Kategori: Siyaset

  • Denizli’de termik santral tepkisi büyüyor

    Denizli’de termik santral tepkisi büyüyor

    Tavas Avdan Mahallesi Muhtarı İlhan Kulaç, Denizli Büyük Menderes İnsiyatifi,  Denizli Barosu, TMMOB’ye bağlı Odaların Denizli Şubeleri, Denizli Tabip Odası, CHP Denizli İl ve Tavas İlçe Örgütü üye ve yöneticileri, CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’dan oluşan heyet termik santral projesinin kurulmak istendiği alanda incelemelerde bulunarak, halkla görüştü. 

    Geçtiğimiz hafta CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın 50 Bin civarında zeytin ağacının katledilmesine yol açacak itirazıyla gündeme taşıdığı kömürlü termik santral projesi, Denizli halkının tepkilerine neden oldu. Denizli’deki meslek odalarının Denizli Barosu, TMMOB’ye bağlı Odaların Denizli Şubeleri, Denizli Tabip Odası, CHP Denizli İl ve Tavas İlçe Örgütü yöneticileri, Avdan Mahallesi Muhtarı İlhan Kulaç, CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’dan oluşan heyet termik santral projesinin kurulmak istendiği alanda incelemelerde bulundu. 

    BU SENE 15 BİN FİDAN ZEYTİN AĞACI DİKİLDİ
    Proje sahası ve çevresinde tarımsal faaliyetlerde bulunulduğunu söyleyen Avdan Mahallesi Muhtarı İlhan Kulaç: “Burası zeytinlik alandır, burada termik santral kuramazsınız. Bu sene dahi  dikilmesi için 15 Bin fidan dağıttım. Bu arazilerde zeytinin yanı sıra buğday, arpa, nohut gibi her türlü tarımsal ürün yetiştiriliyor. Biz sağlıklı yaşam sağlıklı çevrede olur diyoruz ve termik santrale karşı çıkıyoruz” dedi.

    BÜTÜN CANLILARIN SAĞLIKLI YAŞAM HAKLARINA MÜDAHALEDİR
    Tüm dünyada Covid – 19 gündemi nedeniyle sağlıkla ilgili seferberlik ilan edilirken, Türkiye’de bu durumun bir fırsata çevrildiğinden yakınan Denizli Büyük Menderes İnsiyatifi Dönem Sözcüsü Mustafa Çallıca “Biliyoruz ekosisteme yapılan müdahale bütün canlılara yapılan müdahaledir. Doğanın bir hükmedeni değil, bir parçası olduğumuzu kabul edemedik. Ancak, son yıllarda bilim insanları Covid-19’un doğaya yapılan müdahalelerden kaynaklandığını ileri sürmekte. Gelecek 5 yılın en önemli konusunun ekosisteme yapılan müdahale olduğu bütün gelişmiş devletler tarafından dahil kabul edilmektedir. Ancak, ülkemizde bu duruma göz yumulmaktadır. Biz de havamıza, suyumuza, toprağımıza ve en önemli bütün canlı ve insanların sağlıklı yaşam haklarına karşı yapılacak bütün müdahalelerin karşısındayız. Bu coğrafyada yapılacak termik santral çalışmaların sonuna kadar takipçisiyiz.” dedi.

    KANUN AÇIK: ZEYTİNLİK ALANLARA 3 KM’DEN DAHA YAKINA TERMİK SANTRAL KURAMAZSINIZ
    Denizli Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Ozan Orpak “Denizli Barosu olarak, bu termik santralle ilgili sürece müdahil olduğumuzu kamuoyuyla paylaştık. Bölgede en az 10 yaşında olan bir çok zeytin ağacı mevcut. Zeytin mevzuatı açıktır. Bir zeytin bahçesine 3 Km’den daha yakın mesafede termik santrali kuramazsınız. Hukuk ayaklar altına alınıyor. Bir diğer husus, bu topraklar, faydalı tarım arazileridir. İnsanlar, binlerce yıldır  burada yaşamakta, bu topraklardan beslenmekteler. Burada doğa katledilmek istenmektedir.” Dedi. TUMMOB adına konuşan Cüneyt Zeytinci ise Türkiye’deki enerji sorununa dikkat çekerken ‘Enerji üretiminde dikkat edilmesi gereken en önemli şey çevresel etkiler olmalıdır. Termik santraller kamu yararı, bölge halkının menfaatleri, ekoloji ve sürdürülebilirlik açısından kesinlikle uygun yapılar değildir.” dedi.

    DENİZLİ TERMİK SANTRAL İSTEMİYOR
    CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, termik santral istemiyoruz itirazlarının ve haklı karşı çıkışların büyüdüğüne dikkat çekti ve tarımdan geçimini sağlayan bölgede termik santral faaliyete geçerse yılda 1 milyon ton kömür işleyeceğini ve 1 milyon 380 bin ton külü bırakacağı bilgisini verdi. Verimli tarım arazilerinin üzerini kaplayacak tonlarca külün sadece insan ve halk sağlığı açısından değil tarım alanlarını yok edecek olması nedeniyle de yarattığı risklere dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca, “Burada 10 yıl sonra ne tarım ne orman ne zeytincilik kalacak. 15 termik santralin bulunduğu illere bakıldığında çocuk onkoloji hastanelerinin kurulmaya başlandığı ortada. Çocuklarımız da amansız hastalıkların pençesine düşecek’ diyerek yetkilileri uyardı: ‘ÇED Raporundan öğrendiğimize göre termik santral ruhsat sahası 640 bin dönümlük alanı kaplıyor. Verimli tarım arazilerinin tam ortasında planlanan termik santrali Tavas istemiyor, Denizli istemiyor.” dedi.

  • Akşener'den ekonomi açıklaması

    Akşener'den ekonomi açıklaması

    Bir televizyon programına katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ekonomik program hazırlanması gerektiği üzerinde durdu. Akşener, “Bütüncül, kapsayıcı bir ekonomik programın Nisan ayında çıkması gerekir” dedi.

    Bilim Kurulu gibi ekonomik kurulun kurulması gerektiğini vurgulayan Akşener, “Ekonomide öne geçmiş bilim insanları, her siyasi partinin çok iyi ekonomistleri var. Milletvekilleri, bürokrasiden gelen önemli insanlar var. Bizlerden ve diğerlerinden bizlerden ekonomik program için yardım istenmeliydi, çağrılmalıydı. Korona sonrası için ekonomi programı yapılmalıydı” dedi.

    Meral Akşener, koronavirüs sonrası için ekonomi programı hazırladıklarını açıklayarak “Birkaç gün üzerinde çalışabilecek rötuş kaldı. Durmuş Bey var, Can Bey var. İsmail Tatlıoğlu var. Tarım’da fevkalade yetkin arkadaşlarımız var. Bu grupların altında, bu kişilerin ekipleri var. Yatırım bankacısından tutunuz, kalkınmayla ilgili arkadaşlarımız var. Çok genç de bir yapı var. Bu insanların en azından İYİ Parti açısından söylüyorum ortaya koyduğu bu ürünleri hiç kıskanmadan, yeter ki istensin biz vermeye hazırız. Ama damadı ikna edeceğini sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bülbül; Hazine arazileri yandaşlara peşkeş çekilecek

    Bülbül; Hazine arazileri yandaşlara peşkeş çekilecek

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, bazı hazine arazilerinin ağaçlandırılması adı altında iktidara yakın şirket ve kişilere en az 49 yıllığına kiralanacağını belirterek uygulamanın yanlış olduğunu söyledi. Bülbül, “Araziler daha önce yapıldığı gibi kura ile değil ilk başvuru sahibine verilecek. Köylüler yıllardır köylerindeki gayrimenkullerine bitişik ve orman vasfını yitirmiş arazileri istiyor Ancak uygulamadan ne köylülerin ne de muhtarların haberi yok. O nedenle başvuru yapamıyorlar” dedi. 
    Özel Ağaçlandırma Tamimi Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından CHP Milletvekili Süleyman Bülbül, konuyu Meclis’e taşıdı. Devlet ormanları, hazine arazileri, sahipli araziler ve tapu senedi olan taşınmazlar özel ağaçlandırma ve özel imar-ihya çalışmalarında kullanılabileceğini belirten Bülbül, arazilerin en az 49 yıllığına kiraya verileceğini söyledi.
    Arazilerin daha önce yapıldığı gibi kura ile değil ilk başvuru sahibine verildiğini belirten Bülbül, “Köylüler yıllardır köylerindeki gayrimenkullerine bitişik ve orman vasfını yitirmiş arazileri istiyor Ancak uygulamadan ne köylülerin ne de muhtarların haberi yok. O nedenle başvuru yapamıyorlar. Ancak yapılacak bu uygulama ile arazilerin önceden belirli kişilere verildiği ya da verileceği iddiaları ortaya çıkmıştır. Ayrıca özellikle hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde henüz kadastro işlemleri yapılmadığı için var olan otlak arazileri kullanım amacı dışında kullanılabilecek, yeterli planlama yapılmadan uygulanmaya başlanan bu çalışma ile bölgelere uygun olmayan ağaçlandırma ile bölgenin ekolojik yapısı tahrip edilecektir” dedi. 
    Bülbül, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye konuyla ilgili şu soruları yöneltti: 
    1- Devlet elinde bulunan bozuk orman ve hazine arazilerinin ağaçlandırma ve bakım çalışmasını yapamaz durumda mıdır ki ağaçlandırma işini vatandaştan talep eder hale gelmiştir? 
    2- 7310 sayılı Özel Ağaçlandırma Tamimi kapsamında ne kadarlık bir arazinin ağaçlandırılması planlanmaktadır? 
    3- Aydın’da ilçelere göre ayrı ayrı belirtilmek üzere ne kadarlık bir arazinin özel ağaçlandırma tamimi ile ağaçlandırılması planlanmaktadır? 
    4- Ülkemizde orman vasfını yitirmiş arazi miktarı ne kadardır? 
    5- Ağaçlandırma çalışmaları alanlarından daha önce yanarak tahrip olmuş orman arazilerinin muaf tutulmasının sebebi nedir? 
    6- İncir ağacı ekimine tahsis edilen arazinin %50 oranını geçmemesi kaydıyla izin verilmesinin sebebi nedir? 
    7- Bakanlığınızın uyguladığı özel ağaçlandırma çalışması kapsamında ‘‘özel ağaçlandırma müracaatları ilan edilmeksizin ilk müracaatçı adına hak sahipliği tutanağı tanzim edilir’’ ibaresinde yer alan ilk müracaatçıya tahsis edilmesinin sebebi nedir? 
    8- Önceki yıllarda yapılan Özel Ağaçlandırma Çalışmalarında hak sahiplerinin belirlenmesinde kura işlemi uygulanırken, bu yıl uygulanmamasının sebebi nedir? 
    9- Söz konusu alanlar hangi şartlarla devredilebilecektir? Son 10 yıl içinde bu tarz uygulamalar ile vatandaşa tahsis edilen ve tahsis işleminin ardından devir işlemi gerçekleştirilen ne kadarlık bir alan bulunmaktadır? 
    10- Vatandaşlar yıllardır köylerindeki gayrimenkullerine bitişik ve orman vasfını yitirmiş arazileri istemektedir. Ancak yapılacak bu uygulama ile arazilerin önceden belirli kişilere verildiği ya da verileceği iddiaları ortaya çıkmıştır. Bu da köylüler arasında yaygın endişe yaratmıştır. Toplumsal barışa aykırı olaylara neden olacağı kaygısı yaşanırken bu düzenlemeden vazgeçmeyi düşünüyor musunuz?
    11- Yürürlükteki amenajman planı dönemi içerisinde madencilik faaliyeti sonucu doğal yapısı bozulmuş sahalarının bu kapsama alınmamasının sebebi nedir? 
    12- Bir planlama yapılmadan başlatılan bu çalışma kapsamında, yanlış ağaçlanma ile doğanın göreceği zararın farkında mısınız?

  • Başkan Çankır’dan Aksu’ya tepki

    Başkan Çankır’dan Aksu’ya tepki

    Geçtiğimiz gün yaptığı açıklamalarla tepki toplayan Hüseyin Aksu’ya bir tepki de CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır’dan geldi. 

    CHP İl Başkan Ali Çankır, “Aydınımızda belediye başkanlığı yapan Hüseyin Aksu bugün ya gündeme gelebilmek için yada hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasında kendisine uğraş bulmak adına haddini aşan açıklama yaparak, Türkiyemizin kuruluşunun ve kurtuluşunun partisi olan Cumhuriyet Halk Partisine dil uzatmış, partimizin geçmişte ve günümüzde Cumhuriyet ve bağımsızlık uğruna verdiği  mücadeleleri yok sayarak siyaseten yine sınıfta kalmıştır. Koltuğa oturmak, tekrardan seçilmek adına siyasi partilerin kapısını aşındırarak adaylık çalışması yürüten kendileri, siyasi ideolojiden, sosyal demokratlıktan ve fırsatçılıkdan dem vurmakta, önümüzdeki süreçte kendini bir yere atmaya çalışmaktadır. Aydın kamuoyu Hüseyin Aksu’nun olmayan siyaset çizgisini bildiği için yaptığı açıklamalara da itibar etmemektedir” dedi.

    Aksu’nun AKP Aydın İl Başkanlığı’na göz kırptığını ifade eden Başkan Çankır şunları söyledi:
    “Yerel siyasette iktidar partisinin halkın faydasına hiçbir işte öncü olmadığı gibi her söylemleri saray kaynaklı olduğundan bu konudaki başarısızlıktan kendine pay çıkartıp acaba Akp İl Başkanlığı için kendine yol mu yapmaktadır? İl Başkanı olursam belediye başkanı, milletvekili, bürokrat yada ihale kaparım düşüncesine mi girmektedir? Bu soruların cevabı için tabi ki zaman gerekmekte ama bilmeleri gereken bir şeyi hatırlatma fayda görüyorum. Topunuz gelin. Köklerini Kuvayi Milliye ruhundan alan dün, bugün ve yarın hak, hukuk ve adalet şiarından asla vazgeçmeden Cumhuriyetin, adaletin, demokrasinin yıkılmaz kalesi Cumhuriyet Halk Partisine böyle yakışıksız söylemlerde bulunması Nasrettin Hoca misali göle maya çalarak ya tutarsa hesabından öteye geçmemektedir. Uzak değil bundan üç hafta öncesinde Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin korona virüsden dolayı maddi sıkıntıya düşen vatandaşlarımız için başlatmış olduğu ve AKP hükümeti tarafından durdurulan yardım kampanyasını Hüseyin Aksu duymamış mıdır yada, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun Aydın’da kimse aç yatağa girmeyecek diye kurduğu AYBA ‘dan habersiz midir. Aslında  Hüseyin Aksu yukarıda saydıklarımı bilmesine karşın siyasi ikbali için aday adaylığı başvurusunda bulunduğu AKP’ye şirin görünmek adına açıklamalar yapmaktadır. Kendi siyasi ikbali için gerçekleri söyleyemeyenlerin sosyal demokratlık dersi vermeye çalışmasından da olsa olsa komedi filmi olur. Bu filmde oynamak için dahi aday olsa kendisine verilecek rol figüranlıktır” 

    CHP’nin yatırımın yanında, rantın karşısında olduğunu ifade eden Başkan Çankır, “Sosyal demokratlığı kendisi Aydın halkına sorsun, İstanbul’a sorsun, Ankara’ya İzmir’e Adana’ya sorsun. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yönettiği şehirlerde yaşayan halka sorsun. Aldığı cevaplarla sosyal demokratlığın ne olduğunu nasıl yapıldığını öğrenecektir. Her partiye gidip geldiği için her partiden vicdan muhasebesi yüksek tanıdığı  insanlara sorsun belediyelerimizin halka hizmet odaklı nasıl çalıştığını, nasıl hizmet ettiğini eminim gereken cevabı alacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi yatırımın yanında, rantın karşısındadır. Cumhuriyet Halk Partisi halk için proje üretir yandaşlar için değil. Paylaşmak için, adalet için sosyal demokrasi için üretmek için halkımızın huzuru ve refahı için vardır Cumhuriyet Halk Partisi. Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde kuruluş ilkelerinden taviz vermeden yoluna devam eden asırlık bir çınardır Cumhuriyet Halk Partisi. Bu çınarın gölgesi dahi bazı anti sosyal demokratları rahatsız etmeye, halkına ise güven verip Cumhuriyet dolu yarınla umutla bakmasına yeter” şeklinde konuştu.

  • İnce, Erdoğan'ın CHP'yi hedef almasına tepki gösterdi

    İnce, Erdoğan'ın CHP'yi hedef almasına tepki gösterdi

    CHP’li Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu Toplantısı’ndan sonra yaptığı açıklamalarda CHP’yi hedef almasına tepki gösterdi.
    “Muhalefetle kavga ederek, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini sağlayamazsınız” diyerek Erdoğan’ı eleştiren İnce’nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

    “Böylesine büyük bir bela ile uğraşırken, millet çaresizlik, işsizlik, yoksulluk içinde iken Ulusa sesleniş adı altında muhalefetle kavga ederek, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini sağlayamazsınız, maske bile dağıtamamış olmanın beceriksizliğini ortadan kaldıramazsınız.”

  • Mersin; Siz bir dönün kendinize bakın

    Mersin; Siz bir dönün kendinize bakın

    AKP Aydın İl Başkanı Ömer Özmen’in bir televizyon kanalında “Aydın’ın kayıp yılları var” söylemine muhalefet kanadından yanıt geldi. Özmen’in açıklamasını sert bir dille eleştiren CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin; “Aydın halkından yediğiniz okkalı sandık tokatını pek çabuk unutmuşsunuz. Siz bir dönün kendinize bakın” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Aydın İl Başkanı Ömer Özmen’in bir tv programında Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açıklamalarına yanıt verdi. 

    Mersin yaptığı yazılı açıklamada, Özmen’in “Aydın’ın kayıp yılları var” söylemini eleştirerek “Ha şunu bileydin Sayın Özmen, Aydın’ın AKP hükümetleri sayesinde kayıp on yılları var. Bir şehir düşünün ki yıllarca yeni Adliye binasının sadece yerini konuşuyor. Bir şehir düşünün ki sözde bir havalimanı var ancak Ankara uçağı bile inmez. Bir şehir düşünün ki Denizli’ye otoyol yapılacak masalını 20 yıla yakın süre dinlemek zorunda kalmış. Bir şehir düşünün ki Aydın Büyükşehir olana kadar 60 köyün suyu yoktu. Sizin hükümetlerinizin vaatlerinin başladığı gün doğan çocuklarımızı biz seneye askere yolluyoruz Sayın Başkan. Sizin bu hızınıza kalırsa Aydın, onların çocukları da askere gidecek. Neyse ki, daha evvel de söylediğimiz gibi, halk artık karaya doğru sürüklediğiniz bu geminin dümeninden sizi almaya karar verdi.” dedi.

    “Milleti, ekmeğe, aşa ve son olarak da on kuruşluk maskeye muhtaç haline getirdiniz. Milletvekilleriniz yaslamış sırtlarını Ankara’da ki ikametlerinde koltuklarına, on günde bir dostlar alışverişte görsün kabilinden birer açıklama. Oldu bitti zannediyorlar.” ifadelerini kullanan Mersin açıklamasını şöyle sürdürdü.

    “Siz önce iktidar partisinin il başkanı olarak, evinde oturmaya mahkum ettiğiniz emekli amcama, benzin fiyatını aşan mazot fiyatıyla iflasın eşiğine gelmiş çiftçime, dükkanını kapatan 50 bine yakın esnafıma bu çektirdiklerinizin hesabını verin. Doğal gazın, elektriğin fiyatını neden %50 indirmezsiniz? Benzinden pahalı sattığınız mazottan hala ÖTV’yi, ÖTV’nin KDV’sini milletin gözünün içine baka baka nasıl alırsınız? 

    Bak Sayın Özmen, Biz sizin belediyeciliğinizi de biliyoruz, koyduğunuz tek taş üstünde taş yok bu memlekette. Aydın Büyükşehir Belediyesi ise 2009’da Aydın Belediyesi ile başlattığı sosyal belediyecilik hamlesini bu ülkede imrenerek bakılacak standartlarda tam 11 yıldır sürdürüyor. Hafıza-ı Beşer misyonla malüldür. Daha bir yıl önceki seçimi, Aydın halkından yediğiniz okkalı sandık tokatını da pek çabuk unutmuşsunuz. Dolayısıyla siz bir dönün kendinize bakın.” 

  • İzmir’e gavur denilirken neredeydiniz?

    İzmir’e gavur denilirken neredeydiniz?

    CHP YDK Üyesi ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın Tunç Soyer’i hedef alan açıklamalarına sert sözlerle cevap verdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Mahir Polat, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i hedef alan açıklamalarına yanıt verdi. AK Partili siyasetçilerin yaptığı açıklamaların İzmir’e zarar verdiğini belirten Polat, “İzmir halkı için kaynaklarını seferber etmiş Tunç Soyer’i haksızca eleştirmek İzmir’e ihanet etmektir” dedi. Polat ayrıca AKP’li Kaya’nın 23 Nisan’da bir günlüğüne koltuğa oturtulması gerektiğini belirtti.

    Yapılan açıklamaların İzmir’e zarar verdiğini vurgulayan Polat, “Aynı kişi sürekli Tunç Soyer’i hedef alıyor. Cevap vermeye bile değer olmadığını belirtmemize rağmen, İzmir’e ihanet eden bu açıklamalara daha fazla sessiz kalamadım. Konuşma fırsatı bulduğu her yerde sürekli Tunç Soyer’i hedef alıyor. Bu doğruluktan çok uzak açıklamaların İzmir’e yararı yok, zararı var. Artık laf üretmeyi bırakarak icraata geçin. İzmir’in yararına ne yapılabilir, biraz bunları düşünün. İş takipçiliğini bırak ve artık gölge etme. Bu dönemde hizmet siyasetin konusu değil, vicdanın konusudur.  İzmir halkı için kaynaklarını seferber etmiş Tunç Soyer’i haksızca eleştirmek İzmir’e ihanet etmektir.Tunç Soyer’i bizim eleştirdiğimiz tek nokta, iki yerel seçimde de Torbalı’da hezimete uğrayan AKP’li Kaya’yı 23 Nisan’da bir günlüğüne koltuğa oturtmamasıdır.Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının hepsi değerlidir. Geçmiş dönemde hizmet eden belediye başkanlarımız da aynı şekilde, kendisi Aziz Kocaoğlu görevde olsaydı daha farklı olurdu diyor, ancak Mahmut Atilla Kaya seviyesiz sataşmalarını geçmiş dönem de aynı şekilde Aziz Bey’e de yapıyordu. Resmen çapsızlığıyla zamana ve değişime meydan okuyor. Geçmiş dönemde en iyi cevabı Torbalı ve İzmir halkı kendisine vermiştir. İzmirli siyasetçilere‘15 gün siyaset yapmayın’ demek aynı zamanda İzmir halkının iradesini tanımıyorum, sesinize tahammülüm yok demektir. Bu söylemler tarihe not düşüldü. Gelecekte en sert cevabı İzmir’in aydınlık insanları verecektir. Madem İzmir’i bu kadar seviyorsunuz, İzmir’e gavur denilirken neredeydiniz?” dedi.

    AKP’li Mahmut Atilla Kaya benim gözümde bir siyasi partinin milletvekili değil bir troldür diyen Polat, “ Yaptığı açıklamalar ile tek hayali olan, sürekli rüyalarına giren ve uğrunda her şeyi yapacağı Adalet Bakanlığı koltuğunu da Tunç Soyer’e çamur atarak garantilemeye çalışıyor. İktidara geldikleri günden beri halkı ayrıştıran ve ötekileştiren, çamur siyaseti izleyen bir zihniyetin yalakasıolan kişiden başka türlü bir açıklama yapması beklenemezdi. Birlik ve beraberlik, hizmet ve sosyal belediyecilik AKP trollerinin en çok korktuğu kavramlar arasında yer alıyor. İktidara geldikleri günden bugüne vatandaştan değil yandaştan, sermayeden yana tavır koyan, halkı aşağılayan ötekileştiren, yoksulluğa, açlığa ve sefalete mahkûm eden hükümet ve trolleri bugünlerde nereye saldıracaklarını şaşırmış durumda” diye konuştu. 

    VERİLERİ PAYLAŞTI 
    Belediyelerimizin halka hizmeti aralıksız devam ettiğini söyleyen Polat, “ Ramazan ayında başlattığımız ‘Bir iftarda sen ver’ kampanyası sadece 3 günde yaklaşık 40 bin iftar paketi ile 80 bin kişinin iftar sofrası kurmasına sebep oldu. Tunç Soyer’in İzmir’e ne kadar yakıştığı halkın yardım taleplerine olan desteğiyle açık bir şekilde belli oluyor. Korona virüs bunların ayarlarıyla oynadı. Boş bir teneke misali her kafadan bir ses çıkıyor.  Sosyal belediyecilik diyoruz il başkanlarından ses geliyor, halka hizmet veriyoruz milletvekillerinden ses geliyor. Halka hizmet götürmek için değil, halkı yardıma muhtaç hale getirerek oy alma ekolünden gelen, sosyal belediyecilik ve sosyal yardım her vatandaşa adil bir şekilde nasıl ulaştırılır bilmeyen ak troller halkı için çalışan belediyelere her fırsatta çamur atıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer İzmir halkının takdiri ile seçilmiş bir belediye başkanıdır. Kendisine ezberletilen klişeleşmiş, kendisine öğretilmiş laflar dışında söyleyecek sözü olmayan, özgürce düşünmeyen fikirleri düşünceleri tek bir adama ipotekli olan Sayın Kaya’yı zor olacak ama biraz haya etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı. (Yurt Gazetesi)

  • Bülbül; Sapla samanı karıştırmasın

    Bülbül; Sapla samanı karıştırmasın

    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un açıklamasına yanıt verdi.

    AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’u sert sözlerle eleştiren CHP’li Bülbül, “Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi zaten müfredatta mevcut. Bu müfredat kapsamında öğrenciler evlerde eğitimlerini görmeye devam ediyorlar. Kimsenin buna itirazı yok. Mesele İl müdürünün kendine misyon edinip müfredat dışında böyle bir etkinlik yapması. Eğer bakanlığın eğitimi doğrultusunda olsaydı tüm öğrencilerden bu yönde bir etkinlik istenirdi ama bu Aydın İl Müdürünün işgüzarlığı. Sayın Metin Yavuz’un konuyu başka yere çekmesindeki amacı anlıyorum ama buradan kendisine ekmek çıkmaz. Sapla samanı karıştırmasın. 

    Dindarlık tohumları altında kindar bir nesil yetiştirme peşinde olan siz değil misiniz? Atatürk’ün “Vicdanı hür, irfanı hür” sözü ışığında genç nesiller yetiştirmek yerine sorgulamayan, düşünmeyen araştırmayan bir gençliğin peşindesiniz. Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı Eğitim Kalitesi Raporuna göre Türkiye 139 ülke arasında 99’uncu.  PİSA sonuçlarına göre Türkiye “okuma, matematik ve fen bilimi” alanlarının tamamında OECD ortalamasının altında. Eğitimi ne hale getirdiğiniz, 18 yılda 16 bakan değişikliği ile birden çok sistem değişikliği ve en son 4+4+4 sisteminizle daha doğrusu sistemsizliğiniz bellidir. 

    Eğitim sizin kavradığınız gibi değil de aydınlanmanın izinde olsaydı, çocuklara 2023, 2071 gibi misyonlar yüklemeden; onların sizin kindar bilinçlerinizin ayrıştırıcı anlayışları ile değil de bilimin ışığında olurdu. Önümüzde çözülmemiş tonlarca problem varken, siz ve partinizin sürekli aynı kısır tartışmaları heybenizde taşıyıp her şartta ortalığa saçmak size yakışandır. İktidarın keyfini sürüp sıra hesap vermeye gelince çamur atmak, gündem değiştirmek sizin çözümsüzlüğünüz, bizim ise asla peşini bırakmayacağımız mücadelemizdir” dedi.

  • AKP’li Yavuz'dan, CHP'li Bülbül'e tepki

    AKP’li Yavuz'dan, CHP'li Bülbül'e tepki

    Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın Milletvekili Metin Yavuz, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle önerge veren CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’e tepki gösterdi.

    AKP Aydın Milletvekili Yavuz yaptığı yazılı açıklamada, CHP Aydın Milletvekili Bülbül’e tepki gösetererek şunları söyledi:
    “Ülke olarak çok şükür güçlü bir lidere ve yönetim anlayışına sahibiz. O kadar güçlüyüz ki, sadece kendi sınırları içerisinde kalmamakla birlikte, dünya genelinde bulunan tüm vatandaşlarımızı yurda getiren, ihtiyacı olan her ülkeye uçaklarla yardım gönderen ülke olan Türkiye, dünya kamuoyunca takdir ile karşılanıyor ve manevi destek alıyor. Bakınız, bizden aldıkları desteklerden dolayı minnet duygusuyla kendi başkentlerinde veya önemli şehirlerinin önemli noktalarına bizim şanlı Ayyıldız Bayrağımızı dalgalandırıyorlar. Ülkemiz adına ne kadar gurur verici bir şey öyle değil mi? 

    Başka ülkeler, başka milletler bizlere minnet duyarken bizim kendi içimizdekilerden bu memnuniyeti geçmişte olduğu gibi bu günde ne yazık ki göremiyoruz. ‘‘Hükümet, dünyanın en doğru işini yapsa bile alkışlamayız.’’ diyerek, ülkemizin menfaatine yönelik bir çivi bile çakmayan, ilkesi olmayan bir siyasi anlayışa sahip muhalefetin Aydın Milletvekili Sn. Süleyman Bülbül, şimdi de kalkmış İl Milli Eğitim Müdürümüz üzerinden siyaset yapmaya çalışıyor. Son olarak, Ramazan ayı münasebetiyle öğrencilerin okulda yüz yüze işleyemedikleri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine ait konuların, gönüllü öğretmen, öğrenci ve velilerin katılımlarıyla yapılan bir takım etkinlikler ile işlenmesinden rahatsız olan Sn. Bülbül, Milli Eğitim Bakanımız Sn. Ziya Selçuk’un cevaplaması için TBMM’ye soru önergesi vermiş. Oysa buna hiç gerek yoktu. Bakanımıza yönelttiği soruları İl Milli Eğitim Müdürümüze yöneltmiş olsaydı gayet tabi rahatlıkla cevabını alırdı.” 

    İl Milli Eğitim Müdürü Seyfullah Okumuş’tan bilgi aldığını söyleyen AKP’li Yavuz, “Şimdi bende bu bilgileri Sn. Bülbül ile paylaşmak istiyorum ki, kamuoyunu daha fazla yanıltmasın. Bakınız öncelikle bu bir proje değil, gönüllülük esasına bağlı olarak yapılan bir etkinliktir. Bu etkinlik 4. Sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin müfradatıyla uyumlu konular içermektedir. Okullar açık olsaydı öğretmenlerimiz sınıflarında zaten bu tür etkinlikleri yapacaklardı. Yapılan bu etkinlik Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatında yer alan konular içerisinde yer almasının yanında aynı zamanda okullarımızda işlenmekte olan “Değerler Eğitimi” kapsamına da girmektedir. Öğrencilerin, bu süreçte bu bilgilerden mahrum kalmaması için gönüllülük esasına bağlı olarak ve velilerinin izni ile yapılmaktadır.

    Söz konusu videolarda dua ve hadis okuyan öğrencilerin kimlik bilgileri kesinlikle paylaşılmamakla birlikte, bu güne kadar birçok farklı etkinlikte bu gibi videolar yine gönüllülük esasına dayanaraktan paylaşılmıştır. Örneğin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında da benzer bir çalışma gerçekleştirilmiş, yine gönüllü ve istekli öğrencilerin iletmiş olduğu 23 Nisan mesajlarını ve coşkularını içeren videolar yine velilerinin izniyle hafta boyunca paylaşılmıştır. Milli birlik ve beraberliğin sağlanıp korunmasında, toplumsal barışa katkı sağlamada, sosyal ahlak ve değerlerin verilmesinde Din öğretimi, hiç şüphesiz çok önemli bir görev yapmaktadır. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, öğrencilerimizin sınıflarda yapmaları gereken bu etkinlikleri biz uzaktan eğitimin ruhuna uygun bir biçimde gönüllülük esasına bağlı kalarak bir etkinlik olarak öğrencilerimize sunulmaktadır.  

    Öğrenci Akademisi Portalı incelendiğinde, eğitim ve öğretime evden devam etmek zorunda kaldığımız ilk günden itibaren öğretmenlerimiz tarafından hazırlanan öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirecek videolar, tarihimizden bugüne gelen Anadolu Masallarımız, 23 Nisan coşkusunu yaşatmak için etkinlik ve yine çocuklarımızdan gelen videolar, kitap okuma etkinlikleri yer almaktadır. Eğitim ve öğretimin bütüncül yapısını önemseyerek şu an öğrenme ortamı ve öğretmenlerinden uzak kalan öğrencilerimiz için interaktif bir öğrenme ortamı yaratarak, her dersin içeriği ile uyumlu milli, manevi ve dini değerlerimize bağlı kalarak, bunları öğrencilerimize öğretme yükümlülüğünün sorumluluğu ile çalışmalarını yürütmekte olan bir kurum ile bu kadar uğraşı içerisinde olmanızı anlamakta güçlük çekiyorum” dedi.

  • CHP’li Bülbül’den soru önergesi

    CHP’li Bülbül’den soru önergesi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın İl Milli Eğitim Müdürü’nün öğrencilerin dua ve hadis okuyarak video çekmelerini istediğini belirterek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşıdı. Bülbül konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
     
    Ramazan ayının başlamasıyla Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Eğitimde Ramazan Günlükleri” adıyla etkinlik düzenlendiğini ve proje kapsamında dua ve hadis okuma, kapı süslemesi gibi etkinlikler yer aldığını söyleyen Bülbül, ‘İlçe Müdürlüklerine “Öğrencilerimizin yapacağı bu etkinliklerin bir fotoğrafını sosyal medya hesaplarımızda ve Aydın Öğrenci Akademisi web sitesinde yayınlamak üzere öğretmenlerimizin göndermesini rica ederim… Dua videolarımız da gelmeye başladı. Hayırlı Ramazanlar dilerim” şeklinde mesaj gönderildiğini belirtti.

    Konuyla ilgili konuşan Bülbül, “Gönderilen bu mesaj, çağdaş, bilimsel ve laik eğitime aykırı olduğu gibi öğrencilerin evde devam ettikleri eğitim sürecine katkı sağlamamaktadır. Yapılan bu etkinlik Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün değil Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı kurumların işi olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    BÜLBÜL’ÜN SORULARI
    Bülbül önergesinde şu soruları yöneltti: 
    * Bu proje hangi müfredata dayanarak yürütülmektedir? 
    * Söz konusu projeden Bakanlığın bilgisi var mıdır? 
    * 18 yaşından küçük çocukların yüzlerini ve kimlik bilgilerinin de yer alacağı videolarının yayınlanacağı proje ile ne amaçlanmaktadır? 
    * Öğrencilerin yayınlanacak videoları sonrasında oluşacak herhangi bir sorunda hukuki sorumluluk Bakanlığınız tarafından alınacak mıdır? 
    * Uygulama projeye katılan ve katılmayan öğrenciler arasında bir ayrıma yol açmayacak mıdır? 
    * Bu proje bilimsel, çağdaş ve laik eğitim sistemine ne kadar uygundur?
    * Bakanlığa bağlı il/ilçe müdürlüklerinin özellikle evde eğitime yeni yeni alışmaya başlayan öğrenciler için eğitimden kopmamalarını sağlayacak, yaratıcılıklarını geliştirecek, araştırma ve eleştirel düşünme yeteneklerini arttıracak etkinlikle yapması gerekirken adeta Diyanet İşleri Başkanlığı gibi çalışması Milli Eğitim Bakanlığının misyonuna aykırı değil midir?
     

  • CHP’li Karaca’dan çağrı; Çiftçilerin sulama birliklerine olan borçları silinsin!

    CHP’li Karaca’dan çağrı; Çiftçilerin sulama birliklerine olan borçları silinsin!

    CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca yeni tip korona virüs Kovit- 19 salgını nedeniyle çiftçilerin zarar görmemesi için çağrıda bulundu. Karaca; “Çiftçilerin sulama birliklerine olan borçları silinsin.2020 yılı boyunca sulama bedeli alınmasın” dedi.

    Tarımın milli gelire ve istihdama katkısının azaldığını belirten CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca “Zaten üretim alanlarımız daralıyor, çiftçi sayımız düşüyor. Her geçen gün azalan üretim alanlarımızı ve üreticilerimizi de salgın hastalık nedeniyle kaybedersek, tarımda geri dönülemez bir yola girebiliriz. Korona salgını kendi kendine yeten ülke olmanın önemini herkese göstermiştir. Bu süreçte çiftçilerimizi korumamız şarttır. Yeni tip korona virüs Covid-19 salgını nedeniyle çiftçimizin mağduriyetini en aza indirecek önlemler alınmalıdır” dedi. 

    ÇİFTÇİLERİMİZ İÇİN ACİL DESTEK PAKETİ AÇIKLANMALI!
    CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca “Üretim yapan çiftçilerimize salgın hastalık döneminde daha çok ihtiyacımız olduğu anlaşılmıştır. Çiftçilerimizin tarımdan vazgeçmemesi önem arz etmektedir. Bunun için çiftçilerimizin sulama birliklerine olan borçları silinmeli ve 2020 yılı boyunca sulama bedeli alınmamalıdır” dedi. 
    Salgın nedeniyle çiftçimize herhangi bir destek paketi açıklanmadığına dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca “Acil olarak da çiftçilerimiz için destek paketi açıklanmalı. Korona salgını sonrası yaşanması kuvvetle muhtemel gıda krizi için tek çıkar yol tarım alanlarının üretime kazandırılmasıdır. Bu nedenle çiftçilerin yeniden üretmelerini teşvik edecek önlemlerin acilen il, bölge ayrımı yapılmadan alınması gerekmektedir” dedi. 

    CHP’nin korona salgınında tarım için önlem önerilerini de hatırlatan Karaca, bir an önce yapılması gerekenleri açıkladı;

    * Üreticinin 2019 yılından kalan bütün destekleri hemen ödenmeli
    * 2020 yılı desteklerinin 49 milyara çıkarılarak yarısının hemen, kalanın da Haziran ayında ödenmeli
    * Ürünlerin alım fiyatları hemen açıklanmalı
    * Ürünlere alım garantisi verilmeli
    * Üretici borçları 1 yıl faizsiz ertelenmeli
    * Üreticinin elektrik ve su borçları silinmeli ve kapatılan elektrik ve su üreticiye yeniden verilmeli

  • AKP’li Yavuz’a tepkiler devam ediyor

    AKP’li Yavuz’a tepkiler devam ediyor

    AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un saklambaç oynamaya devam ettiğini ifade eden CHP Söke İlçe Başkanı Ali Kemal Özcan; “Yavuz’u memleketimiz iyi tanır vekil olmadan önce de aynıydı şimdi de aynı” dedi.

    CHP Söke İlçe Başkanı Ali Kemal Özcan, AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz’a tepki gösterdi. Özcan yaptığı yazılı açıklamada “AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz saklambaç oynamaya devam ediyor. Yavuz elma dersem çık armut dersem çıkma. Saklandığı yerden Özlem Çerçioğlu ile ilgili bir açıklama yapayım bari tıklasınlar diyor. Başka türlü Yavuz’u tıklayanda yok takanda yok. Yetmeyen kapasitesi ile siyaset yapmaya çalışıyor. Söke’de bir çok esnafa kepenk indirdi. Nerde Yavuz saklanıyor.” dedi.

    Özcan açıklamasının devamında; çiftçi tarlasını işlemeye başladı bugünlerde Yavuz’un nerede saklandığını sorarak şunları söyledi:
    “Tarım memleketindeyiz Söke ovasında neredeyse ipoteksiz arazi kalmadı. Ürettiği ürünü değerinde satamayan ve başta mazot ve gübre olmak üzere yüksek girdi maliyetleriyle beli bükülen, bankalara olan kredi borçları katlanarak artan çiftçi, gün geçtikçe daha zorlanıyor. Çiftçiye destek olun motorini %50 düşür gübre tohum desteği verin. Kamu bankalarına olan borçlarını silin çiftçinin. Esnafın kredilerini kapatın. Motorinin varil fiyatları dibe vurdu bizim ülkemizde zirvede. Başta Şöför esnafımızın ve vatandaşlarımızın kullandığı akaryakıtın %60 vergi yazıktır günahtır.” 

    Çiftçinin vergi yükünün kaldırılması gerektiğini vurgulayan Özcan; “Bir litre akaryakıtta uygulanan maktu vergi litrede 2,55 TL. kaldırın esnafın çiftçinin üzerindeki vergi yükünü. Yavuz’a şimdi Petrol fiyatlarında indirim ise ülkemizde pompa fiyatlarına yansımıyor.” dedi ve şöyle devam etti.

    “1 litre motorine 10, benzine de 15 kuruş zam yapıldı diyeceğim. Ne zaman yapıldı. Özlem Başkan mı yaptı diyecek bu kadar gündemden uzak gördüm kendisini. Üç gün evvel yapıldı. Senin hükümetin yaptı. Memleket kan ağlıyor. Vatandaşlara bir maske dağıtamadınız. İyi ki büyükşehir var iyi ki Özlem Çerçioğlu var diyeceğine sakladığın yerden konuşuyorsun. Demiyorsun biz beceremedik Aydının itibarını bu zor günlerde Özlem Çerçioğlu kurtardı. Bak Büyükşehir’in dağıttığı maskelerde öyle kod filan yok isteyen herkes alıyor. Halka hizmet böyle olur. Saklanarak kaçarak olmaz. 
    Özlem Başkanımız yalnız insanı değil doğayı ve sokakta yaşayan dostlarımıza elini uzatmış durumda. Zira kendisi Aydında yaşayan her türlü değerin ve gönüllerin başkanı. Senin memleketten esnaftan çiftçiden, turizminden haberin var mı? Memlekete her gün 120 kişi can veriyor. Senin işin varsa yoksa Çerçioğlu. Yavuz’u memleketimiz iyi tanır vekil olmadan önce de aynıydı şimdi de aynı. Tamam onun adını ağzıma almadan gündem olamıyorsun, tanınmıyorsun, okunmuyorsun ,bilinmiyorsun ama zaman bu zaman değil”

  • Başkan Gürbilek’ten AKP’li Metin Yavuz’a yanıt

    Başkan Gürbilek’ten AKP’li Metin Yavuz’a yanıt

    Cumhuriyet Halk Partisi Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’a sert tepki gösterdi.

    Başkan Gürbilek açıklamasında, “Koronavirüs salgınını yerel siyasete alet eden AKP milletvekili Metin Yavuz buyurmuşlar: Aydın BŞB Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu algıyı yönetiyor. Algı yönetme işini en iyi siz bilirsiniz. Senelerdir ülkeyi bu yöntemle yönetiyorsunuz çünkü. Baktınız süreci yönetemiyorsunuz, salgını bırakıp CHP’li belediyelerle uğraşmaya başladınız. Aldığı başarılı tedbirler ile tüm dünyayı kasıp kavuran salgın hastalığı neredeyse Aydınımıza sokmayan Sayın Özlem Çerçioğlu’na salgın hastalık üzerinden saldırıyor olmanız manidar. Hayatında belki bir tohum bile dikmeyen adam ATA tohumları üzerinden Sayın Özlem Çerçioğlu’na dil uzatıyor. 

    Esnaf kan ağlıyor, çiftçi perişan, turizmcinin vay haline. Elektrik, doğal gaz, motorin benzin almış başını gidiyor. Neymiş Aydın’da su pahalıymış. Bal yapmayan arı, sayın iktidar milletvekili Metin Yavuz size söylüyorum: Şu kötü günlerde elektriği ucuzlatın. Hatta su kuyularının pompalarından elektrik ücreti almayın da suyu ücretsiz dağıtalım. Dünyada petrol fiyatları 80 dolardan 20 dolarlara indi. Bizde benzin, mazot, doğal gaz uçmuş gidiyor. 

    Sayın Metin Yavuz, samimiysen ver bir önerge de şu akaryakıtı, elektriği ucuzlat. Siyaset yapayım derken yine CHP’li bir belediyeyi örnek veriyorsun çünkü tüm CHP’li belediyeler başarılıdır. Tüm CHP’li belediyeler halk için çalışır. Çalmadan çırpmadan hizmet üretir. Sosyal belediyeciliğin en güzelini hakkıyla yaparlar. Bir değil bin seçim olsa da Aydın, Özlem Çerçioğlu diyecektir.  Aydın, CHP diyecektir. Güneş balçıkla sıvanmaz” ifadelerini kullandı.

  • CHP’li Mersin’den Yavuz'a sert yanıt

    CHP’li Mersin’den Yavuz'a sert yanıt

    Cumhuriyet Halk Partisi Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un açıklamalarına yanıt verdi.

    Yazılı bir açıklama yapan Başkan Polat Bora Mersin, “AKP’nin “Yavuz” milletvekili, içinde kendi isminin geçtiği bir haber yaptırabilmek adına yine Aydın Büyükşehir Belediyesine ve Başkanı’na yönelik bir takım ifadelerde bulunmuş. E artık anladı “Büyükşehir” demeden, “ Özlem Çerçioğlu” demeden, facebookda bir “gönderi” bile olamıyor. Hepsi bir yana da sayın vekil; Korona çıktı; dünyayı, memleketi kasıp kavuruyor, nerelerdesiniz? Göremiyoruz? Nerelere saklandınız, ya da teknik tabirle izole ettiniz kendinizi? Bakın mazbatasını aldığınız iliniz Aydın’da kepenk indiren esnaf sayısı 50.000’i aşmış. Bu rakam sizin için herhangi bir şey ifade ediyor mu? Sahi siz bugüne kadar kendinizden başka birinin derdiyle dertlendiniz mi hiç? Çıkıp 2 cümle kur, sonra “karabatak” misali kaybol ortadan… Cisminizi zaten gören yok” dedi.

    Esnafın zor günler geçirdiğini söyleyen Başkan Mersin, “Çiftçi belki de son 20 yıldır en zor günlerini yaşıyor, şoför esnafı da öyle… Şu insanların sırtındaki mazot ÖTV’si yükünü kaldırmak için herhangi bir şey yapabildiniz mi? 
    Dünyada akaryakıt fiyatları neredeyse dibe çakıldı, biz hala ÖTV’si KDV’si derken varımızı yoğumuzu akaryakıta ödüyoruz. Elektrikle doğalgaz depara kalkmış birbiriyle yarışıyor. Geçtim icraatı iki insan içine çıkıp; “evet esnafın, çiftçinin sırtındaki vergi yükü ağır” diyebilecek yürek var mı sizde? 

    İnsanların sadece ama sadece kendilerinin, çoluk çocuğunun sağlığını korumayı düşünmeleri gereken bir dönemde bu memleketin güzel insanlarını adeta açlıkla sınıyorsunuz ya; bu vebal de, bu ayıp da sizlere bir ömür yeter. Yıl 2020 olmuş, adeta reçeteyle tane işi 30 kuruşluk maske dağıtacağız diye kıvranıyorsunuz. 

    Becerebilseniz buna bile teşekkür edeceğim… Bu arada Metin Yavuz, milletin derdi neymiş demeye sokağa çıkmayışının nedeni maske eksikliği ise, maske kodun telefonuna gelmediyse, ya da kodu gelip de alamayanlar gibi sende 2 maske alamayanlardansan söylemen yeterli… Sen “milletin derdine bakacağım” de yeter ki, ikamet ettiğin Ankara’daki adresini bildir, söz sana 1 aylık maskeni ben kargolayacağım” ifadelerini kullandı.

  • İYİ Parti'den parlamenter sisteme dönüş çağrısı

    İYİ Parti'den parlamenter sisteme dönüş çağrısı

    TBMM Özel Oturumu’nda İYİ Parti adına Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan konuştu. Türkkan, “Sayısını bilmediğimiz Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Meclis’i yıpratmaktadır. Ne denetim vardır ne de hesap verme.” ifadelerini kullandı.

    Türkkan; konuşmasında daha sonra şunları söyledi:

    “100 yıl önce bugün Millet Meclisi’nin önünde dualar ve tekbirlerin ardından kurbanlar kesildikten sonra Mustafa Kemal Paşa kurdeleleri keser. Bundan 100 yıl önce 115 Milletvekili Ankara ulaşabildi. İşte o gün esir yaşamaktansa vatan sevdası için ölümü göze alanlar meclisin ilk oturumunu gerçekleştirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e göre Meclis bir nazariye değil bir hakikattir. Hiçbir zaman Meclis’i ortadan kaldırmayı tek adam rejimi kurmayı düşünmemiş, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir düsturundan vazgeçmemiştir. 

    Demokrasiden beklediğimiz bütün çareler bütün sorunların bu Meclis’in çatısı altında çözülmesi ile mümkündür. Bugünkü demokrasimizin kalitesine ne pahasına olursa olsun güçlendirmek zorundayız bunun yolu da parlamenter sistemden geçer. Kurulduğu günden beri ülkemizin kaderine yön veren meclisimizin yetkilerini daraltacak başka hiçbir güç olmamalıdır. Parlamentonun yetkileri kısıtlandıkça demokrasi zemininden uzaklaşılmakta ve bu da sistemin bozulmasına neden olmaktadır. 

    Muhalefeti dışlama abaları gün geçtikçe artmaktadır. Meclisimizin yetkilerini budamak yerine eskisinden daha güçlü ve yetkin hale getirmeliyiz. Bugün Meclis, yetkileri elinden alınmış bir Meclis haline getirilmek istenmektedir. Sayısını bilmediğimiz Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Meclis’i yıpratmaktadır. Ne denetim vardır ne de hesap verme. Bulunduğumuz coğrafya her zamankinden daha tehlikeli hale gelmişken, hiçbir tek kişinin bir ülkeyi yönetmesi doğru bir şey değildir. İvedilikle güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sağlanmalıdır.” (Yurt Gazetesi)

  • Kılıçdaroğlu’ndan Anayasa çağrısı

    Kılıçdaroğlu’ndan Anayasa çağrısı

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100. Yılı nedeni ile özel gündemle toplanan mecliste Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada yeni Anayasa çağrısında bulundu.
    TBMM’deki konuşmasında 16 madde ile çağrıda bulunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Bugün sorunlarımız var. Sorunları ivedilikle çözmemiz gerekiyor. Bu bağlamda TBMM’ne 100. Yılında önemli görevler düşüyor. Bugün sorunlarımız var bunları ivedilikle çözmemiz gerekiyor. Sorunlarımızın kaynağı büyük ölçüde TBMM’yi etkisizleştiren darbeciler ve onların uygulamaya koydukları darbe yasalarıdır. Yaşadığımız sorunları sağduyu ile akılla mantıkla birikimle birlikte açmamız gerekiyor. Ön yargılarımızdan arınarak aşmamız gerekiyor. Ölçümüz vatanımızın çıkarlarını esas almak olmalıdır. TBMM’nin ikini yüzyıla adım atarken gelin bu anlayışla sorunları çözmeye çalışalım” dedi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mecliste Anayasa değişikliği ile ilgili çağrıda bulunduğu 16 madde şu şekilde: 
    1) Tüm toplumsal siyasal ve kültürel kesimlerin katılımıyla yeni bir anayasa yapmalıyız.
    2) Yeni anayasanın omurgasını yeni ve güçlü bir demokratik bir parlamenter sistem oluşturmalıdır.
    3) Kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve hukuk devleti ilkesinin yargı kurumunun bağımsızlığı kesin olarak sağlanmalıdır.
    4) TBMM’de milli iradenin en geniş haliyle temsil edilmesini sağlayacak yeni bir seçim sistemi yaşama geçirilmelidir. Yeni bir siyasi ahlak yasasına ihtiyaç vardır.
    5) Yürütme tüm icraatıyla mutlak denetime ve hesap verebilirliğe açık olmalıdır. Sayıştay tüm kamu kurum ve kuruluşları denetlemelidir.
    6) Yerel yönetimler rant ilişkilerini düzenleyici kurumlar olmaktan çıkarılmalıdır.
    7) Kamu istihdamında liyakate dayalı bir personel politikasına geçilmelidir.
    8) Özellikle eğitim, sağlık ve güvenlikte sıfır istihdam açığı hedeflenmelidir.
    9) Vatandaşlarımıza asgari bir gelir güvencesi sağlanmalı aile yardımları sigortası kanunu ivedilikle çıkarılmalıdır.
    10) Ücretliler üzerindeki vergi yükü makul seviyeye çekilmelidir.
    11) Her üç kişiden biri kayıt dışıdır. Kayıt dışı istihdamla mücadele edilmelidir. En etkin yol sendikalaşmadır.
    12) Türkiye yeni bir planlama anlayışı içerisinde katma değeri yüksek ürün üretme hedefine kilitlenmelidir.
    13) Sağlık hizmetlerine ön koşulsuz erişim bir haktır ve ücretsiz olmalıdır. Koruyucu sağlık hizmet.
    14) Tarım temel stratejik sektörlerden biri, olarak ele alınmalıdır. Gıdaya sağlıklı erişim hakkı konusunda yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
    15) Eğitim, en temel parçamız olarak yeniden ve paydaşlarıyla birlikte yeniden planlanmalıdır. Üniversitelerde her türlü düşünce özgürce paylaşılmalı, her türlü bilimsel çalışma özgürce yürütülmelidir.
    16) Bunları birlikte yaptığımızda siyaset kısır bir çekişme halinden çıkıp çözüm üreten bir hale dönüşecektir.
     

  • Savaş'tan anlamlı 23 Nisan mesajı

    Savaş'tan anlamlı 23 Nisan mesajı

    AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Sayın Mustafa Savaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayımladı. Savaş mesajında, Milli mücadele günlerinde olduğu gibi Koronavirüs salgınıyla mücadelenin devam ettiği zorlu günlerin üstesinden de birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde başarıyla gelineceğini belirtti.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 100. Kuruluş Yıl Dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili kutlama mesajı yayımlayan AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Savaş, küresel bir sorun haline gelen Kovid-19 pandemisine karşı önemli bir mücadele verildiğine dikkat çekerek, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ve bu sene TBMM’nin 100’üncü yıldönümü idrak edeceğimiz bu önemli günün etkinliklerini, farklı etkinliklerle, uzaktan ancak gönüllerimiz bir olarak kutlayacağız” dedi.

    “TAM BAĞIMSIZLIĞIMIZIN TEMİNATIDIR”
    “Yüz yıl önce bugün, “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” anlayışı şiar edinerek, yüce Meclisimizin kuruluşuyla, milli iradenin ve demokrasinin güvencesi olan bu gücün üzerinde hiçbir makamın olamayacağı tüm dünyaya ilan edilmiştir” diyen Savaş, “Ecdadımızın, Kurtuluş Savaşı’nda,  kadın erkek, yaşlı genç demeden topyekûn yazdığı kahramanlık destanı, her alanda aziz vatanımızı yücelten gelişmelere kapı aralamıştır. Tarihe altın harflerle kazınan bu büyük zafer, bir milletinin dirilişinin ve şahlanışının sembolüdür. İstiklal ve istikbalimizi ilelebet muhafaza ve müdafaa etme hedefinde, gelişme ve kalkınmayı ilke edinen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda, işte bu güçlü iradenin temelleri vardır. Birlik ve beraberlik içerisinde milli egemenliğimiz için atılan bu adım geleceğimize yön veren vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan bir anlayışın, tam bağımsızlığımızın teminatıdır. 15 Temmuz hain darbe girişiminde Yüce Meclisimize yapılan alçak saldırı yine bu güç ile bertaraf edilmiştir” diye konuştu.

    23 Nisan’da yakılan bağımsızlık meşalesinin yarınlarda çocukların omuzlarında yükseleceğini ifade eden Savaş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza armağan edilmesi de tesadüfen alınmış bir karar değildir. O gün yakılan bağımsızlık meşalesi, bu kutlu mücadele, çocuklarımızın omuzlarında yükselecektir. Bizlerin görevi ise, çocuklarımızı el üstünde tutmak, onların daha müreffeh bir Türkiye’de yaşaması adına milletimizden aldığımız güçle çok daha parlak yarınlar bırakabilmektir. Çocuklarımızın varlığı bizler için hayattaki en kıymetli olgudur. Çocuk demek masumiyet demektir. Çocuklarımıza hüzün ve endişe değil gülmek yakışır” dedi.

    “ZOR GÜNLERİN ÜSTESİNDEN BAŞARIYLA GELECEĞİZ”
    Bu sene, küresel bir sorun haline gelen Kovid-19 pandemisine karşı önemli bir mücadele gösterildiğini vurgulayan Savaş, “Tabi bu süreçte ne yazık ki, her sene coşku içinde kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ve bu sene TBMM’nin 100’üncü yıldönümünü idrak edeceğimiz bu önemli günün etkinliklerini, farklı etkinliklerle, uzaktan ancak gönüllerimiz bir olarak kutlayacağız. Çocuklarımızın gözlerinde endişe ve hüzün değil, bilakis ümidi görmek; bu mücadelemizde de en büyük dayanağımızdır. Milli mücadele günlerinde olduğu gibi bugün de yine birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde zor günlerin üstesinden başarıyla geleceğiz. Hem Gazi Meclisimizin 100. kuruluş yıl dönümünü hem de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çok daha coşkulu bir şekilde kutlayacağız” diye konuştu.

    Savaş kutlama mesajını şu ifadelerle noktaladı: “Bu vesileyle, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi, kuruluşundan bu yana, bu çatı altında milletimize hizmet etmiş ve bugün ahirete irtihal eden tüm milletvekillerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Yüce Meclisimizin çatısı altında, milletimize hizmet etme onurunu bizlere layık gören kıymetli hemşehrilerimize en kalbi duygularımla saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

  • Kazdağları’nda derdiniz sağlıksa, madencileri durdurun

    Kazdağları’nda derdiniz sağlıksa, madencileri durdurun

    Kazdağları’nda Su ve Vicdan Nöbetini devam ettiren yurttaşların, nöbetlerini sona erdirmelerine yönelik çıkarılan İl Hıfzısıhha Kurul Kararını samimi olmamakla eleştiren CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Kirazlıtepe Madeniyle ilgili gizlenen Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün yazısını basın ve kamuoyuyla paylaştı.

    Çanakkale Valiliği’nin, koronavirüsü bahane göstererek Kazdağları’nda 270 günü aşkın süredir devam eden çadırlı nöbetin bitirilmesine, alanın boşaltılmasına ilişkin bir tebliğ ile maden karşıtı hareketi güçsüzleştirmeye çalıştığını dile getiren CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Kirazlıtepe Madeni’ne ait ÇED sürecinde Çanakkale İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından sunulan kurum görüşün sümenaltı edildiğine vurgu yaparak, “Valilik sağlık konusunda samimi ise, Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün kurum görüşüne sahip çıksın. Su ve Vicdan nöbetini değil, madenci firmanın faaliyetlerini durdurmaya çalışsın. Sağlık Koruma Bandını, kurum görüşüne aykırı biçimde belirlemişler. Valilik bununla ilgili adım atsın” değerlendirmesinde bulundu.
     
    İşte, Gülizar Biçer Karaca’nın paylaştığı İl Halk Sağlığı Müdürlüğü Kurum Görüşü; 
    Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün 16.06.2015 tarihli yazısında SAĞLIK KORUMA BANDI MESAFESİ; RUHSAT ALANI SINIRLARINIZ İÇERİSİNDE KALACAK VE ÇED ALANI SINIRINDAN DIŞARIYA DOĞRU 100 M OLARAK ÖNERİLECEKTİR. denilmektedir. Görüleceği üzere, sağlık koruma bandının ÇED alanı sınırından dışarıya doğru 100 m olması gerekirken, ÇED raporunda sağlık koruma bandı içeriye doğru 50m ve 10 m olarak belirlenmiştir.
    maden faaliyetinin 119 Bin kişin içme ve kullanma suyu sağlayan tek su kaynağı olan Atikhisar Barajını etkileyeceğini belirten HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ,  KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ EKSİK YAPILdığına dair eleştiri sunarak bölgedeki tüm maden faaliyetlerini kapsayacak biçimde, çevre ve halk sağlığı açısından bölgesel stratejik çevre etki değerlendirmesinin yapılması gerektiği belirtilmiştir.


     

  • CHP’li Bülbül; Tek adam rejimine karşı Melis’teyiz

    CHP’li Bülbül; Tek adam rejimine karşı Melis’teyiz

    CHP’li Bülbül yaptığı yazılı açıklamada, milli egemenliğin bir asırdır hüküm sürdüğünü hatırlatarak Meclis’te yapılacak törene AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılmamasını eleştirdi. 

    Bülbül açıklamasında şunları söyledi: 
    “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı dünyanın ve ülkemizin geçmekte olduğu bu dönemde evlerimizde kutlayacağız. Ama her birimizin yüreğinin Anıtkabir’de, meydanlarda atacağından hiçbir kuşkum yok. Yüz yıl önce bu ulus her türlü tahakküm ve çağdışı yönetim biçimini reddederek ulusal egemenlik ve millet iradesini ortaya koymuştur. Bugün ise Gazi Meclisimiz, tek adam rejimine karşı direnmektedir. Ulusun bağımsızlığının bir asırdır temsili olan bugün de, adeta Meclis’i reddeden bir anlayışla sarayından çıkmayanlar bilsinler ki bizler her zaman olduğu gibi milletimizden aldığımız görev ve yetkiyle Gazi Meclisimizde olacağız. Bugün siyasi iktidarın tüm gücüyle işlevsizleştirilmeye çalışılan Meclisimizi, milletimizin ihtiyaçlarına yanıt vermek, vatandaşlarımızın en temel hak ve özgürlüklerini korumak için çalıştırmaya devam edeceğiz.

    Bu büyük günde Cumhuriyetimizin kurucusu, Çağdaş Türkiye’nin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, gazilerimizi, şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Tüm ulusumuzun 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramını kutluyorum.”

  • Bülbül; Soruşturma açarak yıldıramazsınız

    Bülbül; Soruşturma açarak yıldıramazsınız

    Adalet Komisyonu üyesi CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, AKP’nin CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmeye çalıştığını vurgulayarak “Soruşturmalar açarak yıldıramazsınız. Çalışmaya devam” dedi.
    Adalet Komisyonu üyesi CHP Aydın Milletvekil Süleyman Bülbül, CHP’li belediyelerin aşevlerinin kapatılma, ekmek dağıtımının yasaklanmasına tepki gösterdi. Konuyla ilgili olarak Twitter hesabından yaptığı açıklamada Bülbül şunları söyledi:

    “Covid 19 salgını Devletin tüm birimlerinin birlik ve dayanışmasını gerektirir.
    CHP’li Belediyelerin vatandaşa yardım bağış/aşevi hesaplarını bloke ederek, ücretsiz ekmek vermesini yasaklayarak, Soruşturmalar açarak yıldıramazsınız..
    Çalışmaya devam..
    İşte CHP’li belediyelerde uygulanan 3 aşamalı üretim ve vatandaşa destek programı:
    1-Çiftçiye yerli tohum,sulama,ilaçlama,gübre,ziraat mühendisi desteği
    2-Üretilen tarım ürünlerine alım garantisi
    3-Alınan tarım ürünlerinin yardıma muhtaç vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtımı…
    AKP iktidarının tüm engellemelerine ve ayrımcılığına karşın CHP’li Belediyeler vatandaşa ulaşıyor.”

  • İYİ Parti İl Başkanı Sarı'dan çağır

    İYİ Parti İl Başkanı Sarı'dan çağır

    İYİ Parti İl Başkanı Cemal Sarı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

    Önlem alınmaması durumunda yaşanabilecekleri, “Acarlar ilimizde tüm ilçe pazarlarında kurulan pazarlarda tezgah açan mahallemizdir” anımsatmasını yaparak şunları söyledi:

    “Bu akşam aldığımız habere göre, İncirliova ilçemize ait Acarlar Mahallesinde 5 vatandaşımızda COVİD-19 testi pozitif çıkmış, 5 kişinin irtibatlı olduğu 22 ev karantinaya alınmıştır.

    Öncelikle hasta olan vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum.

    Acarlar mahallesi Aydın’ın tüm ilçelerinde kurulan pazarlarda tezgah açan ve malzeme tedarik eden bir mahallemizdir. Bu mahallede hastalığın yayılması, gerekli tedbirler alınmazsa, diğer ilçelere de sirayet edebilir.

    Aydın Valiliğimiz ve oluşturulan İl Pandemi Kurulunca gerekli tedbirlerin alındığını biliyor ve gerektiğinde başka tedbirlerinde alınacağına inanıyorum.

    Ancak, burnumuzun dibine kadar yaklaşmış bu salgına karşı, Aydın’ın tüm ilçelerinde yaşayan vatandaşlarımızın bu süreçte daha da dikkatli olması; devletimizin, belediyelerimizin ve bilim kurulunun uyarılarına titizlikle uyulması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim.”

  • İYİ Partili Sezgin; Atatürk Havalimanı kullanılamaz hale getiriliyor

    İYİ Partili Sezgin; Atatürk Havalimanı kullanılamaz hale getiriliyor

    İYİ Parti Siyaset Akademisi Başkanı ve Aydın Milletvekili Aydın Sezgin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede, “inşaat, pistlerin üzerine denk gelecek şekilde konumlandırılmış ve inşaat için havalimanının pistleri ortadan kaldırılmıştır” ifadelerini kullanarak, geçtiğimiz yıllarda dünyanın en iyi 3 havalimanından biri seçilen Atatürk Havalimanı’nın uluslararası standartlara uygun ve kullanılabilir durumdaki pistlerinin kullanılamayacak duruma getirildiğini söyledi.

    Sahra hastanesi için, havalimanının kapalı alan, elektrik ve su gibi her türlü altyapı hizmetleri açısından elverişli durumdaki 325 bin metrekarelik kapalı alana sahip terminal binası ya da 11 milyon 650 bin metrekare boş arazinin neden kullanılmadığını soran Sezgin, “4 milyar TL’lik bir milli servetin adeta yağmalanmasına hangi gerekçeyle müsaade edilmektedir?” ifadelerini kullandı.

    İYİ Parti Milletvekili Sezgin, Bakan Karaismailoğlu’na şu soruları yöneltti:
    • Atatürk Havalimanı’nda yapılmakta olan sahra hastanesi inşaatını hangi şirket, hangi ihale şartları kapsamında yapmaktadır?
    • Sahra hastanesi için, havalimanının kapalı alan, elektrik ve su gibi her türlü altyapı hizmetleri açısından elverişli durumdaki 325 bin metrekarelik kapalı alana sahip terminal binası yerine neden pistlerin kırılması tercih edilmiştir?
    • Sahra hastanesi için, havalimanı arazisinde bulunan 11 milyon 650 bin metrekare boş arazi neden kullanılmayarak, pistler heba edilmiştir?
    • Uzmanlar, bu standartlarda bir pistin maliyetinin yaklaşık 2 milyar TL olduğunu belirtmektedir. 4 milyar TL’lik bir milli servetin adeta yağmalanmasına hangi gerekçeyle müsaade edilmektedir?
    • Devlet hazinesi, koronavirüsle mücadele için vatandaşlardan yardım talep edilecek kadar kötü durumdayken, milletin vergisiyle yapılmış olan pistler yıkılarak, yine milletin vergisiyle yüksek inşaat maliyetli bir yatırıma neden girişilmiştir?
    • Hastane inşaatı bahanesinin arkasındaki asıl amaç, Atatürk Havalimanı’nı kullanılamaz duruma getirerek, İstanbul Havalimanı’na ilişkin şikayetler nedeniyle Atatürk Havalimanı’nın yeniden kullanıma açılmasına yönelik talep ve beklentilerin önünü kesmek midir?
     

  • Akşener; Tek adam sistemi kaos yaratıyor

    Akşener; Tek adam sistemi kaos yaratıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugüne kadar Bilim Kurulu’nun önerdiği hiçbir şeyi kabul etmediğini iddia eden Akşener, “Tek adam sistemi bakanlar arasında kaos yaratıyor” dedi.

    Bugün sabah Foxtv’de Çalar Saat programına konuk olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Türkiye’nin, ekonominin çok kötü olduğu bir dönemde salgına yakalandı. Tüm siyasi partilerden birer ekonomist temsilcinin katılımıyla bir kurul oluşturulmalı” dedi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bugüne kadar Bilim Kurulu’nun önerdiği hiçbir şeyi kabul etmediğini öne süren Akşener, “Tek adam sistemi bakanlar arasında kaos yaratıyor” diye konuştu.
     

  • CHP il ve ilçe başkanlarına çağrı

    CHP il ve ilçe başkanlarına çağrı

    Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı 2 aşamalı proje ile kutlayacak. 

    Yarın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çocuklara çağrısı ile başlayacak olan etkinliklerle ilgili CHP Genel Merkezi’nden tüm CHP il ve ilçe başkanlarına da yazı gönderildi. 

    Genel merkezden gönderilen yazıda projelerin çok daha fazla kişiye ulaşması için gerekli çalışmaların yapılması istendi. İşte CHP Genel Merkezi’nden gönderilen yazılar: