Gönüllere Yerleşenleri̇ Si̇lemezsi̇ni̇z!

Mayıs 2, 2022

Bugün, dargınların barıştığı, büyüklerin ziyaret edilip gönlünün alındığı, yardımlaşmanın, hoş görünün, kardeşliğin, paylaşmanın ön plana çıktığı kutsal bir bayramı kutluyoruz. Şeker Bayramı olarak da isimlendirilen Ramazan Bayramının tüm insanlığa barış, kardeşlik ve hoşgörü getirmesini,  ülkemize yararları dokumuş, üstün hizmet vermiş kişilerin hatırlanmasını ve tatile gitmek yerine eskiden olduğu gibi aile büyüklerinin ziyaret edilerek kutlanmasını diliyorum…

Ünlü sinema oyuncusu Henry Fonda; “şöhretin doruk noktası insanın, kendi ismini telefon rehberinden başka her yerde görmesidir.” Sözleriyle zamanındaki ünlü olmanın boyutlarını anlatmış. Günümüzde telefon rehberi olmadığına göre şöhretin doruk noktası televizyonlarda boy göstermek, yazılı basında resimlerin yayınlanması olarak görülse de gerçek öyle değildir. Şöhretin doruk noktası, halkın gönlüne kalıcı olarak girebilmek, orada yer edinebilmektir. Mevlana, “yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.” Diyerek çok güzel anlatmıştır.

İnsanlığın en eski hastalıklarından birisi, rakiplerini ve kendinden önce kentler kurmuş, eserler vermiş, insanlık için faydalı işler yapmış kişilerin ismini silip, onları yok sayması, yerine kendi ismini yazdırması, egosunu böyle tatmin etmesi, kendini herkesten üstün görmesidir. Kentlerin, devlet kurucularının isimleri kitabelerden, tarih kitaplarından silinse de halkın gönlünden asla silinememiştir…

Tarihin her döneminde bu tür olaylara rastlanmıştır, özellikle antik dönem kralları kendilerini tanrı yerine koymuş, en bilgili, en mutlu kişi olduklarını kabul ettirmeye çalışmışlardır. Lidya kralı Krezüs ile Atinalı Solon arasında geçtiği iddia edilen “Dünyadaki en mutlu kişi kim?” Tartışması, bu konuya örnek gösterilecek ve ders çıkarılacak bir öyküdür. (1)

Diğer örneklerini Büyük Menderes Havzasında kurulmuş antik kentlerin kuruluş öykülerinde görürüz. Büyük Menderes Nehri Havzasındaki kentlerin eski kurucuları yok sayılarak kentlerin onarımını yapan Pergamon kralları tarafından kurulmuş gibi gösterilmiştir.  

Nysa kentinin Seleukoslar, (2) Hierapolis’in, “İ.Ö. II. yüzyılda Pergamon kralı I. Attolos’un oğlu, II. Eumenes tarafından, (3)  Leodikya antik kentinin İ.Ö. 261-263 yıllarında II. Antiokhos tarafından kurulduğu iddia edilmiştir. Aslında onlar kenti onaranlardır. Gerçek kurucular, arkeolojik araştırmalar sonunda belirlenecektir.

Yaşanmış bu tür olumsuzlukları yazarak neyi anlatmak istiyorsun? Sadede gel! Dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız neden bu örneklerden başladığımı anlatayım: Bayramlar aynı zamanda ahde vefanın, sevginin doruk yaptığı günlerdir. İsim silme, kendinden öncekini yok sayma hastalığı, günümüzde hız kesmeden daha da artarak devam etmektedir. Martin Luther King’in deyimiyle: “Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk. Kardeş olarak yaşamayı.” Doğayla dost olmayı, paylaşmayı.

Etrafınıza, çalıştığınız iş yerine, oturduğunuz kentte yaşananlara şöyle bir bakın! Yukarıda anlattığım geçmişte yaşanmış olayların benzerlerine sık rastlayacağınızdan eminim. Müdür olmak isteyen, şef olmak isteyen, başkan olmak isteyen, görevdekinin bir an gitmesini sıranın kendisine gelmesini bekler. O işi kendisinin daha iyi yapacağına inanmıştır ve etrafındakilere görevi devraldığında neler yapacağını anlatır.

Yok sayma! Yapılanları görmezden gelme, çok yanlış bir yoldur. Yukarıda antik dönemlerden verdiğim örneklerden anlayacağınız üzere hasım görülen, unutturulmak istenen kişi, yaşadığı topluma ya da insanlığa yararlı hizmetler, icatlar yaparak halkın gönlünde yer edinmişse onların ismini kâğıt üzerinden, caddelerden, parklardan silebilirsiniz ama gönüllerden silemezsiniz, onlar gönüllerde sonsuza değin yaşamaya devam eder…

Anadolu’yu Türk yurdu yapan Alpaslan’ı, çağ açan, çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet’i, Kurtuluş Savaşı sonunda Türk halkına özgür bir vatan bırakan, çağdaş devrimleri yapan Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk halkının gönlünden silebilir misiniz? Elbette silemezsiniz, Onlar, insanlık için, Türk Ulusu için yaptıklarıyla ölümsüzlüğe ulaştılar, Türk Ulusunun gönlünde yerlerini aldılar, ne yaparsanız yapın söküp atamazsınız.

Aydın efelerinin Kurtuluş savaşında gösterdikleri kahramanlıkları, vatanın kurtarılmasına ve halkın özgürlüğe kavuşmasına katkı sağlayan, Yörük Ali efe, Demirci Mehmet efe ve zeybeklerini halkın gönlünden silemezsiniz. Türkiye’de ve Dünyada ismi silinemeyecek o kadar çok insan var ki, sadece örneksedim…

İnsana düşen görev, yaşadığı fani dünyada insanlık için, doğa için, canlılar için iyi işler yapıp insanların gönlüne girmek, girenleri anmak ve hatırlamaktır. İyi bayramlar.

KAYNAK:

1-Heradotos, Tarih. S. 20-23

2-Devrim Erşen, Türkiye’nin Antik Kentleri –Ege-. S. 211

3-Denizli Valiliği, Resmi internet sitesi.

Yorumla

Your email address will not be published.