Serçelere Ne Oldu?

Ocak 20, 2020

Hepimiz biliriz, Serçe ispinozgiller familyasından ilmi ismi passer olan, kentlerde ve köylerde yaygın olarak yaşayan koni gagalı, boz renkli, ötücü, küçük bir kuştur. (1) Kent ve köylerin yanında Büyük Menderes Nehri kıyısındaki söğüt ağaçlarında da yaşar. Göçmen değildir…

İyi bir doğa gözlemcisi olduğumdan onları hep gözlerim. Çay içmeye gittiğim Baro lokalinin balkonunda otururken kırlangıçlarla yuva kapma savaşlarını, yürüyüşe çıktığım Atatürk Koşu yolundaki ağaçlarda cıvıldaşmalarını, şakalaşmalarını zevkle seyrederim…

Bu günlerde onları pek göremiyorum birden yok oldular, bir yerlere mi gittiler? Oysa Menderes kenarında yaşayanları bile geceleri sürüler halinde kente gelir çam ağaçlarında geceyi geçirir sabah erkenden yine Menderes kenarına dönerlerdi. Öldüler mi, yoksa Efelerin havası onlar için tehlikeli olduğu için kenti terk mi ettiler? Şimdilik bilmiyorum.

Bir kaç yıl önce Aydın Yerel internet gazetesinde  “Önce Kuşlar Terk Etti”  başlıklı bir köşe yazısı yazdım. O yazımda göçmen kuşların, çevre kirliliği nedeniyle yaşanmaz hale gelen eski yaşam alanlarını ve kışlaklarını terk ettikleri, gelmedikleri, bilim insanlarının saptamaları ve kuş sayımlarıyla doğrulandığına dikkat çektim…

O yazımda Koçarlı İlçesinin dağlarında gölet ve çam ormanlarının bulunduğu alandan kuşların neden kaçtığını ya da yok olduğunu gözlemlerime dayanarak açıklamıştım, burada tekrarlamayacağım. (2)

Bilindiği üzere, çevre kirliliği sonucu yaşanamaz hale gelen coğrafyalardaki insan ve yaban hayvanları ya kirli koşullarda yaşamaya uyum sağlayacak ya da yaşamak için elverişli alanlara göç edecektir…

Özellikle Efeler İlçemizde çevre kirliği yaratacak, insan ve hayvan sağlığını tehlikeye atacak bir sanayi tesisi yok. Ama Atmosfere Co2 ve Hidrojensülfür salan üç adet, gayrisıhhi işletme ruhsatı olmayan jeotermal elektrik santralı var.

Santrallarda yerin derinliklerinden çıkan ve bünyesinde erimiş ağır metaller barındıran adına akışkan denen sıcak su kullanılır.  Akışkan, yeryüzüne çıktığında Karbondioksit ile Hidrojensülfür ve diğer gazlar ayrışarak açığa çıkar. Açığa çıkan gazlar yoğunlaştırılıp reenjekte edilmez çünkü bunu yapmak pahalıdır. Kolaya kaçılır Atmosfere salınır.

Hidrojensülfür nasıl bir gazdır? Birlikte sorgulayalım. “Hidrojensülfür Canlıların sinir sistemini etkileyen, Mitokondri (Hücre organelleri) enzimlerindeki demir ile kompleks bağ oluşturan ve hücre solunum mekanizmasını durduran ve vücuttaki oksijeni bloke eden, canlıların ölümüne yol açabilecek zehirli bir gazdır.  Dünya Standartlarına göre Atmosferdeki yıllık ortalaması 0,05 ppm ve saatlik ortalaması ise 0,125 ppm olmalı ve bu oranı geçmemelidir.” (3)

Hidrojensülfür’ ün insan ve hayvan sağlığı açısından tehlike yaratan zehirli bir gaz olduğu ve Atmosfere salınmaması gerektiğini jeotermal santral yetkilileri bilmekte ve kabul etmektedirler. (4) Buna rağmen gereken önlem alınmamaktadır…

Serçelerin Efeler İlçesini terk ettiğini, sayılarının yok denecek kadar azaldığını evinizden sokağa çıktığınızda sağa sola, ağaçlara baktığınızda farkına varacaksınız. Kentte kargalar cirit atmakta ağaçlık alanlarda saksağan ve çatılarda güvercinler konaklamaktadır. Bunun dışında kumru bile görmek mümkün değildir.

Serçeleri göç etmeye zorlayan ya da yok eden jeotermal santrallardan salınan Hidrojensülfür müdür?  Hidrojensülfür’ün insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran bir çalışma yapılmış mıdır?  Yapılmamış ise neden yapılmamıştır? İnsan sağlığı elektrikten daha mı değersizdir?

Bu soruları her duyarlı yurttaş gibi ilgililere soruyorum ve yanıtını da duymak istiyorum. Çalışma varsa sonuçlarını, yoksa neden yapılmadığını, neden önlem alınmadığını? Bilmek istiyorum…

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Hukuk devletlerinde yurttaşların devredilemez askıya alınamaz, kısıtlanamaz, kaldırılamaz hakları vardır. Bu haklardan birisi de “sağlıklı bir çevrede yaşama hakkıdır.”

Yurttaş olarak, merkezi hükümet ve yerel idarelerin yöneticilerinden laf üretmek yerine Efeler ve Aydın halkının Anayasadan kaynaklanan haklarını koruyucu önlemler almalarını bekliyorum. Zira gerekli önlemleri almak, insan sağlığını ve doğayı korumak merkezi hükûmetin ve belediyelerin asli görevidir…

          

KAYNAK:

1- Meydan Larousse, 11. Cilt S. 198

2- Aydın Yerel, İsmail Türkbay köşe yazısı. “Önce Kuşlar Terk Etti.”

3-https://www.bilgeyik.com/hidrojen-sulfur-h2s-gazi-ve-etkileri-296

4-Efeler Belediyesi Jeotermal Komisyon raporu. S. 1

Yorumla

Your email address will not be published.