“Saban Ve Kiliç”

Eylül 25, 2023

Buğdayını, sütünü, etini, bilimini ve sanatını kendin ürettiğin sürece özgürsün.” Mustafa Kemal Atatürk, bu özlü sözü ve öngörüsüyle, ülkenin bağımsızlığını korumak için her alanda üretim yapılması gerektiğine işaret etmiştir…

Saban ve kılıç; kullanım yerleri ve kullanıldıklarında farklı işlevleri olmasına rağmen aynı hedefe ulaşan iki araçtır. Saban, üretim aracı, kılıç istila aracıdır. İkisi de sonuçta ülkeleri fethetmeye yarar. Saban kalıcı, kılıç geçicidir…

(1)

Uluslar, üretim yaparak gereksinimlerini karşıladıkları ve başka ulusların üretimine muhtaç olmadıklarını sürece bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini korur. Üretmeyen, tüketen bir toplumun geleceği yoktur. Geldiğimiz noktada ne kadar ürettiğimiz ortada…

Mustafa Kemal Atatürk, 21 Mart 1923 tarihinde, Adana’da çiftçilerle yaptığı söyleşide: “Arkadaşlar! Dünyada fetihlerin iki aracı vardır. Biri kılıç, diğeri saban. Zaferinin aracı kılıç olan bir millet, bir gün girdiği yerden kovulur, sefil ve perişan olur. Öyle ulusların sefaleti, perişanlığı o kadar büyük ve acı olur ki, kendi memleketinde bile esir bir halde kalabilir. Onun için gerçek fetihler yalnız kılıçla değil, sabanla yapılandır.” (2) Sözleriyle tarımın, ülke yaşamındaki önemini anlatmıştır…

Cumhuriyet idaresi tarıma verdiği önemi, 1927 de tedavüle çıkan bir liralık kâğıt paraya saban resmi koydurarak göstermiştir. (resim) (3) “Saban, Kağnı ve Düven, Cumhuriyete amblem yapılmıştır.” (4)

Köye ve köylüye verilen önemi anlatan, “Köylü Milletin Efendisidir.” Sözlerini içeren marşlar yazılmış ama gerçek anlamda toprak reformu yapılamamış, köylü kalkınamamıştır. İzmir iktisat kongresinde boş çiftliklerin köylüye verilmesine, ilk önce kongreye katılan çiftçiyi temsil ettiklerini söyleyenler karşı çıkmıştır.(4) Bunun nedeni, köylünün kalkınmasını, toprak sahibi olmasını ve uyanmasını önlemektir…

Toprak ağalarının engellemelere rağmen, “1923-1938 yılları arasında 9.787.059 dönüm tarım toprağı, topraksız çiftçiye ve köylüye dağıtılmıştır. Bu rakama dağıtılan bağ ve bahçe dâhil değildir.” (5) Ne kadar toprak dağıtılırsa dağıtılsın, gerçek anlamda bir toprak reformu yapılamamıştır…

Toprak reformu, Cumhuriyet döneminin eksikliklerinden biridir. Toprak reformu yasası CHP’ nin son döneminde çıkarılmış, uygulanamadan kaldırılmıştır. 1970 li yıllarda Bülent Ecevit  “Toprak işleyenin, su kullananındır.” Sloganıyla toprak reformunu tekrar gündeme getirmiş ama başarılı olamamıştır…

Tarım, bir ülkenin ayakta kalmasının, insanlarının yaşamını sürdürmesinin en önemli araçlarından biridir. Tarım ürünlerini, “parasını verir ithal ederim” mantığı yanlış bir mantıktır. Savaş ve kriz dönemlerinde paran olsa da tarım ürünlerini satın alamazsın. Bunu aklımızın bir köşesine yazalım…

KAYNAK:

1-Para resmi: https://www.memurlar.net/album/8120/cumhuriyet-doneminin-ilk-kagit-paralari.html   

2-https://mengen.gen.tr/ulu-onderimiz-ataturkun-saban-kilictan-ustundurvecize-sozu-17.04.2020-   90979.html

3-Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal. S. 354

4-Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni. Dün-Bugün- Yarın. S. 351

5-Celal E. Bozkurt, Kemalizm, Marksizm ve Ecevit. S.145

Yorumla

Your email address will not be published.