Büyük Menderes Nehri̇ Kurtarilmalidir!

Mart 30, 2026

Bir coğrafyanın güzelliği sahip olduğu nehirleri, gölleri,  yetiştirdiği ürünleri, ormanları, ağaçları, yaban hayatının çeşitliliği, insanın geliştirdiği kültür ve uygarlıkla ölçülür. Anadolu, yeryüzü cennetlerinden biridir. Büyük Menderes Nehri Havzası ise düne kadar nehrin bereketli suları sayesinde cennet içinde cennetti…

Nehrin suladığı topraklar çok verimli olduğundan yılda üç ürün alınıyordu. Bu nedenle bölgede onlarca antik kent kuruldu. Kentler, havzanın zenginliğini ve yerleşime elverişliliği, kültür ve uygarlık merkezi oldu…

Batı Anadolu filozofları Thales, Anaksimenes, Anaksimendros, evreni oluşturan temel maddeler; Güneş, su, hava ve toprak olduğu savını ileri sürdü. Onlardan binlerce yıl sonra Şeyh Bedreddin, Güneş bedava, hava bedava, su bedava ekmek neden paralı diye sordu? Yanıtını alamadı…

Buğday egemenlerin eline geçtiği gün, paralı hale geldi. Günümüzde ise su kaynaklarını eline geçiren kapitalistler, herkese ait olması gereken suyu paralı hale getirdi. Yetmedi, soluduğumuz hava için karbon vergisi alarak havayı da paralı hale getirdi…   

Büyük Menderes Nehri düne kadar, Ege Denizine dökülünceye kadar geçtiği topraklara bereket saçar, hayat verirdi. Nehrin suları, havzada kurulu kentlerin kanalizasyonları, fabrika atıkları, yapay gübre atıkları, zirai ilaç atıkları ve jeotermal akışkan, dağlara RES, HES kurularak kirlenen sularda canlı yaşamaz hale getirildi…

Binlerce yıl, havzada yaşayan insana bereket saçan, son buzul çağında canlıları ve insanı yok olmaktan kurtaran, bugün beş milyon insanı barındırıp, doyuran Büyük Menderes Nehri, insan eliyle öldürüldü…

Nehrin kurtarılması, eski günlerine döndürülmesi için, Türkiye Cumhuriyeti Çevreci Belediyeler birliği tarafından çalışma başlatıldı. Son toplantı halka açık olarak 27 Mart 2026 Cuma günü Efeler İlçesi Belediyesinin ev sahipliğinde yapıldı. Bilim insanlarının sunumları güzeldi, faydalandım…

Toplantı ile ilgili görüşlerini açıklamak için STK temsilcilerine söz veridi. Davet edilen 18 STK’ dan 8 tanesi ortada yoktu. Söz isteyen halktan katılımcılardan Denizli’den Hasan Abi dışında kimseye söz verilmedi…

Israrla söz istememe rağmen konuşmama izin verilmedi. 24 Yıl önce Aydın Barosu Çevre Komisyonunu kuran, 20 yıl başkanlığını yapan, Büyük Menderes Nehri’nin kirlenme ve kurtuluşunu anlatan kitabı yayınlanan. Efeler Belediyesi Jeotermal Komisyonu başkanlı olarak raporu hazırlayan birisine neden söz verilmedi? 

Neden korkuldu? Benden mi Halktan mı? Yoksa gerçekleri dile getireceğimden mi? Oysa kısa konuşmayı seven biri olarak sadece yukarıda yazdıklarımı anlatacak ve toplantıyı  düzenleyenleri  kutlayacaktım…

Bana söz vermeyenlere şunu hatırlatmak isterim halkın benimsemediği hiçbir proje yaşama geçmez. Yarın meydanlara çıktığınızda yine bu halk yanınızda olacak. Halktan korkmayın, halktan korkanlar ve halktan kopanlar başarıya ulaşamaz…

Yorumla

Your email address will not be published.