Kategori: Siyaset

  • AK Parti İl Başkanı Özmen; Otoyolun açılışı Aydın sınırlarında yapılacak

    AK Parti İl Başkanı Özmen; Otoyolun açılışı Aydın sınırlarında yapılacak

    AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, yaptığı yazılı açıklamada Aydın-Denizli Otoyolu’nun temelinin atıldığı yer üzerinden oluşan polemiklere yanıt verdi. Özmen, “Daha önce de köprüleri ve otoyolları eleştiren zihniyet, açılışını da Aydın sınırlarında yapacağımız bu otoyol faaliyete geçtiğinde umarım mahcup olacaktır” dedi. 

    Otoyolun üç şantiyesinden biri Denizli’de ikisi Aydın’da, Kuyucak ve Dalama’da olacakğını vurgulayan AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen şunları söyledi:

    “Otoyol inşaatında yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlanacak ve kullanılacak malzemenin temininde yerel kaynaklardan faydalanma konusunda azami gayret gösterilecektir. Uzun yıllardır beklenen, bölgeye hem ticari, hem turizm, hem de ulaşım noktasında ciddi imkanlar sağlayacak olan bu otoyolun iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanarak faaliyete geçirilmesi hedeflenmektedir. 

    Ayrıca hem Aydın hem de Denizli illerimizde bu zamana kadar görev yapmış ve şu anda görevde olan tüm milletvekillerimizin bu projenin hayata geçirilmesi noktasındaki gayret ve çalışmaları herkes tarafından bilinmektedir. Daha önce de köprüleri ve otoyolları eleştiren zihniyet açılışını da Aydın sınırlarında yapacağımız bu otoyol faaliyete geçtiğinde umarım mahcup olacaktır. 

    Ayrıca biz Aydın olarak 20 yıldır otoyol konforunu yaşayan bir il olarak, Denizli otoyol ile daha yeni tanışacak. Bu tür polemikler ile kimse şehrimize yaptığımız ve yapacağımız hizmetlere gölge düşürmeye kalkmasın. Aydın’da bizim, Denizli’de bizim. Verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirme gayreti ile Milletvekillerimizle beraber çalışmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz inşallah.”

  • CHP’li Bülbül okullardaki güçlendirme çalışmalarını sordu

    CHP’li Bülbül okullardaki güçlendirme çalışmalarını sordu

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a Söke ilçesindeki okullar başta olmak üzere Aydın’da depreme dayanıksız okullarla ilgili yapılan çalışmaları sordu. 

    İzmir’de meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremin Aydın ilinde de büyük ölçüde hissedilmesi ve bazı ilçelerde binaların hasar görmesi akıllara depreme dayanıksız okulları getirildi. CHP’li Bülbül, birçok velinin çocuğunu okula göndermekten çekindiğini ve öğrenciler eğitimlerine endişe ile devam ettiğini belirterek, “Eğitim saatinde yaşanacak bir depremin telafisi mümkün olmayacak sonuçları doğurabilmesi olasıdır. Söke ilçesinde deprem güçlendirme kararı bulunan okullar bulunmaktadır.  Eğitim-Sen Söke Temsilciliği özellikle 02-07 Kasım tarihleri arasında eğitime ara verilmiş olan 950 öğrencinin eğitim gördüğü ve 55 personelin hizmet verdiği Nebahat Alpan İlköğretim Okulu’nun geçmiş yıllarda %49’luk dayanıklılık raporu olduğunu ve okulun risk taşıdığını belirtti” dedi. 

    CHP’li Bülbül, Bakana şu soruları yöneltti: 
    1- Aydın’da depreme dayanıksız olduğu belirlenen 160 okul için güçlendirme çalışmalarına başlanmış mıdır? 
    2- Aydın’da yıkım kararı verilen 15 okul için yıkım kararı gerçekleşmiş midir? Okullarda eğitim-öğretime devam edilmekte midir? 
    3- Söke’de depreme dayanıksız kaç okul tespit edilmiştir? Bu okullar için güçlendirme çalışmasına başlanmış mıdır? 
    4- Güçlendirme çalışmaları yapılacağı sırada okulda eğitim gören öğrencilerin eğitimlerine devam etmeleri için nasıl bir yöntem izlenecektir? 

  • Bülbül; Okul gıdası logusunun kriteri belli değil

    Bülbül; Okul gıdası logusunun kriteri belli değil

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin yanıtlaması için verdiği soru önergesinde “çocukların beslenmesine ve sağlığına uygun olduğunu belirten “okul gıdası logosu”nun hangi kriterlere göre konulacağı tam bir muamma.” dedi

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, konuyu soru önergesiyle Tarım ve Orman Bakanlığına taşıdı. Bakan Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, 22 Ekim’de yayınlanan “Okul Gıdası Hakkında Tebliğ” de okul gıdası logosuna karar verecek komisyon üyelerinin seçimi ve gıdaların değerlendirme kriterleriyle ilgili eksiklerin olduğunu belirterek şunları söyledi:
     
    NE ÜYELER NE DE GIDA KRİTERLERİ BELLİ 
    “Okul gıdası logosunun verilip verilmeyeceğine Tarım ve Orman bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığından olmak üzere toplam 7 uzmandan oluşan bir komisyon karar verecek. Ancak komisyon üyelerinin seçiminin nasıl yapılacağı, uzmanlık alanlarının ne olacağı ve belki de en önemlisi çocukların tüketeceği gıdaların seçim kriterinin nasıl ele alınacağı konuları tebliğde belirtilmemiştir. Tebliğde yaratılan bu muğlaklık halk sağlığı açısından çok önemli olan bir konuda büyük boşluklar yaratmıştır. Bu açıdan bakıldığında komisyonun çalışma esaslarının bilimsel esaslar yerine bürokratik işlemlere dayanacağı düşünülmektedir. Komisyonun geniş katılımlı olarak oluşması ve başta halk sağlığı uzmanlarını, pediyatristleri ve gıda mühendislerini içermesi gerekmektedir.”

    MEYVELİ SÜTLER ZEHİR SAÇIYOR 
    Obezite ülkemizde giderek artmakla birlikte çocuklarda aşırı kilolu olma hali ve sağlık sorunları devletin uygulamış olduğu gıda politikasıyla paraleldir. Bu sağlık sorunun temel sebebi, tüketilen şeker miktarıyken çocuklar, paketli gıdalardan inanılmaz düzeyde rafine şeker almaktadır. Çocuklar için üretilen meyveli içme sütlerin sadece bir kutusunda 7 küp şekere kadar kesme şeker bulunmaktadır. Çocukların çevresini yüksek miktarlarda şeker içeren binlerce yiyecek ve içecek sarmışken, bu durumu anne babaların bilinçli tercihlerine bırakmak yerine devlet politikaları geliştirmek gerekmekte ve okullarda bu gıdalara geçit verilmemelidir.”
    .
    1.8 MİLYON ÇOCUK OBEZ 
    82 milyon olan Türkiye nüfusunun 3 milyon kadarı ise morbid obez. Bu 3 milyon morbid obezin de yüzde 60’ı yani yaklaşık 1.8 milyonu 18 yaş altı morbid obez çocuklardan oluşuyor. Yetersiz, dengesiz veya yanlış beslenme bir çocuğun hak ve hürriyetlerini ihlal etmekle birlikte genel sağlık durumunu bozuyor. Çocukların yüksek miktarda şeker içeren fast food ve abur cubur gıda ürünlerine kolayca erişebiliyor olmaları obezite sorununun kritik önem taşıyan noktasıdır. 
    CHP’li Bülbül Bakan’a komisyon üyelerinin ataması nasıl yapılacağını ve okul gıdası logosu verilmesi kriterlerinin yanı sıra “Gıdalar üzerinde yapılacak analizler kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?” diye sordu. 

  • Başkan Çankır: Susturmaya çalıştığınız halkın seçtikleridir

    Başkan Çankır: Susturmaya çalıştığınız halkın seçtikleridir

    AFAD’ın gönderdiği yazıya göre İzmir’de belediye başkanlarına depremle ilgili açıklama yasağı getirildi.

    İzmir’de belediye başkanlarına depremle ilgili açıklama yasağı getirildi. AFAD’dan İzmir Valiliği’ne gönderilen yazıda belediye başkanları, muhtarlar ve diğer kamu görevlilerin deprem sonrası açıklama yapmaması istendi.

    Yazıyı paylaşan CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, “Bu nasıl bir anlayış, nasıl bir zihniyettir. Akılları kirlenmiş, vicdanları kinlenmiş, çaresizlerini yasaklarla, diktayla kapatmak isteyenler bu halkı artık nasıl kandırırız, nasıl eleştirileri keseriz diye çabalamaktan vazgeçin” dedi.

    Konuyla ilgili zehir zemberek bir açıklama yapan Başkan Çankır, “Pandemi döneminde halkından gerçek rakamları saklaynalar, halkı kandıranlar, deprem vergisinin hesabını veremeyenler şimdi çıkmış bilgi kirliliği olacak diye İzmir’de deprem ile alakalı belediye başkanlarının, muhtarların artık basın yayın organlarına açıklama yapmasının yasak olduğunu bildiriyor. Bu nasıl bir anlayış, nasıl bir zihniyettir. Akılları kirlenmiş, vicdanları kinlenmiş, çaresizlerini yasaklarla, diktayla kapatmak isteyenler bu halkı artık nasıl kandırırız, nasıl eleştirileri keseriz diye çabalamaktan vazgeçin. Susturmaya çalıştırdıklarınız sizin bürokratınız değil, halkın seçtiği seçilmişlerdir” ifadelerini kullandı.

  • Kalınomuz, ihraç istemiyle disiplin kurulunda

    Kalınomuz, ihraç istemiyle disiplin kurulunda

    CHP Aydın İl Başkanı olarak bir dönem görev yapan Barkan Kalınomuz, partiye yönelik söylemlerinden dolayı ihraç istemiyle İl Disiplin Kurulu’na sevk edildi.

    Ses Gazetesi’nden Kazım Yörükce’nin haberine göre Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin yürüttüğü ‘Bin Günde Memleket’ hareketine destek veren ve geçtiğimiz günlerde CHP İl Başkanı Ali Çankır için kayıp ilanı veren Barkan Kalınomuz, İl Başkanlığı tarafından partiden kesin ihraç talebiyle İl Disiplin Kuruluna sevk edildi. Barkan Kalınomuz, eline henüz bir tebligat ulaşmadığını, tebligat ulaşırsa savunmasını yapacağını söyledi.

    KINAMA CEZASI ALMIŞTI
    Kalınomuz, 2015 yılında da partiden kesin çıkarma istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmişti. İl Disiplin Kurulu’nda, beraatine karar verilmişti. İl Disiplin Kurulu’nun aldığı karar için Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edildi. Kalınomuz, 17 Haziran’da Ankara’ya Genel Merkez’e giderek, tekrar ifade vermişti. CHP Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu o dönem Kalınomuz hakkında kınama cezası vermişti.
    Hakkında verilen kınama cezası nedeniyle parti içerisinde 1 yıl seçme ve seçilme hakkını kaybeden Kalınomuz, “Bu benim için bir şeref madalyasıdır. Çünkü şimdiye kadar CHP için ödediğim bedellere bir yenisi daha eklendi” demişti.

  • Çerçioğlu'ndan AK Parti grubuna: Komik oluyor arkadaşlar

    Çerçioğlu'ndan AK Parti grubuna: Komik oluyor arkadaşlar

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Kasım ayı ikinci oturumunda Aydın’daki arıtma tesisleriyle ilgili tartışma yaşandı. ASKİ’nin içme suyu analizi yapmadığını öne süren AK Parti grubuna yanıt veren Başkan Çerçioğlu, “Siz inanıyor musunuz analiz yapılmadığına? Komik oluyor arkadaşlar” dedi.

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Kasım ayı ikinci oturumu Şükran Güngör-Yıldız Kenter Salonu’nda yapıldı. Toplantıda AK Parti grubu adına konuşan Meclis Üyesi Mustafa Arı’nın açıklamalarına Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu sert tepki gösterdi. Arı’nın Aydın’da içme suyu analizlerinin yapılmadığını öne sürdüğü açıklamalarına tepki gösteren Başkan Çerçioğlu, “Siz inanıyor musunuz analiz yapılmadığına? Tespitleriniz yanlış. Komik oluyor arkadaşlar” dedi.

    AK Partili Arı’nın açıklamalarına yanıt veren Başkan Çerçioğlu, “Siz inanıyor musunuz analiz yapılmadığına? Tespitleriniz yanlış. Komik oluyor arkadaşlar. Gelip analiz laboratuvarımızı gezdiniz mi? Gördün mü? Gelin ASKİ’nin muhteşem laboratuvarını görün. Bir günden bir güne ASKİ Genel Müdürü’nü arayıp laboratuvarı görmek istediniz mi? Hiç mi merak etmediniz mi arkadaşlar? ASKİ’nin analiz yapmadığına inanıyor musunuz? Komik oluyor” ifadelerini kullandı.

  • Kuşadası siyaseti yalan haber ve iftiralarla kirletiliyor

    Kuşadası siyaseti yalan haber ve iftiralarla kirletiliyor

    Seçim sandıklarında Kuşadası halkının tercihlerine saygı duymayanlar, yalan ve iftiralarla Kuşadası siyasetini kirletmeye devam ediyor. 

    Eski bir belediye başkanı ile mevcut Esnaf Odası Başkanı tarafından finanse edildikleri çok açık olan bu yalan ve iftiracılar son olarak önceki akşam bu yalanlarına ne yazık ki Kuşadası’nın en eski işletmelerinden biri olan Toros Restoranı da alet etmeye kalkışmışlardır. “ Belediye Başkanı Ömer Günel ve arkadaşları önceki akşam masadan saatinde kalkmadığı için Toros Restorana polis tutanak tutup, 3 bin 500 lira ceza kesti “ şeklinde tamamen yalan ve uydurma olan bir paylaşımı sosyal medyadan yayınlayarak, beyinlerini esir alan Ömer Günel düşmanlığının artık sınır tanımaz bir noktaya geldiğini ortaya koymuşlardır. Çünkü ne Toros Restoran işyeri kapanış saatlerine aykırı bir tutum içine girmiş, ne de polis tarafından bir tutanak tutulmuş ve ceza yazılmıştır. Siyasi rant elde edebilmek ve Belediye Başkanı Sayın Ömer Günel’e iftira atmak için her yolu deneyenler, bu amaçlarına ulaşmak için bu kez ilçemizin en eski ve saygın bir işletmesinin ismini bile kirli emellerine alet etmeye kalkmışlardır. 

    Kuşadası halkı yıllardır kirli siyasetten, yalan ve iftiradan yıllardır çok çekmiştir. Son dönemde ise seçildiği günden itibaren Büyükşehir Belediyesi ve devlet kurumları ile uyumlu bir çalışma gösteren, Kuşadası’nın yıllardır kanayan yarası olan birçok soruna köklü çözümler üreten, Kuşadası’nın hak ettiği hizmet ve yatırımları bir bir halkın hizmetine sunan ve her an halkın arasında olan Belediye Başkanımız Sayın Ömer Günel’in bu ülke çapında da beğeni toplayan başarılı performansı karşısında yapacak bir şeyi kalmayanlar, siyasi hedeflerinin bitme noktasına geldiğini anlayınca yalan ve iftiralarla Başkanımızı karalamaya çalışmaktadırlar. Kuşadası halkı tarafından da tepki toplayan bu kirli siyaset tarzını benimseyen yalan ve iftira çeteleri ile bunların ağababalarını kamuoyu önünde deşifre etmeyi kendimize bir görev biliyoruz. Çünkü Kuşadası ve Kuşadası halkı bu yalan ve iftira siyasetinden çok çekti. Çünkü hiç kimsenin Kuşadası siyasetini yalan ve iftiralarla kirletmeye hakkı yoktur.
     

  • CHP’li Bülbül: Kamu arazileri peşkeş çekiliyor

    CHP’li Bülbül: Kamu arazileri peşkeş çekiliyor

    İşsizlik Sigortası Kanunu Meclis Genel Kurulunda kabul edildi. Kanunda yer alan maddeyle kamu arazileri üzerine yapılan turizm işletmelerinde 30 Haziran’dan yılsonuna kadar olan ödemeler dâhil olmak üzere kira ve kullanım bedeli gibi tüm ödemeler bir yıl ertelendi. Başvuru şartı olmadığı gibi herhangi bir zam veya faiz uygulaması da mevcut olmayacak. 
    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, maddeyle ilgili Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada kanun ve yönetmeliklerde şirketler lehine sık sık değişiklik yapıldığını belirterek şunları söyledi: 

    ÖDEMELER 1 YIL ERTELENDİ
    “Kamu arazilerimizin her türlü yatırımlara tahsis edilmesi çeşitli kanun ve yönetmeliklerle teşvik edildi, hatta peşkeş çekildi. 2018 yılında ihale olmaksızın bölgede kamu taşınmazında yatırımı bulunan turizmcilere yeni araziler tahsis edilebilir hâle getirildi. Bir başka teşvik geçtiğimiz temmuz ayında yapıldı. Günübirlik turizm tesisi yapılması için, yatırımcılara tahsis edilen kamu taşınmazları için on yıl olan kullanım süresi yirmi yıla çıktı. Salgının ilk haftalarında Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden tahsil edilmesi gereken ödemeler hiçbir başvuru şartı aranmaksızın 30 Hazirana kadar ertelenmişti. Bu durum, kamu arazileri üzerinde bulunan 564 otel, tatil köyü, günübirlik tesis, golf tesisi ve benzeri turizm tesisinden elde edilecek toplam 300 milyon lira tutarındaki geliri kapsıyor. Şimdi ise 32’nci maddeyle ödemeler bir yıl ertelenecek. Turizmcilere verilecek teşvikleri destekleriz ancak teşviklerle yarattığınız dengesizlikleri desteklemek olası değil. Siz, küçük ölçekli turizmcileri görmüyorsunuz, sizin destekleriniz turizmcilerin ağababaları. Bir de bunları hazine arazilerine peşkeş çekerek yapıyorsunuz.”

    “60 MİLYON METREKARA KAMU ARAZİSİ TAHSİS EDİLECEK”
    “2021-2023 döneminde Hükûmet, hazine arazilerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında önümüzdeki üç yılda yatırımcılara 60 milyon metrekare arazi tahsis edecek. 2019 yılında turizm amaçlı toplam 164 turizm tesisinin irtifak hakkı süresi kırk dokuz yıla kadar uzatılırken 2,5 milyar lira gelir elde edildi. Ancak bu gelirin sadece 1 milyar TL’si tahsil edildi.”

    “17 YILDA 3,7 MİLYAR METREKARE KAMU ARAZİSİ ÖZELLEŞTİRİLDİ”
    Bunlar bir kenara, bir de kamu arazileri özelleştiriliyor. 17 yılda 3,7 milyar metrekarelik kamu arazisi özelleştirildi. 2003-2019 yılları arasında hazineye ait 2,1 milyar metrekare sözde orman vasfını yitirmiş alan, 971 milyon metrekare arsa, 586 milyon metrekare tarım arazisi elden çıkarıldı. Böyle giderse kamu arazisi kalmayacak. ‘Ülke parsel parsel satılıyor’ diyoruz ya, işte, tüm bunlar bu sözlerimizin kanıtı şeklinde.”

    “BABANIZIN TAPULU ARAZİSİ DEĞİL”
    “Kamu arazilerinin özel kullanımlara tahsis edilmesi, tahsislerinin önünün açılması ve özelleştirilmesi kamu yararına aykırıdır. Tüm bu araziler -adı üstünde- kamuya aittir, babanızın tapulu arazisi gibi tahsis edemezsiniz, özelleştiremezsiniz.”

    “KÜÇÜK ÖLÇEKLİ TURİZMCİLER DESTEKLENMİYOR” 
    Asgari ücret 2.324 lirayken yoksulluk sınırı 8.249 lira olmuş. Geniş tanımlı işsiz 9,6 milyon, Covid etkisiyle işsizlik ve iş kaybı 10,5 milyon olmuş. İstihdam 975 bin azalmış, ümitsiz işsiz sayısı yüzde 117 artmış. Bunlara çözüm bulmak yerine hâlâ arsa, arazi peşindesiniz. İşçilerin bile alın teri hakkı kıdem tazminatlarında gözünüz vardı da; Allah’tan bu ülkede hâlâ örgütlü işçi sınıfı var, onların tepkileri sayesinde yapmak istediğiniz düzenlemeyi geri çekmek zorunda kaldınız. Yurttaşın ekmek almaya parası yokken siz hâlâ yandaşların cebinin derdindesiniz. Salgın döneminde esnafın SGK ve vergi borçlarını -lütfeder gibi- üç ay ertelerken şimdi ise ödemek zorunda oldukları toplam 40 milyar lira SGK prim borcunu ve 29,4 milyar lira vergi borcunu ertelemiyorsunuz. Küçük ölçekli turizmcileri desteklemiyorsunuz ama hazine arazilerine peşkeş çektiniz. Parası olan kesime hâlâ teşvikler vererek makasın ağzını iyice açıyorsunuz. Bu düzen böyle gitmez ama siz gideceksiniz.”

  • Emekçinin maaşı eline geçmeden vergilerden geçiyor

    Emekçinin maaşı eline geçmeden vergilerden geçiyor

    ÖTV başta olmak üzere vatandaşlardan alınan dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının azaltılması ve doğru vergi sistemlerinin belirlenmesi için İYİ Parti’nin araştırma komisyonu kurulması talebi MHP ve AK Parti’nin oylarıyla reddedildi. 

    Önergeyle ilgili CHP grubu adına Meclis Genel Kurulunda konuşma yapan Adalet Komisyonu üyesi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül vergi adaletinin, verginin bireyler arasında hakkaniyetli ve eşit bir şekilde dağıtılmasını, tabana yayılmasını amaçladığını belirterek “Ama ülkede simitte bile yüzde 8 vergi var. İşçinin emekçinin maaşı eline geçmeden vergilerden geçiyor” dedi. 

    ASGARİ ÜCRETLİYE VERGİ MUAFİYETİ YOK 
    11 Nisan 2020’de Resmi Gazete’de yayınlanan kararla KİT Yönetim ve Denetim Kurulu maaşlarına vergi muafiyeti getirildiğini hatırlatan Bülbül, “Brütü 2 bin 943 lira olan asgari ücrette yurttaşın eline geçen 2 bin 324 lira 70 kuruş. Aradaki fark SGK primine, işsizlik sigortası fonuna, gelir vergisine, damga vergisine gidiyor. Asgari ücretliye muafiyet yok” dedi. 

    KALYON’A VERGİ MUAFİYETİ !
    Çiftçiye verilen destekleme primlerinden bile yüzde 2-4 oranında vergi alındığını belirten Bülbül, Ticaret Bakanlığının yayımladığı tebliğiyle Ülker’e, Türk Hava Yollarına, Kalyon’a, Alselsan’a, hatta katar ortaklığı olan BMC şirketine milyarlarca lira vergi muafiyeti sağlandığını söyledi. 

    RAKİDAKİ ÖTV SAHTECİLİĞİN ÖNÜNÜ AÇIYOR
    Bülbül, geçtiğimiz aylarda sahte alkol nedeniyle hayatını kaybedenleri de hatırlattı. “70’lik rakıyı ÖTV ve KDV’lerle 160 liraya çıkarıyorsanız sahte rakılardan ölümlerin önünü açıyorsunuz demektir. ÖTV’yi düşüreceksiniz. Tek Adam rejiminin tanımı, krizlerden çıkamayan ekonomi, ağır vergi yükü, hayat pahalılığı, güven bunalımı, artan borçluluk, düşen alım gücü, önü alınamayan yolsuzluk, servet transferi ve sonunda adaletsiz düzendir. Makasın bu kadar açık olduğu bir düzende bu önerge çok da yerindedir” ifadelerini kullandı.

  • İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı’ndan teşekkür

    İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı’ndan teşekkür

    İYİ Parti İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Hayati Atlı Kuşadası Belediyesi’nin son dönem çalışmalarını değerlendirdi. Kuşadası Belediyesi’nin pandemi ve son olarak deprem felaketi sonrasında verdiği hizmetleri takdirle karşıladıklarını belirten Hayati Atlı, “Kuşadası Belediyesi  zor zamanlarda önemli işlere imza atmıştır. Vatandaş odaklı hizmet anlayışından vazgeçmeyerek başarılı bir sosyal belediyecilik örneği göstermiştir. Öncelikle 30 Ekim tarihinde Ege Denizi’nde meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremde kaybettiğimiz İzmirli vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavisi sürmekte olan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Bir daha benzer felaketlerin yaşanmaması temennisi ile depremin en çok hissedildiği yerlerden olan kentimiz Kuşadası’na bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. İzmir’de hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısını yüreklerimizde hissetmekle birlikte, tek tesellimiz kentimizde depreme bağlı ölüm, yaralanma ve yıkım vakasının olmamasıdır.
     
    İttifak ortağımız olan Kuşadası Belediyesi yönetimi, tıpkı koronavirüs pandemisi döneminde olduğu gibi bu zorlu süreçte de ivedilikle harekete geçerek üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Depremin olduğu ilk andan itibaren tüm birimleri ile birlikte hemşerilerimizin yanında olan Kuşadası Belediyesi, belirli noktalara 16 adet çadır kurulmasını ve çadır alanlarına üç öğün yemek, su ve yakacak ulaştırılmasını sağlamıştır. İhtiyacı olan vatandaşlarımıza 350 adet battaniye dağıtımı gerçekleştirmiş, geceyi dışarıda geçiren vatandaşlarımıza mobil ikram aracı ile 30 bin kase sıcak çorba dağıtmıştır. Bir yandan da Kuşadası Belediyesi’ne bugüne kadar yapılan 2738 ihbar doğrultusunda kent genelinde hasar tespit çalışmalarını sürdürmüş, ağır ve orta hasarlı binaların tahliyesini sağlayarak gidecek yeri olmayan 98 vatandaşımızı otellere ve tatil köylerine yerleştirmiştir. Kuşadası Belediyesi, bu süreçte depremzede vatandaşlarımızın mağdur olmalarına alsa izin vermeyerek takdire şayan bir sosyal belediyecilik örneği sergilemiştir.
     
    İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanlığı olarak, depremin ardından ilçemizdeki çalışmalara verdiği destek için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na, yürüttüğü ve halen yürütmekte olduğu çalışmalar nedeniyle Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e ve tüm Kuşadası Belediyesi çalışanlarına hemşerilerimiz adına teşekkürü borç biliriz.

  • CHP’li Güldenk’ten Nuri Güler’e tepki

    CHP’li Güldenk’ten Nuri Güler’e tepki

    Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler’in katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadelere Cumhuriyet Halk Partisi Köşk İlçe Başkanı Mehmet Güldenk’ten tepki geldi. Başkan Güldenk, “Lafla peynir gemisi yürümez, şöyle yapacağım, böyle edeceğim demekle yapılması gereken iş gerçekleşmez iş ancak yapılmakla olur Nuri Bey” dedi.

    CHP Köşk İlçe Başkanı Mehmet Güldenk yaptığı yazılı açıklamada “Bir belediye başkanı düşününki ilçesinde yapılan çalışmalardan habersiz, ilçesinde ne yapılıyor, hangi çalışma yapılıyor bilmiyor. Bir mikrofon gördü mü başlıyor konuşmaya. Aslında AKP’de bu moda oldu. Halkın içine girip konuşamıyorlar, halkın olmadığı sabah programlarına çıkıyorlar.” dedi.

    Güldenk açıklamasını şöyle sürdürdü: “İlçemin Belediye Başkanı Nuri Güler bir sabah programında ASKİ hantal davranıyor demiş. Nuri Bey ASKİ Köşk’te 115 km altyapı çalışması yaptı, yapmaya da devam ediyor. Bunlar senin tahmin edemeyeceğin ufkunun alamayacağı yatırımlar.
    Köşk’te atık su arıtma tesisi yok yer sorunu vardı ben çözdüm demişsin. Birde bunu övünerek söylemişsin. Bu arıtma yerine ASKİ Genel Müdürlüğü arıtma yapmak için, halka hizmet için 2016 yılında Köşk Belediyesi’nden tahsisini istedi, bir yazı işleri müdürlüğü ile görüş doğruyu öğren, Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp Nuri Bey… Köşk belediyesi ne yaptı, halka hizmet için arıtma tesisi olarak ayrılmış o yeri ASKİ Genel Müdürlüğü’ne ancak para ile satarak veririm dedi ve konu mahkemeye taşındı. 3 – 4 yıl mahkeme sürdü ve ondan sonra çözüldü. Arıtma yeri kamulaştırma bedeli ödenerek ASKİ Genel Müdürlüğü’ne geçti. Yani ASKİ halka hizmet için Köşk Belediyesi’nden yer satın aldı ve bu konu hukuki yolla çözüldü.

    Sen demişsin konuyu ben çözdüm. Senin hukuk üstünde bir gücün mü varda biz onu görmüyoruz. Ama merak etme arıtmanın projesi bitmek üzere 2021’de yapımına başlanacak.

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun olduğu yerde halka hizmet olur çalışma olur. Lafla peynir gemisi yürümez, şöyle yapacağım, böyle edeceğim demekle yapılması gereken iş gerçekleşmez iş ancak yapılmakla olur Nuri Bey.”

  • Seçim Kanunu değişikliği için hazırlıklar tamamlandı

    Seçim Kanunu değişikliği için hazırlıklar tamamlandı

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebi doğrultusunda, Seçim Kanunu’nda yapılacak değişikliklerin 5 başlıkta toplandığı ifade edildi. Erken seçim çağrılarının dillendirildiği zaman diliminde AKP tarafından hazırlığı tamamlanan bu düzenlemeye göre, ittifak içinde yer alan partilere de baraj engeli çıkartılacak. Ayrıca, Meclis’te grup kurmak için gerekli olan vekil sayısı da artırılacak.


    Birgün Gazetesi’nin haberine göre; AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi iktidarını korumak için talimatını verdiği Seçim Kanunu değişikliğinde son aşamaya gelindiği öğrenildi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığındaki komisyon, Seçim Kanunu’nu ‘başkanlık sistemiyle uyumlu hale getirmek’ amacıyla yapılacak değişiklikleri 5 başlıkta topladı.

    Sabah’ta yer alan habere göre, Yazıcı başkanlığındaki komisyonun belirlediği 5 başlık şu şekilde:

    1) İttifaklar için seçim barajı
    2) Milletvekillinin bir partiden diğer partiye geçiş için bekleme süresi
    3) Meclis’teki grup kurmak için yeterlilik sayısı
    4) Dar bölge daraltılmış bölge seçim sistemleri
    5) Muhtarlık seçimlerinin yerel yönetim seçimleri ile değil başka bir günde yapılması

    Genel hatları belirlenen taslağa göre; ittifak içinde ve dışında farklı baraj uygulanması gündemde. Bu barajın 5’in altında 7’in üstünde olmaması düşünülüyor. Yani bir parti ister ittifak yapsın ister yapmasın en az yüzde barajına sahip olması gerekiyor.

    PARTİ DEĞİŞTİRMEYE YIL ŞARTI
    Milletvekillerinin bir partiden başka bir partiye geçmeleri için de belli süre öngörülüyor. En son 2018 seçimlerinde yasalardaki boşluk nedeniyle seçimlere az bir zaman kala İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığına aday olması için 15 CHP’li vekil İYİ Parti’ye geçmiş, Akşener’in adaylığı kesinleşince tekrar partilerine geri dönmüştü.

    AKP, Erdoğan’ın önüne engel çıkmaması için, milletvekillerinin parti değiştirmesine yıl şartı getirmeyi planlıyor. Bunun için de seçimlere 1 sene kala ya da seçim kararı alındıktan sonra milletvekili geçişlerinin olmamasına ilişkin düzenleme yapılması öneriliyor. Yeni sistemde vekil sayısı 550’den 600’e çıktığı için grup kurma sayısı olan 20 milletvekili şartının 30’a çıkarılması planlanıyor.

    MUHTARLIK SEÇİMLERİ İÇİN ÖZEL AYAR
    AKP, özellikle büyükşehirlerde muhtarlık seçimlerinin seçim sonuçlarını çok yakından etkilediği görüşünde. Parti kaynakları, muhtarlık seçimleri için vatandaşların kendi yakınları seçilsin diye yaşadıkları büyükşehirlerden nüfus kaydını alarak memleketine taşıdığını, bunun da seçim sonuçlarını etkilediğine dikkat çekiyor.

    Taslakta bununla ilgili de önemli bir değişiklik öngörülüyor. Bunun için yerel seçimlerle aynı anda yapılan muhtarlık seçimlerinin, 1 yıl önce veya 1 yıl sonra yapılması düşünülüyor. Yine muhtarlık seçim sisteminin tamamen değiştirilmesi, diğer seçimlerde kullanılan pusula sistemine geçilmesi, muhtarların aday olup olmayacaklarının 10 gün önceden YSK tarafından kesinleştirilmesi gibi köklü değişiklikler öngörülüyor. AKP kaynakları, “Muhtar seçiliyor, mazbatasını almaya gidiyor, sabıkası olduğu için mazbata alamıyor. Bu durumda birçok muhtarlık seçimleri yenilenmek zorunda kalıyor. Yeni sistemde tıpkı diğer seçimlerde olduğu gibi aday olup olamayacağı seçimden önce kesinleşecek” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Sertel; İzmir kırmızı alarm veriyor!

    CHP’li Sertel; İzmir kırmızı alarm veriyor!

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, kamuoyundan gizlenen verilere ulaştı. Ege Üniversitesi’nde 6 Kasım’da yapılan 5 bin 236 testin bin 177’sinin pozitif, 8 Kasım’da yapılan 5 bin 61 testin bin 454’ünün pozitif çıktığını belirterek, “Covid testine başvuranların yüzde 28.7’sinde hastalık görülüyor. İzmir kırmızı alarm veriyor” dedi.

    Halk Sağlığı laboratuvarları ve diğer hastanelerde yapılan test sonuçlarının hariç olduğunu vurgulayan Sertel, sadece Ege Üniversitesi Hastanesi’ne bakıldığında bile Sağlık Bakanı tarafından açıklanan rakamların doğruluğuna inanmanın mümkün olmadığını söyledi.

    SON ÜÇ GÜNDE EGE’DE POZİTİF SAYISI 2 BİN 885
    Ege Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan testlere ilişkin son üç günlük veriye ulaştığını dile getiren CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, ulaştığı verileri şöyle sıraladı:

    “6 Kasım Cuma günü 5 bin 236 test yapılmış. Bu testlerin bin 177’si pozitif. 7 Kasım Cumartesi yapılan 798 testten 254’ü pozitif. 8 Kasım Pazar günü yapılan 5 bin 61 testten ise bin 454’ü pozitif çıkmış. Yani sadece Ege Üniversitesi’ndeki son üç gündeki hasta sayısı 2 bin 885. Bu sonuçlar sadece Ege Üniversitesi Hastanesi’ne ait. Halk sağlığı laboratuvarları ve diğer hastaneler hariç. 8 Kasım Pazar günü Sağlık Bakanı Türkiye genelindeki hasta sayısını 2 bin 516 olarak açıkladı. Bunun yüzde 50’sinden fazlası İzmir’de ve tek bir hastanede ise İstanbul’da, Ankara’da ve diğer şehirlerdeki hasta sayısı çok mu az? En başından beri bu işte ve açıklanan rakamlarda yanlışlık olduğunu biliyoruz. Ama gerçek veriler ısrarla halktan gizleniyor. Nasıl ‘ekonomi iyi, pik yaptı’ demekle ekonomi iyiye gitmiyorsa, hasta sayısı az demekle de hastaların sayısı azalmıyor. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu var. İnsanlarımızı kandırmaya kimsenin hakkı yok. Öte yandan İzmir’deki hastanelerin yoğun bakımlarının da dolu olduğunu biliyoruz. Sadece üç günlük verilere bakıldığında bile İzmir’deki pozitif hasta sayısında ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. İzmir kırmızı alarm veriyor. Depremden sonra bir de virüs vuracak İzmir’i. Yetkilileri doğruları açıklamaya ve gerekli önlemleri almaya davet ediyorum.”

  • Bülbül; Yasakçı düzen halkın gerçekleri öğrenmesini istemiyor

    Bülbül; Yasakçı düzen halkın gerçekleri öğrenmesini istemiyor

    CHP’nin yayınladığı “Kıdem Tazminatında Fon Aldatmacası” ve “Arpalık Aile Şirketi…” adlı iki kitap hakkında verilen toplatılma kararı sonrasında açıklamada bulunan CHP Aydın Milletvekili ve Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, “Yurttaşa doğru bilgiyi vermemiz engellenmeye çalışılıyor, AKP iktidarı anayasal suçlarına devam ediyor” dedi.

    SESİMİZİ SUSTURMA AMACINIZ GERÇEKLEŞMEYECEK
    İktidarın sopası olan ve neredeyse özel yetkili olarak çalışan sulh ceza hakimlikleri her gün yeni bir skandala imza atıyor. Bugün CHP’nin halka doğru bilgiyi vermesi, özgürce siyaset yapması engelleniyor.  Nevşehir Sulh Ceza Hakimliği vermiş olduğu toplatma kararında “Kitap içerisinde yer alan yazı, yorum ve görsellerin bir siyasi partiye mensup kişileri, kamu görevlilerini ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı demokratik ve siyasi etik ilke ve teamüllerin sınırları aşılmak suretiyle tenkit edilerek icra edilen eylemlerin farklı seçmen kitlesi bulunan iki ayrı partinin temsilcilerini ve seçmenlerini kin ve düşmanlığa tahrik edebilecek nitelik taşıması” gerekçesini gösterdi. Mahkeme kararında eleştiri sınırının aşıldığı ifade edilmişken saray iktidarı artık ülkemizde tükenme noktasına getirdiği hukuku katlediyor. Sadece yargıda değil her alanda demokrasi, etik ilkeler, teamüller gibi kavramları AKP tüketeli çok oluyor. Bir mahkeme kararıyla ana muhalefet partisinin bile siyasi faaliyeti engellenmeye çalışıldı. İktidar hukuksuzluklarına hukuksuzluk katarak açıklarını kapamaya çalışıyor. Sesimizi susturma, siyasi irademizi sönümlendirme amaçlarınız gerçekleşmeyecek ama verdirttiğiniz bu karar tarihinize çoktan kara bir leke olarak yazıldı.

    AKP İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATINA GÖZ KOYDU
    CHP’nin kurumsal yayını olan bu iki kitap hakkında neden bu kararın çıktığı ise çok açık. Uygulanan yasakçı düzeniniz halkın gerçekleri öğrenmesini istemiyor. Mecliste görüştüğümüz işsizlik sigortası kanunundaki değişiklerle AKP, işçiye uygulanan emek sömürüsünü desteklerken kıdem tazminatına el koymak istiyor.  Tek adam rejimi istihdam sorunun çözülmesini işverenlere vereceği ayrıcalıklar ile çözmek faturayı işçiye kesmek istiyor. Mağdur olan her zaman işçiyken, haklarını alamazken halen işverene yönelik teşvikler yardımlar devam ediyor. İktidarın kıdem tazminatını yok etmek isteğine baktığımızda gerçekleri açıklayan bu kitabın yasaklanmasına şaşmamalı. Uygulanan bu yasakçı düzene hep birlikte son verecek ve tek adam rejiminin gasp ettiği haklarımızı yeniden kazanacağız.

  • Tezcan, Aydın çiftçisinin sesi oldu

    Tezcan, Aydın çiftçisinin sesi oldu

    Geçtiğimiz aylarda pamuk çiftçisinin sorunlarını tarlada, besi üreticisinin sorunları çiftlikte dile getiren CHP Parti Meclisi Üyesi Aydın Milletvekili Bülent Tezcan Aydın çiftçisinin sorunlarını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye tek tek anlattı.

    Tezcan, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe komisyonunda yaptığı konuşmada, çiftçinin her gün daha fazla yoksullaştığını söyledi. 

    Tezcan, Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın ‘Ben dövize bakmıyorum’ sözlerini hatırlatarak, “Siz Tarım Bakanısınız. Çiftçi diyor ki: ‘Bu girdiler dövizle ve ben zarar ediyorum.’ Siz buna bakmak zorundasınız” şeklinde konuştu.

    Aydın Ziraat Odaları Başkanlarının katılımıyla Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından hazırlanan Aydın’ın tarımsal sorunlarına ve çözüm taleplerine ilişkin rapordaki bilgi ve talepleri komisyonda dile getiren Tezcan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye de raporun bir kopyasını verdi. 

    ‘HAZİNE BAKANI DÖVİZE BAKMIYOR AMA SİZ BAKMAK ZORUNDASINIZ’
    Raporun ilk olarak, “Dışarıdan dövizle ithal edilen gübre, zirai mücadele ilaçları, elektrik ve benzeri girdi fiyatlarının fazla yükselmesi nedeniyle zarar ediyoruz” görüşünü dile getirdiğini söyleyen Tezcan, Hazine Bakanı diyordu ya ‘Ben dövize bakmıyorum’ diye; Hazine Bakanı dövize bakmayabilir, Hazine Bakanı yol, köprü müteahhitlerinin gelirine bakabilir onların geliri dövizle olduğu için ama siz Tarım Bakanısınız. Çiftçi diyor ki: ‘Bu girdiler dövizle ve ben zarar ediyorum.’ Siz buna bakmak zorundasınız” şeklinde konuştu. 

    Tezcan şunları kaydetti:
    “Aydın’da sulama yatırımlarının bir an önce tamamlanması gerekiyor. Özellikle destekleme konusunda çiftçinin çok önemli ve ciddi bir talebi var. Destekleme mantığını tamamen değiştirmek gerekiyor. Çiftçiye ekim zamanından önce desteği vermek zorundayız ve o desteklerden kesilen vergi kesintilerinin de kesilmemesini talep ediyor çiftçilerimiz.
    Aydın çiftçisi pamukta ve dane zeytin ile zeytinyağında verim kısıtlamalarının kaldırılmasını talep ediyor. Aydın bölgesinde kurutmalık sarı lop incire alan bazlı destek talebi var.

    Özellikle organik tarımda, iyi tarımda, dördüncü yılda desteğin kaldırılması çiftçinin çok ciddi mağduriyetine neden oluyor. Bunun düzenlenmesi ve desteğin kaldırılmaması gerekiyor.

    Çiftçilerin bu süreç içerisinde artan borçları nedeniyle esaslı bir borç yapılandırmasına ihtiyaçları var. Bu çerçevede hem kredi borçları hem de diğer elektrik ve benzeri borçlarının faizsiz, uzun vadeye yayılarak yeniden yapılandırılmasını talep ediyoruz.

    PAMUK EKİM ALANLARI DARALDI
    Aydın’da Ak Parti döneminde 20 bin hektar alanda artık pamuk ekilmiyor. 65 bin hektardan 45 bin hektara düştü. Çiftçiyi desteklemek ve özellikle son dönemde Aydın çiftçisi, pamukta kırmızı örümcekten meydana gelen ürün kaybını da tazmin etmek üzere, özel bir girişim bekliyor. Bu çerçevede, tarımı ayağa kaldıracak bir bütçe bekliyorduk ama onu göremedik.”

  • CHP’li Bülbül, Aydın’ın sorunlarını Bakan’a anlattı

    CHP’li Bülbül, Aydın’ın sorunlarını Bakan’a anlattı

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi görüşmeleri sırasında Bakan Bekir Pakdemirli’ye Türkiye Ziraat Odaları Birliği Aydın raporundan bahsetti. Bülbül, raporda Aydın’ın Nazilli ilçesinde son yıllarda kestane ağaçlarında görülen dal kanseri ve Ağaç Kızılkurdu hastalık ve zararlısının hızla yayılmakta olduğu ve ağaçlarda ciddi zararlar oluşturduğunun yer aldığını belirtti ve “Mücadele yöntemleriyle ilgili olarak Bakanlık ve üniversitelerin çiftçileri bilgilendirecek gerekli çalışmaları yapması gerekmektedir” dedi. 

    TARIM ÜRÜNLERİ AĞIR METAL ALTINDA 
    Bülbül, tarım ürünlerini olumsuz etkileyen bir başka unsurun JES’lerden olduğunu söyledi.  Bölgede bulunan jeotermal enerji santrallerinde kullanılan, içeriğinde ağır metal ve bor bulunan atık sularının Menderes Nehri’ni kirlettiğini, tarımsal sulamada kullanıldığında için toprak yapısını bozduğunu belirtti. Bülbül “Koruma önlemleri alınmadan ve denetimsiz bir biçimde sürdürülen JES enerji yatırımlarının tarım alanlarına olumsuz etkileri şu ana kadar göz ardı edildi. Bu durum tarım yapılacak alanların giderek daralmasına yol açıyor. Ayrıca jeotermal tesislerin buharları bölgede nem oranını artırmakta ve ürün kalitesinde bozulmalara neden olmakta. Bölgede kanser ve solunum yolu hastalıkları da giderek artmaktadır dedi.

    DENİZ PATLICANLARININ AVLANMASI YASAKLANSIN 
    Aydın’ın bir başka sorunu olan deniz patlıcanı avından da bahseden Bülbül, “Deniz ekosisteminde çok önemli görevleri vardır. Bir deniz patlıcanı 150 bin ton deniz kumunu temizleyebiliyor. Ancak deniz patlıcanı avı bu ekosistemi bozmaktadır. Bu nedenle deniz patlıcanına avlanma yasağının getirilmesi gerekmektedir ve kaçak avların caydırılması için cezalar arttırılmalıdır.  

    ET VE SÜT KURUMU PİYASAYI DENGELEMELİ 
    Yem fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeniyle Aydın’da hayvancılığın da sürdürülebilir olmaktan çıktığını belirten Bülbül, bu nedenle yurttaşların hayvanlarını kesmek zorunda kaldıklarını söyledi. Bülbül, Et ve Süt Kurumunun devreye girerek piyasayı mutlaka dengelemesi gerektiğini belirtti.

  • Bülbül; Böyle giderse Aydın’da mera kalmayacak

    Bülbül; Böyle giderse Aydın’da mera kalmayacak

    Aydın’ın Karpuzlu ilçesine bağlı Ömerler köyünde bin 200 dönüm mera arazisinde maden arama çalışmaları başlatıldı. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, hem hayvancılıkla geçinen köylülerin zor durumda olduğunu hem de endemik bitki olan gargan otunun neslinin tehlikeye girdiğini söyledi. 

    Aydın’da Temmuz ayında 12 ayrı alanda toplam 9 bin 961 hektar alanda maden arama faaliyetleri için ihale ilanına çıkılmıştı. Geçtiğimiz günlerde ise Karpuzlu ilçesine bağlı Ömerler köyünde bin 200 dönümlük mera alnında maden arama faaliyetlerinin başladığı ortaya çıktı. 

    Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, mera alanında yapılacak çalışmaların köylülerin geçim kaynağı olan hayvancılığın bitmesine neden olacağını belirterek, “Yaklaşık 600 yurttaş bu meradan geçimini karşılıyor. Mera Kanunu’na göre meralar hayvancılık faaliyetine özgülenmiştir. Başka bir faaliyet gerçekleştirilemez. Yandaş cebini dolduracak diye yurttaşın aç bırakılması kabul edilemez” dedi.

    ENDEMİK BİTKİNİN NESLİ TEHLİKEYE GİRECEK
    Mera alanı ve çevresinde 10 bin arı kovanının da olduğunu belirten Bülbül, “Ünlü gargan balı da bu alanlarda üretiliyor. Madencilik faaliyetleri endemik bir bitki olan karabaş otu olarak da bilinen gargan otunun neslini tehlikeye sokacaktır. Kısaca yapılan faaliyetlerin ekolojik kıyıma neden olacağı açıktır” dedi.

     
    EKOLOJİK HASARIN ARAŞTIRILMASI YAPILDI MI? 
    Konula ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na soru önergesi veren Bülbül, Bakan Fatih Dönmez’e şu soruları yöneltti. 
    1- Aydın’da 2015-2020 yılları arasında kaç mera arazisinde maden faaliyetleri için tahsis değişikliği için talepte bulunulmuştur? Bu alanlar toplamda kaç dönümdür?
    2- Ömerler köyünde bin 200 dönümlük mera arazisinde maden arama çalışmalarının yapılmasının bölgede oluşturacağı ekolojik hasarın araştırılması yapılmış mıdır? Yapılmış ise araştırmanın sonucu ne olmuştur? 
    3- Bölgede yetişen ve endemik bir bitki olan gargan bitkisinin maden arama çalışmaları kapsamında neslinin tükeneceği yönünde görüşler vardır. Bu konu ilgili kamu kurumlarından tavsiye görüşü alınmış mıdır? 
    4- Bu alanda izinsiz sondaj yapıldığı iddia edilmektedir. Mera tahsis değişikliği yapılmış mıdır? 

  • İYİ Parti Aydın Teşkilatından Kuşadası teşkilatına geçmiş olsun ziyareti

    İYİ Parti Aydın Teşkilatından Kuşadası teşkilatına geçmiş olsun ziyareti

    Aydın İYİ Parti il teşkilatı ve ilçe başkanları il başkanı Süleyman Demirci başkanlığında Kuşadası ilçe teşkilatına yaşanan deprem felaketi sonrası geçmiş olsun ziyaretinde bulundular.

    Toplantıya Kuşadası Belediyesi Encümeni üyeleri Volkan Alkış ve Özgün Limoncu da katıldı. İl başkanı Süleyman Demirci zor günlerde dayanışmanın öneminden söz ederek, teşkilat olarak Kuşadası için ne talep edilirse yardıma hazır olduklarını söyledi.

    Toplantıya katılan Kuşadası Belediye Encümeni üyeleri Volkan Alkış ve Özgün limoncu ilk andan itibaren alınan tedbirleri ve yapılan yardımları anlattı.

    Kuşadası İyi Parti Gençlik Kolları Başkanı Ramazan Korkmaz ise deprem sonrası gençlik kolları olarak derhal ihtiyaç malzemelerinden oluşan araçlar ile İzmir’e hareket ettiklerini orada yardım malzemelerini depremzedelere dağıttıklarını anlatırken, yardım malzemesinin toplanmasında destek sağlayan başta Kuşadası Belediye Başkanı olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür etti. Faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti.

    Kuşadası İyi Parti İlçe Başkanı Hayati Atlı da destekleri ve nazik ziyaretleri için Aydın il teşkilatı ve ilçe başkanlarına teşekkür ederek bu dayanışmanın önemini vurguladı.

  • Aydın Milletvekili Bakan’a sordu; Eğitimden memnun musunuz?

    Aydın Milletvekili Bakan’a sordu; Eğitimden memnun musunuz?

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a “Sayın Bakan 10.07.2018’de göreve başladınız. 27 aydır görevdesiniz. Acaba şimdi milli eğitimin geldiği noktadan memnun musunuz?” dedi. 

    Bülbül, 18 yılda 7 bakan ve eğitim adına 20 reform açıklandığını ve bugün de eğitimde yeniden reform yapılması açıklamalarının eğitimde başarısızlığın bir kanıtı olduğunu söyledi.

    Bülbül, 2002 yılında 24 çeyrek altın karşılığı maaş alan öğretmenlerin bugün maaşlarının 5 çeyrek altına düştüğünü ve 19 çeyrek altının eksildiğini belirtti.  Bunun tamamen öğretmenin ekonomik olarak çöküşünü ortaya koyduğunu belirten Bülbül, “Atanamayan öğretmenler var. Atanamayan intihar eden öğretmenler var. Bu çocuklar ne olacak. KHK’dan dolayı dışarda olan öğretmenler var. Hukuk işlemiyor. Adalet işlemiyor. Fırsat eşitliği yok, eğitimde demokrasi yok, eğitimde, liyakat yok, eğitimde adalet yok” dedi. 

    YÖK Başkanı Yekta Saraç’a hitaben üniversite rektör atamalarından liyakat olmadığını, emir ve itaatin olduğunu belirterek Bülbül, AKP’li milletvekillerinin rektör olarak atandığını söyledi. 

    Bakan’a da “dayanıksız olduğu tespit edilen kaç olur vardır? İllere göre dağılımı nedir? Güçlendirme çalışmaları yapılmakta mıdır? Diye sordu.  

  • CHP’li Bülbül;  Açıklamalar siyasi ahlaktan yoksundur

    CHP’li Bülbül; Açıklamalar siyasi ahlaktan yoksundur

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, AKP’li Rıza Posacı’nın bir televizyon programında yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. 

    Posacı’nın sözlerinin siyasi ahlaka sığmadığını belirten Bülbül “Öncelikle Sayın Posacı’nın ‘Pavlov’un köpeği’ benzetmesi siyasi etik ve ahlak açısından çok yoksun bir açıklama. Dolar, Euro almış başını gitmiş, insanlar Hazine ve Maliye Bakanına tepki gösteriyor. Tüm AKP’li vekiller destek açıklaması yapıyor. Meclis’te  Cumhurbaşkanlığı ile ilgili bir soru dile getiriliyor AKP’li vekiller yerlerin kalkıyor, hakaretler havada uçuşuyor. AKP’li belediye başkanlarının, valilerin skandalları ortaya çıkıyor. AKP’li vekillerden destek açıklamaları geliyor. Şimdi etik ve ahlak dışı aynı benzetmeyi biz de mi yapalım? Bu doğru değil. Sayın Posacı’nın bu dili kabul edilemez. Toplumu ayrıştıran bu dil sadece AKP’nin dilidir. Yazık.”

    TARIM DESTEĞİ LÜTUF DEĞİL ÇİFTÇİ HAKKI
    Bülbül, Posacı’nın tarıma verdikleri destekleri anlatmasıyla ilgili de konuştu. “Tarımda yapılan desteklemeleri birer lütufmuş gibi sunmaları büyük ayıp. Bu destekleri kimse cebinden babasının hayrına vermiyor. Bu destekler vatandaşların vergilerinden toplanan paralarla veriliyor. Yani vatandaşın hakkı olan destekler bunlar. Ayrıca verdikleri 60 kuruş destek hangi çiftçiyi ihya etmiş? Çiftçiler hala borç içinde” dedi. 

    JES’LERLE AYDIN’I BİTİRDİLER
    Aydın’da Hidrojen Sülfür gazının koktuğunu belirten Bülbül, “JES’lerin ekonomik faydasından önce, ortaya çıkan kimyasalların insan hayatı, tarımsal ürünler ve ekosistem üzerindeki etkilerini konuşan yok. Havadaki kükürt oranı yükselmiş, tarımsal ürünlerde ağır metal artıkları tespit edilmiş, bölge halkında kanser vakaları artmıştır ama hala AKP JES’leri savunuyor, JES’lerin verdiği tahribatı örtmeye çalışıyor. Birilerini ‘sert sözle uyarmak’ AKP’nin çözümü olabilir. Ama Aydın’ın çözümü değil” dedi.

    LAF DEĞİL İŞ YAPMAK LAZIM
    Bülbül, Aydın’da yatırımların olmamasını da Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğuna bağlayan Posacı’ya şu yanıtı verdi:

    “AKP, Aydın’da her seçim döneminde bir takım vaatlerde bulunuyor ancak bunların hepsi seçimden sonra unutuluyor” diyen Bülbül, “Şimdi ise bunların olmamasının nedenini de Büyükşehir Belediyesine bağlıyor. Aydın-Denizli otoyolu 8 kere ihaleye çıktı. Burada Yap-İşlet-Devret modeli uygulamak isteyen iktidar vatandaşa geçmediği yolun parasını ödetme, şirketlere peşkeş çekme derdinde. Buna rağmen yol ortada yok, adliye ortada yok, hızlı tren ortada yok. Ama hala maden sahaları için meralar, ormanlık alanlar ihaleye çıkıyor, devlet hastanesinin yetersizliği giderilmiyor, depreme dayanıksız okullar güçlendirilmiyor. Peki tüm bu olumsuzluklarda iktidarın sorumluluğu nerede? Artık laf değil iş lazım. Aydın devlet yatırımları konusunda 81 il içerisinde 77. Sırada. 18 yıldan beri tek başına iktidarsınız Aydın’a vereceğiniz bir şey kalmamış, Millet bahçesi yapmaya devam etmekten başka! Gençler işsiz siz hala çamur atıp laf yapıyorsunuz. Az kaldı sandıkta ilk seçimde gideceksiniz” ifadelerini kullandı. 

  • Başkan Çankır: Bizde biat kültürü yoktur

    Başkan Çankır: Bizde biat kültürü yoktur

    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Başkanı Ali Çankır, AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı’nın katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Başkan Çankır, Milletvekili Posacı’ya “Sizde olduğu gibi bizde biat kültürü yoktur.” dedi.

    AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı, Aydın’da yayın yapan bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında CHP örgütleri hakkında açıklamalarda bulundu. Posacı’ya CHP’den çok sert tepkiler geldi. Yazılı bir açıklama yapan CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır ise Posacı’yı soru yağmuruna tuttu. 
    Başkan Çankır, “Milletvekili Rıza, sizin kim olduğunuzu bu halk çok iyi biliyor. Açıklasana deprem vergileri nereye gitti? Kızılay’da toplanan yardım paraları nereye gitti? Deprem vergileriyle toplanan paralar nereye harcandı? Koronavirüs döneminde belediyeler yardım topladı biz bunlara bloke koyarak halka ulaşmasını engelledik desene! Çıkan yangınlar araştırılsın diye verdiğimiz önergelere ret cevabı verdiğinizi açıklasana! FETÖ’nün siyasi ayağı araştırılsın dediğimizde neden ret cevabı verdiğinizi açıklasana! Halka yaptığınız yardımların bile nereye gittiği belli değilken halkı faizle bankalara borçlandırarak yanında olduk desene” dedi.

    Posacı’nın, Halktan kopuk siyaset kültürüyle, katıldığı bir televizyon programında kendine yakışan tarzda açıklamalarla yine hakaret, yalan ve yanlış bilgilerle ekranları süslediğini belirterek şunları söyledi:

    “Milletvekili Rıza, yine gündeme gelebilmek, bir şeyler yapıyor gibi gözükmek için haksız ve yanlış eleştirilerde bulunmuş. Kendi yapamadıkları hizmet işini, işinin ehli insanları suçlayarak geçiştirmeye üstünü örtmeye çalışıyor.
    Milletvekili Rıza, sizin kim olduğunuzu bu halk çok iyi biliyor. Açıklasana deprem vergileri nereye gitti? Kızılay’da toplanan yardım paraları nereye gitti? Deprem vergileriyle toplanan paralar nereye harcandı? Koronavirüs döneminde belediyeler yardım topladı biz bunlara bloke koyarak halka ulaşmasını engelledik desene! Çıkan yangınlar araştırılsın diye verdiğimiz önergelere ret cevabı verdiğinizi açıklasana! FETÖ’nün siyasi ayağı araştırılsın dediğimizde neden ret cevabı verdiğinizi açıklasana! Halka yaptığınız yardımların bile nereye gittiği belli değilken halkı faizle bankalara borçlandırarak yanında olduk desene!

    Milletvekili olmuşsun ama derdin kadın ve gençlik kollarımız mı? Kadın ve gençlik kollarımız hakkında ettiğin laflarla ilgili sana bir kaç şey hatırlatmak isterim. Bu memleketin ne kadını ne genci hakaret karşısında, ne haksızlık karşısında susmaz. Sizde olduğu gibi bizde biat kültürü yoktur. 
    Kadınlarımız da, gençlerimiz de, ilçe başkanlarımız da özgürdür, Söyledikleri sizin hoşunuza gitmese de nerede nasıl konuşacağını çok iyi bilir. Kadın kollarımız ve gençlik kollarımız, ilçe başkanlarımız haksızlıklara karşı haykırmaya devam edecekler. Her daim onların yanındayız.

    İzmir’de yaşanan depremden dolayı kulağımız gözümüz orda iken siyasi rant peşine düşerek, halkı yine görmezden gelmeniz sizler adına utanç verici bir durum olsa da yüzünüz kızarmadığı için hep aynı senaryolar üzerinden açıklamalarınıza devam ediyorsunuz.

    Derdinizin büyükşehir olduğunu, büyükşehiri kazanıp, cemaatlere,rantçılara peşkeş çekeceğinizi çok iyi biliyoruz. Halkın olanı halktan alamayacaksınız. Seçim zamanı geldiğinde halk sandıkta gereken dersi size verecek!!! Ama böyle yalanlarla, hakaretlere hele  kadınlarımıza, gençlerimize karşı söylemlerinize dikkat edin. Burası Aydın, aydın insanların kenti. Sevginin ve hoşgörünün memleketi. Seviyenizi Aydın’a göre ayarlayın.” dedi.

  • CHP’li Mersin'den AKP'li Posacı'ya: Kişi kendinden bilirmiş misali

    CHP’li Mersin'den AKP'li Posacı'ya: Kişi kendinden bilirmiş misali

    Cumhuriyet Halk Partisi Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, canlı yayında çeşitli açıklamalarda bulunan AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı’ya tepki gösterdi. Başkan Mersin, “Kişi kendinden bilirmiş misali, sen ve karşındaki zat hangi ziller çalınca ne refleks veriyorsunuz oturun bir düşünün bakalım” dedi.

    Başkan Mersin açıklamasında, “Başarısızlığı, beceriksizliği, iş bilmezliği artık Aydın dağlarına yazılmış Posacı ile şıracı bir araya gelmiş, adeta içlerindeki cerahati çıkarmışlar. Sen kimsin ki CHP örgütlerine terbiye sınırlarını aşan, haddi, seviyeyi yerle bir eden cümleler kurabiliyorsun. Karşındaki de sözüm ona pas veriyor sana. Şimdi sorsalar teşbih yaptım dersin. Sana kurduğun o iğrenç ifadeyi misli ile iade ediyorum. Kişi kendinden bilirmiş misali, sen ve karşındaki zat hangi ziller çalınca ne refleks veriyorsunuz oturun bir düşünün bakalım. Hatta aranızda zil çalmadan takla atan güvercinler dahi var. Yatırımlarınızı bir türlü başlatamamanıza yeni bahane arıyorsanız da başka kapıya. Git o kurum amirlerine sor bakalım, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden gördükleri desteği başka herhangi bir yerden görmüşler mi? 18 yıl geçmiş daha ağzınızı onca proje bitti, neredeyse başlıyoruz, cekler caklarla açabiliyorsunuz. Hep söylüyorum ille boş konuşacaksanız bir kereye mahsus konuşmamayı deneyin. Bakın zelzele olmuş, canlar kayıp gitmiş, hala bir umut bekliyor tüm Türkiye; kenetlenmiş, bir olmuş, siz hariç tabi! Lütfen ama lütfen şu içinizde tuttuğunuz necis sözlerinizi şu yaşadığımız afetin sizde açtığı en ufak bir yara varsa bir süre daha tutun. Bu zamana kadar necasetinizle yaşadınız biraz daha sabredin. Anladık enkaz altında kalan canlarımızla ilgilenmiyorsunuz ama susun. Ona buna pislik saçmak inanın şimdinin, şu anın işi değil… Saçtığınız pislikleri de temizlemek adına çıkın doğru düzgün özür dileyin özür” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Altıntaş; Seviyesizliğin de bir dozu olur

    CHP’li Altıntaş; Seviyesizliğin de bir dozu olur

    Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Barış Altıntaş, AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı’nın bir televizyon programında yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. CHP’li Altıntaş, “Gerçekten bırakın siyaseti, hayatın en basit alanında dahi iğrençliğin, seviyesizliğin bir dozu olur düzeyi olur. Düzeysizliğin düzeyi mi olur demeyin. Bir şeyi eleştirmek başkadır, hakaret başkadır, iğrençleşmek bambaşka…” dedi.

    CHP’li Altıntaş yaptığı yazılı açıklamada AK Parti Milletvekili Posacı’nın bu ifadeleri kullanırken henüz uykudan ayılamamış olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Bütün Türkiye, İzmir’e kenetlenmişken, iktidarı muhalefeti, toplumsal birliktelikle omzumuzu, bedenimizi, varlığımızı İzmir için seferber etmişken, bir milletvekilinin bu türden açıklamalarını ben başka türlü izah edemiyorum. O sözlerinizi size iade ediyorum Rıza Posacı. Gerçekten seviyesizlikte çıtayı uzaya koydun Aydın siyasetinde. Bravo… Ama bu başarını keşke şu felaketle yüzleştiğimiz zaman göstermeseydin bari.

    Hani gerçekten seni tarife zorlanıyorum ben. Bak şimdi oturduğun yerden herhangi bir televizyon kanalının birini aç; “o enkazlar da yeni mucize umudu” yazıyor. Ekranlar gerçekleşen mucizelerin resimleriyle dolu. Sen nasıl hastalıklı bir ruh halinin tezahürüsün de halen daha insanlara köpek benzetmesi yapıyorsun. Senin çalışma düsturun, olaylara bakışın bu mu Posacı? Senin orada böyle mi dönüyor bu işler? Eğer öyle ise lütfen açık yüreklilikle söyle, ben behamahal gereğini yapacağım. Yapacağım ki; tüm Aydın acımızı, umudumuzu, kederlerimizi bağladığımız İzmir’imize verdiğimiz zamanımızdan, emeğimizden çalma.”

  • AK Partili Posacı’ya bir tepki de CHP’li Ekiz’den

    AK Partili Posacı’ya bir tepki de CHP’li Ekiz’den

    AK Parti Aydın Milletvekili Rıza Posacı’nın katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamalara bir tepki de CHP Efeler Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz’den geldi. Başkan Ekiz, “Özür dileyebilecek kadar erdem sahibi olduğunuzu düşünsem, inanın gam yemem. Ama biliyorum ki sizde o da yok” dedi.

    CHP Efeler Kadın Kolları İlçe Başkanı Ekiz “Günlerdir şehrimizde de hissedilen, komşumuz İzmir’in, bizim, tüm Türkiye’nin canını yakan deprem ile ilgili didiniyoruz, koşuyoruz, gün bir olma, Türkiye olma günü diyoruz, gece gündüz enkaz altındaki kardeşlerimiz sağ salim sevdiklerine, bizlere kavuşsun diye beklerken AKP Aydın milletvekilinin iğrenç ötesi sözlerini müşahede ediyoruz.” dedi ve yazılı açıklamasına şöyle devam etti.

    “CHP kadın kollarına, gençlik kollarına böylesine seviye fukarası, böylesine rezil, böylesine kepaze ifadeleri nasıl kullanırsınız? Siyaset yapmanın da em bir adabı hem de zamanı yok mudur? Siz şöyle bir zamanda bu kadar iğrençleşebiliyorsunuz, insanlıktan nasibinizi hiç mi almadınız?

    Evvela memleketi ekonomik olarak bitirdiniz, batırdınız. Sonra pandemi silindir gibi geçti üzerimizden algı yöneteceğiz diye taklalar attınız. Şimdi bir afet yaşanmış kapı komşumuz bütün Türkiye bila istisna seferber olmuş; sizin şu ağzınızdan dökülen ifadelere bakın. Ayni ile mukabele etmeye inanın ne kadınlığım, ne de insanlığım cevaz vermiyor. Size yazıklar olsun. Allah müstehakkınızı versin diyebiliyorum.

    Özür dileyebilecek kadar erdem sahibi olduğunuzu düşünsem, inanın gam yemem… Ama biliyorum ki siz de o da yok… Sizi iğrenç ifadelerinizle baş başa bırakıyorum Posacı, bizim endişelendiğimiz kardeşlerimiz, omuz verdiğimiz komşularımız var, bir an olsun insan olduğumuz aklınıza gelirse, bizim kalbimizde, aklımız da, cismimiz de İzmir’de kardeşlerimizin yanında, bekleriz…”