Geçmişten günümüze destanlar yazdıran, yanıp yıkılsa da zümrudü anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğan şehrimizde, dünden gelen,Osmanlı dönemine ait, çok az eser bulunmakta . Bunlardan bir tanesi Nasuh Paşa Külliyesi. Konu, gerek tarih gerek sanat tarihi yönünden Sayın Doç. Dr. Aysun Saribey Haykıran, Doc. Dr. Tanju Demir ve Doc Dr. Bülent Çelik ve Araştırma Görevlisi Mükerrem Kürüm’ün tarafından kaleme alındı. Ben, onların makalelerininden öğrendiklerimi anılarımla birleştirerek sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Aydın’a taşındığımızda, oturduğumuz evin yakınında olan Nasuh Paşa külliyesinin medrese kısmındaki harap odalarda , maddi durumu yetersiz aileler yaşardı. Külliyenin içindeki mescit için de öyle… Mescidin yönü kuzey güney doğrultusunda olup, eğimli bir arazi üzerindeydi. Anımsadığım Nasuh Paşa Hanı ile Mescit arasında patika bir yolun olması ve bu yolun iki sokağı birbirine bağlamasıydı.
Halk arasında Zincirli Han olarak bilinen Nasuh Paşa Han’ın kapısı üzerinde bir kitabesi ve bu kitabede ; Cenâb-ı Hazret-i Zîşan Nasuh Paşa kim
Ki hayrat içün vâz-ı müesser etmiş hak
Bu hanı bî bedel eyledi bina el hak
Güzelhisar’a güzel verdi zineti dilen
Gör bu han-ı şut derya bugün der tarih
Acep bina ve acep hanı bî bedeldir bu.
(1120H)1708 yazar.
Giriş kapısının önünde ,güler yüzlü bir sokak terzisi, her sabah handan dikiş makinasını çıkarır, giysi tamiri yapardı. Kapının üzerindeki kalın zincirden dolayı adının Zincirli Han olarak kaldığı söylenen hanın anahtarı bu terzideydi. 2006 yılında Mükerrem Hanım’ın rehberliğindeki bir gezimizde terzi kapıyı açmış , hanın avluya bakan iki katlı bina olduğunu ,yıkık dökük odalarının “koruyun , sahip çıkın” dercesine sessiz çiğlıklarını duymuştuk , Aydın’ın kuru sıcağına dayanamayıp sararıp solan otlar, sekiz kenarlı havuzun üzerini örtmüştü.
Aslında ;1990 yıllarında bu çığlıkları duyan olmuştu. ; Vakıflar Müdürlüğünce mimar Cem Cemil Öztürk’e Nasuh Paşa Han’ı satıldı. Herkes “ ne yapılacak ? “merakına düştü. Mimar Cem Cemil ve Nilüfer Öztürk’ün restorasyon için proje çalışmalarına başladığı, işlerlik kazandıracağı söylenirken Zincirli han, tekrar Vakıflar Bölge Müdürlüğüce geri alındı. Bu kez Vakıflar 2006 yılında restorasyon çalışmalarına başladı. Ta ki, 2016 yılına kadar.
Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilen Nasuh Paşa Hanı (Zincirli Han) işletme ihalesiyle Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Butik Otel, restoran hizmeti vermek ve Kültür turizmine kazandırmak üzere el değiştirdi. Eski Aydın -İzmir ticaret yolu( bu yol ipek yolu değil ) üzerinde bulunan, şehir içindeki tarihi han o günden sonra Aydın’a gelen misafirlerini ağırladı . Ayrıca Aydın’lıların nefes aldığı bir araya geldiği özel ve güzel mekan olarak sektörde yerini aldı.
Bir Aydın’lıdan daha çok Aydın’lı olan ,adım adım, karış karış Aydın ilini inceleyen , makaleleriyle geçmişten geleceğe işik tutan Mükerrem Hanım’la yaptığımız o gezide , külliyeye ait olan hamam hakkında da bilgilenmiştik. Külliyenin aynı adlı medresesi, mescidi ve hanından önce hamamın yapılması temizliğin İslamiyetteki önemini ve “temizlik imandan gelir” atasözünü açıkça ortaya koyuyordu. Bu derece önemli tarihi hamam o günlerde ne yazık ki hamam olmaktan çıkmış ,bağımlıların yatağı haline gelmişti. Soyunmalık kısmı kahve hane, ılıklık ve sıcaklık kısmı ise depo adı altında horoz dövüşücülerinin bahis izleyenlerin mekanıydı. O günler geçmişte kaldı. Hamam bu günlerde temizlik, (hamam) hizmeti veriyor.
Peki ,han, hamam,medrese,mescit kısaca külliye yaptıran Nasuh Paşa kim , neydi, neler yaptı?
Aydında iz bırakan Osmanoğlunu merak ediyorsanız haftaya yazacağım.
Sevgiyle kalın
Kaynak:
ADÜ Fen Edebiyat Fakültesi Araştırma Gör. M. KÜRÜM AYDIN İL TARİHİ : 2012 /263-264
ADÜ fen Edebiyat Fak .Tarih Bölümü Doç . Tanju Demir, Doç. Dr. Bülent Çelik
XVII ve XVIII YÜZYILLARDA AYDIN’DA MUHASSILLIK İDARESİ AYDIN AYDIN TARİH VE KÜLTÜR
DERGİSİ 2008/4