Kategori: Siyaset

  • Kılıçdaroğlu: Bu bütçe, haramzadelerin bütçesidir!

    Kılıçdaroğlu: Bu bütçe, haramzadelerin bütçesidir!

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Kılıçdaroğlu, konuşmasında “Bu bütçe, haramzadelerin bütçesidir! Bu bütçe, haramzadelere hizmet edenlerin bütçesidir!” dedi.

    “Çıkardığınız yasalara bunlar uymuyor, yine elinizi kaldırıyorsunuz.” diye Milletvekillerine seslenen Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında satırbaşları şöyle:

    ” Hangi Meclis’i savunuyoruz biz? Anayasaya uymayan yürütme organını kabul ediyorsunuz.”

    “Soru önergelerine 2 yıl cevap verilmiyor”

    “128 milyar doları kime sattınız diye geçen hafta burada bir araştırma önergesi verildi. Reddettiniz. Çoluğunuza çocuğuna ne diyeceksiniz? Milli iradenin tecelligahı olan bu kurum, bu parayı araştırmayın der mi? 128 milyar doları kime sattınız? Çiftçi mi aldı, emekli mi aldı, çaycı mı aldı, kuaför mü aldı, simit satan vatandaşımız mı aldı? Döviz düşükken satılan bu 128 milyar doları kim aldı?”

    “Bu kurum başka neyi araştıracak? Merkez Bankası eksi 47 milyar dolara nasıl geldi?”

    “Covid ile mücadele edeceğinize CHP’li belediyelerimiz ile mücadele ettiniz.”

    “156 ülkeye yardım yaptık! 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık! Şu soruyu sormadınız mı Allah aşkına kendinize? 5 tane maskeyi dağıtmak için aylarca iktidar kendi içinde tartıştı ya! 5 maske ya! Biz dağıtmak istedik.Vay CHP’li belediyeler nasıl dağıtır?”

    “Saygın bir devlet vatandaşına yalan söylemez. Neden önlem anlamadınız? Türk Tabipleri Birliği, ‘ölümler çok daha fazla’ dedi. TTB’yi neredeyse linç edecektiniz. Kim doğruyu söyledi? Türk Tabipleri Birliği.”

    “Tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıkmak zorundayız. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını bir kenara bıraktınız, dolar lordlarının arkasında kale gibi durmaya başladınız.”

    “2 yılda eriyen milli gelir 156 milyar $. Bu parayı kim götürdü, kim aldı?”

    “5 maskeyi dağıtmak için bile aylarca kendi içinde anlaşamadılar. Maske ve yardım sağlayan belediyelerimizin hesaplarına el koydular. Pandemiyle mücadele edeceklerine CHP’li belediyelerimizle mücadeleyi seçtiler!”

    “Merkez Bankası -47 Milyar dolara nasıl geldi? Araştıralım, araştırmayın diyorsunuz. Neyi araştıracak bu kurum? Arkadaşlar(CHP Grubuna) kanaryalar ne kadar yaşar diye önerge verin, belki kabul ederler. Kanaryaların ne kadar yaşadığını öğreniriz!”

    “İhalenin yeri Türkiye. İhaleyi yapan Türkiye. Ama ihale Dolarla. İtilaf halinde ise LONDRA MAHKEMELERİ yetkili oluyor. Bu mu yerliliğiniz, bu mu milliliğiniz?”

    “Bu soygun düzenine son vereceğiz. Allah’ın izniyle iktidara geleceğiz ve 5’li çetenin elindeki değerlerimizi derhal kamulaştıracağız!”

    “Aklını kiraya verenler gerçekleri göremez.”

    “Alın terinden yana olacağız, çiftçiden yana olacağız, işçiden yana olacağız, esnaftan yana olacağız. İlk seçimlerde adaleti getireceğiz, ilk seçimlerde demokrasiyi getireceğiz, ilk seçimlerde liyakatı getireceğiz.Devleti tefecilerden kurtaracağız.”

    “Binlerce esnafa 1 kuruş vermeyen iktidar bir Katarlı firmaya 90 milyon dolar indirim yaptı!”

    “Ben malvarlığımla tehdit edildiğim zaman aramazsanız, araştırmazsanız şerefsizsiniz diyen bir siyaset istiyorum.”

    “Ben siyaseti zenginleşmenin aracı olarak bir anlayıştan gelmiyorum. Ben haktan, hukuktan, emekten yana duran bir siyasi anlayıştan geliyorum.”

  • CHP'li Mersin: Esnafa bir iyiliğin olsun

    CHP'li Mersin: Esnafa bir iyiliğin olsun

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, Ak Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’ın, zor günler geçiren esnafın yanında olduklarını ve esnafı devamlı desteklediklerini ifade eden söylemlerine sert tepki gösterdi.
           
    CHP Aydın Teşkilatı, haftalardır esnafın zor günler geçirdiğini ve destek olunması gerektiğini vurgulayarak yaptıkları açıklamalarla esnafın durumunu gündemde tutmaya devam ediyor. Son olarak Ak Parti Vekili Mustafa Savaş’ın esnafa destek olunduğunu ifade etmesi üzerine CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, esnafa destek olunmayışını, basitçe bir fatura üzerinden örnek vererek gösterdi.

    Başkan Mersin, Ak Partili Vekil Mustafa Savaş’ın halkı kandırdığını ve yanılttığını ifade etti. Mersin, “Aydınımızın turist vekili Mustafa SAVAŞ vekili olduğu ilimize geldiği kısa süreli ziyaretlerinde Esnafı devamlı desteklediklerini, kamu bankalarından uzun süreli kredi verdiklerini, KOBİ’lere pandemi süresince ayakta tuttuklarını söyleyerek Lafontenden Masallar anlatıyor, hızını alamayarak su faturalarının yüksekliğinden bahsediyor halkı kandırmaya ve yanıltmaya çalışıyor. Ey Mustafa SAVAŞ halk senin bu kandırmalarına inanmıyor. Neyin doğru olduğunu çok iyi biliyor. O yüzden her defasında sandıkta Osmanlı tokadını patlatıyor” dedi.

    SU FATURASI 16 TL, KATI ATIK BEDELİ 68 TL
    Vekil Mustafa Savaş’ın su faturalarının yüksek olduğunu söylemesi üzerine Başkan Mersin, Koçarlı Belediyesi’nin uygulamış olduğu 68 TL’lik “Katı Atık Bedeli”ni işaret etti. Başkan Mersin, “Su faturalarına yüksek diyorsun ya bir bak bakalım Koçarlı’da esnafa gelen faturadaki katı atık bedellerine, faturada su bedeli 16 TL katı atık bedeli 68 TL şimdi anlıyor musun Mustafa efendi faturalar neden yükseliyor. Senin abilik yaptığın Koçarlı Belediyesinin almış olduğu fahiş katı atık bedellerinden fatura yükseliyor, halk da bunu zaten faturada görüyor. Hem hizmet vermezler birde fahiş katı atık bedelleri isterler” ifadelerini kullandı.

    ESNAFA BİR İYİLİĞİN OLSUN
    Hükümetin dış ülkelere yapmış olduğu yardımları hatırlatan Mersin, aynı yardımların Türkiye esnafına da yapılması gerektiğini vurguladı. Mersin, “Esnaf entübe olmuş. Pandemi de ayakta zor duruyor, Hükümet esnafa ortak, eli hep cebinde, bunlar yetmezmiş gibi birde Abilik yaptığın belediyenin aldığı yüksek katı bedelleri esnafı artık yıkıyor. Siz şov yapacaksınız diye vatandaşın dişinden tırnağından ödediği vergileri, salgın nedeniyle ekonomik sıkıntı da olan esnafımız dururken başka ülkelere yardım yollayın bravo size. Arada bizi de hatırlayın da Türkiye’ye de yardım edin. Sen turist olarak ara sıra ziyaret ettiğin ilimizde Koçarlı Belediyesi’ni uyar da fahiş katı atık bedellerini düşürsünler, esnafa bir iyiliğin olsun. Unutma ki iyilik insanın emniyet kemeridir. İyilik insanlık sanatıdır” şeklinde konuştu.

  • AK Parti'ye 12 bin yeni üye katıldı

    AK Parti'ye 12 bin yeni üye katıldı

    AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, partisine Aydın’da üç buçuk ayda 12 bini aşkın yeni üyenin katıldığını duyurdu.

    AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen, “AK Parti Aydın İl Başkanlığı olarak 17 ilçemizde ana kademe ilçe kongrelerimizi tamamlamış bulunmaktayız. Gençlik Kolları ve Kadın Kollarımızda ise ilçelerimizin atamaları yapılarak bazı ilçelerimizin kongreleri tamamlandı, bazılarında ise salgın sebebiyle tedbir amaçlı olarak kongrelerimiz ileri bir tarihe erteledik. Teşkilat olarak bu süreçte hızlı bir şekilde mahalle yönetimlerimizin teşkilatlanma yapılanması ve sandık esaslı çalışma modelinin uygulanması noktasında çalışmalara başladık. Kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere vatandaşlarımız ile bağımızı hiç koparmayıp, salgın döneminde kapılarımızı hep açık tuttuk.” dedi.

    Yazılı açıklamada İl Başkanı Özmen; “Bu süreçte gerek teşkilat çalışmalarımız, gerekse halkımızın talep ve isteklerine elimizden geldiğince karşılık vermek için yoğun bir çalışma içerisinde olduk. Yenilenen ve tazelenen teşkilat kadrolarımız ile beraber vatandaşlarımızın derdi ile dertlenirken, büyüyen ve güçlenen AK Parti ailesine yeni üyeler kazandırmaya da devam ettik. Ayrıca ilçelerimizle birlikte çıktığımız Gönül Seferberliğinde, daha iyi bir gelecek ve lider ülke Türkiye için partimize yeni üyeler kazandırmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti. 

    “Üyelerimizin bir kısmı parti binalarımıza bizzat gelerek kendileri kayıtlarını yaptırdı, bir kısmının da evlerine ya da iş yerlerine yaptığımız ziyaretlerde üye olmalarını sağladık. Milletimize hizmet mücadelemiz, hiç durmadan, yorulmadan devam edecektir. Yeni üyelerimizle birlikte Aydın’ımızdaki üye sayımızın çok kısa sürede bu denli artış göstermesi vatandaşlarımızın, büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti’mize olan teveccühünün bir göstergesidir. Bu tablo, milletimizin geleceğini AK Parti’de gördüğünün inkâr edilemez bir işaretidir. Bu bağlamda partimize, büyük AK Parti ailemize katılan yeni dava gönüllülerimize, kıymetli üyelerimize tekrar hoş geldiniz diyorum.

    Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hedeflerimize, durmadan, yorulmadan, aşkla, heyecanla yürümeye devam ediyoruz. Bu nedenle canla başla özverili bir şekilde çalışmamız gerektiğini unutmamamız gerekiyor. 19 senelik hikâyemizin her bir anı bir kahramanlık hikâyesidir. Bu süreçte milletimiz ile beraber yürüdüğümüz gibi, bundan sonra da yürümeye devam edeceğiz. AK Parti hikâyesi içinde yer alan teşkilat mensuplarımızın her birine şükran borçluyuz. Bu münasebetle milletimizin güvenine layık olma sorumluluğunu üstlenmiş ve bu şuurla, bu vakarla çalışan, gayret gösteren tüm teşkilat mensubu kardeşlerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz” 

  • Başkan Kaya'ya başkanlardan destek

    Başkan Kaya'ya başkanlardan destek

    Aydın’ın İncirliova ilçesinde Millet İttifakı İlçe Başkanları Hasbi Akman ve Ahmet Alak, Belediye Başkanı Aytekin Kaya’nın yanında olduklarını dile getirdi.

    AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, belediyenin borçları nedeniyle İncirliova Belediye Başkanı İYİ Parti’li Aytekin Kaya’yı eleştirdi. Eleştirilerin hedefi olan Başkan Kaya’ya CHP ve İYİ Parti’nin kurduğu Millet İttifakı’ndan da destek geldi.

    “SİZ NEYİN PEŞİNDESİNİZ?”
    CHP İncirliova İlçe Başkanı Hasbi Akman, İlçe Örgütü olarak Başkan Kaya’nın tam destek yanında olduklarını belirterek, “Dürüst ve çalışkan başkan, yürüdüğün yolda ve aldığın kararlarda yalnız değilsin. İncirliova halkı ve bizler seninleyiz. Memleketimiz, ilimiz, ilçemiz koronavirüs hastalığı ile mücadele ederken, her gün en sevdiğimiz kişileri kaybederken, ilçemize ve vatandaşlarımıza hizmetin en iyisini vermeye çalışan belediye başkanımız daha ne yapsın? Hizmet etmesinin yanı sıra başkanımız, bir yandan personelin maaşını, bir yandan da geçmiş dönemden kalan borçları ödemek için mücadele ederken, siz neyin peşindesiniz? Halkımız, meclis olarak sizden birlik ve beraberlik içerisinde kendisine hizmet etmesini bekliyor. Bilinmesini isteriz ki biz örgüt olarak, Belediye Başkanımız Aytekin Kaya’nın tam destek yanındayız” dedi.

    “DEVRALDIĞI ENKAZI TOPARLAMAYA ÇALIŞMAKTA”
    İYİ Parti İncirliova İlçe Başkanı Ahmet Alak da, “31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde İncirliova Belediye Başkanı seçilen İYİ Parti’li Belediye Başkanımız Sayın Aytekin Kaya, Cumhur İttifakı’ndan devraldığı enkazı toparlamaya çalışmaktadır. Bunu lafla değil icraatlar ile ortaya koymaya çalışmaktadır. Bunun da sağlamasını ilçe vatandaşlarımızdan ve mahalle muhtarlarımızdan öğrenebilirsiniz. Cumhur ittifakı bu çalışmaları yerinde incelemek yerine sayısal rakamlarla ciddiyetsizliklerini ifade etmeye çalışmış olmaları da vahim durumlarını açıklamaktadır” ifadelerini kullandı.

    “İHANET EDECEK BİR YANLIŞA SAPMAYIZ”
    İncirliova Belediyesi’nin mahallelerde çalışmalarına aralıksız devam ettiğini dile getiren Alak, “Seçim maratonu boyunca sunduğumuz projeleri de yakından takip ederek gerçekleşmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız şundan emin olsunlar; yapılan işlerde her kuruşun hesabı sorulmaktadır. Bizlere güvenip oy veren vatandaşlarımıza ihanet edecek bir yanlışa sapmayız Allah’ın izniyle. Bizlere güvenmeye de devam etsinler. Millet ittifakı olarak İncirliova ilçemiz için canla başla çalışıyoruz” şeklinde konuştu.


    “HAVANDA SU DÖVMEYE DEVAM EDİYORLAR”
    “Cumhur ittifakı olarak yaptıkları bu talihsiz açıklamalarla sanırım amaçları siyasi polemiklerle gündem yaratmak” diyen Alak, sözlerini söyle sürdürdü:
    “Biz Millet İttifakı olarak ‘İncirliova ilçemizi gelin birlikte yönetelim’ diyoruz, Cumhur ittifakı ise siyasi yenilgilerini hazmetmek yerine havanda su dövmeye devam ediyorlar. Onlar bu yanlışta yol almaya devam etsinler, İYİ Parti olarak İncirliova’ya iyi belediyecilik anlayışı ile hizmet etmeye davet ediyoruz, Allah’ın izniyle de devam edeceğiz.”

  • İçişleri Bakanlığı, Türkiye’deki Suriyeli sayısını açıkladı

    İçişleri Bakanlığı, Türkiye’deki Suriyeli sayısını açıkladı

    Corona virüsü önlemleri kapsamında uzun bir süredir kapalı olan kafe ve restoranlar bulundukları ilin risk durumuna göre değişse de belirli saatlerde tekrar hizmet vermeye başladı.

    Esnafın kepenklerini açtığı, halkın sokağa çıktığı 2020 yılının Haziran ayında normalleşme zam yağmuruyla başlayınca, enflasyon aylık yüzde 1.13 ile beklentilerin üzerinde gelmiş, yıllık enflasyon da yüzde 12.62 olmuştu. Hizmet sektörü enflasyondaki yükselişte belirleyici olurken, lokanta ve oteller aylık yüzde 2.8, eğlence ve kültür ise yüzde 2.45 zamlanarak enflasyona en çok katkı yapan harcama grupları olmuştu.

    [kanews-currencies usd=”true” euro=”true” gbp=”true” eur-usd=”true” ise-100=”true” gau=”true” btc=”true” eth=”true” bch=”true” xrp=”true” ltc=”true”]

    TÜİK’in bugün açıkladığı son verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 15.61, aylık yüzde 0.91 ile beklentilerin üzerinde arttı. Yıllık enflasyon 2019 yılının Temmuz ayından bu yana en yüksek değeri aldı. Şubat 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 263 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”211″ title=”İlişkili Yazı”]

    PROF. ASLANOĞLU: ARTIŞ İHTİMALİNİ YÜKSEK GÖRÜYORUM

    Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, yeme-içme sektörü ağırlıklı yaptığı değerlendirmede artış olma ihtimalini yüksek gördüğünü belirtti.

    Bunun yanında pandemi önlemlerinin getirdiği ilave maliyetler ile mesafeli oturmaların, ortalama sabit maliyetlere baskı yapmaya devam edeceğini belirten Prof. Aslanoğlu, “İlk etapta değil ama yaz aylarında talepte ortaya çıkması muhtemel yükselişler de hizmet sektörlerinin fiyat artışı yapma yönündeki cesaretini arttırma ihtimali bulunuyor.” açıklamasında bulundu.

    Hem maliyet hem talep yönlü artış ihtimali olduğunu belirten Prof. Aslanoğlu, “İşlenmemiş gıda fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 25-30 arası seyrediyor. Gıda emtiaları küresel boyutta artış eğilimini sürdürüyor. Maliyet artışı fiyatlara yansıyacaktır.” dedi.

    Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu

    PROF. BAŞLEVENT: BAZ ETKİSİ, MEVSİMSEL ETKİLER VE DÖVİZ KURU BELİRLEYİCİ OLACAK

    Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent ise enflasyonda normalleşmeden ziyade, bahar aylarında olumlu tarafa geçmesi beklenen baz etkisinin, mevsimsel etkilerin ve döviz kurundaki gidişatın belirleyici olacağını düşündüğünü belirtti.

    Normalleşmeyle birlikte insanların daha çok alışveriş yapmaya ve seyahat etmeye, dışarıda yemek yemeğe başlayacağını ifade eden Prof. Başlevent, “Bu ek talep elbette fiyat baskısı yaratabilir. Diğer taraftan ölçek ekonomisi denilen faktör fiyatların gevşemesini de sağlayabilir. Örneğin, normalleşme sonrası cirosunu üçe katlayan bir lokanta, sabit maliyetlerini daha çok sayıda müşteriye paylaştırabileceği için, fiyatlarını artırmadan da yola devam edebilir.” dedi.

    LAFÇI: O ETKİYİ BU DEFA GÖRMEYECEĞİZ

    Ekonomist Emrah Lafçı da konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

    Geçen yıl haziranda yaşanan yükselişte hem ertelenen talebin hem de yükselen kurun etkisi olduğunu belirten Lafçı, “O etkiyi bu defa görmeyeceğiz gibi görünüyor. Kurdaki sert artış bu sene yok. Bunu dikkate almak lazım. Bence hizmet fiyatlarında geçen dönem yaşanan yükseliş yedirilmiş durumda. Tekrar o seviyede bir artış fiyatları çok yukarı taşıyacaktır. Zaten talepte de bir düşüş söz konusu.” dedi.

    HIZLI BİR ISINMA OLMAYACAK

    Geçen yıl yaşanan artışları karşılayan bir talep olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Emrah Lafçı, “Talep olmasının en önemli nedenlerinden biri de kredi genişlemesiydi. Özellikle hanehalkı çok rahat kredi kullanabildi. Ama şu an için faizler çok yüksek. Benzer bir kredi artışı gerçekleşmeyecek. Dolayısı ile ekonomide hızlı bir ısınma olmayacak.” dedi.

    Lafçı sözlerini şöyle noktaladı:

    Her ne kadar açılma ile birlikte yüksek talep artışı gözükse de bu durumun fiyatlara geçen sene olduğu kadar yansımayacağını düşünüyorum. Şunu da dikkate almak lazım; baz etkisinden dolayı da mayıs ve haziran aylarında enflasyon zaten düşüş patikasına girecek. Geçen yılın mayıs ve haziran enflasyonları oldukça yüksek.

  • CHP’li Sertel; İzmir’i, İzmirlileri cezalandırıyorsunuz

    CHP’li Sertel; İzmir’i, İzmirlileri cezalandırıyorsunuz

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Atila Sertel, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından iki yıl önce 35 milyona alınan ancak daha sonra ihalesi iptal edilen Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikası ile ilgili fabrikanın sahibi olan ADÜAŞ yetkililerine sert çıktı. 

    CHP İzmir Milletvekili Sertel, “35 milyona alınan Tarihi Elektrik Fabrikası ihalesinin iptal edilmesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi cezalandırılmadı. Burada bizzat İzmirliler cezalandırıldı. İktidar zaten İzmir’e yan gözle bakıyor. İzmir’den dört alıyor bir bile vermiyor. Bu yönetim tarafından zaten İzmir üvey evlat muamelesi görüyor. On sekiz yıldır İzmir’e doğru düzgün yatırım yok. İzmir Büyükşehir Belediyesi parasını ödeyerek aldığı yere yatırım yapsın. İzmir kazansın” dedi.

    Tarihi Elektrik Fabrikası’nın mülkiyetini elinde bulunduran Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’nin (ADÜAŞ) KİT Üst Komisyonu toplantısında konuşan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Genel Müdür Mustafa Yılmazer’e ihalenin iptal edilmesinin altında siyasi bir amaç olup olmadığını sordu. Sertel, “İktidar sosyal demokrat bir belediyenin önüne takoz mu koyuyor. Parasıyla alınan yeri neden vermiyorsunuz” diye sordu.   

    “YAPMIYORSUNUZ, YAPANA DA ENGEL OLUYORSUNUZ”
    İBB’nin bu ihaleye girme yetkisi yoksa bunun ihale sürecinden önce Büyükşehir’e bildirilmesi gerektiğini vurgulayan Atila Sertel, şöyle devam etti:

    “Sayın Mustafa Yılmazer, şirketin yapısının uygun görülmediği için ihalenin iptal edildiğini söylüyor. Bu çok acı ve ağır bir cevap. Size nasıl bir şirket yapısı gerekiyor? Bunu baştan anlatmalıydınız. İkincisi, madem uygun görmüyordunuz bu şirketi ihaleye girmeden önce uyarmalıydınız. Bu şaka değil ki oyuncak değil ki önce verip sonra iptal ediyorsunuz. Bu, maça çıkıp, kaybedince maçı iptal etmeye benziyor. O zaman satmayın. Satmayın ki orası, o izbe o kötü hâliyle kalsın; siz de memnun olun. Ama ben bir İzmir Milletvekili olarak feryat ediyorum. İzmir olarak biz zaten yatırım almıyoruz. Bırakın yapacağımız yatırımın önüne geçmeyin, engel olmayın. Rica ediyorum, kim bu siyasi kararı verecekse bir an önce versin. Orası yeniden ihaleye çıksın ve yeniden Büyükşehir Belediyesinin hangi şirketi uygunsa o şekilde girmesi sağlansın. Ne yapılması gerekiyorsa yapılsın. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, orayı İzmir’in göz bebeği olarak değerlendirmek istiyor. Oraya para harcayıp İzmir halkının huzur bulacağı, İzmir halkının ‘Çok güzel oldu’ diyeceği bir alan yaratmak istiyor. O alanı metruk bir hâlde tutmaya kimsenin hakkı yok.” 

  • CHP’li Serkan Sevim: Esnafın hali perişan!

    CHP’li Serkan Sevim: Esnafın hali perişan!

    Cumhuriyet Halk Partisi Nazilli İlçe Başkanı Serkan Sevim, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla iktidarı ekonomi üzerinden sert sözlerle eleştirdi. Başkan Sevim, “Ülkeyi yönetemediğiniz gibi aziz milletimizin karşı karşıya kaldığı bu pandemi sürecini de yönetemeyeceğinizi ne yazık ki 5 tane maskeyi ücretsiz dağıtmayı beceremediğiniz zaman gösterdiniz” dedi.

    Başkan Sevim, son günlerde yaşanan ekonomik gelişmelerle ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamasında Cumhur İttifakı’nı sert sözlerle eleştiren Başkan Sevim, “Esnafın hali perişan! 18 yıldır iktidara geldikleri günden bu güne kadar Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönettiği AKP ve Sayın Devlet Bahçeli’nin yönettiği MHP hükümeti tarafından anayasayı, yargı bağımsızlığını hiçe sayan, hukuksuz, liyakatsiz ve beceriksiz bir yönetim anlayışıyla yönetiliyoruz. Son dönemde de ucube başkanlık sistemini devreye sokarak aziz milletimizi her türlü sorunu çözüp ülkeyi uçuracağız yalanlarıyla ikna edip ülkemizi içine soktukları krizi daha da derinleştirerek içinden çıkılması zor bir buhrana dönüştürdüler. Nerden tutsak elimizde kalıyor!” dedi.

    Hükümetin Suriyeli göçmenlere daha fazla sahip çıktığını vurgulayan Başkan Sevim, “Ne yazık ki ülke olarak tarımdan hayvancılığa, sanayiden her türlü hammaddeye birçok konuda dışa bağımlı hale gelmiş, toplumsal ve ekonomik buhranın, işsizliğin, yoksulluğun, hukuksuzluğun olduğu bir süreçte yakalandık covid-19 pandemi belasına! Öyle bir bela ki ülkemizde ve dünyada yüz binlerce insanın hayatını, sağlığını ve işini kaybettiği bir bela. Ülkeyi yönetemediğiniz gibi aziz milletimizin karşı karşıya kaldığı bu pandemi sürecini de yönetemeyeceğinizi ne yazık ki 5 tane maskeyi ücretsiz dağıtmayı beceremediğiniz zaman gösterdiniz. Sıcak, güvenli, lüks, konforlu saraylarda aldığınız hiçbir önlem kararı ekonomik buhranla savaşan halkın karşı karşıya kaldığı bu pandemi mücadelesinde işe yaramadı. Mücadelede geldiğimiz son duruma baktığımızda iktidarın pandemi sürecini yönetemediğini halk gördü ve yaşıyor. Vaka sayısına baktığımızda Covid -19’la mücadelede alınan her türlü doğru önlem önem arz ediyor ve uygulanması gerekiyor. Daha fazla can kaybının yaşanmaması için alınan her türlü doğru önlemi destekliyor ve uyulması için üstümüze düşen her türlü çabayı gösteriyoruz. Ancak halktan ve sokaktan kopuk olduğunuz için gerekli ekonomik tedbirleri almadığınız ve gerekli yardımları yapmadığınız için almış olduğunuz her kısıtlama kararından sonra zaten yıllardır çıkmazda olan on binlerce esnafımız iflasın eşiğine gelmiş, esnaflarımızın yanında çalışan binlerce insanımız da işsiz kalarak bir kuru ekmeğe muhtaç hale gelmiştir. Özellikle son olarak 20 Kasımda yürürlüğe giren korona virüs önlemleriyle çalışma saatleri sınırlandırılan ya da dükkânı kapatılan esnaflar ve çalışanları zor duruma düşmüş, batma ve bitme noktasına gelmişlerdir. AKP genel başkanının dağıttığı keyif çayları esnafın sofrasında katrana dönmüş. BAĞKUR’unu yatıramadığı için sağlık hizmetlerinden yararlanamama riski taşıyan binlerce esnafımız ve çalışanı kirasını, vergisini, stopajını ödeyemediği için ve en önemlisi geçinemediği içine devletinden destek geleceğini beklerken her seferinde hüsrana uğramıştır. Cumhur ittifakı her fırsatta övünerek propagandasını yaptığı 40 milyar dolar harcadığı Suriyeli göçmenler kadar halkına sahip çıkmamıştır” dedi.

    CHP’li Sevim açıklamasının devamında şunları söyledi:

    “Ülkeyi yöneten, gelir adaletsizliğini arttıran, sosyal devlet anlayışını çökerten Cumhur İttifakının ilçe başkanlarına, il başkanlarına, milletvekillerine, genel başkanlarına sesleniyorum; çıkın sokağa. Halkın arasına karışın.. Yüreğiniz yetiyorsa pazarları, tarlaları, sanayi sitelerini gezin. Kahvecileri, lokantacıları, çiftçileri, gündelik yevmiyeyle çalışanları, servisçileri, kantincileri, berberleri, kuaförleri ve diğer esnaflarımızı dileyin. Yüz binlerce esnafa, milyonlarca işsize, açlık sınırında yaşayan yüz binlere, çöpten ekmek toplayan on binlerce insanımıza bu ölüm kalım mücadelesinde ihtiyaç duyduğu her türlü desteği ve hibeyi vermek zorundasınız. Her koşulda devletinin yanında olan bu kadim millet sizden sadaka istemiyor hakkını istiyor. O koltukları size emanet eden milletimiz “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın.” şiarıyla bu memleketi yönetmenizi bekliyor.”

  • Tarım Bakanlığı kendi kurumunu desteklemiyor!

    Tarım Bakanlığı kendi kurumunu desteklemiyor!

    Farklı illerde 17 işletme ve 3 milyon 272 bin dekar arazide tarım ve hayvancılık konusunda faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), bakanlık tarafından verilen tarımsal desteklerden faydalanamıyor. 

    Teşekkülün zarardan kurtulması ve piyasa şartlarında rekabet edebilmesi bakımından 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 19’uncu maddesi gereği her yıl uygulamaya konulan tarımsal destekleme ödemelerinden faydalanması gerekirken, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan kararnamelerle desteklerden faydalanmasının önüne geçiliyor.

    TİGEM’in 2017-2018 bilanço ve hesaplarının görüşüldüğü KİT Üst Komisyonu toplantısında kurumun desteklerden faydalanması gerektiğine yönelik iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin KİT Komisyonu üyesi milletvekilleri tarım ve hayvancılık konusunda ülkemizin önemli bir kurumu olan TİGEM’in desteklenmesi gerektiğini belirterek, Sayıştay’ın dikkat çektiği konunun komisyonun gündeminde kalması gerektiğini belirttiler. Komisyonun AKP ve MHP milletvekili üyeleri ise TİGEM’in kanun gereği tarımsal desteklemelerden yararlanamayacağını öne sürerek konunun gündemden çıkarılmasını oylarıyla kabul ettiler. 

    Destekleme önerisinin gündemden çıkarılmasına CHP Milletvekilleri, “Biz nasıl tarım ülkesiyiz. Tarımı böyle mi destekliyorsunuz” diyerek tepki gösterdiler. 

    Konuyla ilgili söz alan TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, 2019 yılı öncesine kadar son altı yıldır zarar eden TİGEM’in, son iki yıldır kar etmeye başladığını ifade ederek, kurumun desteklemelerden faydalanması halinde 195 milyonluk kredi borcunun kapatılacağını vurguladı. 

    “DAHA UCUZA ÜRÜN SATILACAK”
    TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, KİT Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, tarımsal desteklemelerden faydalanmaları halinde yıllık 200 milyon civarında bir kaynak yaratılacağını belirterek, “Tarımsal destekleme ödemelerinden yararlandırılması durumunda TİGEM tarafından tarım sektörünün en önemli girdilerinden olan sertifikalı tohum ve üstün vasıflı damızlık üretim maliyetleri düşürülerek piyasaya daha uygun fiyatla arz edilmesi sağlanacak, ülkemiz tarım sektörüne sunduğu hizmetlerde etkinliğin artırılması için ihtiyaç duyulan altyapı yatırımları öz kaynaklardan finanse edilebilecek, serbest piyasa koşullarında gerçek kârlılığı belirlenerek sektör içerisinde performansı gerçekçi olarak ölçülebilecek ve ülkemizde sertifikalı tohum ve damızlık piyasa fiyatlarının belirlenmesinde etkin rol alması sağlanacaktır” diye konuştu. 

    “AYRICALIK İSTEMİYOR”
    Komisyonda söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve KİT Komisyonu CHP Grubu Sözcüsü Atila Sertel, şunları söyledi:

    “TİGEM’in üreticiliği teşvik edilecekse kamu kaynaklarını kullanan ve özel sektöre, diğer kesime destek veren Bakanlığın TİGEM’e bu konuda açık olması lazım gelir diye düşünüyorum. Çünkü TİGEM bir ayrıcalık da istemiyor burada, yaptığı faaliyet nedeniyle bir destek istiyor. Bu faaliyetlerinde kamu kaynakları kullanılarak tarımsal destekleme ödemelerinden yararlanmasının uygun olmayacağını söylemek bence doğru bir durum değildir. Üstün vasıflı damızlık -üretim maliyetlerini de düşürerek yetiştirmesi ve piyasaya uygun fiyatlarla arz etmesi bile Türk tarımının gelişmesine katkı koyacak bir durumdur. Bunu Tarım Bakanlığının düşünmesi lazım, tekrar bir revize etmesi lazım düşüncesini. Yani, şimdi, dışarıdaki yararlanıyor devletin imkânlarından; işte ‘Biz destek veriyoruz diğer kesimlere. Kamu bütçesi olduğu için, siz de kamunun içinde olduğunuz için size destek vermiyoruz’ diyor. Bence bu doğru bir yaklaşım tarzı değil. Bu konuda Bakanlığın -Sayın Tarım Bakan Yardımcısı da burada- Sayın Bakanın da bunu tekrar düşünmesi ve TİGEM’e destek verilmesi noktasında görüşlerimi belirtiyorum.” 

  • Pompeo ve Çavuşoğlu NATO toplantısında gerildi!

    Pompeo ve Çavuşoğlu NATO toplantısında gerildi!

    Corona virüsü önlemleri kapsamında uzun bir süredir kapalı olan kafe ve restoranlar bulundukları ilin risk durumuna göre değişse de belirli saatlerde tekrar hizmet vermeye başladı.

    Esnafın kepenklerini açtığı, halkın sokağa çıktığı 2020 yılının Haziran ayında normalleşme zam yağmuruyla başlayınca, enflasyon aylık yüzde 1.13 ile beklentilerin üzerinde gelmiş, yıllık enflasyon da yüzde 12.62 olmuştu. Hizmet sektörü enflasyondaki yükselişte belirleyici olurken, lokanta ve oteller aylık yüzde 2.8, eğlence ve kültür ise yüzde 2.45 zamlanarak enflasyona en çok katkı yapan harcama grupları olmuştu.

    [kanews-currencies usd=”true” euro=”true” gbp=”true” eur-usd=”true” ise-100=”true” gau=”true” btc=”true” eth=”true” bch=”true” xrp=”true” ltc=”true”]

    TÜİK’in bugün açıkladığı son verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 15.61, aylık yüzde 0.91 ile beklentilerin üzerinde arttı. Yıllık enflasyon 2019 yılının Temmuz ayından bu yana en yüksek değeri aldı. Şubat 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 263 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”211″ title=”İlişkili Yazı”]

    PROF. ASLANOĞLU: ARTIŞ İHTİMALİNİ YÜKSEK GÖRÜYORUM

    Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, yeme-içme sektörü ağırlıklı yaptığı değerlendirmede artış olma ihtimalini yüksek gördüğünü belirtti.

    Bunun yanında pandemi önlemlerinin getirdiği ilave maliyetler ile mesafeli oturmaların, ortalama sabit maliyetlere baskı yapmaya devam edeceğini belirten Prof. Aslanoğlu, “İlk etapta değil ama yaz aylarında talepte ortaya çıkması muhtemel yükselişler de hizmet sektörlerinin fiyat artışı yapma yönündeki cesaretini arttırma ihtimali bulunuyor.” açıklamasında bulundu.

    Hem maliyet hem talep yönlü artış ihtimali olduğunu belirten Prof. Aslanoğlu, “İşlenmemiş gıda fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 25-30 arası seyrediyor. Gıda emtiaları küresel boyutta artış eğilimini sürdürüyor. Maliyet artışı fiyatlara yansıyacaktır.” dedi.

    Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu

    PROF. BAŞLEVENT: BAZ ETKİSİ, MEVSİMSEL ETKİLER VE DÖVİZ KURU BELİRLEYİCİ OLACAK

    Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent ise enflasyonda normalleşmeden ziyade, bahar aylarında olumlu tarafa geçmesi beklenen baz etkisinin, mevsimsel etkilerin ve döviz kurundaki gidişatın belirleyici olacağını düşündüğünü belirtti.

    Normalleşmeyle birlikte insanların daha çok alışveriş yapmaya ve seyahat etmeye, dışarıda yemek yemeğe başlayacağını ifade eden Prof. Başlevent, “Bu ek talep elbette fiyat baskısı yaratabilir. Diğer taraftan ölçek ekonomisi denilen faktör fiyatların gevşemesini de sağlayabilir. Örneğin, normalleşme sonrası cirosunu üçe katlayan bir lokanta, sabit maliyetlerini daha çok sayıda müşteriye paylaştırabileceği için, fiyatlarını artırmadan da yola devam edebilir.” dedi.

    LAFÇI: O ETKİYİ BU DEFA GÖRMEYECEĞİZ

    Ekonomist Emrah Lafçı da konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

    Geçen yıl haziranda yaşanan yükselişte hem ertelenen talebin hem de yükselen kurun etkisi olduğunu belirten Lafçı, “O etkiyi bu defa görmeyeceğiz gibi görünüyor. Kurdaki sert artış bu sene yok. Bunu dikkate almak lazım. Bence hizmet fiyatlarında geçen dönem yaşanan yükseliş yedirilmiş durumda. Tekrar o seviyede bir artış fiyatları çok yukarı taşıyacaktır. Zaten talepte de bir düşüş söz konusu.” dedi.

    HIZLI BİR ISINMA OLMAYACAK

    Geçen yıl yaşanan artışları karşılayan bir talep olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Emrah Lafçı, “Talep olmasının en önemli nedenlerinden biri de kredi genişlemesiydi. Özellikle hanehalkı çok rahat kredi kullanabildi. Ama şu an için faizler çok yüksek. Benzer bir kredi artışı gerçekleşmeyecek. Dolayısı ile ekonomide hızlı bir ısınma olmayacak.” dedi.

    Lafçı sözlerini şöyle noktaladı:

    Her ne kadar açılma ile birlikte yüksek talep artışı gözükse de bu durumun fiyatlara geçen sene olduğu kadar yansımayacağını düşünüyorum. Şunu da dikkate almak lazım; baz etkisinden dolayı da mayıs ve haziran aylarında enflasyon zaten düşüş patikasına girecek. Geçen yılın mayıs ve haziran enflasyonları oldukça yüksek.

  • Kılıçdaroğlu’dan dikkat çeken açıklamalar: Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi biliyorum

    Kılıçdaroğlu’dan dikkat çeken açıklamalar: Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi biliyorum

    Corona virüsü önlemleri kapsamında uzun bir süredir kapalı olan kafe ve restoranlar bulundukları ilin risk durumuna göre değişse de belirli saatlerde tekrar hizmet vermeye başladı.

    Esnafın kepenklerini açtığı, halkın sokağa çıktığı 2020 yılının Haziran ayında normalleşme zam yağmuruyla başlayınca, enflasyon aylık yüzde 1.13 ile beklentilerin üzerinde gelmiş, yıllık enflasyon da yüzde 12.62 olmuştu. Hizmet sektörü enflasyondaki yükselişte belirleyici olurken, lokanta ve oteller aylık yüzde 2.8, eğlence ve kültür ise yüzde 2.45 zamlanarak enflasyona en çok katkı yapan harcama grupları olmuştu.

    [kanews-currencies usd=”true” euro=”true” gbp=”true” eur-usd=”true” ise-100=”true” gau=”true” btc=”true” eth=”true” bch=”true” xrp=”true” ltc=”true”]

    TÜİK’in bugün açıkladığı son verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 15.61, aylık yüzde 0.91 ile beklentilerin üzerinde arttı. Yıllık enflasyon 2019 yılının Temmuz ayından bu yana en yüksek değeri aldı. Şubat 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 263 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”211″ title=”İlişkili Yazı”]

    PROF. ASLANOĞLU: ARTIŞ İHTİMALİNİ YÜKSEK GÖRÜYORUM

    Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, yeme-içme sektörü ağırlıklı yaptığı değerlendirmede artış olma ihtimalini yüksek gördüğünü belirtti.

    Bunun yanında pandemi önlemlerinin getirdiği ilave maliyetler ile mesafeli oturmaların, ortalama sabit maliyetlere baskı yapmaya devam edeceğini belirten Prof. Aslanoğlu, “İlk etapta değil ama yaz aylarında talepte ortaya çıkması muhtemel yükselişler de hizmet sektörlerinin fiyat artışı yapma yönündeki cesaretini arttırma ihtimali bulunuyor.” açıklamasında bulundu.

    Hem maliyet hem talep yönlü artış ihtimali olduğunu belirten Prof. Aslanoğlu, “İşlenmemiş gıda fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 25-30 arası seyrediyor. Gıda emtiaları küresel boyutta artış eğilimini sürdürüyor. Maliyet artışı fiyatlara yansıyacaktır.” dedi.

    Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu

    PROF. BAŞLEVENT: BAZ ETKİSİ, MEVSİMSEL ETKİLER VE DÖVİZ KURU BELİRLEYİCİ OLACAK

    Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent ise enflasyonda normalleşmeden ziyade, bahar aylarında olumlu tarafa geçmesi beklenen baz etkisinin, mevsimsel etkilerin ve döviz kurundaki gidişatın belirleyici olacağını düşündüğünü belirtti.

    Normalleşmeyle birlikte insanların daha çok alışveriş yapmaya ve seyahat etmeye, dışarıda yemek yemeğe başlayacağını ifade eden Prof. Başlevent, “Bu ek talep elbette fiyat baskısı yaratabilir. Diğer taraftan ölçek ekonomisi denilen faktör fiyatların gevşemesini de sağlayabilir. Örneğin, normalleşme sonrası cirosunu üçe katlayan bir lokanta, sabit maliyetlerini daha çok sayıda müşteriye paylaştırabileceği için, fiyatlarını artırmadan da yola devam edebilir.” dedi.

    LAFÇI: O ETKİYİ BU DEFA GÖRMEYECEĞİZ

    Ekonomist Emrah Lafçı da konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

    Geçen yıl haziranda yaşanan yükselişte hem ertelenen talebin hem de yükselen kurun etkisi olduğunu belirten Lafçı, “O etkiyi bu defa görmeyeceğiz gibi görünüyor. Kurdaki sert artış bu sene yok. Bunu dikkate almak lazım. Bence hizmet fiyatlarında geçen dönem yaşanan yükseliş yedirilmiş durumda. Tekrar o seviyede bir artış fiyatları çok yukarı taşıyacaktır. Zaten talepte de bir düşüş söz konusu.” dedi.

    HIZLI BİR ISINMA OLMAYACAK

    Geçen yıl yaşanan artışları karşılayan bir talep olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Emrah Lafçı, “Talep olmasının en önemli nedenlerinden biri de kredi genişlemesiydi. Özellikle hanehalkı çok rahat kredi kullanabildi. Ama şu an için faizler çok yüksek. Benzer bir kredi artışı gerçekleşmeyecek. Dolayısı ile ekonomide hızlı bir ısınma olmayacak.” dedi.

    Lafçı sözlerini şöyle noktaladı:

    Her ne kadar açılma ile birlikte yüksek talep artışı gözükse de bu durumun fiyatlara geçen sene olduğu kadar yansımayacağını düşünüyorum. Şunu da dikkate almak lazım; baz etkisinden dolayı da mayıs ve haziran aylarında enflasyon zaten düşüş patikasına girecek. Geçen yılın mayıs ve haziran enflasyonları oldukça yüksek.

  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gençleri Kızılay gönüllüsü olmaya davet etti

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gençleri Kızılay gönüllüsü olmaya davet etti

    Corona virüsü önlemleri kapsamında uzun bir süredir kapalı olan kafe ve restoranlar bulundukları ilin risk durumuna göre değişse de belirli saatlerde tekrar hizmet vermeye başladı.

    Esnafın kepenklerini açtığı, halkın sokağa çıktığı 2020 yılının Haziran ayında normalleşme zam yağmuruyla başlayınca, enflasyon aylık yüzde 1.13 ile beklentilerin üzerinde gelmiş, yıllık enflasyon da yüzde 12.62 olmuştu. Hizmet sektörü enflasyondaki yükselişte belirleyici olurken, lokanta ve oteller aylık yüzde 2.8, eğlence ve kültür ise yüzde 2.45 zamlanarak enflasyona en çok katkı yapan harcama grupları olmuştu.

    [kanews-currencies usd=”true” euro=”true” gbp=”true” eur-usd=”true” ise-100=”true” gau=”true” btc=”true” eth=”true” bch=”true” xrp=”true” ltc=”true”]

    TÜİK’in bugün açıkladığı son verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 15.61, aylık yüzde 0.91 ile beklentilerin üzerinde arttı. Yıllık enflasyon 2019 yılının Temmuz ayından bu yana en yüksek değeri aldı. Şubat 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 263 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”211″ title=”İlişkili Yazı”]

    PROF. ASLANOĞLU: ARTIŞ İHTİMALİNİ YÜKSEK GÖRÜYORUM

    Piri Reis Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, yeme-içme sektörü ağırlıklı yaptığı değerlendirmede artış olma ihtimalini yüksek gördüğünü belirtti.

    Bunun yanında pandemi önlemlerinin getirdiği ilave maliyetler ile mesafeli oturmaların, ortalama sabit maliyetlere baskı yapmaya devam edeceğini belirten Prof. Aslanoğlu, “İlk etapta değil ama yaz aylarında talepte ortaya çıkması muhtemel yükselişler de hizmet sektörlerinin fiyat artışı yapma yönündeki cesaretini arttırma ihtimali bulunuyor.” açıklamasında bulundu.

    Hem maliyet hem talep yönlü artış ihtimali olduğunu belirten Prof. Aslanoğlu, “İşlenmemiş gıda fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 25-30 arası seyrediyor. Gıda emtiaları küresel boyutta artış eğilimini sürdürüyor. Maliyet artışı fiyatlara yansıyacaktır.” dedi.

    Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu

    PROF. BAŞLEVENT: BAZ ETKİSİ, MEVSİMSEL ETKİLER VE DÖVİZ KURU BELİRLEYİCİ OLACAK

    Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent ise enflasyonda normalleşmeden ziyade, bahar aylarında olumlu tarafa geçmesi beklenen baz etkisinin, mevsimsel etkilerin ve döviz kurundaki gidişatın belirleyici olacağını düşündüğünü belirtti.

    Normalleşmeyle birlikte insanların daha çok alışveriş yapmaya ve seyahat etmeye, dışarıda yemek yemeğe başlayacağını ifade eden Prof. Başlevent, “Bu ek talep elbette fiyat baskısı yaratabilir. Diğer taraftan ölçek ekonomisi denilen faktör fiyatların gevşemesini de sağlayabilir. Örneğin, normalleşme sonrası cirosunu üçe katlayan bir lokanta, sabit maliyetlerini daha çok sayıda müşteriye paylaştırabileceği için, fiyatlarını artırmadan da yola devam edebilir.” dedi.

    LAFÇI: O ETKİYİ BU DEFA GÖRMEYECEĞİZ

    Ekonomist Emrah Lafçı da konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

    Geçen yıl haziranda yaşanan yükselişte hem ertelenen talebin hem de yükselen kurun etkisi olduğunu belirten Lafçı, “O etkiyi bu defa görmeyeceğiz gibi görünüyor. Kurdaki sert artış bu sene yok. Bunu dikkate almak lazım. Bence hizmet fiyatlarında geçen dönem yaşanan yükseliş yedirilmiş durumda. Tekrar o seviyede bir artış fiyatları çok yukarı taşıyacaktır. Zaten talepte de bir düşüş söz konusu.” dedi.

    HIZLI BİR ISINMA OLMAYACAK

    Geçen yıl yaşanan artışları karşılayan bir talep olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Emrah Lafçı, “Talep olmasının en önemli nedenlerinden biri de kredi genişlemesiydi. Özellikle hanehalkı çok rahat kredi kullanabildi. Ama şu an için faizler çok yüksek. Benzer bir kredi artışı gerçekleşmeyecek. Dolayısı ile ekonomide hızlı bir ısınma olmayacak.” dedi.

    Lafçı sözlerini şöyle noktaladı:

    Her ne kadar açılma ile birlikte yüksek talep artışı gözükse de bu durumun fiyatlara geçen sene olduğu kadar yansımayacağını düşünüyorum. Şunu da dikkate almak lazım; baz etkisinden dolayı da mayıs ve haziran aylarında enflasyon zaten düşüş patikasına girecek. Geçen yılın mayıs ve haziran enflasyonları oldukça yüksek.

  • Esenyurt’ta uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

    Esenyurt’ta uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

    Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960’larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

    [kanews-alert color=”bg-success” ]Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır.[/kanews-alert]

    Neden Kullanırız?

    Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”1″ title=”İlişkili Yazı”]

    [kanews-dropcap color=””] V [/kanews-dropcap]irginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde [kanews-highlight color color=”bg-info”]McClintock[/kanews-highlight] kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

    1500’lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

    Nereden Bulabilirim?

    Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200’den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

    [kanews-title tag=”div”] Kovid Verileri [/kanews-title]

    [kanews-covid data=”turkey”]

  • CHP’li Bülbül: Gıda krizi kapıda

    CHP’li Bülbül: Gıda krizi kapıda

    Koronavirüs salgını gıda krizi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, 130 milyondan fazla insanın salgın nedeniyle kronik açlığa düşebileceği yönünde BM’nin raporları olduğunu belirterek, Türkiye’nin gıda krizine karşı alması gereken önlemler için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. 
    CHP’li Bülbül tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde, Türkiye’nin gıdada ithalata bağlı olduğu ve sağının gıda tedarik zincirlerinde de aksaklıklara neden olduğu belirtildi. 

    130 MİLYONDAN FAZLA İNSAN AÇLIĞA MAHKUM
    Birleşmiş Milletlerin bu konuyla ilgili raporuna değinilen önergede şu ifadelere yer verildi: 
    “Temmuz ayında yayımlanan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım örgütünün Dünya’da Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu raporunda 2019’da yaklaşık 690 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği tahmin ediliyor. Rapor, dünya genelinde 2020 yılı sonuna kadar 130 milyondan fazla insanın COVID-19 salgını nedeniyle kronik açlığa düşebileceği tahmininde bulunuyor. Yüksek maliyetler ve düşük satın alma gücü, milyarlarca insanın sağlıklı bir şekilde beslenemeyeceği anlamına geliyor.”

    35 MİLYON DÖNÜM YOK OLDU
    AKP döneminde tarım alanlarının azaldığı vurgulanan önergede, “AKP iktidarı tarafından yaşatılan çevresel tahribatlar, tarım ve mera alanlarının azalmasına neden olurken tarımsal üretimde çiftçilere değil şirketlere verilen desteklerle ülkemiz ithalata bağlı hale geldi.  2002 yılında 41 milyon 196 bin hektar olan tarım arazilerimiz 3.484 bin hektar (35 milyon dönüm) azalarak 2019 yılında 37 milyon 712 bin hektara düştü.2019 yılında toplam 850 bin dekar daha arazi ekilmez oldu. Ülkemizde taze sebze, meyve üretiminde rekolte giderek düşerken, ülkemiz ithalata bağlı halde. Temiz ve güvenilir gıdaya ulaşmak günümüzde neredeyse imkansızken, yaşanan kriz ile birlikte herhangi bir gıdaya ulaşamama ihtimali uzun dönemde ciddi bir kaygıyı beraberinde getirmektedir” denildi.

    KOMİSYON KURULMALI 
    Yerel üretimi arttırmak için yeni tarım politikalarının olması gerektiği belirtilen önergede, “İthal edilen ürünlerin yerel üretici tarafından üretilerek ithalat oranının düşürülmesi; çiftçilere destek olmak için teşviklerin hazırlanması; uzun dönemli olarak bölge bazında gıda ihtiyacının ve gıda güvenliğine yönelik iyileştirmelerin tespit edilmesi; bu kapsamda stratejik planların oluşturulması gerekmektedir” denilerek araştırma komisyonu kurulması talep edildi.

  • Başkan Gürbilek; Sarıçay Barajı’nın mimarı Çerçioğlu'dur

    Başkan Gürbilek; Sarıçay Barajı’nın mimarı Çerçioğlu'dur

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, AKP Kuşadası İlçe Başkanı Mustafa Gökçe’nin Sarıçay Barajı ile ilgili yaptığı açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun adını anmamasına tepki gösterdi.

    Sarıçay Barajı’nın en büyük mimarının Özlem Çerçioğlu olduğuna dikkat çeken Mehmet Gürbilek “Sarıçay Barajı’nın toplam maliyeti 569 milyon TL’dir ve bu bedel Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yani Aydın halkı tarafından karşılanmaktadır” dedi.

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in konu ile ilgili açıklaması şu şekilde:

    “AKP Kuşadası ilçe Başkanı Sayın Mustafa Gökçe, Sarıçay Barajı’yla ilgili bir açıklama yapmış. Açıklamasında ‘emeği geçenlerden Allah Razı olsun demiş’. Öncelikle Sayın Başkana şunu hatırlatmak isterim. Sarıçay Barajı’nın en büyük mimarı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’dur. Senelerdir iktidarın bu konuyla ilgili yaratmış olduğu bütün handikaplara rağmen yılmamış, mücadeleye devam etmiş, ilçemize, Söke’ye, Davutlar’a ve Güzelçamlı’ya içme ve kullanma suyu temin edecek olan Sarıçay Barajı’nın hayata geçmesine en büyük katkıyı sağlamıştır. Sayın Gökçe’ye bir kez daha buradan hatırlatmak isterim: Sarıçay Barajı’nın toplam maliyeti 569 milyon TL olup tüm bu bedel Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yani Aydın halkı tarafından karşılanmaktadır. Ayrıca ilçemizin ihtiyacı olan daha kaliteli ve içilebilir su ihtiyacını karşılamak için yeni kuyular açılmış ve 17 milyon TL yatırım yapılarak alt yapısı hazırlanan Kirazlı isale hattı ile ilgili çalışmalarda da sona gelinmiştir. Sağ olsun Sayın AKP İlçe Başkanı Mustafa Gökçe de bundan etkilenmiş olacak ki ‘yapanlardan Allah razı olsun’ diye açıklama yapmış ve teşekkür etmiş ama bu konuda en büyük emeği ve katkısı olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu’nun ismini deklare etmeye çekinmiş.  Olsun bu da bir erdemdir Sayın Gökçe. Senin yerine CHP ilçe Başkanı olarak yarım kalan açıklamanı “Özlem Başkandan da Allah razı olsun “diye tamamlayıp sözümü bitireyim. Kamuoyuna saygılarımla.”

  • CHP’li Bülbül: Ekonomik krize rağmen israf devam ediyor

    CHP’li Bülbül: Ekonomik krize rağmen israf devam ediyor

    Cumhurbaşkanlığı bütçesinin görüşülmesiyle Meclis Plan ve Bütçe Komisyonundaki bütçe görüşmeleri bitti. Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’ın bulunduğu son görüşmede CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, kamu kaynakları harcamalarının şeffaf olmadığından ve Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesinden bahsetti. 

    İSRAF YÖNETİM TARZI OLDU
    “Ekonomik kriz, pandemiyle ekonomik buhrana dönüşmüş durumda. Yurttaşlar ciddi ekonomik problemler yaşarken ve geçim derdi içindeyken kamu kaynaklarımızın kamu hizmetine özgülenip özgülenmediğini, nereye harcandığını ne yazık ki bilemiyoruz. Şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetim tarzı yok. İçinde bulunduğumuz ekonomik dar boğaza rağmen israf, yönetim tarzı hâline gelmiş durumda. Sayıştay raporlarına göre Cumhurbaşkanlığının yıllık harcaması bir önceki yıla göre 4 kat artışla 3,6 milyar TL olmuş. Sarayın lalelerine 1,3 milyon harcanmış, kırtasiye gideri 3 milyon TL. Taşıtlar kalemine harcanan miktar ise 506 milyon liradan 1,2 milyar TL’ye çıkmış.”

    DİYANETİN BÜTÇESİ KATLANARAK ARTIYOR
    “Diyanet İşleri Başkanlığı 2018’de 60 milyon TL’si fitre ve zekattan olmak üzere toplam 1,2 milyar TL gelir elde eden, yurt dışındaki cami inşaatları için yaklaşık 500 milyon dolar para harcayan, kim oldukları belli olmayan dernek ve vakıflara 300 milyon TL yardım yapan, bütçesi 8 bakanlıktan fazla olan, ‘Maaşını paylaş, kardeşinle yakınlaş’ diyerek vatandaşlardan Mart ayında SMS’le 10 TL isteyen bir başkanlık. Vakıflara gelir akarken ve bütçe katlanmaya devam ederken Kurumun vatandaşlardan bağış istemesi size ne kadar adil geliyor? 2018’de 7,7 milyar TL, 2019’da ise 10,4 milyar ödenek ayırdığınız kuruma 2020 yılı için 11,5 milyar TL ayrılmış. Üstüne üstlük, 2019’da Başkanlığın ödenek üstü gider tutarı 121.467 liraydı, 2021’de ayırdığınız ödenek ise 12 milyar 977 milyon TL. Bu hâliyle Diyanet, 7 bakanlık ve 12 başkanlığın bütçesini geride bırakıyor. Bunların arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve hatta, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da var.” 

    FAİZE HARAM DEDİLER 2,1 MİLYON LİRA KAZANDILAR

    “Üstüne üstlük, Diyanet, 2019 yılında cami ve Kur’an kursu derneklerine 29 milyon TL aktarmış. 2018 ve 2019 yıllarında “kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler” adı altında vakıf ve derneklere aktardığı para ise 123 milyon 700 bin TL. Şimdiye kadar topladığınız ve aktardığınız paraların nerelere harcandığı ne kadar adil? Diyanet bir türlü doyamıyor. Hutbelerinizde “haram” dediğiniz faizdense Sayıştay raporuna göre yine para kazanmışsınız. Kurum, Başkanlık olarak 259.817 lira, döner sermaye olarak da 1 milyon 937 bin 557 lira faiz geliri elde etmiş. Yani Diyanet faizden toplam 2,1 milyon lira kazanmış.”
        
    CHP’li Bülbül konuşmasının ardından Oktay’a şu soruları yöneltti: 

    1- Diyanet İşleri Başkanlığı hangi vakıflara ve derneklere yardım yapmıştır? Yaptığı yardımların toplam bütçesi ne kadardır?
    2- Ensar Vakfına 2019 ve 2020 yıllarında ne kadar yardım yapılmıştır?
    3- 2019 ve 2020 yıllarında ne kadar fitre ve zekât toplanmıştır? Bu paralar nereye harcanmıştır?
    4- Diyanet İşleri, personel sayısını neden artırma ihtiyacı hissetmiştir?
    5- Elde edilen faiz geliri ortadadır. Size göre faiz haram mıdır?
     

  • İntibak Yasası Meclis’e geliyor

    İntibak Yasası Meclis’e geliyor

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in emekli aylıkları arasındaki maaş adaletsizliklerinin giderilmesine ilişkin verdiği kanun teklifi 1 Aralık Salı günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. 

    TBMM İçtüzüğü 37’nci maddesi gereği doğrudan Genel Kurul’da görüşülecek olan “5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”nda değişiklik yapılmasını ve aylık bağlama oranının yüzde 70’e çıkmasını öngören teklif kabul edilirse “2000 öncesi ve 2000 sonrası” emekli olanlar arasındaki maaş farkları giderilmiş olacak. 

    MAAŞLARI ERİYOR
    Türk Lirası’nın döviz karşısında hızlı değer kaybı, işçi, memur, emekli gibi maaşlı kesimin satın alma gücünü erittiğini dile getiren Sertel, en düşük emekli maaşı bin 500 lira olan bir emeklinin maaşındaki erimenin dolar karşısında 525 lira olduğunu ve maaşının satın alma gücünün 975 liraya indiğini ifade etti. Sertel, “2002 yılında aylığıyla yaklaşık 8 çeyrek altın satın alabilen en düşük işçi emeklisinin şimdi maaşı sadece 2 çeyrek altına yetiyor. İşçi emeklisi aradan geçen 18 yılda refahı artacağına 6 çeyrek altın birden kaybetti” dedi.

    İşsizliğin giderek arttığı, tüm çalışan kesimlerin ve emeklilerin yaşam savaşı verdiği bir dönemin yaşandığını belirten Atila Sertel, “Emeklilerimizin neredeyse yarısına denk gelen 4 milyon 179 bin 840 emeklimiz, asgari ücretin altında bir maaş almaktadır. Emeklilerimiz iktidar partisi eliyle açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmişlerdir” diye konuştu.

    AÇLIK SINIRININ ALTINDALAR
    Sayıları 12 milyonu aşan emeklilerin düşük maaş ve maaş adaletsizlikleri nedeniyle açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, şunları söyledi:

    “Son dönemde sıklıkla reform mesajı veren iktidar partisi bu reformlara önce insanların yaşam standardını düzelterek başlamalıdır. Ülkemizde 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olanlar, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanlar ve 30 Nisan 2008 sonrasında sigortalı olanlar olmak üzere üç ayrı sistem ve bu sistem arasında ciddi adaletsizlikler var. Bu adaletsizlik giderilsin, alın size bir reform. Toplumun tüm kesimlerini bölen ve ayrıştıran AKP iktidarı emekliler arasında da ayrımcılık yapmıştır. 2000 öncesi emekli olanların intibak aylıkları ile 2000 sonrası intibak yapılmayan emeklilerin aylıkları prim kazançları ve prim ödeme gün sayılan aynı olmalarına rağmen, emekli aylıklarında farklılıklar oluşmuştur. Türkiye’de emekli olanlar, açlık sınırının altında maaş almakta dolayısıyla insanca yaşayamadıkları için ikinci bir işte çalışmaktadırlar. 1 Aralık Salı günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek kanun teklifime AKP ve MHP evet derse emeklilerimiz biraz olsun nefes alacak, yeni yıla biraz daha umutla girecektir” diye konuştu. 

  • Bakan Dönmez açıkladı: Asgari ücretin en az iki katı olarak belirledik

    Bakan Dönmez açıkladı: Asgari ücretin en az iki katı olarak belirledik

    Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960’larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

    [kanews-alert color=”bg-success” ]Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır.[/kanews-alert]

    Neden Kullanırız?

    Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”1″ title=”İlişkili Yazı”]

    [kanews-dropcap color=””] V [/kanews-dropcap]irginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde [kanews-highlight color color=”bg-info”]McClintock[/kanews-highlight] kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

    1500’lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

    Nereden Bulabilirim?

    Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200’den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

    [kanews-title tag=”div”] Kovid Verileri [/kanews-title]

    [kanews-covid data=”turkey”]

  • Van’da PKK’lı teröristlere ait silah ve roketatar mühimmatı ele geçirildi

    Van’da PKK’lı teröristlere ait silah ve roketatar mühimmatı ele geçirildi

    Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960’larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

    [kanews-alert color=”bg-success” ]Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır.[/kanews-alert]

    Neden Kullanırız?

    Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”1″ title=”İlişkili Yazı”]

    [kanews-dropcap color=””] V [/kanews-dropcap]irginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde [kanews-highlight color color=”bg-info”]McClintock[/kanews-highlight] kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

    1500’lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

    Nereden Bulabilirim?

    Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200’den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

    [kanews-title tag=”div”] Kovid Verileri [/kanews-title]

    [kanews-covid data=”turkey”]

  • Şehit polis memuru Barış Göl, son yolculuğuna uğurlandı

    Şehit polis memuru Barış Göl, son yolculuğuna uğurlandı

    Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960’larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

    [kanews-alert color=”bg-success” ]Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır.[/kanews-alert]

    Neden Kullanırız?

    Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”1″ title=”İlişkili Yazı”]

    [kanews-dropcap color=””] V [/kanews-dropcap]irginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde [kanews-highlight color color=”bg-info”]McClintock[/kanews-highlight] kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

    1500’lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

    Nereden Bulabilirim?

    Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200’den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

    [kanews-title tag=”div”] Kovid Verileri [/kanews-title]

    [kanews-covid data=”turkey”]

  • CHP’li Bülbül: Aydın'da Kasım'da Kovit-19'dan 261 kişi öldü

    CHP’li Bülbül: Aydın'da Kasım'da Kovit-19'dan 261 kişi öldü

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, mart ayından bu güne kadar Aydın’da 384 kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini bunun 261’inin kasım ayında gerçekleştiğini söyledi. Bülbül, Sağlık Bakanlığı’nın İl Sağlık Müdürlüklerine “vefat sayılarını söylemeyin” talimatı verdiğini iddia etti.

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın’da Kovit-19 nedeniyle vefat edenlerin sayısının artmasıyla ilgili açıklama yaptı. 

    Bülbül, ilk vakaların görüldüğü mart ayından bu güne kadar Aydın’da 384 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek “Ancak vefat eden vatandaşların 261’i kasım ayında vefat etmiş. Kasım ayında ciddi bir artış vardır. Şu anda yoğun bakım yatakları yüzde 70,7 dolu” dedi.

    Vefat sayısını Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden öğrendiklerini söyleyen Bülbül, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nün ise Sağlık Bakanlığı’nın talimatı nedeniyle vefat sayılarını söylemediğini belirtti. Bu tutumu eleştiren Bülbül, “Merkezi yönetim pandemiye yönelik mücadeleyi ortak akılla yürütmedi. Türk Tabipleri Birliği, STK’lar, sağlık sendikalarıyla yerel yönetimlerle ortak akıl oluşturulmadı. Bilim Kurulu kararları açıklanmadı. Ortak akıl oluşturulmadan pandemiyle mücadele etmek mümkün değil” dedi.

  • CHP Efeler gençlik, işsiz gençlerle dayanışma ağı kuruyor

    CHP Efeler gençlik, işsiz gençlerle dayanışma ağı kuruyor

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler Gençlik Kolları Başkanı Artuğ Akosman ve Yönetim Kurulu Üyeleri Kovid 19 tedbirleri kapsamında kapanan restoran ve cafelerde çalışan gençlerle bir araya gelerek dayanışma ve iletişim ağı kuruyor.

    Çalıştıkları yerlerin kapanmasıyla mağduriyet yaşayan gençlerle bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler Gençlik Kolları Başkanı Artuğ Akosman, İşsizliğin ne olduğunu yaşamayanın bilemeyeceğini ifade ederek, “İktidar Kovid19 salgınıyla mücadelede sınıfta kaldı. Kapanan işyerlerinde çalışan gençler ciddi anlamda mağduriyet yaşıyor. Belediyelerimiz de olmasa vatandaşın halini düşünen yok! Bu zor günleri birbirimizle dayanışma içinde yardımlaşarak geçiriyoruz.” dedi.

    Mahalle mahalle kapı kapı dolaşarak işsiz gençleri ziyaret ettiklerini belirten Akosman, “Umarım bu davranışımız esnafa bir lira siftah parası dağıtanlara da örnek olur.” şeklinde konuştu.

  • MÜSİAD Başkanı’ndan reformlara destek çağrısı

    MÜSİAD Başkanı’ndan reformlara destek çağrısı

    Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960’larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

    [kanews-alert color=”bg-success” ]Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500’lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır.[/kanews-alert]

    Neden Kullanırız?

    Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

    [kanews-related-post tag=”div” ids=”1″ title=”İlişkili Yazı”]

    [kanews-dropcap color=””] V [/kanews-dropcap]irginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde [kanews-highlight color color=”bg-info”]McClintock[/kanews-highlight] kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

    1500’lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

    Nereden Bulabilirim?

    Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200’den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

    [kanews-title tag=”div”] Kovid Verileri [/kanews-title]

    [kanews-covid data=”turkey”]

  • Başkan Çankır’dan Katar ile yapılan anlaşmalara tepki

    Başkan Çankır’dan Katar ile yapılan anlaşmalara tepki

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad Al-Sani Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Altıncı Toplantısı vesilesiyle Ankara’da bir araya geldi. İki ülke arasında 10 yeni anlaşma imzalandı. Konuyla ilgili sert bir paylaşım yapan CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, “Bu noktaya gelmemizi sağlayan hükümet için söyleyecek bir şey yok artık!” dedi.

    Gazete Aydın’da yer alan haberde; CHP İl Başkanı Ali Çankır;  “AKP hükümeti Borsa İstanbul’un yüzde 10’unu Katarlılara verdi. Yazık çok yazık!” dedi ve şunları söyledi:
    “Bu noktaya gelmemizi sağlayan hükümet için söyleyecek bir şey yok artık! Tez zamanda oturdukları koltuktan kalkmak zorundalar! Ekonomimizden olduk, huzurumuzdan olduk, sağlığımızdan olduk! Neden? Koltuk sevdası, kişisel çıkarlar derken kasa boşaldı, boşaltıldı! Takke düştü kel göründü. Artık aşağıdan da yukarıdan da yolun sonu görünüyor”

  • CHP Milletvekili Serter; yerel televizyonlara TÜRKSAT’tan pozitif ayrımcılık istedi

    CHP Milletvekili Serter; yerel televizyonlara TÜRKSAT’tan pozitif ayrımcılık istedi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu üyesi Atila Sertel, TÜRKSAT’ın bilanço ve hesaplarının görüşüldüğü toplantıda yerel televizyonların sorunlarını gündeme taşıdı. Uydu kiralarının dolarla alınmasını eleştiren CHP İzmir Milletvekili Sertel, “Pandemide reklamlar durdu, gelir durdu ama uydu kirası durmadığı gibi arttı. Yerel televizyon sahipleri dolar karşısında eriyip gidiyor. Yerel televizyonlara pozitif ayrımcılık yapılmalı ve uydu kiraları düşürülmelidir” dedi.

    TÜRKSAT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yüksek, TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk Şen ve TÜRKSAT yöneticilerinin hazır bulunduğu KİT Üst Komisyonu toplantısında konuşan Sertel, yerel televizyonların sorun ve taleplerini dile getirerek şunları söyledi:

    “6 AYDA YÜZDE 37 ARTIŞ YAŞANDI”
    “Daha öncede dile getirdim. Niye dolarla alıyorsunuz diye eleştirdik o süreçte bu eleştirileri dikkate alarak doları sabitlediniz. Yerel televizyonlar kan ağlıyor. Sizler dahi pandemi nedeniyle yatırımlar yavaşladı diyorsunuz. Yerel televizyonların pandemi döneminde bütün kaynakları kurudu. Yerel televizyonlar ilan alamaz noktaya geldi. Mayıs ayında 11 bin 800 dolar olan ve sabit 5 liradan 59 bin lira ödenen uydu kirası Ağustos ayında 5.6 dolardan sabitlenince yüzde 12 artışla 66 bin 80 lira ödenmeye başladı. Bu da yetmedi Eylül ayında dolar kuru 6.6 liraya sabitlenerek 11 bin 800 doları yüzde 18’lik artışla 77 bin 800 lira olarak tahsil etmeye başladınız. O da yetmedi Ekim ayında dolar kurunu 7 liraya sabitleyerek yüzde 7’lik bir artışla 82 bin 600 liraya çıkardınız. Mayıs ayından itibaren toplamda yüzde 37’lik artış yaşandı. Günümüzde dolarla ücret tahsil eden bir köprüler kaldı bir de TÜRKSAT kaldı. Cumhurbaşkanı TL’ye dönün demiyor muydu? O halde neden Türk Lirası üzerinden sabitlemiyorsunuz? Televizyon sahipleri dolar karşısında eriyip gidiyor. Buna bir an önce çözüm bulunmalı.”

    TEŞVİK EDİLMELİ
    TÜRKSAT kiralarının yerel ve yaygın televizyonlardan aynı oranda alındığını ifade eden Sertel, bu haksızlığın da giderilmesi gerektiğini belirterek, “Yerel televizyonla yaygın televizyonların geliri bir midir? O nedenle kent televizyonlarının diğerlerinden ayırt edilmesi ve ona göre ücret alınması gerekmektedir. Yerel televizyonlar kentin gözü kulağı sesidir. Habercilik yapan kanallara pozitif ayrımcılık yapın. Çünkü bu kanallar ayakta duramaz noktaya geldi. Birçoğu da maddi gerekçeler nedeniyle uydudan çıkmaya başladı. Bizlerin yerel televizyonları teşvik etmesi gerek. Bunlar da kapanırsa kentlerdeki siyasiler, valiler, kaymakamlar seslerini halka nasıl duyuracak. Yaygın televizyonlar ancak kentlerde felaket olunca haber yapıyor. Yerel televizyonların önemi bizim için çok büyük. Bu konuda TÜRKSAT yönetiminin sağduyulu davranmasını ve bir an önce adım atmasını bekliyorum” diye konuştu.