Kategori: Siyaset

  • Gelecek Partisi’nden Başkan Günel’e nezaket ziyareti

    Gelecek Partisi’nden Başkan Günel’e nezaket ziyareti

    Gelecek Partisi Aydın İl Başkanı Selçuk Yasan ile Gelecek Partisi Kuşadası İlçe Başkanı Coşkun Tazı, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’i makamında ziyaret etti.

    Gelecek Partisi’nin 3 Ekim’de yapılan 1’inci Olağan Kongresi’nde İl Başkanlığı’na seçilen Selçuk Yasan, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e nezaket ziyaretinde bulundu. İlçe Başkanı Coşkun Tazı ile il ve ilçe yönetim kurulu üyelerinin de eşlik ettiği ziyaret oldukça samimi bir havada geçti. Gelecek Partisi Aydın İl Başkanı Selçuk Yasan, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e partisinin Türkiye ve Aydın’da yapmayı planladığı projeler hakkında bilgi verdi. Başkan Ömer Günel ise Kuşadası’nda göreve geldikleri günden bu yana gerçekleştirdikleri hizmetleri anlattı.  

    Nazik ziyaretlerinden dolayı Aydın İl Başkanı Selçuk Yasan ve ekibine teşekkür eden Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, “Öncelikle Türkiye’nin siyasi hayatına yeni bir soluk getiren Gelecek Partisi’ne başarılar diliyorum. Ülkemizde kurulan her yeni partinin demokrasimize renk katacağına inanıyorum. Evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a da bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, saldırıyı kınıyorum” diye konuştu

  • AK Parti Aydın'da Özmen ile devam

    AK Parti Aydın'da Özmen ile devam

    AK Parti Aydın 7. Olağan İl Kongresi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da video konferans yöntemiyle katılımı ile gerçekleştirildi. Covid-19 pandemisi sebebi ile uzun süredir ertelenen kongrede, mevcut başkan Ömer Özmen tekrar aday gösterildi.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrenin açılış konuşmasını yapan AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen; “Bu kutlu yürüyüşte bize yürümeyi nasip eden Rabbime hamd olsun. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz, yükümüzün farkındayız. Bugünden itibaren daha çok sorumluluk düşüyor. Lider Türkiye hedeflerimizi yerine getirmek için çalışmalara devam edeceğiz. Yarın seçim varmış gibi durmayacağız. Cumhur İttifakı ile birlikte hedeflerimize yürüyeceğiz. İnandığımız yolda yürümeye devam edeceğiz” dedi.

    AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş; “İl kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Coşkulu bir şekilde 17 ilçemizde de kongrelerimizi gerçekleştirdik. Kongreler yenilenmeye vesile olur ve teşkilatçılık bir bayrak yarışıdır. Bu yarışta sen, ben değil biz olursak var oluruz. Cumhurbaşkanımızın gücünü artırmak için hep beraber var gücümüzle 2023’e giderken hep birlikte çalışacağız. Sevgili gençler 2023’te Aydın’da bir başarı hikayesi yazmaya hazır mıyız? 18 yıllık iktidarımızda çok güzel hizmetlerimiz var. Bu başarımızı hep birlikte devam ettireceğiz” dedi.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk; “Memleketimize hizmet bayrağını daha ileriye taşımak için buradayız. Baba ocağı Aydın’da olmaktan mutluluk duyuyorum. İnşallah bu davada daha güzel günlerde buluşmak için buradayız. 19 yıldır elden ele ulaştırdığımız memleketimize hizmet bayrağımızı daha ileriye taşımak için buradayız. AK Parti her türlü vesayet odaklarına darbe heveslilerine diktatörlük özlemiyle kendi karanlık geçmişinin tek parti dönemlerinin hayallerini kuranlara karşı dik duruşun adresi oldu” dedi.

    Bakan Selçuk, bu yıl başka gelişmelere de şahit olduklarını ifade ederek, “Kimin sözcüsü olduğu belli olmayanların felaket ve gözyaşı saydığı Ayasofya-i Kebir Camii hamdolsun tekrar kadim hüviyetine kavuştu” dedi.

    BAKAN SELÇUK, MÜJDEYİ VERDİ

    Bakan Selçuk konuşmasında Aydınlılara bir müjdesinin olduğunu açıklayıp, “Önümüzdeki günlerde Aydın’a ALO 144 Sosyal Yardım Hattı için bir lokasyon açacağız. Çağrı merkezimizde Aydınlı gençlerimize yeni istihdam imkanı sunacağız” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, “Bir düğün günü olarak adlandırabileceğimiz, bu büyük buluşmada hakikaten bu coşkuyu görmek bizler için de büyük bir mutluluk oldu. iyiki bugün buradayız, iyi ki gelmişiz” dedi.

    “2021’E MAALESEF VESAYET ÇAĞRILARI İLE GİRİYORUZ”

    Kongreye katılan AK Parti AK Parti MKYK, MYK üyesi ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik yaptığı konuşmada Türkiye’de demokrasi mücadelesinin bedelinin ağır olduğunu belirterek, “Demokrasinin milletin iradesinin yeniden hakim olmasının adıydı bizim iktidara gelişimiz. Bakın o, sözde-özde Cumhurbaşkanı diyerek, Aydın’ın evladı Başbakanı bu memlekette şehit verdik. ‘Tahkikat Komisyonu kurulmasaydı ihtilal olmaz’ dediler. ‘Şu kanunlar çıkmasaydı ihtilal olmazdı’ dediler. Erken seçime gitse ihtilal olmazdı” diyorlar şimdi. Biz bir başbakanı ve bakanları şehit vermiş, bu kadar büyük demokrasi mücadelesi vermiş bir halkız. Cumhurbaşkanımıza ‘Sözde Cumhurbaşkanı’ diyenlerin ismi tarihte anılmayacak. Ama Cumhurbaşkanımıza “Özde Cumhurbaşkanı” diyenler, bu salonda var olacak. Şunu unutmayalım, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin bedeli ağırdır. Demokrasi mücadelesi verenler, asla yorulmamalıdır. Demokrasi mücadelesi verenler, asla dikkat kaybına uğramamalıdır. 2020’ye Kovid’le girdik, 2021’e maalesef vesayet çağrıları ile giriyoruz. Tekrar başörtüsüne düşmanlık etmekten bahsediyorlar. Tekrar ihtilal çağrıları yapıyorlar, tekrar tekrar demokrasimizi imha edeceklerini söylüyorlar. Eğer biz beraber olmazsak, kuvvet ve dayanışma içinde olmazsak, bu kazanımlarımızı elimizden çalmak için pusuda bekleyenlerin çok olduğundan emin olun. Bu salonlarda ortaya koyduğumuz dayanışma hiçbir zaman yıkılmaz, geçilmez, hiçbir zaman yenilmez, çünkü millet yenilmez. Bu özde-sözde Cumhurbaşkanı meselesinin ilk dillendirilişi 27 Nisan 2007’de muhtıra verilmeden önce yapılan basın toplantısıdır. Demek ki bugün bu cümleyi ifade edenler, gerçek bir demokratik çizgiyi takip etmiyorlar. Türkiye’de muhtıra verme geleneği ortadan kalktı. Ama maalesef muhtıra siyaseti CHP’de devam ediyor. Eğer demokrasiyi biz bu kadar güçlü tutmasaydık, bugün ifade ettikleri o demokratik sözlerin hiç birini ifade etmeyeceklerdi, aynı vesayeti sürdüreceklerdi” diye konuştu.

    Tek adaylı olarak gidilen kongreye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Aydın Milletvekilleri ile çok sayıda partili katıldı.

    YENİ YÖNETİMDE İSİMLER BELLİ OLDU

    Özmen’in başkanlığındaki 49 kişilik AK Parti Aydın İl Yönetimi’nde şu isimler yer aldı: “Adnan Şen, Akın Aksu, Atakan Aslan, Aytaç Arslan, Bayram Gürtürk, Cengiz Altıntaş, Cenk Ünlü, Cihan Gevrekoğlu, Cihat Akkuş, Cüneyt Bayraktar, Durmuş Acar, Duygu Tosun, Erdoğan Yanık, Erhan Çetin, Erol Arıkan, Esengül Ersoy, Fahrettin Demirtaş, Güller Korkmaz, Hakan Çetin, Hakkı Görken Perinçek, Hasan Engin Vural, Hümeyra Usta, Hüseyin Pekgüzel, Kenan Özcan, Mediha Turgut, Mehmet Ali Apak, Mehmet Arkun, Mehmet Bayar, Mehmet Kıvanç, Mehmet Sabuncu, Mehmet Tosun, Meltem Büger, Murat Gün, Murat Sandıkçılar, Mustafa Acar, Mustafa Erdinç Eşiyok, Mustafa Eşin, Mustafa Üpbül, Muzaffer Gürgen, Nebahat Ayhan, Nihat Aktakka, Nilgün Böcekli, Nuray Kovacı, Serkan Zerman, Türkan Kınalı, Uğur Çetin, Yakup Yenigün ve Yüksel Tikbaş.”

    İl Disiplin Kurulu ise İmran Acar, Namık Yıldırım, Abdürrahim Öztürk, Ali Kara ve Asım Çetin’den oluştu. Demokrasi Hakem Heyeti’nde de Bahattin Bildik, Murat Akboğa ve Nuray Altıntaş görev aldı.

  • CHP’li Belediyelere; O Çalışanı İşten Çıkarın

    CHP’li Belediyelere; O Çalışanı İşten Çıkarın

    CHP Aydın Milletvekilleri Bülent Tezcan ve Süleyman Bülbül CHP’li belediyelere valiliklerden bazı kişileri işten çıkarmaları yönünde yazı gönderildiğini söyledi.

    Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Tezcan ve Bülbül, Aydın Efeler Belediyesi’nde de aynı durumun yaşandığını belirterek şunları kaydettiler: 

    “Valilik kanalıyla Belediyelere, belediye çalışanlarının isimleri gönderilmiş ve güvenlik soruşturmalarının olumsuz olduğu gerekçesiyle işten çıkarılmaları istenmiştir. Soruşturmanın kapsamıysa ne belediyelerle ne de kişilerle paylaşılmıştır. Yaptığımız araştırma neticesinde öğrendik ki soruşturma kararları sadece kişilerin muhalif düşüncelerine dayanıyor. Hatta bir çalışanın babasının sendikalı olması nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını öğrendik. Bu kişiler haklarında yürütülen bir dava ya da kesinleşmiş bir yargı kararı yok. Kısaca kendilerinin ve yakınlarının sadece muhalif düşünceleri, duruşları var.”

    “ÖZGÜRLÜKLERE KARŞI İŞSİZLİK CEZASI”

    “Bu soruşturma nasıl, kim tarafından yürütülüyor, bilgiler nasıl toplanıyor belli değil. Anayasa kararlarının bağlayıcılığına rağmen hala bu uygulama ne yazık ki devam ediyor. Yani fikir ve düşünce özgürlüğü var diyen AKP, kendi icatları olan güvenlik soruşturmalarıyla bu özgürlüğe karşılık işsizlikle yurttaşları cezalandırıyor. Anayasa’nın 70. maddesine göre herkesin kamu hizmetine girme hakkı vardır. Ancak haklar hukuka aykırı bir şekilde sınırlandırılıyor. AKP olağan şüpheliler yaratarak, düşman politikası yürütüyor. Bu hukuksuzluğa bir an önce dur denilmelidir. İnsan onuruna, insan haklarına aykırılık teşkil eden bu uygulama ve AKP’nin keyfiliği kabul edilebilir değil.”

  • CHP Söke İlçe Başkanı Özcan; İnsan sağlığı büyük tehlikede

    CHP Söke İlçe Başkanı Özcan; İnsan sağlığı büyük tehlikede

    KİPAŞ kağıt fabrikasının, verimli Söke Ovası’nı çöle çevireceğine dikkat çeken CHP Söke İlçe Başkanı Ali Kemal Özcan, yaptığı açıklama ile Sökelilere birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Söke Ovası’nın verimli hallerinin mazide ve fotoğraf albümlerinde kalacağının altını çizen Özcan; “Söke organize sanayi bölgesinde faaliyete geçecek olan kâğıt fabrikası verimli Söke ovamızı, çorak, ekin çıkmayan bir çöl haline dönüştürecektir. Kâğıt üretiminde en fazla ihtiyaç olan madde, canlıların en büyük yaşam kaynağı olan sudur. Kâğıt üretiminde su kullanımı inanılmaz derecede çok fazladır. Yani Söke ovamızın bereketini sağlayan su, bu kâğıt fabrikası nedeniyle tükenecektir. Fabrikanın kâğıt üretimi için günde ihtiyacı olan 40-50 bin m3 su yeraltındaki sudan sondajlarla temin edilecektir. Bu durum tüm Söke ovamızdaki yeraltı sularının tükenmesine güzel ovamızın çorak bir toprak, çöl haline gelmesine sebep olacaktır” dedi.

    “İNSAN SAĞLIĞI BÜYÜK TEHLİKEDE”

    Çevrenin katledilmesi ile bölge tarımının da biteceğine dikkat çeken Özcan; “Siyasi iktidarın desteği ile daha fazla para kazanma hırsına bürünen kişiler, çevrenin katledilmesine, tarımın bitmesine neden olacaktır. Pamuğu ile meşhur Söke ovamız artık çorak bir toprak ve obrukları ile anılacaktır. Geleceğimiz olan çocuklara miras olarak kirletilmiş bir çevre bırakacağız. Para hırsına girmiş fabrika sahibi ise suyun bitmesinin ardından buradan gidecek çekirge istilası sonrası kullanılmaz hale gelen topraklar gibi ovamızı bize bırakacaktır. Bu fabrika yeraltı suyunu bitirmekle kalmayacak, oluşturacağı atık su, çamur ve havaya bıraktığı toz zerrecikleri ile buharla 1. sınıf tarım arazisi olan Söke ovamız tamamen yok olacak, bölgemizde insan sağlığını büyük tehlikeye atacaktır. Bu fabrikanın kâğıt üretim kapasitesi günde 2000 tondur. Bu kapasite de üretim için 40-50 bin m3 su ihtiyacı olup su miktarı ile koca bir şehrin su ihtiyacı karşılanmaktadır. Böyle bir vahim duruma Hükümetin AKP Aydın Milletvekilleri sesini çıkarmamaktadır” dedi.

    “BAŞKA SÖKE YOK”

    Açıklamasında, AK Parti Aydın Milletvekillerine de seslenen Özcan; “Sayın Rıza Posacı biliniz ki başka Söke yok. Traktör üzerinde poz verip, Tarla sürüp, çiftçinin, ziraatçının yanında olduğunuzu ifade ediyor, ziraat odası başkanlığı yaptığınızı bir çiftçi olduğunuzu söylüyorsunuz. Öyleyse Söke’de faaliyete geçecek kâğıt fabrikasına neden müdahale etmiyorsunuz. Siyasi Koltuğunuz çiftçiliğinizden ağır mı bastı da Söke ovasının yok olmasına ses çıkarmıyorsunuz. Sizin çiftliğiniz toprak sevginiz sadece Umurlu sınırları içinde sizin kendi topraklarınız için mi geçerli? Sökeli Aydın AKP Milletvekili Metin Yavuz’un biraz ailevi, geçmiş ticari, siyasi fezlekeli sorunları var ancak ekmeğini yediğiniz, Söke ovasının Sökeli vatandaşlarımızın haklarını görmezden gelmemelisin unutma ki dönüp dolaşıp geleceğinin yer yine Söke olacaktır. KİT Komisyon Başkanı olarak övünen Sayın Mustafa Savaş, halkın sağlığı çevrenin korunması sizin için hiçbir şey ifade etmiyormuş. Bankacılık döneminden büyük şirket yandaş şirket sevdanız ağır mı basıyor vicdanınızda. Sayın Bekir Kuvvet Erim iktidarın gücünü fabrika sahipleri yerine neden halkımız fabrika sahipleri yerine neden halkımız için vatandaşımız için kullanmıyorsunuz” diyerek AK Partili vekilleri göreve çağırdı.

    “SAHİP ÇIKALIM GELECEĞİMİZE”

    Açıklamasında, AK Parti Aydın Milletvekillerine de seslenen Özcan; “Sayın Rıza Posacı biliniz ki başka Söke yok. Traktör üzerinde poz verip, Tarla sürüp, çiftçinin, ziraatçının yanında olduğunuzu ifade ediyor, ziraat odası başkanlığı yaptığınızı bir çiftçi olduğunuzu söylüyorsunuz. Öyleyse Söke’de faaliyete geçecek kâğıt fabrikasına neden müdahale etmiyorsunuz. Siyasi Koltuğunuz çiftçiliğinizden ağır mı bastı da Söke ovasının yok olmasına ses çıkarmıyorsunuz. Sizin çiftliğiniz toprak sevginiz sadece Umurlu sınırları içinde sizin kendi topraklarınız için mi geçerli? Sökeli Aydın AKP Milletvekili Metin Yavuz’un biraz ailevi, geçmiş ticari, siyasi fezlekeli sorunları var ancak ekmeğini yediğiniz, Söke ovasının Sökeli vatandaşlarımızın haklarını görmezden gelmemelisin unutma ki dönüp dolaşıp geleceğinin yer yine Söke olacaktır. KİT Komisyon Başkanı olarak övünen Sayın Mustafa Savaş, halkın sağlığı çevrenin korunması sizin için hiçbir şey ifade etmiyormuş. Bankacılık döneminden büyük şirket yandaş şirket sevdanız ağır mı basıyor vicdanınızda. Sayın Bekir Kuvvet Erim iktidarın gücünü fabrika sahipleri yerine neden halkımız fabrika sahipleri yerine neden halkımız için vatandaşımız için kullanmıyorsunuz” diyerek AK Partili vekilleri göreve çağırdı.

    Söke’nin geleceği için birliktelik çağrısında bulunan Özcan; “Sayın Sökeliler gün birlik olma, beraber hareket etme günüdür. Sökemizin haklarını, parti ayrımı, görüş ayrımına bakmadan beraber savunmalıyız. Bu fabrika faaliyete geçerse, çocuklarımızın Sökemizin geleceği olmayacaktır. Söke ovamız, pamuğumuz, güzel topraklarımız yok olacaktır. Sermaye gücü işini bitirdikten sonra bizleri kaderimizle baş başa bırakacaktır. Bunu sakın unutmayın ‘Ya el ele ya da ölüme’ Haydi Söke, sahip çıkalım geleceğimize” dedi.

  • CHP’li Bülbül’den Türk Telekom soruları

    CHP’li Bülbül’den Türk Telekom soruları

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Türk Telekom hisselerine ipotek ve rehin olanağı tanıyan ana sözleşme değişikliğinin gerekçesini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu.  

    Türk Telekom’u alan Hariri ailesinin sahibi olduğu şirketin Türk Telekom’u milyarlarca dolar borca batırıp, kredi borçlarını da ödemeyerek ülkeden ayrılışının hatırlatıldığı önergede, ana sözleşmenin değişmesine de değinilerek şöyle denildi: 

    “İpotek ve rehin süreciyle ilgili kamuoyuna bugüne kadar şeffaf ve net bir bilgilendirme yapılmazken Türk Telekom’un hisselerinin rehinli olmasının da üstü örtülmeye çalışılmıştır. Oger şirketi özelleştirme borcunu ödemek adına, bankalarımızdan aldığı 4,75 milyar dolar borcu ise ödememiştir. Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin rehinli kalmasına yol açan süreç, bugün Türk bankalarını da yakından ilgilendiren bir açmaz oluşturmuştur. Bu yükün kamuya yüklenmesi kabul edilemez bir durumdur ve açıklığa kavuşturulması gereken pek çok husus bulunmaktadır.”

    GÖRÜŞMENİN DETAYLARI PAYLAŞILSIN

    Önergede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Ocak’ta şirketin sahibi olan Saad el-Hariri’yle görüşmesiyle ilgili de “İçinde bulunulan açmazda suçluların yargılanması ve mevcut borcun ödenmesi gerekirken Hariri ile yapılan bu görüşmeyi anlamak mümkün değildir. Görüşmenin detaylarının derhal kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir” denildi.

    CUMHURBAŞKANLIĞINA 14 SORU

    Önergede Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’ın yanıtlaması istemiyle şu sorulara yer verildi:

    1. Türk Telekom hisselerine ipotek ve rehin olanağı tanıyan Ana Sözleşme değişikliğinin gerekçesi nedir?
    2. Sözleşmede yapılan değişikliğin tarihi nedir?
    3. Kurum hangi tarihte ipotek verilmiştir?
    4. Verilen ipotek ne zaman rehine dönüşmüştür?
    5.  İpotek ve rehin süreciyle ilgili kamuoyuna ne zaman şeffaf bir açıklama yapılacaktır?
    6. Türk Telekom’da son 15 yıl içinde yıllara göre istihdam sayıları ne kadardır?
    7. Şirket krediye ilişkin bugüne kadar ne kadar ödeme yapmıştır?
    8. Ne kadar borç kalmıştır?
    9. Türk Telekom’un özelleştirilmesi sonrası gelir kaybı ne kadar olmuştur?
    10. Kamuya büyük bir yük olarak çözümsüz kalan bu soruna neden müdahale edilmemiştir?
    11. Cumhurbaşkanı ve Oger şirketinin sahibi olan Hariri ile görüşmenin detayları nedir?
    12. Cumhurbaşkanı Haririyle batık krediler hakkında görüşmüş müdür?
    13. Kredi borçlarının ödemesi ne zaman yapılacaktır?
    14. Özelleştirme sonrasında ödenmeyen krediler kapsamında sorumluluğu olanlar hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?

  • CHP'li Altıntaş: “Evin sahibi evi yapan usta değil, evi yaptıran parasını verendir”

    CHP'li Altıntaş: “Evin sahibi evi yapan usta değil, evi yaptıran parasını verendir”

    Aydın Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Barış Altıntaş, başarıları ile göze batan Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Özlem Çerçioğlu’nu hedef alanlar kervanına katılan AKP’li Veysel Eroğlu’na yanıt verdi.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Barış Altıntaş, Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan İkizdere Barajı, Sarıçay Barajı ve Dandalaz Barajı projelerini sahiplenerek merhum Adnan Menderes’in aziz hatırasını yaşattıklarını iddia eden AKP Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu’na “Tüm maliyetini Büyükşehir Belediyesi yani Aydın halkı ödüyor. Barajlar hükümet tarafından yapılmıyor, bu bir devlet yaptırımı değil.” ifadeleri ile yanıt verdi.

    “EVİN SAHİBİ EVİ YAPAN USTA DEĞİL, EVİ YAPTIRAN PARASINI VERENDİR”

    Barış Altıntaş konuya dair yaptığı açıklamada şunları kaydetti; Afyonkarahisar milletvekili Veysel Eroğlu gündeme gelebilmek için AKP’li diğer yandaşları gibi modaya uyup Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmiş. Barajlarla ilgili sadece kendisinin ve yandaşlarının inanacağı laflar etmiş.

    Bu baraj mevzularını siz hariç herkes biliyor ama ısrarla sadece siz bilmek istemiyorsunuz, ya da doğrular sizi rahatsız ediyor. La fontenden masallar misali durmadan hikâyeler okuyorsunuz. Ama halk sizin bu hikâyelerinize inanmıyor ve her seçimde gereken cevabı veriyor.

    Sayın vekil Aydın ilinde yapılan İkizdere Barajı, Sarıçay Barajı ve Dandalaz Barajlarını Aydın Büyükşehir Belediyesi yaptırıyor. Tüm maliyetini büyükşehir belediyesi yani Aydın halkı ödüyor. Barajlar hükümet tarafından yapılmıyor, bu bir devlet yaptırımı değil.

    Devlet yaptığı yatırımın bedelini halktan almaz. Vatandaşın ödemiş olduğu paralarla bu barajlar Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılıyor.

    Lütfen bu konuda halkımızı yanıltmayalım. Aydın Büyükşehir Belediyesi yani Aydın halkı İkizdere Barajı için 72 Milyon TL bedel ödedi ve ödemeye de devam ediyor. İkizdere Barajı için daha 280 milyon TL bedeli Aydın halkı ödeyecek. Sarıçay ve Dandalaz barajlarının maliyetini hesapladığımızda Aydın Büyükşehir Belediyesi yani Aydınlı vatandaşlarımız toplam 934 milyon TL bedel ödeyecektir. Bunları Hükümet yapıyorsa bunlar devlet yatırımı ise bu bedeller neden ödeniyor. Hükümet maliyeti karşılıyorsa lütfen aydın halkından alınan 72 milyon TL’yi faizi ile Aydın halkına geri verin.

    Barajlar ile ilgili tüm işler büyükşehir belediye meclisinden alınan karar ile imzalanan protokole göre maliyeti büyükşehir belediyesinden karşılanmak üzere DSİ tarafından yapılmaktadır. DSİ Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin taşeronudur. Tüm yapılan barajların, arıtmaların, terfilerin, isale hatların sahibi Aydın Büyükşehir Belediyesi-Aydın halkıdır.

    Unutmayın ki Sayın Vekil “Evin sahibi evi yapan usta değil, evi yaptıran parasını verendir.”

    Düşünün ki bir ev alıyorsunuz. Bu ev için bankadan kredi çekiyorsunuz ve düzenli olarak krediyi ödüyorsunuz. Size soruyorum: Bu evin sahibi banka mı yoksa krediyi ödeyip evde oturan vatandaşı mı? Bu olay bu kadar basit yani.

    Devlet olarak Aydın ilimize yatırım yapamadığınızdan ancak Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımları ile gündeme gelmeye çalışıyorsunuz. Yıllardır söz verip yapamadığınız gerçekleştiremediğiniz yatırımlar nedeniyle halkın karşısına çıkamıyorsunuz.

    Esnaf, çiftçi, vatandaş ekonomik olarak entübe olduğu bir dönemde, devletin eli halkın cebinde, vatandaş geçim derdinde. 18 yıllık iktidarınızda ülkeyi getirdiğiniz durum ortada iken konuşmayı marifet sanıyorsunuz.

    Yüzlerce esnaf borçları yüzünden canına kıymış intihar etmişken, geride kalan öksüz çocukların haline görmezden gelen bir dünyada yaşıyorsunuz iktidar olarak.

    Sizin en marifetli yanınız, devletin mallarını, kurumlarını yok pahasına yandaşlarınıza satmaktır. Bu konuda dünyada rakibiniz bulunmaz durumda olduğunu düşünüyorum.

    Sayın Vekil“Doğru söz katarından belli olur”.

    Çalışan, proje üreten, halkın ve hakkın yanında olan Özlem Çerçioğlu devamlı vatandaşın yanında, vatandaşın hizmetinde.

    Vatandaş ona güveniyor ve her zaman destek çıkıp her seçimde sayın vekil size en güzel cevabı verip Aydın otogarından yolcu ediyor.

  • AK Partili Erdem; İl Başkanı’nı 120 bin üye seçmeli

    AK Partili Erdem; İl Başkanı’nı 120 bin üye seçmeli

    Ege TV’de Ayla Ekin Deniz’in hazırlayıp sunduğu ‘Deniz Yeli’ programında konuşan 23. 24. ve 26. Dönem AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, AK Parti Genel Merkezi’nin istişare metoduyla İl Başkanı’nı belirlemesini eleştirdi. Kendisinin şahsi görüşü olarak AK Parti’nin senelerdir uyguladığı metodun aksine AK Parti’nin Aydın’daki 120 bin üyesinin il başkanını belirlemesi gerektiğini söyleyen Erdem, ileride bu yöntemin mümkün olacağına inandığını söyledi.

    AK Parti’nin 18 Ocak’ta yapılacak olan Aydın İl Kongresi’nde, Genel Merkez’in aldığı karar doğrultusunda AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen’in yeniden aday gösterilmesine parti içinden türlü muhalif eleştiriler yöneltilmeye devam ederken, 23. 24. ve 26. Dönem AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem beklenmedik çıkışıyla dikkatleri üzerine çekti.

    Aydın’ın 120 bin üyesinin bilişim teknolojisi marifetiyle düğmeye basarak il başkanının kim olacağını tercih etmesinin gerektiğini söyleyen Erdem, 6.5 yıldır İl Başkanı olarak görev yapan Ömer Özmen’den yeni dönemde çok farklı bir il başkanlığı görevi yapacağı beklentisinin parti tabanında bir anlam ifade etmediğini belirtti.

    Erdem’in geçmişte kendisinin İl Başkanı ve milletvekili seçildiği süreçlerde parti içi demokrasi işletilmeden ve temayül yoklamaları dikkate alınmadan aday olarak atandığını hesaba katmadan,  kongreye 1 hafta kala yaptığı açıklamalara anlam verilemezken, parti içinden türlü eleştirileri beraberinde getirdi.

    “AK PARTİ’DE KONGRELERDE KAVGA GÜRÜLTÜ İSTENMİYOR”

    Partisi’nin 18 Ocak’ta gerçekleştirecek olan il kongresine kendisinin de katılacağını belirterek kongrenin hayırlı olmasını temenni eden  Erdem, “Geçmişte iktidar olan çeşitli siyasi partilerimizin yaşadıklarından çıkan tecrübeler var. Geçmişte delege seçimleriyle serbest listelerle birlikte 3-5 listenin yarıştığı kongreler de yaşanmış. Tabi bu kongrelerde çok kötü manzaralar da ortaya çıkmış. İktidar partisi olması açısından sandalyeler havada uçuşmuş, kavgalar gürültüler yaşanmış ki şu anda hala daha çeşitli siyasi partilerde bu tür şeyler yaşlanıyor. Bunların olmaması için AK Parti istişare sürecini çeşitli metotlarla gerçekleştiriyor. AK Parti’nin Teşkilat Başkanlığı’nın altında bölge koordinatörü dediğimiz Aydın’ın da içinde bulunduğu 7-8 ili içeren bölge var. Her il için de koordinatör var. Aydın’ın koordinatörü de Osmaniye Milletvekili de İsmail Kaya’dır. Bunlar çalışmalarını sürdürüyorlar” dedi.

    “ÖZMEN’DEN BÜYÜK BİR DEĞİŞİM BEKLENEMEZ”

    AK Parti Genel Merkezi’nin partinin her kademesini kapsayan geniş çaplı istişare metoduyla ortaya çıkardığı sonucun Ömer Özmen’in görevine devamı noktasında tezahür ettiğini söyleyen Erdem, kendisinin de partinin kuruluşunda bulunduğunu ve geçmişte il başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “2003’te iki listeyle seçimlere katıldık. Seçimleri 368’e 169 oyla kazandık.  2006 yılındaki Genel Merkez’in tespit ettiği aday söz konusu olmadığı için ikinci kongrede de karşımıza aday çıkmadı. Merkez ilçede de hem 2003 hem de 2006 yıllarındaki kongrelerde iki liste yarıştı. Kazananı tebrik ettik. AK Parti’nin önümüzdeki Yerel Seçimler’de Büyükşehir ve ilçeleri itibariyle kazanması lazım. Büyükşehir Yasası’nı AK Parti yaptı bu doğru bir yasaydı. Aydın Büyükşehir Belediyesi ne yazık ki CHP’ye geçti. Alandaki hizmet ve vatandaşa dokunma itibariyle alandaki siyaset yapma zorluğu ortaya çıktı. Ömer Özmen il başkanı olduğu için seçim kazanılır ya da başkası olursa kazanılır diyemeyiz. 6.5 yıl il başkanlığı siyasette uzun bir süredir. 1-2 yıl il başkanlığı yaptıktan sonra hedeflerime ulaşamadım bir dönem daha yapayım diyebilirsiniz ama 6.5 yıldan sonra sizden yani sadece Ömer Özmen değil benim de için ya da bir başkası için de geçerli çok büyük bir değişiklik beklenemez” diye konuştu.

    “PARTİNİN ÜYELERİ VE DELEGELERİNE OY KULLANDIRMAMIZ LAZIM”

    AK Parti Aydın’da en uzun süre il başkanlığı yapan ismin Ömer Özmen olduğunu hatırlatarak yeniden göreve getirilmesinin  izah açısından zor bir durum olduğunu belirten Erdem, “Genel merkezimizin bu kararına elbette saygılıyız. Uzun yıllar siyasetin içindeyim. Bu ben şunu arzu ediyorum; Türkiye demokrasisinin sağlıklı bir demokrasiye yürümesini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşamasını istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşarken Türk Demokrasisi’nin sağlıklı olabilmesinin işaretlerinin bir tanesi de partilerin çok uzun süre yaşayabilmeleri ve Cumhuriyetle beraber devam edebilmeleridir. Benim şahsi görüşüm şudur; AK Parti bir metot olarak istişare metodunu uyguluyor ve karar veriyor. Bu karar doğru mudur, yanlış mıdır? Aydın’da 120 bin AK Parti üyemizin tamamı bundan memnun mudur, ölçmek mümkün değil. Bunu nasıl ölçeceksiniz. Önümüzdeki süreçte demokrasinin temel unsurlarından bir tanesi de oydur. Oyun çok kıymetlidir. Demokratik olarak vatandaşa değer veriyorsanız oy hakkı verirsiniz. Eğer partinin üyesi kendisini değerli hissetmek istiyorsak üyeye oy hakkı vermemiz lazım. Üye hür iradesiyle ben delegeyi ilçe başkanını il başkanını seçtim noktasında olması lazım” dedi.

    “İL BAŞKANI’NI 120 BİN ÜYE BELİRLEMELİDİR”

     “Önümüzdeki süreçlerde bilişim teknolojisiyle Aydın’da 120 bin üye Aydın’daki il başkanını seçsin” diyen Erdem, “O ilçedeki üyelerin hepsi oy kullansın. Bu sistemi getirmemiz lazım. Üye bu sayede kendisine değer verildiğini hisseder. Karar mekanizması şu anda başka yerde. Delege o verilen karara oyunu veriyor. Bu bir noktada üyenin kendisini değersiz hissetmesini sağlıyor. Üye ya da delege kendisini değersiz hissederse o sandıktan çıkan il başkanı da değersizleşiyor. İnşallah bunlar bilişim teknolojileriyle gerçekleşir ve gerçekleşecektir diye umuyorum. Yani Aydın’ın 120 bin üyesinin düğmeye basıp il başkanının kim olacağını tercih etmesi lazım” diye konuştu.

  • İYİ Partili Meclis üyesi Tabak: İP’li değil İYİ Partili

    İYİ Partili Meclis üyesi Tabak: İP’li değil İYİ Partili

    İYİ Parti İncirliova ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Fatma Tabak, geçtiğimiz günlerde AK Partili Hatice İrik’in açıklamalarına verdiği yanıta “İP değil, İYİ Parti” diye düzeltme yaparak başladı.

    Aydın Büyükşehir ve İncirliova Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Tabaka, yazılı olarak yaptığı açıklamada; “Millet İttifakı İncirliova Belediye Meclis Üyeleri olarak size olan tepkimizi ifade eden ortak bir açıklama yapmıştık. Ancak İP’li değil İYİ Partili ve aynı zamanda kadın bir meclis üyesi olarak söylemeden geçemeyeceğim. Bizleri bilgisizlikle suçlayan, nezaket dışı tavrınız bir kadın siyasetçi olarak size hiç yakıştı mı?” ifadelerini kullanarak şunları söyledi:

    “Anlaşılan göze girmek ve öne çıkmak için yaptığınız ajitasyonlar sizin gözünüzü kör etmiş, siyasi hırsınız aklınızı başınızdan almış, kadın bir siyasetçi olarak her zaman sahip olmanız gereken nezaketten yoksun kalmışsınız.

    Baskı gördüğünüzü iddia ediyor, yalan söylüyorsunuz. Yaptığınız mağdur edebiyatının size hiçbir faydası olmayacağını belirtmek istiyorum. Endişeye düşmekte haklısınız kadına yönelik şiddeti ve baskıyı önleme konusunda iktidarınızın başarısızlığı ortada. Ancak endişeye düşmeyin, kadına yönelik en ufak bir baskı olduğu takdirde sizi ve tüm kadınları Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener liderliğindeki İYİ Partililer ve mensubu bulunduğumuz Millet İttifakının tüm bileşenleri olarak sizleri biz koruruz. Yeter ki siz samimi olun, yalan söylemeyin ve bir kadın olarak insanlara hakaret etmeyin.”

  • Eski Bakan'dan Aydın Açıklaması

    Eski Bakan'dan Aydın Açıklaması

    Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Aydın genelinde gerçekleştirilen yatırımlar ile ilgili açıklamada bulunan önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, “Aydın’ın 141 yıllık hayalini biz gerçekleştirdik” dedi. Aydın için gereken bütün içme suyu tesislerini inşa ettiklerini hatırlatan Eroğlu, Sarıçay Barajı’nın da tamamlanması ile birlikte Aydın’da içme suyu sorununun kalmayacağını da belirtti. Aydın ile gönül bağı olduğunu ifade eden Eroğlu, açıklamasında “Türkiye’nin gelişmesinde ve kalkınmasında büyük hizmetleri olan, demokrasi şehidimiz Rahmetli Başvekil Adnan Menderes’in aziz hatırasını yaşatmak ve çalışkan, misafirperver Aydınlı hemşehrilerimizin içme suyu ihtiyacını karşılamak için büyük yatırımlar yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile efeler diyarı güzel Aydın’a olan gönül bağım sebebiyle, Aydın’ın su yatırımları ve içme suyu meselesiyle bizzat ilgilendim. Aydın’ın su kaynaklarını değerlendirmek ve münbit topraklarını sulamak için son 18 yılda baraj, gölet, sulama tesisi, içme suyu temin tesisleri ve taşkın koruma tesisi gibi pek çok su yatırımını Aydın’a kazandırdık. Aydın’a su ile alakalı takriben 7,2 milyar TL’lik muazzam bir yatırım yaptık. 12 baraj ve 7 gölet inşa ederek vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Takriben 480 bin dekar araziyi sulamaya açarak yıllık 676 milyon TL zirai gelir artışı sağladık. 92 dere ıslahı gerçekleştirerek Aydın şehir merkezi, 112 yerleşim yeri ve 95 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk” ifadelerine yer verdi.

    “AYDIN’IN 141 YILLIK HAYALİNİ BİZ GERÇEKLEŞTİRDİK”

    Türkiye ve Dünya’nın sayılı barajlarından olan Çine Adnan Menderes Barajı’nı inşa ettiklerinin altını çizen Eroğlu; “İlk olarak 1869 yılında Aydınlıların Sultan Abdülaziz’e ilettikleri, Aydınlıların 141 yıllık hayalini, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak biz gerçekleştirdik. Sulama ve enerji faydası olan bu baraj aynı zamanda yıllık 180 milyon TL taşkın zararını da önlemektedir. 10.10.2010 tarihinde, Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanlığı döneminde 110 dev eserle birlikte bu tesisi bizzat yerinde hizmete almış ve demokrasi şehidimiz Rahmetli Adnan Menderesin adını yaşatmak için barajın ismi Çine Adnan Menderes Barajı olarak değiştirilmiştir. Aydın’a kazandırdığımız barajlardan biri de Gökbel Barajıdır. Bu baraj çok önemli bir proje olup Çine Ovasında ve Koçarlı Bağarasında 215.840 dekar münbit araziyi cazibe ile sulayacaktır. Daha önce, sulanacak bu alanın terfi ile sulanması söz konusuydu. Bu durum çiftçilerimize ilave maliyet getirecekti. Ben araziyi bilen, inceleyen biri olarak projeyi yerinde incelemiştim ve araziyi cazibeyle sulayacak bir barajı planladık. Gökbel Barajının yapılması kararlaştırıldı. Bu barajın sağlayacağı faydayı hesap ederek bu barajın inşa edilmesi talimatını vermiştim. Gökbel Barajını inşa edilmesiyle, söz konusu bu arazilerin cazibe ile sulanması sağlanacaktır. Gökbel Barajı ve Koçarlı Bağarası Sulaması 1. kısımda bulunan 31,5 km iletim hattı tamamlanmıştır” dedi.

     “AYDIN’IN 2050 YILINA KADAR İÇME SUYU HAZIR”

    Aydın’a kazandırılan tesisler ve yatırımlar ile birlikte içmesuyu probleminin kalmadığını ifade eden Eroğlu; “Aydın, turizm ve ziraatın birlikte olduğu bir il olması sebebiyle özellikle son 18 yılda büyüdü ve gelişti. Şehrin nüfusu arttıkça içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyacı da arttı. İktidara geldiğimizde Aydın’ın içmesuyu ihtiyacı yeraltı kuyularından karşılanıyordu, ancak su sıkıntısı baş göstermeye başlamıştı. Şehrin nüfusunun artmasıyla birlikte Aydın’a yeni su kaynakları getirmek gerekiyordu. Hazırlamış olduğumuz İçmesuyu Eylem Planı ile Aydın’ın mevcut nüfusunu ve içme suyu kaynakları ile gelecekteki muhtemel nüfusunu dikkate alarak detaylı bir çalışma gerçekleştirdik. Aydın’ın içme suyu meselesini kökünden çözecek olan proje İkizdere Barajının inşa edilmesiydi. Ancak 1998 yılında temeli atılmasına rağmen 2003 yılına kadar barajın sadece yüzde 18’i tamamlanmıştı. O dönem Başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük desteği ile İkizdere Barajının ödeneklerini arttırdık ve inşaat çalışmalarını hızlandırdık. Aydın’a ve burada yaşayan aziz kardeşlerimize olan muhabbetim sebebiyle projeyi bizzat takip ettim. Yapılan muazzam çalışmalar neticesinde baraj inşaatını tamamladık. Netice olarak İkizdere Barajı ve Tabakhane Deresinden alınan su ile inşa ettiğimiz regülatör, terfi merkezleri, isale hattı ve modern içmesuyu arıtma tesisiyle Aydın şehir merkezi ile 30 yerleşim yerinin 2050 yılına kadar takriben 585.000 kişinin içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyacı karşılanmıştır” dedi.

    “İLÇELERİMİZE DE MEMBA KALİTESİNDE İÇME SUYU SAĞLIYORUZ”

    Aydın’ın şehir merkezi gibi ilçelerinde de gerekli yatırımların yapıldığına dikkat çeken Eroğlu; “İlçelerin de uzun yıllar içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için büyük projeler gerçekleştirdik. Koçarlı ilçesinin içme suyu ihtiyacını inşa ettiğimiz 13,5 km isale hattı ve terfi merkezi ile İkizdere Barajı ve Tabakhane Deresinden karşıladık. Aydın’ın en büyük ilçelerinden Nazilli, Kuyucak, Buharkent ve bu yerleşim yerlerine bağlı 10 adet yerleşim yerinin 2050 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını, 2012 yılında hizmete aldığımız Karacasu Dandalaz Barajı ile karşılamak için muazzam bir proje geliştirdik. Karacasu Dandalaz Barajı’ndan alınacak suyu 95,3 km uzunluğunda isale hattı, günlük kapasitesi 45.000 m3 olan ileri içmesuyu arıtma tesisi, 9 adet içme suyu haznesi ve 3 adet terfi merkezi ile yerleşim yerlerine iletilecektir. Çalışmaların devam ettiği bu tesislerle Nazilli, Kuyucak, Buharkent ve bu yerleşim yerlerine bağlı 10 adet yerleşim yerinin 2050 yılına kadar takriben 235.000 nüfusa yetecek içme ve kullanma suyu temin edilecektir” dedi.

    “AYDIN’I SUSUZ BIRAKMADIK”

    Söke’de yapımı devam eden ve birçok polemiğe sebep olan Sarıçay Barajı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Eroğlu; “Ayrıca sahil bölgesinde bulunan Kuşadası, Söke ilçeleri ile Davutlar ve Güzelçamlı yerleşim yerlerinin içme suyu ihtiyacını karşılamak için Sarıçay Barajını projelendirdik. Çok uzun süre önce projelerini tamamlamamıza rağmen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanının ‘DSİ’ye gerek yok, biz bu barajı Belediye olarak kendimiz yaparız’ diye söylemesi sebebiyle inşaatına başlamamıştık. Ancak Aydın Büyükşehir Belediyesinin Sarıçay Barajını inşa edemeyeceği anlaşılınca, Aydın Milletvekillerimizin ve vatandaşlarımızın talebi üzerine DSİ tarafından Sarıçay Barajının inşaat ihalesi yapılarak çalışmalarına başlamıştır. Aydın Büyükşehir Belediyesi, şayet DSİ’yi oyalamasaydı bu proje çoktan tamamlanarak hizmete alınacaktı. Sarıçay Barajı da tamamlanınca Aydın’ın tamamının içmesuyu meselesi çözülmüş olacaktır. Biz Aydın için gereken bütün içmesuyu tesislerini inşa ettik. Bundan sonra Büyükşehir Belediyesinin kayıp kaçakların azaltılması, eksik şebekelerin yenilenmesi ve iyi bir su yönetimi yapması büyük ehemmiyet arz etmektedir. Suyun yönetimi kolay değildir. Hiçbir şekilde hata kabul etmez. Bilgi, tecrübe, aşk ve heyecan gerektirir. Bugüne kadar Allah’a şükür Aydın’ımızı susuz bırakmadık” dedi.

  • CHP’li Mersin; AKP, Menderes’in eserlerini sattı!

    CHP’li Mersin; AKP, Menderes’in eserlerini sattı!

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’ın geçtiğimiz günlerde söylediği “Menderes’in anısına, mirasına sahip çıkıyoruz” ifadesinin ardından sert açıklama yaptı.

    CHP Efeler İlçe Başkanı Mersin, yaptığı açıklamada Adnan Menderes’in Başbakan olarak görev yaptığı yıllar arasında Türkiye’ye yaptığı yatırımları hatırlattı. Başkan Mersin, AK Parti’nin iktidara geçtiği günden bu yana Menderes’in yaptığı yatırımları yok pahasına sattığını liste liste açıkladı.

    CHP Efeler İlçe Başkanı Mersin’in yaptığı basın açıklamasının tamamı ise şöyle;

    “Türkiye Demokrasi Şehitlerimizden, hemşerimiz, merhum Başbakanı’mız Adnan Menderes; dün de, bugün de, yarın da öncelikle Aydın’ımız için ortak değer, ortak payda olacaktır.

    Her ne kadar AKP’de siyaset yapanlar kendilerini Menderes’in mirasçısı olarak pazarlamaya çalışsalar da gerçekte durumun ne olduğunu az sonra paylaşacağım bilgilerden hepimiz görmüş olacağız.

    Bundan evvel de daha birkaç gün önce AKP Aydın milletvekili Mustafa Savaş’ın bir beyanını sizlerle paylaşmak isterim. Menderes’in anısına, mirasına sahip çıkıyormuş beyefendiler.

    Şimdi bir soru soralım. Bir liderin mirasına nasıl sahip çıkılır? “Memlekete kazandırdığı eserlere sahip çıkarak, hatta onları daha da büyüterek” dediğinizi duyar gibiyim.

    Merhum başbakanımız da 50 – 60 yılları arası görev yaptığı dönemde tüm devlet adamımız gibi birçok esere, tesise imza attı. Peki, AKP dediğini yaptı mı? Sahip çıktı mı?

    Ben size kestirmeden cevap vereyim; AKP Menderes dönemi eserlerinin neredeyse tamamını sattı! Pul etti adeta. Allah düşmanımı bile AKP tarafından sahiplendirmesin. Ahde vefasını özelleştirerek, satarak ödüyor baksanıza. Ama bu iddiamı böyle bırakmayacağım tabii ki de; devletin özelleştirme idaresinin verileri üzerinden, tek tek açıklayacağım.

    AKP’nin özelleştirme adı altında sattığı Menderes Dönemi eseri sayısı tam 21. Peki, bunlar hangileri, ne zaman açılmış, ne zaman kaça satılmışlar?

    Ereğli Demir Çelik Fabrikası, 1960 yılında kurulmuş, 27.05.2006’da 2.770.000 dolara satılmış.

    Seka Afyon İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 30.05.2003’de 3.100.000 dolara satılmış.

    Seka Balıkesir İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 10.06.2003’te 1.100.000 dolara satılmış.

    Seka Çaycuma İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 19.06.2003’te 15.100.000 dolara satılmış.

    Seka Aksu İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 21.10.2003’te 3.500.000 dolara satılmış.

    Seka Kastamonu İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 04.11.2003’te 9.100.000 dolara satılmış.

    Seka Karacasu İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 31.03.2004’te 2.050.000 dolara satılmış.

    Seka Akkuş İşletmesi; 1955 yılında kurulmuş, 09.11.2004’te 780.000 dolara satılmış.

    EBK Manisa Kombinası; 1955 yılında kurulmuş, 12.05.2004’te 1.260.000 dolara satılmış.

    Yoruldunuz değil mi okumaktan? Siz belki okumaya yoruldunuz ama onlar pul değerine satmaktan yorulmamış, devamı var…

    EBK Samsun Soğuk Hava Deposu; 1955 yılında kurulmuş, 03.05.2004’te 600.000 dolara satılmış.

    Şeker Fabrikaları Erzurum ve Erzincan işletmeleri 1956’da kurulmuş, 16.07.2018’de 59.523.028 dolara satılmış.

    KBİ Murgul İşletmesi 1951’de kurulmuş, 06.07.2006’da 37.600.000 dolara satılmış.

    TCDD Mersin Limanı 1954’te yapımına başlanıp 1962’de açılmış, 11.05.2007’de 755.000.000 dolara satılmış.

    TCDD Samsun Limanı 1953’te yapımına başlanıp 1963’te açılmış, 31.03.2010’da 125.200.000 dolara satılmış.

    TDİ Trabzon Limanı 1957’de açılmış, 20.11.2003’te 22.400.000 dolara satılmış.

    TDİ Salıpazarı yani meşhur Galataport Limanı 1959’da açılmış, 14.02.2014’te 702.000.000 dolara satılmış.

    TCDD İskenderun Limanı 1957’de açılmış, 30.12.2011’de 372.000.000 dolara satılmış.

    Emekli Sandığı Büyük Efes Oteli 1957’de inşa edilmeye başlanmış 64’te açılmış, 07.03.2006’da 121.500.000 dolara satılmış.

    Emekli Sandığı Büyük Tarabya Oteli inşaatına 1957’de başlanmış 1965’te hizmete açılmış, 30.06.2006’da 145.300.000 dolara satılmış.

    TÜPRAŞ Batman Rafinerisi 1955’de hizmete alınmış, 12.08.2005’de 4.140.000 dolara satılmış.

    Adeta yapmaya değil satmaya gelmiş bunlar…

    Mirasına sahip çıkacağız dedikleri merhum Menderes’in eserlerini de iktidarları boyunca 2 milyar 384 milyon dolara satıvermişler. Birçoğunun satış bedeline arsalarını bile alamazsınız belki.

    Bu kadar gerçekten sonra ne diyelim?

    Allah AKP’ye bir daha hiç kimsenin mirasına sahip çıkmayı nasip etmesin değil mi?”

  • CHP ve İYİ Parti’den ortak açıklama geldi

    CHP ve İYİ Parti’den ortak açıklama geldi

    CHP ve İYİ Parti tarafından yapılan ortak açıklamada, “CHP ve İYİ Parti’nin her zaman önceliği Türkiye’dir. Bu bağlamda İttifak üyesi partilerimizin ilkeli ve kararlı yol yürüyüşü büyük emek ve mücadele ile devam etmektedir” açıklaması yapıldı.

    Yurt Gazetesi’nde yer alan haberde; CHP ve İYİ Parti’nin her zaman önceliğinin Türkiye olduğu belirtilerek, “Bu temelde kurulmuş olan ittifakımız, ülkemizin geleceğinin şekillenmesi noktasında da yan yana durmaktadır. Millet İttifakı; demokratik hukuk devletine olan bağlılık, evrensel insan hakları ilkelerine saygı, Cumhuriyetimizin kazanımlarını ve milletimizin değerlerini koruyup kollama inancıyla bugünlere gelmiştir. Kurulan bu birliktelik ve  yürüdüğümüz meşakkatli yol, demokrasi dersleri ile doludur. Hatırlanacağı üzere 2018 seçimleri öncesinde İYİ Parti seçime girmesin diye demokrasiye kurulan kumpas, CHP’nin on beş milletvekili hamlesiyle aşılmıştır” açıklaması yapıldı.

    İYİ Parti ile CHP’nin birlikte girdiği 2019 yerel seçimlerinde çok sayıda büyükşehir belediyesinin Millet İttifakı tarafından kazanıldığı anımsatılarak, şunlar kaydedildi:

    – Unutulmasın ki bu önemli sonuçlar, ülkemizin geleceği adına mücadele veren genel başkanlarımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Meral Akşener’in liderliğinde bir memleket masası çerçevesinde başarılmıştır. İlk genel seçimlerde yurttaşlarımızın desteğiyle Millet İttifakı iktidarı kurulacak, iktidarımızda Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, bağımsız ve tarafsız yargı tesis edilerek, kuvvetler ayrılığının yok edildiği tek adam rejimi sona erdirilecektir.

    – Bu bağlamda İttifak üyesi partilerimizin ilkeli ve kararlı yol yürüyüşü büyük emek ve mücadele ile devam etmektedir. Genel başkanlarımızın özveri ile ülkemiz adına attıkları cesur adımlara, partilerimizin kurumsal mücadelesine saygı ve destek açısından hepimiz kullanacağımız kelimeleri özenle seçmek ve dikkatli olmak gibi bir görevle yükümlüyüz. Her iki partimizin de Türkiye sevdası ve verdikleri demokrasi mücadelesi her şeyin üzerindedir.

  • Bülbül: Gazeteciler cezaeviyle tehdit ediliyor

    Bülbül: Gazeteciler cezaeviyle tehdit ediliyor

    10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül “Gazeteciler cezaevi ile tehdit ediliyor” dedi.

    Basının özgürce hareket edemediği ve halkın haber alma hakkının yerine getirilemediği bir ülkede demokrasiden söz edilemeyeceğini belirten Bülbül açıklamasında şunları kaydetti:

    “Her yıl 10 Ocak, çalışan gazeteciler günü olarak kutlanıyor. Ancak ülkemizde binlerce işsiz basın emekçisi varken bu günü kutlamak mümkün değil. Basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti AKP tarafından gasp edirken, doğru ve tarafsız haber yapan gazeteciler ise cezaevi ile adeta tehdit ediliyor. İfade özgürlüklerini yerine getiren, yurttaşın haber alma hakkını sağlayan gazetecilere yıldırma politikası uygulanıyor, ceza davaları açılıyor.

    Bu nedenle basın özgürlüğü açısından 2020 yılı endeksinde Türkiye 154. ülke. 

    Bu engeller yüzünden işsizlikle karşı karşıya kalan gazetecilerin sayısı da giderek artmakta. Kayıtlı istihdam oranı %16,94 azalmış. TÜİK verilerine göre bile gazetecilik bölümü mezunları, sosyal hizmet mezunlarının hemen ardından en yüksek işsizliğe sahip kesim.

    Ancak bu devran böyle devam etmeyecek. Gazetecilerin haklarına kavuşacağı, gazetecilerin özgür olacağı ve dolayısıyla toplumun da özgürleşeceği günler CHP iktidarı ile gelecektir.”

  • CHP İl Başkanı Çankır: Cumhurbaşkanı insanları ayrıştırmaya devam ediyor

    CHP İl Başkanı Çankır: Cumhurbaşkanı insanları ayrıştırmaya devam ediyor

    CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, yazılı olarak yaptığı açıklama ile Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan seçilmemiş rektörü istemeyen öğrencilerin düzenlemiş olduğu eyleme destek veren Canan Kaftancıoğlu’na Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörist yakıştırması yapmasına sert tepki gösterdi. Çankır, açıklamasında  “Tek adam kendisi gibi düşünmeyen, şahsını eleştiren her kişi ve yapıyı terörist, hain, zillet gibi ifadelerle hedef göstererek insanları ayrıştırmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

    CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır’ın açıklamasında “Dün terör örgütünün biriyle organik berberlik yaşayanlar diğeriyle oy İçin tavizler verip görüşmeler yapanlar televizyonlara çıkaranlar. Bugün çok aşina olduğumuz algı taktikleriyle her türlü muhalif düşünceyi terörist ilan ederek oy devşirme ve muhalefeti susturma hayaliyle, iftira atan tek adam parti rejimine dönüşmüştür.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan seçilmemiş rektörü istemeyen öğrenciler anayasal hakkı olarak bu olayı protesto etmek için bir araya gelmişti. Bu eyleme destek veren İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’na Akp Genel Başkanı terörist yakıştırması yaparak yine gündemi değiştirme, algıyı yönetme peşine düştü.” dedi ve şu ifadelere yer verdi:

    “Tek adam kendisi gibi düşünmeyen, şahsını eleştiren her kişi ve yapıyı terörist, hain, zillet gibi ifadelerle hedef göstererek insanları ayrıştırmaya devam ediyor. Gençleri umursamayan, kadınlara ikinci sınıf vatandaş olarak gören, işçiyi kaderine terk eden, memuru ve emekliyi görmezden gelen bu zihniyet artık kendi siyasi ikballeri için her yolu mubah görerek ülkeyi yangın yerine çevirme gayreti içine düşmüşlerdir.

    Yerel seçimlerde özellikle İstanbul seçimlerinin kaybedilmesinden sonra şirazesini kaybedenlerin İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’na karşı bu suçlamaları beyhude bir çabadan öteye gitmez. Rüzgar nereden eserse yönünü oraya çeviren AKP iktidarı yarattıkları kaos ortamından bu şekilde çıkacağını düşünerek büyük bir yanılgı içerisindedir.

    Tüm bu iftiralar, karalamalar, hedef göstermeler ve ötekileştirmelerden korkacak bir tane CHP’li üyemiz dahi yoktur. Artık herkes biliyor, görüyor ve konuşuyor. Sizlerin öfkesi haklı olduğunuzdan değil kaybetme korkunuzdan. Korkuyla hedef gösterdiğiniz her bir CHP’li demokrasi, hak, hukuk ve adalet arayışını milim taviz vermeden sürdürecektir.”

  • Aydın AK Parti, Ömer Özmen ile yola devam

    Aydın AK Parti, Ömer Özmen ile yola devam

    AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, 7. Olağan İl Kongre süreci ile ilgili düzenlediği basın toplantısında “Bu emaneti taşıma görevini bize tevdi eden Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm parti yöneticilerimize teşekkür ediyorum.” ifadeleriyle Genel Merkez tarafından tekrar göreve atandığını kamuoyuna duyurdu.

    AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, pandemi koşulları nedeniyle daha önce ertelenen 7. Olağan İl Kongre’sinin 18 Ocak’ta gerçekleştirileceğini açıkladı. Özmen, düzenlediği basın toplantısında 2021 yılı  altın yılımız olacak ifadelerini kullandı.

    Özmen’in diğer açıklamalarının tamamı şöyle; “Zor bir yılı geride bıraktık. Bir yandan salgınla mücadele ederken bir yandan çarkı durdurmadan yatırımları, üretimi ve ticareti arttırmaya gayret ettik. Sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirerek sağlık sistemimizdeki gücümüzle dünya devletleri arasında ön plana çıktık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile etkin ve hızlı karar alma özelliği ile hep beraber şahit olduk. Salgın ile mücadelenin yanında içeride ve dışarıda terörle mücadelemiz de devam etti. Libya’da savaşın seyrini değiştirdik, Suriye ve Kuzey Irak’ta sınırlarımızı tehdit edenlerle mücadelemiz kararlı bir şekilde devam etti. Mavi vatanda doğalgaz rezervlerinin müjdesini Cumhurbaşkanımız verdi. Milli Savunma sanayinde yerlilik oranımız hızla yükselmeye devam ediyor. Azerbeycan’da yıllarca Ermeni işgali altındaki toprakların geri alınmasında verdiğimiz katkı tüm dünya tarafından biliniyor. Bu süreçte bizden yardım isteyen hiçbir ülkeyi geri çevirmedik. Ayasofya’yı ibadete açarak gençliğimizin hayallerinden birini gerçekleştirdik. Büyük ve güçlü Türkiye inşa edildiği bu dönemde bu hayalimizin ete kemiğe büründüğüne şahit olduk Sözünü verdiğimiz yatırımların kısa süre içerisinde temeli atılacak. Hafta içinde başta Şehir Hastanesi olmak üzere devam eden sağlık yatırımlarıyla ilgili milletvekillerimizle birlikte bilgilendirme aldık. 2022 yılına kadar inşallah yatırımlarımızı gerçekleştirmiş olmamın mutluluğuyla karşınızda olmayı umuyoruz. Yine 2022’de hem ana kademe ilçe ve gençlik kolları kongrelerimizi tamamladık. Yaz aylarında salgının imkan verdiği ölçüde milletvekillerimizle programlar yaparak hemşerilerimizin yanında olduk. 2020 yılı AK Parti’nin Aydın’da en çok üye kaydedilen yıl olarak tarihe geçti. 2021 yılı bizim altın yılımız olacak. 2023 hedeflerine emin adımlarla yürüdüğümüz, salgından sonra sahada daha çok görüneceğimiz bir yıl olacak. Bu yıl yapacağımız çalışmaların planlamasına başladık. Salgın sonrası bahar yılının hazırlıklarını birlikte yapıyoruz. Önümüzdeki dönem, 2023’e giden yolda büyük önem arzediyor. Bu süreçte büyük ve güçlü Türkiye’nin tahkim edildiği, lider ülke Türkiye’nin olacağı bir dönem olacak. AK Parti’nin bu dönemde millete öncülük etmesi gibi tarihi bir görevi de var. Hukuk alanındaki reform çalışmalarımıza da 2021 yılında başlıyoruz.”

    30 büyükşehirde gerçekleştirilecek parti kongrelerine katılacağını açıklayan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın il kongresine katılıp katılmayacağı düzenlenen basın toplantısı ile netlik kazandı. Özmen, konuya dair yaptığı açıklamada kongreye Genel Başkan Erdoğan’ın video konferans ile kongreye katılacağını dile getirdi.

  • MHP İl Kadın Kolları’nda nöbet değişimi

    MHP İl Kadın Kolları’nda nöbet değişimi

    MHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini 23 Şubat 2018 tarihinden bu güne kadar yürüten Seval Bay’ın yerine Meltem Bölük Atandı. MHP İl Başkanı Haluk Alıcık, “Yaklaşık üç yıldır başkanlık görevini yürüten Seval Bay hanımefendinin birikimleri ve tecrübeleri ile partimizin hizmetinde olmaya devam edeceği inancımla bugüne kadarki hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Yeni atanan Meltem Bölük hanımefendiye başarılar diliyorum. Hayırlı olsun” dedi.

    MHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanlığına atanan Meltem Bölük, “Milliyetçi Hareketin Kadınları olarak bilge liderimiz Dr. Devlet Bahçeli beyefendinin emrinde, samimiyet, sadakat ve vefa ile cennet Aydın kentimizde çalışacağız. İl başkanımız Haluk Alıcık şahsında bize duyulan güven için tüm dava arkadaşlarıma ve Seval Bay hanımefendiye teşekkür ederim. MHP Aydın İl Kadın Kolları yönetimi önümüzdeki günlerde açıklacaktır” diye konuştu.

    Görevi devreden Seval Bay ise, “Görev süremiz boyunca, gerçekleştirilen bütün çalışmaların baş mimarı olan, kıymetli Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli beyefendiye , Genel Başkan Yardımcımız Deniz Depboylu hanımefendiye, İl Başkanımız Haluk Alıcık beyefendiye, Aydın Ülkü Ocakları Başkanımız Tayfun Şan beyefendiye ve tüm teşkilatlara en kalbi duygularımla teşekkür ediyor, Meltem Bölük kardeşime yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Karaismailoğlu: Bütün dünya bilsin ki uzay vatanda da iddialıyız

    Bakan Karaismailoğlu: Bütün dünya bilsin ki uzay vatanda da iddialıyız

    “Uydu Teknolojileri Haftası” kapsamında, etkinlikte konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Ülkemizin beşinci nesil haberleşme uydusu Türksat 5A uzaya gönderilmek üzere fırlatıldı. Bütün dünya bilsin ki, Uzay Vatan’da ve Siber Vatan’da giderek artan bir iddia ile yolumuza devam edeceğiz” dedi

    Gözlem veya haberleşme uydularının ötesinde, geleceğin uzayda olduğu gerçeğine odaklanarak uydu teknolojilerine yapılan yatırımları her geçen gün arttırdıklarını belirten Bakan Karaismailoğlu, ülkemizin beşinci nesil haberleşme uydusu Türksat 5A’nın uzaya gönderilmek üzere fırlatıldığını anımsattı.

    Karaismailoğlu, yaptığı konuşmada “Bütün dünya bilsin ki, Uzay Vatan’da ve Siber Vatan’da giderek artan bir iddia ile yolumuza devam edeceğiz. Yıllarca hayal dahi edilemeyen projeleri bir bir hayata geçirerek, bu ülkenin pırıl pırıl çocuklarına, hayallere sınır koyulamayacağını gösteriyoruz. Türksat 5A ülkemizde yayıncılık hizmetlerinde yeni bir çağ açtığı kadar, hizmet ihracatı anlamında da ülkemize güç kazandırmaktadır. 30 yıl süre ile uzayda hizmet verecek olan Türksat 5A uydumuzun manevra ve hizmet ömrü, diğer uydularımıza kıyasla çok daha uzun olacak. 12 kW güce sahip olacak Türksat 5A’nın ağırlığı 3 bin 500 kilogramdır.” dedi

    “KENDİ TEKNOLOJİSİNİ ÜRETEN TÜRKİYE, ULAŞIM VE HABERLEŞMENİN HER ALANINDA YENİ BİR ÇAĞ YAKALADI”

    Ülkede uydu ve uzay çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini belirten Bakan Karaismailoğlu, 5A’nın ardından uzaya gönderilecek olan Türksat 5B uydusunun da test aşamalarının devam etmekte olduğunu ifade eden bakan Karaismailoğlu şunları söyledi:

    “Türksat 5A ve Türksat 5B uydularımızın hizmete girmesiyle birlikte, Türkiye’nin frekans hakları korunurken, gelecek yeni nesil haberleşme uyduları için yeni frekans hakları elde etmiş olacağız. Kendi teknolojisini üreten, yerli ve milli kaynaklarını seferber ederek ulaşım ve haberleşmenin her alanında yeni bir çağı yakalayan Türkiye’mize çok yakında bir başka müjdemiz daha olacaktır. Yerli ve milli uydumuz 6A’nın da uzay vatanda yerini alacağı günler yakındır. Türksat 6A’nın üretimi, mühendislik modeli ile uçuş modelinin entegrasyon faaliyetleri eş zamanlı olarak devam etmektedir. Türkiye’de son on sekiz yılda hızlanan uzay ve haberleşme çalışmaları sayesinde Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde, kendi uydusunu kendisi yapabilen Dünya’nın sayılı ülkeleri arasında yerimizi alacağız.”

  • CHP’li Bülbül’den SU YÖNETİM POLİTİKASI önerisi

    CHP’li Bülbül’den SU YÖNETİM POLİTİKASI önerisi

    Son günlerde gündemden düşmeyen ve her geçen gün daha da artan su sorunu hakkında CHP’den komisyon teklifi geldi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, su krizinin önlenmesi, kriz hakkında gerekli tedbirlerin alınması ve su yönetim politikalarının oluşturulması hakkında araştırma komisyonu kurulması için Meclis Başkanlığına önerge verdi.

    Önergede, su yönetiminin özellikle salgın günlerinde hijyeni sağlamak adına önem kazandığı belirtilerek, “Hali hazırda bir su krizinin içindeyken su tüketiminin artması da endişeyi beraberinde getirmiştir. İklim kriziyle birlikte yağışların azalması ve düzensizleşmesi, hava sıcaklıklarının artması, suya erişimi zorlaştırmaktadır” denildi.

    KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SU MÜKTARI DÜŞÜYOR

    DSİ’nin verilerinin yer aldığı önergede şöyle denildi:

    “Türkiye’de yıllık kişi başına düşen su miktarı yaklaşık bin 519 m3’tür. Bu miktar ile Türkiye, su kıtlığı çeken ülkeler kategorisinde yer almaktadır. Ayrıca TÜİK, Türkiye nüfusunun 2030 yılında 100 milyona ulaşacağını öngörmektedir. Bu durumda, kişi başına düşen su miktarının bin 120 m³/yıl olması beklenmektedir. Bir diğer yandan kullanılabilir suyun %70’i tarımda tüketilmektedir. Bu kapsamda gıda üretimi de risk altındadır. Çok büyük bir tehditle karşı karşıya olduğumuz açıkken bu konuda kamu politikaları halen oluşturulmamaktadır.”

    SU YÖNETİM POLİKİLASI OLMALI

    Önergede, su yönetiminin ivedilikle ele alınması ve salgınla birlikte artan su tüketimi hakkında ulusal bir su politikasının oluşturulmasının zorunlu olduğu vurgulanırken, su kirliliğinin önlenmesinden, su havzalarının korunmasına kadar su yönetimi konusunda ele alınması gereken pek çok konu olduğu ifade edildi.

  • Başbuğ, Sağlar ve Ataklı hakkında suç duyurusu

    Başbuğ, Sağlar ve Ataklı hakkında suç duyurusu

    AK Parti Aydın İl Teşkilatı, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP’li eski bakan Fikri Sağlar ve gazeteci Can Ataklı hakkında suç duyurusunda bulundu. 

    AK Parti Aydın İl Teşkilatı, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP’li eski bakan Fikri Sağlar ve gazeteci Can Ataklı hakkında suç duyurusunda bulunmak için adliye binası önünde bir araya geldi. AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen, Kadın Kolları Başkanı Duygu Göğde, Gençlik Kolları Başkanı Ali Demir ve partililerin bulunduğu topluluk önce bir basın açıklaması yaptı. 
    Açıklamayı okuyan İl Başkanı Ömer Özmen, “Milletin değerlerine, tarihine, kültürüne saldıran köhne zihniyetin mensuplarıyla baş etmek kendini bu ülkenin demokrat, yerli ve milli olarak gören herkesin en baştaki sorumluluğudur. Eski Türkiye’de kaldığını ümit ettiğimiz faşist zihniyetin bulduğu her fırsatta adeta hortlamasının yol açtığı tedirginliği hep birlikte yaşıyoruz. Bu zihniyet sahipleriyle hukuk önünde hesaplaşmaya kararlıyız” dedi. 
    Partililer, daha sonra bahsi geçen üç isim hakkında suç duyurusunda bulundu.

  • CHP'li Özdemir iftiralara sert yanıt verdi!

    CHP'li Özdemir iftiralara sert yanıt verdi!

    CHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, bir gazeteci tarafından ortaya atılan iftiralara “Sabah akşam, durmaksızın, bu şehre yıllardır hizmet olup yağan, Büyükşehir Belediye Başkanımıza iftira etmekle başarının gölgelenebileceğini sanıyorlar.” İfadeleriyle sert tepki gösterdi.

    Özdemir’in açıklamasının tamamı şöyle; Son zamanlarda, toplumsal olarak yaşadığımız onca sıkıntıya, derde, çileye rağmen ülkenin derdi tasası hiç mi hiç umurunda olmayan bazı odakların durmaksızın iftira ve karalama senaryoları sahnelendiğine şahit oluyoruz.

    Çoğunluğumuz için hayat; pandemi, ekonomik çöküş ve geçim derdi olmuşken, bazıları özellikle bu şehirle dertlenmesi gerekenler gözlerini haset ve iftira etmek bürüdüğünden ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

    Sözde gazeteci Cumhuriyet Savcılarının kendisini tuzağa düşürdüğünü dahi iddia etmektedir. Sadece Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız değil, yargıya da iftira süreci başladı… Devletimiz kimin ne olduğunu çok iyi bilir. Bazı kişiler ekonomik olarak zor duruma düştüklerinde ona buna saldırırlar. Tek amaçları para sızdırmaktır. Aydın halkına uyarımız bunlara tenezzül etmemeleri, dönüp bakmamaları.

    Sözde yerel medya adıyla yayın yaptığını sanan birkaç kişi; sabah akşam, durmaksızın, bu şehre yıllardır hizmet olup yağan, Büyükşehir Belediye Başkanımıza iftira etmekle başarının gölgelenebileceğini sanıyorlar.

    Tabi birkaç meczubun arkasında duranlar da malum. Müzmin mağlup, mağlubiyetin verdiği kıskançlıktan çatır çatır çatlayan Mustafa abileri. Siyasetin ringinin seçim sandığı olduğunu hiçbir zaman kabullenmeyen, her iftirayı ve çirkinliği caiz gören birkaç kendini bilmez. Bu güne kadar Aydın halkı nasıl siz ve benzerlerinize pirim vermediyse, elbette bundan sonra da bir gram pirim vermeyecek, şimdiye kadar Aydın halkı için bir gram kıymetiniz olmadıysa bundan sonra da olmayacak; sindirmeye, kabullenmeye çalışın. Abinize de önerin. Aynanın karşısına geçin ve her sabah on kere, başarının tek ölçütü olan seçim sonucunu, yüksek sesle tekrar edin. Eminim faydasını göreceksiniz.

  • Kuşadası Belediyesi esnafın yanında olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur

    Kuşadası Belediyesi esnafın yanında olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, Kuşadası Belediye Meclisi’nde alınan “esnafa destek” kararı ile ilgili olarak Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e ve belediye yönetimine teşekkür etti. Mehmet Gürbilek “2020 yılında pandemi sebebi ile kepenklerini kapatan ve çok zor bir süreç yaşayan belediye kiracılarımızın 2 milyon 188 bin TL kira borcunu silen belediyemiz, yılın ilk meclisinde yine esnafımız için çok önemli kararlara imza attı. Bu destek paketi kararı ile esnafımız rahat bir nefes aldı” dedi.

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, 2021 yılının ilk Kuşadası Belediye Meclisi toplantısının ardından bir açıklama yaptı. Gürbilek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Belediye Meclisimizin 2021 yılı ilk toplantısında esnafımızı rahatlatan kararlar alındı.

    Belediye Başkanımız Ömer Günel başkanlığında toplanan 2021 yılının ilk belediye meclis toplantısında esnafımız için çok önemli bir destek paketi açıklandı. 2020 yılında pandemi sebebi ile kepenklerini kapatan ve çok zor bir süreç yaşayan belediye kiracılarımızın 2 milyon 188 bin TL kira borcunu silen belediyemiz, yılın ilk meclisinde yine esnafımız için çok önemli kararlara imza attı. 2021 yılı ilk belediye meclisinde, belediye kiracısı olan 175 esnafımızın 2020 yılına ait kira borçları 5 ay sonrasına ertelenerek 4 eşit vadeye yayıldı. Kira borçları 2021 Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına eşit taksitlerle ödenmek üzere vadelendirildi. 2020 yılına ait kira borçlarından kaynaklı tüm gecikme faizleri de silindi. Esnafımızın borçlarından dolayı başlatılan tüm icra işlemleri ise durduruldu

    Destek paketinin 3. kaleminde ise 175 esnafımızın, kiralama dönemlerinin sona erdiği gün itibari ile kira sözleşmeleri 3 ay süre ile bedelsiz olarak uzatıldı.

    Bugün meclisimizde alınan bu destek paketi kararı ile esnafımız rahat bir nefes aldı. Dün olduğu gibi bugünde esnafımızın yanında olan Belediye Başkanımız Ömer Günel ve yönetimine esnafımız adına Chp Kuşadası İlçe Başkanı olarak teşekkür ediyorum.”

  • Başkan Çankır: AKP hükümeti vicdanları sızlatmaya devam ediyor

    Başkan Çankır: AKP hükümeti vicdanları sızlatmaya devam ediyor

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanı Ali Çankır, yeni yıl ile birlikte gelen zamlara sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile tepki gösterdi. Çankır, gelen zamlara dair yaptığı paylaşımında “Vatandaş nasıl geçinecek sorusuna artık cevap dahi bulamaz konumdayız.” ifadelerini kullandı.

    Çankır’ın sosyal medya paylaşımın tamamı şöyle;

    Ülke olarak zor bir yılın ardından 2021 yılında umutlarımızı, hayallerimizi tazelerken Akp hükümeti tarafından halkına darbe üstüne darbe gelmeye devam ediyor.

    Yeni yıla sayılı günler kalmışken açıklanan asgari ücret, bugün açıklanan memur ve emekli zamları adeta bir hükümetin halkına ‘başınızın çaresine bakın’ demesinden başka bir şey değildir.

    Yaşamı lay lay lom görenler, saray sofralarında zevki sefa sürenler, halka gönlü kapalı, dili öfke kusanlar ekmeğe muhtaç emeklisini, emekçisini kaderine terk ediyor.

    Yeni yılla birlikte elektriğe, otoyollara, köprülere, doğalgaza, gıda ürünlerine, sebze ve meyvelere gelen zamlarla düşen halkına bir tekme daha atan Akp hükümeti vicdanları sızlatmaya devam ediyor.

    Vatandaş nasıl geçinecek sorusuna artık cevap dahi bulamaz konumdayız. Memuru, emeklisi, işçisi maaşlarına yapılan bu komik zamlar ile yoksulluğun altında ezilmeye mahkum edilmiştir.

    18 yıldır Türkiye’de halkın geldiği ortak nokta yoksulluk olurken, iktidar sahiplerinin ortak noktası ise rant oldu. Giderayak milleti ile dalga geçenlere sandıkta gereken cevabı hep birlikte vereceğiz.”

  • Özdemir: Kadınlarımız Buzdolaplarının Fişini Çekecek

    Özdemir: Kadınlarımız Buzdolaplarının Fişini Çekecek

    CHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Özdemir, ülke ekonomisine dair umutlarının tükendiğini belirtti. Bir umudumuz da baş aşağı giden ekonomimizin ferahlaması için var, demeyi çok dilerim, ancak ne mümkün? Milletimizin tenceresinde korkarım artık tabir-i caizse aş yerine taş kaynıyor.

    Başkan Özdemir, yeni yılda gelen son zamlarla birlikte ev kadınlarının zorlu sürece girdiğini aktardı. Özdemir yaptığı açıklamada, “Kadınlarımız gelen elektrik zammını da görünce, bari boşa çalışmasın diyerek, zaten içi bomboş olan buzdolaplarının fişini çekecek. Bırakın iyiye gitmeyi, durulma ihtimali bile uzak görünüyor ekonominin. AKP hükümeti tüm ekonomik açığını vatandaşa ödetme hırsını, her fırsatta ete kemiğe büründürüyor. Ceplerde tüp alacak para kalmamış; meyvenin, sebzenin çürüğünün adı “olgun” olmuş vatandaşa satılıyor. Parça parça peynirler tenekenin dibinden toplanıp gramla vatandaşa satılıyor. Ne olacak bu ekonominin hali diye sormaya bile utanır olduk. Biz bunu sormaya bile utanırken, milleti bu rezilliğe mahkûm edenler, gerine gerine gezecek yüzü kendilerinde buluyorlar. “Pes Doğrusu” demek istiyor insan. Pes doğrusu da, sabah olduğunda uyanan çocuklarına 2 yumurta kırmak isteyen kadınlarımız ne zamana kadar kırık yumurta alacak, akşam olduğunda çocuklarına, ailesine, yarım tas aşı ekmeğinize katık edin demeyi nereye kadar sürdürecek, o ekmeği de fırından yarı fiyatına bayatını alırken. Bütün bunlar bir yana, ülkemizde tablo bu iken, siz AKP yöneticileri, “beceremedik biz bu işi” demek için daha ne kadar bekleyeceksiniz söyler misiniz?” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Mersin Yeni Yılın İlk Zamlarını Eleştirdi

    Başkan Mersin Yeni Yılın İlk Zamlarını Eleştirdi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, asgari ücrete yapılan zammın ardından, artık alışılagelen paket halinde yapılan zamları eleştirdi. Başkan Mersin yaptığı açıklamada, “Meğer sevgili hükümetimiz çay kaşığıyla verdiğini, kepçeyle geri almak için kolları çoktan sıvamış. Otoyollara ve köprülere hemen koşa koşa ortalama %25 zam yapıverdi. Deli Dumrul köprülerinin hepsine, otoyollara zam geldi. 117 liraya geçilen Orhangazi Köprüsü bir gecede 147,5 liraya çıkıverdi. Kamyonla 297 lira öderken, şoför esnafımıza siz artık 371 lira ödeyeceksiniz deniliverdi. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul yaşasaydı, hükümeti kıskançlığından çatlatırdı herhalde. Köprülere bu hükümet 5 yılda %290 zam yapmış, kıskanmasın da ne yapsın değil mi?” ifadelerini kullandı.

    CHP Efeler İlçe Başkanı Mersin, köprü ve otoyol geçişlerine yapılan zamların ardından gelen elektrik zammı hakkında da sessiz kalmadı. Başkan Mersin, “E bu yağmurdan elektrik nasibini almaz mı? Ona da %6 başlangıç zammı yapıverdiler. Yani değerli hemşehrilerim, pandemi bir an evvel biter mi bilmem; umudumuz, uğraşımız, hayalimiz bir an evvel yok olup gitmesi ama AKP hükümeti memleketimizi yönet (eme)menin son demlerinde memleketin başına zam olup yağmaya devam edecek, daha birinci haftasından belli oldu” dedi.

    Başkan Mersin, tüm vatandaşların yeni yılını kutlarken ayrıca esnaf ve çalışanlar için ise sabır diledi. Mersin, “Yeni yılın ilk çalışma haftasına başlıyoruz. Öncelikle tüm kalbimle, yaşayacağımız yılın tüm dünya için, 2020 yılında yaşanan sıkıntılardan arınmış, mutlu ve huzurlu geçmesini temenni ediyorum. Milletin başından gidene kadar Allah esnafımıza, çalışanımıza sabırlar versin, dayanma kudreti versin” şeklinde konuştu.

  • Emeklilerden Sertel’e teşekkür plaketi

    Emeklilerden Sertel’e teşekkür plaketi

    Tüm Emekli Sen Bornova Şubesi, emekliler arasındaki maaş farkının giderilmesine  yönelik verdiği kanun teklifi nedeniyle CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’e teşekkür plaketi verdi.

    Tüm Emekli-Sen Sendikası Bornova Şubesi Başkanı Mehmet Düşünceli, emeklilerin en önemli sorunlarından biri olan intibak yasasını Meclis gündemine getirdiği için CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’e tüm emekliler adına teşekkür ettiklerini belirterek, “Kanun teklifinin her ne kadar AKP ve MHP tarafından reddedileceğini bilsek de içinde bulunduğumuz durumun kamuoyunun gündemine getirilmesi bizler için önemliydi. Açlık sınırında yaşayan emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir maaş alması için gösterdiği çabalar takdire şayan” dedi.

    Plaket takdim edilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti ifade eden CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel de, “Sizin sesiniz olmayı sürdüreceğim. Ezilenlerin, haksızlığa uğrayanların sesi olmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Mücadelemiz hep birlikte sürecek ve biz kazanacağız. Emekliye zulmeden bu iktidar en başta emekliler tarafından gönderilecek” diye konuştu.

    ALTI ÇEYREK ALTINI KİM ÇALDI?

    En düşük emekli maaşının bin 500 lira olduğunu ve bu rakamın açlık sınırı olan 3 bin liranın yarısı kadar olduğunu vurgulayan Sertel, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesine yönelik önerisini yineleyerek şunları söyledi:

    “Türkiye’de açlık sınırı 3 bin lira. Ülkemizde 13.2 milyon emekli var ve bunların 7 milyon 900 bini asgari ücretin yani açlık sınırının altında maaş alıyor. En düşük emekli maaşı bin 500 lira. Açlık sınırının çok altında ve emeklilerin yaşamları kötü koşullarda. Bu nedenle en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çekilmelidir. AKP iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün gelinen noktada en düşük emekli maaşı ile ancak iki çeyrek altın alınabiliyor. AKP iktidarı alım gücü olarak emekliden altı çeyrek altını çalmıştır!