Semt pazarları daha çok, orta ve alt gelir grubundan kişilerin alış veriş için tercih ettiği, haftalık gereksinimlerini karşıladığı yerlerdir. Pazarcı, köylü ve esnaf, ile devamlı alış veriş yapan insanlar birbirlerini tanır…
Haftalık, sebze ve meyve alış verişimi, Efeler Çarşamba pazarından yaparım. Üreticiden almaya özen gösteririm. Köylülerle, esnafla durum değerlendirmesi de yaparım. Bu hafta Pazar gevşek ama fiyatlar yerinde. Pazarın gevşekliğini, havaların sıcak gitmesine bağlıyorlar acaba gerçek öyle mi?
Üretici ve köylüler, girdilerin, akaryakıtın, işçi ücretlerinin yüksekliğinden şikâyetçi. Bundan dolayı ürünlere zam yapmak zorunda olduklarını söylüyorlar. Haklı, olmasına haklılar ama alışveriş yapanların çoğunluğunun emekli ve sabit gelirli kesim olduğunu unutuyorlar. Müşterilerinin gelirleri sabit…
Eskiden, kilo ile alınan sebzeler gramla veya tane ile alınmaya başlamış. Tane ile alınan kavun-karpuz dilim dilim satılmakta. Bu durumdan satıcı da alıcı da memnun değil. Üretici, köylü ve alıp satıcı, normal satışını yapamıyor, eski kazancına göre zarar ediyor, Alıcı da ihtiyacından fedakârlık yapıyor…
Alıp-satıcı bir kadın, dikkat çekmek ve ürününü bir an önce satmak için, avazı çıktığı kadar bağırıyor:
“-Yayla malı bunlar, yayla.” Oysa Aydın, Paşa yaylasının salatalığı bile henüz çıkmadı, domates, fasulye, barbunya Ağustosta çıkacak! Hangi yaylada üretiliyor? Diye sorunca:
“-İlk aklına geleni söylüyor. Burdur yaylası” Diye. Oysa Burdur’da kayısılar bile henüz olmadı. (1Temmuz itibarıyla) Bilmeyen inanıyor.
Domates demişken, fiyatı on liradan başlıyor, otuz beş liraya kadar çıkıyor. Otuz beş liradan satanlar, mallarının yayla malı ve organik olduğunu iddia ediyorlar?
Bu yıl, karpuz iyi para etti, üretici ne kadar kazandı bilmiyorum ama satıcının para kazandığı açık olarak ortada…
Pazarın güzeli, Ayşekadın fasulyesi, önce hanım oldu! Şimdi prenses olmuş, yanına bile yaklaşılmıyor. Fiyatlar almış başını gitmiş yayla fasulyesi çıkana kadar fiyatların düşeceği yok!
Alıcıların yeterli mal almaması, alıp-satıcılardan ve üretici köylüden pazara gelmeyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor…
Pazarda satılan sebze ve meyvelerin üzerine fiyatını gösteren etiket çoğunlukla yok. Bazı etiketlerde rakamları büyük, “yarım kilo” ibaresi okunmayacak küçük yazılmış. Bunu fark etmeden mal almaya kalkan müşteri, yarım kilo ibaresini fark edince malı iade ediyor. Satıcı:
“Okuman yazman yok mu? Orada ne yazıyor” diye müşteriyi suçluyor, hatta azarlıyor…
Pazar yerini ve esnafı denetlemesi gereken, belediye zabıta memurları, ortalarda yok! Belediye zabıtasının, yanıltıcı etiketlere izin vermemesi gerekir ama engelleyen yok!
Aydın, sebze ve meyve yetiştiren bir il. Üretim yapan bir ilde pazarda durum bu ise, büyük kentlerde kim bilir nasıl? İyi ve ucuz pazarlar…