“Toprak Ana…”

Ekim 16, 2023

Anadolu’da yaşamış eski uluslar evlerini inşa ettikleri, köyler, kentler kurdukları, tarım yaptıkları, uygarlık geliştirdikleri, canlıları yetiştirdiği ürünleriyle besleyen toprağı ana olarak kabul etmiş, gözleri gibi korumuşlardır…  

Toprak, Türk töresinde ana, yurt, vatan olarak kabul edilir. Can verilir vatan toprağı verilmez…

“Hun İmparatoru Mete Han’dan babası Tuman’ın atı dâhil birçok eşyayı vermesi istenir. Mete Han hemen kurultayı toplar ve vezirlerinin itirazına rağmen isteneni verir. Cesaretlenen Tunguzlar terk edilmiş, Hunlarla sınır sağlayan çorak bir araziyi isterler. Mete kurultayı tekrar toplar. Vezirler işe yaramaz bir toprak parçasının verilebileceğini söyleyince Mete Han, toprak devletin temelidir, biz onu başkasına nasıl verebiliriz.Der. (1)

Büyük savaşlar, daha fazla toprak sahibi olmak için çıkarılmıştır. Kadim Anadolu halklarından Hititler, Frigyalılar bereketin, doğurganlığın ve toprağın sahibi tanrıçaları; Ma Ana, yaygın adıyla Kybele’yi kutsamışlardır.

Türk ozanlarından Âşık Veysel, “Benim sadık yârim kara topraktır.” Şiiri ile toprağın; Türk halkının, köylünün toprağa verdiği önemini anlatmıştır. Onlar için toprak kutsaldır…

Avrupalı tarihçiler, ısrarla uygarlığın köklerini Yunanlılardan öteye geçirmemek için çok çaba harcadılar. Anadolu topraklarında yaşamış eski ulusları, halkları ve yarattıkları uygarlığı, kültürü yok saydılar. Kabul etmemek için ellerinden ne geliyorsa onu yaptılar…

Batılılar, Anadolu’dan göçüp İtalya’ya yerleşen, Roma kentini kuran Etrüskleri, Türk kökenli olarak kabul etmiyorlar. Anadolu halkları; Truvalıları, Hititleri, Karyalıları, Frigyalıları, Lidyalıları, İyonyalıları görmezden geliyor, geliştirdikleri uygarlığı da yok sayıyorlardı…

Batılı uluslar, tarihin yazının icadı ile başladığını, uygarlığı, Greklerin geliştirdiği tezini ısrarla ve inatla savunurlarken, Orta Anadolu’da Hattuşaş, Şanlı Urfa’da Göbekli Tepe ve Karahan Tepe ortaya çıktı. Ören yerlerinden elde edilen bulgular, insanlık tarihini onların iddia ettiklerinden 5-6 bin yıl daha geriye çekti…

Oysa uygarlık Anadolu’da doğmuştu, bunun açık kanıtı, başka hiçbir yerde bir arada bu kadar çok bulunmayan antik kentler ve kentlerde ortaya çıkarılan çeşitli sanat eserleridir. Köprüler, su kemerleri, tiyatro ve heykellerdir…

Yeni elde edilen bulgular ışığında insanlık tarihi kaçınılmaz olarak yeniden ve doğru olarak yazılacaktır. Yeni tarihin doğum yeri Anadolu, uygarlığı geliştiren de Anadolu’nun kadim halkları olarak yazılacaktır…

Uygarlığın Anadolu’da doğduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bunun açık kanıtı başka hiçbir yerde bulunmayan antik kentler ve bu kentlerde ortaya çıkarılan çeşitli sanat eserleri, açılmayı bekleyen höyüklerdir.  Başka coğrafyada bu kadar çok sanat eserini bir arada göremezsiniz. Kıymetini bilelim…

KAYNAK:

1-Salim Çonoğlu, Cengiz Dağcı’nın Romanlarında Ata Mirası Toprağa Bağlılık. Karadeniz. Yıl 4 Sayı 13 S.13https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/155344

Yorumla

Your email address will not be published.