Hukuk kurallarının, bireyler arasında eşit, yansız ve ayrıcalıksız uygulanmasına “adalet” denir. Eski Türklerde adalet, “hükümdarın bağışlama eylemi değil, Türü’nün (yasanın) doğru ve tarafsız bir şekilde uygulamasıdır.” (1)
Sözlüklerde “hak ve hukuka uygunluk, doğruluk” olarak tanımlanır. Hak ise Türe, adalet olarak adlandırılır. “Türe” hukuk demektir…
Tarihçiler, sosyologlar, hukuk kurallarının insanların bir arada yaşamaya başlamalarıyla oluştuğunu yazar. “Toplum, kişilerce belirli amaçlarla kurulmuş sosyal bir düzen olduğunu,” (2) yazarlar…
Günümüz toplumlarınca kabul edilen hak ve özgürlüklerin kazanılması kolay olmadı, bedeller ödendi. Dinlerin ortaya çıktıkları dönemler adaletsizliğin, zulmün hüküm sürdüğü, zalimlerin işbaşında olduğu dönemler olduğu görülür…
Tarihi süreçte, “Sosyal kontrol aracı olarak toplumun bütünleşmesine katkıda bulunan dinlerin,”(3) oluşturduğu sosyal yapı, adaletin temininde yadsınamaz bir gerçektir…
Günümüz devletleri, yönetim ve devlet şekillerini önceden belirler. Uyulması zorunlu kurallar koyar ve yasalar yapar. Genellikle yazılı olan bu yasalara, Anayasa denir. Anayasalar, toplum sözleşmeleridir…
Anayasalar devletin rejimini, kişilerin temel haklarını, ödevlerini, devlet organlarını, organların görevlerini ve organlar arasındaki eşgüdümü düzenler…
Oluşturulan toplum düzeninin korunması ve devamı için insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen, yaptırımı olan yeni kurallar oluşmaya başlar. Toplumu düzenleyen bu kurallara hukuk (yasa) denir…
Anayasaya konulmuş kurallar; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve bireyleri bağlayıcıdır. Yasalar, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alırlar…
Yasalar, insanın kişiliğinin gelişmesini, güvenli, huzurlu ve refah içinde yaşaması için kurallar, yükümlülükler koyarlar. Uygar ülkelerin anayasaları kişi hak ve özgürlüklerini ve hukukun üstünlüğünü tanır…
Uygar ülkelerin anayasaları demokrattır, özgürlükçüdür, adaletlidir, eşitlikçidir. Kişiler haklarını, ödevlerini önceden bilir, yarınından endişe etmez, güvenceleri Hukuk’tur, Yasa’dır, Anayasa’nın bizzat kendisidir…
Anayasa ve yasalar eşit, yansız, ayrımcılık yapmadan uygulanırsa adalet sağlanır. Yasalar yanlı uygulanırsa kaos olur….
KAYNAK:
1-Halil İnalcık, Osmanlı, Devlet, Hukuk, Diplomasi. S.43 vd.
2-Sulhi Dönmezer, Sosyoloji. S. 108
3-Age. S. 263