Bugün;
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve 18 silah arkadaşının Milli Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 100. Yıldönümü.
Bugün
Atatürk’ün gençlere hediye ettiği dünya tarihine geçmiş gençlik ve spor bayramı.
“Nerden çıktı bu doğum günü ?”diye soranlarınızı duyar gibiyim.
Okuyacağınız yaşanmışlık Aydınlı tarih öğretmeninden ve bende çok özel yeri olan bir yazı.
19 Mayıs 1933 yılından sonra Aydın’da Gazi Günü kutlaması başlamış ve bu kutlama giderek tüm Türkiye’yi sarmış Gençlik Bayramı’na dönüşmüş.
2006 yılında Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği Başkanlığım döneminde dernek arşivimizde kitapların arasına sıkıştırılmış “Atatürk’ün doğum günü” başlıklı bir yazı buldum. Yazı benim için belge niteliğindeydi, okuyup tekrar itinayla yerine koydum. Ama hiç rahat değildim. Onu orda kimse görmüyordu. Bu yazıyı herkes okumalı diye düşündüm
ATATÜRK’ün doğum günü başlıklı yazı 1949 yılında Cumhuriyet ve Aydın’ın yerel gazetesi Seste okuyucusuyla buluşmuş 20 Mayıs. 1949 tarihli Ses Gazetesi’nde Gazeteci Hilmi Tükel tarafından bir de açıklayıcı not eklenmişti. Notta “Aydın Orta Okulu Tarih öğretmeni Hulisi Akdoğan üstadımız geçen yıl bu anısını kaleme alarak gazetemize göndermişti. Ancak bizim elimize geç ulaştığı için yayınlayamadık. Üstat aynı yazıyı Cumhuriyet gazetesine yollamış ve gazetenin Yunus Nadi Mükafatı sütununda çıkmıştır. Birincilik dileriz” yazıyordu.
Aslına bağlı kalarak Aydınlı Öğretmenimiz Hulisi Akdoğan’ın hatırasını aynen paylaşıyorum.
Atatürk’ün Doğum Günü
Aydın Halkevi Tarih-Dil-Edebiyat Komitesi teklifim üzerine 1932 yılı çalışma programına bir “Gazi Günü” koymuştu. Ben o zaman bu komitenin başkanı bulunuyordum. CHP Genel Sekreterliğinden o günün yapılması müsaadesi de alınmıştı. Fakat bunu nasıl yapmalı idik? Biz Gazi’nin doğduğu günü bulmak ve bu günü kutlamak kararında idik, fakat tarih kitaplarında bunu bulamadık.
Türk Tarih Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı ile beraber 1932 yılında Temmuz ayının ikinci cumartesinde Ankara’da birinci Türk Tarih Kurultayını topladı. 11 Temmuza kadar 9 gün devam eden kurultaya ben de Aydın Orta Okul Tarih Öğretmeni sıfatıyla Milli Eğitim Bakan’ının daveti üzerine katılmıştım. Kurultay günlerinde Rahmetli Reşit Galip’e ve Bay Hikmet Bayır’a Atatürk’ün doğduğu günü sormuştum. Kendileri de bilmediklerini ve Ata’ya soracaklarını söylediler. Bunlardan müspet bir karşılık alamadım.
Kurultayın bitiminde Atatürk Kurultaya katılanlara Gazi Orman Çiftliğinde bir çay ziyafeti vermişti. O zaman Ata çok neşeliydi. Tarih öğretmenleriyle samimi ve serbest görüşüyordu.
Tam karşısında ben vardım, tarih öğretmeni Berham Şapolyo, Milletvekili Bay Mahzar Müfit’in hatıra defterini elde etmiş, Ata’ya, Ankara’da İlk büyük Millet Meclisinin kuruluş gününü ve o zamanın canlı hatıralarından ve Milletvekillerinin Ankara’da barınmak hususunda çektikleri ıstıraplardan bahsediyordu. Atatürk bu hatıraları merakla dinliyor ve arada bazı düzeltmeler yapıyordu. O sözünü bitirince ben Ata’ya:
-“Gazi hazretleri; Aydın Halkevi Tarih-Dil-Edebiyat Komitesi programında bir (Gazi Günü) kabul etmiştir. Tarihleri araştırdım. Doğduğunuz günü bulamadım. Lütfen beni tenvir buyurur musunuz?” dedim.
Ata bu sorum üzerine çok heyecanlandı. Bu kızaran yüzünden anlaşılıyordu. Kollarını yana açarak, başını eğerek, asilane ve çok samimi bir jestle
-“Bana onu sormayınız Ben doğduğum günü bilmiyorum” dedi.
Bu hitap karşısında ben donakaldım. Ataya;
-“Biz 23 Nisan’a takaddüm eden günde yapmak istiyorduk. Zat-ı devletleri bizi bu hususta tenvir duyurmayınca karanlıkta kaldık” dedim.
Ata, bir lahza düşünceye daldı. Başını kaldırarak, Ankara’nın geniş ufuklarına baktı. Elindeki sigarasının dumanlarını savurarak, öyle ise “Samsun’a çıktığım günü yapınız” dedi. Etrafını saran yüzlerce tarih öğretmene dönerek:
-“Samsuna ne zaman çıktım?” diye sordu.
-Tarih öğretmenleri hep bir ağızdan:
-“19 Mayıs 1919” diye bağırdılar
Bu söz üzerine ben Ata’ya; “Teşekkürler ederim” diyerek yanından uzaklaştım.
1933 yılı Mayıs ayında Atatürk’ün bu yüksek direktiflerine uyarak Aydın’da Halkevi tarafından komitemizin tertiplediği bir programla (Gazi Günü) tarihi töreni yapılmağa başlandı. Bu tören her 19 Mayıs günü tekrarlandı Devrim ve tarihi olaylar inkişaf ettikçe bugün bütün Türkiye’yi saran bir durum aldı. Sonra 19 Mayıs Gençlik Bayramı oldu.
(Hulisi Akdoğan
Aydın Ses Gazetesi 221. sayı / 20 Mayıs 1949)