Herodot’un deyimi ile “Yeryüzünün Bilinen En güzel Gökyüzünün Altındaki En güzel Topraklarına” sahip Aydın İlinin doğası, jeotermal enerji ile çalışan santrallerle boru ormanına çevrilmekte ve güzellikleri yok edilmektedir!
Aydın halkı, yaşanan jeotermal kazalarına rağmen, jeotermal enerjinin yararlı mı, zararlı mı? Olduğu sorusuna hala yanıt aramakta. Bir kısım halk ve çevreciler jeotermal enerjinin doğaya zarar verecek şekilde kullanıldığını, yeterli önlem alınmadığını savunmakta…
Yer altından çıkarılan jeotermal akışkan kapalı devre santrallerde kullanıldığında, çıkan akışkanın tamamı reenjeksiyon yoluyla çıktığı mecraya geri verildiğinde bir sakıncasının olmadığı söylenmekte, yeşil yani temiz enerji olduğu kabul edilmektedir. Gerçekten bu sav doğru mudur?
“Bilim insanları aksi kanıdadır jeotermal enerjinin aşağıdaki sakıncalarının olduğunu ileri sürmektedirler:
Kimyasal kirlilik: Yeryüzüne çıkarılan akışkanın bünyesinde barındırdığı elementlerin yanında, akışkanı çıkaran boruların tıkanmasını önlemek amacıyla kullanılan kimyasalların da çevreye zarar verebileceği, ( Akışkan; Bor, Kadmiyum, Arsenik vb. ağır metallerin yanında az miktarda da olsa CO2, CH4,H2S, NH3, H ve N2 gibi gazlar da içerir ve havaya salınır.
Termal kirlilik: akışkanın soğutulmadan, nehirlere ve göllere deşarj edilmesi halinde ortamın oturmuş sıcaklığının artmasına yol açacaktır. Sıcaklık artışı o sularda yaşayan ve o suyun sıcaklığına uyum sağlamış canlıların ve mikroorganizmaların ölümüne neden olur.
Yeraltı sularını bozabileceği: Akışkanın, yer altı sularına karışma olasılığı yüksektir, karıştığına dair raporlar mevcuttur. İçme ve sulama sularına karışması halinde suyun kalitesini bozar. Bünyesindeki Kadmiyum, Bor, Lityum, Arsenik, Cıva ve Amonyak gibi metallerin karışması halinde canlı yaşamını olumsuz etkileyeceği ileri sürülmektedir
Deprem yapma etkisi: Akışkanın yeryüzüne çıkarılması, rezervuarda basınç ve sıcaklık değişimi yaratacağından doğal denge etkilenir. Dengenin değişmesi yer kabuğunda çözülme ve çökmelere sebep olur, bunun sonucunda, jeotermal sahalarda deprem oluşturabileceği gibi sakıncaları olduğu ileri sürülmektedir…
İnsan sağlığı üzerindeki etkileri: Jeotermal akışkanın gelişigüzel doğaya salınması halinde bünyesindeki kanserojen ağır metallerin insan sağlığını olumsuz etkiler…
Büyük Menderes Havzası bilhassa Aydın çevresi, jeotermal kuyu açmanın ve bu yolla elektrik üretmenin cenneti haline getirilmiştir. Mevcut santrallere ilaveten yeni santrallar kurulmakta bölgenin yüzyıllardır ürün veren meyveleri incir, zeytin ve kestane yok edilmektedir…
Çözüm: Bir yörede sanayi tesisi ya da maden aranmasına izin verecekse; o tesisin, bitki ve hayvan yapısı üzerindeki olumsuz etkileri olup olmadığını araştırılmalıdır. Yöre halkının onayını alınmalıdır. Yapılmak istenen tesis ya da fabrikanın, açılmak istenen maden ocağının o coğrafyaya vereceği olumsuzluk bilim insanlarına sorulmalıdır…
Başka Anadolu, başka Aydın yok!