Doğa Ana Uyariyor!

Haziran 29, 2020

Kadim halklar Anadolu’yu doğa ana Kybele’nin mülkü olarak gördü ve saygı gösterdi, kirletmedi, yağmalamadı, diğer canlıları zevk için öldürmedi, dost ve ortak yaşadı…

Son yıllarda Dünya ve Anadolu’da kapitalizmin para hırsı, ona alet olanların kirletmesi ve hoyrat kullanması sonucu iklim değişikliği başladı, hatta değişiklik krize dönüştü…

Bilim insanları, çevreciler yıllardan beri uyarıyorlar. Doğayı kirletmeyin, temiz tutun, canlıları öldürmeyin, suyu, toprağı ve havayı zehirlemeyin diye yalvarıyorlar ama seslerini duyuramıyorlar…

Uzmanlar, Dünyanın gelecekte nelerle karşılaşacağını, canlıların neler yaşayacağını, Dünya yaşamının ve insan soyunun tehlikede olduğunu, önlem alınması gerektiğini anlattılar, aldıran olmadı…

Doğa ana önce sessizce uyardı; birlikte yaşadığın canlıları öldürme, Atmosferi, suyu, toprağı kirletme, ormanları yok etme!

Kirletirsen, canlıları öldürürsen Dünyanın doğal dengesini bozarsın? Kendi soyunu ve Dünyayı yok edersin! İntikamım korkunç olur!

Söylediklerini bir avuç bilim insanı ve çevreci dışında duyan, anlayan olmadı. Duyan, anlayan olduysa da aldıran olmadı…

Doğa ana fısıldamasına bu kez sesini yükselterek devam etti. Deprem olmaya, ısının artmasıyla yağışlar düzensizleşmeye ve toprağa yararı olmayacak şekilde yağmaya başladı…

2020 yılı Haziran ayında Anadolu’nun birçok yöresinde dolu yağışları hayatı felç ettiği gibi tarım ürünlerini de tarlada yok etti, oluşan sel insanların ölümüne neden oldu…

Güney sahil bölgelerinde oluşan hortumlar bu kez İstanbul, Aydın ve Kayseri’de görüldü…

Artan sıcaklıklar Virüsleri canlandırdı, insana geçip hastalanmasına ve ölmesine neden olmaya başladı.

Uzağa gitmeyelim, 2020 Mayıs ayında Anadolu’da sıcaklık rekorları kırıldı, tarım ürünleri olumsuz etkilendi.

Sıcaklık artışının devam edeceği, kuşların ve diğer canlıların kuzey bölgelere kalıcı olarak göç etmesinden anlaşıldı…

Aydın coğrafyasında daha önce görülmeyen Sarıakrep, ender türlerden olan Geyik böceği, Batmanda et yiyen çekirge görüldü.

Değişik tür ve boyutta yılanların görülmesi olağan hale geldi. Daha önce bu coğrafyada görülmeyen yılan türlerine rastlanması sıklaştı. Yılanlar ve yaban hayvanları kentlere indi…

Kene ısırması olayında artış gözlendi, kene tarafından ısırılan ve Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığından ölen insanların sayısı arttı…

Sokağa çıkma yasağı nedeniyle doğaya çıkamadığımdan çevremde gözlemlediğim,  basından öğrendiğim doğanın insana yüksek sesle fısıldamasını duydum ve anladığım gibi yazdım…

Fısıldamadan anlamayan, anlamak istemeyen insana, Doğa ana bağırmaya başladı;

Dünyada birlikte yaşadığın canlıları öldürme! Dünya sadece sana ait değildir…

Atmosfere sera gazları salıp ozon tabakasını delme! Canlıların ihtiyacı olan oksijeni yok etme!

Ormanları, meraları yok etme! Onlar senin ve diğer canlıların soluduğu oksijeni üretir. Yok edersen nefes almakta zorlanırsın!

Dereleri, nehirleri, gölleri, denizleri, yeraltı sularını kirletme! Canlılar susuz yaşayamaz sende yaşayamazsın!

Aşırı kimyasal kullanıp toprağı zehirleme! Tarım yapılacak alanları koru çünkü onlar senin geleceğindir!

Termik ve Jes santralı kurarak suyu, toprağı ve Atmosferi kirletme!  Elektrik enerjisini başka yoldan elde et!

Maden aramak için dağları, bitkileri yok etme! Dağlardaki canlılar ve bitkiler madenden daha değerlidir.

Dünyayı ve insan soyunu korumanın yolu doğayla dost olmaktan geçer. Dost olmazsan kirletmeye devam edersen bugün yaşadığın salgın ve doğa olayları ne ilk ne de son olur, devamı gelir!…

Doğa ananın sözlerine kulak verip, dediklerini  yaparsak soyumuzun ve dünya canlı yaşamının bir geleceği olur, aksi halde?…

Yorumla

Your email address will not be published.