 1.016 kişi olarak duyurmuştu, ardından kapasite düşürüldü, “440 kişilik” dendi, geçtiğimiz günlerde ise AKP Milletvekili Metin Yavuz “540” olacağını söyledi. Sayın Bakan, size sorayım: Bu yurdun kapasitesi nedir, yapımına ne zaman başlanacaktır? 

    Sultanhisar’da kapalı spor salonu maalesef yok. Spor yapmak isteyen vatandaşlarımız çevre ilçelere gitmek durumunda kalıyor.

    Futbolda lisanslı öğrenci sayısını nüfusa oranladığımızda, Aydın Türkiye’de ilk 10 il içerisine giriyor ama maalesef, sporcularımız antrenman yapacak saha bulamıyor; voleybol ve basketbolda durum farklı değil. Sporcular tesis eksikliği nedeniyle antrenmanlarını gece on iki ve birde yapmak zorunda kalıyor. Efeler ilçemize vadettiğiniz spor salonunu ne zaman yapmayı düşünüyorsunuz

    Karacasu Yaylalı Mahallesi, Sarayaltı Caddesi’nde özel bir şirkete ait olan kız öğrenci yurduna 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra el konulmuş, Aydın Valiliği tarafından, Adnan Menderes Üniversitesine tahsis edilerek Kasım 2016’da kız öğrencilere yönelik sosyal tesis ve konukevi olarak faaliyet göstermeye başlamıştır. Sosyal tesis ve konukevinin faaliyete geçmesinin üzerinden henüz iki ay geçtikten sonra Aydın Valiliği tarafından Adnan Menderes Üniversitesine gönderilen yazıyla bina geri istenmiş ve boşaltılmıştır. Söz konusu yurdun yeniden faaliyete geçmesiyle ilgili bir çalışmanız var mıdır? Buranın yaklaşık beş yıldır atıl vaziyette kalmasının sebebi nedir? Aydın’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra el konulan kaç adet yurt vardır? Kaçı faaliyette, kaçı atıl durumdadır ve hangi kurumlara ve vakıflara verilmiştir?”
     

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Kuşadası’nda

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Kuşadası’nda

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Kuşadası Belediyesi’ni ziyaret etti. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’den kentte yapım çalışmaları tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili bilgi alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Kuşadası Belediyesi’nin büyük bir uyum içerisinde çalıştığını görmek bizleri çok mutlu ediyor. Kuşadası bu iş birliği sayesinde büyük bir değişim yaşıyor” dedi.
     
    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, bir dizi temasta bulunmak üzere Aydın’a geldi. Aydın’da Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, daha sonra Kuşadası’na geçti. Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Kuşadası’nda önce Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından eski Tariş arazisi üzerinde yapımı sürdürülmekte olan Kuşadası Belediyesi’nin yeni hizmet binasını inceledi. Proje ile ilgili yetkililerden bilgi alan Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’a Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP Aydın Milletvekilleri Bülent Tezcan ve Süleyman Bülbül, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ile partililer eşlik etti. 

    ÇİÇEKLERLE KARŞILANDI 
    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ve beraberindekiler eski Tariş arazisi üzerindeki proje alanını inceledikten sonra Kuşadası Belediyesi Ana Hizmet Binası’na geldi. Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, burada çiçeklerle karşılandı. Başkanlık makamında Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’den kentte yapım çalışmaları tamamlanan ve devam eden çalışmalarla ilgili bilgi alan Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Kuşadası’nda yaşama geçirilen projeleri çok beğendiğini belirtti.

    “UYUM VE İŞ BİRLİĞİ HİZMETE DÖNÜŞÜYOR”
    Kuşadası’na gösterdiği yakın ilgiden dolayı CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’a teşekkür eden Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, “Öncelikle Sayın Genel Başkan Yardımcımız Seyit Torun’un Kuşadası’nı ziyaret etmesi bize büyük mutluluk verdi. Kendisine nazik ziyaretlerinden ötürü teşekkür ediyorum. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu ile göreve geldiğimiz günden bu yana geçen sürede uyum ve iş birliği içerisinde çalışarak kentimizde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Kuşadası’nda iki belediyenin omuz omuza çalışmasıyla ortaya çıkan güç birliği kente her alanda yatırım olarak geri dönüyor” dedi.

    “TIKIR TIKIR ÇALIŞIYORUZ” 
    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ise “Belediye Başkanımız Ömer Günel ile birlikte bu dönemde Kuşadası’na pek çok hizmet ve yatırım yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. CHP’li ilçe belediye başkanlarımızla büyük bir uyum içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz. Turizmin marka değeri olan Kuşadası’nın önemini çok iyi biliyoruz. Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak tüm ilçelerimizde olduğu gibi Kuşadası’nda da Belediye Başkanımız Ömer Günel ile birlikte tıkır tıkır çalışıyoruz” diye konuştu.
     
    “KUŞADASI’NIN YILDIZI PARLIYOR” 
    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da “Öncelikle Kuşadası’nda hayata geçirilen projeleri çok beğendim. Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Kuşadası Belediyesi’nin uyum ve iş birliği içerisinde çalışması bizi çok memnun ediyor. Son 2.5 yılda Kuşadası’na her geldiğimde yaşanan değişimi görüyorum. Kuşadası’nın yıldızı yapılan yatırımlar sayesinde her geçen gün parlıyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ederim” dedi

  • Bülbül: Müteahhitler zengin ediliyor

    Bülbül: Müteahhitler zengin ediliyor

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçe görüşmelerinde Bakan Adil Karaismailoğlu’na hem Aydın-Denizli otoyolunun sözleşme ayrıntılarını sordu hem de Aydın’da bir türlü hayata geçirilemeyen projeleri gündeme getirdi.

    CHP’li Bülbül bütçe görüşmelerinde, genel bütçeyle yapılması gereken ama yap-işlet-devret modeliyle yapılması ve işletilmesi ihale edilen Aydın-Denizli otoyolu bütçenin ekonomide yeni bir kara delik olduğunu ve Bakanlığın soruları yanıtsız bıraktığını söyledi. Yap-işlet-devret modelinin bir kamu yararı ne de kamu hizmeti olduğunu belirten Bülbül, “Müteahhitler zengin ediliyor, şirketlere peşkeş çekiliyor. Bu da yetmezmiş gibi, AKP’nin bu hesapsızlığının ve çıkarcılığının ceremesi yine yurttaşın omzuna geliyor. Ayrıca güzergâh değişikliğiyle, arazilerini kurtarmak uğruna geçimini birkaç zeytin ağacıyla sağlayan vatandaşın arazisi yok edildi” dedi. 

    Bakan Karaismailoğlu’na otoyol projesinin sözleşmesinin ayrıntıları hakkında bilgi almak istediğini de söyleyen Bülbül, “Kaç araç garantisi verildi? Geçiş ücreti ne olarak belirlendi? Kurdaki dengesizliğe karşı bir önlem var mı? Şirketin güzergâh değişikliği yetkisi var mı? Güzergâh değişikliğiyle siyasi yandaşlara çıkar mı sağlanıyor? Güzergâh değişikliğiyle vatandaşın birinci sınıf arazisi, sit alanları, tarihî alanları niçin yok ediliyor?” diye sordu. 

    BEYDAĞ-NAZİLLİ YOLU MUAMMASI 
    Bülbül konuşmasına şöyle devam etti: 
    “Beydağ-Ödemiş-Nazilli yolu Büyük Menderes ve Küçük Menderes Ovalarında üretim ve ticaret yapan vatandaşların bu alanlara girmek, ürünlerini taşımak için kullandıkları yol Nazilli-Beydağ-Köşk-Ödemiş yollarıdır. Söz konusu yollarda ilgili dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Cahit Turhan’a vermiş olduğum soru önergesine gelen yanıtta “Ödemiş-Beydağ-Nazilli yolu 2019 yılı yatırım programında yer almaktadır. Yatırım programına göre projenin bitiş tarihi 2021 yılıdır. Köşk-Ödemiş yolu ise bütçe imkânları dâhilinde, yolun fiziki ve geometrik standartları yükseltilecek.” diye cevap verildi. Sayın Bakan, 2021 yılı bir ay sonra bitiyor, yolla ilgili bir çivi dahi çakılmadı. Çakmadığınız gibi geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül Nazilli’ye gelerek bölgede vatandaşlara yolun genişletilmesiyle ilgili sözler verdi. Şimdi size sormak istiyorum: Bu yolu siz mi yapacaksınız yoksa Adalet Bakanlığı mı yapacak? Ya da daha açık sorayım: İktidar olarak bu yolu yapacak mısınız yoksa bu vaadiniz de tozlu raflarda kalmaya devam mı edecek?”

    VAAT EDİLEN PROJELERE NE OLDU? 
    “Aydın ili hiç havaalanı olmayan 3 büyükşehirden biri. En yakın havaalanı olan İzmir Adnan Menderes Havaalanı Aydın şehir merkezine yaklaşık 100 kilometre, Karasu ilçemize ise yaklaşık 200 kilometre mesafede. Kütüğü Aydın olan vatandaşlarımızın yüzde 40’ı Aydın dışında. Yapılan bir araştırmaya göre, İzmir Adnan Menderes Havaalanına Aydın’ın plakası olan “09”la giriş yapan araç sayısı günlük ortalama 1.350. Yine, HAVAŞ Aydın’dan Adnan Menderes Havaalanına günlük 26 sefer yapılıyor, trenle gidenler eklendiğinde günlük 2.500-3.000 civarında kişi Adnan Menderes Havaalanına gidiyor. Bu rakamlara göre Aydın Türkiye’deki en aktif havaalanları arasında ilk 10’a ya da 15’e giriyor. Sizin Zafer Havaalanını 2021’in ilk dokuz ayında 7.397 kişi kullanmış, Aydın o dokuz aylık sayıyı üç günde karşılayacak durumda. 2015’te AKP’li Aydın milletvekili ‘2019’dan önce Aydınlıların uçma hayalini gerçekleştireceğiz’ demişti. 2021 yılının sonuna geldik. Çıldır Havaalanını sivil uçuşlara 2022 yılında açmayı planlıyor musunuz? Nisan 2018’de Sayın Cumhurbaşkanı Aydın’da yaptığı konuşmada “Aydın hızlı tren hattını inşa ederek hizmete açacağız.” demişti, hızlı tren vaadi diğer seçim vaatleriniz gibi suya mı düştü?”

  • CHP’li Bülbül: Bereket değil ekmek kuyruğu

    CHP’li Bülbül: Bereket değil ekmek kuyruğu

    CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Meclis’te vatandaşların ucuz gıda kuyruklarına girdiği fotoğrafları gösterdi “Bunlar bereket kuyrukları değil, bunlar varlık kuyrukları değil, bunlar vatandaşın ekmek kuyrukları arkadaşlar” dedi. 

    Yargı paketinin görüşmelerine dün Meclis Genel Kurulunda devam edildi. CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, 3 yılda 5’inci yargı paketinin görüşüldüğünü belirterek, yargı paketleriyle yapılan hiçbir değişikliğin uygulamada karşılığının olmadığını söyledi. 
    Yargı reformu adı altında, 3 defa İcra ve İflas Kanununda iş yükü fazlalığı nedeniyle değişiklik yapıldığını belirten Bülbül, “Ama hala 23 milyon icra takibi olan vatandaş var, 6 milyon yeni dosya geldi 2021’de; vatandaş icrada. 3 milyon 450 bin vatandaş kredi borcunu ödeyemediği için icrada. Bu işin çözümü Yargı reformu değil. Bu işin çözümü, Cumhurbaşkanı hükûmet sistemi denilen ucube sistem bir kenara itilecek, demokrasi ve özgürlüklerin yaşandığı demokratik parlamenter sistem gelecek” dedi. 

    “AKP SEÇMENİ BİLE EKONOMİDEN MEMNUN DEĞİL”
    CHP’li Bülbül konuşmasında şunlara değindi: 
    “”Ekonominin kitabını yazdık’ diyen Sayın Cumhurbaşkanın partisine, AKP’ye, oy veren seçmenlerin yüzde 61,4’ü, Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı olan MHP seçmeninin ise yüzde 81,2’si ekonominin iyi yönetilmediğini söylüyor. Millet aç, millet işsiz. 2018’de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi geldiği zaman dolar 3,78 TL’ydi; şu an 10,23 TL ve durmadan artıyor. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi geldiği zaman bir işçinin asgari ücret olarak aldığı para 337,4 dolardı. Bugün günlüğü 8,85 dolardan 265 dolar. Nereye gitti 72,4 dolar? Siz bu işçinin, asgari ücretle çalışan vatandaşının cebinden 72,4 doları iki buçuk yıl içinde aldınız. Kime verdiniz? 5’li çeteye, yandaş şirketlere verdiniz.”

    “BEREKET KUYRUĞU DEĞİL EKMEK KUYRUĞU”
    Vatandaşların ucuz gıda kuyruklarına girdiği fotoğrafları kürsüden gösteren Bülbül Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bereket kuyruğu” tanımını eleştirdi, “Bunlar bereket kuyrukları değil, bunlar varlık kuyrukları değil, bunlar vatandaşın ekmek kuyrukları arkadaşlar” dedi. 

  • Köşk Belediye Başkanı Güler Büyükşehir Belediye Meclisi’ne hakaret etti

    Köşk Belediye Başkanı Güler Büyükşehir Belediye Meclisi’ne hakaret etti

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı 2.oturumunda Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler krizi yaşandı. AKP’li Güler, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’ne hakaret ederek salonu terk etti.

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım ayı 2. Oturumunda Köşk Belediye Başkanı AKP’li Nuri Güler krizi yaşandı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun konuşması esnasında elindeki kağıtları fırlatan Güler, Büyükşehir Belediye Meclisi’ne hakaretler savurarak salonu terk etti.

    Güler’e meclis üyeleri büyük tepki gösterdi.

    Kaynak: Aydın Life

  • Bülbül: Çalışan kadın oranı sadece yüzde 16!

    Bülbül: Çalışan kadın oranı sadece yüzde 16!

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, 8 bakanlıktaki toplam kadın çalışan oranına dikkat çekti. Bülbül, durumun vehametini verilerle ortaya koydu.

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, bakanlıklardaki personel sayısı ve dağılımına ilişkin soru önergesi verdi. CHP’li Bülbül’e yanıt geldi. Oranlar ise kara kara düşündürdü. Gelen yanıt göre bakanlıklarda çalışan kadınların oranı yalnızca yüzde 16. CHP’li Bülbül, paylaştığı tabloda şu bilgilere yer verdi:

    UÇURUM VAR
    “Sadece Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında kadın çalışan oranı yüzde 57.4 ile erkek çalışan oranından fazla. İçişleri Bakanlığında 543 bin 261 çalışanın yalnızca yüzde 7.9’unu kadınlar oluşturuyor. Çevre ve Şehircilik bakanlığında da durum farklı değil. 500 bin 289 erkeğe karşın, 5 bin 368 kadın çalışan var. Gençlik ve Spor Bakanlığına baktığımızda da 38 bin 88 erkeğe karşın 22 bin 921 kadın çalışanın olduğunu görüyoruz. Son olarak da Tarım ve Orman Bakanlığında 47 bin 507 erkek çalışana karşın 17 bin 737 kadın çalışan bulunuyor.”

    “TALİBANA BİLE TAVSİYE VEREN AKP KADINLARI İSTİHDAM ETMEKTEN İMTİNA EDİYOR”
    CHP’li Bülbül bu durumu ise şu şekilde özetledi:
    “AKP, Taliban’a bile kadınların çalışma hayatına katılımı için tavsiye verirken bugün devletin kurumlarında kadınları istihdam etmekten imtina ediyor.”

  • CHP Kadın Kolları toplantısı yapıldı

    CHP Kadın Kolları toplantısı yapıldı

    Aydın CHP Kadın Kolları İl Başkanı Ayşe Özdemir’in Başkanlığında toplandı. Toplantıya 17 İlçe Başkanının yanı sıra CHP Kadın Kolları MYK üzeri Nurşen Balçı da katıldı.

    Kadın Kolları, bugüne dek yaptıkları çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, önümüzdeki süreçte yapacakları çalışmaların da planlamasını yaptıklarını belirten CHP Aydın Kadın Kolları İl Başkanı Ayşe Özdemir şunları söyledi:

    “Kadın Kolları Genel Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılım gösterdiği, 22, 23, 24 Ekim 2021 tarihlerinde Aydın ilinin ev sahipliğinde Kuşadası ilçemizde yapılan, 81 il Kadın Kolları Başkanlarının katılımıyla gerçekleşen “Kotalar Bize Dar, Hedefimiz İktidar” Çalıştayında görev alan İl Kadın Kolları Yönetimime ve İlçe Kadın Kolu Başkanlarıma katkılarından dolayı teşekkür ederek, kendilerine günün anısına birer teşekkür belgesi verdik”

  • Bülbül depreme dayanıksız okulların peşini bırakmıyor

    Bülbül depreme dayanıksız okulların peşini bırakmıyor

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde Aydın’daki depreme dayanıksız okulları yeniden gündeme getirdi. 
    Plan ve Bütçe Komisyonunda dün Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşüldü. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın’daki depreme dayanıksız okullar ve Adnan Menderes Üniversitesi hakkında konuştu. 

    DEPREME DAYANIKSIZ OKULLAR NE OLDU? 
    Aydın’ın birinci derecede deprem bölgesi olduğunu belirten Bülbül, “Depreme dayanaksız okullar meselesi artık bu yüz yüze eğitimden sonra etkin bir şekilde yer almaya başladı. Nazilli’de depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle bir yıl önce öğretmen evi boşaltılmıştı. Fakat bırakın yeni binayla ilgili bir çalışma yapılmasını, depreme dayanaksız olduğu belirtilen mevcut bina bile henüz yıkılmış değil. Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunun binası depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılmış, binaysa Nazilli Devlet Hastanesine devredilmişti. Bu okulun kapatılmasıyla birlikte 13 bin 500 nüfuslu Yeşil Mahalle’de 2 adet imam-hatip ortaokulu haricinde ortaokul kalmadı. Öğrenciler adeta imam-hatiplere gitmek zorunda bırakılıyor. Didim Cumhuriyet Mahallesinde bulunun Selçuk Özsoy Ortaokulunun depreme dayanaksız olduğu gerekçesiyle onarım işlemleri yapılacaktı fakat henüz bir çalışma başlatılmadı. İncirliova’da Cemal Gürbüz Atik Ortaokulunun ve 50.Yıl Ortaokulunun depreme dayanaksız olduğu ifade edilmişti, herhangi bir çalışma yapılmadı” dedi. 

    DAYANIKSIZ 160 OKULUN İSMİNİ SORDU
    Konuyla ilgili daha önceki Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a soru önergesi verdiğini ancak yanıt alamadığını söyleyen Bülbül, “Sayın Bakan, sizden önce görev yapan Sayın Ziya Selçuk’a yöneltmiştim ama maalesef cevap alamamıştım. Size sormak istiyorum: Aydın’da depreme dayanaksız olarak belirtilen 160 okul hangileridir? Aydın’da depreme dayanaksız olduğu tespit edilen Söke Nebahat Alpan Ortaokulu, Ahmet Yesevi İlkokulu, Orhangazi İlkokulu, 50.Yıl Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi, Nazilli Anadolu Lisesi, Şehitler Ortaokulu ve Yavuz Selim İlkokulu hakkında yürütülen çalışmalar ne aşamadadır?” diye sordu. 

    ÖZEL EĞİTİM OKULLARI YETERSİZ
    Aydın’ın Nazilli ilçesindeki özel eğitim uygulama okullarından da bahseden Bülbül, mevcutta bulunan Süleyman Efendi ve Güzel Köy Özel Eğitim Okulları yeterli olmadığını, Nazilli’de özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin mağdur olduklarını söyledi. Bülbül, “Bir yıl önce 700-800 öğrencinin eğitim gördüğü Bozdoğan İsmet Sezgin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yeni yapılmak üzere yıkıldı ama hâlâ yeni okulun yapım çalışmalarına başlanmadı. Karacasu’da Çok Programlı Lisesi yıkıldı neredeyse bir yıl önce, inşaatı başlamadı” diyerek diğer okulların sorunlarını da aktardı.  

    ADÜ’DEKİ MEMNUNİYET 101’İNCİ SIRADA
    Aydın Adnan Menderes Üniversitesinin tüm üniversiteler arasında genel memnuniyet kriteri içindeki sıralamasının da düştüğünü vurgulayan CHP’li Bülbül, “2018 yılında 60’ıncı, 2019 yılında 78’inci, 2020 yılında 94’üncü, 2021 yılındaysa 101’inci sırada olduğu tespit edilmiştir. Adnan Menderes Üniversitesinin memnuniyet kriterlerinin hızla düşmesinin nedenleri konusunda bir çalışmanız var mıdır?” dedi ve Üniversitesinden 30 profesör ve pek çok hekim ve sağlık çalışanın istifa ettiğine dair 4 ay önce verdiği önergesinin de yanıtlanmadığını, bir an önce yanıt beklediğini belirtti.

    ADRESE TESLİM KADRO!
    Bülbül, üniversitelerde açılan kadrolarla ilgili de Anayasa’nın ihlal edildiğini belirterek şunları söyledi:  

     “Anayasa’nın 70’inci maddesi kamu hizmetine girme hakkında ‘Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez’ diyor. Ama bakıyoruz nokta atışı, torpili olana adrese teslim ilanların ardı arkası kesilmiyor. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin yayınladığı akademik personel ve öğretim üyesi alımı ilanında ‘simülasyon ve deneysel optimizasyon tasarımı alanında çalışmalarda bulunmak’ şartı aranıyor. Başka bir ilan ‘Modern Özbek şiirinde dil, üslup çalışması’ yapmış olmak. Başka bir ilan, ‘Risk haberciliği çalışması’ yapmış olmak. En son örneğini Trakya Üniversitesi rektöründe gördük, baldızını üniversiteye kadro açarak işe aldı. Bir de utanmadan, sıkılmadan da bunu savundu. Sayın YÖK Başkanı, adrese teslim ilanlara ne zaman dur diyeceksiniz? Gençlerin hayatlarını çalmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Sonra en önemli sorunlardan birisi “beyin göçü” deyip duruyoruz çünkü bırakın iş bulmayı, üniversitelerde bile kadro bulamıyor insanlar. Arkadaşlar, ayıptır, yazıktır.” 

    SÖZ TARTIŞMASI 
    Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz’ın bir daha söz vermemesi üzerine Bülbül duruma itiraz etti. Bazı milletvekillerinin birkaç kere söz altığını belirten Bülbül, “Bizi tamamen kesiyorsunuz. İki dakikalık soru sorsak ne olacak? Yapmayın” dedi. Tartışmanın üzerine söz alan Bülbül, yaz saati uygulamasını gündeme getirdi. Bülbül, “Yaz saati uygulamasıyla ne tasarruf edildi ne de verimlilik sağlandı. Öğrenciler, veliler, eğitimciler kalıcı yaz saati uygulaması nedeniyle çok zorluk yaşadıklarını söylediler” diyerek Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e “Yaz saati uygulamasında Bakanlığınız ne düşünmektedir?” sorusunu yöneltti. 

  • Sezgin: JES’lerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır

    Sezgin: JES’lerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, son günlerde Germencik’in çeşitli bölgelerinde oluşan çatlak ve çökmelerle ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi hazırladı.

    Germencik’te derinlikleri 2 metreyi, uzunlukları 1 kilometreyi bulan çökmeleri pazartesi günü yerinde inceleyen Aydın Sezgin, “Jeoloji Mühendisleri Odası Aydın Şubesi ile Germencik Doğa ve Çevre Derneği’nin değerlendirmelerine göre çatlaklar, yeraltı sularının azalması ve rezervuarlarda oluşan boşlukların çökmesi sonucunda oluşmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Germencik’teki çökmeler, JES’lerin depremselliği artırdığının işareti

    Çatlakların oluşmasındaki faktörlerden birisinin kuraklık nedeniyle rezervuarların yeterli şekilde beslenememesi olduğunu vurgulayan Sezgin, bölgedeki jeotermal enerji santrallerinin (JES) yeraltı sularını denetimsiz ve düzenlemelere aykırı şekilde kullanması nedeniyle depremselliğin arttığını ve çökmelerin tetiklendiğini belirtti.

    “16 JES tesisi ve 150’ye yakın sondaj kuyusu bulunan Germencik, dünyada JES’lerin en yoğun olarak bulunduğu bölgeler arasındadır” ifadelerini kullanan İYİ Partili Sezgin, Türkiye’de JES’lerle ilgili yasal düzenlemelerin ve denetimlerin yetersiz olması nedeniyle, bölgesel yoğunluğun yarattığı risklerin dünyanın diğer bölgelerine kıyasla çok daha yüksek olduğunun altını çizdi.

    “ÇEVRE BAKANLIĞI, KENDİ HAZIRLADIĞI RAPORDA VURGULANAN TEDBİRLERİ ALMAMIŞTIR”

    Aydın Milletvekili Sezgin, Çevre Bakanlığı tarafından, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) desteğiyle hazırlanan “Türkiye’de Jeotermal Kaynakların Kümülatif Etki Değerlendirmesi” projesinin sonuç raporunda JES’lerin çökme riskini artırdığına dair tespitler olduğunu hatırlatarak, JES tesislerinde GPS ve uydu görüntüleme sistemleri kurularak çökmelerin 3 ayda bir izlenerek kayıt altına alınması gerekirken bu sistemlerin hala kurulmadığını belirtti.

    Sezgin, Çevre Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti:

    – Bakanlığınızca hazırlatılan JES etki değerlendirme raporunda vurgulanan izleme-denetim sistemleri, Aydın ve çevresindeki JES tesislerinde neden hala kurulmamıştır?

    – Çökmelerin nedenlerinin araştırılmasına yönelik ne gibi adımlar atılmıştır?

    – Çökmelerin önlenmesi için ne gibi tedbirler alınmaktadır?

    – JES tesislerinin faaliyetleri derhal durdurularak, bu tesislerde çökmelere neden olabilecek ihmallere yönelik bilimsel incelemeler başlatılması düşünülmekte midir?