Kategori: Siyaset

  • Babacan’ın A takımı belli oldu

    Babacan’ın A takımı belli oldu

    Eski bakan Ali Babacan’ın uzun bir bekleyişin ardından 10 Mart tarihinde kurduğu Demokrasi ve Atılım Partisi’nde (DEVA) görev dağılımı yapıldı. Partinin Genel Merkez Başkanlık Kurulu’nda (GMBK) 7’si kadın olmak üzere 21 kişi, Genel Merkez Yönetim Kurulu’nda ise (GMYK) 18’i kadın 50 kişi yer aldı. 
    Partinin Genel Sekreterliğini eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin üstlenirken, teşkilatlardan eski AK Partili bakan Nihat Ergün sorumlu olacak. Kısa bir süre önce AK Parti’den ayrılarak Ali Babacan’ın partisine katılan milletvekili Mustafa Yeneroğlu da partinin Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı oldu.
    HDP eski milletvekili Dengir Mir Fırat’ın kızı Münevver Helün Fırat GMBK ‘de yer aldı. A takımında eski AK Partili Milletvekilleri Mehmet Emin Ekmen ve İdris Şahin de görev üstlendi.

    DEVA Partisi’nin GMBK’deki görev dağılımı şu şekilde:
    Sağlık Politikaları Başkanı: Medeni Yılmaz
    Sosyal Politikalar Başkanı: Elif Esen
    Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı: İbrahim Halil Çanakcı
    Sektörel Politikalar Başkanı: Birol Aydemir
    Kadın Politikaları Başkanı: Arzu Kılıçlar
    Gençlik Politikaları Başkanı: Doğa Şanlıoğlu
    Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları Başkanı: Burak Dalgın
    Eğitim Politikaları Başkanı: Zehra Zeynep Dereli
    Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı: Münevver Helün Fırat
    Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı: Mehmet Emin Ekmen
    Doğa Hakları ve Çevre Politikaları Başkanı: Yasemin Bilgel
    İnsan Kaynakları ve Parti İçi Eğitim Başkanı: Nazlı Seda Vural
    Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Başkanı: Abdurrahman Bilgiç
    Teşkilat İşleri Başkanı: Nihat Ergün
    Bilgi ve İletişim Sistemleri Başkanı: Canberk Demirci
    İdari ve Mali İşler Başkanı: (Genel Muhasip) Mustafa Uçak
    Seçim İşleri Başkanı: İdris Şahin
    Kurumsal İletişim ve Tanıtım Başkanı: Sanem Oktar
    Halkla İlişkiler Başkanı: Ali Rıza Babaoğlan

    Kaynak: Gazete Duvar

  • CHP’li Bülbül; Buna ikiyüzlülük denir

    CHP’li Bülbül; Buna ikiyüzlülük denir

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, illerde kurulan pandemi kurullarına Türk Tabipleri Birliği’nin çağırılmamasını eleştirdi.
     “Halk sağlığı söz konusu iktidar hala siyaset yapılıyor” diyen Bülbül, “Büyükşehirlerde kurulan pandemi kurullarına ticaret ve sanayii temsilcileri katılırken Türkiye’nin en büyük sağlık örgütü olan Türk Tabipler Birliği’nin davet edilmemesinin izahı yoktur. Hal böyleyken Bakan kameralar karşısına çıkıp ‘Biz halk sağlığı için çalışıyor’ diyemez. Buna ikiyüzlülük denir. İlk günden beri iş birliğine açık olduklarını söyleyen, çözüm önerileri sunan ve uyarılarda bulanan Türk Tabipleri Birliği’nin görmezden gelinmesi siyasi çıkar ve tutumun sonucudur. Bu yaklaşımla salgının önüne geçilemez” dedi.
     
    “Kurullara, Türk Tabipleri Birliği temsilcilerinin alınmaması bir şeyleri halktan gizlemek için mi?” diye soran CHP’li Bülbül, Bakanlık tarafından yapılan açıklamaların toplumun geniş kesimini tatmin etmediğine dikkat çekerek şunları söyledi: 

    “Salgınla mücadelenin birinci kuralı halkın doğru bilgilendirilmesidir. Ancak açıklanan bilgiler arasında ki tutarsızlıklar Devlete olan güveni sarsmaktadır. İllerde oluşturulan Kurulların görevi doğru çözüm yollarını ortaya koymak ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Ancak Türk Tabipleri Birliği temsilcilerinin Kurullara alınmaması ve bu konudaki çağrılara kulak tıkanması tolumda soru işaretleri oluşturmaktadır. Türk Tabipleri Birliğinin bilgisi de tecrübesi de deneğimi de kurullarda olan diğer kişilerden daha fazladır. Bu soru işaretlerini ortadan kaldırmak için bir an önce Türk Tabipleri Birliği temsilcileri kurullarda yer almalıdır.”

  • AYBA ile iftihar ediyoruz

    AYBA ile iftihar ediyoruz

    Yüzyılda bir yaşanacak bir salgının ülkemizi ve dünyayı etkilediği bu günlerde Türkiye’nin şeffaflıktan yoksun olduğunu söyleyen CHP Germencik İlçe Başkanı Salih Çavuş “Fakat bunu öngören ve önlem almaya başlayan, gurur duyduğumuz kurumlarımız da yok değil.” dedi. 

    Bakıldığında Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hükümetten iki hafta önce otogarlarda ve toplu taşıma araçlarında dezenfekte çalışmalarını başlattığının altını çizen CHP Germencik İlçe Başkanı Salih Çavuş, yazılı basın açıklamasında şunları söyledi.

    “Mart ayının hemen başından itibaren de çocuk oyun alanları ve Büyükşehir Belediyesi’nin veznelerinde dezenfeksiyon işlemine geçiliyor. Şu anda henüz salgının ilk aşamasındayız ve muhtemelen konunun ciddiyeti çoğu kişi tarafından tam anlaşılamadı. Fakat yakın bir zamanda herkes merkezi hükümeti neden 2 hafta daha erken tedbir almaya başlamadığı için eleştirmeye başlayacak. Fakat vaka sayıları patladıktan ve (hiç olmasın istiyoruz ama) hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı artık dayanılmaz bir seviyeye ulaştıktan sonra. İşte Aydın Büyükşehir Belediyesi ile CHP’li ve İYİ Partili belediyelerimizin yaptığı tam da bu: İktidar cenahının yapmadığı!”

    “Aydın’da ve Germencik’te salgın durumuna karşı Büyükşehir’den, CHP’li ve İYİ Partili belediyelerden, başka tedbir uygulayan, sokağa çıkma yasağı bulunan 65 yaş üstü vatandaşlarımızı düşünen gördünüz mü?” diye soran CHP Germencik İlçe Başkanı Çavuş; “Bugün iftiharla çalışmalarını izlediğimiz AYBA, sadece Germencik’te değil tüm Aydın’da en ücra köşelere kadar giderek ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Üstelik bunu 11 yıldır her gün yapıyor. 

    Bizlere düşen, bu organizasyonu oluşturan ve yaşatan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu alkışlamak… Bizlere düşen yağmur-çamur, sıcak-soğuk demeden ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın her dertlerine koşan AYBA personelini alkışlamak… Bizlere düşen, Germencik’te girilmedik kapı bırakmayan Germencik Belediyesi’ni alkışlamak…
    Teşekkürler Çerçioğlu, teşekkürler Öndeş ve teşekkürler cefakâr AYBA personeli… Aydın ve Germencik sizlerin omuzlarında yükseliyor. 
    Son lafım da iktidar cenahına: Kafanızı kumdan çıkarın; insanlar ölüyor! Kendinizi ve ağzınızı toparlayın, önlem alın. Önlem alanlara da destek olun, köstek değil.”
    ifadelerini kullandı.

  • İşleri güçleri gıybet yapmak

    İşleri güçleri gıybet yapmak

    CHP İncirliova İlçe Başkanı Hasbi Akman, korona virüs nedeni ile havayolu taşımacılığında KDV oranlarının yüzde bire indirilmesini eleştirerek, “Ölü balık taklidi yapan bu iktidarın bir de Aydın’daki uzantıları var; işleri güçleri gıybet yapmak.” dedi.

    CHP İncirliova İlçe Başkanı Hasbi Akman yazılı olarak yaptığı basın açıklamasında bu virüsün bir özelliği zengin-yoksul, genç ve yaşlı ayırt etmediğini anımsatarak şunları söyledi.

    “Bu zor günlerde zenginler bir şekilde yolunu bulur da ya yoksullar ve yalnız yaşayan yaşlılarımız ne yapacak? Evden çıkamayan 65 yaşından büyüklerimiz ne yapacak. Aydınlı büyüklerimiz şanslı, çünkü AYBA var. Büyüklerimizin ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın 7 gün 24 saat yanlarında olan bu organizasyonu kuran Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na ne kadar teşekkür etsek azdır. Çerçioğlu’yla birlikte yol tutan Aytekin Kaya’ya ne kadar teşekkür etsek azdır.”

    Aydın Büyükşehir Belediyesi ve CHP’li, İYİ Partili Belediyelerle el ele vererek kolları sıvadığını ve karşı önlemler aldığını anımsatan Akman; “Aydın’da yaşlı ve evden çıkamayan vatandaşlarımızın her dertlerini gidermek, onların bu zor günlerde yanında olmak da AYBA’ya, CHP’li ve İYİ Partili belediyelere düştü. Malum, uçuş vergisinin düşürülmesinin bu vatandaşlarımıza bir yararı yok.
    Son yerel seçim öncesi AYBA’ya yapılan saldırıları hatırlayınca AYBA’nın nasıl güçlü bir organizasyon olduğunu herkes daha iyi anlayacaktır. AYBA, sen nelere kadirmişsin; ölü balıkların hepsini ortaya çıkardın!”
    şeklinde konştu.

  • Sezgin; M4 karayolunun güneyi Esad rejimine mi bırakıldı

    Sezgin; M4 karayolunun güneyi Esad rejimine mi bırakıldı

    İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda kullandığı ifadelerin, 5 Mart tarihli mutabakatla çelişkili olduğunu vurgulayarak, “M4 otoyolunun güneyi tamamen, hükümetinizin tabiriyle ‘Suriye Arap Cumhuriyeti’ ile Rusya Federasyonu’nun kontrolüne mi bırakılmaktadır?” sorusunun yanıtlanmasını talep etti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede Aydın Sezgin, “5 Mart 2020 tarihinde Moskova’da Türkiye ile Rusya arasında İdlib’deki duruma ilişkin olarak imzalanan mutabakat metnine göre, M4 karayolunun kuzeyinde ve güneyinde 6’şar km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilmesi öngörülmüştür” ifadelerini kullanarak, karayolunun güneyi ve kuzeyinde farklı denetim alanları oluşturulmasının, ‘ortak devriye’ ifadesine vurgu yapan 5 Mart tarihli mutabakat metniyle çelişkili olduğunu vurguladı.

    “10 Mart 2020 tarihinde Anadolu Ajansı Editör Masası programında yaptığınız açıklama, bölgedeki kontrolün paylaşımına ilişkin bazı belirsizlikler bulunduğu izlenimi vermiştir. “Ateşkes anlaşması çerçevesinde M4 yolunun güvenli bir şekilde trafiğe açılması var. Güney kısmını Ruslar denetleyecek, kuzey kısmını biz, yani ortak devriyeler” ifadelerindeki belirsizlik, uygulamada da devam etmektedir” ifadelerini kullanan Sezgin, önergesinde şu soruları yanıtlanmasını talep etti:

    * Açıklamanızda kullandığınız “güney kısmını Ruslar denetleyecek, kuzey kısmını biz” ifadesi, M4’ün güneyinin, yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gözetleme noktaları oluşturduğu ve denetimi altındaki bölgenin tamamen kontrolümüz dışına çıkması anlamına mı gelmektedir?
    * M4 otoyolunun güneyi tamamen, hükümetinizin tabiriyle “Suriye Arap Cumhuriyeti” ile Rusya Federasyonu’nun kontrolüne mi bırakılmaktadır?
    * Karayolunun güneyi ve kuzeyinde farklı denetim alanları oluşturulması, “ortak devriye” ifadesine vurgu yapan 5 Mart tarihli mutabakat metniyle çelişkili değil midir?
    * M4’ün güneyinde Esad rejimine muhalif nüfus ve terörist kategorisine girenler dahil tüm silahlı gruplar, M4’ün kuzeyine mi nakledilecektir?
    * 19 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığım konuşmada vurgu yaptığım gibi, TSK’nın İdlib’de gözetleme noktaları da tesis ettiği denetim alanının M4’ün kuzeyine sıkıştırılması ve nüfusun da kuzeye gönderilmesi neticesinde, bölgede bir “peşaverleşme” riskinin daha da tahrik edilmiş olacağı konusundaki görüşleriniz nedir? 22 Mart tarihinde bölgedeki birliklerimize “cihatçı gruplar” tarafından yapılan saldırı, bu çerçevede değerlendirilebilir mi?

  • Ekiz; Devletin görevi tecavüzcüye ceza indirimi yapmak değil

    Ekiz; Devletin görevi tecavüzcüye ceza indirimi yapmak değil

    Cumhuriyet Halk Partisi Efeler Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak infaz paketine tepki gösterdi.

    Ekiz, “Meclis’e sunulacak olan infaz paketinde, infaz hakimlerinin insiyatifine bırakılan “açık cezaevine ayrılma” uygulamasının kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı dahil, cinsel suç davalarında uygulanması kabul edilir bir şey değildir” dedi.

    Yazılı bir açıklama yapan Başkan Ekiz, “Türkiye‘de çocuk istismarı nedeniyle görülen dava sayısının son on yılda yaklaşık üç kat arttığı ve son üç yılda 13 bin çocuğun istismar mağduru olduğu bilinirken, koronavirüs tedbirleri kapsamında Meclis’e sunulacak olan infaz paketinde, infaz hakimlerinin insiyatifine bırakılan “açık cezaevine ayrılma” uygulamasının kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı dahil, cinsel suç davalarında uygulanması kabul edilir bir şey değildir. Çocuk istismarı ve tecavüz faili olan ve kadınlara şiddet uygulayan bir çok erkeğin dışarı çıkması kadın ve çocukların hayatının tehlikeye girmesi anlamına gelmektedir. Mevcut hükümet ; 8 yaşında tecavüze uğrayıp öldürülen Eylül Yağlıkara, 4 yaşında öldürülen Leyla Aydemir, Vakıf yurdunda tecavüze uğrayan 45 erkek çocuk, tecavüze uğrayan ve öldürülen yüzlerce kadını unutmamalıdır. Devletin görevi tecavüzcüye ceza indirimi yapmak değil, kadın ve çocukların haklarını güvence altına almaktır. 6284’ü uygulamalıdır” dedi.

  • JES’ler, vatandaşlarımızın sağlığını hiçe sayıyor

    JES’ler, vatandaşlarımızın sağlığını hiçe sayıyor

    CHP Aydın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Jeotermal Elektrik Santrallerinden salınan gazların solunum yolu hastalıklarını tetikleyerek Korona virüse davetiye çıkardığını söyledi. Konuyu Meclis gündemine taşıyan Bülbül, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. 

    Bülbül önergesinde “Korona virüsten korunmanın en önemli yollarından biri soluduğumuz havanın temiz olmasıdır. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği yetkililerinin açıklamalarına göre kirli hava solumak, korona virüsü de dahil olmak üzere solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıkların etkisinin artmasına sebep olan çok önemli bir faktördür. Hava kirliliği hem kronik hastalıklara neden oluyor hem de var olan kronik hastalıkları alevlendirerek korona virüsün daha ölümcül seyretmesine neden olabiliyor. Ayrıca kirli hava solumak bireylerde solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozarak, korona virüsün vücuda alınmasını ve yerleşmesini de kolaylaştırıyor. Küresel Hava Kalitesi Bilgi Platformu’nun (IQAir) dünyadaki PM2.5 kirliliğiyle ilgili yapılan ölçümler sonucu yayınladığı raporda Avrupa’daki PM2.5 hava kirliliği sıralamasında en kirli 10 istasyonun 5’inin Türkiye’de olduğu belirtilmiş. Ülkemizde özellikle Jeotermal Elektrik Santrallerinin bulunduğu bölgelerde hava kirliliği parametrelerinin oldukça üst düzeyde olduğu ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği de bilinmektedir. Korona virüs konusunda uzmanların ‘‘evlerinizi havalandırın’’ uyarılarıyla camlarını açan vatandaşlar filtresiz ve sağlıklı bir şekilde denetlenmeyen jeotermal elektrik santrallerinin saldığı çürük yumurta kokusuna maruz kalmaktadırlar. Solunum yolu hastalıklarını büyük ölçüde tetikleyen santrallerin saldığı gazlar, Korona virüs salgınıyla karşı karşıya olan vatandaşlarımızın sağlığını hiçe saymaktadır’’ ifadeleri kullanarak Kurum’a şu soruları yöneltti: 

    1-Korona virüs ile mücadele kapsamında tiyatro, sinema, kafe, düğün salonları, restoran, lokanta ve kahvehaneler gibi birçok işletme geçici olarak kapatılırken, hava kirliliğine ve insan sağlığına olumsuz etkileri olan ve denetimleri eksik ya da yapılmayan Jeotermal Elektrik Santrallerinin bu süreçte faaliyetlerinin durdurulmasıyla ilgili bir çalışmanız var mıdır? 

    2-JES’lerin bacalarından çıkan hava salınımları ve dışarıya verdikleri akışkanlar nedeniyle havayı, suyu, toprağı kirlettikleri ve insan sağlığına yönelik   solunum yolu hastalıkları ve birçok hastalığa neden olduğuna dair Bakanlık bünyesinde çalışma yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonucu ne olmuştur? 

    3-Korona virüs tedbirleri kapsamında iptal edilen ÇED toplantıları var mıdır? Var ise bilgilendirme toplantıları yapılmadan açılan jeotermal kuyuları var mıdır?

  • EBA TV'deki idam görüntüleri ve ilahiler Meclis gündeminde

    EBA TV'deki idam görüntüleri ve ilahiler Meclis gündeminde

    CHP’li Süleyman Bülbül, uzaktan eğitimin ilk gününde EBA TV‘de Adnan Menderes’in idam görüntülerinin ortaokul öğrencilerine izletilmesini ve ilahiler yayınlanmasını TBMM gündemine taşıdı.

    CHP Aydın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, TRT EBA TV’de yayınlanan uzaktan eğitim içeriklerinde Adnan Menderes’in idam sahnesinin yer almasının öğrenciler üzerinde olumsuz etki yaratacağını belirterek soru önergesi verdi.

    Bülbül, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede “TRT EBA TV’de yayınlanan uzaktan eğitim içeriklerinde ortaöğretim öğrencilerine Adnan Menderes’in idamı, boynuna ip geçirilmesi ve sehpanın devrilmesi gibi öğrencilere psikolojik açıdan zarar verecek siyasi içerikli görüntülere yer verilmiş, ders aralarında laik ve bilimsel eğitimle örtüşmeyen ilahiler dinletilmiştir. 20 dakikalık matematik dersinde öğretmenin 3 defa kıyafet değiştirmesi ve derse sakalsız başlayan bir öğretmenin dersi sakal ile sonlandırması gibi dikkat dağıtan, öğrencilerin zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkileyecek ve psikolojik açıdan travmalara sebep olabilecek birçok problem ilk günden ortaya çıkmıştır’’ ifadelerini kullandı.

    Bülbül, Selçuk’a şu soruları yöneltti:

    Uzaktan eğitim için hazırlanan içerikler hangi kurumlar tarafından hazırlanmıştır?
    Bir denetime tabii tutulmuş mudur?
    Diyanet’in hazırladığı içeriklerin yayınlandığı iddiaları doğru mudur?
    İçeriklerde yer alan idam sahnesinin öğrenciler üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilerle ilgili bir çalışma yapılmış mıdır?
    İzletilen sahne ile öğrencilerin hangi tür davranışları kazandırılması amaçlanmıştır?  
    Söz konusu yayınlarda talim ve terbiye kurulu tarafından onaylanmayan içerikler mevcut mudur?
    Mevcut ise onaylanmayan içeriklerin yayınlanmasının sebebi nedir?
    Bakanlığınızın ders aralarında yayınlanan içeriklerle ilgili bir planlaması var mıdır?
    Var ise ders aralarında hangi tür içeriklerin yayınlanmasa karar verilmiştir?
    İlahi gibi dini içerikli yayınların yapılma sebebi nedir?
    Söz konusu içerikleri üreten kişiler hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?
    Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

    Kaynak: Evrensel

  • Kılıçdaroğlu'ndan 13 maddelik çağrı

    Kılıçdaroğlu'ndan 13 maddelik çağrı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu düzenlediği basın toplantısında Kız kardeşimin vefatı nedeniyle arayan herkese şükranlarını sunarak başladı ve şunlar söyledi:

    “Ülkemiz tüm dünya gibi salgına karşı amansız bir mücadele veriyor. Sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.  
    Bu salgın bize farklılıklarımızı bir kenara bırakarak birlikte hareket etmemiz gerektiğini göstermiştir. Bu salgın bize ancak herkesin kurallara uyması halinde sağlıklı kalınabileceğini göstermiştir. Bilimsel aklın yol göstericiliğinde tüm sorunların çözülebileceğini göstermiştir. Bu salgın bize hiç tanımadığımız bir kişinin de sağlığından sorumlu olduğumuzu göstermiştir. Bu salgını dayanışma içinde hep birlikte yeneceğiz.” 

    Kılıçdaroğlu koronavirüs ile mücadele önerilerini ise şöyle sıraladı: 
    “Çiftçilerin borçları yeniden yapılandırılarak 1 yıl süreyle faizsiz ertelenmeli. Ücretli öğretmenler ile halk eğitimde görev yapan kursiyer öğretmenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için yasal düzenleme yapılmalı. 
    Küçük ve orta boy işletmelerin bankalardan kredi kullanabilmeleri için sicil affı yasası çıkarılmalı. 
    Turizm, eğlence, konaklama, ulaşım gibi sektörlerin banka kredileri yeniden yapılandırılmalı. 
    Bu süreçte yoksullar işsizler sağlıklarıyla uğraşırken bu kişilerin ödeyemedikleri faturaları düşünmemeleri için aile yardımları sigortası çıkarılmalı. 
    Bu süreçte kendi sağlıklarını tehlikeye atarak çalışan sağlık personeline kriz süresince her ay 2 maaş tutarında ödeme yapılmalı. 
    Bu süreçte faaliyetlerine ara veren hiçbir işletme çalışanlarının iş akdine hiçbir şekilde son vermemelidir. 
    Aklın ve bilimin ışığında hep birlikte başaracağız.”

  • CHP’li Bülbül’den Bakana Tek Soru; Kaç test yapıldı

    CHP’li Bülbül’den Bakana Tek Soru; Kaç test yapıldı

    CHP Aydın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Türkiye’de Korona virüs ile mücadele kapsamında kaç kişiye test yapıldığıyla ilgili Meclis’e soru önergesi verdi.
     
    Bülbül,Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlamasını istediği önergede “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’deki vaka sayısını açıklarken şimdiye kadar kaç kişiye test yapıldığına dair soruları yanıtlamamaktadır. Bakan Koca’nın bu soruya yanıt vermemesi yeteri kadar test kiti olmadığı için çok az sayıda test yapıldığı, özellikle yurt dışından gelen kişilerin bir kısmına test yapıldığı, belirtilerle hastaneye giden vatandaşların “14 gün evinizde kalın” telkiniyle evlerine gönderildikleri iddialarını güçlendirmektedir. Hükümet yetkililerin görevi özellikle bu gibi kriz anlarında yanlış bilgilerin yayılmasını önlemek için her konuda şeffaf ve açık olmaktır. 14 Mart’ta Sağlık Bakanlığı Korona virüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, şimdiye kadar 4 binden fazla kişiye Korona virüsü testinin yapıldığını söylemişti. Bunundışında resmi bir açıklama olmadığını belirten Bülbül, Koca’ya şu soruyu yöneltti: 

    Ülkemizde ilk test hangi tarihte yapılmıştır ve ilk testin yapıldığı tarihten bugüne kadar kaç test yapılmıştır?

  • CHP'li Bülbül; Kimin evde kimin yurtta kalacağına nasıl karar verdiniz

    CHP'li Bülbül; Kimin evde kimin yurtta kalacağına nasıl karar verdiniz

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, umreden dönen ve Aydın’da yaşayan 256 vatandaşın karantinaya alınmasının nedenini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordu.

    CHP Aydın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, umreden dönen ve Aydın’da yaşayan 256 vatandaşın karantinaya alınmadan evlerine gönderilmesiyle ilgili Meclis’e soru önergesi verdi. 

    Bülbül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlamasını istediği önergede “Umre ziyareti için Suudi Arabistan’a giden ve geçtiğimiz günlerde ülkemize dönen bazı vatandaşlarımız için İstanbul, Ankara ve Konya başta olmak üzere birçok ilde bulunan yurtlar, karantina merkezi olarak seçilmiş ve umreden dönen vatandaşlarımız bu yurtlara yerleştirilmişlerdir. Fakat alınan bu önlemlerden hemen önce umreden dönüş yaparak Aydın’a gelen 256 vatandaşlarımıza Aydın İl Sağlık Müdürlüğünce “14 gün boyunca dışarı çıkmayacakları ve ziyaretçi kabul etmeyeceklerine” dair bir yazı imzalatılarak evlerine gönderilmiştir. Aydın’ın ardından pek çok ilde de sorun yaşandığı belirtilmiş ve basına yansımıştır’’ ifadeleri kullanarak Koca’ya şu soruları yöneltti: 

    1-20 Aralık 2019 tarihinden itibaren bugüne kadar umreden dönen kaç kişi vardır? Kaç kişi karantina için hazırlanan öğrenci yurtlarına yerleştirilmiştir? 
    2-Umreden dönen kaç kişi karantinaya alınmayarak 14 günlük süreyi evlerinde geçirmeleri istenmiştir? Bu kişiler hangi illerdedir? 
    3-Bakanlık, kimin yurtlarda kimin evlerde karantinada olacağı kararını hangi test sonuçlarına göre vermiştir? 
    4-14 günlük süreyi evlerinde geçirecek olan kişiler hangi koşullarla evlerine gönderilmiştir? Bu kişilerden daha sonra gelişen semptomlar nedeniyle sağlık kuruluşuna başvuru olmuş mudur? 
    5-Evlerinde olan kişiler öğrenci yurtlarına yerleştirilenler gibi özel karantina alanlarına alınacak mıdır? 
    6-Bilim Kurulu üyesi bir uzman bir haber programında “Umreden dönüşlerin bu kadar fazla olacağını tahmin etmedik. Son kafileyi kontrol etmek daha kolay olsun diye yurtlara yerleştirdik” demiştir. Bir itiraf niteliğinde olan bu açıklamaya göre Sağlık vatandaşlar umreden dönmeden önce ne gibi tedbirler almıştır? Nerden ilk gelen kafileler de son gelen kafile gibi özel karantina alanlarına alınmamıştır? 
    7-Umreden dönen kaç kişiye Korona virüs teşhisi konulmuştur? 
    8-Evlerine gönderilen kişiler İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kontrol edilmekte midir? Ediliyor ise hangi sıklıkla ve hangi testlere tabi tutularak kontrol edilmektedir? 
     

  • CHP Efeler İlçe  Başkanı Mersin’den  AKP’li Posacı’ya  sert eleştiri

    CHP Efeler İlçe Başkanı Mersin’den AKP’li Posacı’ya sert eleştiri

    Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın Milletvekili Rıza Posacı’nın açıklamasında kullandığı argo ifadelere CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin sert tepki gösterdi.

    Yazılı bir açıklamayla AKP Aydın Milletvekili Rıza Posacı’yı eleştiren CHP’li Mersin, “Bütün dünyanın can hıraş bir şekilde uğraştığı, ülkemizde de bütün vatandaşlarımızın ortak bir mücadele içine girdiği ve millet olarak dikkatli olmamız gerektiğinin bilincini yaşadığımız virüs salgını gerçeği ortada dururken, ilimizin gündemini artık siyasi bir takım ayak oyunlarına cevap vererek yormamaya çalıştım. Fakat AKP’nin Aydın vekili Posacı, dün vermiş olduğu bir mülakatta ne yazık ki, kendisinden bekleneni yapmış, seviyeyi daha da aşağılara çekmiş;  “ottan, b…an” demiş.  Bay Posacı, o mülakatınızda kullandığınız iğrenç kelimelerden sonra, size; “ağzınızdan necaset damlıyor” desem bana gücenmezsiniz herhalde artık” dedi.

    AKP’li Posacı’yı kendi sözleri üzerinden eleştiren CHP Efeler İlçe Başkanı Polat Bora Mersin, “Ne de olsa “necaset” kelimesinin kaba söylenişlerinden birini milletin gözünün içine baka baka söylemeye utanmamışsınız. Şöyle bir baktım yüzünüzde de kızarma yok! Millet canının derdine düşmüş, senin ağzında lağım çukurlarında görülebilecek kelimeler. Hakikaten yazıklar olsun! … Ne amaçla olursa olsun seviyeyi bu kadar aşağılara düşürmeyin Aydın siyasetinde… Hele bu aralar tutun şu ağızınızı, yükseltin seviyenizi. Bak Sayın Posacı, Aydın Büyükşehir Belediyesi Aski Genel Müdürlüğü, dimağın tutulacak kadar altyapı kazandırdı bu şehre. Yalnız ne oldu biliyor musun?  Bu konuda sana soru da sorulmuş, kuma gömmüşsün kafanı, ama ben söyleyeyim… Söke, Germencik, Köşk ve Buharkent’e yapılmaya çalışan altyapı yatırımlarına AKP’li meclis üyeleri “hayır” oyu kullandı, hem de Söke de topyekûn” dedi.

    Posacı’yı gündemden uzak olmakla eleştiren CHP’li Mersin, “Sana şimdi ‘’ gündemden ırak Rıza ‘’  deseler kızarsın…  Ama biraz takip et madem bu sularda yüzmek niyetindesin… Şuanda da bak Büyükşehir Belediyemiz bütün Aydın’ı dezenfekte ediyor.. Bu çalışmaları da gör… Her şey halkımızın, hatta senin de sağlığın için… Tüm kurumlar kol kola vermiş çalışıyor… Konuşurken de istirham ediyorum kullandığımız kelimelere dikkat edelim. Pis kelimeler kullanmayalım… Maazallah ‘’ Rıza vekilimin ağzı pislenmiş dezenfekte edin ‘’ diye ihbar ederler benden söylemesi” ifadelerini kullandı.   

  • Başkan Atay % 70 Başarı  oranı ile  4. sırada

    Başkan Atay % 70 Başarı oranı ile 4. sırada

    Sonar’ın İstanbul dışındaki 20 Büyükşehir’in 147 ilçe belediyesinde geniş kapsamlı yerel seçim araştırması gerçekleştirdi. Sonar’ın bu araştırmasına göre yüzde 70,8’lik bayarı oran ile Efeler Belediye Başkanı M.Fatih Atay dördüncü sırada yer aldı.
    Sonar’ın yaptığı araştırmaya göre İstanbul dışındaki 20 Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan 147 ilçe belediyesinde başkanların başarı sıralamasında Adana Çukurova İlçesi’nin CHP’li Belediye Başkanı  Soner Çetin yüzde 76,5 ile birinci sırada yer aldı. İkinci sırada Konya Karatay ilçe belediye başkanı AKP’li Mehmet Hançerli yüzde 73,6, İzmir Çiğli Belediye Başkanı CHP’li Ufuk Gümrükçü yüzde 71,2 ile üçüncü sırada yer aldı. Aydın Efeler Belediye Başkanı M.Fatih Atay’da 143 ilçe belediye başkanını geride bırakarak yüzde 70,8’lik başarı oranı ile dördüncü sırada yer aldı.

  • Umreden dönen 256 Aydınlı geç olmadan karantinaya alınmalıdır

    Umreden dönen 256 Aydınlı geç olmadan karantinaya alınmalıdır

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, umreden dönen ve Aydın’da yaşayan 256 vatandaşın karantinaya alınmadığını aksine evlerine gönderildiğini belirterek “Vatandaşlar nasıl bir sağlık testinden geçirilip evlerine gönderildiler derhal açıklanmalı ve 256 vatandaşımıza tıpkı Ankara ve Konya’da olduğu gibi 14 günlük karantina uygulaması yapılmalıdedi.

    Umreden dönen vatandaşların, Ankara ve Konya’daki toplam 5 öğrenci yurdunda 14 gün karantinaya alındığı açıklandı. Ancak CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Aydın’da 256 vatandaşın umreden döndükten sonra yurtlarda karantinaya alınmadığını aksine evlerine gönderildiklerini söyledi.

    CHP’li Bülbül, “Aldığımız bilgiye göre vatandaşların ilk tetkikleri yapıldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ‘14 gün boyunca dışarı çıkmayacakları ve ziyaretçi kabul etmeyeceklerine’ dair bir yazı imzalatılarak, evlerine gönderilmiş. Yani şu an sadece Aydın’da umreden gelen 256 vatandaş evinde sözde karantinada. Aydın’a geri dönen vatandaşlarımızın sadece bir temenni yazısı karşılığında evlerine gönderilmelerini doğru bulmuyorum” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Umreden daha önce dönenler, tıpkı şimdi dönenler gibi sağlık taramasından geçirildi. Şüphelilerin testleri yapıldı” sözlerinin hatırlatan Bülbül, “Bir dün önce umreden dönen vatandaşlar evlerine gönderilirken bir gün sonra gelenler yurtlarda karantinaya alındı. Bakanlık kimin yurtlarda kimin evlerde karantinada olacağı kararını hangi test sonucuna göre verdi? Vatandaşlar hangi gerekçeyle evlerine gönderildi, neden 14 gün karantinaya alınmadılar ve nasıl bir sağlık taramasından geçtiler derhal açıklanmalı. Evlerine gönderilen vatandaşlar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kontrol ediliyor mu? Bu soruların cevapları bir an önce verilmeli” dedi.

    Bu kişilerin evlerine nasıl gönderildiğinin de bilinmediğini söyleyen Bülbül, “Aydın’da evlerine gönderilen vatandaşlar hem kendileri hem de evde bulunan yakınları ve ziyarete gelenler için risk taşımaktadır. Her bir temas yeni bir vaka olabilir. Aydın’da ortaya çıkan bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmez ve gerekli tedbirler alınmazsa, ne yazık ki ortaya çıkacak olumsuz sonuçlardan hepimiz etkileneceğiz. O nedenle Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ve Aydın İl Müftülüğü ile Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri yetkililerine ve Sağlık Bakanı sayın Fahrettin Koca’ya, Aydın halkı adına acil çağrıda bulunuyorum; Bir an önce bu hatalı uygulamadan dönülmeli, umreden dönen 256 vatandaşımıza tıpkı Ankara ve Konya’da olduğu gibi 14 günlük karantina uygulaması yapılmalı, semptomları sağlık ekipleri tarafından an be an takip edilmeli” dedi.

  • CHP Kuşadası’nda KESO’ya ziyaret

    CHP Kuşadası’nda KESO’ya ziyaret

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası yeni ilçe yönetimi, Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nı (KESO) ziyaret etti.

    Geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde yeniden CHP İlçe Başkanı seçilen Mehmet Gürbilek ve yönetiminin ziyaretinde KESO yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalım ve yöneticileri hazır bulundu. Ziyaret esnasında Kuşadası ile ilgili genel görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarette KESO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalım, “Öncelikle Mehmet Gürbilek Başkanımı tekrardan seçildiği için kutlarım. Yönetim Kurulu arkadaşlarıyla beraber esnafımız ve vatandaşlarımız için Cumhuriyet Halk Partisi İlçe yönetimi olarak güzel çalışmalara imza atacaklardır” dedi.

    CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek de ziyaretle ilgili açıklamasında, “Esnaf odamızın yönetimi esnaflarımız adına güzel çalışmalara imza atıyor, bizlerde esnafımız ve vatandaşlarımız için hem partimiz hem Belediye olarak iyi hizmetler yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz” dedi.

  • CHP Kuşadası ilçe Başkanı Gürbilek; Nasıl gezeceksiniz Kuşadası sokaklarında

    CHP Kuşadası ilçe Başkanı Gürbilek; Nasıl gezeceksiniz Kuşadası sokaklarında

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Kuşadası’na yapılacak hizmet ve yatırımlar için kullanılacak ek bütçe talebine Cumhur İttifakı grubu ret oyu kullandı. Cumhur İttifakı’nın kararına CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’ten sert tepki geldi.

    Yazılı bir basın açıklaması yapan Başkan Gürbilek, “Bugün Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi, şehrimizin, ilçemizin gelişmesine, yatırım görmesine karşı duranların çabalarının ete kemiğe bürünmüş halini gördü. Görevi devraldığı günden bugüne kadar azimle ve her gün hızını arttırarak hizmet üreten Kuşadası Belediye Başkanımız ve ekibi, Kuşadası’nın yatırım ivmesini parmakla gösterilir hale getirmek için her şeylerini ortaya koyuyorlar. Peki, bugün Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinde ne oldu, önce dün Plan Bütçe Komisyonunda Kuşadası Belediyemizce ek yeni yatırımlar yapmak adına talep edilen ek bütçeye yetkileri olmaksızın, bir gerekçe ortaya koymadan red oyu verdiler. Sonrasında ise bu komisyon raporunun bugünkü oylamasında AKP’li meclis üyeleri yine red oyu kullandı. Yani AKP’nin elleri Kuşadası’na yatırıma engel olmaya kalktı!.. Bu memleket çok kötü şeyler gördü, ancak Kuşadası böyle ihaneti hiç görmemişti” dedi.

    Açıklamasında Cumhur İttifakı üyelerini sert sözlerle eleştiren Başkan Gürbilek, “Destek vermezsiniz anladık, ancak Kuşadası halkı sizin bu ihanetinizi asla unutmayacak bilesiniz… Nasıl gezeceksiniz Kuşadası sokaklarında, nasıl bakacaksınız Kuşadası halkının yüzüne. Unutur mu sanıyorsunuz Kuşadası bunu? Tabi bu vesileyle Kuşadası Belediyemizin daha çok yatırım yapmasını teşvik eden, destek veren, evet oyu kullanan tüm Büyükşehir Meclis üyelerimize de Kuşadası halkı adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum… Neyse ki sizler varsınız… Neyse ki Kuşadası’na AKP tarafından yapılmış bu ihanet sayenizde felaketle sonuçlanmadı. Son olarak AKP’li meclis üyelerine şunu söylemek isterim; Siz isteseniz de istemeseniz de ilçemiz Kuşadası Belediyesiyle, Büyükşehir Belediyesiyle yatırım görmeye, hizmet görmeye devam edecek… Hasetinizden çatlasanız da bu yatırımlar artacak. Değerli Kuşadalılar biz Kuşadası Belediyesiyle, Aydın Büyükşehir Belediyesiyle kol kola hizmet vermeye, dev yatırımlar yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Bu şehrin en güzel hikayesini yazacağız

    Bu şehrin en güzel hikayesini yazacağız

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Efeler İlçe Gençlik Kolları’nın önceki dönem başkanı Mustafa Dinç, İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısı ile İl Gençlik Kolları Başkanlığına adaylığını açıkladı. Dinç’in adaylık açıklamasına CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, mevcut Gençlik Kolları İl Başkanı Yılmaz Tilki, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir ve çok sayıda partili katıldı.

    Adaylık açıklamasında “Bu şehrin en güzel hikayesini birlikte yazacağız” diyen Mustafa Dinç; “Bu ülkede gençlerimiz, üniversiteli işsizler ordusu haline dönüşüyor. Bugün bu ülkede üniversiteli kardeşlerimiz iş bulamadıkları için artık yaşamlarına son verir hale geldi. Bu ülkeyi yönetenlerin il ve ilçe başkanlıkları adeta iş ve işçi bulma kurumlarına dönüştürüldü. Ama bu memleketin ana ve babalarının alın teriyle büyüttüğü, 90 KPSS alan gençler atanamadan evlerinin kapılarına döner hale geldi. Bu ülkede öğretmenler fakültelerini bitirdikten sonra, iktidar partisinin torpili olmadığı için atanamaz hale geldiler. Bu ülkede mühendisler sanayide çalışır hale geldiler.” dedi.

    Tıp fakültesi mezunlarının inşaatlarda çalışır hale geldiğini, günden güne ülkenin daha büyük bir karanlığı sürüklediğinin altını çizen Dinç şunları söyledi:
    “Ama biz burada bir umutsuzluğu, bir yılgınlığı, bir sinmişliği konuşmaya buluşmadık. Biz bugün burada umudu konuşmak için buluştuk. Biz bugün burada baharı konuşmak için buluştuk. Değerli dostlarım, değerli partililerim. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıktığı ve Milli Mücadelenin ilk kıvılcımını yaktığı 1919’un 100.yılında başta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, bu memlekette “Martın Sonunu Bahar” yaptık ve yerelde iktidara geleceğimizin adımlarını tüm ülkeye ve dünyaya gösterdik. Ancak biz bununla yetinmek istemiyoruz.”

    Dinç; cumhuriyete ve demokrasiye inanan, laikliğin bayrağını taşıyan, Kuvayi Milliye ruhunu taşıyan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliği olarak aday olduklarının altını çizdi ve “Biz adayız. Biz genç işsizliğe karşı adayız. Gençlerin işsizlikten kaynaklı yaşamlarına son vermediği bir Türkiye’ye adayız. Genç kadın arkadaşlarımızın sokak ortasında tacize, şiddete uğramadığı bir Türkiye’ye adayız. Biz adayız. Bir babanın evime ekmek götüremiyorum diye sokak ortasında kendisini yakmayacağı bir ülke için adayız. Biz adayız, çocukların gecelere yataklara tok karınla girdiği bir ülkeye adayız. Biz adayız. Fikirlerini söyledi diye 70.000 öğrencinin cezaevine atılmadığı bir Türkiye’ye adayız. Biz adayız arkadaşlar, Cumhuriyeti, Demokrasiyi, tarafsız ve bağımsız yargıyı kurmak için adayız. Biz adayız. Dünyanın her yerinde üreten, büyüyen ve gelişen bir Türkiye’yi yeniden kurmaya adayız. Biz adayız. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetiyle bu ülkeye ilmek ilmek ördüğü ülkeye adayız. Çok fazla kendimi anlatmak istemiyorum.” dedi.

    CHP Efeler Gençlik Kolları başkanlığı yaptığı süreçte bir çok seçimde parti için, Cumhuriyet değerleri için mücadele ettiklerini ve bundan sonra da bu değerleri taşımaya, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında CHP’yi iktidar yapacak azim ve kararlılığı sergilemeye aday olduğunu ifade eden Dinç sözlerini şöyle tamamladı:
    “Bugün beni yalnız bırakmadığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Ve sizlere bir söz veriyorum. Bu şehrin bu memleketin en güzel hikayesini bizler yazacağız arkadaşlar. Nazım’ın bir şiiriyle sözlerime son vermek istiyorum. “Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”

  • DEVA Parti programını açıkladı

    DEVA Parti programını açıkladı

    Türkiye siyasetine Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ile geri dönen eski bakan Ali Babacan,  partisinin tanıtım toplantısını Bilkent Otel’de yaptı. Babacan, otel önüne getirilen davul-zurna eşliğinde karşılandı. Otele girişlerde güvenlik önlemleri dikkat çekerken, toplantının yapılacağı salon girişlerine ülkede bir kişide tespit edilen korona virüse karşı el dezenfekte cihazları yerleştirildi.

    Yaklaşık 800 kişilik salonda, konukları ‘Demokrasi ve Atılım için bugün ilk gün’ yazısı karşıladı. Konuklar içeriye ‘Biz Hazırız’ kimlik kartları ile alındı. Sahnenin bir yanında Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı kullanılırken diğer tarafta Türk bayrağı tercih edildi. Partinin logosunda su damlasının içinde filizlenen yaprak figürü kullanıldı.

    PARTİ PROGRAMI 14 BAŞLIKTA TOPLANDI
    Konukların incelemesi için sandalyeler üzerine parti tüzüğü ve programı konuldu. 131 sayfadan oluşan parti programı 14 başlık altında toplandı. Başlıklar, ‘Özgürlükçü, Katılımcı ve Çoğulcu Demokrasi’, ‘Adalet, Hukuk ve  Yargı’, ‘Kamu Yönetimi’  ‘Ekonomi’, ‘Sektorel Politikalar’, ‘Sosyal Politikalar’, ‘Kadın’, ‘Gençlik’, ‘Spor’, ‘Kültür Sanat’, ‘Göç Politikaları’, ‘Çevre, Kentleşme ve Afet Yönetimi’, ‘Güvenlik ve Savunma’, ‘Dış Politika’ konularından oluştu. Programın giriş metninde politika oluşturma, karar alma ve uygulamalarda şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık ve liyakatın esas alınacağına dikkat çekildi.

    DERDİNİZE ORTAK ARIYORSANIZ BİZ DEVA’YIZ
    “Hepimizin ruhu buruk, yüreği yaralı” diyen Babacan şunları söyledi: “İnsan haklarının ihlali, özgürlüklerin kısıtlanması toplumun nefes almasını zorlaştırıyor. Kadınlar şiddet ve tehdit altında yaşamaktan yoruldu. Halkımız ne kadar haykırsa da sesini duyuramıyor. Ayrıştırıcı, ötekileştirici siyaset dili toplumumuzu sürekli geriyor. Korku siyasetinden ve kavgalardan hepimizi yordu artık. Yatırımcılarımız kaygılı, var olma mücadelesi veriyor. Kentlerimiz hüzünlü, toprağımız, ağacımız yeter artık diye bağırıyor. Bu ülkenin insanı birkaç yıldır çok üzüldü. Artık geldik buradayız. Bu üzüntülerini daha da büyümesine izin vermeyeceğiz. Zaman ümitsizlik zamanı değil Türkiye için sorumluluk alma zamanı. Türkiye için demokrasi ve Atılım zamanı geldi. Türkiye için iyileşme zamanı başladı. Derdinize ortak arıyorsanız, biz devayız. Derdinize hızlı çözüm arıyorsanız, biz DEVA’yız.”

  • Büyükşehir Meclisi Mart ayı ilk oturumu yapıldı

    Büyükşehir Meclisi Mart ayı ilk oturumu yapıldı

    Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı meclis toplantısının ilk oturumu, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu başkanlığında gerçekleşti.

    Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısının ilk oturumu Özlem Çerçioğlu başkanlığında yapıldı. Toplantıda 8’i gündem dışı olmak üzere 32 gündem maddesi görüşülerek komisyonlara sevk edildi. Bozdoğan’da bulunan ve mülkiyeti Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan hizmet binası ile Bozdoğan ve Koçarlı ilçelerinde bulunan sosyal ve kültürel tesislerin 1 yıl süreliğine bedelsiz olarak ilgili belediyelere tahsis edilmesi ile ilgili karar oy birliğiyle kabul edilerek komisyonlara sevk edildi. Gündemde Germencik ilçesinde bulunan tarihi Magnesia Antik Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmalarına maddi destek olunması ilgili gündem maddesi Plan Bütçe Komisyonuna havale edildi.

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve Kuşadası Belediyesi Meclis Üyesi Evrim Karakoz tarafından meclise sunulan önerge oy birliği ile kabul edildi. Verilen önergeye göre Kuşadası Türkmen Mahallesi’nde bulunan Varlık Sokağın adının Kuşadalı yazar ve şair Mustafa Veli’nin adının verilmesi talep edildi.

    27 Şubat’ta İdlib’te şehit olan askerler ile ilgili söz alan AKP Buharkent Meclis Üyesi Mustafa Arı, şehitlerin siyaset malzemesi yapılamayacak kadar şerefli ve mukaddes olduğuna dikkat çekerek, konu ile ilgili gerçek dışı yayınların yapıldığını ve sosyal medya üzerinden kirli algı operasyonu yapıldığını belirtti.
    Maddelerin görüşülmesinin ardından Başkan Çerçioğlu, 12 Mart Perşembe günü saat 15.00’te tekrar toplanmak üzere oturumu kapattı.

  • Babacan'ın kurucuları arasında bir Aydınlı

    Babacan'ın kurucuları arasında bir Aydınlı

    Babacan’ın kurucuları arasında bir Aydınlı

    Babacan’ın partisinin kuruluş müracaatı yapıldı. İsminin Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) olduğu söylenen partinin kurucular kurulunda, AKP’den istifa eden Mustafa Yeneroğlu ve Sadullah Ergin de yer aldı

    Ali Babacan’ın partisinin kuruluş dilekçesi bugün İçişleri Bakanlığına verildi. Ali Babacan başkanlığındaki yeni partinin kurucular kurulu da açıklandı.

    Kurul da Sadullah Ergin, Nihat Ergün gibi AKP’de bakanlık yapmış isimler yer alıyor.

    90 kişinin bulunduğu kurulda, Gülay Göktürk ve Metin Gürcan gibi isimler de var.

    PARTİNİN İSMİ BELLİ OLDU

    Kurucular kuruluna ilişkin kamuoyuna duyurulan dosyada parti amblemi veya ismi yer almıyor. Tarafsız Haber Ajansı’nın aktardığına göre ise partinin ismi Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) oldu.

    Yeni partinin kuruluş toplantısının Çarşamba günü Ankara’da yapılacağı açıklandı.

    90 kişiden oluşan kurucular listesinin 27’si kadınlardan, 16’sı ise  genç isimlerden oluşuyor.

    Listede Aydın’dan Psikolog Meltem Gürler yer aldı.

    AKP’de bakanlık yapmış isimlerin de yer aldığı 90 kişilik kurucular kurulu şöyle:

    Ali BABACAN
    Abdurrahim AKSOY
    Abdurrahman BİLGİÇ
    Abdurrahman Müfit YETKİN
    Ahmet Burçin YERELİ
    Ahmet Edip UĞUR
    Ahmet ERGİN
    Ahmet Faruk ÜNSAL
    Ali İhsan MERDANOĞLU
    Ali Rıza BABAOĞLAN
    Ali Ufuk YAŞAR
    Altuğ ANKARALI
    Arzu KILIÇLAR
    Ayşe Ezgi YILDIRIM
    Bahar EKŞİ
    Baran Deniz BAĞATUR
    Bekir Sıtkı ASLAN
    Bilgehan ÇETİNER
    Birol AYDEMİR
    Burak DALGIN
    Burcu YAĞAN
    Bünyamin ÜNLÜ
    Canberk DEMİRCİ
    Cavit DAĞDAŞ
    Cem AVŞAR
    Cennet USLU
    Deniz KARAKULLUKÇU
    Doğa ŞANLIOĞLU
    Elif ESEN
    Essum ASLAN
    Evrim RIZVANOĞLU
    Fahriye Oya KUYUMCU
    Fazıl Hüsnü ERDEM
    Ferayi ÖKMEN
    Furkan AYDOĞAN
    Gül Didem PEKUZ
    Gülay GÖKTÜRK
    Gülçin AVŞAR
    Haldun HAKCI
    Hasan CANPOLAT
    Hasan KARAL
    Hatice Dudu ÖZKAL
    Hatice Selvi DEMİREL
    Hüseyin NALBANTOĞLU
    İbrahim Alper AKALIN

    İbrahim DÖNERTAŞ
    İbrahim GEZER
    İbrahim Halil ÇANAKÇI
    İdris ŞAHİN
    İhsan GÜNAYDIN
    İlker ÇELİK
    Kadircan KÖŞDERE
    Kadriye Esra AYGÜN
    Kemal Can GÜR
    Kerem ALTUN
    Kerem YAVAŞÇA
    Mahmut Sami TOPBAŞ
    Medeni YILMAZ
    Mehmet AVCI
    Mehmet Emin EKMEN
    Mehmet ŞANVER
    Meltem GÜRLER
    Merve MOLLAMEHMETOĞLU KELEŞ
    Metin GÜRCAN
    Metin KAŞIKOĞLU
    Muhammed İkbal SEYDA
    Musa Malik YILDIRIM
    Mustafa ERGEN
    Mustafa Nuri AKBULUT
    Mustafa SATICI
    Mustafa UÇAK
    Mustafa YENEROĞLU
    Münevver Helün FIRAT
    Nazlı Seda VURAL
    Nevim BİLİCİ
    Nihat ERGÜN
    Oğuzhan AYGÖREN
    Ömer Rıfat GENCAL
    Ramiz ONGUN
    Rojhat ÖLMEZ
    Sadullah ERGİN
    Sanem OKTAR ÖĞÜT
    Sedat KADIOĞLU
    Selma Aliye KAVAF
    Seyit Halil ÖZSOY
    Tuğba TAPSIZ
    Tunahan ELMAS
    Yasemin BİLGEL
    Zehra Zeynep DERELİ
    Zeynep TATAR

  • Babacan ekibi parti başvurusunu yaptı

    Babacan ekibi parti başvurusunu yaptı

    Bir süredir parti kurması beklenen Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Ali Babacan partisinin kuruluş başvurusunu yaptı.

    Ali Babacan ve ekibi bir süredir sürdürdükleri parti kurma çalışmalarını tamamladı. İsminin Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) olacağı öne sürülen yeni partinin başvuru dilekçesi, Babacan ekibi tarafından İçişleri Bakanlığı’na saat 10.25’te teslim edildi. Başvuruyu bakanlığa yapan heyet arasında eski TÜİK başkanı, müsteşar Birol Aydemir, 23. Dönem AKP milletvekili, avukat Mehmet Emin Ekmen, eski vali Hasan Canpolat, AKP eski milletvekili İdris Şahin yaptı.

  • AKP'de Sultanhisar ve Köşk Kongreleri yapıldı

    AKP'de Sultanhisar ve Köşk Kongreleri yapıldı

    İdlib’de rejim güçleri tarafından yapılan hain saldırı nedeniyle ertelenen kongreleri Sultanhisar ve Köşk ile başladı.

    Divan Başkanlığını İl Koordinatörü Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya’nın yaptığı Sultanhisar İlçe kongresine, 59. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, İl Başkanı Ömer Özmen, Milletvekilleri Mustafa Savaş, Bekir Kuvvet Eeim, Metin Yavuz, Rıza Posacı, İl Yönetim Kurulu Üyeleri, İl Kadın Kolları Başkanı Duygu Göğde, İl gençlik Kolları Başkanı Ali Demir, İlçe Başkanları, İlçe Delegeleri ve partililerin katıldı.

    Kongrede mevcut İlçe Başkanı Yüksel Yılmazoğlu yeniden ilçe başkanı seçildi. Kongrede İl Başkanı Ömer Özmen, Milletvekilleri, İl ve İlçe yöneticileri asker selamı vererek operasyon halinde olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne destek mesajı gönderdiler.

    7. Olağan Köşk İlçe Kongresi’ne de mevcut başkan Halil Mollaoğlu tek aday olarak katılarak yeniden Köşk İlçe Başkanı seçildi.

  • CHP İl Başkanı Çankır: Asla yalnız yürümeyeceksiniz

    CHP İl Başkanı Çankır: Asla yalnız yürümeyeceksiniz

    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Başkanı Ali Çankır 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çankır, “Geleceğimizin ve gelecek nesillerimizin güvencesi kadınlarımızla beraber Cumhuriyet devrimlerine sımsıkı sarılıp, Cumhuriyet dolu yarınları hep beraber inşa edeceğiz” dedi

    Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Başkan Çankır, “Şiddete, sömürüye, eşitsizliğe karşı hayatının her alanında direnen tüm kadınlarımıza saygılarımı sunuyor, asla yalnız yürümeyeceklerini belirtiyor, sevginin elçisi, insanlığın kanatları olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Anadolu’nun her karış toprağında kadın erkek ayrımı yapmadan çok büyük bir inanç ve azimle kazanılan Cumhuriyet ile ülkemizin her ferdi çok büyük kazanımlar sağlamıştır. Zorlukları aşıp, yokluklara göğüs gerip vatanına, toprağına sahip çıkan, Mehmetçikleri yetiştiren kadınlarımız ise Cumhuriyet devrimine adını altın harflerle yazdırmış, verdikleri emek ile geçmişten günümüze şanlı zaferlerimizin kazanılmasındaki verilen mücadelenin kahramanları olmuştur” dedi.

    CHP İl Başkanı Ali Çankır yazılı açıklamasında şunları söyledi: 
    “Günümüzde uygulanan yanlış politikalar, bazı düşünceler ve önyargılar ile kadınlarımız ötekileştirilmeye çalışılıyor. Sosyo-ekonomik sorunlar başta olmak üzere birçok şiddet ve taciz olayları ile kadınlarımız zor bir yaşam sürdürmek zorunda kalıyor. Kadına zarar vermek, kadına şiddet uygulamak sadece fiziksel ya da psikolojik olarak zarar vermek anlamına gelmemeli, yaşanan her olumsuzluğa sessiz kalmanın da bir şiddet olduğu unutulmamalıdır. Kadın sadece anneliği ile değil bir birey olarak görülmeli tek bir kimliğin içinde tanımlanmamalıdır. Kadına ve kadınlarımızın emeklerine değer verip saygı göstermek her şeyden önce insani, ahlaki ve vicdani bir duygudur. Çalışma yaşamı başta olmak üzere kadınlarımızın toplumdaki yeri ve görevleri itibariyle kendini ifade edebilmesi, toplumdaki hak ettiği yeri alması için gerekli mücadeleyi dün olduğu gibi bugün ve yarında vermeye devam edeceğiz. Geleceğimizin ve gelecek nesillerimizin güvencesi kadınlarımızla beraber Cumhuriyet devrimlerine sımsıkı sarılıp, Cumhuriyet dolu yarınları hep beraber inşa edeceğiz. Şiddete, sömürüye, eşitsizliğe karşı hayatının her alanında direnen tüm kadınlarımıza saygılarımı sunuyor, asla yalnız yürümeyeceklerini belirtiyor, sevginin elçisi, insanlığın kanatları olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum”.

  • CHP Efeler Kadın Kolları Başkanı Ekiz: Biz istersek dünya değişir

    CHP Efeler Kadın Kolları Başkanı Ekiz: Biz istersek dünya değişir

    Cumhuriyet Halk Partisi Efeler Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Ekiz, “Biz istersek hayat değişir, biz istersek ülke değişir, biz istersek dünya değişir” dedi.

    CHP Efeler İlçe Kadın Kolları Başkan Ekiz, açıklamasında “8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bir dokuma fabrikası, çok ağır çalışma koşulları çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler.Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı.Greve çıkma kararı alan kadınlar taleplerini açıkladılar. “Daha iyi koşullarda çalışmak 10 saatlik iş günü,eşit işe eşit ücret” diyen kadınlara polisin saldırması ve ardından da çıkan yangında feci şekilde can verdiği gündür 8 Mart” vurgusu yaptı.

    Savaşın, açlığın, göçün faturasını kadınların ödediğini anımsatan Başkan Ekiz, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” henüz çoğu ülkede kabul görmemişken, Türkiye’de ilk kez 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışından bir yıl sonra daha Cumhuriyet ilan edilmeden ”Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılmaya başlanan bir ülkeden “Las Tesis” protestosu yaptıkları için dövülen ve hakkında soruşturma açılan kadın yol arkadaşlarımızın olduğu bir ülkeye dönüştük. Kadının temel sorunları ile ilgili yapılan araştırmalarda, dünyada yoksulluk içinde yaşayan 1.4 milyar insanın %70’ini kadınlar oluşturuyor. Yine dünyanın en yoksul işçilerinin %60’nı kadınlar oluşturuyor. Kadınlar erkeklere göre yapılan işlerde %20-%50 arasında maaş alıyor. Savaşın, açlığın, göçün faturasını yine kadınlar ödüyor. Biz kadınlar çok iyi biliyoruz ki; Biz istersek hayat değişir. Biz istersek ülke değişir. Biz istersek Dünya değişir. Düşlediğimiz yaşam haklarımızı yaşamaya var mısınız? Ve bütün kadınlar bilmelidir ki; biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olduğu müddetçe hiçkimse “Asla yalnız yürümeyecektir!” 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bir kutlama değil anma günü olduğunu hatırlatarak, bu uğurda can veren tüm emekçi kadınlarımızı saygıyla anıyor, mücadeleye devam eden kadınlarımızı da sevgiyle kucaklıyorum” dedı.