Kamuoyunda son günlerde sıkça gündeme gelen hak, hukuk, adalet, eşitlik kavramları Anadolu’da eskiden beri var mıydı, varsa tam uygulanmış mı? Uygulanmışsa nasıl uygulanmış? Gelin birlikte araştıralım:
Anadolu’da yaşamış kadim halkların geliştirdiği ve uyguladığı hukuk, her şeyden önce beşeri hukuktur. Bizans İmparatorluğu ile başlayan ilahi hukuk uygulaması, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna kadar aralıksız devam etmiştir.
“Beşeri yasalar, gereksinim duyuldukça değiştirilir. Çağa, yaşam koşullarına ve sağladığı faydaya uygun hale getirilebilir, gerekirse kaldırılabilir.” (1) Oysa İlahi yasa değişmez ve değiştirilemez, Tanrı kelamıdır.
Yazılı kaynaklar, Anadolu’da ilk hukuk uygulamasının, şimdilik Hitit Devleti ile başladığını gösterir. Hitit devletinin resmi arşivi kil tabletlere kazınarak; hukuk, edebiyat, din ve tarih gibi konular, kayıt altına almıştır. (2)
Hititler, Ortadoğu devletlerinde uygulanan ve Hamurabi Kanunlarındaki kısasa kısa yasa hükümlerini, tazminat hükümleriyle değiştirmiş, (3) beşeri hukuk kurallarını uygulamışlardır. Hitit devleti her şeyden önce bu gün anladığımız anlamda hukuk devletidir. Dünyada ilk Anayasa yazan ulus onlardır. (4) Hitit hukuku, Roma hukukundan önce düzenlenmiş, yaşama geçirilmiş yazılı hukuktur…(5)
Hitit kralları kendilerini tanrıya benzetmezler ve Tanrı’nın yeryüzündeki vekili olma iddiasında bulunmazlardı.” (6) Onlar kendilerini tanrının hizmetkârı olarak görürlerdi. “Kral seçimi ile ilgili yasa metninde; yasanın doğru ve yansız uygulanmasını sağlama görevi, Pankuş denen meclise bırakılmıştır.” (7)
“Pankuş (Panku) Meclisi soylulardan oluşur. Kral ve ailesini denetim altında tutar, anlaşmazlıkları çözüme bağlar, kralı bile yargılayıp, ölüm cezası verme yetkisine sahiptir.” (8) Ülke yönetiminde keyfiliğe yer verilmemiş, devlet kurumlarını denetim altında tutan yasa yapılmıştır…
Bu gün Anadolu’da tüzel kişiliği kaldırılmamış ve mahalleye dönüştürülmemiş köylerdeki idari yapılanmada olduğu gibi “Hitit köylerinde de köy ihtiyar heyetleri bulunur, köylü arasındaki anlaşmazlıkları çözerdi.” (9) Hukuk herkese eşit uygulanır, ayrım yapılmazdı. Suç işleyen prens, hatta kral bile olsa cezalandırılırdı…
Hitit hukuku, ceza ve medeni hukuk dediğimiz sosyal yaşamı düzenleyen kurallar ve yasalar kil tabletlere yazılmıştı. Daha sonra örnekleri görülecek acımasız cezalardan; kol kesme, el kesme, göz çıkarma, sakat bırakma gibi bedensel cezalar Hitit kanunlarında yoktur…(10)
Hitit hukukunun örnek alınacak uygulamalarından biri de aile hukukudur. Bu gün uyguladığımız şekliyle, sözlülük, nişanlılık, evlenme, velayet, evlilikte edinilen mallar ve evlat edinme günümüzde uygulanana yakın bir şekilde uygulanmaktaydı.
Belki inanmayacaksınız ama 2001 yılında kabul edilerek yaşama geçen, Türk Medeni Kanunu ile değiştirilen evlilikte mal ortaklığı rejimi, bütün kurumlarıyla Hititlerde uygulanmıştır.
Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesinden sora hukuk alanında geliştirdikleri aşama değişik şekillerde, Anadolu’da kurulan devletlerde uygulanmaya devam etmiştir. Bu gün Hitit hukukunda uygulanan birçok hüküm, gelenek olarak Anadolu toplumunda yaşamaktadır.
Hititlerden sonra Orta Anadolu’da devlet kuran Frigler, geçim kaynakları olan tarımı korumak amacıyla tarımda kullandıkları hayvanları, koşumları ve ekili arazileri koruyan örnek denilecek yasalar yapmışlardır.(11)
Firiklerden sonra Batı Anadolu devletlerinden, Lidyalılar, ticaretle uğraştıkları için, ticareti koruyan ve geliştiren yasalar yapılmıştır. İlk altın parayı bastıranlar onlardır. İlginç özelliklerinden birisi de kadına tanıdıkları özgürlüktür. Lidyalı genç kadın, evleneceği erkeği kendisi seçerdi…
Anadolu’ya yerleşen Yunanlılar, kendi hukuk anlayışlarını ve geleneklerini Anadolu topraklarına taşımış, kadını sosyal hayattan dışlamıştır…
Roma ve Bizans döneminde önceleri yerel halkın, inanç sistemlerine ve geleneklerine saygı duyulmuş, Hristiyanlığın devletin resmi dini kabul edilmesi ve ilahi hukukun uygulanması ile hoşgörü ve eşitlik ortadan kalkmış, Hristiyan olmayan halka baskı ve zulüm başlamıştır…
KAYNAK:
1-G.W. Hegel, Hukuk Felsefesinin Prensipleri. S.45
2-Aygül Süel, Makale. A. Muhibbe Darga Anadolu’da kadın. S. 137
3-Yüksel Güngör, İlkçağ Anadolu Medeniyetleri. S.129
4-Ali Narçın, A’dan Z’ye Hitit. S. 218
5-Aygül Süel, Makale. A. Muhibbe Darga Anadolu’da kadın. S. 137
6-C.W. Ceram, Tanrıların Vatanı Anadolu. S. 97
7-Muazzez İlmiye Çığ, Ortadoğu Uygarlık Mirası-1. S.125
8-Muazzez İlmiye Çığ, Hititler ve Hattuşa. S.92 Yüksel Güngör, İlkçağ Anadolu Medeniyetleri. S.128
9-Muazzez İlmiye Çığ, Hititler ve Hattuşa. S. 93
10-Ali Narçın, A’dan Z’ye Hitit. S. 218
11-Yüksel Güngör, İlkçağ Anadolu Medeniyetleri. S.268