Üretmeden Tüketmek Yok Oluşun Başlangicidir…

Ekim 3, 2022

Açlık, genel anlamda insanın yeterli ve sağlıklı besinden yoksun kalmasıdır. Aç kalmanın birçok nedeni vardır ama en bilineni, kendi yiyeceğini üretmemek ya da üretmesinin bir şekilde engellenmesidir. “Aç bırakılan insan önce özgüvenini sonra umutlarını yitirir. Kişi ulusal bilincini kaybeder, karnını doyuranın egemenliğine girer…”(1)

Diğer bir deyişle “açlık, insanın sağlığının bozulmasına, üretim ve savunma gücünün, azalmasına, yakın çevresinde olup bitenlere karşı ilgisiz kalmasına, sahip olduklarının elinden alınmasına ses çıkarmamasına kadar olan süreçleri doğurur…” (2)

Aç bırakılan insan, karnını doyuranın istediği her şeyi yapabilir, doğru yoldan çıkarabilir. Yaşaması, neslini devam ettirmek için karnının doyması, barınacak bir yerinin olması gerekir. Gereksinim duyduğu besinleri üretmek için temiz toprak, temiz hava, temiz su ile doğal seçilim yoluyla oluşmuş, genetiği değiştirilmemiş meyve ve sebze tohumlarına ihtiyaç duyar…

Kapitalizm, rahmetli Aziz Nesin’in dediği gibi, “aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin.” felsefesiyle insanı açlıkla terbiye edebileceğini, aç bıraktığı insanın karnını doyurarak istediğini yaptırabileceğini görmüş, dünyanın doğal değerlerini sömürmenin ve insanları yoksul, bilgisiz ve aç bırakıp kendine muhtaç kılmanın planlarını buna göre yapmıştır…

Uluslarası kapitalizm, Türkiye’nin stratejik öneme sahip; ormanlarını, nehirlerini, göl ve denizlerini kirletmek, onları koruyan ve besin üreten köylüyü yok etmek için harekete geçmiştir. “ Ülke, topla tüfekle değil, rantla, para hırsıyla işgal edilmeye başlamıştır. Kaz Dağlarından Munzur’a, Salda Gölünden Alpu ovasına, Ege’nin en verimli ovalarından Ergene’ye, Büyük Menderes Nehrine, doğaya, yaşama, tarihe dair ne varsa yok edilmek isteniyor.” (3)

Türk tarımını ve köylüyü yok etmek için önce köylünün kente göçmesi özendirilmiş, Türk insanının yeme-içme alışkanlıklarının değişimi sağlanmıştır. Bunun için, Televizyonlarda düzenlenen yemek programları kullanılarak Amerikan tipi yemek ve ayaküstü atıştırma kültürü özendirilmiştir. Milli içkimiz ayran yerine mısır şurubu ile tatlandırılan gazlı içecekler dayatılmıştır.

Yemek kültürünün değişmesi,  Amerikan tipi yemek kültürünün yerleşmesi, yabancı tarım ürünlerinin kullanımına ağırlık verilmesini sağlamıştır. Bu da ürettiğinin karşılığını alamayan köylünün köyünü terk etmesine ve geleneksel tarım üretiminin yok olmasına neden olmuştur…

Buğday ilk kez, Anadolu’da ehlileştirildi. “Göbeklitepe kazılarından elde edilen bilgilere göre ilk buğday tarımı, 12.000 yıl önce Diyarbakır Karacadağ’da yapılmıştır. (…)” Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli ve gen kaynağı bakımından ithalat yapacak en son ülkedir.”  (4) Ne yazık ki, buğday ve saman ithalatçısı durumuna düşürülmüştür. Sadece buğday değil, “ülkemizde üretilen 41 çeşit sebze ve meyveyi çeşitli ülkelerden ithal ediyoruz. (5)

“Yeryüzündeki bitki türlerinin  %2,6 gibi önemli bir bölümü Anadolu coğrafyasındadır. Türkiye’de 1320 cinsten 9996 bitki türü doğal olarak yetişmektedir. Bunların 3035’i yalnız Anadolu’da yetişen endemik türlerdendir.” (6) Endemik bitkiler yurt dışına kaçırılmış, bu bitkilere ait tohumlar bile ithal edilir hale gelmiştir…

Son günlerde çevrecilerce başlatılan Ata tohumlarına dönüş hareketi, Devlet yetkilileri, yerel belediyeler tarafından desteklenmiştir. Etkinlik kapsamında “Tarım Bakanlığına teslim edilen Ata tohumu tür sayısı 1.000’i geçmiş bulunmaktadır.”  (7)

Umudumuz, pestisitlerin ve yapay gübrelerin kullanımının önce sırlanması, kaldırılması, hayvan gübresi kullanılmasının özendirilmesi ve yaygınlaştırılması. GDO’lu ve HİBRİT tohumlar yerine Ata tohumlarının kullanımının tercih edilmesi, kente göçen köylünün tekrar köyüne dönmesi sağlanması, geleneksel tarıma dönülmesi, ülkede üretilen tarım ürünlerinin ithalatının yasaklanmasıdır…

Besinini, bilimini kendisi üretmeyen, toprağını ekip, biçmeyen, havasını, suyunu, ormanını korumayan, hazır yemeye alıştırılan toplumlar, yok olmaya mahkûmdur. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

KAYNAK

1-Mustafa Kaymakçı, Türkiye Tarımı Üzerine Notlar. S. 9

2-Erhan Ünal, Toprak Biterken. S. 26

3-Ali Ekber Yıldırım, Üretme Tüket. S. 14

4-Age. S.67

5-Age. S.175-176

6-Yücel Çağlar, Hukuksal Kıskaçtaki Ormanlarımız. S. 39

7- Ali Ekber Yıldırım, Üretme Tüket. S. 61

             

                             

Yorumla

Your email address will not be published.